Bugünden 1930'a 5,459,226 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 3 MAYIS 1998 PAZAR OLAYLAR VE GORUŞLER Dindar Olmak ve Olmamak Uzerine Prof. Dr. BEDİA AKARSL H er ınsanın dın ııe bır ılış- kısı vardır. olumlu > ada olumsuz llkındahadun- yaya geldığınde birdının ıçıne doğmuştur Mus- lümanlık. Hınstıyanlık yadaherhangı bırdın İlendedınaçısın- dan nasıl bır tutum ıçıne gıreceğı bellı de- ğıldır, ama Musluman doğmuşsa o hep Musluman sayılır. Hınstıyansa bellı bır kjlıseye kayıtlıdır Gunumuzde halkı Hi- nstıyan olan laık ulkelerde ısteyen ergın yurttaş kılıseden kaydını sıldırebılı>or Dınle ılgılı da\ ranışlarçeşıtlı bıçımler- de karşımıza çıkar Ergın bır ınsan dın- darolabılır, bırbaşkasi dindar ama Ba- tılılann dedığı gıbı. pratıkan olmayabılır, yanı Hınstıvandır Isa"va ınanır. ama kı- lıseye gıtmeyebılır, Hırıstıyanlığın ge- reklennı >enne getırmeyebılır Bır baş- kası dindar değıldır. ama Tann'ya ınanır ya da Tann yenne koyduğu bır guce. do- ğal bır guce ınanır Ya da bır ınsan hıçbı- nne ınanmaz, Tannsızdır Butun bunlar ergın bır kişmın ahlaksal bılıncı ıle. ya- nı duyuncu (vıcdanı) ıle ılıntılıdır O ın- sanın dindar va da dınsız va da Tannsız olması onun değennı hıç değıştırmez. ne bır şey katar ona. ne de bır şey eksıltır ken- dısınden Butun dınler ahlaksal bır duzen getır- me amacındadırlar Ahlakı dışlayan ya da ahlakın dışında bır dın duşunulemez In- sanın dindarolupahlaklıolmamasıdının özune aykındır Dindar olduğunu soyle- yıpahlakaaykınherhangı bıreylemdebu- lunan bır kımseye sahtckâr denır ancak Ama ahlakın kendısı. ılke olarak göz onu- ne alınan ahlak. etık. dının dışındadır Etık bır davranış ıçınde olan kımsenın dindar olup olmaması onun etık tavnnı değıştırmez. eksıltmez Bu sozlen felsefe tanhınden ornekler \ererekdahaaçıkkılmakıstıyorum Un- lu fılozof Sokrates. kendı toplumunca dınsız ve Tannsız olarak suçlanmış \e olume mahkûm edılmıştır Ama Sokra- tes 2500 yıldan ben gelmış geçmış en buyuk ahlak duşünuru \ e bır erdemlı ın- san sımgesı olarak gorulmuştur Onu suç- layanlannsa ızı bıle kalmamıştır Sokra- tes gerçekten dınsız ve Tannsız mıydı'7 Içınde yaşadığı toplumun çoktannlı dı- nının karşısındaydı. yanı çoktannlı dın açi- sından dınsız gorulebılırdı gerçekten. çunkü boyle bır dıne ınanmıyordu. ama her zaman "içindeki Tannsal bir sesten" soz eden bır ınsan Tannsız olabılır mıy- dı0 Kendını boyle savunmuştu o Başka ornek olarak Mietzscheve Kant'ı ele ala- lım Nıetzsche. Tannsızdı. üstelık ıçınde bulunduğu toplumun ve kulturün ahlakı- nı, ozellıkle de Hınstıyan ahlakını kıya- sıya eleştınyor ve kendısı yenı bır ahlak duzenı getırmek ıstıyordu Nıetzsche'nın duşuncelennı beğenelım beğenmeyelım. onun goruşlenne katılalım katılmavalım Nıetzsche"nın Tannsızhğı kendısıne ne bır değer katar ne de değennı eksıltır onun Oysa aklın eleştınsını yapan. bu arada Tan- n'nın da var olup olmadığını bılemeye- ceğımızı, ancak ona ınanabıleceğımızı soyleyen Kant, dındardır ve Tann \ a ına- nır Bu ınancını da ozellıkle ahlak açısın- dan pekiştınr Bır ahlak felsefesı kavra- mı olan "en yüksek Ki"yı ele alarak yu- ruturduşuncesını Kisacaşovle En>ük- sek iyi, ona göre, ahlakla mutluluğun bir arada ofmasıdır; yani ahlaklı olan mutiu olmalıdır. Oy sa ıdealıstbırtılozofolma- sına karşın, son derece gerçekçı de olan Kant. yeryuzunde bunun hıç de olmadı- ğını görür Tam tersıne "boğazına kadar kötülük içine batmış insanlık" ıçınde ah- laklı olanlann hep mutsuz kaldığını soy- ler Işîe buna dayanarak ancak otekı dun- vadamutluolabıleceklen mancı ıçınde bır "Tannolnıairgoruşunevanr Ahlaklı ın- san ancak oburdunv ada mutlu olabılecek- tır Bu dunyada gerçekleşemeyen "en >iiksek iyi" oburdun> ada gerçekleşecek- tır Kant'ın. ahlakın gerçekleşmesı ıçın bır Tann olmalı demesıne karşı. 20 vuzyıl fılozoflanndan Nkrolai Hartmann, ah- laklı olabılmek ıçın "Tann olnıamalı" duşüncesını savunur Ahlak felsefesının temel kavramlan olan ozgurluk ve so- rumluluğu ele alarak yurutur bu duşün- cesını Bırsorumluluğun.bırozgurluğun olabılmesı ıçın. Tann %ar olmamalıdır ona gore Kant ahlak adına Tann"yı ge- reklı kılıyordu Ona gore ancak bır Tan- n varsa en yüksekijigerçekleşebılırdı, ah- laklı olmaksa odevdı ınsan ıçın Hart- mann ıse aynı ahlak adına Tann'yı orta- dan kaldınvorve bırTann'nın varolma- masının gereklı olduğunu soylüyor Tan- n 'nın varîığı ahlaksal ey lemın değennı du- şurur. ınsanı aşağı. oluşmamış bır varlık durumuna sokar. ozgurluğunu yok eder, Tanrı'nınbırplana gore yarattığıbır dun- ya ıçınde ınsan. ahlaksal (etık) bır varlık olarak ortadankaldınlmıştırHartmann'a gore Şımdı bu dort. dordu de bırbınnden değerlı ve buyuk fılozoflann dindar ya da dınsız. Tannlı ya da Tannsız olmala- n. onların degennı değıştınyormu1 Yal- nızdeğennı degıl ozellıkledeetikdeğe- rini azaltıyor va da artınyor mu' Kesın- lıkle hav ır Bu ornek olarak verdığ'm dort fılozofa da hıç kımse etık değerden yok- sunlukyukleyemez Dordu de dunya fel- sefe tanhının onemlı adlan arasmda ve hepsı de bırer ahlak orneğı olarak ver alır Son zamanlarda Atatürk'ün dınsız mı dindar mı olduğu uzennde çok konuşu- luyor. yerlı yersız tartışılıvor Dıncı ke- sımm onu dınsız olarak one surmesıne kar- şı laık duşuncede olanlar da onu savun- mava ba^ladılar ve Ataturk un dındarlı- ğından soz eder oldular Sankı bu kadar buyuk ışler başarmış v e 75 v ı1dan ben hal- kın gozunden butun çabalara karşın du- şürulememış bır ınsanın dındariığını sa- v unmaya gerek varmış gıbı Bunu söyle- dığınız zaman da "Efendim, Atatürkhal- kıngözündedinsizaoriilmemeli"'\ mış dı- ye karşı çıkılıvor Buduşunuş halkı ku- çumsemek değıl üe nedır1 Ataturk halkın gozu onunde masasını kurup ıçkısını ıçtı. dans ettı Ve halk onu bunlan soyleyenlerden daha çok sevdı Ona daha çok ınandı Inançkışıseldır In- sanın ıçsel (derunı) bır >anıdır Kımse kımsenın ıçını bılemez Ataturk Tann'ya ınanır mıydı ınanmaz mıydı9 Kımse bu- nu tam olarak bılemez. bu onun. herkes gıbı. ıçsel yanı Onun değennın de hıç- bırşekıldeolçusuolamazdınlı yada dın- sız oluşu Hıç değılse laık duşunceye ınananla- nmız Ataturk usavunmayakalkmasınlar. onun savunulmaya gereksınımı yok O bu- yukluğunu, dehasını çoktan kanıtladı Onemlı olan onun duşuncelennı. onun ye- nı bır dunya duzenı ıçın arkasinda bırak- tığı ılkelennı gerçek anlamlanyla ortava koymaktır. bunlan açıklığa kavTişturmak- tır llkelennevekalıtınasahıpçıkmaktır ARADA BİR Av. Dr. CENGtZ ABBASGİL Anıtmezar Gömütlüğü! Kamuoyunun haklı tepkısı sonucu sayın Yılmaz hatasını anladı Özal ıçın yapılan anıtsal mezann gıdennın Anavatan Partısı'nce karşılanacağını açık- ladı Ancak bu açıklama yeterlı mı? Sadece para- sal gıderın Hazıne dışı kaynaktan karşılanması oz- de yanlış olan uygulamayı haklı kılabılecek mı? Bu soaınun yanıtını aramadan once konunun yasal bo- yutunu ıncelemenın yerınde olacağını sanmakta- yız Boylece hem kamuoyu aydınlanır, hem de so- runun yanıtı kolaylaşır Ölum ışlennde kapsamlı bır yasal duzenleme 1580 sayılı Beledıye Yasası'na dayanılarak çıkarıl- mış bulunan 11410 sayılı mezariıklar hakkında nı- zamnamedır 5 maddesı beledıyelerce saptanan genel mezarlıklardan başka yerlereolu gommenın yasak olduğunu zorunlu koşul olarak belırtmıştır. Ancak aynı maddede ıkı aynk (ıstısna) yer almış- tır Bın Umumı Hıfzıssıhha Yasası'nın 211 madde- sıdır Bu maddede de oncelıkle genel mezariıklar dışında olu gommenın yasak olduğu ılkesı bır kez daha belırtılmıştır Aynı maddede "Fevkalade hal- lerde" Bakanlar Kurulu kararı ıle belırlı ve bılınen mezariıklar dışında gomulmeye ızm verrtırtıükmü * de yer aimıştır Demek kı, Sayın Özal'ın olumunde o zaman Bakanlar Kurulu olağanustu (fevkalade) bır hal gormuş kı, başka bıryere gomulmesıne ka- rar vermış Ustelık olum tanhınde 2549 sayılı Dev- let Mezarlığı hakkında yasa yururlukteyken' Bu yasa ulkemıze cumhurbaşkanlığı yapmış kımse- lenn olumlerınden sonra da konumlarını onurlu bır şekılde sağlamak ve bu gorevın devlet elı ıle yen- ne getırılmesını amaçlamıştır Konumuzla doğrudan ılgılı yasal duzenlemeler bunlardır Şımdı gelelım bu duzenlemeler ve ulke gerçek- lerı karşmda yetkılılerın uygulamalarına Bay Ozal sağlığında devlet mezarlığına gomulmek ısteme- dığını vasıyet etmış olabılır Bu bır alçakgonullu'uk gostergısı ıse saygı duyulur Bu halde herhangı bır vatandaş gıbı genel bır mezarlığa gomulurdu Gı- derlerı (masrafları) ve bakımı da aılesı ve gelecek- tekı torunlarınca karşılanırdı Ama uygulama boy- le olmamış yasalardakı buyurucu hukumlere kar- şın yasanın aynğı hukmu uygulanmış mezarlıkla ıl- gısı olmayacak bır yere gomulme karan alınmıştır. Bununla da yetınılmemış anıtmezar yapılması ka- rarlaştınlmıştır Bu gıbı uygulamalarda yurutme er- kının once yasalara sonra kamuoyuna saygılı ol- ması ve tarafsız davranması gerekır Çunku boy- le uygulamaları butun ulkenın benımseyeceğı bek- lenemez Nıtekım ulke çocuğunluğunun hukume- tın uygulamasını benımsemedığını anlayan sayın Yılmaz, yerınde bır kararla yapılan gıderlerın ken- dılerınce karşılanacağını açıklamak zorunda kal- mıştır Gıderlerın sonsuza dek surecek bakım gı- derlerını de kapsayacağı varsayılmalıdır Ancak bı- ze gore bu olumlu adım yeterlı değıldır sorunu oz- de çozmek gerekır Bunun ıçın Devlet Mezarlığı Ya- sası'nda değışıklık yapılmalıdır Oncelıkle bır ılke kararı almak gerekır Konuyu cumhurbaşkanları- nın ıstencıne gore mı yoksa yasanın ıstencıne go- re mı çozeceğız'' Bıze gore bu ıkı seçenek arasın- da bır orta yolla soruna olumlu bır çozum olanak- lıdır Yuruıiuktekı yasanın benımsedığı gıbı ılke ola- rak cumhurbaşkanları devlet mezarlığında geç- mışlerı ıle bağdaşır bır şekılde yer almalı ve Cum- hurıyetımızın onuru olarak devletçe korunmalıdır Ve şu anda bu mezarlık dışında bulunanlar da bu- raya getırılmelıdır Bızce uygun olanı budur Eğer bır cumhurbaşkanı buraya gomulmeyı ıstemıyor- sa, o zaman herhangı bır genel mezarlığa sade bır vatandaş olarak gomulmelı ve her turlu gıderlen de aılesınce karşılanmalıdır Anılan yasada boyle bır değışıkhkle sorun kokten çozulecektır Yoksa ulke anıtmezar gomutluğune (mezarlığına) doner Bunun tersı, azınlığın çoğunluğa dayatmasıdır kı, buna başta hukumet dahıl hıç kımsenın hakkı yok- tur ACIKAYBIMIZ femekli Öğretmen HASAN TAHSİN KUT'u 1 Mayıs 1998 günü kaybettik. Acımız sonsuzdur. Eşi MEZtYET KLT Çocukları FERDA KUT, SEVGÎ KLT 'Homo Yeterartikus' HİKMET UĞURLU Emeklı lngür.ce Z amanımızdan mılyonlarcayıl once doğu Afhka'daöbürhayvanlarapek benzeme>en ganp bır yaratık orta- yaçıkmış Surunmesı.yurumesı ve konuşması bırtuhafmış bu yent can- hnın. amabakışlancıngıbıymış Bu • 4 cinHk"ten dolayı ona "Homo" (insan) denmış Cınlığınden dolayı beynı buyumeye başlamış za- manla Kafatasıdaınleşmış Oburyaratıklarşaş- kınlıkla ızlıyormuş bu gehşmeyı Beyın hacmı 650 santımetrekup olunca ona "Homo Habilis" (becenklı. yeteneklı) adı venlmış Artık ıkı ayak uzennde bıraz daha ıyı yuruyebılıyormuş Daha çok Tanzanya'da gorunen bu - Homo"lar kaba sa- ba da olsa aygıt (alet) yapmava başlamışlar Elle- nnı kullanıp ayaklan uzennde vurumevı gelıştı- nnce adlan da "'ayaga kalkmış insan" anlamında "Homo Erectus"a çevnlmış bu arada beyın ha- cımlende lOOOsantımetrekupeulaşmış Kafatas- lan daha çok buyuyor. gozlen daha bır "veMecri" okuyormuş Yaşamlannı surdurmek ıçın gereken maddı araçlan yapmak zorunda kalmalan zekâ- lannıdagelıştınvormuş Anlakları(zekâlan)ge- - lıştıkçe daha değışık ay^ular>apıyorlaxmış Bu., arada adlan da t *üreten,imalcrfcniıısı>H''anlamı»t da "HomoFaber'*olmuş Yerlenndeduramazol- muşlar \enı bolgelerbulmakıçındolaşmavabaş- Oğıetmem lamışlar Anlakları gelıştıkçe çevrelenyle bellı bır uyum da sağlıvor, dolayısıyla yaşanan anı "aşarak" serbestçe duşunme v e akıl yurutme ola- nağı buluyorlarmış Adlan da "bilen insan" an- lamında "HomoSapiens"eterfı etmış Beyın ha- cımlende 1400 santımetrekup olmuş Yenıyaşam atılımlan ıçın gereklı "se2giye''de yavaş, yavaş ula- şıyorlarmış Derken bınlerce, on bmlerce ) ıl geçmış aradan. dunvada adım atmadık bolge bırakmamışlar. dıl- ler dınler gelenek ve gorenekler. daha neler ne- ler uydurmuşlar Yerler. vurtlaredınmışler Sayı- lan arttıkça bencıllıklen de artmı^ Sahıplenme duvgulan gelışmış "Homo" doğasındakı aman- sız bencıllığı belırtmek ıçın kendı kendılerıne "tnsan ınsanın kurdudur" anlamında "HomoHo- minı l opus"demışler Bıryanda "ivilik.guzelh'k, doğruluk,da>anışma,ahlak,\s...'' konulannda nu- tukatıvor kıtaplar yazıyorlar zanaatçılığı gelış- tınvor. guzel sanatların her dalında başanlı yapıt- lar venvorlar. obur yandan da bırbırlennın goz- lennı oy mak ıçın ellennden gelenı y apnorlarmış \kıllan anlakları sezgılen guçlendıkçe "çıkar- .lan" daı alabüdijğıne artmış Zaman pgeü onem- lıdegılmı'ş •' Ne ulus ne uluslararası ortamın etkısınde ka- lıvorlarmı^ Tam anlamıv la rekabetın geçerlı ol- Galatasaray- İstanbulspor ve Şekerspor- Fenerbahçe maçları Kent TV'de Kent goOOl kaçırmaz! Bilginiz olsun ! Ligin düğümünü çözecek olan Galatasaray - İstanbulspor ve Şekerspor - Fenerbahçe maçlarının sanal görüntüleri Kent TV'de. Bilgiyi, kanalından alın duğu bırpıyasa ıçınde devınırolmuşlar Çokakıl- lı(') olduklanndan her şeyden once kendı çıkar- lannı duşunen ve ona gore eylemlennı surduren varlıklar halıne gelmışler Adlan venıden değış- mış Artık "ekonomikinsan"olduklanndan. ken- dılerıne "Homo Ekonomikus" denmış Işte ne olmuşsa bundan sonra olmuş Bazılan çok gehşmış(') olan bu yenı "Homo'lar dunya- yı kendı çıkarlan doğrultusunda parsellemeye ve yönetmeve başlamışlar Herkes aynı ışe kalkışma- sın dıve. bazılannı. dıllennı dınlennı ekonomı- lennı vs bozarak gen bıraktırmışlar 1800"lerde dunyanın yuzde 35'ını talan ederken bu oranı 1900'lenn başında vuzde 85"e çıkarmışlar Ad- lan da "Homo Sömurükus"a çıkmış Dunya so- murenlerle somurulenler arasında bolunmuş ade- ta "Ben daha çok somiırecegim" hırsı paylaşım sa\aşlanna neden olmuş Bır *hiç~ uğruna mıl- yonlar canlannı vermış Ama "Homo Sömuriı- kus"laraldınnıvorlarmış Hepkendılennındedı- ğı olsun her şey onlann çıkarlan doğrultusunda gelışsın ıstıyorlarmış Aykırı davranan kışılen. topluluklan çeşıtlı yontemlerle saf dışı bırakıve- nyorlarmış En uygun(') bahaneler uydurarak ve hep haklı(') gerekçelervaratarak vapıyorlarmış ış- lennı Bıhnçsız "Homo"lar da bunlan bır guzei yutuyormuş 1 ^ e > ~ > J . , Doğa da payını altyormuş bu oluşumlardan Savaşlar nukleerdenemeler. teknolojık atıklarla sureklı tahnpedıyormuş. do- ga> ı "HomoSömurükus"lar . gunu gelmış. doğavı oluşturan oğeler. uyuyan. uvutulan. bıhnçsız "Ho- mo"lardan umıtlerını kesın- ce "bu gidişe bir son verme" kavgısıylatoplanmayakarar vermışler Her kafadan bır ses çıkmış Ozonu yırtılan gokyüzu "işbırakımrna gı- delım demış Konacak ağaç bdamayankuşıseyetkılıle- re *fakscekme'"yanlısıymış Su\un mavısının kırlenme- sınden vakınan balık "yürü- yüşyapma r nın en ıyı goste- n olacağını belırtmış Gıde- rek yeşılsız kalan toprak ıse her akşam "hep bir ağızdan bağınna"vı onermış bzun tartışmalardan sonra toprağm onensıkabuledılmış Veher gece saat 24 sularında hep bır ağızdan bağırmaya baş- lamışlar "Heyyy! Homo... Veter ar- tikus!" Dennlerden gelen bu çığ- Iığı sız de duyuyor musu- nuz'' ENTTV Bilgi Kanalı DENİZLİ 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN Esas 1997 953 Davacı Turkıye Ge- nel Sıgorta AŞ vekılı tarafından davalılar Ahmet Şahın'e velaye- ten Abdullah Şahın ve Velı Aktepe aleyhıne açılan alacak davasının yapılan yargılama sıra- binda venlen ara karan gereğınce. Denızh Karşı>aka Mahallesı. 2439'Sokak No 25 adresınde oturur ıken adlanna çıkartılan da- vetı>elenn teblığ edıle- medığı, tum aramalara rağmen davalı Ahmet Şdhın e \e!a>eten Ab- dullah Şahın ve aynı adreste oturan ve tum aramalara rağmen da- \alı Velı Aktepe bulu- namadığından da\a dı- lekçesı ve duruşma gu- nunun ılanen teblığıne karar venlmekle 11 6 1998 duruşma gu- nu saat 09 00 da kendı- lennın veva temsıl ettı- receklen vekılle dava- larını takıp ettırmelerı, aksı halde yargılamaya vokluklannda devam edıleceğı ve bu şekılde karar venieceğı. bu ne- denle dava dılekçesı ve meşruhatı ılanen teblığ olunur Basın 17420 PENCERE Adamla Madam... Sıgara dumanı, kahve buğusu, çay kokusu, tabak, bardak, kaşık takırtısı . Televızyon gurultusu Haberter Lıderler bırbırı ardına konuşuyorlar... Ofkelı bır ses. ** *'" -Yeterbe'. Bırden kahvenın her koşesınden sesler yukseldı, bın otekını ızledı -Bıktıkyahu' - Yuh be1 . Bu kadarı da olmaz' -Defolun' Sıyasal partı lıderierı farkında mı? Öfke ruzgân tumunun çevresınde anaforlaşıyor - Şunlardan bır kurtulsak!. Kızgınlık, kurunun yanında yaşı da yakacak ısı derecesıne tırmanıyor • Halkın ofkesı neden? Bır Enflasyon canavarı bastırdıkça halk polıtıkacılara kızıyor Ikı Merkez sağda olsun, merkez solda olsun, bıtmez tukenmez dıdışme bıktınyor Ancak tepkının ozu uçuncu nedendetoplanıyor Yurttaş dıyor kı - Bunlar kendı aralannda tepışerek bızı ırtıcaya teslım edıyorlar • Yalım Erez durumu çaktı, halkın polıtıkacılara bozulduğunu dıte getırerek Turkıye Odalar Brrlığı'nın Trabzon'da yapılan toplantısında ışadamlarına nutkunu attı "- Artık adam gıbı adamlar bulmak lazım . " Alkış kıyamet1 . Erez medyanın manşetlerıne tırmandı. Pekı, bu Erez kım? Şaibe Hanım'ı keşfedıp polıtıkada pazarlayan yıldız avcısı değıl mı1 . Şımdı çıkmış dıyor kı "- Artık adam gıbı adam bulmak zamanı' " Yalım Bey akıl kanştırıyor; "adam gıbı adam bulmak" ne demek? Erez vaktıyle "kadın gıbı kadın" bulamadığı ıçın mı, şımdı "adam gıbı adam" anyor? Ne yapmalı?. "Adam gıbı kadın" mı bulmalı? "Kadın gıbı kadın" mı aramalı? . Yoksa "kadın gıbı adam" mı bu ulkeyı darboğazdan çıkarabılır? • Erez, Holıvut'takı yıldız avcılarına taş çıkartan bır ustalıkla Şaıbe Hanım'ı ayarlayıp polıtıka pıyasasında şohret yaptıktan sonra kendısını de unutmadı bu yoldan Sanayı ve Tıcaret Bakanlığı koltuğuna oturdu Şaıbe Hanım'ın yıldızı sonunce de, bırsıçrayışta REFAHYOL hukumetınden ANASOL-D hukumetıne geçtı Adam gıbı adamlık mı bu? Yoksa kadın gıbı adamlık mı?.. Doğrusu aklım karıştı • En lyısı femınıstlere sormak Turkıye'yı kım ybnetmelı^ r Adam gıbı adam mı? Madam gıbı madam mı? Henf gıbı herıf mı? . Yoksa bıze bır maganda mı yakışır? *• Ben oyumu "kadın gıbı bır kadın"a venyorum; televızyona çıktı mı goz doldurmalı.. Seyretmesı hoş oluyor •>,,- Yeme de yanında yat!. .Tv Cumhuriyet kitap kulübü KİTAP 98 Uluslararası Sanatsal, Kültürel, Bilimsel, Eğitsel, Akademik ve Güncel Kıtaplar Fuan'nda İMZAGÜNÜ ORHAN ERİNÇ Saat 15 00-1700 TOKTAMIS ATEŞ Saaf 17 00-19 00 Adres Istanbul Hılton Exhıbıton Center Hasta onuru ve hekımlık onurunu önde tutan bır sistemde çalışmak ısteyen kardıoloji ve pediatrı uzmanı aranıyor. Lokman Hekim Esnaf Hastanesi-FETHİYE Iş saatlerinde (0.252) 612 42 98-99 Dr. SelçukARDA İMAMOĞLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN 199"7 14« Davacı Fıgen Kırılmı^ tarafından da\alı Salıh K.ınlmi!,alc\- hıne açılan boşanma da\asının \argilama--inda \enlen ara ka- ran gereğınce Da\alı <\hmct oglu 1%() doğumlu Tar-.u^ Gunyurdu ko\u N K Salıh Kınlmı^ a ^abıta \c tum ard>tırma- lara rağmen teblıgat >apılamamıı>tır Dasalısa ılanen tcblıgat >apılmasına karar vcnlmij olup da\alının duru>manınatılı bu- lunduğu 26 5 1998 gunu saat 10 30 a kadar Imamoğlu Aslıyc Hukuk Mahkemesı durujma ^alonunda hazır bulunması dclıl- lennı ıbraz etmesı se\a kendı>ını bır \ekilli. tcmMİ cttırmcM akM takdırde jargılamava HL MK nın ^09 maddcsı gcrcgıncc vokluğunda devam olunacagı ılanen teblığ olunur Basın rxi>9 HULYA l^S'den BhRl K^LBİM LGE de YASI>ORS*ıN MEKTLP YOLLA "Guneşın Oğlu PK 214 Te»\ıkıve - Istanbul
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog