Bugünden 1930'a 5,433,182 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 4 MAYIS 1998 PAZARTESİ HABERLER 68, bağımsızbirhareketgençliği, 27 Mayıs politik devriminin yarattıği özgürlük ortamında serpilip gelişti. llk kez, bu denli yaygın şekilde ve çok sayıda yayımlanan bilimsel. sosyalist araştırmalar, uygulamalar. devrimci eserler genç aydınlarca yutulurcasına okunuyor, ülke sorunlanna olan duyarlıhk devrimci yayınlarla beslenip geliştiriliyor; çözüm yollan aranıyor ve bulunmaya çahşılıyordu. Türkiye Işçi Partisi'nin kurulması, sosyalizmi benimsediğini söyleyen milletvekillerinin parlamentoya girmesi ve siyasi mücadele vermesi, üniversitelerde Sosyalist Fikır Kulüplerinin kurulması ve öğrencilerin bu kulüplerde sosyal, kültürel etkinliklerde bulunması, anayasanın tanıdığı özgürlükler kapsamında. memurlann sendikal mücadelesı, işçilerin grevli sendikal mücadelesi süreci içinde Devrimci Gençlik olgunlaştı... Bu ortam içinde gelişirken, 68'in en belirgin özelliklerinden birisi de. hareketın bağımsızlığı olmuştur. Devrimci gençlik. hiçbır siyasi partiye ya da kuruluşa bağlanmamış; onun yan örgütü şeklinde, güdümlü bir gençlik hareketi olmamıştır. Gençlik hareketi, devrimci düşüncelerden etkilenerek. siyasi mücadeleden etkilenerek gelişmiştir. Ancak. 27 Mayıs öncesinde ve hemen sonrasında görüldüğü üzere. CHP'nin güdümünde olmadığı gibi. TlP'in de dümen suyuna gırmemiştir. Aksine, Türkiye !şçi Partisi üyesi olan ve TİP yönetimınin edilgin politikasının güdümündekı öğrenci liderlerine karşı çıkarak ve onlan aşarak, Devrimci Gençliğin bağımsızlığını koruyabilmış, gelişip güçlenmiş ve böylece, Devrimci Gençliğin hareketleri. üniversite gençliğince kitlesel olarak sahiplenilmiştir. (Şimdiki gençliğimiz 30 yıl önceki bu gerçekliği iyi kavramah ve siyasi kadrolann, gruplann, fraksiyonlann, sırf kendilerine genç insan devşirmek amacı ile, devrimci gençlik hareketini bölüp güçsüzleştirmelerine karşı çıkmah, devrimci gençlik hareketinin bağımsızlığını saglamalı; üniversite gençliğinin ortak istemlerini, ortak çıkarlannı öne geçirme anlayışıyla derlenip, gücünü birleştirmeli ve devrimci mücadeleyi yükseltmelidir.) 68, toplumcul bir harekettir: Özellikle, 12 Eylül Darbesi'nden sonra, genelde toplumumuzu. özelde de gençliğimizi uyuşturmak için, bireyscl kurtuluş, argo deyımi ile 'köşe dönme' anlayışı şınngalanmaktadır. Yazılı ve görsel medyanm da şartlandırması ile halkımız, toplumsal haksızlıklara, eşitsizliklere. haksız kazançlara, insamn insan tarafından sömürülmesine karşı çıkacağı yerde, ona özendirilmektedir. lnsanlanmız gittikçe artarak büyüyen adaletsizliğe karşı çıkacağına; zengin-yoksul arasında gittikçe açılan derin uçurumun doğurduğu ve doğuracağı altüstlükler nedeniyle, Milli Kurtuluştan, Toplumsal Kurtuluştan yana yer alacağına; rüşvetle, kara para ile, kaçakçılıkla, şans-talih oyunlan ile, lotaryacılıkla vb. yollarla, ne yapıp ne edip karşı tarafa kapağı atmaya ve kendini kurtarmaya şartlandınlıyor. Böylece milyonlarca insanımız. egemen sınıflann tarafına geçebileceği umuduyla her gün kanarken, içlerinden yok denecek kadar azı 'sııuf atlryor'. Geride, kanatılan ve çaresizlik içinde kalan milyonlarca insanımızın gözünde, sömürü ve ezi düzeni meşrulaştınlmış oluyor... Bu kısırdöngüyü kırabilmek için toplum belleğimizin yeniden tazelenmesi ve tarihimizin olumlu geleneklerini yeniden işletebilme becerisinin gösterilmesi gerekiyor... Tarihte Genç-Türk geleneği olarak yerini alan devrimci aydın atılımımızın en son belirgin halkası sayabileceğimiz 68 kuşağı atılımmın temel özelliklerinden birisi de hareketin toplumcul olmasıdır. 68 kuşağı ve önderleri, kendileri için hiçbir şey istemediler. Ülkesini ve halkını kendi canlanndan çok sevdiler ve inandıklan yolda kararlı bir şekilde yürüdüler. Kişicil olarak kurtulmayı, dünya nimetlerinden olabildığince yararlanmayı, kişisel çıkar sağlamayı düşünmediler. Bu tür düşünceleri de, davranışlan da küçüklük saydılar. 68 kuşağı için. onun önder kadrolan için geçerli olan. onurlu olan. insancıl olan yol: Insanların tek tek ve diğerlenne rağmen çıkar sağlaması değil; topluca, insanlann toplumsal olarak refaha kavuşması; baskı ve sömürüden kurtulması yolu idi. Kuşağımızın fedakâr avukatı, devrimci ağabeyi Halit Çetenk: "Denizler'in infaz gecesinde, Yusuf un cebinden 17 lira 25 kunış, Hüsey in'in cebinden 21 lira 95 kunış çıkrı. Banka hesaplan yoktu, şirketleri yoktu, şirketlerde paylan yoktu ve onlar idam edildiler. Niçin? Bu haksız ve sömürü düzeninin devam etmesi için. Başka bir nedeni yok-." diyor. (68 Yargılıyor, 68"liler Birliği Vakfı Yaymlan, baskı 1998, sh. 37) 'Denizler' haksız yere ve hukuka, yasalara, ahlaka ve vicdana sığmayan bir anlayışla ve uygulayışla katledildi. Ancak Denizler'le bırlikte, 68 kuşağının toplumcul anlayışı. insancıl değerleri Milli Kurtuluşçu. Toplumsal Kurtuluşçu gelenekleri de öldürülmek istendı. Deniz'i ve arkadaşlannı öldürdüklerini sananlar, elbette ki aldandılar! Onlar onurla tarihte yerlerini aldılar ve ölümsüzleştıler... ençlik hareketi, devrimci düşüncelerden etkilenerek, siyasi mücadeleden etkilenerek gelişmiştir. Ancak. 27 Mayıs öncesinde ve hemen sonrasmda görüldüğü üzere, CHP'nin güdümünde olmadığı gibi, TlP'in de dümen suyuna girmemiştir.Devrimci Gençliğin hareketleri, üniversite gençliğince sahiplenilmiştir. RUZGARI DUNYAYI SARSTI Her şeyden zaferle çıkan savaş sonrası Amerikan gücü, o zamantn Amerikan ulusunun saflık ve erdem ülüzyonlan yerinifarklı yaklaşımlara bıraktL Amerikahlar savaşı ka>betmekteolduklannı, hatta YTetnam'daki savasuı hiçbir zaman ön saflannda yer almamalan gerektiğini anladdar. ABD'de 68'de Morrison y un ünlü "Dünyayı istiyoruz ve hemen şimdi istiyoruz " dizeleri sloganlaştı 1968, geçmiş gelecekten ayntuıkeskinbir bıçak Dış Haberler Sevrvisi- Bugün Amerikalılar için "60*h yülar" denince ilk olarak Vietnam Savaşı'nı protesto için yapılan öğrenci olaylan, sivil haklar ve karşı-kültür için yapılan eylemler akla geliyor. llk kıpırtılar ABD'de oldu. llk isyan 50'lerde müzikle başladr. Rock and Roll. Siyahlann haklan için mücadele veren Martin Lather King'in öldürülmesi yeni bir dalgayı ortaya çıkardı. 1964 yıhnda Nobel ödülünü alan King'in cenazesine yüz binler katıhrken, ölümü ile ünlü liderin Gandi'den esinlendiği şiddetsizlik felsefesi geçerliliğini yavaş yavaş, yitirdi. Watts, Detroit, Newark ve diğer kentlerde ayaklanmalar patlak verdi. Amerikalda bu yıllann gerçek radikalleri siyahlar ve onlann örgütü Kara Panterler'di. Beyazlar, 1965'te Kuzey Vietnam. ABD tarafından iyice bombalanıp batağa gömüldükten sonra sokağa döküldüler. Washington'da Cumhuriyetçilerin başkanlık seçimleri için kendi adayiannı belirlediklerini açıklamalan Vietnam Savaşı'na karşı protestolan başlatan unsur oldu. Tepkiler hemen Demokratlann Chicago'da düzenledikleri toplantıya yöneldi. Vietnam Savaşı'nm acımasız bir destekleyicisi olan Chigaco Belediye Başkanı Demokrat Rfchard Daley birderce kişinin doldurduğu meydanlardaki mitinglerde protesto edildi. Savaş karşıtı dalga giderek yayümaya başladı.Savaş kınanıyor, insanlar tartışıyor, dans ediyor ve iskelet görünümlü giysilerle pantomimler yapılarak savaşın dehşeti canlandınhyordu. Öğrenci hareketinin başlaması ise 68'de Columbia ve Berkeley üniversitelerinin işgali ile yaşandı. San Fransisco. Çiçek Çocuklan tarafindan işgal edilmiş bir kent görünümündeydi. Bob Dylan, Joan Baez, Jimi Hendrix v e Jim Morrison müzikleri ile büyülediler 1968 kuşagını. Morrison'un ünlü "Dünyayı istiyoruz ve hemen şimdi istiyoruz" dizeleri sloganlaştı. 1968 geçmişi gelecekten ayıran keskin bir bıçak oldu: O zaman ve şimdi. O zamarıın her şeyden zaferle çıkan savaş sonrası Amerikan gücü, o zamanın . Amerikan ulusunun saflık ve erdem illüzyonlan yerini farklı yaklaşımlara bıraktı. Amerikahlar savaşı kaybetmekte olduklannı hatta Vietnam"daki savaşın hiçbir zaman ön saflarında yer almamalan gerektiğini anladılar. Dev gençlik kitleleri ülkenin büyüklerine ve otoritelerine karşı çıktılar. Yeni kuşaklann. yetışen gençliğimizin de kendilerine dayatılan bireysel kurtuluş kısır çemberini kıracağına, öldürülmek istenen toplumcu değerlerle yeniden buluşacağına, 68 kuşağının toplumcul geleneğine yeniden sanlacak bilinci göstereceğine ve daha üst sentezlen yaratacağına inanıyoruz. 68 kendi tarihi ile barışık bir harekettir: "İçinden çıkbğımız; daha doğrusu içinden bir türiü çıkaraadığuruz" Osmanh toplumu, Osmanlı devletinin temelindeki İslam Medeniyeti yeterince araştırılmamış; 68 kuşağı olarak, bu konuda yapılan araştırmalar yeterince özümsenmemiştir... Buna rağmen, 68'liler, genel olarak tarihlerindeki devrimci atılımlan benimsemişler. İbni Haldun'dan, Şeyh Bedrettinler'e; Pir Sultan Abdal'dan Nâzım Hikmetler'e değın geçmiş devrimci değerlere önem verilmiştir. 68'liler, emperyalistlerce içten içe kemirilip aşındınldıktan sonra paçavraya çevrilen. paramparça yapılarak ışgal edilen Osmanlı devleti yıkıntılan üzerinde verılen Milli Kurtuluş Savaşı'nı ve devrimle kurulan • • Türkiye Cumhuriyeti'ni de doğru değerlendirmiştır. Emperyalizme ve onun güdümünde olan gericiliğe karşı verilen Kurtuluş Savaşı benimsenmış, sahip çıkılmıştır. Kurtuluş Savaşı önderleri, başta Mustafa Kemal Atatürkolmak üzere saygı ile anılmış, bayrağımıza, milli marşımıza ve milli değerlere saygı gösterilmiştir. Atatürk'ün devrimci atılımlan. 'Gençliğe Hitabe'si, "Bursa Nutku', 68 gençliğini her zaman etkilemiş, duygulandırmış, ivmelendirmiş. gençliğin kendisine güvenini arttıran bir rol oynayarak, emperyalıstlere - gericilere - vatan ve millet satıcılanna, dirençle karşı durma duygusunu beslemiştir. Kurtuluş Savaşı'nı halk ile birlikte başaran, gericiliğe ödün verdiği. özgürlükleri kısıtladığı için, DP iktidannı deviren, 27 MayısTa daha özgür bir ortam getiren orduya saygı duyulmuştur. O dönemde siyasi iktidann baskısı ve yönlendirmesi nedeniyle gençliğe saldırtılan polisle yapılan çatışmalarda. olaylann daha fazla büyümemesi için getirilen askerlerin, 'ordu-gençlik el ele'' sloganı ile karşılandığı ve askerlerin araya girdiği, hatta zaman zaman askerlerle polislerin birbirlerini hırpaladığı henüz belleklerden silinmiş değildir. 68 kuşağının başansında ve bugün hâlâ aşılamamış bir değer olmasında, kendi tarihi ile banşık olması (geçmiş devrimci değerlerine ve geleneklerine saygılı olması) son derece önemli bir yer tutmaktadır. Bu tavnn doğruluğu, devrimci mücadelenin praliğinde teslim ve tescil edilmiştir... Sonraki kuşaklar, devrimci tavır sanarak, Cumhuriyet devrimlerine, Kuvayı Milliye geleneğimize yabancılaşma yanılgısına düştüler. Hiç değilse. yeni yetişen genç kuşaklarımızın, 30 sene önce 68'lilerin çok doğal ve bir ölçüde kendiliğinden yürüttüğü doğru devrimci tavnnı iyi algılamasında, sağlıklı kavramasında yarar var. 68. emperyalizme, gericiliğe ve faşizme karşı bir harekettir: Bizim 68, çokuluslu şirketlerin, diğer deyişle uluslararası finans-kapitalin ekonomik-sosyal-kültürel-siyasal saldınsına karşı direnmiş; emperyalizmin gerek ülkemizdeki, gerekse dünya ölçüsündeki egemenliğine, baskısına başkaldırmıştır. 68 kuşağı, emperyalizmin, geri ve yoksul ülkelerdeki en gerici ve en ırkçı kesimleri güdümüne alarak sömürü düzenini sürdürdüğü gerçeğini kitaplardan okuyup öğrendiği kadar. bizzat, sosyal pratiği içinde de yaşayarak görmüş ve kavramıştır. Devrimci gençlik emperyalizme karşı bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinde. her zaman gericiliği ve gericileri karşısında bulmuştur: Komünizmle Mücadele Derneği, llim Yayma Cemiyeti gibi kuruluşlarda örgütleıjen gericiler, emperyalist güçlerin yedek gücü olmuştur. Gericiler. devrimci mücadeleyi sindirmek için; sindiremeyeceği denli güçlenmiş durumlarda ise, devrimci hareketin gerçek hedefine ulaşmasını engellemek için, her zaman emperyalistlerce kullanılmışlardır. Kuvayı Milliye geleneğine sahip çıkan 68'liler. Kurtuluş Savaşı'nda da ülkemizi ışgal eden emperyalistlere karşı verilen savaşın. aynı zamanda. işgal güçlerine destek veren gericilerin ayaklanmalanna, isyanlanna karşı verilen savaşla bırlikte ve iç içe yürütüldüğünün bilincindeydi, bu bilinçle. 68'liler, Amerikan emperyalizmine ve onun simgesi olan 6. Filo'ya karşı ödünsüz ve kararlı bir mücadele yürüttüler, yakınlarda Antalya'ya gelen ve çiçeklerle karşılanan 6. Fılo erlerine o dönem. lstanbul ve Beyoğlu sokakları dar edilmişti. Devrimci gençlik, Amerikan askerlerini, Beyoğlu" nda mürekkeple. boyalarla, yumurtalarla karşılayıp, 'hoş geldin' demiş (!) ve 'Amerikah it evine git\ 'Yanki go hom' sesleri arasında uğurlayıp (!). Dolmabahçe'de denize dökmüşlerdi. 6. Filo ve Amerikan emperyalizmine karşı. ülkemizin ilerici-devrimci güçlen olarak. 68'lilerin. aydınlann, işçilerin. memurlann. emekçilerin, 16 Şubat 1969 günü bağımsızlık ve demokrasi ıstemi ile başlattıklan yürüyüş; bugün hâlâ aydınlatılması gerekli olan, tarihe 'Kanlı Pazar' olarak geçen, C1A güdümlü bir provokasyona uğratıldılar. 80"in üzerinde devrimci kuruluşun ve yüz bınleri bulan katılımla başlayan, yasal izinleri alınmış olan yürüyüş kolunun başı, miting alanına, Taksim'e henüz ulaşıp alana birkaç bin kişi girerken, polise barikat kurdurularak, diğer yürüyüşçülerin önü tıkandı ve yürüyüş engellendi. Taksim Alanı'na salıverilen birkaç bin devrimci, gericilere yem edilmek istendı: (Günlerce önceden gerici basın tarafından cihat çağnlan ile tahrik edilen ve Komünizmle Mücadele Derneği, llim Yayma Cemiyeti. Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) gibi kuruluşlann. siyasi iktidardaki AP'nin organizasyonu ile Anadoludan getirilen, sabah Beyazıt Camıi'nde toplu cihat namazları ile şartlandınlıp. iyice saldırganlaştınlan 20 bin kadar gerici, Taksim Meydanf na önceden yerleştirildi). Gericilerin taşlı-sopalı-bıçaklı saldınlan başladı. Taksim Meydam'nda. yasal yürüyüş ve miting haklannı kullanırken, gericilerin yasadışı saldınsına uğratılan devrimciler kendilerini savunmaya çalıştılar. Polisin gözü önünde iki devrimci öldürüldü, yüzlercesi yaralandı. 68 kuşağı, Amerikan emperyalizmi ve güdümündekı siyasi iktidar+gericilik ittifakımn bağımsızlık. özgürlük ve demokrasi düşmanı olduğunu ve Türkiye halkının çıkarlanna aykın bir cephe oluşturulduğunu, böyle birçok olayda, acı deneyimı ile görüp kavradı... Sürecek BtZBİZE... ERDAL ATABEK Şocuk Ruh Şağlığı, Anneler İabalar ve Öğretmenler... Sapanca'da yapılan 8. Ulusal Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Kongresi bu konudaki gerçeklerin bir kez daha ortaya konmasına, yeni görüşlerin, yeni çalışmaların gözden geçirilmesine yardımcı oldu. Kongreyi düzenleyenleri ve katılanlan kutlamak is- tıyorum. Bu kongrede yapılan çalışmalardan çıka- nlacak önemli sonuçları şöyle özetleyebiliriz: 1. Nüfus yelpazesi çok genç olan ülkemizde ''Ço- cuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hizmetleri" yeterince ge- lişmemıştir. Bu sağlık dalının kimlik kazanması bile güçluklerle ve yakın zamanlarda olabilmiştir. Oysa ülkemiz için bu konunun olağanüstü bir önemi var- dır. 2. Bu yaş dilıminın ruh sağlığı hizmetleri, erişkin ruh sağlığı hizmetleri de, bir ekip işidir. Bu alanda eğitim görmüş uzman hekimler, psikologlar, sosyal hızmet uzmanlan ve pedagoglar tarafından bırlikte yürutülmesi gereken hızmet, bu anlamda gerçek bir işbirlığine dayanmaktadır. Onun için de, "Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hizmetleri" bu koordinasyonun sağlandığı. gerekli tanı yöntemlerinin, gerekli test- lerin, gereken süre ayrılarak uygulanacağı merkez- lerde verilmelidir. Bu da kaynak. eleman, araç ge- reç sağlanması ve sürekli eğitimle bilgilerin yenilen- diğı bir sıstemı gerektirmektedir. En önemli konu, doğru tanı konmasıdır. Çeşitli ra- hatsızlıklann ve bozukluklann tiplerinin, dereceleri- nin, olası seyrinin, tedavi programımn temeli 'doğ- ru fan/'dır. Doğru tanı konduktan sonra yapılması gerekenlerplanlanacak, buradagörev alan eleman- lar çalışmaya başlayacaklardır. Çocuk ve ergenlerle uğraşmak, sevgi gerektiren, anlayış gerektiren, sabır gerektiren, ilgi gerektiren bir iştir. İyi bir iletışım kurabılmek konunun özünü oluş- turmaktadır. 3. Ruh sağlığıyla uğraşan bütün elemanlann en önemli görevlerinden birisi de annelerle babalarla iyi bir ıletişim kurabilmektir. Bu görev çocuğun duru- mu kadar önemlidır. Çünku, anneler ve babalar ço- cuklannın rahatsızlığından dolayı üzgündür, sıkıntı- lıdır, çare aramaktadır. Kimi anneler ve babalar ço- cuklarının rahatsızlığını bir türlü kabul edemezler. Böyle bir rahatsızlığın olmadığını, çevrenin gerekli anlayışı göstermediğinı düşünür. söyler, tepki gös- terirler. Kimi zaman kendilerini uyaran kişileri redde- derek, hatta suçlayarak rahatlamaya çalışırlar. An- cak bu duygusal tepkilerin, konuya ilişkin reddet- melerin, suçlamalann çocuklarına ve kendilerine bir yaran yoktur. Burada karar verme hakkı sadece ko- nunun uzmanlarınındır. Onlar, gerekli incelemeleri yaparaktanı konusundaki bulgulannı söylerter. Eğer çocuklarının sağlığı konusunda karar vererek rahat- lamak isteyen anneler babalar daha sakin, daha so- ğukkanlı olurlarsa, gerçeklere daha doğru yaklaşa- bilirler. Onun için de annelerin, babalann, hatta an- ne baba adaylannın "çocuk gelişimi, çocuk eğitimi, çocuk beden ve ruh sağlığı" konulannda eğitilme- leri gerekir. Gelişmiş ülkeler, güçlüklerini süreklilikta- şıyan "yetişkin eğitimi" sistemiyle aşabilmişlerdir. Eğer çocuğun bırrahatsızlığı. bir hastalığı varsaonu reddetmek, görmezden gelmek, sadece durumun zararlarını sürdürmeye, bu zararları arttırmaya yol açar. Eğer bir rahatsızlık, bir hastalık yoksa hiçbir uz- man böyle bir şeyı başka türlü yorumlayamaz. 4. Önemli bir konu da, öğretmenlerin ve okul reh- berlik servislerinin bu konudaki eğitimleri ve dikkat- leridir. Öğretmenlere çeşitli rahatsızlıklann belırtile- ri gerekli ölçüde öğretilmelidir. Çünkü, sınıfta ilişki kuramadığı için öğretilenleri algılayamayan ya da bil- gi alma yetisinde bozukluk olan, ya da dikkat eksik- liği nedeniyle anlatılanlarayoğunlaşamayan, böyle- ce "tembel, dikkatsiz, aşın yaramaz" gibi çeşitli ad- larta etiketlenen çocuklar aslında "yardım edilmesi gereken çocuklar"dtr. Bu durumlarda çocuklann ai- leleri uyanlmalı, birlikte sağlık hizmetinin destegı aranmalıdır. Okul rehberlik servisleri de yoksa kurulmalı, var- sa güçlendirilmeli, yeterii işlev gücüne kavuşturul- malıdır. 5. Bu durum da okul sağlık hizmetlerinin ne den- li önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Okul sağlık hizmetleri koruyucu hizmetlerdir. Bütün koruyucu hizmetler gibi, hastalıklardan korumak, kitle tarama- sıyla rahatsızlıklan. hastalıkları erken tanı ile ortaya çıkarmak, erken tedaviye kavuşturmak hedefine yö- nelmiştır. Okul-aile bırliklennin de bu durumu dik- kate aiması gerekmektedir. "Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı" çok önemli bir toplum sorunudur. Ne ölçüde erken, ne denli yeter- ii bir hizmete kavuşursak geleceğimiz de o ölçüde güvenli olacaktır. Aydın Polis saldmsı Meclis gündeminde İZMİR (Cumhuriyet Ege Biirosu) - Aydın Ağır Ceza Mahkemesi'nde Baki Erdoğan'ın ışken- ceyle ölümüne neden ol- mak suçundan 5.5 yıl hapse mahkûm olan po- lıslerle ilgili karann açık- lanmasının ardından. sa- londa bulunan sivil polis- lerin gazeteci. avijkat ve savcı Hüseyin Kaya'ya saldırıları TBMM"de gündeme getirildi. CHP Aydın milletvekı- li Fatih Atay. TBMMde yaptığı konuşmada. "Ay- dın Adliyesi'nde, cnınivet güçlen tarafından davayı izleven tüm sKil kuruluş- laravemaktulün yakınla- nna manev i işkence uygu- lanmışnr" dedi. Duruşma öncesi Aydın Adlıyesi'nın çevresinin- güvenlık güçlerince kuşa- tılarak. davayı izlemeye gelenlere gözdağı verildı- ğini, üzerlerinin arandığı- nı vurgulayan Fatih Atav tepkısmi şöyle dıle aetir- di: -Bolki bu arama doğal- dır. Ama iki doktor, üzer- lerinde bildiri var diye Merkez Karakolu'na gö- türülmüş. saatlcrcegöza)- hnda tutulmuştur. Izlevi- ciler kısmının orurulmasj gereken \erieri sivil polis- lerie doldurulmuştur. Maktulün yakınları, da- vavı izlemek için gelen si- vil toplum örgütlerinin temsilcileri, avukatlar, ga- zetecüer oturacak yer bu- lamamıştu'. Daha sonra mahkeme. karannı açık- lamış ve salon içinde bü- >ük bir gürültü olmuştur. Salonun içinde bulunan bütün güvenlik güçleri, gazetecilere, üzerlerinde cüppeolan avukaüara sal- dırmışlardır. Polisler, adli- yenin çıkışuıda. koridor- da. davavı izlemeye gelen herkesi hırpalamış,v«döv- müşlerdir." CHP'li Atay, Mahke- me Başkanı Turgut Yıldı- nra, Savcı Hüseyan Kaya ile mahkeme üyelennin salonda bulunan gazete- ci. avukat ve duruşmayı izleyen sivil toplum ör- gütlennın temsilcilen, Er- doğan"ın yakınlannın can güvenliklerinin sağlan- ması için olağanüstü çaba sarf etmesine karşın. Vali Muharrem Göktayoğ- lu'nun olaylara duyarsız kaldığını savladı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog