Bugünden 1930'a 5,440,253 adet makale



Katalog


«
»

3MAYIS1998PAZAR CUMHURİYET SAYFA KULTUR 13 Lütfi Özkök'ün 'Fotoğraf ın Şairi' başlıklı sergisi Maçka Sanat Galerisi'nde yer alıyor Oliiınsüz şairlerin fotoğrafçısı• Kısa süre önce 75.yaşını kutlayan. 1951 yılındanbu yana Isveç'te yaşayan ozan ve fotoğraf sanatçısı Lütfi Özkök'ün yapıtlan, eylül ayında Paris'ten başlayarak Fransa'nın dev galeri şirketi FNAC tarafından 55 yerde iki yıl süreyle sergilenecek. GCRHANUÇKAN STOCKHOLM - İsveç'te yaşayan he- pimizin agabeysi Lütfi Özkökbenim söy- İeşı isteğime. "Her şeyi biliyorsun, sana yeni nesöylejeyim Id" sözlenyle karşılık verdi. Ovsa. hepyeni bırşey varonun ya- şamında. Kısa bır süre önce 75. yaşını Stockholm\e Paris'te kutlayan şairve şa- ir fotoğrafçısı Lütfi Özkök, kapısını çal- diğımda tstanbul hazırlığı içindeydi. Maç- ka Sanat Galerisi'nde 28 Nısan'dan ıti- baren 50-55 portreden oluşan sergisine katılnıaya hazırlanıyordu; hem de 11 Is- veçli sanatçı dostuyla birlikte. Birisi; is- teği üzerine külleri Sardes'ten denize savrulmuş olan ünlü İsveçlı ozan Gun- nar Ekelöv'ün peşinde, birisi Ingmar Bergman'ın ilk kızı. bir başkası yıllar önce uzun bir süre tstanbul'da rehberlik yapnıış olan biri... Hep birlikte karar ver- mişler ve Lütfi Özkök'ün sergisinin açılışına katıldılar. Sergide valnızca ölü ozanlann fotoğraflannı sergilemeye ka- rar vermiş. "Onunki var, benimki yok" demesinler dıye. Ama. şunu da eklemeyi ıhmal etmiyor "Melih'Cevdet'le Oktay (Akbal) dışında. İstisna ka- ideyi bozmaz ya_.*" İstanbul'da. Lütfi Özkök'ün yaşamını işleyen belgesel fılm "Vındarnas Vag" (Rüzgârla- nn Yolu) da gösterilecek. Yak- laşık bir saatlik fılmin yönet- meni Elisabeth Marton. Ma- caristan'da sınema ögrenimi gördükten sonra tsveç'e ge- len ve öğreniminı Lund'da sürdüren yönetmen, Özkök"ü Ferikö} 'dekı çocukluğunda, Paris'tekıdelikanlılığındave I s\ eç "tekı olgunluğunda gös- tcnyor. Müzık, Polonyalı VTa- dimir Dikanski'nın. Onu çe- şitli sanatçılanmız izliyor: büsta Ruhi Su olmak' üzere: Filmi üç yıl önce Stock- holm'deki Sinematek'te gö- rünce çok etkilenmiştik he- pimiz. Daha sonra Montreal Film Festivali'nde belgesel dalında ödül kazanınca hıç şaşırmarnıştım. Lütfi Özkök. kısa bir süre önce 75. \ aşmı kutlamıştı. Bu vesilev le. Pans'te fotoğrafia- nndan oluşan bir serginın açı- lışma katılmıştı. Boş da dön- memiş. Anlatıyor: " Eylüide, Fransa'da 55 ga- lerisi olan FNAC Paris'ten baş- la> arak çektiğim fotoğraflar- danuluşanbir sergi} i sergile- yeeek. Benimle dört vülık an- laşma yapnıak istedilcr ama, ölürmüyüm.yasarmıyım bi- lemediğiın süreyi ikiyüa indir- dim. Sergi iki >ıl süreyle bü- tün galerilerini dolaşacak. 1\la- yısta MAR\!\1 Yayınevi'nin editörü. vanında yazar Fran- çois VVe> ergans olarak bura- >a gelecek. Ziyaretten fotoğraf- Lütfi Özkök'ün kimi fotoğraflannın ardında yıllarea süren dostlukJar yatıyor. (Fotoğraf: KADER TUĞLA) lı bir albüm çıkmasını bekliyorum. Sanı- nm sergiy e yetiştirmeyi amaçlıyoriar. Bu für bir fotoğraf \e anı albümüm Türld- ye'de de çıkacaktı ama. araya bin fürlü so- nın gjrdi. olmadı." 'İsveçü neye benziyor?' Yıllar önce Lütfi Özkök, Fransa'da Anne-Marie'ye âşık olup yolu buraya düşünce Isveç şiirini sevmiş. incelemiş. İstanbul'da Hüsamettin Bozok'un çıkar- makta olduğu Yeditepe dergısine çevir- diği şiirleri göndermeye başlamış. Hüsa- mettin Bozok. "Yahu, İsveçli dediğin ne- ye benziyor, biraz resim gönder" demiş. Özkök anlatıyor: "Resim, mesim yok. Bulsan. para ne- rede... Hüsamettin. şiirleri yayımlıyor, ama, ilk de fotoğraf diye ısrar ediyor. Ne- reden buhıp nasıl yapaeaksın ? Buldum el- den düşme bir kamera, başladım kendim çekmeye.'" Kamera ne kadarelden düşmeydi, bil- mıyorum ama. çektiği her şey halen dün- yayı dolaşmakta... Fotograflar veanılar. Soruyorum. Izbı- rakanlar hangileri diye. Hangısini anla- Çevirmen,yönetmen,fotoğrafçı Lütfi Özkök'ün ilk o resimleri yavaş yavaş dünyaya yayılmaya başlamış ve so- nunda Japonya'dan Amenka'ya kadarge- niş bir yelpazenin içine yayılmış. "ÇoğAıyazaria resim çekrnedışındafliş- kim olmadı. Nasıl olacakn Iti? Sokakta bir yerde > akalnorsun. tak tak resimle- rini çekiyorsun. Teşekkür edip. hadi ey- vallah dey ip gidiyorsun. Zaten resim çe- kerken konuşulmaz. Ama ba/ılanyla dostiuğunı uzun sürdü. Örneğin. Rene Char'la 1%1 'de başladı dostiuğumuz ve o taa ölene kadar sürdü. 1988'e kadar. Fransa'va her gfttiğunde görüştük onun- "Rüzgârların Yolu'* filminin Paris sahnelerinde bu dostluktan çok sıcak sözcüklerle söz ediyor Lütfi Özkök. Şa- irlerin birbirlerini anlaması, birbirleri- ne yakınlık duymastnın güzel bir örne- ğini dile getiriyor. Aslmda Lütfi Ağabey'le böyle öğleden ön- ce, hele kredi kartıyla kımliğini önce kaybedip iki saat "*panikyaptıktan" sonra bir pantolonu- nun cebinde bulmasından sonra konuşmak pck yerinde değil. Onu bir dost sofrasında, tercihen kırmızı şarap içerken yakalamak gerek. Dinle- yin o zaman anılan ve gök gûrültüsü gibi pat- layan kahkahalan... tsveç'te'1189 edebiyatcının kendisinden üçün- cü tekil şahıs olarak söz ettiği sözlükte Lütfi Öz- kök. yaşamöyküsünü şöyle dile getiriyor Lütfi özkök 1923'te üç erkek kardeşin en bü- yüğü olarak tstanbul'da doğdu. Yoksul, ama çok renkli bir semt olan Feriköy 'de büyüdü. Ba- lık satıcısı olan babası 1964'te. annesi 1978'de öldü. tkisi de Kırum Tatan'ydı ve dini bütün Müs- lümandı. 1917'de Romanya'dan Istanbul'a göç etmişlerdi. özkök Sainte Jeanna d'Arc Koleji'ne 3 yıl gitti ve 1942'de devlet lisesinden mezun oldu. Fransız okulunda Fransız kültürüyle tanıştı ve Lütfi Özkök, 1966'dan bu yana fotoğrafçılıkla iç içe. bu onun yaşam akışını tümüyle değiştirdi. Genç- lik yıllannda Fransız şairleri çevirmeye başla- dı, Bauldelaire, Rimbaud, Larbaud, Reverdy. 1943 Martı'nda V'iyana ya gitti. Orada inşaat mühendisliği egitimi gönrıek yerine. Alman ro- mantiklerinin şiirini inceledı. Müttefik güçle- rin bombardımanını orada yaşadı ve Türki- ye'nin Nazi Almanya'sıvla diplomatik ılişkıyi 1943'tekesmesi üzerine Istanbul'adöndü. Şim- dı sıra birkaç yıllık bohem hayatı yaşamaya gel- mişti: 1946- 47'de bu hayata askerlik nedenıy- le ara verdi. l ^ r d e n bu yana İsveç'te yaşıyor 1949 yılının başlarında Özkök. Paris'e gitti. Sorbonne'da yabancılar için bir kursa bir yıl gittikten sonra Şehir Planlaması Enstitüsü'nde bir buçuk yıl öğrencilik yaptı. O sırada Isveçli Anne- Marie-Juhlin ıle e\ lendı. 19S1 'in başla- nnda tsveç'e taşmdılar. 15 yıl şehir planlama- sı bürosunda çizim ve model yapım işinde ça- lıştı. Boş zamanmı Isveç şiirini Türkçe'ye çe- virmeye ve zamanla fotoğraf çekmeye ayınyordu. Önce yalnızca aile resimle- ri çekerken sonralan Isveçü ve yaban- cı yazarlann portrelerini çekip Isveç'te- ki ve dışındaki dergilere, gazetelere sat- maya başladı. Eline geçen para aile büt- çesine azımsanmayacak derecede kat- kıda bulunuyordu. 1966'da ekmek pa- rası getiren ışıni bırakıp ailesini tümüy- le fotoğrafçılıkla geçindirmeye başlama cesaretıni gösterdi. 1967'de tsveç tabi- yetme geçtı. Özkök. I953'te -genişletilmiş ikinci baskısı 19"6'da- l^asse Söderberg'le bir- likte "Brödetoch karleken" (Ekmek ve Aşk) adlı Türk şiıri seçkisini yayımla- dı. Bunu şu yapıtları izledı: "Warsza- wa" Foto: L.Ö. yazı: Folke Isaks- son( 1964); "Utanför" (Dışanda) şıirler (1971) -"DokuzJarÖdüKTnü aldı-. "Ma det leva!" (Yaşasın!) Rene Char'm şiirleri, An- ne- Marie Özkökle birlikte: "En Turtdsk b>" (Bir Türk Köyü) foto: L.Ö. yazı: Göran Palm: "İçimi/deki süa" (1978) şiirler ve "Mndarnas wag" (Rüzgârlann Yolu) şiirler 1984. 1973"te Isveç şiiri Antolojisi'ni (Yeditepe Y.) ve 19%'da Yûksel Pcker'Ie birlikte "1945Sonrası fsveçŞI- iri Antolojisi"'ni (Yapı Kredi Y.) yayımladı. Jorgen Nash'la birlikte 1967'de "Tatuermgar ar tvattakta" (Dövmeler Hilesiz) ve "Rene Char" (1972) adlı belgesel filmleri çekti. Bun- lardan ilki Isveç Film Enstitüsü'nünkaliteödü- lünü kazandı. Humberto Lopez'le birlikte tsveç TV'si içm "FederkoGarciaLorca"adlı belge- sel filmi hazırladı (1976). Özkök, yazar ve şair fotoğraflanndan oluşan çok sayıda kişisel sergi açtı. Sundsvall (1964). Oklahoma Üniversitesi (1971 ).Stockholm( 1975 ve 1985 ).Paris(1979, 1989.1998), Kopenhag {1982). Oslo (1982), Me- xicoCit> (1986). Istanbul( 1997), 1998), Mos- kova (1990) ve Göteborg (1991). tacağını bilemivor. Çoğunun. deklanşö- re bastığı andan uzun olmadığını ileri sü- riiyor ama. bana yetmıyor. Daha önce de- falarca izledım. dilinden bal akarak an- latışını, ozanlan ve anlan. Joseph Brodsky'yı Stockholm'deki bir restora- nın tuvaletıne tıkıp 60 vvattlık ampul ışı- ğında. daha sonra ozan Nobel'ı kazanın- ca bütün dünyaya yayılacak olan resmı çekişi aklına gelmiyor; ilk elde aklına gelenler şunlar: Nâzım Hikmet, Rene Char, Artur Lundkvist ve Samuel Bec- kett Samuel Beckett'le mektuplaşma "Nâam Ilikmet'i üç keregördüm ve be- ni çok etkiledi" diyor Lütfi Özkök. -1958'de ilk defa gördüm. Bir sulh top- lanüsı için Rus heyetiyle birlikte Stock- holm'e gelmişti. Stockholm sokaklannda fotoğraflannı çcktim. arkasından Mos- ko\a'\a gönderdim. Bilmi\orum eline geçti mi? Efendiliği. paşazadeliği. o al- çakgönüllü daM*anışlan bcni çok etkile- di. Kendisinden hiç bahsetmezdi. Biz sor- masak kendinden bir şe> sö\lemezdi. Biz- lere neleıie uğraştığımızı sorardı, ilgiyle bizidinlerdi. Ben şunu >apı\ orum, ben bu- nu yapıyorum diye asla konuşmazdı. 1959"daStockholm'e birdefa dahageuniş- ti. Son olarak da 1 %2'de Floransa'da gör- düm. Yanında hanımı da \ ardı. Çok mo- dem bir kişi\di. O Jidıno\ tipi parti ede- biyahna yaklaşmadığını \e o zamanlar Fransa'da >eni me> dana çıkan belgesel ro- man türünde bir roman \azmak istediği- ni söylcmişri. İçinde halk tipi bir 'antı- kahraman' olacaktı. Parti edebi\atı kah- ramanlarla doluydu. O ise halktan insan- lan seçerek kahraman olma- \an kahramanlar >ararma>ı isriyordu. Benim de çok ilgj— mi cekmişti ama. onunla mek- tuplaşmak nasip olmadı." Buna karşılık. Irlandalı ya- zar Samueü Beckett'le düzen- lı mektuplasmış "Bana gittiği her yerden mektupyazardı",diyor. "Na- muslu. kişisel özgürlüğüne düşkün insanlardandı. Mek- tuplasmamız çok uzun süre sürdü." Lütfi Özkök'ün dünyada belki de en tanınan fotoğrafı da çevresine gazeteci ve fo- toğrafçı vaklaştırmayan Bec- kett'inkidir. diye burada he- men ekleyelim. !s\ eçli ozan Artur Lundk- vist Lütfi Özkök'ün gerçek anlamda özel dostuydu da. Aynı kentte oturuyor olma- nın verdiği kolayltğa. ortak şiir zevki de eklenince orta- ya güzel bir dostluk çıkmış- tı. geleceğe kalan o nefis fo- tografla birlikte. "Bana bu ülkede yazaruk için ilk bursumu o vermişti" diyor, "EUili yıllardaydı. Şiir çevirisi için burs istemiştim. Bana,'sen şiirçevirmek için nasıl para istersin, şiırbıröz- veri işidır", filan demişti. Hak- lı> dı ama. kıt olanaklarla ça- tışan biri için onun vereceği bin kron çok önemli) di. O za- manlar sehircilik bürosunda çalışıyor, model vapıvordum. Kıt kanaat geçinirken edebi- yata zaman ayırmak güç olu- yordu. İlk bursumu alınca dünvaJar benim oldu. Artur Lundvisfle dostluğumuz böy- le başladL Büyük destekçün oJ- du". Yaymcısmı çileden çıkaranşair Kültür Servisi - Bu yaz Ingiltere'de ger- çekleştirilecek bir mü- zayedede en az 400 bin sterline satılması bek- leııen "Les Fleurs du Mal" (Kötülük To- humlan) kitabının ilk baskısı, yazarı ünlü Fransız şaır Charles Baudelaire'in. kitap- larının basımından sonra bile üzerinde sü- rekli düzeltmeleryap- tığını ve yayıncılannı çileden çıkardığını or- taya ko>du. Baudelaire, Les Fle- urs du Mal'ı yayıncı- ya teslim ettikten son- ra bile sayısız kereler yeniden okumuş ve her okumasında üzerinde binlerce düzeltme yap- nııştı. Şairin ya>ıncısı v e dostu Auguste Po- ulrt-Malassis'ın yıllar- ea sakladığı bu düzel- tilmiş kopvalarda Ba- udelaire'in sözlerine karşılık kendi sözleri de yer alıyor. Sözgeli- mi bir yerde öylesine kızmış ki Poulet-Ma- lasbis, "Sanırım be- nimledalgageçiyorsu- nuz Bay Baudelaire, bcnimle bö> leoynama- ya hakkımz yok" diye Fransız şair Baudelaire not düşmüş. Baudelaire uzmanı Claude Pfchois'nin ver- diğı bilgıye göre Ba- udelaire'in bazı şiirle- rinin 10-11 farklı ver- siyonu bulunuyor: "Düzehiyor.yerdeğiş- tiriyor, yeni dizeler ek- liyor ve tüm bunları inanılmaz bir titizlikle yapıyor."* 19. yüzyılda Fran- sa'da ahlakçılann tep- kisiyle karşılaşan Les Fleurs du Mal. ilk ya- yımlandığında, "hal- kın terbivesini bozmak veahlaksızlık" gibi ge- rekçelerle 300 frank para cezası almış ve kitaptaki altı şiir san- sürlenmişti. Bu yargı. 1949 yıhna kadar ge- çerliliğini korumuştu. 17. Uluslararası Istanbul Film Festivali'nin kapanışı dün gece gerçekleşti Festivalödüüerigenç kuşakyönetmenlerin Kültür Servisi - Filmler. törenler, toplantılar. söyleşiler, ustalar, ödüller derken bir film festivali daha sona erdi. tstanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Istanbul Film Festivali bu yıl 17. kezbuluştu izleyıciyle. Onaltı bölümde toplanan 151 fılmin gösterildiği festivalin kapanışı dün gece Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen bir törenle gerçekleşti. Toplam yedı ödülün verildiğı gecenın galipleri komşulanmız ve genç kuşak yönetmenlerdi. Festivalin Uluslararası Yanşma bölümünde Altın Lale Iranlı yönetmen Jafar Panahi'nin 'Ayna* adlı filmine verildı. Ödülün gerekçesi. fılmin sınema sanatında yaratmak ve yarattığını kaydetmek arasındaki iki yönlü muğlak ilişkiyi penasız birçalışma ile ışlemış olması. Dr. Nejat Eczacıbaşı Vakfı Yılın En tyi Türk Filmi Ödülü'nü ise Türk toplumuna gerçekçı yaklaşımı. yaşamdaki gerçek unsurlan ve simgeleri van vana getirişindeki doğallığı, cesareti ve başansı nedeniyle Zeki Demirkubuz'un yönertiği 'Masumiyet' adlı fılmı aldı. Vakfın Yılın En tyi Yönermeni Ödülü ; Hamam' filminin yönetmeni Ferzan Ozpetek'ın oldu. Uluslararası Jüri'nin Jüri Özel Ödülü'nü nitelik.li oyunculuklan nedeniyle ABD yapımı •Pazar/Sunday" adlı filmin başrol oyuncuları Lisa HatTovv ve David Suchet ulııken ulusal yarışmada Jüri Ozel Ödülü. ilk filmınde gösterdiği yüksek çaba ve anlatımmdaki samimiyetten dolayı 'Kasaba" filmıyle Nuri Bilge CeyJan'ın oldu 17. Uluslararası Istanbul Film Festivali'nde Uluslararası Sinema Francesco Rosi'ye Vaşam Boyu Onur Ödülü'nü Şakir Eczacıbaşı verdi. (Fotoğraf: KADER TUGLA) Eleştirmenlerı (FİBRESCİ) ödülü bir başka komşumuzolan Yunanistan'a gitti. Renos Haralambidis 'Parasızlık Öyküsü' ile uluslararası >arışmada ödül kazanırken ulusal yarışmada Onat Kutlar adına verilen ödülün sahıbi yine Nun Bılge Ceylan'ın yönettıği 'Kasaba' oldu. Gecede iki ödül kazanmış olan Ceylan. ayrıca Onat Kutlar Ödülü'nün sahibıne bir sonraki filmınde kullanılmak üzere Efes Pılsen tarafından verilen 30 bin dolar tutanndaki ödülün de sahibi oldu Kapanış töreninin vazgeçilmez konuklan elbette her zamankı gibi ustalardı. Festivalin Ustalara Saygı bölümünde filmleri gösterilen Francesco Rosi'ye Yaşam Boyu Onur Ödülü, Bertrand Blier'e de Festival Onur Ödülü verildi. Blıeryaptığı konuşmada, ülkesine döndüğünde Türkiye'de kurduğu dostluklan anlatacığını söylerken Rosi. dünyanın neresinde olursak olalım sinemanın, eşitlık ve insan haklan konulannda yardımcı olmasını istedığinı belirttı. Ödüller bir yandan ustalarla genç kuşağı buluştururken öte yandan sanatın dev letler arasındaki sorunlan tanımadığını bir kez daha kanıtlamış oldu. L A R ? Celine Dion 'a ulusal nişan verildi • Celine Dion a Kanada başbakanı Lucıen Bouchard'ın da hazır bulunduğu bır törenle. Kanada Ulusal Nişanı venldı. Bouchard yaptığı konuşmada Celine Dıon'a 'yeteneğiniz ve sesınız sizi müziğin zirvesine yerleştirdi. Siz. bizim en iyi elçimizsiniz' dedi • Mel Cibson Fahrenheıt 451 adlı bir fılm yönetıyor. Ray Bradbury'nın romanından uyarlanan ve Tom Cruise'ın rol aldığı film Vv'amer Bros yapımı. • Brad Pİtt Imagine Entertaınment'ın Lavvs Of Madness adlı filmde rol alıyor. Filmde vaşamı vekariveri tehlikeye gıren bir hukuk öğrencisı anlatılıyor. • Oscar Ödülleri nin 1W9 vılından başlavarak pazar gecelerı verilmesı karan alındı. Geleneksel olarak pazartesi akşamlan açıklanan Oscar Ödülleri'nin pazar gecesine alınmasının nedenı ise televizyon kanallannın daha fazla rating yapması ve trafigi daha kolav1 kontrol etmek. • ChriStie'de geçen hafta ıçınde düzenlenen müzayedede Madonna'nın sutyeni 4 bin 250 dolara satıldı. David Bovvıe'nın sahne kostümü ise 3 bin 850 dolara alıcı bulurken Oasıs Grubu'nun solıstı Noel Gallagher'in bir albümü de 6 bin 760 dolara satıldı. Hazıran ayında ise Ingiltere'de \An l yılında yayımlanan ilk kıtap olan Geofrey Chaucer'ınThe Canterbury Tales isimli vapıtı ^aîı^a sitnulacak • Joel Schumacher yenı fılmı 8 Milımeter'ın çekımlerınde El \ino felaketi yüzünden problemler yaşıyor. Filmde Nicholas Cage ve Joaquin Phoenix rol alıyor. • JOn VOİOht Varsıty Blues isimli bır filmde oynuyor. \bight çekimlerine yeni başlanan filmde küçük bir kasabadaki okul futbol takımının kaptanını canlandmvor • Salman Rü$dü nun Şeytan Ayetlerı ısınılı kitabını vayımlayacak olan Rusya'dakı Müslüman örgütler bu girışımden vazgeçtıler. Yapılan açıklamada Rusya'daki Müslümanları gücendirmemek ve tepkı almamak için kıtabıtı yayımlanmasından vazgeçildıği belirtıldı. Geçen hafta içinde Rusya'dakı Müsliimanlar kıtabı vayımlayacak olan Limbus- Press'i tehdit etmişlerdi. • James Cameron pek de mutlu görünmüyor. Cameron, Los Angeles Tımesdan Kenneth Turan'ın fılnıle ılgıli eleştirisine tepkı gösterdi. 11 Oscar Ödülü kazanan ve izlcnmc rekoru kıran Titanık'ın yönetmeni Cameron. fılmin senaryosunun basıt oldugunu sö> leyen Turan'ın kışısel eleştirıler yaptığını ve egosunun esin olduöunu belirttı. • Stanley KUbrİCk'ınJennifcr Jason Leıgh'e kar^ı sabn taştı. Ünlü yönetmenin 'E>es VVide Shut" adlı yeni filminde Leıgh'in yerine tsvıçre'lı Maıic Rıchardson rol alacak. Rol değışinıinın nedeni olarak Jennıfer Jason Leigh'ın Kanadada başka bir proje üzerinde çalışması eöstenlıvor. • Martin SCOrcese'nın vönertiği ve senarvosunu Melıssa Mathison'un vazdıgı Kundun adlı fılm 'Gerçeğin Işığı" odülünü aldı. Filmde. Tibctlı Budıstlenn ruhanı lideri Dalav Lama'nın çocuklugu anlatılı>or. 17. ULUSLARARASI İSTAN BUL FfeM FESTİVALİ BUGUN • Emek'te 12 00 ve 18.30'da 'Eski Güzel Şarkılar', 15 00 ve 21 30'da 'Çin Çikolatası' izlenebilir. • Fitaş'ta 12.00 ve 18.30'da 'Suzaku'. 15.00 ve 21.30'da 'Görüşme' göstenliyor. • .\lkazar'da 12.00 ve 18.30'da ''VMtman Kardeşler'. 15.00 ve 21 30da 'YedinciCennet' yer alıyor. • Beyoğlu'nda 12.00'de En İyi Türk Filmi. IS.OOve 21 30'da Davton'dan Sonraki Yıl'. 18 30'da Altın Lale'yi Kazanan Film izlenebilir. • Sinema 74'te 12.00"de 'Baltşiş İçin Teşekkürler', 15.00'te Havai Fişekler'. 18.30'da 'Kuru Temizleme". 21.30'da 'Bayan Hiç Kimse" göstenliyor. • Modâ'da 12.00-15.00 arası 'Kralhk'. 18.30-21.30 arası "Krallık 2" izlenebilir. • Özel Gösterimler ttalyan Kültür Merkezi'nde 12.00de 'Vampirler 1'. P.OO'de 'Vampirier2', Alkazar'da 10 00'da "Drancy Gelecek'. Beyoğlunda 10 00'da 'TA.Rİ.H.İ. Tuşla' izlenebilir. 1. ULUSLARARASI KUKLA TÎYATROSU RSTJVAÜ BUGUN • KENTERTÎYATROSU'nda saat 15.00te Grup Yol'un kukla gösterisi izlenebilir. • HADİ ÇAMAN TıYATROSU nda saat 13.00'te video gösterisi yer alıyor. YAMN • HADİ ÇAMAN TİYATROSU nda saat 14.00'tc Show Tiyatro'nun gösterisi. saat 15.00'te Şamanizm ve Kukla konulu söyleşi yer alıyor. 15. ULUSLARARASI AIKARA MÜZK RSTİVALİ BUGUN •I LONDRA 'ADVENTİST' KOROSU konseri ^aat 15.00'te MEB Şûra Salonu'nda izlenebilir. • MOZART AKŞ.\ıMI saat 20.30'da RHM Salonu'nda izlenebilir. YARIN • DAV1D de'Or ve GRUBU'nun konseri MEB Şüra Salonu'nda izlenebilir.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog