Bugünden 1930'a 5,432,496 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

30 MAYIS 1998 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Baki Erdogan davasımn gerekçeli kararı • tZ VflR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - Aydın'da gözaltındaki Baki Erdoğan'ın "suçunu söyletmek amacıyla işkence yaparak ölümüne neden olmak" suçundan yargılanan ve 5'eryıl,6'şaray, 20'şer gün ağır hapis cezasına çarptınlan biri emniyet müdür yardımcısı 6 polisin yargılandığı davanın gerekçeli karan açıklandı. Gerekçeli kararda Türkiyenin bir hukuk devleti olduğu vurgulanarak sanığa hangi suçu ışlemiş olursa olsun işkence yapılamayacağı vurgulandı. Çiller, Yılmaz'ı elestirdi I ADANA (Cumhumet Bürosu)-DYPGenel' Başkanı Tansu Çiller. Adana'nın ilçelerinde düzenlediği "Demokrasi Mitingi"nde Başbakan Mesut Yılmaz'ı sert bir dille suçlayarak "'Kuran kurslarını kapattılar yetmedi. ezanı kıstılar yetmedi. senin adm Yılmaz değıl Deccal olsan ne yazar" dedi. Medyaya ağır eleştirilerde de bulunan Çiller. "Bihn kı bu söyledıklerimi yazmazlar. Ne manşetlerinde yazarlar ne de televizyonlannda yer verirler. Al enerji ihalesini vermanşeti. Al özelleştirmeyi yayınla haberleri" diye konuştu. Güneydoğu'da operasyon • DıYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) - Güvenlik güçlerinin Olağanüstü Hal Bölgesi'ndeki operasyonlan sürüyor. Batman'ın Gercüş ileesi Kışla Köyü Çiv ika Tepeleri bölgesinde çıkan çatışmalarda 8. Van'ın Gürpınar ilçesinde 3 terörist öldürüldü. Çıkan çatışmalarda 2 güvenlik görev lisi de şehıt oldu. Tunceli bölgesinde 20 bın askerin katıldığı operasyonlarda ise arama- tarama faaliyetleri yoğunlaştınldı. Eroğlu'nun kuşkulu ölümü • İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu)-Ege Ünıversitesi Iletışim Fakültesi'nin tuvaletınde cesedi asılı olarak bulunan ve daha sonra kanında kloroform olduğu saptanan A. Serkan Eroğlu'nun kuşkulu ölümünün aydınlatılması için olay yerinde keşif yapılması talebi. savcıhkça kabul edildi. Cinayete kurban gittiği savlanan A. Serkan Eroğlu olayına savunman olarak katılan Çağdaş Hukukçular Derneği Izmir Şubesı üyesi 100 hukukçunun vekâletnameleri. Bornova Cumhunyet Savcısı Iskender Kutluer'e verildi. Sayıştay'a üye seçimi • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Say ıştay'da bir süre önce boşalan daire başkanlıklan için seçim yapıldı. Say ıştay Genel Kurulu'nun önceki gün yaptığı toplantıda Necdet Güvenç, Necip Pekçevik. Cavit Ozkahraman. Cengiz Alpay. Hasan Fidan, Hasan Hüseyin Türkmen ve Mustafa Akyüz daire başkanlıklanna seçildiler. Basın üzepindeki baskı • Ekonomi Servisi - Türkiye. bir Amerikan şirketınin yaptıgı değerlendirmede, basın özgürlüğü açısından dünya sıralamasında en kötü durumdaki 4. ülke olarak gösterildı. Ingilız The Economist dergisinde yer alan haberde. Turkiye'nin, Çin. Endonezya ve Mısır'dan sonra basın üzerinde en çok baskı bulunan ülke olduğu kaydedildi. İstanbul'da gpev hazjplığı • tstanbul Haber Senisi - Beledıye-İş Sendikası ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi. IETT ve 6 ilçe belediyesinde çalışan toplam 20 bın 500 işçı adma resmi arabulucu gözetiminde sürdürülen toplu ış sözleşmesinde uzlaşma sağlanamadı. Belediye-lş'ten yapılan açıklamada. günlük 5 mil>on 750 bın lira ücretin altında ısrar edilmesi halinde 8 Hazıranda grev karan almacafı belirtildi. Hiikümetten destek çektiler DİSK 'Ekonomik Konsey' toplantılanna katılmama karan aldı. Türk-İş, DİSK ve TÎSK başkanlan hükümetin tarihi fırsatı kaçırdığmı söylediler ALİER Türk-lş, DİSK ve TtSK Genel Başkan- lan, hükümetin. kamuoyu ve "Beşli Sivfl lnisiyatir"in desteğini iyi kullanmayarak "tarihi bir firsat" kaçırdığını belirttiler. Üzerinde uzlaşma sağlanan konularyerine. sivil toplum örgütleri ve Meclis çoğunlu- ğunca benimsenmeyen yasa tasanlannın gündeme getirildiğini ifade eden başkan- lar. " Hükümet destegimLd iyi kuliansaydı Türkiye'nin en radikal sorunlannı bile çö- zebilirdi"1 görüşünü savundular. DİSK. Ekonomik ve Sosyal Konsey'de sivil örgüt çoğunluğu sağlanmadıkça toplantılara ka- tılmama karan aldı. TÜSİAD Başkanı Mu- harrem Kayhan beklenen reformlann ger- Büyük kongre bugün DTP 'partileşme' sınavı verecek • Parti, değişimciler, küskünler, statükocular olarak üç parçaya bölünmüş durumda. Birinci olağan kongrenin 'bakanlar' ile 'değişimciler' in mücadelesine sahne olması bekleniyor. çekleşmemesinde CHP'nin de sorumlulu- ğu bulunduğunu savundu. REFAHYOL dönemınde ortaya çıkan re- jim bunalımının aşılmasında ve 55. hükü- metin kurulmasında büyük rol oynayan Beşli Sivil tnisivatif'ın liderleri hükümete verilen halk desteğinin hiçbir Cumhuriyet hükümetine kısmet olmadığının altını çız- diler. TlSK Genel Başkanı Refık Baydur uzun yıllardır işveren kuruluşlannın tem- silciliğini yaptığını belirterek "35 vilhk iş- veren temsilciliğim dönemimde. hiçbir hü- kümete toplumun farkh ve geniş kesimin- den verürriiş böyle bir desteğe tanık olma- dım"dedi. DİSK Genel Başkanı Rıdvan Budak da Türkiye'nin en büyük sivil toplum örgüt- lerinin, kuruluşu da dahil olmak üzere 55. hükümete destek verdiklerini anımsatarak şöylededi: "Ancak. hükümetin 11 aylık icraatı dö- neminde bu desteğin kıymetini büdiğine da- ir hiçbir olumluluk vaşamadık. Oysa bu destekle hükümet Türkiye'nin en radikal sorunlannı bile çözme şansına sahiptir." Hükümetin bu şansı iyi kullanmadığını ve DİSK'in bundan böyle konsey toplan- tılanna katılmama karan aldığını anlatan Budak, şöyle konuştu: "Hükümet bizimle uzlaştığı konulan Meclis gündemine gerirecegine IMF'nin baskjsıvla sosyal güvenlik reformunu, cmeklflik yaşmın yükseltilmesine indirge- me çabası içine girdi; uzlaşma aramadan Kamu Çalışanlan Sendikalan Yasa Tasan- sı'nı Meclis'e getirerek bir süre gündemi n- kadı. Konseyin topiumsal mutabakaün sağ- lanmasında çok önemli bir araç olacağına inanıyoru/-,\ncak. vapısı bu amacı gerçek- lestirmeye uvgun değü." Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral de, hükümetin yakaladığı şansı iyi kullan- madığını ifade etti. Meral. "Kesintisiz eği- tim dışında önemli bir konu halledilmedi. Ulkenin sıkınblan devam ediyor, beklenti- ler sürüyor" dedı. TÜSİAD Başkanı Muharrem Kayhan ise hükümete verildiği düşünülen tarihi fır- satın aslında ülkemizin geleceğini düşü- nen bütün siyasi partilere verildiğinı be- lirtti. AYŞE SAYIN ANKARA - DTP. Türk Metal-lş Salonu'nda bugün ve yarın yapılacak 1. Olağan Büyük Kongresi'nde 3 parçalı bir görünüm sergiliyor. Kongre öncesinde başlayan huzursuzluğun kongreye de yansıyacağına dikkat çekilirken, 50 dolayındaki il başkanı. genel başkan Hüsamettin Cindoruk'a, "Bakanlan değiştir, kabineye gjr* baskısı yapacak. Cindoruk'un tek genel başkan adayı olduğu kongrede. 86'sı doğal 1130delege, "partileşıne'' sınavı verecek. DTP 1. Olağan Büyük Kongresi'nin. bakanlann temsil ettiği "statükocular". Gökberk Ergenekon'un başını çektiğı "değişimciler'' ile tzmir milletvekilleri Mehmet Köstepen, Türan Annç'ın içinde yer aldığı "küskünler" arasındaki mücadeleye sahne olması bekleniyor. Değişimciler önerge verecek Kongrede değişimci il başkanlan. "ANAP'ın etkisinde kalmak ve başansızlıkla" suçladıklan bakanlann değiştirilmesi. Cindoruk'un hükümete girmesi ve yetkili kurulun Genel İdare Kurulu değil. il başkanlannın da içinde yer aldığı Temsilciler Meclisi'nin olması yönünde önerge verecekler. Gökberk Ergenekon, Ozden Özbilun ile tstanbul Milletvekili Metin Işıkın da içinde yer aldığı değişimciler, kulislerde "Arnk ittifak partisi görüntüsünden kurtulmaiıvız. Bu kongre, DTP'nin partileşıne kurultayı olmahdır. Taban desteği olmayan bakanlar, kongreden hemen sonra değJştirilmelidir'' görüşünü dile • getiriyorlar. Kulislerde, bu görüşün kongre öncesinde Meclis grubunda da ifade edildiği. bakanlann grup içi güvensizlik oyuyla düşürülmesi eğiliminin belirdiğine, ancak Cindoruk'un istemi üzerine bunalımın kongre sonrasına ertelendiğine dikkat çekıldi. Değişim yanlısı il başkanlan. devlet bakanlan Rıfat Serdaroğlu, Mehmet Batallı ve Refaiddin Şahin'ın il kongrelerinı kaybetmelerini de koz olarak kullanacak. ÇtZMEDEN YUKARI MUSA KART ALOOOL Afi'Tf. CHP'demuhalifleradayçıkarmayacak ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) -CHP'nin 28. Olağan Kurultayf nda seçilen 60 kişilik Parti Meclisi (PM), bugün toplanarak görev bölümü ya- pacak. Genel sekreter Adnan Keskin ile genel sayman İsmet Atala> ın yerlerinde kalmalan beklenırken; Merkez Yürütme Kurulu'nun (MYK) da yeni dengeler gözetilerek biçimlendirileceği bildırildi. Genel merkez listesini delerek PM'ye gi- ren muhalif PM üyeleri, seçimlerde blok olarak boş oy kullanılmasının doğru olmayacağı görüşünü benim- sedi. Muhalifler. "Istyönetim genel başkanın takdiri ile oluşur. Daha ilk günden sorun çıkarmayız" dediler. Genel sekreterlik seçiminde bazı muhaliflerin Keskin'e oy verebile- ceği. bazılannın ise boş oy kullana- cağı bildırildi. CHP'nin yeni PM'si bugün ilk toplantısmı yapacak. Toplantıda ge- nel sekreter. genel sayman ve Mer- kez Yürütme Kurulu (MYK) seçım- leri yapılacak. MYK'nın biçimlen- dirilmesi sürecıne. kurultaydaki dengelerin ne ölçüde yansıyacağı merak konusu oldu. En yüksek oyla PM'ye giren Zülfü LKaneü'nin gö- rev almak istemedıği belirtilirken: PM'ye en yüksek oyla girenler ara- sında yer alan Bekir Yurdagül ile E n e r j i i ş c i l e r i n d e n A d n a n K e s k i n ' e t e p k i 'Özelleştirmelerin hepsine karşıyız' ANKARA (Cumhuriyet Büro- su)-CHP'nin 28. Olağan Kurul- tayı'nda "ÖzeBeştirnıeye ha>ır" pankartı açan enerji işçileri, genel sekreter Adnan Keskin'in "Pan- kart Petrol Ofisi'nin özelleştiril- mesiyk ilgili bir tepkT sözlerine karşı çıktılar. Enerji işçileri, pan- kartın tüm özelleştirmelere karşı açıldığına dikkat çekerek Kes- kin'in medyapatronlannı karşısı- na almak istemediğini iddia etti- ler. Geçen hafta sonu CHP olağan kurultayında enerji işçilerince açılan "Ozelleştinneye ha>ir" ya- zılı pankart ile ilgili olarak Kes- kin'in yaptıgı açıklama tepki ya- rattı. Kurultayda pankartı açan iş- çiler adına bilgi veren Metin Ka- ya ve HunitLlas. Keskin'in açık- lamasını eleştirerek pankartı yal- nızca Petrol Ofisi 'nin özelleştiril- mesine değil, tüm özelleştirmele- re karşı açtıklannı söyledi. CHP'nin ozelleştinneye değil yalnızca özelleştirmedeki talana karşı çıktıgını belirten Kaya, Pet- rol Ofisi'nin özelleş,tirilmesinede bu nedenle karşı olduklannı kay- detti. Kaya. Keskin'in açıklama- sını "yumusatma" olarak değer- lendirdi. Vaşar Sevman'a muhaliflerin liste- sinde de yer aldıkları için yönetimin "mesafefi" baktığı bildırildi. Bülent Tanla ve Onur kumbaracıbaşTnın yanı sıraZekeriyaYıklınm'ında ge- nel başkan yardımcılığınagetirilebi- leceği bıldirildi. MYK'ye girebile- cek isimler arasında da Birgen Ke- leş, Korel Göymen, Mustafa Kul, Mehmet Kahraman, Atila Sa\, Meh- met Sevigen, Veli Aksoy, Mustafa Öz- yürek, Sinan Yerlikaya, Eşref Er- dem'in adlan kulislerde dile getiril- di. Muhalifler önceki gün yaptıklan toplantıda. seçimlerde ızleyecekleri tav ır üzerine görüş alışv erişinde bu- lundular. Bu toplantıda daha ilk gün- den "kavgacr bir görünüm verilme- mesı ve "Ba>kalcı" ekip arasındaki kavgaya kanşılmaması gereği üze- rinde duruldu. Bazı muhalif PM üyelerinin genel sekreterlik seçimin- de Adnan Keskin'e karşı boş oy ve- rebıleceğı. ancak tüm muhaliflerin blok olarak boş oy kullanmayı dü- şünmedikleri bildirildi. Muhalifle- rin toplantısi sonunda. "Önyargısa her olumlu çalışmaya katkı verme" görüşü benimsendi. 1IRMIKI AYDIN ENGİN Yamyam niye ınsan yer? Ben açlıktan sanıyordum. il- kel, çok ilkel topluluklar, sürek- li açlık baskısı altında yaşadık- ları. alet geliştiremedikleri için doğanın sundukları ile yetin- mek zorunda kalıriar: doğa cimrilik yaptığında da aç kal- dıklarından yamyamlığa baş- vururtar, diye biliyordum. Öyle değilmiş. En azından bu kadar yalınkat değilmiş. Yanlışım varsa ya da okudu- ğumu yanlış anladıysani, sos- yologlar, psikologlar, antropo- loglar, paleontologlar, arke- ologlar, yani bilimum "loglar bağışlasınlar. Yamyamın yaşamı salt açlık korkusu ile değil bir dizi "kor- ku" ile geçiyor. Gürieyen gök, gökten sicim gibi inen sular, ge- ce ay, gündüz güneş, vahşi ya- ratıklar, sel, fırtına, karanhk, deprem ve... Ve kendi klanın- dan olmayan, daha önce gör- mediği, şaşılacak kadar kendi- sine benzeyen ama gene de kendisinden olmayan, "farklı" olan yabancılar... Hepsi, korunmak için kimine taptığı, kimini avladığı. kimin- den kaçtığı, kimiyle dövüştüğü Çağdaş Yamyamlar "düşman" güçler. Bu katlanılmaz korku orta- mında bir yabancıyı, kendisine çok benzeyen ama kendisin- den "farkh" olanı ele geçirdi- ğinde onu salt öldürmekle ye- tinmiyor, yiyerek "yok" ediyor. Böylece kendisinden "farklı" olduğundan korktuğu düşma- nı yiyip kendisine dönüştürerek "farkı" yok ediyor; farklı olanı. kendini güvende saydığı doğal çevresine dönüştürüyor. Eh. bu arada karnı da doyu- yortabii.. • • • Farklı olandan ürkme, farklı olandan duyulan tedirginlik, il- kel insandan bu yana bir mik- tar inceldi, uygariaştı ama var- lığını sürdürdü. Çağdaş yamyam kendinden farklı olanı artık yemiyor. En azından ateşte kızartıp mideye indirmiyor. Ne de olsa çağdaş. Ama gene de farklı olandan te- dirgin. Farklı olandan hoşlan- mıyor. Örneğin Ku-Klux-Klan'a üye olan beyaz Amerikalı, aslında yamyam atalannın, farklı olana duydukları duşmanlığa akraba güdülerte zencileri yakıyor. Üs- tün ırk mavalına kendini inan- dırmış aşağılık Nazi'nin; ırkçılık, kabamilliyetçilikbatağındade- belenen faşist militanın; kendi dininden olmayana cihat ilan e- den kökten dincinin, kendisin- den farklı düşüneni mermiyle, zehirli gazla, bıçakla, ateşle, bombayla yok etmesinin ne- denleri arasında yamyam ata- lardan miras, yamyamca kor- kularyatıyor: "Farklı olan, fark- lı düşünen düşmandır ve yok edilmelidir!" Atinalılann köle emeği üstün- de yükselen "demokrasi "lerini bir yana koyarsak demokrasi, yani çağdaş demokrasi 1789 Fransız ve 1848 Avrupa dev- rimlerine ebelik eden "aydın- lanma" çağının saçtığı ışıklar altında serpilip gelişti. Farklı düşünene saygı, farklı düşü- nenlerin var olma hakkını hiç kısıtsız tanıma ve farklı düşün- ceye. hiç katılmasa, kökünden karşı bile olsa "hoşgörü" ile yaklaşabilme, demokrasinin "olmazsa olmazı". O yüzden çağdaş yamyam ile demokrasi bir türlü barışa- mıyor. Çağdaş yamyam bazen kendini içtenlikle zorlasa da yamyama özgü ilkel korkular- dan sıyrılamadıkça demokrat olamıyor. Kendinde var oldu- ğunu varsaydığı hoşgörü. her zaman kendisi gibi düşünen- lerle sınırlı. Farklı düşünen hâ- lâ düşman. Bunun bir ilkellik göstergesi olduğunun da ayır- dında değil. Tersine bunu er- dem belliyor; kendine düşma- nı yok etme, farklı düşüneni susturma misyonları yüklüyor ve denk getirip de başanya ula- şırsa kendinden pek hoşnut kalıyor. Ama 2000'e 2 kala hâlâ bu kadar ilkel güdülerle davrana- nm ne zekâsı, ne bilgi birikimi, nehüneri, nekültürdüzeyiüst- lendiği misyonların üstesinden gelmesine elveriyor. Kazık ka- dar yaşına rağmen mesleğinde bir hiç bile olamamışlığın yarat- tığı aşağılık duygusuyla hep sır- tını dayayabileceği güçlere ge- reksinim duyuyor. Bulamadı- ğında pısıyor ve susuyor. Ama birdebulunca... Çağdaş yamyama her yerde rastlıyoruz. Yargısız infazlarda, caddelerde öteki yamyamlarla buluşup, toplaşıp, parmaklan- nı kurtbaşı yapıp marşlar söy- lüyor: Madımak Oteli önünde ağzından salyalar saçarak tek- bir getiriyor: çete kurup suçu farklı düşünmekten ibaret olan Akın Birdal'lan vuruyor; med- yada kalemşorluğa soyunup hedef gösteriyor, iğrenç iftira- larla kendisinden farklı düşü- nene saldırıyor... Böylece tıpkı ilkel atalan gibi yabancıyı, kendisinden farklı olanı yok ederek huzur anyor. Ancak kendisi gibilerden iba- ret "tek ooyutlu" bir dünyada huzur bulabileceğini ilkel güdü- leriyle kavnyorve birhayvan gi- bi içgüdülerine uyuyor. O yüzden hoşgörü fukaralığı, kişiliğinin temeli. Demokrasi o- nun için bir yük. Onun için de- mokrasi, farklı düşünenlere ya- şam hakkı sağlayan bir korku- lu çevre. O çağdaş yamyam! POIİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİIVKAYA f Alçakların Kalesi...' 1986 yılıydı. Dikili Şenlıkleri'nde bir açık oturum ya- pılıyordu... On sırada bir polis, konuşmacılardan not alryor- du... ilhan Selçuk sordu: "Gazeteci misiniz?" Kısa boylu, bıyıklı kişi yanıt verdi: "Değilim!.." • llhan Selçuk: "Görevli misiniz?" "Evet, görevliyim..." izleyenler "görevliye" tepki gösterdi... llhan Selçuk bunun üzerine şöyle dedi: "8u arkadaşın bir günahı yok. Ona amirleri emir verdi. Amirterine emir veren kim? Içişleri Bakanı..." llhan Selçuk, "demotoas/"nin bir yaşam biçimi ol- duğunu anlatmaya başlarken sivil giyimli "görevli" nottutmayı bırakıp dinlemeye koyuldu... Dün Cumhuriyet'in birinci sayfasındaki haber hay- li ilginçti: "Trabzon'da polis oyunu yarıda kesti..." Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Italyan yazar Dario Fo'nun "Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü" adlı oyununu, Ankara Ekin Tiyatrosu Trabzon'da oynu- yordu... Oyun başfamıştı... O sırada bir oyuncu Bemard Shavv'ın şu sözleri- ni aktanyordu: "Alçaklann en son sığınacağı kale, vatansevertik- tir..." Salonda yaklaşık 400 izleyici vardı... Sivil polisler tam o sırada salona girdi... Izleyiciler bunu oyunun bir parçası sandılar... Ama aldanmışlardı... Polis yetkilıleri, oyunun 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'nın 17'nci ve 5442 sayılı İl Idaresi Yasası'nın 11/C maddeleri gereğince vali- lik makamının onayıyla sergileneceğini bildirdiler... Yasaklama karan 25 Mayıs 1998'de Ekin Tryatro- su'na iletilmişti... Yasak karan izleyicilerce protesto edildi... Evet.. Burası Türkiye'ydi. Polis tiyatrobasatMİirdi... Ama sekiz yıllık kesintisiz eğrtimi protesto edenler camileri mesken tutup cuma namazı çıkışında ya- salan delip şöyle bağırabilirlerdi: "Şeriat gelecek laikler ölecek!" Polis onlaradokunmazdı... Polis, Sakarya'da Mil- li Gençlik Vakfı'nın laik demokratik cumhuriyete kar- şı gıriştiği güç gösterisine izin verebilirdi... Cengiz Ersever, Gümüşyaka'da silahlı eğitim yaptırabilir, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldınm bu ül- kede serbestçe dolaşabilirdi... Çünkü onlar vatanseverdi!.. • • • 1986 yılında Dikili Şenlikleri'nde konuşmacılan iz- leyen polis, 1998 yılında oyun yasaklıyor... Görüldüğü gibi demokrasimiz tıkır tıkır işliyor... Giresun Valiliği, 18 Mayıs 1998'de BO54VLKA- 280400-10-3/341 sayılı yazısını. Vali Vekili Erhan Tanju imzasıyla ilçe kaymakamlıklanna, kamu kuaım ve kuruluşlanna gönderdi: Okuyalım: "Kamu kurum ve kunıluşlan ile özel ve tüzel kişi- liklerin kamuya ait kapalı ve açık sahalarda 'konser, panel, sempozyum, şenlik, kermes vb.' yapacakla- n her türlü etkinliklere emniyet müdürlüğünce yapı- lacak soruşturma neticesinde alınacak olumlu yazı- dan sonra yer tahsisiyapılacaktır. Gereğini rica ede- hm." Demek ki Türkiye'de 'adım atmak' bile izinle ola- cak... Bugünlerde numaracı cumhuriyetçiler, şeriatçılar "demokrasi nutuklan" atıyorlar... Muhteremler işlerine geldiğinde "demokrat", gel- mediğinde ne oluyorlar dersiniz?.. Liberal ya da şeriatçı!.. Bir tanesi bakın ne diyor: "TCK'nin 312. maddesı teröristlere uygulanacak sanmıştım, onun için desteklemiştim. Şimdi ise bir demokrat olarak karşı çıkıyorum..." Vah benim güzel yurdum vah!.. Temel hak ve özgürlükleri savunmak kimlere kal- dı!.. • • • 1986'da Dikili'de yaşadıklanmız, 1998'de Trab- zon 'da bir tiyatro gösterisinin engellenmesi, bizlerin içinde bulunduğu durumu göstermiyor mu? Demokrasi bir yaşam biçimidir!.. Ama toplumda geçerli olan da şu: "Öana dokunmayan yılan bin yaşasın!.." Devlet içinde yuvalanmış çeteler ve onlann top- lum içine uzanmış kollan birer "vafansever" günü- müz Türkiyesi'nde... Devlet hâlâ tiyatro yasaklıyor, Bernard Shavv'ın şu sözlerinden gocunuyor: "Alçaklann sığınacağı en son kale vatanseverlik- tir..." Sakarya'daki "fetih kutlamalan" şeriatçı gösteri- leredönüşüyor... Yakın tarihimize, Ulusal Kurtuluş Savaşımıza, man dacılara bir bakın. alçaklann ne yaptıklannı ve nere- ye sığındıklannı göreceksiniz!.. Mustafa Kemal Ata- türk'e "deccal" diyen hainlerin, kendilerine "vatan- sever" aöını taktıklanna tanık olacaksınız... Alçaklar, hainler dün de vardı, bugün de... Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 TOBB'de Miras'm başkanhğı kesiıı ANKARA (Cumhuri- yet Bürosu) - Türkiye Odalar ve Borsalar Birli- ği'nin (TOBB) bugün ve yann yapılacak genel ku- rulunda Fuat.Miras'ın ye- niden gene! başkanlığa seçileceğine kesin gözle bakılıyor. DYP Genel Başkanı Tansu ÇUler'in siyaset sahnesine çıkışında ve REFAHYOUun yıkılışın- da etkili olan TOBB, şim- di de kabinenin bağımsız Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez'in "merkezi birieştirTne" hareketine destek veriyor. TOBB'nin Trabzon Bölge Toplantısi "nda "de- ğişim hareketi" başlatan Erez'in ağırlığının bugün Milli Eğitim Bakanlıgı Şûra Salonu'nda başlaya- cak olan genel kurulda da etkili olması bekleniyor. Mılletvekıllerinden ve si- vil toplum örgütlerinden sözlüaçıklamalar dışında somut bir destek bulama- yan Erez. değişimle ifgili çağnsının yalnızca TO- BB'yle sınırlandınlma- masını istemesine karşın, arkasındaki bırlik deste- ğini kaybetmek istemiyor. Sivil toplum örgütlerinin pek çok kez vurgulamala- nna karşın Erez'in konuş- masıyla gazetelerin baş sayfalanna çıkan "siyaset- teki kirienme ile sağda ve solda birleşme" çağn sının TOBB'nin genel kurulun- da da önemli gündem maddesini oluşturması beklenivor. Genel kurula, Erez dışında Başbakan Yılmaz'dan bakanlara ka- dar çok sayıda parlamen- ter katılacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog