Bugünden 1930'a 5,439,041 adet makale



Katalog


«
»

12 HAZİRAN 1998 CUMA • • • • CUMHURİYET SAYFA HABERLERIN DEVAMI 17 TURKIYE Istanbul Edime Kocaeli Çanakkale Izmir Manısa Aydın Denizli A A A A A A A A 27 32 30 26 31 32 34 31 Sinop PB 26 Adana A 32 Samsun PB 24 Mersin A 29 Trabzon PB 25 Diyarbakır A 8 Gıresun Ankara PB 24 Şanhurfa A 34 Y 25 Mardin A 32 Eskışehır PB 27 Sıırt Konya A 33 PB 27 Hakkâri A 30 Sıvas Y 22 Van A 26 Zonguldak PB 25 Ântalya A 30 Kars A 27 Yurdun iç kesimleri çok bulutlu, Batı ve Orta Karadeniz'in iç kesimleri ıle Içanado- lu'nun doğusu sağa- nak, yer yer gökgü- rültülü sağanak ya- ğışlı diğer yerier az bulutlu ve açık geçe- cek. Hava sıcaklığın- da önernfi bır değişık- lık olmayacak. DIS MERKEZLER Oslo Helsinkı Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Paris Bonn PB Y Y Y Y Y Y Y 20 25 20 17 16 24 19 22 Münih Y 18 Zürih Bertın Budapeşte Madnd Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Y Y PB Y Y Y Y PB 20 24 24 17 28 30 28 28 Y 16 Şam Moskova Aşkabat Akmola Taşkent Bakû Bişkek Tiflis Kahire PB PB Y Y A Y A A 30 34 30 31 32 30 34 38 A 37 Parçalı buJutkj t Çok bulutlu Kariı Gok gurûltaû GUNCELcÜNEYT ARCAYÜREK • Baştarafı 1. Sayfada alan hükümet, dışardan destek veren CHP ile ko- nuşarak, anlaşarak, uzlaşarak çeşitli yönlerden önemsenecek adımlar atıyor. Gelişmelerin önemsenmesi hangi nedenlere daya- nıyor? Hükümetın ve sıstemin açmazlara düşmesinden medet umanlara göre, seçim tarihinin onca ay önce- sinden ilan edilmesi pekçok açıdan kargaşa yarata- cak, ömeğin ekonomi çuvallayacaktı. Seçim tarihi ilan edildi, beklenen olumsuz tepkile- rin yerine ülkenin rahat nefes aldığına ilişkin haberier gelmeye başladı. Yıl sonunda bır seçim hükümetinin kurulma olası- lığı pariamenter rejim kurallan içinde gerçekleşmeye bırakıldı. Ne yukanya ne de aşağıya danışmadan CHP ve hükümet ortaklan seçim tarihinde ve seçime başka bir hükümetle gitme konusunda anlaştılar. Yılmaz güvence verdı: Sandık gününe değin se- çim ekonomisı izlemeyeceklenni açıkladı. Son gelişmeler bir oluşuma daha kapıyı aralıyor: Halkın siyasal partilerle siyasetçilere duyduğu gü- vensizliği -belki deöfkeyi- önemli ölçüde yitirme ola- sılığını ön plana çıkanyor. Hatta, topluma seçimden sonra gelecek hükümet- lerin aynı kararlılıkla ilerleyecekleri umudunu aşılıyor. Bu tabloyu daha da pekıştirecek yeni kararlar, par- çalı bir partamentodan ve hükümetinden geliyor. Yeni aşamayı "Cumhuriyef'm dünkü atlatma ha- beri veriyor. Haber hükümetin "hileli seçim ittifaklannı engelle- yecek" çalışmalar başlattığını bildiriyor. Seçim Yasası'nın 16. maddesiyle "partilerin ittifak yapmalan yasak". Ne var ki, 1995 seçimlerinde kimi partiler; özellik- le ANAP, bu yasağı delmeyi başardı. Küçük bir başan elde etti ama; daha sonraki aylar- da bu ittifaklardan kaynaklanan sıkıntılan zoıiukla gi- derebildi. Yalancının yalanlaması Geçmiş deneyimlere, günümüzün bilinen gerçek- lerine karşın; son gunlerde seçim ittifakına yasal ola- nak sağlanmasını isteyen bir siyasal akımın ateşi, Çankaya'da yakıldı. Sonuçta FP'nin sonradan "fikir jimnastiği" diye nitelediği "büyük çaplı bir arayışa" yönekli. Hesap basitti: DP gibi, BBP gibi, YDP gibi "küçük parti" adları, FP ile DYP ittifakına örtü olarak kullanıl- dı. Amaç, FP ile DYP'yi seçimde başgöz etmekti. Tam bû aşamada bir de ne gorelım: Şaibe Hanım, son grup toplantısında "hiç kimseyle seçim ittifakı- na girmeyeceklerini" büyük bır telaş içind.e -ama. inandıncı olmayan bir üslupla- söylüyor. Yüzde 36 oy alarak "tek başına iktidara" gelecekmiş! DYP'nin ittifak peşinde olduğu haberlerintn -bu sü- tunlarda günlerdir yazdığımız haberlerin- "stratejik yalanlar" olduğunu öne sürüyor. Açık seçik durum dün olduğu gibi bugün de orta- da: Şaibe Hanım -siyasal yaşamı boyunca olduğu gi- bi- bugün de "stratejikyalanlamaJar" ile gerçeği göz- lerden kaçırmaya çalışıyor. Oysa, ittifakın yasalaşmasından sonra kendini ik- tidara taşıyacak hangi parti veya kişi olursa olsun o parti ya da siyasetle birteşmeye dünden hazır. Üstelik yalanın binini bir paraya sattığı soruşturma komisyonuna verdiği son mal bildırimiyle kanrtlanı- yor. Düşününüz ki; hizmetkârlan Suna Pelister'e al- dınp sonra,tapulanna geçirdikleri Kuşadası'ndaki çift- likson mal beyanında "taha"... Bolu'davillalannyük- seldiği arsalar da "taria"... Bu bilgilerden sonra Şaibe Hanım'a nasıl inanacak- sınız? Hükümet Başkanı Yılmaz, Cumhuriyet'e "Biz itti- faka karşıyız" dryor. Başbakan Yardımcısı Ecevrt, "it- tifakı yasaklayan yasada hileli bir yol bulup gedik açanlara olanak vermeyecek bir düzenleme yapa- caklannı" açıklıyor. Meclis'teki en azından üç partinin (ANAP-DSP ve CHP'nin) Çankaya gibi, FP Genel Başkanı Kutan gi- bi, hele hele amaca varmak için yalanı mübah sayan Şaibe Hanım gibi düşünmediği ortaya çıkıyor. Hükümet kararlılığtnın seçim tarihiyle beraber ya- salaşmasını beklryoruz. Evet: Hileli rttifaka ve ittrfaklara kapılar kapansın! Pariamenter rejimin selameti için... Soykırım kuşatması• Baştarafı 1. Sayfada ganıze edenleri kınamakta, Erme- ni halkına üzüntüsünü bildirmek- te ve 24 Nisan tarihini "Soykınm KurfoanlannıAn ma Günü" olarak değerlendi rmektedir. Kanada-23 Nisan 19%: Meclis, 24Nisan 1915'ten sonra 1.5milyon insanın yaşamına neden olan Er- meni trajedisini 81. yıldönümünde tanır. Meclis, birtoplumun diğeri- ne yönelik insanhk dışı tutumlan- nın anılması için 20-27 Nisan gün- lerini insanlığa karşı işlenen suçla- nn tanınması için belirler. Belçika - 8 Ekim 1997: Belçika Senatosu; 1915'te Türkiye'de ya- şayan Ermenilerin dönemin Os- manlı Imparatorluğu'nca uygula- nan soykınmın kurbanlan olduğu- na ilişkin 18 Haziran 1987 Avrupa Parlamentosu'nun "Ermeni soru- nuna srvasi çözüm" başlıklı karan- nı göz önüne alarak; Ermenilerin sistematik ve düzenli şekilde öldü- rüldüklerine ilişkin en ufak tarihsel şiiphe duymayarak; geçmişteki ha- talann ve suçlann kabul edilmesi- nin toplumlar arasında yeniden kaynaşmanın sağlanması için bir önkoşul olarak sayarak ve Erme- nıstan ya da başka bir yerde adalet sağlanmadan banş sağlanamayaca- ğından hareket ederek; Türk ve Er- meni halklan arasındaki farklılık- lann bugün de insan hayatlanna za- rar verecek şekilde sürdüğü ve et- nik gruplann bölgeden sürülmesi- ne ve birçok insan haklan ihlaline neden olduğunu belirleyerek; Türk hükümetinin Avrupa Parlamento- su'nun soykmmın kabul edilmesi- ne ilişkin 1987 tarihli karannı tanı- madığını hatırlatarak; Türk hükü- metınden, Osmanlı Imparatorlu- ğu'nun 1915 yılında Ermenilere karşı soykınm uyguladığına ilişkin tarihsei gerçeği tanımasını ister. Avustralya - 17 Nisan 1997: 24 Nisan I997'nin Osmanlı tmpara- torluğu'nun 1915-1922 arasında Ermenilere uyguladığı soykınmın 82. yıldönümü olduğundan hare- ketle Meclis; 20. yüzyılın ilk soy- kınmında yaşammı kaybeden 1.5 milyon erkek, kadın ve çocuk kur- banın anısmı onurlandırmada New South VV'ales Ermenilerine katılır. İnsanlığa karşı bu tür suçlann bir daha işlenmemesı için insanhk ta- rihinin bu kara bölümlerinden ders- ler alınmasının önemini tanır. Er- menilere ve diğer toplumlara yö- nelik soykınmlann yalanlanması ve tarihi gerçeklerin çarpıtılmasına yönelik zamanaşımının kullanıl- masma yönelik ginşımleri engel- ler. Bundan böyle, bu yüzyılın ilk soykınmının 1.5 milyon Ermeni kurbanının bütün New South Wa- les'te 24 Nisan da anılmasmı kabul eder. Yunanistan - 26 Nisan 1996: 24 Nisan tarihınin sözde Ermeni soy- kınmını anma günü olarak ilan edilmesi konusunda Yunanistan es- kı Dışişleri Bakanı Samaras'ın li- deri olduğu Siyasi tlkbahar Partisi tarafından hazırlanan yasa tasansı 4 Ekim 1994 tarihinde parlamento- ya sunulmuştu. Tasan. Meclis'in Kamu Yöneti- mi, Kamu Düzeni \e Adalet Ko- misyonu'nun 23 Kasım 1994gün- kü toplantısında görüşülerek oybir- liğiyle kabul edilmiş, Ermeni grup- lan olmak üzere. Yunanistan'daki çeşitli çevrelertarafindan sözkonu- su tasannın Parlamento Genel Ku- rulu'nda görüşülmemesi eleştiril- mişti. - Sözde Ermeni soykınmının 81. yıldönümü faaliyetler bağlamında, 25 Nisan 1996 tarihli ANA bülte- ninde, Yunan Parlamentosu'nun 25 Nisan günü yapacağı toplantıda 24 Nisan tarihinin Ermenilerin "Türk rejimi tarafından" soykınma uğra- tılmasının yıldönümünü anma gü- nü olarak ilan edilmesine ilişkin ya- sa tasansının görüşülmeye başla- nacağı bildirildi. Tasan, 26 Nisan'da yapılan gö- rüşmede kabul edildi. 'Seçim ittilakı yok' • Baştarafı 1. Sayfada Önümüzdeki dönemin programını yapabilecek durumdayız. 30 Haziran'da hükümetin birinci yılı ne- deniyle ortak basın toplan- tısı düzenleyip kamuoyuna aynntılı açıklamalar yapa- cağız. Baykal'Iavardığımız mutabakatı hükümet ortak- lannm evet diyeceği bir noktaya getirdik. Bu ortak başandır. SEÇİM İTTİFAKLA- RI: Biz buna karşıyız. Ya- sal olarak yapılması gere- kenleri CHP'yle de görüş^e- ceğiz. Seçim tarihini de'ke'-' sinleştirecek yasa sonbaha- ra kalacak olursa, bu da mutlaka uzlaşmayla olur. Ancak bu yasama yılında tamamlamaya çalışacağız. TBMM'NtN ÇALIŞ- MASI: Meclis'ten kanun çıkarmak kolay değil. En basit kanunlar bile zorluk- la çıkıyor. Tabii bu yavaş çalışmak doğaldıranlamın- da değil. Güçlüklerimiz var. Kimilen Meclis'i fab- rika gibi görüyor. Bir taraf- tan tasanyı veriyorsun öbür taraftan yasa olarak çıkıyor, olur mu öyle şey. İRTİCATASARILARl: Bu konudaki eleştiriler haksız. Biz hazır olan sekız yasa tasansının hemen ya- salaşacağını söylemedik. Meclis'e indirileceğini söy- ledik. Dediğimizi de yap- tık. Bir haftada Meclis'e getirdik. Burada tabii tar- tışma olacak. Ama bu yasa- ma yılında birkaçının çıka- cağını sanıyorum. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Ya- sasr'ffiftirt dflzenfemeferfe. camilerin yapımı ve Diya- net'e devrine ilişkin düzen- lemeyi bu yasama yılında çıkarmaya çalışacağız. IMF-DÜNYA BANKA- SI: Yaptıklan değerlendir- meler son derece olumlu. Bir iki ay içinde bunun et- kisinin daha da hissedilece- ğini düşünüyorum. Sanıyo- rum, puanlama kuruluşlan da bunu dikkate alacaklar. ÇETELER: Devletin kurumlan arasındaki uyum iyileştikçe olaylaraydınlığa kavuşuyor. Ben, "Ne yap- tıklaruıı biüyoruz ancak zoriuklanmız var" derken, zorluklanmızdan bunun açığa çıkmasını istemeyen- lerin bulunduğunu söyle- mek istedim. Ecevit: Takvim değjşmez Ecevit'in yanıtlan ise ko- nulara göre şöyle: YILMAZ - BAYKAL GÖRÜŞMESt: Anlaşma en azından belirsizliğin or- radan kalkmasına neden ol- du. Artık bir süreç başladı. Durdurulamaz, döndürüle- mez bir takvim işlemeye başladı. Benimanlaşmanın özüne itirazım yoktu, ama aylarönceden ilanının yan- lış olacağinı düşünmüştüm. Bunu da bunalım olmadan, rahat atlattık. SEÇİM YASASJ: Sanı- yorum hepimiz seçim ya- sasına dokunmaya korİcu- yoruz. Yasanın bir yerine dokununca çorap söküğü gibi arkası gelecek. O za- man, nerede durulacağı belli olmaz. Ben sadece ba- raj konusunun değişebile- ceğini önerdim. Ancak ona da CHP yanaşmıyor. SEÇİM İTTİFAKI: Biz öteden beri buna karşıyız. Bütün partiler evet derken biz hayır diyorduk. Çünkü partiler arasındaki ittifak seçimden önce değil sonra olur. Demokratik gelenek budur. Efendim Meclis parçalı olurmuş. Olsun, ne yapalım. Halkın iradesine kanşacak degrtiz ya. önemli olan Meclis'in par- çalı olması değil. uzlaşma zemini yaratılabilmesi. O yaratılıyorsa, sorun çözül- müş demektir. Hem ittifak- la, merkez sağ-merkez sol birleşir deniyordu, son ha- berier sağda ittifak deyince neyin geleceğini de göster- di. DEMİREL UNSURU: Sayın Cumhurbaşkanı sü- rekli yetkinin kendisinde olduğunu anımsatıp duru- yor. O yüzden, altı ay ev- velden kararlar almak, ön- görülerde bulunmak ger- çekçi değil. Bakın, şimdi- den FP, o gün görev bize verilmeli demeye başladı. öyle bir durumda inisiya- tif Yılmaz'la Baykal'ın elinde de olmaz. EKONOMİ: Haberier çok sevindirici. Benim, Yılmaz-Baykal uzlaşması- na yaklaşırken bir düşün- cem de buydu. Türkiye, böyle bir konjonktürü her zaman yakalayamaz. Bunu heba etmemeic gerekiyor. ÇİNGEZlSİ:21.yuzyıl Çin'in. Bu inkâr edilemez. fç pazanyla dinamizmiyle böyle. tşadamlanmıza söy- leyeceğım Çin'i buraya ça- ğırsınlar, oraya dagitsinler. Orta Asya cumhuriyetle- rinden sonra Çin'le komşu olduk sayılır. Bütün KİT'- lerinı özerkleştinyorlar. Bunu ilk ben önermiştim. Ama bizim için fırsat bir ölçüde kaçtı. • Baştarafı 1. Sayfada alımlarda "ertelemeler'' olduğuna ilişkin bilgilerin kendisine de geldiğini kay- deden Utkan. "Burada er- teleme söz konusu. lptal değil. Örnegin Eryx tank- savar füzesi alımınm jmza- lanmasının ertelendiği bil- gisi var. Bazı alımlann ko- nuşulması ve imzalanması ile ilgili ertelemeler oldu ve bu da bana normal geli- yor" diye konuştu. Eryx tanksavar füzeleri ile ilgili ön protokol imzalanmış, bekiemede Yaş meyve ve sebzede kayıt dışılığa son ARABİSTAN • DANİMARt .AFRİKA NİJERYA » • MEKSİKA • BELÇİKA ancak Fransa Ulusal Mec- lisi'nin yasa tasansmı ona- ması üzerine mutabakat muhtırasmm imzalanması ertelenmişti. Füzelerin Türkiye'ye maliyeti 2.7 milyar frank tutuyor. Utkan, tasannın gömül- mesi ile ilgili soru üzerine de u thtiyatla karşılamak lazım. Buna kimsenin ga- ranti verebileceğini zannet- miyorum. Tasan, mayıs ayında da Meclis günde- mindeyoktu,sonra alındı" dedi. Kararlarla yasalar arasında bır fark olduğunu belirten Utkan, Fransız hü- kümetinin tavnnın tüm bo- yutlanyla henüz ortaya çıkmadığını da kaydetti. Öte yandan Ermeni soy- lunmı yasa tasansının Fransız Senatosu'nca ka- bul edilmemesi için Pa- ris'te temaslarda bulunan DSP Zonguldak Milletve- kili Mümtaz Soysal baş- kanhğındaki Türk paria- menter heyeti, dün Senato Başkanı Rene Manory ile görüştü. Görüşmeye. Se- nato DışilişkilerKomisyo- nu Başkanı Xavier de VD- lepin de katıldı. Türk par- lamenterlerin. söz konusu yasa tasansının Türk- Fransız ilişkilerine vuraca- ğı darbeye dikkat çekerek Fransız Senatosu'nun tasa- nyı engellemesini istedik- leri öğrenildi. Manory ise yaptıgı görüşmede teklifm şu anda senatonun günde- minde olmadığını ve ekim ayından önce de gündeme gelmesinin beklenmediği- ni söylediği öğrenildi/ Soykınm yasasını kabul eden Fransız Ulusal Mec- lisi'ne tepkiler devam edi- yor. Anadolu Üniversitesi Senatosu, Kahramanma- raş Meslek Odalan Birliği, uluslar arasında kin ve nef- ret duygulan yaratacak böyle bir tasannın yasalaş- mamasını dilediklerini kaydetti. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Yaş meyve ve sebzenin toptancı halleri dışın- da alınıp satılması önlenerek bu piyasanın kayıt altına alınmasını hedefleyen tasan, dün TBMM Genel Kurulu'nda kabul edil- di. Tasannın yasalaşmasıyla; fiyatlann tam rekabet koşullannda serbestçe oluşacağı, yüksek komisyonlann düşmesiyle de ucuzlayacağı bildirildi. Mera Yasası'nda değişiklik yapılarak yasanın, Dünya Ticaret Örgütü Anlaşma- sı'na uygun hale getirilmesi için ithalattan alınan ek verginin kaldınlmasını öngören yasa tasansı da TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Yaş sebze ve meyve ticareti ve toptancı halleriyle ilgili kanun hükmünde kararna- mede değişiklik öngören tasan üzerindeki göriişmeler dün taraamlandı. Türkiye'de bugün iç pazara sürülen yaş sebze ve mey- venin ancak yüzde 35-40'ının toptancı hal turnikesinden geçtiği. yüzde 60-65 oranın- daki yaş sebze ve meyvenin ise hiçbir kay- da girmeksizin pazarlandığına dikkat çe- kildi. Tasannın yasalaşmasıyla, borsa kim- liği kazanan toptancı halde karşılaştırma yoluyla mallann en uygun fiyatla satılma- sının sağlanacağı ve enflasyonun da düşü- riilebileceği bildirildi. Tasannın kabul edilmesiyle, mallann belediye sınırlan içinde veya mücaviralan- lar içinde perakende satışını yapanlann, bunlann toptancı haiden satın alındığını belgelemek zorunda olmalan hükme bağ- landı. Bu hükme aykın eylemleri saptanan nakliyeciler ile ambar sahiplerinin tasamı- fu. altında her türlü nakil aracı da 7-15 gün parka çekilip faaliyeti engellenecek. Top- tancı hallerde satılan mallann toptan satış bedelinin yüzde 2'sini geçmemek kaydıy- la belediye meclislerince düzenlenecek ta- rifeye göre belediye payının tahsil edilme- si, hale girmeden perakende satışa sunulan ürünlerin hale girişi sağlanarak açık arttır- ma ile satışının yapılması da karara bağ- landı. Komisyonlann satış bedeli üzerin- den taraflarca serbestçe saptanması, ge- rekli görülmesi halinde komisyon oranının tavanının bakanhkça belirlenmesi; dene- tim için belediyeler tarafından hal zabıta- sının görevlendirilmesi de hükme bağlan- dı. Mera Yasası'nda değişiklik yapılarak yasanın, Dünya Ticaret Orgütü Anlaşma- sı'na uygun hale getirilmesi için ithalattan alınan ek verginin kaldmlmasını öngören yasa tasansı da TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Yasa. mera alanlannda maden ve petrol işletme faaliyetleri izni verilme- si için u verimlişartı''nın aranmamasmı ön- görüyor. Yasaya göre, Mera Fonu'na, her yıl akar- yakıt dışındaki maddelerden alınan güm- rük vergisi tahsifat tahmininin yüzde 2'si tutanndaki miktardan az olmamak üzere, genel bütçeden pay aynlacak. Buca CezaevVnde olay: 4yaralı IZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - Buca Cezaevi'nde, Dev-Sol davastndan yargılanan tutuklularla gardiyanlar ara- smda kavgaçıktı. Olayda ikisi gardiyan 4 kişi yaraiandı. Edinilen bilgilere göre dün öğteden sonra Izmir DGM'de yapılan yargıla- manın ardından cezaevi aracında, tu- tukiu Ne*7at Kalaja. TamerÇa&raile jandarmalar arasında tartışma çıkö. Tar- öşma cezaevinde de sürdü. KaJayci ve Çadırcı'nm kaldığı 6. koğuşun girişin- de aynı davadan tutuklulann da gardi- yanlarla kavga etmesi üzerine olay bü- yüdû. Bu arada koğuş camian kınldı ve yangın çıktı. Bunun ardından cezaevi yönetimi jandarmadan ek takviye kuv- veti istedi. Yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu kısa sürede söndü- rüldü. Olaylar, jandarmanın müdahale- siyle büyümeden bastmldı. Çıkan kav- gada yaralanan Kalaycı, Çadırcı ile gar- diyanlardan \i»fi Gökta? ve Rıza Yıl- maz, Yeşilyurt Atatürk Devlet Hastane- si'ne kaldınlarak tedavi altına aJmdılar. Izmir Cumhuriyet Başsavcısı MeGb Tbrı, cezaevine giderek cezaevi savcı- lan Yaşar Aslan ve Cemal Doğan'dan bilgi alırken olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi. G U N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada Tabii bu değerlendirme daha çok, cezaevferinin genel anlamına, toplumsal yaşamdaki yerine göre ya- pılmış. Eğer Shaw Türkiye'deki cezaevlerinin görü- nümüne baksaydı, sanınm buna eklemeler yapardı. Cezaevlerindeki uygulamalar kamu vicdanını ya- ralayacak bir noktaya geldi. Parasız eğitim istedikle- ri için 96 yıl hapis cezasına çarptınlan gençlerin de- ğil arada bir dışan çıkması, arkadaşlanyla görüşme- si bile sorun. Düşünceleri nedeniyle cezaevine konulan kişiler, havalandırmasaatinin birazdahafazlatutulması, ko- ğuş kapılannın olabildiğince uzun süre açık kalması için cezaevi yonetimleriyle ters düşüyorlar. Zaman za- man "isyanlar" çıkıyor. Bu cezaevlerinin bir yüzü... Bir de öteki yüzü var. En son Edime olayıyla birlik- te gün ışığına çıktı. Cezaevleri bir kesim için de se- faevi haline gelmiş durumda. Öyle ki, bunu saklama gereği bile duymuyorlar. Ülkemizde beklenmeyen olay patlak verince, onun gelişmesi mutlaka acıklı güldürüye dönüşür. Edime olayının geldiği nokta da öyle. Sanatçı Muazzez Ersoy Kervansaray Otel'e gidi- yor. Lobide otururken garson kendisine bir kaden şampanya getiriyor. Sanatçı içmeyeceğinı söyleyin- ce, garson ısrar ediyor. Aradan kısa bir süre geçiyor. Silahlı kişiler üzerine kurşun yağdınyor. Olay gazete- 'ere şöyle yansıyor "Ersoy'a silahlı saldın. Nedeni araştınlıyor. Ikram edilen şampanyayla ilgili olup olmadığı merak edili- yor." Ertesi gün durum netleşiyor. Ersoy'a saldıranlann şampanya ikramının reddini onur meselesi yapan ki- şiler olduğu anlaşılıyor. Bunlann kimliği ortaya çıkın- ca işler iyice kanşryor - Cinayetten mahkûm, Edime Cezaevi'nde yatıyor görünüyoriar. Kervansaray Oteli'nde oda ayırtmışlar, orada kalıyoriar. Hemen soruşturma başlatılıyor. Soruşturma nasıl? Çok yönlü. Bizde hiç tek yönlü soruşturma olmaz. Hep çok yönlü ve derin olur. O kadar derine inince de tabii bir şey görünmez. Şu gelişme olmasaydı konuya yeniden değinme gereği duymayacaktık: Edime Valisi Mehmet Cansever, Emniyet Müdü- rü'nün istemini yerinde bularak otele bir ay kapatma cezası verilmesini onayladı. Buradan yola çıkarak şu kişiler de cezalandınlma- h: Lobiye gelerek olay çıkmasına neden olan Muaz- zez Ersoy. Şampanya siparişini alarak sanatçıya götüren gar- son. Gardiyan dîsko... Bu gelişmeleri en iyi Adalet Bakanı yorumladı: "Işin çivisi çıkmış..." Bakanlıktan en çok Bakan yakınıyor. Hani neredey- se, yurttaşlann gruplar halinde Bakan'a gidip, tesel- li etmesi gerekecek. Adalet Bakanı dün de derin değeriendirmelerini sürdürdü: "Bazı cezaevlerindeki koğuşlarda 30 kişi, 50 kişi bulunuyor. Inşaat itibanyla gündüz, hatta ge- ce içeridene olup bittiğini devletin kontroletme şan- sı olmuyor." Bakan'ın bu değerlendirmesi doğru ama, Bakan haklı değil. Geçen şubat ayında Burdur Cezaevi'nde yaşanan olayı anımsayalım. Ülkücü baba Kürşat Yılmaz bir pazar günü cezaevindekileri topluyor: "Arkadaşlar ben yann gidiyorum. Bu akşam veda yemeğıyiyelim." Kürşat Yılmaz, ertesi sabah Mercedes otomobille ve bir çavuşla mevcutlu olarak firar ediyor. Cezaev- lerimizde yeni bir gelenek; "Firar töreni." Dile getirmesi gerçekten acı... Adalet Bakanlı- ğı'ndaki yetkililerden dinledim, milletvekilleri en çok uyuşturucudan hüküm giyenlerin rahat etmesi için devreye giriyor. Bu da olayın bir başka halkası. Edir- ne kahramanlan için devreye girenler de hatın sayı- lır kişiler! Bakan cezaevlerinin fiziki yetersizliğinden söz edi- yor. Bizce Edime olayı bir çözüm önerisini de gün- deme getirdi; Çok yıldızlı otellere cezaevi kontenjanı tanınsın. Hem turizm patlar hem Bakan rahatlar. Bu oteller- de de renkli bir hayat başlar Gardiyan disko, mah- kûm bar, salon demir parmak... Kadınlar evlilikte • Baştarafı 1. Sayfada lirtildi. Kadmlann "Edini- len mallara kablma rejimi- ni" 1993 yılında 100 bın imza ile destekledikleri anımsatılan mektupta. Ka- dın Sorunlan Araştınna Merkezi tarafından 1500 kadın ile yapılan bir anket- te de, kadınlann yüzde 93.7'sinin bu rejimi istedi- ğine dikkat çekildi. Mek- tupta, bu araştırmada en gencinden en yaşlısına ka- dar kadınlann büyük bir çoğunluğunun mal rejimi konusunda "Eşhlik" iste- mesinı, "Parlanıentonun görmezlikten gelemeyece- ği" vurgulandı. Mektupta özetle şöyle denildi: "Yasa Taslağı TBMM'de tarüşı- lırken. 'evlilik süresince edinilmış mallann eşit pay- laşımı' doğrultusunda ge- rekli düzenlemenin >apıl- masuu, bu konu ile ilgili arastırma verilerinin eşli- ğindesizlere ülke secmenle- rinin yansınm isteği olarak bir kez daha iletiyor. gerek- li ilgi ve desteği göstereceği- niz inancr\1a saygılar sunu- voruz." Adam öldüren polise ceza yok • Istanbul Haber Servisi- l Eylül 1996tanhinde müşteri olarak bindiği minibüsün sürücüsü Sabri Yeşilbağ ile tartışan ve daha sonra ateş ederek Yeşilbağ'ın ölümüne sebep olan polis memuru Ali Gölgelı, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandı. Mahkeme heyeti, Gölgeli'yi "Katil kastı olmaksızın bir kişiyi öldürmek" suçundan 8 yıl ağır hapis cezasına çarptırdı. Ancak bu ceza, "memurun görevini ifa ettiği sırada cürüm işlediği" gerekçesiyle. ilkönce l yıl 4 aya. daha sonra Gölgeli'nin duruşmalardaki iyi hali dikkate alınarak l yıl 40 güne indirildi. Mahkeme, Gölgeli'nin suç işlememe eğilimini dikkate alarak cezayı tecil etti. Süpücütere uyarı • İstanbul Haber Semsi - Istanbul Büyükşehir Belediyesi, ÎMES-TEM kavşağı için I5 Haziran-l5 Ağustos tarihleri arasında ınşaat çalışmalan yapılacağını belirterek sürücüleri uyardı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog