Bugünden 1930'a 5,439,041 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 21 HAZİRAN 1998 PAZAR 12 KULTUR Reha Erdem, çalışmalan iki aydır süren yeni filminde para ilişkilerini gündeme getiriyor 'Sineına, yaşamda bir teselli'FECİR ALPTEKİN Türk sınemasının genç yönetmen- lerinden Reha Erdem yeni filminin çekimlerine 29 Haziran'da başlıyor. 'KaçParaKaç', Erdem'inikinci si- nema çalışması. Erdem ilk sinema filmi 'A Ay'ı 1989 yılında çekmiş, ancak film 1996 yılında gösterime gırmişti. 'Kaç Para Kaç'ın senaryosu da Erdem'eait. Filmin çekımlen İstan- bul'da gerçekleştirilecek, ama "İs- tanbul'un Istanbul'u değiLfilminİs- tanbul'unda" İki aydır çalışmaları süren filmin yeni yılda gösterime girmesi tasar- lanıyor. Filmin müzikleri, FuatDo- maniç tarafından hazırlanmakta. Filmde kullanılacak yabancı kay- naklı bazı hazır müziklerin telif hak- lannı almak için de çalışmalara baş- lanmış. Filmde 2 Fransız kameramaa Fransız ses ekibi ve Fransız montaj- cılar görev yapacak. Çekim sonrası işlemlerdeyurtdışında. Ingiltere ve Fransa'da gerçekleştirilecek. Yaklaşık on yıldır reklam filmle- ri çeken Erdem'le 'Kaç Para Kaç' \e sinema üzerine konuştuk. -Öncelikle bizefilminbütçesi hak- kında biraz bilgi verir misiniz? REHA ERDEM - Esas yapımcı- mız Atlantik Film. Ten Platolan \e Galaksı Işjk da yapıma katılıyorlar. Filmin post-prodüksiyonunu ise bir Fransız şirketi üstlendi. - Oyuncu kadrosu betirlendi mi? Evet, filmin başrol oyunculan Taner Birsel, En- gin Alkan, Bennu \ ıkdırunlar \ e ZuhalGencer. Bu arada filmde küçüklü büyüklü rolleriyle 1 OO'ün üze- rinde oyuncu yer alıyor. Filmin her şeyine olduğu gibi oyuncu seçimine de özen gösterdik ve çok iyi oyuncularla çalışıyoruz. - 'Para' konusuna egilen bir film yapmaya nasıl karar verdiniz? Para konusu yaşamımızdan hiç eksik olmuyor ki... Hergünişimizgücümüz para. Para artık ken- di anlamının dışında başka şeylerin. başka değer- lerin de yerini almaya başladı. Örneğin bız bu fil- mi yapmak için hanl hanl para aradık. 'Kaç Para Kaç' da para meseleleri, para ilişkileri üzerine bir film işte, gündelik hayatta herkesin yaşadtgı para meseleleri üzerine... - 'A Ay'da kullandıgınız ev.filminkarakterlerin- den biriydi. Bu filmde 'para' bir karakter olacak mı? • Her gün işimiz gücümüz para. Para artık kendi anlamının dışında başka şeylerin, başka değerlerin de yerini almaya başladı. Örneğin biz bu filmi yapmak için hanl hanl para aradık. 'Kaç Para Kaç' da para meseleleri, para ilişkileri üzerine bir film işte, gündelik hayatta herkesin yaşadığı para meseleleri üzerine... Reha Erdem hikaye ya da sözle değil, görüntü ve sesle sinema yapmayı yeğliyor. (Fotoğraf: KADER TUĞLA) Hayır. olmayacak. 'A Ay'ın kendine özgü atmos- feri içinde o ev bir karakterdi. 'Kaç Para Kaç'ın kendine özgü atmosferi içinde para bir karakter de- ğil ama filmin ana elemanı olacak, hem görsel an- lamda hem de hikâyenin bir öğesi olarak. Filmde izleyicinin en çok göreceği şey para, kocaman banknotlar... - Bir kısım izleyici 'A Ay'ı sıkıcı bulduğunda, "Bundan sonraki filmim çok hızlı olacak ama yi- ne sıkılacaksınız" demiştiniz... Bir filmden sıkılmanız, o filmin karşısına geçip ızleme biçiminizle ilgilidir. 'A Ay'ın karşısına baş- ka bir filmin referanslanyla orurursanız - ki izle- yicinin genel egilimi bu - sıkılırsınız. Ben *A Ay'ı sıkıcı bulmuyorum. Yeni filmimin htzlı olmasına karşın insanlan sıkacağını söylerken. sıkıcılığın ağırhktan gelmediğini vurgulamak istemiştim. Baş- ka türlü bir sıkıcılık bu. 'Kaç Para Kaç'a gelince, bu film çok ritimli olacak. Ciddiyetinin yanı sıra çok komik, hatta trajikomik ayrıntılar bulacak iz- levici filmde. - 'A Ay' görselliği ön planda tutan bir filmdi. Si- nemada görselliği nereye koyuyorsunuz? Sinema bir formattır. görüntü ve sesten oluşan bir format. Ben bunlardan olabıldiğince yararlan- mak gerektiğıne inantyorum. Bundan sonra da hi- kâye ya da sözle değil. görüntü ve sesle sinema yap- maya çalışacağım. - Reklam filmlerinden edindiğiniz deneyim sine- manıza neler katıyor sizce? Bu deneyimin filmlerimi hem artı hem de eksi yönde etkiledığini düşünüyorum. Yaklaşık on yıl- dır reklam filmi çektiğimden, şu an oldukça ant- renmanlıyım. En iyi koşullarda, en iyi teknik ekip- lerle çalışıyorum ve bu. konu üzerine çok şey bif- memi sağlıyor. Diğeryandan ıse reklamda her şey işlevsel, tüm çabalannızbirmal için. Sinema filminde böyle bir işlevsellik olmadığından ve bir anlama doğru gi- dildiğinden, reklam - sinema geçışinı sağlıklı bir biçimde. deformasyona uğramadan gerçekleştirmek güç- Örneğin tüm dünyada reklamcılann yaptığı film- ler estetist bir nitelik kazanırlar. Bu gibi konular- da olabildiğince duyarlı davranmaya çalışıyorum. Sinema okulunu yeni bitirmiş biriyleon yıldır rek- lam filmleri çeken birinin üretimleri arasında fark olması çok doğal. Ben değişiyorum. hayat değişiyor, her şey değişiyor, ancak şimdi de o zaman sev- diğim sinemayı sevi\orum ve sinema- da seçtigim yön hep aynı. - Son dönemde yapüan Türk filmle- ri 90'h yülann sinema çizgisine paralel üretimler olarak izleyiciyi vakalamak eğiliminde. "Kaç Para Kaç'ın izle>iciyi hangi noktadan yakalamasını bekliyor- sunuz? Filmin bir meselesi var, insani bir mesele. Insanlailgili her şey. insani bir yerden yakalar. Tabii ki bizim de kay- gılanmız var, bu işe para konuyor. ama yine de izleyiciyi nasıl çekeriz kaygı- sıyla film yapmıyoruz. TV programla- nnın rating'lerine bakıldıgındapek umut verici birseyirci profiliyle karşılaşılma- masına karşın iyi filmleri seçen mil- yonlarca insan var. Türkiye'deki genç izleyici kitlesini de unutmamak gerek. İyi bir dağıtım ve tanıtımla filmin iste- diğimiz yere ulaşacağına inanıyoruz. Zaten sinemanın en büyük avantajı, iyi yapımlann burada ya da orada. bugün ya da yann izleyicisini bulması. -Birsöyleşide'Hakiki film' çekmek- ten söz ediyordunuz. Bu 'Hakiki film' kav ramını biraz açıklar mısınız? Herşe>deki gibi hakikilik. buna sa- mimiyet de denebilir. Ben film yapmış olmak ya da vönetmen olmak için değil. yaşama- yadevamedebilmek için film yapıvorum. Bu. film yapmazsam yaşayamam anlamına gelmiyor. Ha- yat dahahafifolsun, reklam filmi çekmeyedevam edebileyim, o ruhu muhafaza edebileyım diye si- nema yapıvorum. Sinema da insanın insan olarak iddialarından, düşünme hallerinden, diğer insan- lara önerme ve kendini fark ettirme biçimlerinden biri, yaşamda bir teselli. Dolavısıyla hakiki olmak zorunda. Niye bu filmi yapıyoruz. filmdeki mese- le nedir, neden bu oyunculan seçtik... Tüm bu so- rulann cevaplan çok gerçek ve samimi. Hakiki si- nema bu işte. - Son olarak Türk sinemasının bugünü Üzerine bir şeyler söylemek ister misiniz? L'zun yıllardır hiç olmadığım kadar umutluyum. Farklı filmler. yüksek bütçeli filmleryapılıyor. ya- pım sayısı artıyor. Türk filmlen konuşuluyor. Be- ğeniyorum ya da beğenmiyorum... Ne olursa ol- sun teşvik edicı gelişmeler var. Ne kadar çok film yapılırsa, o kadar çok iyi film yapılacaktır. Çok iş yapan filmlerin üretilmesi. yeni sinemacılar için de kapılan açar. ChurchflPin terlikleri 4 bin pound eder mi? Truva hazineleri Hermitage'da KültiirSenisi -Her şey Schliemann'ın. Home- ros'un tlyada'sını okuma- sıyla başladı... flyada'da konu olan kenti bulmak ve Priamos'un hazınele- rinielegeçirmekiçin 1871 yılında Çanakkale Hisar- lık'ta kazı yapan Schli- emann. çok değerli altın eşyalarla dolu bir hazine bulmuştu ama aradığının bu olmadığım çok sonra anlayacaktı. Binlerce yıldır bulun- duğu yerden kazılarak yurtdışına çıkanlan Tru- va hazineleri şu günlerde St. Petersburg'daki Her- mitage Müzesi'nde. 19. yüzy ılda yaşamış olan Al- man arkeolog Heinrich Schliemann'ın Rus şehir- leriyle bağlantısı anısına izleyicilere sunuluyor. Hermitage Müzesi'nde sergilenen koleksiyonun bir kısmı Schliemann ta- rafından St. Petersburg Koleji'ne verilmiş, diğer- lerine ise Sovyet ordula- n tarafından 1945 'te Ber- lin'de bir hayvanat bah- çesinin altındaki sığınak- ta bulunarak el konulmuş- tu. Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin bu hazine- nin ilgili ülkelere geri ve- rilmesi konusunda Rus Parlamantosu'nun kara- nnı iki kez veto etmiş ve Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştu. Rus Parla- mentosu hazinenin ülke- de kalmasını istiyor. Uzun süredir Türki- ye'ye iade edilmesi için uğraşılan Truva hazine- leri, umanz ait olduğu ye- re döner ve kültür dün- yamızdaki yerini alır. Kültür Senisi - Önü- müzdeki ay Sotheby s'de ilk kez politikacılara ait eşyalann satışa sunulaca- ğı birmüzayededüzenle- necek. 15 Temmuz'da ger- çekleştirilecek olan müza- yedede ağırlıklı olarak Sir VVinston Churchill'e ait eşyalar koleksiyoncula- nn beğenisine sunulacak. Koleksiyoncular şımdı- den müzayedede yer ala- cak olan parçalarla ilgi- lenmeyebasladılarbile... Sir VVinston Churc- hill'in ipek silindir şap- kası Sotheby's'de düzen- lenecek olan müzayedede satışa sunulacak parçalar- dan sadecebirtanesi. An- cak Churchill ailesine ait hangi eşyalann satışa su- nulacagı tam olarak bi- linmiyor. \Vinston Churc- hill'in torunu VVinston ChurchillJunior, The Ob- ser\ er gazetesine yaptığı açıklamada. Churchill'e ait yaklaşık bir düzine eşyayı sa- tışa sunacağını, ancak bunun dışın- da kimlenn neleri satacağı konu- sunda bilgisi olmadığım belırtti. Heritage Lotterv Vakfı, genç Churchill'e bundan üç yıl önce. büyükbabasına ait arşiv in deniza- şın ülkelere satılmasını önlemek amacıyla 12 milyon pound öde- Ü19 Churchill'in kadife terlikleri 'otheby's müzayede salonunda 15 Temmuz'da politikacılara ait eşyaların satışa sunulacağı bir müzayede düzenlenecek. Ağırlıklı olarak Sir Winston Churchill'e ait eşyalann koleksiyonculann beğenisine sunulacağı müzayedede Sotheby s koleksiyonundan da 300 parça yer alacak. mişti. Müzayedede Churchill'in ipek silindir şapkasının yanı sıra Sot- heby's koleksiyonundan da 300 parça satışa sunulacak. Bunlar ara- sında Churchill'in kadife terlikle- ri ve Aristotfc'Onassis'ın doğum gü- nünde hediye ettiği ve üzerinde "Mutlu >ıllar. Ari" yazan altın si- garalık yer alıyor. Müzayedede Churchill'in yap- tığı "Norfolk Bahçesi" resminin en az 35 bin pound, altın sigaralı- ğın 15 bin pound. kadife terlikle- rin 4 bin pound, FeliksTopolski'nin yağlıboya Churchill portresinin ise 20 bin pounda satılması bekleni- vor. Ingiltere Srxır Bakanı Tony Banksda kendi koleksiyonun- da yer alan dört parçayı satı- şa sunacak. Bunlann yanı sı- ra ChartesJames Fox'a ait bir büst. Stanley Bald>vin'ın çan- tası. John Kennedy. Richard Ni\on. Harold VVüson. James Callaghan. Lord Hovve \e Sir Teddy Taylor'ın porîreleri de koleksiyonerlerin beğenisine sunulacak. Ruskin Spear'ın İ969 yı- lında yaptığı "EnochPoweU" portresinin de müzayedede il- gi çekmesi bekleniyor. Spear, bu portreyi Povvell'ın bir fo- toğrafına bakarak yapmış ve 1994 yıhnda Povvell'abirmek- tup yazarak sergisıni ziyaret etmesini ve kendi portresini görmesini istemiş. .Ancak Po- vvell Spear'a yazdığı mektup- ta sergiye gelmeyeceğini be- lirtmiş. tngiliz Parlamentosu sanat danışmanı Philip Mould yap- tığı açıklamada: "Margareth Thatcher. eğer kendine ait eş- yalar satışa sunulsaydı, bu müza- vedenin en biiyiik ahctsı olurdu" de- dı. Sotheby's'in yöneticisi Hugo Swire ise Churchill'e ait eşyalann en az 300 bin pounda satılacağını belirterek bu eşyalann tamamının ailesi tarafından satışa sunulmadı- ğını sö>ledi. Festival 'The Temptations' ile sürüyor Kültür Servisi - Yapı Kredi Sanat Festi- vali "98TemmuzProgramj, 1 Temmuz'da Açıkhava Tiyarrosu'nda 1960'lann önem- li soul gruplanndan 'The Temptations' ile başlıyor. Farklı altyapılara sahip vokalıst- lerden oluşan grup. bu özelliğiyle diğer v o- kal gruplanndan farklı olarak hem yumu- şak baladlarla hem de progressive fûnk ve rockstiMerindekendisini kanıtlıyor. 197 2'de Amerika'yi sarsan 'Papa VV'as a Rolling Stone'la bir numara olan grup, bugün de kariyerine devam edıyor. Çalışmalannda reggae'den diğer Kara- yip ritimlerine. bosso no\a'dan funk'a ve diğer afro-bahian ifadelerine pek çok fark- lı müzik dilini birleştiren Gilberto Gil, 2 Temmuz Perşembe akşamı Cemil Topuz- lu Açıkhava Tiyatrosu'nda olacak. Yedi yaşından bu yana gitar çalan ve son yirmi yılın önemli gitaristlerinden biri sayılan Ge- orge Benson. gitaristliğinden çok şarkıcı- lığıyla tanındı. Türünün başanlı örnekle- rini veren Benson, Başkan Carter'm da- veti üzerine Beyaz Saray'da da sahne al- mıştı. 'The Greatest' ve 'All That Jazz' fılmlerinde rol alan sanatçı 3 Temmuz Cu- ma akşamı Cemil Topuzlu Açıkhava Ti- yatrosu'nda izleyicileriyle buluşacak. 4 Temmuz Cumartesi günü festival iki etkinlikle çıkacak sanatseverlerin kaşısı- na. MimarSınan Üniversitesi'nın genç sa- natçılan 'Ünlü MüzikaUerden \e Film Mü- ziklerinden Seçmeler' programını. kaçı- ranlar için AKM Konser Salonunda tek- rarlayacak. Saat 21.15'te ise Gary Burton ve grubu Astor Piazzolla Quintet nostal- jik tango ezgileriyle dolduracak Açıkha- va Tivatrosu'nu. 5 Temmuz Pazar günü saat 16.00'da St. Antoine Kilisesi'nde gerçekleşecek olan 'ŞanveOrgKonseri'mekânve müzik iliş- kisinin ömeklerini sunacak. 23 Temmuz Perşembe akşamı ise Yeni Türkü. Cemi! Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda olacak. BilBe Holiday'in bıraktığı yerden devam ederek caz ve pop arasındaki aynmı tama- men kaldıran. Dovvnbeat dergisi tarafından 1994 \e 1995 yıllannda en iyi kadın şar- kıcı seçilen Cassandra VVılson ise 24 Tem- muz akşamı Türkiyeli müzikseverlerle bu- luşacak. Yapı Kredi Sanat Festıvali'nin biletleri AKM, Yapı Kredi Galatasaray Şubesi, Ak- merkez Şubesi, Kadıköy Şubesi. Bakır- köy Şubesi, Suadiye Vakkorama Mağaza- sı, Zihni Müzikevi Akmar Pasajı Kadı- köy. D & R Etiler. Erenköy. Nişantaşı mağazalanndan temin edilebilecek. KÖŞEBENT ENİS BATLR Ergin Günçe Sevgilı Ergin; İlk arkadaşların biliniyor iyi-kötü; Cemal Süre- ya'nın portre denemesinden, edebiyat dünyamız- daki ilk arkadaşlıkların da, kımse bilmiyor, son ar- kadaşının ben olduğunu, Gülseren Hanım ve Çe- tin Bey dışında, Dadal daha çok ufaktı o zaman- lar. Frankfurt'tan Parıs'e yazdığın mektupları saklı- yorum tabii; dalaşmalarla. itış kakışlarla başlamış- tı ilişkimiz. Sonra, Aşağı Ayrancı'daki evde gizli buluşmalarımız: Kendini mı saklıyordun, yoksa çevrendekileri mi koruyordun, anlayamamıştım pek. Daha sonra: Şiir, aritmetik, iktisat elbette, si- zin evde, bizim evde konuşmalanmız: Kasıklarım ağnyasıya güler, nasıl bu kadar zeki olunabildiği- ni düşünürdüm. O vakitler bugünkü yaşımdaymışsın, anımsadı- ğım adam daha genç ama daha yorgun. Yaşasay- dın, bu yıl 60 yaşında olacaktın, amma erken git- mişsin. Istanbul'a taşınıyorum diye içerliyordun. ta- şındığım ay göğe uçtun. Uçaktan müthiş korkan bendim, kaza seni buldu. Içımde patlayan isyana duygularını anlatacak kimse bulamadım, on beş yıl gemiş aradan: Yokluğuna hâlâ alışamadım. Bütün şiirlerini bir araya getiren "Türkiye Kadar BirÇiçek"\n yayımlanması gecikince oturup "Tür- kiye Kadar Bir Böcek" başlıklı biryazı yazdım, ya- zımdan önce kıtap çıkınca bir işe yaradığım duy- gusuna kapıldım. Yayımlanmadığı iyi oldu o yazı- nın, ayrıca: Bugün bile. kışiliğinle şiirin arasındaki mesafeyi katedemediğimi. serinkanlı davranama- dığımı görüyorum. Oysa, şiirlerinin yeniden dolaşıma girmesinin vakti geldi, bana kalırsa. Bir kere de genç şiir oku- ru karşılaşsın bakalım onunla. Özel bir lirik doku- su var ya şiirlerinin, o dokunun Türkiye'ye nasıl iş- lediğinı yeniden tartmak gerekıyor. En başlarda, Se- zai Karakoç çarpıcı bir saptama yapmış senin için: "Kınkbir Veriaine varbu çocukta." Türkiye'nin gün- delik sorunlarının, sert toplumsal ortamının orta- sında haylaz bir edayla gezen şiirin sıcağı sıcağı- na algılanamadıydı. 71'den kaynaklanan şiirlerin 78-82 arası Yazı'da, Oluşum'da, Tanda çıkarken sis iyice kalınlaşmıştı, onlan göremediler. Şimdi bir başka sisin içindeyiz gerçi, gene görülmeyebi- lir "Limon Rengindeki Ergin Konusunda Yeni Bir Açıklama", gene de bellı olmaz, bu yıl Cumhuri- yet'in 75. yıldönümü, onbınlerce savfa yazılacak- tır, bakarsın senin bütün meseleyı özetleyen "Or- ta Yaşlı Bir Yazann Cumhuriyet Bayramı Konulu İlk Şiih" anımsanır: "Yanna inanmasam bugünü kur- calamam." Sevgili Ergin, sana verdığim bir sözü tutamadım: Hani "Adam Smith'/n 'VVealth of Nations'/n/ sağ- lıklı biçimde dilinde ağırlamayan bir ülkeden ha- yır gelmez" diyordun ya sık sık, o projeyi gerçek- leştirme ışini ben üstlenmiştim 78'de, 20 yıl oldu bir şey beceremedim. Neyse ki bugünleri göreme- din: Adam Smith'in de tşe yaramayacağını kabul etmek zorunda kalacaktın, sanırım. Öte yandan. sana pek güvenmiyorum açıkçası: Orada bir şeyler çevirdiğinden eminim. Yeni şiir- lerinde de bir uzay geometrisi probleminin tadı var mı? Otuz yıl önce yazdığın "Şehırli Şairler Anto- lojlsi" şiirinde pek çok şair için çuvaldız kullanmış- tın, bugünküler için acaba zehirli oklar mı hazırlı- yorsun? Kimlerle kaynatıyorsun yukarıda: Cemal Süreya. Kleopatra ve Marks yanında mı? Burada, Ergin'siz geçen günlerde, yıllarda bir şey eksik, ama tam ne bılemiyorum: Bir renk, bir ses. bir ışık belki, onu arayıp duruyoruz işte. Yapı Kredi Sanat Festhah'nin temmuzayı programı' The Temptations1 konseri ile başlayacak. Borusan Oda Orkestrası ve Boyd • Kültür Servisi - Borusan Oda Orkestrası, 26. Uluslararası Istanbul IVfüzik Festivali solistlerinden obua sanatçısı Douglas Boyd ile 24 Haziran Çarşamba günü bir konser verecek. Orkestrayı hem yönetip hem de solist olarak katılacak olan Boyd konserde Mozart \e Haydn'ın eserlerini seslendirecek. Topkapı Sarayı Darphane-i Amire Binalan Konser Salonu'nda gerçekleştirilecek olan konser saat 20.30'da başlayacak. 4. Altın Portakal Uluslararası Kısa Film-Vldeo Yarışması • Kültür Servisi - 35. Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında yer alacak olan 4. Uluslararası Altın Portakal Kısa Film ve Video Yarışması 5-8 Ekim 1998 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Antalya Altın Portakal Kültür ve Sanat Vakfı. ülkemizde kısa metrajlı filmlere olan ılgiyi ve katılımı arttırmak. kısa metrajlı film yapımcı ve yönetmenlenne maddi ve manevi destek vermek. ve nitelikli filmler üretmeye teşvik etmek amacıyla bu yıl En 1\ i Ulusal Kısa Film ve En İyi Ulusaî Kısa Video Film dallannda ödül vermeyi kararlaştırdı. Amatör genç kuşak sinemacılann büyük ilgi gösterdiği festivalde bu yıl 20 film yarışacak. Andre Malraux'dan Umur B Kültür Servisi - Fransız romancı. sanat tarihçisi ve devlet adamı Andre Malraux'nun "Umut" adlı kitabı tletışim Yayınlan tarafından yayımlandı. Kitabı dilimıze Attilâ Ilhan çevirdi. "Ümut'. Ispanyol İç Sa\aşı'nı bir faşizm çözümlemesiyle birlikte aktarı\or. Romanın dokusu. mücadelenin seyrini belirleyecek kent olan Madrid üzerine kurulu. BUGÜN eLMHURİYET KİTAP Kl LLBL etkinlikleri kapsamında saat H.OO'de Metin Gür'ün söyleşisi ve imza günü izlenebilir. (514 01 96) II. ULISLARAR4SI BOĞAZİÇİ FESTİVALİ kapsamında saat 21 30'da Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda Aynanın konseri yer alıyor. 26 ULUSLARARASI İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ BUGUN AYA İRİNİ MLZESİ'nde saat 19.00'da Bezmara Topluluğu dinlenebilir. YARIN ATATÜRK KLLTÜR MERKEZİ Konser Salonu'nda saat 17.30*da MSÜ Konsenatuvan Öğrenci Orkestra ve Korosu'nun konseri yer alacak. AYA İRİNİ MÜZESİ'nde saat 19.00'da Julian Rachlin (keman) ve Itamar Golan'ın (piyano) konserleri gerçekleşecek.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog