Bugünden 1930'a 5,465,197 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 1 HAZİRAN 1998 PAZARTESİ 4 HABERLER ODTÜ'yü işgal eden öğrencilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmada yakalanan YusujAslan, götürülürken arkadaşlanna eylem çağrısı yapar 'Geri dönmezsek silahlanın'• • çlü Amfî'de işgalin tartışıldı- ~JT I ğı toplmtıda Sinan Cemgil I I özetle sunları söyler: "Üni- V_ y versiteyı işgal için verdiğimiz karar beüi Idşileriııdeğil çoğunluğun ka- randır. Vöneticiler vaşlılıklan sebebiyle esneklik kabitiyetltrini ka> bettikkri için meselelerimizi değerlendiremiyorlar. Dün Amerikan iisii dediğimiz rektör- lük binasını işgal efik. Bıı işgaldevam et- melidir. Miicadelexıizi toplumun diğer sınıflarına da anlatmauyız. Bugün Ame- rikan üssü işgalaltiBdadır. Amerikan cel- iadımn arabasını yakanlar önce ihbar edildi ama sonra oıiara hak verildi. Ge- çen forumda, 'Silailanıp Kazılay'a ıne- lım' dediler ve böve bildiriler dağıttılar. Biz silahlanırsak Kı/ılav 'a inmeviz. Ne- reye gjdeceğimizi iyi biliriz. Demokrasi- yi savunmak için >iptığım« miicadeleye duvar gibi karşı çıkanlar var. Bu duvar- lan yıkıp geçeceğiz. ^ ılnıadığımıa ve bir şaki grubu olmadıpnuzı kabul ettirme- liyiz, bu da ancak eylemle olur. İşgal de- vam etmelidir. L'nıversiteyi istediğimiz zaman biz kapatır. biz açanz." Daha son- ra aynı paraleîde koiuşmalaryapılır. Oy- lamaya geçilecegı sırada, işgal \e boy- kotun süresiz devam etmesini, salı günü bıtmesini, cuma gûnü bitmesini öngören üç önerge verilir. Öice "'süresiz boykot* önergesi reddedilir Daha sonra dıger ı- ki önerge oylanır \t "akademik konsey kararına boyun eğümediğini ispat" ge- rekçesı ile işgal \e boykota akademık konseyin koydugu süreden sonra. yani 15 Nisan Salı günüson verilmesini ıste- yen önerge pek az air farkla kabul edı- lir. ÖĞRENCİLER ARASINDAN SEÇILEN GEIMÇ REKTÖR ODTC "yü işgal eden ögrenciler. oku- lun normal çalışmasıni sürdürebilmek için çaba gösterir. fki bine yakın öğrencı ögrenımle- rini sürdürmeli, yemek yi- yebilmelidir. Işgalin yapıl- dığı \e Kurdaşın rektör- lükten uzaklaştığı gûn. öğ- renciler. Tuncay Çelen'i temsılı olarak rektör seçer. Tuncay Çelen. bu konuda şunlan söylemiştir: U OD- TÜ'yii işgal ettik. Beni rek- tör seçtiler. 4. smıflar 3. sı- nıflara, 3. smıflar 2. sınıfla- ra, 2. sınıf öğrencileri de 1. sınıf öğrencilerine ders ve- receklerdi. DersIeriODTÜ asistanlan ile birlikte vere- cekrik. ODTÜ'yü 1 hafta biz yönettik" ODTÜ SFK yöneticilerinden Neşe Er- dilek de, bu konuda şunla- n anlatmıştır. "ODTÜ'yü işgal edip. 1 hafta bizim yö- netiminîizde kaldıktan sonra "halka açık ünıversi- teyapalım' diyekarar ver- dik- Otobüslerle halkı OD- TÜ'ye getirip değişik konu- larda bilgilerverelim. öğre- tim göre\ lilerine rica ede- lim ODTÜ'de çeşitli ders- ler versinler. Fransa'da Pa- ris Üniversitesi'nde öğren- cilcr çeşitli dersler veriyor- lardı. Onlardan örnek ala- rak neler yapabiliriz diye tartıştık. Bunu ben. gittim. heyecanla hemen babama anlattım. Babamla otur- duk uzun uzun konuştuk VŞ^^*3 ?^!?^5 ^ 1 Emniyet kuvvetlerinin ODTÜ'yü basarak işgali kırması çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından yoğun tepkiyle karşılanır. Olayla ilgili olarak birçok kuruluş bildiri yayımlar. ODTÜ öğrencilerinin yayımladığı bildiride, "Ölsek de, kırılsak da, coplansak da, bu aşağılık düzen değişene kadar yılmadan direneceğiz" denir. Ögrenciler, vakit kazanmak amacıyla bı- na dışına molotof kokteyli atar. yangın söndürme cihazlarını da açık bırakır. Bu- nun üzerine, "Sizeon dakika izin veriyo- rum. on dakika içinde dışan çıkmazsa- nız içeri gireceğim, karşı koyarsanız ka- nşmaiîTdiyen Binbaşı Yöney. askerler- le gaz maskeli ve kalkanlı polis kuvvet- lerıne. rektörlüğe girmek için hazır ol- malan yönünde telsizle talimat venr. Çı- kabilecek bir yangın ya da olaylar için itfaıye ile ambulans hazır bekletilir. 10 dakikalık süre dolunca Binbaşı Nevzat Ali Yöney. bir carru kırarak içeri girer ancak ıçerde kimseyi bulamaz. Etrafı sa- ran jandarma ve polıs ekıplen, öğrenci- lenn rektörlük altındakı dehiizlerdenka- feteryaya geçtiklennı tespit eder ve bir kısım ögrenciyı yakalar. Kafeteryadan çıkarak yurt bınalanna ve diğer bınala- ra kaçmak ısteyenlerden bir kısmı da po- lıs vejandarmaya dırenirlerse de kısa bir süre sonra onlarda yakalanır. Jandarma- lar ve toplum polisleri. rektörlük bınası ile kafeteryayı sararken yurttakı ögren- ciler forum yapar ve işgal komıtesınden bir öğrencı megafonla şunlan söyler. "Arkadaşlar, biziyıldırmağa çahşıyorlar. Fiili durumu kaldırdılar. Yeni bir flili du- zılı kâğıtlan imzalar. Emniyet kuvvetle- rinin ODTÜ'yü basarak işgali kırması çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından yoğun tepkiyle karşılanır. Olayla ilgiiı olarak bir çok kuruluş bildiri yayımlar. ODTÜ öğrencilerinin yayımladığı bil- diride. "Olsck de, kınlsak da, coplansak da, bu aşağılık düzen değişene kadar yıl- madan direneceğiz'' denır. TUTUKLAMA KARARI VERİLEN 6 ODTÜ'LÜ ODTÜ ldari tlimler Fakültesi'nın 31 öğretim üyesi, üniversitenin mütevelli heyeti üyeleri ile akademik konsey üye- lenne. 27 Nisan 1969 Pazar günü. ver- diğı birmuhtırada Rektör Kurdaş'ın key- fi yönetimine son venlmesini aksi hal- de haklannı ve haysiyetlerini korumak ıçın her türlü yola başvuracaklarını bıl- dirir. 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafın- dan haklannda gıyabi lutuklama kararı bulunan ve 12 gündür aranan ODTÜ Elekrrik Bölümü Asistanı Muammer Soysal, Teorik Fızik Bölümü Asistanı Metin Turgut ile öğrencılerden Irfan Uçar, Sinan Cemgil, Ahmet Sına ve Mü- nir Ramazan Aktolga da, aynı gün bir ba- den Hüseyin ile Tayfun, daha sonra yi- ne motosikletle Ankara'ya döner. Hüse- yin. 1969 yazı Ankara'da bazı arkadaş- İannın e\inde kalmaya başlar. ODTÜ Mimarlık Fakültesi öğrencisi Serdar Haybat'ın Kavaklıdere'de. Makine Mü- hendıslıği bölümü öğrencisi Celalettin Evrensel'in Kocatepe'de evi vardır. Ah- met Tuncer Sümer de Küçükesat'ta ab- lasının yanında kalmaktadır. Hüseyin, yaz boyunca yoğun"bir şekilde kitap okur. Okudugu kitaplan, arkadaşlanyla tartışır. Hüseyin'ınbudönembazı konu- lan tartıştığı kışılerarasında Sinan Cem- gil, Atilla Keskin. Sait Kozacıoğlu, Feh- mi Sönmez, Ahmet Tuncer Sümer, İbra- him Seven. Ahmet Sina ve Tunca Şahin V ıunaz da vardır. Bir kısım arkadaşı Fı- listın'e. bir kısım arkadaşı Toroslar'da gerilla eğitimi yapmaya gitmiştir. Eve gelen kişılerle vapılan konuşma ve tar- tışmalar genellıkle sılahlı mücadele üze- nnedır. Bu dönem. aynca. yoğun bir şe- kilde, "Parlamento Dışı Muhalefet" ko- nusu tartışılmaktadır. Hıdır Bey ile kar- deşi Mehmet İnan, bu sıralar Ankara'ya gelir, Hüseyın'le buluşur. Hıdır Bey, Mehmet Bey ve Hüseyin Inan arasında ODTÜ'de geçen -sohbette konuşma. Cemgilmezan başında anüdı Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) lidcricrinden Sinan Cemgil ölümünün 27. yıldönütnünde dün Karacaaiunet Mezariığı'ndaki meıan başında anıldı. Vfezarfık girişinde toplanan ve aralannda 68'liler Birliği Yakfı Başkanı Haşmet Atahan. Cemgil'in arkadaşlan Mustafa Valçmer ve Oral Çalışlar'ın da bulunduğu grup, Cemgil'in me/anna dek. "Faşizme ölüm. halka hürriyet"; "Nurhak şehideri ölnmsüzdür" sloganlanyla yürüdü. Topluluk. sa>gı duruşunun ardından "Nurhak" türküsünü söyledi. Burada vapılan konuşmalarda, Nurhak'ta ölenler taralindan başlatılan ka\ganın bugün güçlenerek sürdüğü beiirtildi. Adıvaman'ın Cölbaşı ilçesi İnekli Köyü'nde31 Mayıs 1971 günüjandarmalarla gudikleri çaoşmada, ODTÜ öğrencileri Sinan Cemgil ve Alpaslan Ozdoğan ile Erzurum Atatürk Üniversitesi öğrencisi Kadir Manga öldürülmüş; yaralanan Mustafa Yalçıner ile Hacı Tonak da yakalanmışta. (Fotoğraf: ALPER TURGUT) Kurulu ile ilgili Ankara Emniyet Mü- dürlüğü'ne, 3 Ekim 1969 Cuma günü dilekçe götürürken kullandığı motosik- lete bir arabanın çarpması sonucu ölur. BİZ. MÜCADELEMİZE DEVAM EDECECİZ1 Akademık konseyin işgalden sonra al- dığı karar üzerine yanm kalan öğretimin tamamlatılması için 15 Ağustos 1969 Cuma günü derslere başlaması kararlaş- tırılan ODTÜde, ögrenciler, saat 10.30'da üniversite stadında bir forum duzenler. Forumda Sinan Cemgil, Ah- met Sina, Mustafa Taylan Özgür ve İr- fan L'çar, bırer konuşma yapar. Sinan Cemgil, forumda yaptığı konuşmada özetle şunları söyler: "Milli kurtuluş sa- vaşı icin yaptığımız mücadcfe polis vejan- darmanın müdahalesi ile yanm kaldı. Hareketimiz demokrasiye karşı olarak yommlandL Fakatbizmücadelemize de- vam edeceğiz. Fommlar devamiı olarak toplanacak ve olaylar karşısında tepkile- rimiz gösterilecektir. Orta Doğu Teknik Üniversitesi gençliğinin evlemi. dünya gençUğinin eylemi Ue aynı paraleldedir. Empervalizmle mücadele amacından saptmlmak istenmektedir. Seçimlerden önce bazı partilerin gençlik kollan üni- versite direniş hareketini kendi amaçla- n için kullanma çabasındadır." Forum- da konuşan öğrencılerden bınsı de "Tür- kiye'deki pariamenter demokrasiye inancımız voktur. Buna karşıyız. paria- menterdemokrasiv i değiştirmek için ça- Itşacağız" der. Kemal Kurdaş'ın aynl- masından sonra rektörlüğe emekli bir generalin getirilmesinin düşünüldüğü- nün öğrenıldiğıni açıklayan lrfan Uçar da "Biz, artık Kurdaş'ı tanımıyoruz. Ve bundan sonra onu protesto etmek zah- metine bile katlannıavacağız" der. Nisan ayı içinde ODTÜ'nün ışgalinden ötürü haklannda gıyabi tutukla- ma karan bulunan ve 4 ay- dır yakalanamayan Ahmet Sina, Sinan Cemgil ve Mustafa Taylan Özgür, da- valarının yabancı hâkim- lerce görüldügünü belirtir ve "Adli tatil sonunda mah- kemeninesas hâkimine tes- lim olacağız" açıktamasını yapar. Yapılan konuşma- lardan sonra ögrenciler, şimdilik hiçbir boykot ve işgal hareketi yapılmama- sını derslere ve sınavlara akademik konseyin karar- laştırdığı tanhte girilmesı- ni kabul eder ve derslere girilir. bu konuda. Babam da bize, bu çerçeve- de Kemalizmi anlatan bir proje sundu." 10 Nisan 1969 Perşembe günü, ODTÜ üzerinde keşıf uçuşu yapan Kara Kuv- vetleri Havacılık Okulu'na ait bir heli- kopter, ODTÜ arazisine düşer ve dokuz kişi ölür. Yardıma ilk koşan ODTÜ öğ- rencisi ile işçisi olur. Akademik konsey, öğrencilenn işgali 12 Nisan Cumartesi günü kalkmazsa üniversiteyi 1 Ekim'e kadar tatil etme karan alır. Ögrenciler de, işgali 15 Nisan Salı günü kaldırma ka- ran alır. POLİS VE JANDARMA ODTÜ'YÜ CERİ ALDI Akademik konsey. belirlenen tanhte öğrencilerin işgalden vazgeçmemeleri üzerine. birer suretini lçişleri Bakanı ve Jandarma Genel Komutanlığı'na da yol- ladığı dilekçe ile Valiliğe başvurarak, "İşgal altmdaki bina ve tesislerin suçlu- lardan temizlenip, üniversitenin tekrar vazifegörebilecek bir halegelebilmesi için tedbir alınmasını" ıster. tçişieri Bakanı Faruk Sükan,jandarma \ e emniyet yet- kilileri ile gece saat 24.00'e kadar top- lantı yapar. Hazırlatılan 1.300 toplum polisi ve 750 kişiden oluşan jandarma birliği, 13 Nisan 1969 Pazar günü saba- hı saat 04.30'da üniversitenin önüne ge- lir. Çankaya Jandarma Kumandanı Bin- başı Nevzat Ali Yöney, ilk olarak, kapı- da nöbet tutan ikisı bekçi elbiseli dört öğrenciyi yakalayıp enterne eder. Bu sı- rada kapıdan 40 otobüs ile jandarma ve polisin geldiğini gören ögrenciler, önce, u canavar düdüğü" çalıp, yurtta uyuyan arkadaşlannı kaldırır, sonra da rektör- lük binasındaki dehlizlerden kaçar. Da- ha sonra asker elbisesi giymiş üç öğre- tim üyesi ile birlikte rektörlük binası önüne gelen Binbaşı Yöney. işgal edilen verlerin boşaltılması çağnsmda bulunur. rum yararölar. Y ılmavacağız, yeni dire- niş şekilleri arayacağız. Mücadelemize daha güçlü şekilde devam edeceğiz." Bu- nun üzerine emniyet kuvvetleri, yurt bi- nasının 100 metre ötesine barikat kurar, kimseyi geçirmez. Yurdun önünde yaka- lanan Yusuf Aslan, Tunca Şahin Yılmaz ve Birol Ertuğrul adındaki üç öğrencı, "On dakikav a kadar dönmezsek silahla- nın" diye bağınr. Bu sırada, yurtlardan sıra halinde çıkan ve "Fruka.Fruko" di- ye bağırarak toplum polisi aleyhinde, or- du lehinde tezahürat yapan 1.500 kişilik öğrenci grubunun önünü jandarma al- bayı keser ve geri dönmelerini ister. Al- bay, öğrencilere, geri döndükleri takdir- de toplum polislerini üniversiteden çıka- racağma dairgüvence vepr. Üç yanı top- lum polisleri ile çevrilen ögrenciler,jan- darma erlerinin barikatını yararak top- lum polisini taş yagmurunatutar. Bunun üzerine bir anda coplu ve kalkanlı top- lum polıslennın saldınsma uğrarlar. C'- kan çatışmada 113 kişi gözaltma alınır. Yakalanan 113 kişinin ifadesi, daha son- ra rektörlük binasmda çalışmaya başla- yan Ankara savcısı ve 4 yardımcısı tara- fından alınmayabaşlanjr. tfadeleri alınan öğrencilerden Müfit Özdeş, Rasih LTaş BardakçL Ali Biner. Sabri Şahin. Ercen Enc, Abdiilkadir Kahraman, Nuri Gü- neş, Ali Günöven, Mustafa Tanören, Hik- met Özgüdek, Zeki Ertürk, Erban Yıl- dırun, Tunca Şahin Yılmaz, Birol Ertuğ- rul, Yusuf Tunbay Aslan ve Celal Yük- sel saat 21.30'da tutuklanır, diğerleri se- best bırakılır. Sinan Cemgil, Ahmet Si- na, lrfan Uçar, Münir Ramazan Aktol- ga, îbrahim Seven, Mustafa Taylan Öz- gür, ErgünGüncehakkında ıse gıyabi tu- tuklama karan verilerek, aranmaya baş- lanır. Catışma bittikten - sonra saat 08.00'de yurtlanna dönen ögrenciler, bir imza kampanyası açarak, "Suçiu varsa, suçlu aramyorsa hepimiz suçluyuz" ya- sm toplantısı yapar. Basın açıklaması ya- panlardan Münir Ramazan Aktolga. An- talya'ya giderek bir süre bir arkadaşının evinde kalır. Arananlann bir kısmı da, Eskişehir'e giderek eski TKP'li Özer Sağnak'ın evinde kalır. Haklannda tu- tuklama karan olan asistanlardan Mu- ammer Soysal, Metin Turgut. Ergin Günce ile öğrencilerden Münir Rama- zan Aktolga ile lrfan Uçar, 30 Mayıs 1969 Cuma günü Ankara Üçüncü Asli- ye Ceza Mahkemesf nde yapılan duruş- maya giderek teslim olur. HEY DACLAR BURALARDA NE MÜCADELE VERİLİR' Ankara'da boykot ve işgallerin sona ermesinden sonra ODTÜ ve Ankara Üniversitesi öğrenci liderieri, 16 Nisan 1969 Carşamba günü SBF 'de bir toplan- tı yapar. Toplantıda. öğrencilerin Anado- lu köylerine giderek yurt sorunlannı an- latması ve köy mıtınglen düzenlemesı- ne karar verilir. Bu karar üzerine Tayfun Cinemre ile Hüseyin İnan, Tayfun Ci- nemre'nin beyaz renkli motosikleti ile Adana'ya yola çıkar. Motosikletle Toros Dağlan'ndan geçerken Hüseyin İnan, "Hey gidi dağlar! Buralarda ne mücade- le verilir" diyerek gönlünden geçenleri Tayfun Cinemre'ye aktanr. Hüseyin ile Tayfiın, Adana'ya vardıklannda ilk ön- ce Adana İTİA'ya gider. Hüseyin'in Adana iTİA'da tanıdığı öğrenci arkadaş- lan vardır. Neler yapılabileceği üzerine arkadaşlan ve öğrencilerle konuşulur. Yapılan çalışmalardan sonra Adana İTİA'da bir boykot yapılır. Bu arada, Adana TİP örgütüne uğrayan Hüseyin, 30 Nisan 1969 günü Adana'da TlP yö- neticilen ile yaptığı konuşmada, "toprak yürüyüşü" adı altında bir yürüyüş dü- zenlemek ister. Adana'daki bu çalışma- lardan sonra motosikletle Antalya'ya gi- 1969 Ekim ayında yapılacak milletveki- li genel seçımlerine gelir. Hıdır Bey'ın dedeleri, amcalan. amca çocuklan ve babası Imam "Yetim Hüseyüı". seferber- lik zamanında Binncı Cihan Harbi'ne katılır, Rus cephesine karşı savaşır. Sı- nemilli aşiretınden savaşa katılanlann hepsi şehit olur, sadece tmam Hüseyin. sağ olarak gen döner. Cumhuriyetin açıklandığı 1923 yılında doğan Hıdır Bey, bir cumhuriyet çocuğudur. Hıdır Bey, yaşadıklannı. gördüklerini. kendi- sine anlatılanlan, cumhuriyetin ve Mus- tafa Kemal Atatürk'ün ülkeye kazandır- dıklannı fırsat buldukça. yeri geldiğın- de çocuklarına sadece anlatmakla kal- maz, fiilen çalışmalara da katılır. CHP'nin aktif üyelerinden biri olur, des- tekler. Veli Coşkun'un Sanz Beledıye Başkanlığı yaptığı dönem, Belediye En- cümen üyeliğı yapar. Hıdır Bey. Hüse- yin'e, "Hüseyin, bu sefer, kesin olarak CHP kazanır'*. "Baba! Seçim demekpa- ra demektir. Para kimde var? Egemen sı- mftavar.Seçimi kazanmak birincisi eko- nomiye , ikincisi Amerika'nın isteğüıe dayanır. Bu ikisi de egemen güçlerde mevcut. Vlne onlar kazanır." Hüseyin İnan, seçimini yapmış, ne yapacağını planlamıştır. Silahlı mücadeleyi Anado- İu'daköyiüyeanlatmak amacıyla bir mo- tosiklet alma\a karar verir. Motosiklet almak için para gereklidir. Yeterli para olmadığı için motosiklet taksitle alınır ve kefil olarak ODTÜ'de asistan olan Ay- dın Karagözoğlu ile Devlet Istatistik Enstitüsü'nde çalışan bir memur göste- rilir. Motosiklet. Ahmet Tuncer Sü- mer'in üzerine kayıt edilir. Motorsıklet. THKO grubu tarafından değişik amaç- larla kullanılır. Bu kullanma sırasmda üzücü olaylar da olur. ODTÜ Makine Mühendislıği bölümü öğrencisi ve Ma- kine Mühendisliği Öğrenci Derneği II. Başkanı Celalettin Evrensel, FK.F Genel SEÇİMLER YÜZÜNDEN ODTÜ KARIŞTI Ünı\ ersitelerde Öğrenci Bırhkleri'nın öğrencı açı- sından birçok olanağı var- dır. Dev letten ve rektörlük- tentahsisatalır Üniversite- nin olanaklannı kullanır. Aynca üniversitenin kan- tin ve yemekhaneyi işlete- rek önemli gelir elde eder. Paso ve kimlikleri belli üc- retler karşılığında öğrenci birlikleri verir. Hukuksal ve resmi anlamda öğrenci- yi her alanda bu kurumlar temsil eder. Bu nedenle gruplar açısından öğrenci birlikleri ele geçirilmesi gereken yerler olarak görülmüştür. Bu sebeple öğrencı cemiyetleri seçimlerinde sıkça olaylar olmuş. sılahlı çatışmalar yaşanmış, bazı kışıler hayatlannı kaybermiştir. ÖDTÜ SFK yöneticilerinden Hüseyin lnan'ın ilk gözaltına alınması yine bir öğrenci cemiyetı seçımleri sırasında çıkan kav- gadan dolayıdır. Ankara Yüksek Öğret- men Okulu Öğrenci Derneği seçimleri sırasında devrimcilerle komandolar ara- sında kavga çıkar. ODTÜ ve Ankara Üniversitesi'nde okuyan devnmci öğ- rencıler. arkadaşlanna yardımcı olmak amacıyla olay yerine gelir. 30 Aralık 1968 Pazartesi günü meydana gelen olaylarda Hüseyin İnan, elinde bir sopa ile bir grup arkadaşıyîa birlikte yakala- nır. Gözaltına alınan ögrenciler. sorgu- lanndan sonra serbest bırakılır. ODTÜ Öğrenci Birliği. 1965 yılından sonra üç dönem, kendilerini, "Toplumcu" ola- rak adlandıran sosyalistler tarafindan vönetilır. "Toplumcu Gmp"tan Öğren- ci Birliğı'ne başkanolarak 1965 yılında Muammer SoysaL 1966 yılında Ergun Bankoğlu. 1967 yılında Cengjz Hakse- ver seçilır. 1968 yılında "Toplumcu" grup kaybeder, sosyal demokratlann adayı İskenderOdabaşıoğlu. ODTÜ Öğ- renci Birliği başkanı olur. Bundan son- ra yapılan ODTÜ Öğrenci Birliğı'nin olağan genel kurulu, 26 Ağustos 1969 Salı günü başlar. Toplumcu grubun baş- kan adayı Sinan Cemgil'dir. Yönetim Kurulu'nun diğer adaylan ise şunlardır: lrfan Uçar,Mustafa AkgüL YusufAslan, Atilla Keskin, Serdar HaybaL Tunca Şa- hin Yılmaz. Onur Kurulu'nda: Muam- mer Soysal, Denetleme Kurulunda: Ah- met Sina ile Mustafa Taylan Özgür var- dır. Sosyal Demokratlann başkan adayı ise Erhan Erdoğmuş'tur. SÜRECEK BİZ BİZE... ERDAL ATABEK İstanbul'un Fethi... istanbul'un fethi, artık gerilerde kalmış bir ola- yın resmi törenleri çerçevesinde anımsanıyor. Fe- tih olgusunun savaşçı yanına yaslanan milliyetçi duygularla din kaynaklı inanç tazeleme desteğiy- le "İstanbul'un fethi" kutlanmış oluyor. Oysa, bu- gün her zamankinden daha çok "İstanbul'un fet- hi"n\ anlamamız gerekli. Çünkü bu olay, sadece ortaçağın bitişi değil, Türkler'in Avrupa ile tanış- masının da dönüm noktasıdır. Fatih Sultan Meh- met'in Istanbul'u alışı da bir bıtış değil. bir başlan- gıçtır. Aslında o tanhte başlamış olan "Avrupalı ol- mak" süreci, giderek gelışeceği yerde bugün çok daha uzaklarda görünüyor. Atatürk'ün yaptığı bü- yük dönüşüm de gericı güçlerin aşındıra aşındıra geldiği noktada tanınması zor bir biçim almış du- rumda. Fatih'in Istanbul'u aldıktan sonra yaptıkları ney- di? Bunlann başında Istanbul'dan kaçmış olan in- sanların yeniden kente çağrılması ve barındırılma- sı gelir. Oyle ki 1453 yılı öncesinde 40-50 bin ara- sında olan Istanbul nüfusu, 25 yıl sonra 120 bine çıkmıştır. Fatih tutumuyla Istanbul'u canlandırma- yı hedeflemiş ve başarmıştır. Istanbul'da yaşayan gayrı müslimler (Yahudiler, Ermeniler, Rumlar, ötekiler) kendi dinlerinde yaşa- mak üzere kentte varlıklarını sürdürmeleri konu- sunda yüreklendirilmişlerdir. Fethetmiş olmanın verdiği hak, Sultan Fatih Mehmet tarafından bu grupları "Müslüman yaprriak" için kullanılmamış- tır. Böyle yapmak şöyle dursun, herkesin kendi di- ninde yaşaması için gerekli çabalar gösterilmiştir. Bu anlamıyla çağdaşlaşma gözden kaçırılmama- sı gereken önemli bir noktadır. Her cemaatin ken- tin hayatına yaptığı katkının değerlendirılmesi, mo- dern bir yöneticiliktir. Böylelikle, Yahudi cemaati- nin finans sektöründe ve kültür hayatında, Erme- ni cemaatinin sanatkârlık ve zenaatkâriık alanın- da (resim, fotoğraf, mimarlık, kuyumculuk vb.), Rum cemaatinin de çeşitli işlerdeki hizmet sektö- rüne yaptığı katkılar sağlanmıştır. Istanbul gerçek anlamıyla "kozmopolıt-dünya kenti" olmuştur. Aradan geçen 545 yıl sonrasına baktığımız za- man, Rum cemaatinin korkutulup kaçırılmış oldu- ğunu, Ermeni cemaatinin kendi içıne kapanmak zorunda kaldığını, Yahudi cemaatinin de entegre bir koloni hayatı sürerek kendilerini kabul ettirme çabalarını görüyoruz. Bugün, Ayasofya'nın cami yapılma istekleriyle Taksim'e cami yapma tartış- maları, nereden nereye geldiğimizı çok iyi göste- riyor. Kentin çeşitli yerleri de değişik alanlarda uz- manlaşanların toplandıkları ış alanlarıdır. İstan- bul'un iki önemli özelliğınden birincisi dünyanın sa- yılı tıcaret merkezlerinden birisı olmasıdır. Ikinci önemli özelliği de kültür-sanat- bilim alanında bü- yük atılımlara ev sahipliği yapmasıdır. Sultan M^' met, bu her iki özelliği de çok iyi fark etmiş, her > sini de değerlendirmiştir. Bu iki özellik de Tu; n ye'nin Batı'ya açılması demektir, Türkiye'nin A rupa ile yakınlaşması demektir. Cumhuriyet Tür kiyesi de İstanbul'un "saltanat ve hilafetin merke- zi olması" konusunu aşar aşmaz buraya verdiği önem de aynı hedeflere yönelik bir politikayı be- lirtir,,. „ . . Istanbul'un önemli bir Özeilfğrde butün dinlergi- bi büîün etnik farklılıklan özümfeemesi, içinde ba- rındırmasıdır. Bu birlikte ya'şama zorunluluğuntın getirdiği yakınlaşma, birbirine alışma, birbirinin or- tak yönlerini görme özelliği, aynı zamanda çağdaş kültürlerin deyakınlaştıncı, kaynaştırıcı özelliğidir. Bu özellik, savaş kültürünün değil, banş kültürü- nün temelini oluşturur. Onun için de Istanbul'u fethi"ni savaşkan bir biçimle değil, banşı simf.j leyen, hoşgörüyü vurgulayan, birlikte yaş ,j •« anlatan bir biçimde kutlamalıyız. '.( İstanbul'un fethi, bilimde, sanatta, kültürde ' şanan büyük olayların hızlanması, sıçraması d mektir. Fatih Sultan Mehmet'in bir Italyan ressa ma kendi portresini yaptırması, bilime verdiği önem, Batı'daki gelişmeleri izlemek istemesi, sa- nıldığından daha önemli olaylardır. Bu kutlamalar- datarihin bu önemli izlerinin görülememesi büyük eksikliktir. İstanbul'un dünya kültürüne, dünya sa- natına, dünya bilimine yaptığı katkılara önem ver- mek, bu büyük olayı doğru anlamaktır. Bu nokta- da Nejat Eczacıbaşı ile Çelik Gülersoy'u anmak bir değerbilırliktir. İstanbul'un bir dünya kenti ola- rak alması gereken yeri almasına büyük katkılar yapan herkesin önemi vardır. Ne yazık ki 545 yıl önce aldığımız bu dünya ken- tini yağmacılara bırakmış bulunuyoruz. Artık önemli olan kenti geliştirmek değil, kenti yağma- lamaktır. Yağmalanan kent topraklanndan rant pa- yını almak da mafya gruplarının gücüne bırakılmış görünmektedir. Istanbul'u kutlama törenlerinde bunların da dile getirilmesi gerekirdi. Kenti koru- maya çalışan mimarlar, birer birer sürülmektedir. Işte, fethin sonrasında görülmek istenmeyen bi- lanço buralara uzanmaktadır. Belki de Istanbul yeni bir fatih beklemektedir de haberimiz yoktur. Meclis salonunun yenilenmesi Günde 10 bin dolar ceza tartışması ANKARA (AA) - TBMM Başkanlığf nca. yenilenen Genel Kurul Salonu'nun geçici kabu- lünü yapmakla görevlen- dirilen ODTÜ Parlar Vakfı. çalışmaJannı sür- dürüyor. Başkanlığın, va- kıf ile yaptığı sözleşme- de, "Geçici kabul bitince ödeme yapılacak" hük- münün yer almasına rağ- men vakfa, ücretin yüzde 80'ine yakınının ödendı- ği öğrenildi. Bu arada bir Fin fîrma- sının, geçici kabulün ya- pılması konusunda "tek problem" olarak öne sü- rülen, "touch- panefde- ki yansifnayı önleyecek "\nti-Refle'' cihaz öner- diği. ancak garanti ver- mediği beiirtildi. TBMM Başkanlığı. yenilenen Genel Kurul Salonu'nun geçici kabu- lünü yapmak amacıyla, Mustafa Kalemli döne- minde elektronik sistem ile ilgili danışmanlık ya- pan, ancak daha sonra an- laşması feshedilen ODTÜ Parlar Vakfı ile yeni bir sözleşme yaptı. Bu arada. yenilenen Genel Kurul Salonu'nda eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle sözleşme gereği Mesa-Nurol'a günde 10 bin dolar ceza uygulamasında da yeni bir tartışma ortaya çıktı. Meclis yetkilileri, "Gün- de 10 bin dolar ceza uygu- laması geçici kabul yapı- lıncava kadar sürer" gü- rüşünü savunurken Me- sa-Nurol yetkilileri ise "Izarnıalar dahil olmak üzere, 17 Nisan tarihi iti- banyia tüm eksiklikler ta- mamlanmıştır. Bundan sonraki günlük 10 bin do- lar ceza istemine hukuk karar verir" görüşüne yer verdiler. Yapımcı firma Mesa- Nurol yetkililen, sözleş- mede, inşaattaki eksiklik- lenn yüzde 5'ten az ol- ması halinde geçici kabu- lün yapılacağı hükmünün bulunduğunu behrttiler.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog