Bugünden 1930'a 5,438,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURİYET 21 HAZİRAN 1998 PAZAF HABERLERIN DEVAMI Y Y A A A A PB PB PB 31 27 39 39 37 39 34 29 30 Marmara'nın doğusu Iç Ege, Karadeniz, Iç Anadoiu, Akdeniz ile Doğu Anadolu'nun batısı sağanak yer yer gökgürultü/u. sağa- nak yağışlı diğer yerier az buluilu ve açık ge- çecek. Yaöışlar Batı Karadeniz,Iç Anado- lu'nun kuzeybatısı. Marmara'nın doğu- sunda etkilı olacak. Oslo Helsınki Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Parıs Bonn PB Y B Y Y Y Y B 18 19 21 24 24 27 28 28 Münih PB 27 Zürih Berlin Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina B PB B B B B PB PB 25 28 35 29 23 20 27 28 B 28 Şam Moskova Aşkabat Akmola Taşkent Bakû Bişkek Tıflıs Kahire Y PB B Y B Y PB B 29 38 31 33 33 28 37 33 B 31 Taşkent Tahrafl Kahire Sısl! Buıulkj k Çok bulutlu Yağmurlu Karlı Sulukar > Gok gurüttulu Faizi yükseltme tehdidi • Baştarafı 1. Sayfada Maliye BakanlığVnın, "Hazine'nin uzun vade- li borçlanma ihtiyacı" gerekçesiyle Plan ve Bütçe Komisyonu'nda verdiği ödün. devlet tahvili ve Hazine bonosunun 1 yıldan uzun sü- reli elde bulundurulması durumunda 1998- 1999 yıllannda vergi kapsamı içinde değerlen- dirilmemesini, 2000 yılından itibaren de bu süreyi 2 yıla çıkararak muafiyetin korunması- nı sağiamıştı. CHP'nin genel kurulda verdiği önergeyle bu düzenleme eski haline dönüştü- rüldü. Maliye Bakanlığı'nın önerisiyle, önergede maddenin ilk tümcesi, "Hisse senetleri ile fon portfoyünün en az yüzde 51 'i Türkive'de ku- nılan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan şir- ketlerin yatınm fonlan katüma belgeleri bor- sa rayici ile değerlenir" olarak diizenlendi. Böylece devlet tahvili ve Hazine bonolannın alış bedeli yerine borsa rayiciyle degerlendi- rilmesi kabul edilirken; I999yılında 1 yıldan uzun vadeli. 2000 yılından itibaren de 2 yıldan uzun vadeli devlet tahvillerinin alış bedelinin ortalama degeriyle vergilendirilmesi yönün- deki ödün kaldınlmış oldu. Tasannın menkul sermaye gelirlerinin ver- gilendirilmesine ilişkin maddesiyle ilgili ta- raflann görüşleri özetle şöyle: Önerge sahibi CHP'li Nihad Matkap: 15 0- cak 1997 tarihınde alınan 365 milyon liralık devlet tahvılinin 1 yıl vadeli ve yüzde 100 fa- izli olarak 365 milyon liralık getirisi, verilen ödiinle 1998 yılı gelirlerine aktanlacaktı. Şimdiki uygulamaya göre bu tahvili satın almak için topîanan mevduat faizi ve diğer gi- derler. 1997 yılı gider hesaplanna intikal etti- rilmektedir. Böylece banka. 1998 yılında bu geliri kaydetmemek, gideri kaydetmek nede- niyle 150 milyon liralık Kurumlar Vergisi"nı I yıl sonra ödeme avantajını elde ediyor. Dev- let neredeyse 0 vergi almış oluyor. O sektör elinde turtuğu, ödemedigi bu \ ergiv i tekrar bir yıl daha çalıştınp belki yine devlete borç ola- rak veriyor. Bankacılık kesimi: Vergilendirme doğal ola- rak faizlere yansıyacak. Böylece Hazine'nın iç borçlanma maliyeti yükselecek. Kaldı ki Ha- zine'nin borçlanma faızleri stopaj yüzde 12 yapılınca vukan fırladı. Uzun vadeli kamukâ- ğıdi alımını avantajlı kılan bu düzenlemenın kaldınlmasıyla Hazine. uzun vadeli borçlan- malarda sıkıntıya girecek. Portföyde tutulan kâğıtlann vadesi bittikten sonraki kânna göre değil. 3 aylıkgeçici vergi vermesi diyebiryön- tem getiriliyor. Şu anda piyasada var olan kâ- ğıtlara da aynı kural getiriliyor. Oysa ınsanlar mevcut duruma göre bu kâğıtlan aldılar. Istih- damın azalmasına da yol açacak. Sermaye ha- reketlidir, yurtdışınakaçışolacak. lnsanlarya- tırım yapmaktan çekinir hale gelirler. TBMM'de yeniden lobi Menkul sermaye gelirlerinin vergilendiril- mesine ilişkin maddenin komisyonda değişti- rilmesini sağlayan kesimin, hafta başından iti- baren genel kuruldaki görüşmeler sırasında si- yasiler üzerinde baskı oluşturacaklanna dikkat çekıliyor. Bu maddenin genel kurulda kabul edilme- sine karşın. tasan üzerinde genel kabul gerçek- leştirilene kadar aynı madde üzerinde "tekri- ri müzakere" istemiyle yeniden görüşme iste- nebiliyor. Maliye Bakanlığı: Maliye Bakanı Zekeriya Temizel'in Plan ve Bütçe Komisyonu'nda. "Şu anda Türkiye'nin temel ihtiyaçlanndan biri, mevcut borçlan uzatmaktır. Borçlann vadesi 2 yıldan daha uzun ise o takdirde kapsam için- de değeriendirilmeyecek. Özellikle 1999"da bu çok önemli bir olay 1998'de geçiş dönemi gere- ği sadece 1 yıidan uzun vadeliler kapsam için- de degerlendirilmeyecek'" gerekçesiyle deği- şikliği savunmasına karşın genel kurulda hü- kümet ortaklan da önergeye destek verdiler. Özürlüler için yaz kampı başladı tstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık Daire Başkanlığı tarafından bu yıl 4'iincüsü açılan Özüriüler Yaz Kampı, kayıt için başvunılannızı beküyor. Florya'da gerçekleştirilen kampa 8 Ha/iran- 13 Eylül tarihleri arasında 15'erlik giinler için her vaştan \e her gruptan özüriü başvurabilecek. Çadır ve bungalovlarda aüeleriyle birlikte kalacak olan özüriüler, kamp süresince birçok etkiniikte yer alabilecek. Özüriüler Yaz Kampı için başvurular. fstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Müdüriüğü'ne yapılabilir. Duruşma izleyen memura soruşturma NECATİAYGIN İZMfR - Işkenceyi kanıtlayan rapor verdiği için hakkında dava açılan ve ilk yargılamada aklanan İncirliova Sağlık Ocağı'nda gö- revli Dr. Eda Güven" ın duruşma- sını izleyen Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Aydın Şube- si'ninyönetici ve üyelerine soruş- turma açıldı. Aydın II Sağlık Müdürlüğü'nce açılan soruşturma. SES Aydın Şu- besı ve tzmir Tabip Odası'nca tep- kiyle karşılandı. SES Aydın Şube Başkanı Hülya Kurtay, üyeleri hakkmda açılan soruşturmanın. Türkiye'nin de imza attığı ILO sözleşmesine aykın oldugunu be- lirtirken fzmir Tabip Odası Başka- nı Op. Dr. Suat Kaptaner. siyasi iktidann demokratikleşme konu- sunda verdiği sözde samimi ol- madığını söyledi. tncirliova'da bir hırsızlık olayı- na kanştıklan savıyla Yalçın Sa- var, Şaban Sevinç, Cemal Sevinç. AJberto Ege, Merin Sevinç. Sela- hattin Ege adındaki gençleri gö- zaltına alan Ilçe Jandarma Kara- kol Komutanı Astsubaj Zekeriya Mirik. Astsubav Suat Ozlük, jan- darma erleri Ahmet Baran, Ah- met Yılmaz, Halil Erolun işken- ce yaptıklan, Dr. Eda Güven tara- fından verilen raporla kanıtlan- mıştı. Gençlerin Aydın Cumhuri- yet Savcılığı'na yaptıklan başvu- ru üzerine astsubaylar ve jandar- ma erleri hakkında 5"er yıl ağır hapis cezası istemiyle Aydın Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Sanıklar ilk sorgulanndan son- ra bir daha duruşmalara katılmaz- ken. işkence raporu verdiği için hakkında dava açılan Dr. Eda Gü- ven 'in duruşmasını izleyen sağlık çalışanlan hakkında dava açılma- sı tepkiyle karşılandı. SES Aydın Şube Başkanı Kur- tay. arkadaşlannın duruşmaya ka- tıldıklan gün izinli olduklannı ve duruşmaya katılma karannın yö- netim kurulu tarafından alındığı- nı belirterek, "Başbakanlığın son yayımladığı geneigedesendikaj ö- neticilerinin. üyelerinin sendikal etkinliklerekatılmalanndan dola- yı soruşturmaya uğramamaları ve cezalandınlmamaian maddesi ko- nulnıuştur. Bu yüzden soruştur- ma açtlması yasal değildir" dedi. Üyelerine ceza verilmesi halin- de yargıya başvuracaklannı belir- ten Kurtay. şunlan söyledi: "Arkadaşlarımız hakkında du- ruşma sırasında yurttaşlara satas- tıklan savıyla soruşturma açıldığı- nı öğrendik. Soruşturma ile ilgili olarak arkadaşlanmıza gelen ya- zılarda. 'yurttaşlara. duruşma sı- rasında sataştıklan saptanmıştır' deniliyor. Tespit edilenler ne ka- dar doğrudur. Kim bu tespiti >ap- mıştır. Bütû'n basuun gözu önün- de olaylar gerçekleşmiştir. Saldın- ya manız kalanlann kim olduğu ve sözlü sataşmalarda bulunanlar basuı tarafından yazıldı ve göste- rildi. Arkadasjanmız >azılı ve söz- lü olarak savunma verdiler. Soruş- turmanın sonucunu bekliyonız. Üyeierimize bir ceza verilmesi ha- linde yargıya başvuracağız." Kaptaner de tepkisini şöyle di- le getirdi: u Dr. Eda Güven davasına kab- lan insanlara soruşturma açılma- sı iki sekilde izah edüebilir: Ya si- yasi iktidar demokratikleşme ko- nusunda kamuoyuna açıkladığı tutumunda samimi değilyada ba- zı kamu yöneticileri iktidara ve yargı kararianna rağmen demok- ratikhak veözgüriüklerekarşı bir tutum içindeler. Bu tutumu kuu- yor ve rüm kamu yöneticilerinj de- mokratik hukuk devleti kural- lanna uygun bir biçimde yöneti- cilik vapmava danet ediyoruz." Türk: üsteye yenî eklenecek tstanbul Haber Servisi - tnsan haklanndan sorumlu Devlet Ba- kanı Hikmet Sami Türk. Türkiye ile ABD arasındaki suçlulann ia- desi anlaşmasındaki aksaklıkla- nn ortadan kaldınlacağını söyle- di. Türk, "ABD'den iadesini iste- diğimiz kişilerleilgili listeyakında uzayabilir'" dedi. ABD'ye yap- tığı resmi geziyi tamamlayarak \Tirda dönen Türk, Atatürk Ha- «limanı'nda yaptığı açıklamada, ABD Adalet Bakanı ile yaptığı görüşmelerde, özellikle iki ülke arasında 1981 yıhnda imzalanan "Suçlulann İadesi ve Ceza İşle- rinde Adli Yardımlaşma Anlaş- ması" üzerinde durdukJannı söy- ledi. Anlaşmanın uygulanmasın- da zaman zaman eksik evrak ve çeviri hatalan nedeniyle sorunlar \aşandığını belirten Türk. "İkiül- kearasındaki suçlulann iadesian- bşmasındaki aksaklıklarortadan laldınlacak" dedi. Türk şunlan söyledi: "AdaletBakanıileyaptığım gö- rüşmede, bizim kendilerinden Hashington Büvükelçiliğimiz a- racıhğı>la iadesini istediğimiz Me- öı Cihaner. Halil Bezmen, Engin Cıvan veAlaattinÇakıcrdan olu- şan listedeki Engin Civan'ın tu- ruklandığını büdirdi. Bakan, Ci- van'ın, bu ülkedegörülecek mah- kemenin ardından iade edikceği- ni, Alaarrjn ÇakKi'nın da AVTU- pa'da oldugunu bOdiklerini söyle- di." Bakan Türk, ABD Adalet Ba- kanı ile yapılan görüşmede Halil Bezmen hakkında bazı yasal so- runlann bulunduğunun da ortaya çıktığını kaydetti. Türk. ABD'de- ki Türk suçlulann sayısıyla ilgiîi bir soruya da "ABD'den iadesini istediğimiz kişilerle ilgili liste ya- kında uzayabUir"1 yanıtını verdi. ABD Dışişleri Bakanı ve Ba- kan Yardımcısı ile de görüştüğü- nü belirten Türk. "Görüşmelerde genel olarak Türkiye'deki insan haklan konusunda kav dedilen ge- lişmeler üzerinde durduk" dedi. Türkiye"deki terör ve iriica konu- lanndaki çalışmalan da muhatap- lanna aktardığmı anlatan Türk. "Bana Türkiye'nin teröre karşı verdiği mücadeleyi destekledikle- rini ifade ettiler. Türkiye'de istik- rariı bir demokrasinin öncelikli bir amaç olduğu konusunda gö- rüş birliğine vardık" diye konuş- tu. Acil Demokrasi Masası oluşturuldu İstanbul Haber Senisi - Ban- şın hükum sürdüğü, evrensel hu- kuk ilkelerinin egemen olduğu. insan haklanna dayalı demokra- tik bir ülkede soluk alma hakkı- nı kararlılıkla savunacak "Acil Demokrasi Masası" oluşturuldu. 16 Mayıs 1998 tarihinde Maç- ka Oteli'nde yapılan toplantıda alınan karar geregince Prof. Dr. Coşkun Özdemir, Prof. Dr. Gen- cav Gürsoy. TankZiya Ekinci ve Yüksel Se/ek'ın organize ettıği u Acil Demokrasi Masası" kuru- luş toplantısı dün Beyoğlu"nda- ki Richmond Otel'de yapıldı. Aydın, bilimci, yazar. sanatçı. gazeteci. sendika ve siyasi parti temsilcilerinden oluşan çok sayı- da kişinin katıldıgı toplantı, sa- bah saat 10.30"da başladı ve ak- şam saatlerine kadar devam etti. Töplantıya katılanlar. ülkenin öncelikli sorununun demokratik- leşme ve hukukun üstünlüğünün sağlanması oldugunu savunarak Acil Demokrasi Masası 'nın ge- rekliliği ve neleri yapması gerek- tigi konusunda görüşlerini açık- ladılar. Toplantının sonunda Acil De- mokrasi Masası'nın çalışmalan- nı yürütmek üzere şu isimler be- lirlendi: Prof. Dr. Coşkun Özdemir, ya- zar Adalet Ağaoğlu, tstanbul Ba- rosu Başkanı Yücel Sayman, Prof. Dr. Aysel Çeliker, Tank Zi- ya Ekinci. Prof. Dr. Meryem Ko- ray, Prof. Ali Nesin, Prof. Dr. Gencay Gürsoy, avukat Ergin Cinmen, gazeteci Can Dündar, Aydınlık için Yurttaş Girişimi Koordinatörü Yüksel Selek. Yüksel Selek, Acil Demokra- si Masası'nın yapacağı toplantı- nın ardından salı günü bir duyu- ru metni yayımlayacağını söyle- di. "Acil Demokrasi Masası''ııın amacı. çagn metninde şöyle be- lirtiliyor: "Susuriuk'ta açığa çıkan dev- let-çete ilişkisi tümüyle ortadan kaldınlmadan demokratikleşme yolunda karariı ve belirieyid adımlar atabilmenin mümkün olmadıgını biliyoruz. tşteyurtta- şın bu bilinç içinde bir Acil De- mokrasi Masası oluşturması ge- rektiğini düşünüyoruz. Hedefi- miz, demokratikleşme için en ge- niş güçbiriiğini sağlamak ol- malıdır." G U N D E M MUSTAFA BALBAY I Baştarafı 1. Sayfada konuya girelim. Osmanlı döneminde çeşitli devirler var, "Lale" dev- ri, "sülale" devri... Türkiye'de içinde bulunduğumuz döneme de "babalar" devri demek sanınm abartma olmaz. Eskiden baba deyince akla, aile babasının yanın- da bir de iskele babasıyla, şambaba tatlısı gelirdi. Za- manla siyasete girdi. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 7'den 70'e herkesin kabul etse de etmese de "baba" dediği bir siyasetçi olup çıktı. Hakkını yemeyelim, Demirel de babalığın gereklerini yerine getirmedi denemez... Aslında Türkçemiz babaya babalığını yapmış, pek çok yerde pay vermiş. Birisine, çok mecbur olmadı- ğı halde iyiiik etmesini istediğimizde ne diyooız: - Hadi bir babalık yap... Bu kadar içten deyince o da ediyor... Bilimden sanata hemen her konuda öncülük etmiş kişiye ne diyoruz: - Baba... Herodot tarihin nesi? Babası... Daha da ileri gitmişiz, devlete ne ad takmışız? Baba. Devlet baba... Toprak ana ama, devlet ba- ba... Futbol sahalanna indirmişiz. lyi bir vuruşu alkışlı- yoruz: - Baba bir vuruştu be... Ağırbaşlı, iyimser-gülümser kişilerin ardından ağ- dalı konuşuruz: - Baba adamdır... Ya da, 'çokbabacandır'... Babanın dengesini bozmayalım. Iri ve iyi beslen- miş hindiye de selam verelim: - Bir baba hindi... Beklenmedik bir durumda da akla ilk o gelir - öp babanın elini... Ne yapacağız şimdi? Demokratik Mafya Konfederasyonu Bütün bunlar güzel. Türkçemizin ve yaşam biçimi- mizin yelpazesi. Ancak, son dönemde bu yelpazeye kepaze şeyler de eklendi. Ne yazık ki baba deyince akla hep o iyimsertanım- lar değil, yeraltı dünyasından kirli işlere, cezaevinin kö- türüm yaşamından siyaset içindeki kirli dümenlere ka- dar pek çok konuda da "baba" geliyor. Hani o bildik "mafya babası" tanımıyla özetlenebi- lecek türden değil bu. Mafya babası genel bir tanım. Bunun altında olmadık birimler oluştu. Deyim yerin- deyse, konfederasyonlaştı. Kendi kuraJlan olan, de- mokratik mafya konfederasyonu... Ihale işleri mi var? Önce o alanın babasryla aranı iyi tutman gerekiyor. Payını ver, yoluna devam et. Ke- sikse mafyanın pay;, yolunu keser birkaç ayı... Arazi işi mi var? Önce babasını göreceksin. Ya da arazini işin babasına teslim edeceksin. Arazide bütün terazi babanın elinde. Yoksa, sen de arazi olursun... Büyük işlerden vazgeçtik, kent merkezinin küçü- cük bir bölgesinde üç-beş araçlık park bile park ba- basının elinde. Onun payını vermezseniz, aracınızon- dan payını alıyor. Siyasete mi girmek istiyorsunuz? Sadece dona- nımlı olmanız yetmez. Genel başkanı iyi tanıyor olma- nız da yetmez. Delege babasıyla en azından kötü ol- mamanız gerekir. Yasalanmızın üstünde anayasa var ama... Siz ona bakmayın. Yargıda da "baba" birileriyle aranız iyiyse, canınızı sıkmayın. Işler iyice sarpa sararsa da ver eli- ni Sam Amca. Amca, babanın elinden tutmaz mı? "Civan" gibi delikanlılar gelir de, kucağını açmaz mû Arada küçük terslikler olur ama, fazla canınızı sıkmayın, sonunda düzelir. Miami Özerk Cumhuriyeti'nde elinizden tutan bir baba elbet bulunur. Çok baba bir memleket olduk... Dön babam dön... Yebabamye... Çal babam çal... Kıvır babam kıvır... Idare et babam idare et... Sözümüz babalardan dışan, BabalarGünü kutlu o(- sun... Cumhuriyet kitap kulübü Taksim Sergi Salonu HAZİRÂN ÂYİ ETKİNLİKLERİ SOYLEŞİLİ İMZA GÜNÜ 23 Hazıran Salı Saat:18.00-20.00 NIHAT BEHRAM Kitaplarını imzalayacak ve okurlarıyla söyleşecek. Istiklal Cad. (Aksanat karşısıl Taksim Tel:252 38 81/82 ÎSTANBUL ERKEK LİSESİ VELÎLERİIVE VE TÜM MEZl"NLARINA ÇAĞRI OLAĞANÜSTÜ TOPLANTI TARİH: 23 Haziran 1998 Sab YER: İSTANBUL LİSESİ SAAT: 14.00
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog