Bugünden 1930'a 5,457,619 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 21 HAZİRAN 1998 PA2AR 10 PAZAR KONUGU Dışişleri Bakanı Cem, 'Türkiye de kimi çevrelerin AB ile ilişkilerde saplantı içinde' olduğunu söyledi 'Yunanistan, Lahey'de AB'yi uyutmuş' SUNUŞ Türkiye'nin Avrupa Birliği, petrol boru hatlan gibi stratejik dış politika konulannm sekteye uğradığı ve dış politika anlayışının radikal ülkelerle şekillendiği REFAHYOL döneminin ardından iktidan devralan ANASOL-D koalisyonunun Dışişleri Bakanı Ismail Cem, son 1 yılı değerlendirdi. Cem, müstemleke kompleksiyle zihinieri bulandınlmış olanlann üçüncü lig takımı olarak kalmada ısrarlı olduklanna işaret ediyor. Cem, Türkiye'nin idealini, Avrupa Birliği trenine üçüncü mevki bilete sığınmakla sınırlamış zihniyetleri büyük ölçüde değiştirdiklerini belirtiyor. Cem, Türkiye'de AB ile ilişkiler konusunda bazı çevreleri de saplantı içinde olmakla suçluyor. SÖYLEŞİ LALE SARIİBRAHİMOĞLU BBBHM Türkiye, AB 'nin 12Aralık Lüksemburg zirvesi sonrası birliğin Ankara 'yı tam üyelik sü- reci içine almaması üzerine 14 Aralık açıklama- sıyla misillemede bulundu. Türkiye, ABile insan haklart, Kıbns ve Türk-Yunan sorunlannı görüş- meyeceğiniaçıkladı. Lüksemburg 'dan sonra Car- diffzirvesisonuçlartmnasıldeğerlendiriyorsunuz ve 14 Aralık politikanız sürecek mi? - AB ve Ankara arasındaki ilişkiler bir mantık çerçevesinedoğrugidiyor. Bunu nispi birgelişme olarak nitelıyorum. lyiniyet unsurlanna iyiniyet- le karşjlık vereceğimizi söylüyorum. Şimdi man- tık çerçevesine nerede oturuyor dediniz? Burada bana göre hâlâ AB 'nin Türkiye'yı aday olarak gör- meme kaygısı var. Bununla birlikte adaylık tanı- mına dönük bütün ibareleri de, ifadeleri de kullan- mışlar. Cardiff sonuç bildirgesi -bir defa Türki- ye'nin adaylık tanımı diyorum- bu çerçevede di- yor ki Türkiye'nin gelişmesi 6 ay içinde izlenecek- tir. Bu 6 ay sonucunda objektifölçülerde diğer ül- kelere bakılacaktır. Türkiye'nin aldığı mesafe doğ- rultusunda üyelik yönündeki gelişmesi sağlana- caktır. " • • » tlişkiler bundan sonra nasıl bir seyir iz- leyecek? - AB konusunda Türkiye'de bazı kavramlar üze- rinde bir saplantı olduğunu görüyorum. Kimileri 'aday dedi mi demedi mi, şöyle mi dedi böyie mi dedi' diye kavramlar üzerinde saplantı halindeler. Ben biraz da Cardiff sonuçlanna sakin ve soğuk- kanlı bakmak lazım diye düşünüyorum. Lüksemburg'da Türkiye'nin aday kabul edile- bilmesi için koşullar getirildi. Bu gayri tabii bir şeydir ve ben buna şiddetle karşı çıktım. Tamamen Türkiye'ye dönük inanılmaz bir aynmcıhktı. lna- nılmaz, kabul edilmez aynmcılıktı ve çok haklı olarak çok sert tepki verdik. Cardiff'te ise aday- lık sürecinde Türkiye'nin üyeliğe ilerlemesi için koşullar getiriliyor. Bence bu önemli. Ben Car- diff'te aynmcılığın tamamen kalktığmı da söyle- miyorum. Cardiff bildırisi. •AB'ninölçülerivar.Bu ölçülerçerçevesinde TürkiyenekadarOerierseüye- lik yönünde o kadar mesafe alacak' diyor. Bu da işin doğası zaten. Biz 14 Aralık'taki karanmızı muhafaza ediyoruz. • ^ • • l 14 Aralık politikasını muhafaza eder- ken biriik ile diğer yandan nasıl bir diyalog içine gireceksiniz? - 14 Aralık parametrelerini biriik ile kavga et- mek için muhafaza etmiyoruz. Böyle birpolitika- mız varveopolitikanın ilkelerini de muhafaza edi- yoruz. Neden? Çünkü bir defa Türkiye'nin aday- îığı konusuna açıklık kazandırmış olmakla birlik- te, bizim gibi aday konumundaki ülkelerle ilişki modelini daha ileri düzeyde tutuyorlar. fkincisi Avrupalılann, bize verecekleri 500 milyon dolar, hatta I milyardolaryardım, katkı gibi şeylere Tür- kiye'nin ihtiyacı yok. Fakat bunun biranlamı var. Şimdi bu kâğıtta o yoldaki Yunan vetosunu aşma- nın bir gayretine girileceği beyan edildi. Bakalım göreceğiz. •••••• ABile diyalog ortamının kalkması, iliş- kileri nasıl etkiledi? - Bakın şunu söylüyorum, ben bir defa kimsey- le diyalogdan korkuyor değilim. Benim daha faz- la iş,imege!iyorbunlan tartışmam. Ama beni üye- lik sürecinde kendisine yakın olmayan bir nokta- ya yerleştiren AB ile neden Kıbns gibi en önem- li konulan görüşeyim. Bu bir ilke meselesi. Bun- dan AB kaybetti demiyorum. Ben daha fazla an- latabilme iirıkânını da kaybettim. Ben Kıbns'ı ko- nuşmak istiyorum. Niye konuşmayayım? Konuş- tukça kazanıyorum. Korkacak bir şeyim yok ki. Türk-Yunan meselesi bugün NATO bakanlan nez- dinde bitmiş bir meseledir. Artık kimse bana 'Ne- den Yunanistan'la şunu yapmıyorsunuz, Kardak Lahey'e gitmiyor' diyememektedir. Nasıl geldik biz buraya? Konuşarak geldik. Cardiff'te Türkiye için strateji belgesi zirve düzeyinde onay gördü ve hem de zirve düzeyinde üyeliğe hazırlık belgesi- ne terfi etti. HH^aa AB ve Kıbns İşleri'nden sorumlu Dev- let Bakanı Şükrii Güret ve Başbakan Yardımcısı Bülenl Ecevit ile AB politikalarmda ayrıldığınız söyleniyor. Cardiff'e ilişkin ilk gün üçünüzün yaptığı açıklamalardafarkltltkgösterdi. Derin bir görüş aynlığı mı var? - Aramızda görüş aynlıklan olması normaldir, doğaldır. Yunan uçaklannın Kıbrıs Rum kesimine inmeleri üzerine de askeri yetkililer ile yoğun tar- tışmalar yaptık. Sonuçta bir ortak nokta bulduk. mmmm ABD Başkanı Bill Clinton'ın Kıbrıs Özel Temsikisi ve Bosna banşının mimarı diye adlandırılan, Kıbrıs'/ çözeceği iddiasıyla görev alan Richard Holbrooke ABD'nin BM Daimi Temsilciliğine atandı ve özel temsilcilik görevin- den avrıldı. Holbrooke Kıbrıs konusunda pes mi etti? ' - Ben sadece Sayın Holbrooke'a yeni görevin- de başanlar düiyorum. Hatta yann bir mektup ya- zacağım Sayın Holbrooke'a. iyiniyetle Kıbns ko- nusuna eğiîdiği için. Sayın Holbrooke'un Kıb- ns'taki görüşmelerin bitiminde yaptığı basın top- lantısında. "Güney Kıbns yönetiminin kuzeyde hiçbir etkisi yoktur, hiçbir şeldlde kontrolü alünda degildir" şeklinde ortaya koydufu gözlemleri cid- di önem taşıyor ve gelecekte de önem taşıyacak. AB'nin Güney Kıbns Rum Yönetimi ne ilişkin hukuki değerlendirmesinde bu ifadelerin de etki- si olabilir. Holbrooke'u ben yorumlamam. O be- nim işim değil. Ama Kıbns işine iyiniyetle girmiş- tir. Ben geriye baktığımda Sayın Holbrooke ile olan ilişkilerimi doğru, mert, açık, içten ilişkiler olarak hatırlayacağım. y Dışişleri Bakanı Teodoros Pan- İSMAİL CEM 58 yasmdaki Ismail Cem "m meslek kariyeri geniş bir yelpazeye yayılıyor. Lozan Üniversitesi Hukuk Fakültesi 'nden mezun oldu. Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü 'nde de siyaset sosyolojisi üzerine master yaptı. 1963 yılında hukukfakültesini hitirdikten sonra gazetecilik mesleğine atıldı. Cumhuriyet dahil çeşitli gazetelerde yazüşleh müdürliiğü ve genel yayın yönetmenliği yaptı. Bugüne kadar 13 kitabı basıldı. 1987yılında siyasete atılmadan önce Türkiye Gazeteciler Sendikası Istanbul Şuhesi Başkanlığı ile TRT Genel Müdürliiğü görevlerinde bulundu. Gazeteci, vazar, siyaset adamlığı kimliğinin yanı sıru fotoğrafsanatına olan düşkünlüğü ile de biliniyor. Bu konuda bir kitabı hulunuyor, bir de fotoğraf sergisi düzenledi. Milletvekiüiğinde 3. dönemini sürdürüyor. DYP-CHP koalisyon hükümeti döneminde Kültiir Bakanlığı yaptı. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi ve Batı Avrupa Birliği Asamblesi üyeliklerinde bulundu. Halen Avrupa Medya Enstitüsü Danışma Kurulu üyeliğini yiirütüyor. mizdir. Amaç 2000lı yıllara birdünya devleti kim- liğiyle Türkiye'nin girmesidir. Özellikle de gerek- siz aşağılık duygulanna yer yer itilmiş, bazı zihin- leri müstemleke kompleksiyle bulandınlmış bir or- tamda, ben, Türkiye'nin büyüklüğünü halkıma an- latmaya çalıştım. Kendimizı abartmadan. eksikle- rimızi vurgulayarak, ama gerçekleri de göstererek. Halk ilk günden kavradı vedestekledi de, bazı şart- lanmış çevrelerin anlaması kolay olmadı. Her ne- dense kışilıklı olmayı. bazı alanlarda başanlı ol- mayı. iddıalı olmayı Türkiye'ye yakıştıramıyorlar. "Biz üçüncü lig takımıvız. asla birinci lige çıkanıa- yız, birinci ligdekilere yakışan işler yapamayız" di- yorlar. Bizim, Türkiye'nin dış siyasetinde büyük öl- çüde geçerlikte bulduğumuz \e gene büyük ölçü- de değiştirdiğimiz zihniyet, Türkiye'nin idealini, Avrupa Birliği trenine üçüncü mevki bilete sığın- makla sınırlamış olan zihniyettir; yabancı ülkeler- den kendisine 'ağabeyler edinmeji" başan sayan, Türkiye'nin 1.5 milyara yakın Islam geleneğıne sa- hip toplumlara model olmak ve tarıhırii paylaştığı 26 ülkeyle günümüzde kurabileceği ayncalıklı iliş- kilere gözlerini yuman anlayıştır. Dışişleri'nin ay- ncalıklı birazınlığın ilgi alanı, 'hobisi' olmadığinı. dış siyasetin vatandaşın ekmeği. çocuklannın ge- lecegi olduğunu topluma anlatmaya çalıştık. §•••• REFAHYOL d'ânemısonrası muhatapla- rmızdan ne tür şikâyetler aldınız? - Benim hissettiğim şu oldu; özellikle Batı Av- rupa'da şu havayı fark ettim: 'Türk dış politikası ne derse aksini yapar. Biz ona en küçük bir olumlu işa- ret versek hemen onu alır ve iç politika tüketiminde kullanır.' Açıkça söyleyeyim, hemen de fark etme- dim ve bunun değişimine de tanık oldum. Artık 6 aydan beri ben ne söylüyorsam, Türkije ne söylü- yorsa bunun bir ciddiyeti olduğunu. dış politikayı iç rüketim malzemesi olarak niteiemediğimizi an- ladılar. M H H B İran ve Suriye ile ilişkilerde ne türgeliş- meler oluyor? - Ekonomi diplomasısı bağlamında Orta Asya, Balkanlar. Kafkaslar ve Ortadoğu'yla ekonomik ilişkilerimizi hızlandıracak dış politika araçlannı kullandık ve sonuç alınmaya başlandı. Örneğin Or- tadoğu'daki gırişimierimiz Türkiye'nin bir aktör olarak yeniden ve daha etkili olaylann içinde ola- bilmesini sağladı. Türkiye'nin Ortadoğu'daki konu- muna yeni bir soluk kazandırdı. Ortadoğu'da biz komşuluk girişimi başlattık. Bu Türkiye'ye prestij kazandırdı. Iran'la ekonomik gelişmeleri arttınyo- ruz. Çok ihtıyatlı. çok dikkatliyiz ama Suriye ile de bazı gelişmeler oluyor. Bugünlerde Suriyeli müs- teşar Türkıyeye gelecek. Suriye'nin PKK'ye desteğini çekeceği galos Cumhuhyet'everdiğibirdemeçte Türk-Yu- nan dostluğuna baş koydıım ' dedL Ne diyorsunuz bu açıklamaya? - Çok sevinirim. ldealist sözcüklerkullanmıyo- rum. Onun için bilemem. ^m^mt Yunanistan ile savaş olasılığı görüyor musunuz? - Savaşı kim ister? Bir defa Yunan tarafı tırman- dınyor. Biz de her türlü güvenliğimize dönük ön- lemi aldığımızı ve alacagjmızı açıklıyoruz. Atıla- cak adımlann başlanna nasıl bela açacağını gör- düler. •••ı^ Yunanistan Türkiye'yi ikili anlaşmaz- lıkların çözümü için Lahey Adalet Divam 'nagit- meye çağırıyor. Ancak kendisi Lozan Antlasma- sı 'na aykırı olarak Ege adalannı silahlandırdığı için Lahey 'in güvenlik konularına ilişkin yargı yetkisineçekincekoydu. Bu, Yunanistan'ınbirçe- lişkisi değil mi? - Bütün o AB bakanlanna, NATO bakanlanna sorduğum suallerden birisi şu anda sızin bana sor- duğunuz sorudur. "Bu kadar L'luslararası AdaJet Divanı scvdahsı \unanistan'ın güvenliğe ilişkin kmduğu çekinceye ne dhorsunıız" dive sorduğum- da muhataplanmın önemli bir kesiminin bundan haberi olmadığını görmüştüm. Ama bugün artık hepsi biliyor. Yunanistan birde öyle uyutmuş her- kesi, herkese demiş ki' Türkiye uluslararası huku- ku çığniyor'. neden.. çünkü Lahey'e getirmiyor meseleleri. Herkesdedinlemişbunu. AB'de 15ül- ke bir arada. karşısında Türkiye idik. Şimdi bir- çok konuda 14 ülke ve izole edilmiş bir Yunanis- tan var. Bu hale geldi mesele. M H H ^ S-300 'lerin parçalan adaya geldi mi? - Onu savunma bakanına sorun. Ama ben S- 300'leri politik açıdan tepe tepe kuüanıyorum. Kıbrıs meselesini anlatırken S-300 olayının varlı- ğı benim muhataplanmın Türkiye'nin hassasiye- tini. kaygısını çok daha iyi anlamalanna imkân ta- nıyor \e ben de bunu devamlı anlatıyorum. ••••^ Dış politikada eksileri artılara çevirdi- ğiniz alanlar nedir? Temsilettiğiniz hükümet dış politikayı rayından çıkarma arayıştna giren RE- FAHYOL'dan iktidan devraldı. Seler yaptınız Türkiye 'nin ciddi dış politika sürecine yeniden girmesi için? - Geçmişten devraldığımız birçok 'eksiyi'. 'arn- ya' dönüştürmeye başladık. Temel tercih. Türki- ye'nin 'kendine' ve 'dünyaya' bakışını değiştirme- yolunda mesajlar alımyor mu? Türkiye'yiziyaret etme niyetlerini, ilişkileri samimi bir şekilde ge- liştirmeolarakgörüyor musunuz? İran ileyine P- KK konusunda nasıl bir gözleminiz var? - Biz hıç hayalci değiliz. Gayet ihtiyatlı yaklaşı- yoruz bu meselelere. Ancak şöyle bir politik terci- himiz var: Çok olumsuz durumlan çok ciddı kar- şıtlıkları dondurup olduğu yerde bırakmayı iş ola- rak saymıyoruz. Suriye ile daha çok ekonomi bağ- lamında neler olabileceğine bakmaktayız. Bir de durumu diizeltmek için bizim çok haklı. çok ciddi güvenlik iddialanmız var. Ama bu iddialanmız. bu kaygılanmız var diye bir problemi kendi haline bı- rakmak eski politikaolujor. Bakm Iran'la da benim halen birçok rezervlerim var. Ama nereden aldık, nereye getirdik. Suriye ile İran'la olduğumuz nok- tada değiliz. •••••• Türkiye ve Crdün arasında, İsrail ile ol- duğugibiyakın askeri işbirliği sürecibaşladu Bu, Türkiye 'nin askeri açıdan da Ortadoğu bölgesin- de önemli bir aktör olma yoluna girdiğinin gös- tergesi mi? - Bizim 29 ülkeyle askeri işbirliğimiz var. Bun- lann 23 ya da 24 tanesi de Islam Konferansı örgü- tüne üye ülkelerdir. Biz bu askeri eğitim işbirliği- ni bütün ülkelerle geliştirmeyeçalışıyoruz. Burada tabii şunu da belirteyim, bizim silahlı kuvvetleri- mizin niteliği bu konuda dışpolitikada bana çok ge- niş bir ımkân tanıyor. Çünkü fevkalade kaliteliler. O kaliteleriyle birçok ülke bizim silahlı kuvvetle- nmizle bu tarz anlaşmaları. bu tarz işbirliklerini yapmak istiyor ve aramızda böyle bir askeri bağın bulunması benim siyasetime bir girdi sağlıyor. Or- tadoğu konusunda Türkiye aktördür dedim ben sa- dece. Bu dönemde bizim uyguladığımız dış politi- ka, birikimimizi harekete geçirmeye dönüktür ve bu bağlamda Ortadoğu çok öncelikli ve özelliklere sa- hiptir. Yıllar yılı Ortadoğu'dan çıkmıştır Türkiye, kopmuştur. Şimdi biz onu yeniden Ortadoğu'ya bir etken faktör olarak getirebildik. Ben çok sayıda Arap ülkesıni ziyaret ettim. Orada tabii tahmin ede- ceğiniz gibi başlıca bir mesele, bazı Arap çevrele- rinin istismar eftiği konu, Türkıye-îsraı! ilişkileri. Arap telev izyonlanndan kendilerine şunu çok net anlattım, dedim ki: "Bakın biz hakikaten Arap ül- keleriyle, Arap toplumlanyla içtenlikle ilişkilerimi- B çok ileri götürmek istiyoruz. Bunu yapacak tari- himiz. birikimimiz hepsi vardır. şimdi btzde de bu nivet var. Ve bunda Türkiye'nin mcnfaatini görüyo- ruz. Ama bilin ki biz sLdnle bu ilişkilerimizi geiişti- rirken tsrail'le olan ilişkilerimi/ de a> m şekilde ge- lişeoekn'r. Yani ben Araplarla ilişkilerimi daha i>i ge- liştirevim diye İsrail'le olan politikalanmı bozacak değiiim yada sizin karşınızda sLdn hoşunuzagitmek için böyle bozacakjnış gibi görünecek değiiim, çok açık söylüyorum.- Ben hep bu politikayı ızledim. Bundan da kazandım. Sözde Ermenisoykınmıyasa tasansı ile gerilen Türk-Fransız ilişkileri neyöne gidiyor? - Bu yanhşta ısrar edilmesi Türk-Fransız ilişki- lerini biz istesek de istemesek de olumsuz etkiler ve yazık olur. Çünkü hakikaten Türk-Fransız iliş- kilerinin gelişmesi için bizim bakanlığımız çok e- mek verdi ve verdik. Hakikaten de başardık bunu. Tam başardığımız bir olay daha da ilerlerken bu ilişkilerin bozulması çok yazık olacak. • • • • Ermeni soykırım olayı neden yeniden canlandınldı? - Siyasi kararlar, önyargılaretken olabiliyor. Ne- denine gelince buna benim bir cevabım var, ama bu cevabım da biraz spekülatif bir cevap. Spekü- latif olmayan yanı Ermenistan'da aşın unsurlann tarihten düşmanlık çıkartması, kendi kimliklerini oluşrurmak için çare aramak aczinde olanlann Er- menistan 'da etkili olmasıdır. Bugünkü Ermenistan yönetimi düşmanlıklan kazıyıp canlandırarak ken- dine birkişilik arayışına çıkmıştır. Fevkalade teh- likelidir. Ermenistan Dışişleri Bakanı RobertKo- çaryan, Azerbaycan politikasını değiştirmezse Ka- rabağ'ı ilhak edeceklerini açıklıyor. lkincisi, bir- çok başka toplumda da görüldüğü gibi Ermenis- tan'da da, Ermenistan'da yaşayan Ermeniler daha dengeli, akılcı yaklaşmaktadır. Ermenistan dışın- daki Ermeniler ise gene o dediğim kişilik, kimlik bunalımı, aczi oluşturma ga>Teti içinde, her neden- se bu düşmanlığı bir unsur. bir etken gibi görme, yani onlan bütünleştiren, onlara kimliklerini ve- ren bir etken gibi kullanmaktadıriar. Ermenistan yönetimi de diaspora ile (Ermenistan dışındaki Ermeniler) çok bağlantılı bir yönetimdir. Aynca daha spekülatif olan şey şudur. Türkiye çok büyük bir ülkedir. Türkiye artık kendi büyüklüğünü abartmadan. eksikîerini gözardı etmeden kendi büyüklüğünün bilincine varmaktadır. Hele bir de oeşitsizlik, pahalılık, enflasyon gibi meselelerimi- zi ve bazı başka meselelerimizi çözebilsek... Bu. dış politikanın da kaidesidir. Birülkenin fazla güç- lenmesinden başkalan çok da hoşlanmaz. Enflas- yonu düşürüyoruz, bir yandan yine yüzde 8 büyü- me işaretleri var. Acayip, garip bir ülke.. Yani bun- lann olmaması lazım. Müthiş bir büyüme potan- siyeli olan Türkiye'den başka ülkelerçekıniyor. mm^ım Bakû-Ceyhan gerçekleşecek mi? Azer- baycan yıllardır Ceyhan 'a destek verdiğini açık- ladı, konuştu, ama uygulamada biraz çekingen davrandı gibi bir izlenim var. - Konuşuyor da işte. Azerbaycan, kendi petrol- lerini Bakû-Ceyhan yoluyla dünyaya ulaştırma- nın kendisine sağlayacağj çok büyük stratejik üs- tünlüğü hayata geçirmelidir. Çünkü Bakû-Cey- han. Azerbaycan açısından sadece ekonomik bir proje değildir. Azerbaycan açısından çok büyük bir güçtür. Bu güce bir an önce sahip olması lazım. Zira görüyoruz, Ermenıstan Dışişleri Bakanı çıkıp Karabağ'ı ilhak etmekten bahsediyor. Maalesef Azerbaycan topraklannın yüzde 20'si işgal altın- dadır. Burada benim görüşüm, bir dost olarak Ba- kû-Ceyhan'ın Azerbaycan'a sağlayacağı stratejik güvenceye Azerbaycan'ın bir an önce kavuşması- dır. Petrol boru hatlan konusunda hep ihtiyatlı ko- nuştum. Aslında fena götürmedik bu politıkalan. Bundan sonra da iyi götürmemiz lazım, çok da ha- yalci olmamak lazım. Son tahlilde galiba şirketle- rin dünya piyasalan üzerinde. maliyetler üzerinde yapacağı hesaplamaya bağlı. ^••^•i NATO'nun genişlemesine TBMM'nin eğilimi ne olacak? - TBMM'yi bilmem. onlann karan o. Ama cid- di birhükümetin ciddi birDışişleri bakanıyım. Bu konuda Türkiye tavnnı koymuştur, imzasını at- mıştır ve elbette NATO'nun genişlemesi poli- tikasını takip etmektedir. Bu genişlemeyi hatta yetersiz bulup. Bulgaristan ve Romanya'nın da öncelikle alınmasını savunmaktadır. İLAN T.C. ŞARKİKARAAĞAÇ ASLİYE HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEN Davacı Şarkıkaraağaç Bele diye Başkanlığı vekili tarafmdan davalı Şarkikaraağaç Ta- pu Sicil Müdürlüğü ve dahilı davalılar Adile Çopuroğlu vs. aleyhine açılan tapuda isim tashihi davasının yapılan yargılaması sonunda mahkememızin 1985 J 86 Esas. 1998.' 10 Kararsayılı ve 5.2.1998 tarihli karan ile davanın kabulü ile Şarkikaraağaç ilçesi Ortama- halle 49 ada 41 parseldeki 12600 ' 57600 hısse sahibi Süleyman oğiu Muhsın Çopur'un adının Süleyman oğlu Mehmedi Muhsın Coşkunçopur olarak, 12600/57600 hisse sahibi Süleyman oğlu Sabit Çopur adının Süleyman oğlu Ahmedı Sabit Çopur olarak, 3278/57600 hisse sahibi Emın kızı Emine adının Mehmet Emın kızı Emine Coşkunço- pur olarak, 3278/57600 hisse sahibi Emin kızı Pembe adının Mehmet Emin kızı Pembe Çetin olarak. 405057600 hisse sahibi Emın eşi Rasime adının Hacı Hasan kızı Rasime Çopuroğlu olarak. 597957600 hisse sahibi Sabit oğlu Remzı Çopur adının Ahmedi Sa- bit oğlu Remzi Çopur olarak, 4918 57600 hisse sahibi Ahmet Sabit oğlu Selami Çopur adının Ahmedı Sabit oğlu Selami Çopur olarak, 4918/57600 hisse sahibi Mehmet Muh- sin oğlu, Mehmet Emin Çopur adının Mehmedi Muhsın oğlu Mehrnet Emin Çopur ola- rak düzeltilmesine karar venlmiş olup, dahili davalılardan Remzı Çopur, Rukıye Çopur, Mehmet Emın Çopuroğlu. Çiğdem Hüner. Ismet Yolcu. Mehmet Emin Çopuroğlu. Şük- rıye Çopuroğlu. Halil Ibrahım Çetın, Ayşe Coşkunçopur, Yaşar Çetin, Remzi Erdal Hü- ner, Emin Ergün Hüner. Mustafa Erol Hüner ve Saadet Kaikan'a ilanen teblığ yapılma- sına karar verilmiş olup adı geçen dahilı davalılara ılan tarihinden itıbaren 7 gün sonra tebliğ edilmiş sayılacağı hususu ilanen teblığ olunur. Basın: 26659 T.C. BAYBURT ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN EsasNo: 1997/250 Davacı DSİ Genel Müdürlüğü vekili Av. Hikmet Be- kar tarafmdan davalı Bayburt Arpalı köyünden Mustafa Ergül aleyhine mahkememize açılmış bulunan tescıl da- vasının yapılan açık duruşması sırasında venlen ara ka- ran gereğince, Davacı vekili dilekçesınde Arpalı köyünde kâin 325 parsel No'lu ve istimlak evrakında 54 parsei numarası ile gösterilen taşınmazda 150 m2'lık kısmın davacı idare adına tescilıni talep etmış olup. Bayburt Arpalı köyün- den Mustafa Ergül tüm aramalara rağmen adresi tespit edilip davetiye tebliğ edılemedığinden ilanen teblığine karar verilmiş olup duruşmanın bırakıldığı 7.7.1998 gü- nü saat 9.00'da duruşmada hazır bulunmaları veya ken- dilerını bir vekille temsil ettirmeleri, duruşmada hazır bulunmadıkları ve kendilerıni de bir vekille temsil ettır- medikleri takdirde duruşmalann yokluğunda yapılıp ka- rara bağlanacağı hususu HLMK'nin 213 ve müteakip maddeleri gereğince davetiye yerine kaım olmak üzere ilanen tebliğ olunur. Basın: 26425 İLAN T.C. İZMİR 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN 1997 635 Esas Davacı Konak Belediye Başkanlığı tarafmdan davalı- lar Ali. Hamide, Zehra, fkbal, Emine, fbrahim. Nazikter. Nisaittin. trfan aleyhine açılan 17. Md. göre tescil dava- sında verilen ara karan gereğince; Davalılar Alı (Ibrahım oğlu). Hamide, Zehra (tbrahim kızıj, Jkbal (Bilal karısı), Emine (Bilal kızı), tbrahim (Bilal oğlu), Nazikter (Bilal kızı). Nisaittin (Bilal oğlu). Irfan (Bilal oğlu) 5298 Sokak No: 14/1 Ballıkuyu-tzmir adreslerine yapılan tebligatlar bila ikmal iade edilmiş ve yaptırılan zabıta araştırmasına rağmen tebligata elveriş- li adresleri tespit edilmemiş olmakla dava dilekçesinin ilanen tebliğine karar verilmiş olup yukanda adları ve adresleri yazılı davalılann duruşma günü 16.7.1998 gü- nü saat: 9.00'da mahkememizde hazır bulunmaları veya kendilerini bir vekille temsil ettirmeleri. aksi halde du- ruşmalara gıyaplannda devam edilip yokluklannda ka- rar verileceği hususlan dava dılekçesı tebliğ yerine geç- mek üzere ilan olunur. 4.6.1998 Basın: 26846 İLAN T.C. KAYSERİ 3. SULH HUKUK MAHKEMESİ'NDEN EsasNo: 1993 939 Karar No: 1997 670 Davacılar Muammer Yücel ve arkadaşlan tarafmdan davalılar Ikbal kocası Hacı Osman ve arkadaşlan aley- hine açılan Izale-ı Şuyu davasının yapılan açık yargıla- ması sonunda: Kayseri ili Melikgazi ilçesi Gürle Mahallesi kütük 393, ada 971. parsel 33'te kayıtlı bulunan taşınmazın or- taklığının giderilmesme, satışın ItK'nin 112-116. mad- deleri gereğince yapılmasına karar verilmıştir. Mahkememizden verilen iş bu karar davalılardan Ik- bal kocası Hacı Osman'a teblığ edilememiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun ılgıli maddeleri ge- reğince iş bu ilanın neşrinden 15 gün içinde ılgılinin mahkememize müracaat etmesi veya bir vekil gönder- mesi, aksı halde karann kendisine tebliğ edilmiş sayıla- cağı lüzumu tebliğ olunur. 17.4.1998 Basın: 18681
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog