Bugünden 1930'a 5,466,117 adet makale



Katalog


«
»

3MAYIS1998PAZAR CUMHURİYET HABERLER Çatlı'nm mirasçılarına ret • ANKARA (Cumhuriyet Birosu) - Yargıtay. Susurluk kazasında ölen AbdullahÇatlı'nın yakınlannın "Mehmet Özbay" sahte kimliğine kayıtlı mallan alabilmesi içın gerçek Özbay'a "husumet" davası açması gerektiğini bıldırdı. Yargıtay. Çatlı ailesinin Abdullah Çatlı'nın sahte kimliğiyle edindiği taşınır ve taşınmaz tnallan üzerine tescil etme isteminin reddedilmesine ilişkin yerel mahkeme karannı onadı. Tiırizmde güvenlMc • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-tçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu, Türkiye'nin turizm sektörûnü baltalamaya yönelik olumsuz propagandalara meydan bırakmamak için yurt genelinde alınan güvenlik önlemlerinin arttınldığını açıkladı. Başesgioğlu, Aydın'da mart ayında yapılan "'Turizm Güvenliği Bölge Toplantısı"nı anımsatarak, burada alınan kararlar doğrultusunda, istihbarat çalışmalanna agırlık verildiğini, her türlü asayiş önleminin alındiğını, trafik denetimlerinin sıklaştınldığını. turizm sektörü temsilcileriyle yapılan koordinasyonun güçlendirıldiğini anlattı Yrtdmım çarptı kdşehit I ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)- PKK'ye karşı son 14 yılın en büyük harekâtı olarak değerlendirilen Murat operasyonunda 2 Tûrk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu yıldınm çarpması sonucu şehit oldu. Alınan bilgiye göre, 7. Mekanize Piyade Tugayı bölgesinde 1 Mayıs 1998'desaat 12.20 sulannda Bingöl-Genç Malavin Tepe'nin keşif gözetleme faaliyetleri sırasında yıldınm düşmesi sonucu Piyade Üsteğmen Ramazan Akbulut şehit oldu. Olayda piyade uzman çavuşlar lrfan Aygün ile Ömer Acar ve piyade er Mehmet Yılmaz yaralandı. 28. Piyade Alay Komutanlığı bölgesindeki keşif görevi sırasında da yıldınm düşmesi sonucu piyade er İbrahim Oral şehit oldu. Operasyonda etkısiz hale getirilen terörist sayısı 63'e yükseldi. TÜMÖD'den YÖK'e tepki • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Tüm Öğretım Üyeleri Derneği Genel Başkanı (TÜMÖD) Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu. üniversitelerin 16yıldan beri Yüksek Ögretim Kurumu (YÖK) eliyle irticaya teslim edildiğini savunurken, Milli Güvenlik Kurulu'nun da yanıltıldığını iddia etti. Hatipoğlu. kılık kıyafet yönetmeliğinin lstanbul Üniversitesi dışında uygulanmadığını vurgulayarak "YÖK ve Başkanı. takıyye yöntemiyle MGK'yi uyutmak ve zaman kazanmak istemektedir" dedi. Tı Sahaya indiğini açıklayan Yalım Erez, Meclis'te baskı oluşturmaya çalışacağını söyledi Sağda Kderlik kavgasıDÜRDANE KJRÇITVAL ANKARA-Hükümetın bağım- sız kökenli Sanayi ve Ticaret Ba- kanı Yalun Erez'in, merkez sağın liderliğine soyunduğunu ilan et- mesi örtülü olarak yürütülen li- derlik kavgasını kızıştırdı. ANAP'lılann, "BiriUdereDYP'B- leri dolduruyor, DYP tabanına oy- nuyor" gerekçesiyle Başbakan'a şikâyet ettiklen Yalım Erez. lider- lere yönelik eleştirilerini ağırlaş- tırdı. Erez, ANAP ve DYP'li çok sayıda milletvekilinin yanı sıra de- mokratik kitle örgütleriyle görü- şüp bu çıkışı yaptığını belirterek. 14 Yeni bir kral olmam. ama ben bu işin koordinasyonunu üstJenirim'' dedi. DYP Genel Başkan Yardım- cısı AliŞevldErekde, Erez'i"du- rumdan vazife çıkarmakla" suç- ladı. Erken seçim tartışmalannın Türkiye gündemine oturması, merkez sağda liderlik kavgasının suyüzüneçıkmasındaetkilı oldu. DTP lideri Hüsamettin Cindoruk. partisinın kongrelerinı gerekçe göstererek meydanlara çıkarken, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller yerini korumak, Yüce Divan'dan kurtulmak için çaba göstermeye başladı. Başbakan Mesut Yılmaz kendisınin başkanlığındakı birhü- kümetle ve Çiller'i Yüce Divan'a yolladıktan sonra seçime gitme hesaplan yaparken, Sanayi ve Ti- caret Bakanı Yalım Erez de son çıkışlanyla "Yanşta ben de va- run** dedi. Yalım Erez, merkez sağın bir- leşmesi içın mücadeleye başladı- ğını, bu amaçla ANAP ve DYP'li birçok mılletvekıli. demokratik kitle örgütleri ve yurttaşlarla te- mas içinde olduğunu bıldirdi. Artık kişiler ve lıderler döne- minin sonaerdiğini savunan Erez, " Devir arhk ekipler devridir" de- di. Hiçbir zaman lider olma hırsı taşımadığını kaydeden Erez, "*Ben hiçbirzaman böyie bir ihnŞaç için- de olmadım. Bu ülkc liderlerden yeteri kadar çekti. Zaten bizde li- derler kral gibi. Ne\eni bir kral ne de lider olmava nivetim var" de- di. Erez, "Partüerinbaşındaekip- ler olmah, Ikkrter değiL, diyorsu- nuz ama, sonuçta ekibin de başın- da biri olması gerekmiyor mu" so- rusuna. "Evet koordinatör oiabi- Hrim. Ama, benden daha iyi yapa- bileceğini iddia eden biri çıkarsa ben de ekibin bir iivesi olarak ça- bşınnT yanıtını verdi. Erez. u Türkiye1 desiyasiistikra- nsagladık,sıraekonomkk- diyen Başbakan Yılmaz ıle ilgili olarak, "Şahıslar meselesine gjrmek iste- mhnrum. Şahıslara girmek küçül- tür" dedi. Sistem, siyaset değışmeden kı- şılerin değışmesinin bir anlamı ol- madığını belirten Erez. "Bozuk sistem devam edecekse kim başta ohırsaobun değtşen birşey otanaz" dıye konuştu. Erken seçim tartışmalanna kar- şın merkez sağda birleşmenin mümkün olduğunu savunan Ya- lım Erez şöylededı: "Elbette bu olasıhk var. Benim sözkrimi gidip Meclis'te tüm mil- letveldDerine sorun. Yüzde 98'i ka- bul edecektir. Ben gerek merkez sağ, gerek merkez soldaki miDet- vekiHeriyle görüştüm. Ben onbnn düşüncelerini seslendiriyorum. Türkiye'de temei sorun siyasette- ki bölünmüşlük. Bundan sonra yapacağım şe>. Meclis içindeki partilcrle. demokratik kitle örgfit- leri ile halkımla tcmaslanmı sür- dürerek baskı oluşturnuk." Dısisieri Bakanlığı 'Yunanistan PKK'yi canlandırma çabasmda' • Dışişleri Bakanlığı Yunanistan'ın PKK'ye büro açma izni vermesine sert tepki gösterdi. Bakanlık açıklamasında "Yunanistan'ın Türkiye politikalan bir terör örgütünün ipoteği altına girmektedir" denildi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Dışişlen Bakanlığı, PKK'ye destek ve koruma sağlayarak Birleşmiş Milletler Yasası ile uluslararası hukuku çiğneyen Yunanistan "a sert tepki verdi. Bakanlık. "Yunanistan'ın Türkiye politikalan bir terör örgütünün ipoteği altına girmektedir" açıklamasını yaptı. Dışişleri Bakanlığı'ndan dün yapılan yazılı açıklamada, PKK'nin Yunan Meclis Başkanı Vekili ve Yunan milletvekillerinin katılımı ıle Atina'da açıklamalar yapan bürosunun, doğrudan Türkiye'nin toprak bütünlüğünü ihlale dönük ve terörü özendiren birtemsilcilik olduğu belirtüerek bu büronun Yunan hükümetinden tam destek aldığına işaret edildi. Türkiye'nin teröre karşı mücadelesınde büyük ilerleme sağladığı bir dönemde Yunanistan'ın tükenen terörü canlandırmak için özel bir çabaya girmesinin dikkat çekici olduğu vurgulanan açıklamada şöyle denildi: "Basında yer aldığına göre Atina'daki terör bürosunun töreninde Yunan hükümerinin Türkiye politikalannın terör örgütünce denetleneceği belirtilerek Yunanistan, Türkiye ile divaloga girmemesi için terör örgütü adına uyanlmıştır. Yunanlı yöneticiler bu sözieri dinlemiştir. Böyfcce, Yunanistan ve onun Türkiye politikalan bir terör örgütünün ipoteği altına girmektedir. Bundan böyle. Yunanistan'ın Türkhe politikalannın terörün Yunanistan'a dönük tehdidi altında şekilleneceği anlaşılmaktadır." Yunanistan'ın. Türkiye'nin toprak bütünlüğünü bozmayı hedef alan terör örgütüne destek ve korumasının BM Yasası ve ulaslararası hukukun açık ihlali olduğu vurgulanan açıklamada. "Bu nıteliğiyle Yunanistan'ı hukuken sorumlu kılmaktadır. "Sunanistan'a doğrudan sorumluluk > üklemektedir. Yunan hükürneti ne yapmakta olduğunun ve hangi sorumluluğun altına ginmekte olduğunun herhalde farkındadır" denildi. Açıklamada, Yunanistan ve Güney Kıbns Rum Yönetimi'nin terör örgütüyle geliştirdiği açık işbirliği karşısında Türkiye'nin gerekli dikkati gösterdiği ve önlemleri aldıgı kavdedildi. Çocuk işçiler kadıköv İskelesi'nden beledive binasına kadara vürüdüler. Sık sık "Çocuk işçilere hayır", "Okumak istiyo- ruz", "Çocuğun emeği sömürülmesin" sloganlan atan gruba Türk çocuk işçileri de destek verdi. Çocuk Işçiliğinin Önlenmesi İçin Küresel Yürüyüş grubu İstanbul'daydı Çocukişçiler: Okumakisâyoruz İstanbul Haber Servisi - "Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi İçin Küresel Yürüyüş" organi- zatörlennden Tarak Dhital. ço- cuklann ışçı olarak çalıştınl- malarını engellemek içın tek çözümün "zorunlu eğjtim" ol- duğunu söyledi. Uluslararası Çalışma Örgü- tü'nün (ILO) hazıran ayında Cenevre'de düzenleyeceği zir- veye katılmak üzere üç ayn kı- tadan yola çıkan çocuk işçıler- den Asya grubu dün istan- bul'daydı. Hındistan. Filipin- ler, Pakistan. Nepal ve Bangla- deş'ten gelen 32 işçi çocuktan oluşan grubun Türkiye'deki yürüyüşünü DİSK. KESK, Türk'-lş. Hak-lşveTESKorga- nize ediyor. Yürüyüş kapsa- mında öncekı gün Ankara'da Cumhurbaşkanı Sülevman De- mirel'i ziyaret eden grup. dün sabah da Kadıköy Iskelesı'nde toplanarak Söğütlüçeşme'deki Kadıköy Beledive Bınası'na kadar yürüdü. Beledıyenin önüne gelındığınde grup adına bir açıklama yapan Tarak Dhi- tal, 250 milyon işçi çocuğun acılannı ILO zirvesine taşımak amacıyla dünyanın her yerin- den yürüyüş başlattıklannı an- lattı. Kendılennın 17 Ocak'ta Filipinler'den hareket ettikleri- ni belirten Dhital. Brezilya ve Güney Afrika yürüyüşlerinin de devam ettiğini kaydetti. Dhital, Türkiye'nin, Asya gru- bunun girdıği 11 'inci ülke ol- duğunu söyledi. Kendısi de çocukken işçilik yapmak zorunda kaimış olan Nepalli Dhital, çocuk işçilerin Başbakan. sorunların dayanışmayla aşılacağını söyledi Yılmaz: ıızlaşmadan yanayız ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-Erken se- çim anlaşmazhgında CHP ile ipleri koparma noktasına getıren Başbakan MesutYılmaz, ül- ke sorunlannı çözmenin tek anahtannın birlik ve beraberlik olduğunu belirterek, siyasette her zaman kavga yerine uzlaşma, polemik ye- rine icraatı seçtiklenni söyledi. Yılmaz, hüİcü- metin 10 aylık icraatının uzlaşmanın çatişma ve kavgaya karşı galip geldiğinin kanıtı oldu- ğunu belirtti. Yılmaz, dün Ankara Umum Servis tşletme- leri Odası'nca düzenlenen "Birlikve Beraber- HkŞölenTne katıldı. Yılmaz. sorun ve dertleri çözmenin tek anahtannın birlik ve beraberlik olduğunu vurgulayarak, "Türkije'deancakes- nafvesanatkâriargfiçlüolduğu zaman toplum- sal huzurun \w oMuğundan söz edebüiriz" de- di. Partısinin siyaseti ülkeye hizmet etmenin bir aracı olarak gördüğünü belirten Yılmaz, si- yasette her zaman kavga yerine uzlaşmayı, po- lemik yerine icraatı seçtiklerini anlattı. Servis işletmecilerinin sorunlannı çözme sözü veren Yılmaz, vergi reformunun çıkma- sı durumunda hayat standardı, peşin vergi ve taşıt pulu uygulamasma son verileceğini vur- gulayarak. servis araçlannın tahdit kapsamına almmasına ılışkin Bakanlar Kurulu kararmm en yakın zamanda çıkanlacağını bildtrdi. Ser- v is araçlannda takograf bulundurulması zo- runluluğunun kaldınldığına işaret eden Yıl- maz. servisçilerden trafik kurallanna harfiyen uymalannı istedi. sayılannı azaltmanın tek yolu- nun eğitım olduğu ifade etti. Dhıtal, devletin tüm çocuklara eğitim vermesi gerektiğini be- lirterek, bu eğıtimin ise kalite- li ve zorunlu hale getirilmesi- nin şart olduğunu kaydetti. Açıklamanın ardından ço- cuk işçilerin bulunduğu Ümra- niye'deki İMES Çıraklık Eği- tim Merkezi'ni ziyaret eden grup, bugün de saat 10.00'da Taksim'den Tünel'e doğru yü- rüyecek. Çocuklar daha sonra DlSK'i ve Esenyurt Belediye- si'ni ziyaret edecekler. Katılmak isteyenler Küresel Yürüyüş'ün Ulusla- rarası Yönetim Kurulu "Ço- cuk İstismannı Önleme ve Ço- cuklan Korumak İçin Afrika Ağı, Kiilelik Karşıtı l luslara- rası Örgüt l'luslararası Eğitim Örgütü. ABRINQ \akfi. llus- lararası İşçi Haklan Fonu, Ço- cuk Işçilerine Karşı Ağ, Novib, Insan Haklan İçin Robert F. Kennedy Hatıra Merkezi, Ço- cuk Köleliğine Karşı Güney Asya KoaHsyonu" örgütlerin- den oluşuyor. Yürüyüşe katıl- mak ya da destek olmak iste- yenlerin başvurabileceği nu- maralar şöyle: Tel:(91 11)622-4899,621- 0807. E-mail: yatra 'g de l2.vsnl.neLin. tnukti (a saccs. unv.emetin IRMIKIAYDFN ENGİN Dün haberciler yürüdü. Çoğu, ne- redeyse hepsi genç haberciler. Yalçın Bayer'le ben de olmasak yaş ortala- ması 20'yi biraz geçecek, 30'a asla varmayacak. Kimini tanıyorsunuz. Te- levizyonlarda kameranın önünde size seslenen gencecik kızlar, delikanlılar. Kiminın yüzünü hiç görmediniz. Ha- berciliğin zorlu dönemeçlerinde, ka- merasını omuzlamış, fotoğraf maki- nesine sımsıkı sanlmış, not tuttuğu kâğıtlan ceplerine tıkıştınp güvence- ye almaya çabalarken gözlerini dört açan, olup biteni ekranlannıza, gaze- telerinizin sayfalanna taşıyan haber- ciler... 1 Mayıs'ıdaonlar anlattı, onlar gös- terdi size. Habercilik dalında ödüller alası o haberi de onlar yakaladı. Hani Okmeydanı MHP lokalinde linç edilmek istenen, ölümün kıyısın- dan dönen delikanlının haberini... • • • 1 Mayıs törenini izleyecek gazete- ciler için polis san yelekler dağıttı. Ge- rekçe. olası bir çatışmada polisin ga- zetecilerle göstericileri birbirinden Haberciler ve Stajyer Çatlılar ayırt etmesini sağlamak diye açıklan- dı. 1 Mayıs günü MHP Okmeydanı lo- kalinin önünde, sarı yelekler güvenlik değil, faşistlerin saldınlan için işaret gömleği ışlevı gördü. Onlarca genç haberci, linci görüntüledikleri için, lin- ce tanıklık ettiklen için MHP lokalin- den ipini kopanp caddeye fırlayan genç Çatlılar tarafından hırpalandı, dövüldü, tartaklandı, yumruklandı. tekmelendi, kimliklerine, notlanna el kondu. * "Habercileri tanıyıp güvenliğini sağlayacağız" sözüne kanıp dağıtı- lan san yeleklerı -epey gönülsüz de olsa- kuşanan genç haberciler, önce- ki gün san yelekleri ile faşistlere he- def oldular. Gazetecileri yeleklerinden tanıyan polis biriikleri de kafalarını başka yönlere çevirerek gazetecile- rin güvenliğini çok iyi (!) sağladılar. Dün yürüyen genç haberciler, ken- dilerine dağıtılan san yelekleri lstan- bul valilik binasının demır parmaklık- lı kapısına asıp, polisin ve MHP'Iİ yi- ğitlerin kendilerini kolayca tanıyacak- lan 'hedef gösteren yelekleri'', sahip- lerine geri vererek, hiç olmazsa ilerisi için kendi güvenliklerini güvenceye aldılar. MHP lokalinden fırlayan stajyer Çatlılann habercilere saldırması neyi önlemeye yönelikti? Sorunun yanrtı tek: O haberin TV'de görüntü, gazetede haber olup size u- laşması önlenmek isteniyordu. Taşlı, sopalı, bıçaklı saldın olmasaydı, ha- berin devamını öğrenecek, hani ön- ceki gece izleyip ister istemez sordu- ğunuz, "Peki pencereden içeri aldık- lan o çocuk sonra ne oldu" sorusu- nun yanıtını da alacaktınız. O önlen- di. • • • Bu meslek toplumun saydamlaş- masına dolaysız katkı yapar. Kapalı kapılann ardında dönen dolapları. ka- ranlıkta işlenen suçları günışığına ge- tirir. Asgari ücretin mek parmak üs- tünde ücretleri, kadrosuz, güvencesiz iş ilişkileri, alt ve üst sının olmayan mesai saatleriyle koşuşan haberciler, demokrasinin önkoşulu toplumsal saydamlaşmanın adsız kahramanla- rıdır. O yüzden dayak yerler. O yüzden san yelekleriyle hedef olurlar. O yüz- den polis düşman gibi bakar. Karanlığın güçleri için haberciler duşmandır. Doğa yasasıdır. 'Kurtla- nn' hayvancıl içgüdülerı, düşmanı, hemen her zaman, doğru tanır, varlı- ğını hemen sezer. Önceki gün olduğu gibi. Susurluk karanlığından 'polis şefi- derebeyi-bozkurt' üçgenini süzüp çı- karan bu karanlık, kanlı düğümün üs- tüne günışığı sıkan haberciler değil miydi? MHP'nin 'imaj değıştirdiği' üstüne sütunlarca yazı döktürüp MHP'yi de- mokrasilerde var olmayı hak etmiş bir yasal güç olarak tanımlamaya soyu- nanlar, önceki günkü görüntülerden sonra kendileriyle ve namuslan varsa okuyuculanyla hesaplaşmak zorun- dalar. Farklı düşünen ve davrananı zor- balığın en üst sınınnda bir şiddet uy- gulayarak linç etmeye kalkışanlan, al- dıklan ve alacaklan oy ne olursa ol- sun, demokrasinin bir unsuru gibi kabullenmek, aslında demokrasinin göz göre göre ırzına geçmek değil mi? Bu ve benzeri soaılann yanrtlannı kendi özgür yargılannıza dayanarak verebilmeniz için ekranlannıza ve okuduğunuz gazetelerin sayfalanna haberler akması gerek. Habercilerin ürettiği, karanlıklardan çekip çıkanp önünüze serdiği haberler... Haberciler işlerini yapmaya devam edecekler. Siz ekranlannızda, gazete sayfalarında onlann farkında bile ol- mayacaksınız. Ama onlar gene de iş- lerini yapmaya devam edecekler. Işleri demokrasi ve saydamlaşma. işleri gazetecilik... POLİTİKA GÜNLÜĞÜ: HİKMET ÇETİNKAYA j Hüznün Şarkısı... ; Kentyelken açtığın deniz; adımlannlabaşlıyorge-' ce... Cesor Moru'nun düşleri seni yaratıyor bir mayıs' sabahında... Bir Fethiye şafağında yeni umutlarla uyanıyorum... - Deniz en güzel maviyi içine çekmiş, sevinç yaş-: lan sonsuz ağıtlar arasında kaybolmuş... < Gölgelerde titriyor yüreğin... Jacques Roumain'in sevda türküleri geliyor ku-' lağıma... "Yüreğin orada işte, o fısıldayan suda..." Bir haykınş, bir çığlık sarıyor bedenini... Gözlerini siyahlar kuşatmış... Şarkılar hep aşk üstüne... "Çekilen acılardır, acılar bir ömür boyu. Kaslanmı kavurdu simyacı güzelliğin Ellerini hatıriattı bana ellerımin duruşu." Tuhaf duygular içindeyim... . . ' Başım dönüyor, gözlerim karanyor..." ,> Soruyorum: • ' "O hangi panzehir ki, bu güçlü zehri de kuruttu?"« Eski günlerden kalma bir sevda içindeyim, za- mansız sevişmelerin çok uzağmdayım... Düşlerde anımsanır sevda, yürekte büyür hüzün... Fethiye'deyım, denize bakıyorum... Kuşlar uçuyor, kuşları kıskanıyonjm... Özdemir Asaf'tan bir şiir okuyorum: "Sana gitme demeyeceğim Gene de sen bilirsin Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim, Incinirsin." Kıyıda yürüyorum... Mayısı seviyorum... Yürekleri güneşlerin ısıttığı engin sulardayım... Ellerimin erişemediği yerierde belki aydınlanmak istiyor yüreğim... Aşk ve hüzün... Ikisi de iç içe... Umutlanmızı boş yere tüketmenin acısını yaşıyo- ruz... • • • Kaç gün önceydi anımsıyor musun? Yağmur inceden yağıyordu... Gözlerinde yannlann aydınlığını yakalamış, saç- lannda özgürlüğün görkemini görmüştüm... Kalabalıktınız ve yürüyordunuz... Kanı çekilmiş, soluyan bir beden değil, kabaran birdalgagibiydiniz... llkyaz türkülerinin, mayıs sevişmelerinin çok öte- sinde çelikten bir örstünüz... Ellerinizde çoğalıyordu sevginin çiçekleri... Papatya, leylak, hanımeliydiniz... Her adımınızda karariılık vardı... Dudaklannızda bir mercan ışırtısı kımıldanıyordu; gözlerinizden aynlık öncesi vedanın yaşlan akıyor- du... Şafakta arayıp bulup öğle vakti yitirdiğiniz aşk- lann peşinden koşargibiydinız... Aragon'dan şiirierokuyup Cemal Süreya ile sar- hoş oluyordunuz... Arzu içindeki bakışlannızdaki telaş, Endre Ady'nin kapısını mı çalıyordu? Denize baktım uzun uzun... Akdeniz beni tutsak etmişti... •>*l*M<ıçfjtşî;'â Anladım sessizlik bize göre değil!.. ' .^ " ".'^ Alevlerin alacakaranlığında yitik zamanJann sev- dalannı toplamakla avunuyoruz artık... Gizemli hüzünleri, bizi kışkırtan bakışian, kendi kıskançlığı içinde saklıyoruz... • • • Gölgelerde titriyor yüreğim... Sevecenliğin titrek kumaşı içinde sana dokunu- yorum... Dinle, bir Akdeniz sabahında sen daha uyanma- dan önce kapını çalıyorum: "Kendi tün\ülerinden habersız gece, Ben nasıl bensem, o da öyle o: Bunu anlayınca en iyi anlıyorum kendimi, Seni. Yalnız ikimiz alıp verebilinz Verecek neyimiz varsa birbirimize. Yalnız ikimiz biriz, ne seninle gece, Ne geceyle ben; seninle ben, yalnız, Yapayalnız, o denli birbirimizle, Delice ötesinde bilinen yalnız olmalann. Gece arkamıza düşen karanlık sade, Sonuna dekyalansız Birbirimize yansıttığımız solgun ışıkta." Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 Fethiye TÜRKKENT Semineri Tarikat-mafya çete ilişkileri CELAL YILMAZ FETHİYE - Türkiye Kent Kooperatiflen Mer- kez Birliği'nin (TÜRK- KENT) Fethiye Letonya Tatil Köyü'ndedüzenledi- ği seminer süriiyor. Etkin- liğin dünkü bölümünde gerçekleştirilen 'Demok- ratikleşme Sürecinde Cumhurnetimizin Biri- kimjerinin Değeriendiril- mesi' konulu oturumda konuşan Gazetemiz Genel Yayın Koordinatörü Hik- met Çetinkaya, Türki- ye: deki 'kara para ve silah gücünün" tarikat. maf>a ve çete ilişkilerinı doruğa çıkardığını belirtti. Prof. Dr. Aydm Aybay'ın yönet- tiği oturuma çağrılı olan ancak sağlık gerekçesiyle katılamayan eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yek- ta CüngörOzden, gönder- diğı faks mesajında med- yanın. üniversitelerin. ka- mu niteliğındeki meslek kuruluşlannın. demekle- rin durumunun ortada ol- duğunu belirterek şunlan kaydetti: "Anlayış ve ya- şam biçimi belli olan bir toplumun neyi ne ölçüde yaşayıp koruyacağı açıktır. Yüiardır kendi alanımız- da anayasada tanımı vapı- lan dev letin tüm çağdaş ni- teliklerini edinmesine çaln şıvoruz. Demokrasi kusu- rumuzdan kurtutamayızT Çetinkaya konuşması- na, Istanbul'da 1453 yılın- dan 1983 yılına kadar 1400 cami yapıldığını. son onbeş yılda ıse Istanbul'a bin cami daha inşa edildi- ğini vurgula\arak başladı. Çetinkaya. Türkıye'deki cami sayısınm 70 bin. okul sayısının da 55 bin oldu- ğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: "Bu camiler, ha- zine ve orman alanlanna yapılıvor. Bir kubbe. bir minare ve altı dükkânlar- la doldurularak yeni verle- şim alanlan açılıvor. Buna baglı olarak Ege ve Akde- niz'de 1970'li > ıllarda özel- iikle de kıyı bandındaki il- çelerde Nur ve komando kamplan açıldı. Bu kamp- lara Türkiye'de faili meç- hul kalan cinayetleri işle- yvn. Bahçelievler katüamı- nı gerçekleştiren ve daha birçok kirli işe kanşan Ab- dullah Çatlı, Haluk Kırcı, Oral Çclık. Yalçın Özbay ve benzeri tetikçiler yetiş- tirildL"
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog