Bugünden 1930'a 5,458,119 adet makale



Katalog


«
»

21 HAZİRAN 1998 PAZAR CUMHURİYET SAYFA KULTUR 13 Ilk kez bir üniversiteyi halka açan Hüsamettin Koçan, 'ütopyası olan bir kurum' yaratıyor \Saııatm clili toplutna yansunah 9 • Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ni dünya kurumu haline getirmeyi hedefleyen Dekan Hüsamettin Koçan, kendi birikimlerini halka sunarken yaşamın birikimlerini de kuruma aktarmayı amaçlıyor. "Biz bilgiyi elitize olmadan toplumla paylaşmayı amaçlıyoruz, bu bir cömertliktir. Bu tür projeler toplumla üniversite arasındaki bağlan güçlendirecektir." ESRA ALİÇAVUŞOĞLU Marmara Üniversitesi Güzel Sanat- lar Fakültesi Dekanı Hüsamettin Koçan, görme>e alıştığımız akademisyenler- den çok farklı. Öğrencisinı, en önem- lisi halkını sanata yaklaştırmak için elinden geleni yapıyor. Sanata ilgı du- yan herkesi üniversitenin çatısı altında toplamak ve Türk sanatının Anado- lu'nun heryennde izleyicı bulması için büyûk çaba sarfediyor. Öğrencilerin ku- runısa! meselelerin dışında kalmasmdan hoşnut olmav an Koçan, "Oğrencimi ge- ri istiyorum" diyor. Öğrencilerinin her türlü düşüncelerine ihtiyacı olduğunu belirten Koçan, öncelikle öğrenci ve öğretım görevlisı arasında karşılıklı bir güven ortamı yaratmayı amaçladıklan- nı vurguluyor. Üniversiteyi dünya kurumu haline getirmeyi hedefleyen Koçan. "Artık ye- re" düşünmekyok. Bu dünyayı alguamak zorundayız. SÖrunlann kimÛgi yerel oia- bilir ama.. çözümleri bu dünyaya ait ol- mak zonında. Onun için yeni teknolo- jileri, yeni olan her şeyi arayıp bulmak zorundayız. Hiçbir şey gerçekleştiril- me/ değil. Ctopyası olan bir kurum ol- mak zorundajız" di>or. Dün, 1957de Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu olarak'kurulan Marmara Üniversitesi'nden mezun olan bütün sanatçılan, tasanmcılan ve öğ- retim üyelerinı bir toplantıyla bir ara- ya getiren kurum, bunu önümüzdeki yıllarda gelenekselleştirmeyi planlıyor. Ekim ayında Istanbul'da Cumhuri- yetin 75. yılı nedeniyle düzenlenecek olan 'Tatbiki 41. Yü" başlıklı sergi ka- sımda ankarada, Aralık'ta ise Izmir'de izleyicilerle buluşacak. -Türkive'de ilk kez bir üniversite hal- ka açıüyor. Üniversitenin halkla bütün- leşmesi hangi amaçlar doğrultusunda ge- lişti? -Üniversite içindeki bilgi, kendi için- de kaynayan bir kaynak gibi. Bu bilgi. topluma yeteri kadar yansımıyor. Bu bilgi topluma yansısaydı, doğrudan ya- şama da yansımış olacaktı. Akşam Hafta Sonu Atölyelen bu dü- şünceler doğrultusunda ortaya çıktı. Bu kurslara katılacak olan insanlarda her- hangi bireğitim seviyesi aramıyoruz. ts- tekli olmalan yeterli. lstekli olurlarsa gereklı potansiye! var demektır. Hal- kın üniversiteye gelmesini engelleyen bariyerlerin kalkmasına yardımcı ola- cak bu proje. Insanlararhk kendi yaşam- lannı daha estetik hale getirmek istiyor- lar. Sanatı üretmek, çoğaltmak istiyor- larvebunun bilgisine ihtiyaçlan var. Bu- nun düzeyı önemli değil. Sanat yapma- ya çahşmak ile sanatçı olmak ayrı şey- ler. Biz sanatın dilini topluma yansıt- mak istiyoruz. - Peki halkın ilgisi sizi tatmin ediyor mu? Projeye başlarken bu kadar ilgi gös- terileceğini düşünmemiştik. tdeal sa- yımız lOOkişiydi. Şuanda 140'tatutu- yoruzbu sayıyı. Üni\ersitede biriken bil- gi önemli bir bilgi ve birincı elden ula- şıyor insanlara. Bu bilgi aktarımıyla in- sanların ne yapacaklannı zaman göste- recek. Büyükbırtoplumsal projenin ilk adımı dıve düşünüyoruz. - Halka ulaşmanız nasıl gerçekleşi- yor ve atölye çalışmalannı kimler yürü- tüyor? Atölye çalışmalarını öğretim ü>ele- n ve yardımcılan yürütüyor. Atölye ça- lışmalan tamamen akademık. program- lı ve sistematik bir eğıtim Program içinde; cam, fotoğraf. ba.skı resım. vaz- ma. takı, bilgisayar desteklı tasarım. heykel atölyelen ve günümüz sanatı 'Anlamıyorum' başlıklı seminerlerden oluşuyor. Halka ula^mamız doğrudan basın ara- cılığıylaoldıı. İstanbuldışındandamek- tuplaralıyoruz. Başka fakültelerdeara- >ıp bulunduklan kentlerde a>nı proje- yı gerçekleştırmeyeçalışıyorlar. Biz İs- tanbul merkezlı çalışıyoruz ama.. dı- ğer fakülteler aracılığıyla Türkiye'nın diğer bölgelerine de yayılacağa benzı- yorbu çalışma - Akademilerin içine kapanıklıgı sü- rekli eleştirilir. Halka açılan bir proje. akademinin yerteşik düzenine a> kırı ol- duğu gerekçesiv le eleştirildi mi? İşın ilgınç yanı: biz sistemın ıçınde bir şeyler yapıyoruz. Bugün ıçınde bu- lunduğumuz ünıv ersıte sıstemı bu tür ser- tıfıka programlannı engellemıyor. teş- vik ediyor. Bııgüne kadar böyle bir şe- vin yapılmaması alışkanlık olmama- sıyla açıklanabilir. Biz, bilgiyi, elitize olmadan toplumla paylaşmayı amaçlı- yoruz. bu bir cömertliktir - Akşam Hafta Sonu Atölyeleri'nin dışında başka ne tür projeleriniz var? Bölümlerımı?de danışma kurulları oluşturuyoruz. Her bölümde 20 ile 40 kışı arasında değışen. toplum tarafından bılınen, kendısini kanıtlamış insanlan bölünı danışma kuruluna alıyoruz. Sa- nat ortamı. endüstri. iş \e bilim haya- tından ınsanlar çağınyoruz. Böylece bir taraftan kendi birikimle- rimızi aktarıp dığer yandan hayatın bi- rikimlerini dc kurumun kendi içine ak- tarmayı hedefliyoruz Bir kurum sade- ce kendi ürerriğı kaynaklarla büyüyemez. Dünyadaki diğer binkımleri hareket noktası saymazsa başarılı olamaz. Fa- kültemizde ayrıca interdisipliner bir kültür ortamı da yaratmak istiyoruz. Toplumla bütünleşmek. en yakının- dakı ınsanla bütünleşmekle başlıyor. İçinde bulunduğunuz yeri birirmeden Di- 12 yaşındaki Charlotte Church, Sony şirketi ile beş albümlük bir anlaşma imzaladı Genç soprano adaymın şansı EDa Fhzgerald Marieena Shavv Ella Fitzgerald ve Cal Tjader anısına konser KültürServisi-5. Uluslararası lstan- bul Caz Festivalı kapsamında Ella Fitz- geraJd ve Cal Tjader anısına iki konser verilecek. "Jazz Legends Tribute to El- la Fhzgerald', 9 Temmuz Perşembe ak- şamı AçıkhavaTiyatrosu'nda; 'A Tribu- te to Cal Tjader'. 10 Temmuz Cuma ak- şam! CRR Konser Salonu'nda gerçek- leştirilecek. 'A Tribute to Cal Tjader' projesi ün- lü vibrafon ustası DaveSamuels'in ön- derliğindeoluşturuldu. Samuels, deney- sel çalışmalanyla bilinen 'Caribbean Jazz Project' ve 'Spyro Gyra' ile yaptı- ğı ortakçalışmalarlatanındı. Sanatçının son albümü, '6ave Samuels presents Tjader-ized: a Cal Tjader Tribute* adı- nı taşıyor. Bu albümünde Samuels, Ed- die Paİmicri. Ray Barretto, Dave Valen- tin, David Sanchez, Chick Korea, Mic- hael VVolff, Steve Khan ve Karl Perozzo gibi sanatçılarla birlikte çalıştı. Sanat- çı Istanbul'dakı konsennde, albümünün küçük bir versiyonunu gerçekleştire- cek. Toplulukta Dave Samuels"in yanı sıra Eddıe Palmieri ve Dave Valentin yer alıyor. Kadın vokallerin içinde 'First Lady of Jazz* unvanıyla tanınan Ella Fitzge- rald. sesi bir enstrüman gibi kullanarak heceleri şarkı gibi söylemesiyle tanını- yor. Louis Annstrong ile yaptığı düet- ler. sanatçının hâlâ en sevılen çalışma- lan arasında yer alıyor. Anısına gerçek- leştirilecek konserde Ella Fitzgerald"ın parçalannı Marieena Shaw yorumlaya- cak. Fitzgerald anısına gerçekleştirilecek konserin projesi Dr. Frank Foster"a ait. Lise yıllannda 12 kişiden oluşan kendi topluluğu için derlemelerin yanı sıra kendi parçalannı da yapan Foster, 1986'dan 1995 yılına kadar Count Ba- sie Orkestrası'nın şefliğini üstlendı. Sak- sofon ustası Foster'a bu projede Shavv 'm yanı sıra Milt Jackson, Tommy Flana- gan, Grady Tate, John Faddis, Slide Hampton ve Keter Betts eşlik edecek. Kültür Servisi - Henüz 12 >as.ındayken dünyanın en bü- yük plak ^ırketlerinden Sony iie bir anlaşma ımzalayan Char- lotte Church, önümüzdeki gün- lerın en bü>ük soprano aday- lan arasında gösteriliyor. Şans kapılan Gallı > ıldıza, kendisi- nin katılmadığı bir yetenek ya- rışmasında bir kabare şarkıcı- sı oian halasını anons etmek için seslendirdığı üç dize ile açıldı. Church bu varışma sı- rasında keşfedıldıkten sonra Sony ile imzaladığı anlaşma sonucunda beş albüm doldur- ma hakkı ve yüz bin pound tu- tannda bir avans kazandı. Yanşma sonunda bir ıki gün ıçınde Charlottea bir ajans ve menajer ayarlandı. Albert Hali ve London PaHanium SalonMa- nnda sahne alması için rezer- vasyonlar yapıldı. Charlotte y anşmadan sonra Shırley Bas- sey'in çıktığı sahneye çıktı. bir de "Merlin** adlı Amerikan di- zisınde bırGal folk şarkısı ses- lendirdı Charlotte Church, ya- şından beklenmeyecek birolgunlukla ayak- lannı yere sağlam basmak ıstedığinı söy- lüyor. "Bengerçekçibirinsanım.Gerçek- leşmediği sürece hiçbir konuda heyecan- lanmak ya da umuda kapılmak istemiyo- rum. Öte yandan elbette sahnevc, televiz- yona çıkmayu kayıtlar >apma\ı düşlüvo- rum." Genç yıldızın örnek sanatçılan ise Ma- ria Callas v e DameJoan Sutheriand. Sony yetkilılen ilk albümünü ağustos ayında Church ayaklannı yere sağlam basacağını söylü>t)r. Gal Ulusal Orkestrası iledolduracakolan Charlotte'un yaşı konusunda oldukça has- sas davranıyor ve genç sanatçıya fazla baskı uygulamamak konusunda özen gös- terıyor. Charlotte yılbaşına kadar piyasaya çık- ması beklenen CD'sınde Caccini'nin Ave Mana. Jerusalem ve Danny Boy adlı par- çalanna yer verecek. Büyük opera arya- lannı seslendirmek için ise bırazdaha bü- yümesi gerektiğini düşünüyor. D.H. Lawrence'ın külleri tarbşma komısu HALKI SANATA YAKLAŞTIRIYOR- Hüsametün Kocan alıştığımız akademisyenlerden farklı olarak sanata ilgi duyan herkesi üniversitesinin çabsı ahında toplamak ve Türk sanatının Anadohı'nun her yerinde izleyici bulması için çahşıyor. (Fotoğraf: KLJBILAY TÜNTÜL) yarbakır'a gitme> ı düşünürseniz proje- niz gerçekliğıni yitinr. - Türk sanat ortamındaki en büyük eksiklik sanat yapıtının izleyiciyle bire bir buluşamaması. Okulda açûğınız ga- leri bu eksikliği giderebilecek mi? Bızım projemız çok kapsamlı bir pro- je. 37 bın metrekare kapalı alanın ko- ridorlannı yan yana getırirsek. Türki- ye'de ciddı anlamda bir sanat mekânı. müze oluşabılir. Fakültemizın bütün kondorlarını galerı hahne getinyoruz. 11 bölüm kendi kondorunda o yıl eği- tım süresi boyunca sekız ya da daha fazla sergi açacak. Böylece Günümüz Sanatlan Müzesi'nı okulun bünyesin- de gerçekleştirmış olacağız. Türkiye'nin en olanaklı galerilerinden binni yine okulumuz çerçevesinde açtık. 500 met- rekarelik bu alanda tümüyle profesyo- nel sanatçılann yapıtlan sergilenecek. Bu bağlamda üniversite, insanlann kül- tür ve sanat ihtiyaçlannı karşılayabile- cekleri bir mekân haline gelecek. - Bu projeler sadece büyük şehirler- le mi suııriı kalacak? Buradakı bınkimı yavaş yavaş Ana- dolu'ya taşımayı elbette düşünüyoruz. Birkaç eksenden hareket etmeyi amaç- lıyoruz. Bunlardan birtanesi bellı kent- lerle ılişki kurup o kentler- de sergi ve konferanslaı vj£ rebilmek. lkincisi bir tren müze projesi. Bu proje fa- külte boyutlannı zorlaya- bilir. Trenin gezeceği hari- talar üzerinde çalışıyoruz. Bu tren müze, buradan kal- kacak ve hemen gıder gıt- mez o kasabadaki yerel ku- nıluşlarla ılişki kuracak. Nüfus yoğunluğuna gö- re tren orada kalacak. Bu trenin Kars'a kadar gitme- sıni planlıyoruz. Raylı mü- zemiz çağdaş sanatı toplu- ma taşıyacak ve toplumsal dinamiklerle bağ kuracak. - Proje hayli yüklü bir fi- nansman gerektiriyor. Bu- nu nasıl sağlayacaksınız? Biz kıskanç bir fakülte değiliz. Bu ülkenin böyle bir projeye ihtiyacı var. Ku- rumsal komplekslerle hare- ket ederseniz kendinizi kı- sıtlarsınız. Şu sıralar proje- yi elle tutulur bir hale ge- tirmeye uğraşıyonız. Devletin bazı organlany- la ön görüşmeler yaptık. Projenin bedenini inşa edi- yoruz. Gideceğimizkentle- rin bize destek vermesini is- tiyoruz. Yoksa bir tren gel- di, bir tren gitti olur. - Kadıköy Belediye Baş- kanı Selami Öztürk ile Ka- dıköy'de bir anıt projesi ger- çekleştireceğiniz konusun- da basında birtakım yazı- lar çıktı. Buna açıklık geti- rebilir misiniz? Selami Öztürk'le birlik- te Kadıköy'de bir anıt pro- jemiz var. Öztürk, bizi zi- yarete gelip böyle bir pro- jelen olduğunu ve bizim destek verip veremeyeceği- mizi sordu. Bu anıtın gerçekleştiril- mesi için Mimarlar Oda- sı'nın, Uluslararası Plastik Sanatlar ve Heykeltıraşlar Derneği'nin de bu işe da- hil olması gerekiyor Bu 2000 yılında çağdaş Türki- ye'yi simgeleyen bir anıt olacak. Eski Kadıköy Ev- lendırme Dairesi'nin yeri- ne yapılması planlanıyor ama.. kesinleşmiş bir şey yok. Kent mekânıyla uyu- mudatartışılabilir. Simge- sel ve işlevsel de olabilir. Kültür Servisi-DJt Lawrence"ın varisleri olan yeğenleri. ünlü yazann küllerinin tngıltere'yc gen getirilerek Nothingham'a ya da doğum yeri olan Eastvvood'a gömülmesıne karşı çıkıyor. Ünlü lngıîiz yazann külleri şu anda eşi Frienda'ın mezannın yanında küçük bir sandık ıçınde Nevv Mecsıco Üniversitesi bahçesinde gömülü. Lavvrence'ın birkaç resmini de bağışladığı üniversite, bahçeyi elden çıkartmayı düşündüğü için külleri emin ellere teslım etmek istiyor. En büyük talip ise D.H. Lavvrence'ın Amerika'ya gıtnıeden önce çalıştığı Notthingham Üniversitesi. 'Women in Love' v e 'Lad> Chatteriej 'in Sevgüisi' gibi kitaplann > azan. kitaplanndaki ahlak dışı öğeler nedeniyle bu ünıversiteden kovularak Amerika'ya kaçmak zorunda kalmıştı. Küllerinin şimdi bu üniversiteye alınacak olması, yeğenleri gibi okurlanndan datepki topluyoraslında. Bir başka önemli aynntı da yazann Amerika'ya birlikte kaçtığı Friedanın bir Notthingham profesörünün kansı olması. Amenka'daevlenen Lavvrence ve Frieda'nın lanetle andıklan birmekândı Notthingham. Yazann büyük kız kardeşinin kızı Peggy Needlam (89): "Külleri rMiraya getirmek büyük saçmalık olur. Frieda'nın vasiyeti eşi> le birlikte New Mecsico'v a gömülmekti. Külleri burava taşımanın gereğini anlamıyonım" di>or. Dayisinı son olarak 17 yaşmdayken ölüm döşeğinde ziyarer ehnış olan Needlam. aynca Eastvvoodlulann yaşadığı ^ıralarda Lavvrence'ı lanetle andıklannı. külleri de şimdi ekonomik ve turistik çıkarlarla istediklerini düşünüvor. Lavvrence'ın küçük kızkardeşinin oğlu BertClarkeısebugünedekpekçokkişiiıin onun kitap ve fılmleıinden yarariandığına ve anısıyla çalıştığı üniversitelerin değil, asıl bu kişilerin ılgilenmesi gerektiğine dikkat çekti. Lavvrence 1930yılındaFransa'dahayata gözlerını yummuştu. Yazar önce burada gömülmiıştü. Beş yıl sonra cesedi yakılarak külleri tahta bir kuru içinde yeni sevgilisı tarafından Frieda'ya taşınmıştı. Dünya üzerinde 200 üyesı bulunan "DJlLavvrence- sevenler Topluluğu' Başkanı Graham Chapman. ünlü yazann küllerinin nerede bulunduğunur. aslındaonun dehasına hayTan oian kişiier için önemli olmadığını, ama yıne de son karan Lavvrence'ın yakınlannın vermesi gerektiğini savunuyor. Henüz proje aşamasında- yız. - Gelecekyıl için projele- riniz neler?" Ütopya kurulumuzun ça- lışmalan devam ediyor. Bu doğrultuda 'Açık Hocalar* ve 'Açık Atötyeler' başlık- lı birtakım eğitim program- lanmız olacak. Bu projeler bütün öğTencilere açık... Böylece serbest öğretim görevlisi modelinin uy- gulama aşaması da gerçek- leşmış olacak. A P L A R ? Juliette Binoche, George Sand'ı canlandıracak • Juliette Binoche ve Benoıt Magımel, Diane Kurys'un yeni fîlminde George Sand ve Alfred de Musset'i canlandınyorlar. İki fransız yazar arasındaki aşkı anlatan fılmin adı 'Enfants du siecle'. Filmin çekimleri Paris ve Venedik'te gerçekleştirilecek. Kostümler ise Christian Lacroix tarafından hazırlanıyor. • Chiara Mastroianni iki yeni fılm ıçın hazırlıklara başladı. Genç Mastroianni bu yaz Sergio Castellitto'nun ilk filmi 'Braccıa di burro", ekım ayında da Manoel de Oliveira'nın yeni filmi "La Princesse de Cleves'de rol alacak. • Leonardo Pieraccioni yeni filmınin başrollerini Giancarlo Giannini ve Har\ey Keitel'a verdi. Çekimleri Napoli ve Nevv York'ta gerçekleştirilecek olan Temmuz - 2 Ağustos tarihlerı arasında Pontedera'da düzenlenecek olan 'Sete soıs, sete luas' festivalinin konuğu olacaklar, Festivalde bu iki Portekizli yönetmenin filmlerinden seçmeler gösterilecek. • Dünyanın en büyük James Bond sergısi Almanya'nın Hildesheim kentinde açıldı. '007'nin dünyası' başlıklı sergide James Bond filmlennde kullanılan 350 orjınal dekor. film afişleri, kolleksiyonlara ait parçalar ve filmlerden kesitler sunuluyor. Bond filmlerının klasik mekânlanndan oyun salonlan, istihbarat teşkilatının bürosu, sılah deposu. genel karargâh. ayrıca Aston- Martin marka bir araba ve Bondkıyafctleri. sergide dikkatı çeken parçalar arasında. Sergi, 18 Kasıma dek açık kalacak. • Eşkıya Yönetmenliğini Yavuz Turgul'un yaptığı, başrollerını Şener Şen, Şermin Şen ve Uğur Yücel'in paylaştıkları film üç haftadan bu yana Fransa'da gösterimde. Film. Fransız seyırcisı tarafından beğeniyle • karşılandı. filmin adı ' San Gennaro Superstar'. • Sam Shepard, Ed Harris ve Albert Finney. Shepard'a ait tiyatro oyununun sinema versiyonunda başrolleri paylaşıyorlar. Yönetmenliğini Matthew Warchus'un yapacağı filmin adı 'Simpatico'. • Madonna ve Rupert Everett 'The Next Best Thing' adlı fılmde başrolleri paylaşıyorlar. İki yıldızdan birinin, filmin yönetmenliğini de üstlenebileceği söyleniyor. Madonna ve Everett filmde çocuk yapmaya karar veren iki eski arkadaşı canlandınyorlar. • Gong Li Hong Kong Fransız Konsolosluğu tarafından, Fransızlann en önemli kültür ve sanat nişanı olan 'Officier des Arts et des Lettres' ile onurlandırıldı. I Jon Voight'un kızı Angelina Jolie. 'Dancing About Architecture' adlı filmde rol alıyor. Yönetmenliğini VVillard Carrol'un üstleneceği filmin diğer oyunculan Sean Connery ve Gena Rovvlands. • Pam Grier, Jane Campion'un yeni filmi 'Holy Smoke'da başrolü üstlenivor. Hindistan'da çekilecek olan filmin diğer başrol oyunculan Harvey Keitel ve Kate Winslet. Sean Penn, \Voodv, Allen'ın yeni filminde ovnadıktan sonra yapımcılığa ve yönetmenliğe yönelecek. Penn'in, Gabnel Garcia Marquez'in romanından yola çıkarak çekeceği filmin senaryosunu Jerzy Kromolovvsky yazacak. Başrolde ise Marlon Brando'nun oynayacağı söylenıyor. • Tom Hanks ve Robert Zemeckis birlikte yeni bir film yapacaklannı açıkladılar. Hanks ve Zemeckis'in daha önceki ortak çalışmaları "Forrest Gump', Oscar ödülünün sahibi olmuştu. • Paulo Rocha ve Joao Cesar Montiero, 5 Alain Beriiner senaryosunu Ronald Bass'ın yazdığı 'Passion of Mınd' adlı filmin çekimlerinı önümüzdeki sonbaharda Paris ve Nevv-York'ta gerçekleştirecek. Demi Moore filmin başrolünde oynamayı kabul etti. • Alexandre Aja geçtiğimız yıl Cannes'da gösterilen "Over the Raınbovv' adlı kısa metrajlı filmiyle tanınmıştı. 18 yaşındaki Aja, 15 Eylül'de 'Funa' adlı filmin çekimlerine başlayacak. Filmin başrollerini Stanislas Merhar ve Marion Cotillard paylaşacaklar.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog