Bugünden 1930'a 5,432,635 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 3 MAYIS 1938 PAZAR 10 PAZAR KONUGU DevletBakanı Prof.Andican la Bakû-Ceyhan hattı ve doğalgaz üzerine... SUNUŞ doğalgaza bak'Türkiye'nin iştahla beklediği Bakû-Ceyhan petrol boru hattının son zamanlarda rafa kaldınlmak istendiği biçiminde duyumlar var. Kimileri "Bakû-Ceyhan projesinin bir fay hattı üzerinden geçtiği anlaşıldı. O nedenle yapılamaz" görüşünü dile getirirken kimileri de ABD'nın bu hattan geçecek petrolün fizibüitesinin olmadığı inancında olduğundan söz ediyorlar. Yine başka görüşlere göre Bakû-Supsa hattı projesinin yeniden canlandırıldığı haberlerini veriyorlar. Bu haberlerin hepsi de kafalan kanştınyor. Sonuçta. konuyu Kafkasya ve Türki Cumhuriyetlerle İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Prof. Dr. Ahat Andican'la konuşmaya karar verdik. Prof. Andican. bize Bakû-Ceyhan ya da kendi deyişiyle Hazar-Ceyhan hattının rafa kalkmasının söz konusu olmadığını anlattı. Arna daha da önemlisi Türkiye'nin enerji kaynaklarını çeşitlendirme politikası içinde doğalgaza büyük ağırhk verdiğini açıkladı. Hatta. "Paranız varsa petrolü her yerden bulabilirsiniz. Onemli olan doğalgazdır" dedi. Andican. Kafkasya petrolleriyle birlikte Meksika petroHerinin de devreye girmesiyle petrol fıyatlannın iyice düşeceği mesajını da verdi. SÖYLEŞİ LEYLA TAVŞANOĞLU I ABD 'nin son zamanlarda Bakû-Cey- han petrol boru hattı projesinden geri adım at- maya başladığı haberleri var. Hatta ABD üstyö- netimindeyaygm kanının Bakû- Ceyhan hattın- dan akacak petrolün ağırlıklı olarak Türkiye ta- rafindan tüketilecek olduğu söyleniyor. Siz bu konularda ne düşünüyorsunuz? ANDtCAN - Öncelıkle Bakû-Ceyhan hattın- dan geçecek potansiyelin tûmünün Türkiye tara- fından tüketilmesi diye bir yaklaşım mümkün değıl. Bırincısı.bu hattamkapasiteyle çalıştığın- da 45 milyon ton. belki daha genışletilirse daha fazla kapasiteye sahıp bir boru hattı olacak. Türkiye'nin yıllık petrol tüketimi 25 milyon ton cıvanndadır. Üstelik Türkıye'deki tüketim. geomet- rik olarak büyümüyor. Daha yavaş büyüyecek, do- ğalgaz tüketimımız arttıkça da petrol tüketim miktannın eskı hızında olması beklenmemeli- dir. Türkiye'nin enerjı kaynaklannın çeşitlendi- nlmesı süreci içinde bir başka boyut da Yumur- talık boru hattı. Bu boru hattının gelecekte fonk- siyonel hale dönüştüğünü, lrak üzerindekı ulus- lararası ambargonun giderek hafiflediğı ve gü- nün birinde kaldırılacağını düşünürseniz ve Yu- murtalık hattının da fonksiyonelliğı göz önüne alınırsa iki hattın kapasitesınin 110-120 milyon tonu bulacağını görûrüz. Böyle bir kapasitenin Türkiye tarafından iç piyasada tüketilmesi müm- kün değil. Ikincisi, Hazar Havzası'ndan çıkan- lan. özellıkle de Azeri petroHerinin kükürt ora- nı çok düşük Buna karşılık Türkiye'deki rafine- rilerin ancak yüzde 15 kadan kükürt oranı düşük petrolün işlenmesine uygun. Kalanı. yüksek kü- kürt oranı içeren Ortadoğu petrollerine göre ya- pılmıştır. Bu iki nedenle Türkiye'nin. gönderi- len petrolü tamamıyla kendısinin tüketmesi gıbi bir argüman geçerli olmaz. • • • • • Yumurtalık boru hattının yakın bir ge- lecekte devreye girebileceği gibi bir duyum al- dınızmı? - Bu nokta Irak'ın uluslararası konumuyla ya- kından ilgilı. Özellikle ABD merkezli Batı gü- cünün konuya nastt yaklaşacağıyla yakından il- gilı. Ama ne olursa olsun. belli bir miktann bu- ray a pompalanacağı da kesin. En azından insani amaçlı olarak belki bir petrol miktannın dış dün- yaya açılması beklenıyor. Dolayısıyla gelecekte bu petrolün miktan kademeli olarak arttınlabı- lir. Ben burada bir varsayım üzerine konuşuyo- rum. Birinci sorunuza dönerek cevap vermek ge- rekirse. bu bölgenin çok önemli bir gerçeği var. Bu gerçegı, hem Türk kamuoyu hem de Batı merkezli dünya kamuoyu bunu çok iyi algıla- mıştır. Sizi 199O'lı yıllann başına götürmek ıs- tıyorum. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından he- men sonraki dönemde ABD'nin bölgeye vöne- lık siyaseti, yani Hazar-Türk cumhunyetleri. Av- rasya bölgesine yönelik siyaseti özellikle Mos- kova eksenli> di. Bu hem dış yardımlan, hem tek- nık yardımı hem de güvenlik kuşaklannın oluş- turulmasında sankı Moskova eski referans olma özelliğıni sürdürecekmiş gibi bir izlenim vardı. Sonra zamanla Moskova'nın bu bölgeye yöne- lik faaliyetleri sonrasında ABD merkezli Batı gücünü, özellikle Bush yönetimi bitip Clinton yönetimi başlamasıntn hemen ardından bu coğ- rafyayla ikili ilişkilernoktasınagetirdi. Birbaş- ka boyut da Hazar Havzası'nın önemi. Bunun ener- ji politikalan açısından önemi ortaya çıktı. Bizim Türkiye olarak baştan beri \ urguladığımız ama Batı'nın bir süre pek de üzennde durmadığı bir gerçek görüldü. O da şu: Bu coğrafya Çin sınırlanndan başlayıp Türk cumhunyetleri ve Kafkasya'ya doğru geliyor Bunun bir özelliği var. Hammadde kaynaklan. enerji kaynaklan hangi yolla dışan açılırsa 21. y üz- y ılda burada meydana gelecek, burada şekillene- cek olan tüm gruplaşmalann siyasi, ekonomik ve sosyal kaderleri büyük ölçüde bu yollara açılıp coğrafyasıyla paralel olacaktır. Burada şu gerçek ortaya çıkiyor: Batı'nın önünde iki seçenek var. llk dönemde olduğu gibi ya Moskova merkezli politikalan sürdürmek. Bundan vazgeçtiler. Iran konjonktü- rel olarak şu anda buna sıcak bakmıyor. Aslında en kolay dışa açılım yolu bu olduğu halde tüm potansıyeliBasra Körfezi'ne getirip yığmayı Ba- tı gücü istemiyor. tkincı alternatif ise petrolü Afganistan'dan Hint Oky anusu'na taşıyarak Pasıf ik coğrafyasına açil- mak. Bu çok önemli. • • ^ M Ama su anda Afganistan 'da Taleban un- suru bir engeL.. • Şu anda o unsur \ ar, ama geîecekte gerçek- leşir. Çünkü net enerji ithal eden Japonya, Kore gibi Pasifik güçleri içın gerekli olan petrolün Ceyhan'dan yüklenerek Afnka'dan dolaştınlıp Uzakdoğu'ya ulaştınlması zor. Ceyhan'a gelecek olan petrol. Avrupa-Ortado- ğu ekseninde tüketilecek olan enerji kaynaklan- dır. İşte, bu mantıkla baktığınız zaman iki yolun da geçerli oldugunu görüyorsunuz. Yani Trans- kafkasya yolu ve Hint Okyanusu yolu. - Bizim baştan beri hükümet olarak karşı ol- duğumuznoktalardanbirisidebuydu. Bakû-No- vorossisk hattının geçmiş dönemdeki alternatifi Bakû-Supsa'ydı. Ama daha sonra hükümet tara- fından Bakû-Ceyhan'ın binnci adımıymışçasına algılandı. Bu. bıze göre yanlışpolitikaydı. Zaman da zaten bunu doğruladı. ••••• Yanlış olduğu nasıl doğrulandı? - Bakû-Supsa bir gerçek. Fakat bu gerçeğin iki boyutu \ar Bakû-No\orossisk ve Bakû-Supsa diye tanımlayabileceğimiz kuzey ve batı petrol hatlan. bugünkü varlıklanyla 15 milyon ton ci- vannda bir petrol nakline uygun hatlar. Oysa, sa- dece AlOC'nin. yani Azerbaycan petrolleri kon- sorsiyumunun 2002-2005 yıllanndaki projeksi- yon içinde yılda 50 milyon ton gibi bir üretimi olacak. Konsorsiyumun ulaşmayı amaçladığı zir- ve hedef bu. Önümüzdeki 10 yıllık perspektif içinde. bırakın başka bölgelerdeki üretimi, sade- ce konsorsiyumun üreteceği petrol bile bu kapa- PPOI. Dr. AHATANDİCAN 1950. Kdbil doğumlu. Yükseköğrenimini IC Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 'nde tamamladı Daha sonra avnı fakültenin Cerrahi Kliniğı nde asistaıı. doçent ve profesör oldu. 1995 genel seçimlerinde ASAP'tan tstanbul Millenekili seçıldı. 1996-97 arası Basın ve Medyadan Sorumlu ASAP Genel Baskan Yardımcıhğı vaptı. 1997'den bu vana da Kafkasya ve Türki Cumhuriyetlerden Sorumlu Devlet Bakanlıgı görevini vürütüyoı: Bilimsel makalelerinin yani sıra So\yetler Birliği ve Türk dünyası üzerine vazdığı yazılannın bir kısmını "Değişim Sürecinde Türk Dünyası" adlı bir kitapta topladı. ndorunun gündeme gelmesi bunlann ekonomik- liği değil. geleceğe yönelik stratejik konumu ne- denıyledir. Gelelım Karadeniz'e. Burada önemli olan Ka- radenız'in nekadarkullanılıpkullanılmayacağı. Türkiye baştan beri bunu gündemde tutmahydı. Karadeniz'e çıkan herdamlapetrol, Türkiye'nin lehıne değıldir ^ • ^ M Bunun nedenlerini açar nusınız? - Boğazlar nedeniyle, Karadeniz'in ekolojik yapısı nedeniy le ve Türkiye'nin by-pass edilme- s>i nedeniyle... Dolayısıyla Karadenız'de sonuç- lanacak her proje. Türkiye'nin desteklememesi, karşı olması gereken projelerdir. Türkiye bunu yapıyor. Öte yandan Hazar-Ceyhan projesinın ekono- mikliği kısa vadelı değil. uzun vadelıdir. Tanker- lerle geçirmek isteseniz en fazla 125-150 bin ton geçirebilirsinız. Ama Ceyhan'a indırdiğiniz za- man 300-400 bin tonluk tankerleri yükleme şan- sına sahipsiniz. Öte yandan Hazar-Ceyhan hattında hava ko- şullanna bağlı kalmadan yılın her günü petrolü pompalama şansına sahipsiniz. Novorossisk böl- gesınde yılın üçte birinde hava koşullan nedeniy- le petrolü yükleme şansınız yok. Denız kenanndan yüklenen 100 milyon ton petrolde bir milyon ton denize petrol kaybı var- dır. Bu sadece Türkiye'nin değil, Karadeniz'e kıyısı bulunan tüm ülkelerin sorunu. Bu anlayış içinde bütün bunlan çok ıyi anlatmamız lazım. Uzun \adede de Hazar-Ceyhan en ekonomik yol- dur. Kısa vadeli, örnegin beş yıl için düşünecek olursanız tankerle taşımak size ucuz gelebilir. Şöyle de bir hesapyapılıyor. Diyelim ki Hazar-Ceyhan hattı üç milyar dolara çıktu To- nu 6- 7 dolarlık petrolü buradan geçireceksiniz, Ama yapılan hesaba göre oradan geçecek en Yalntz orada başka bir Transkafkasya yolundan söz ediliyor. O da Bakû-Supsa hattı... sıtelenn çok üstüne çıkmaktadır. Ama sorun bu. Bakû-Ceyhan"ın 1994-95'te bir fikir egzersi- zt olmasına karşın bugün artık bir gerçeklik ha- line dönüşüyor olmasının nedenı de bu. Çünkü o dönemde bırakın Bakû-Ceyhan "a, yukan giden hatlara dahi pompalanacak petrol yoktu. ^ • • H Yani önümüzdeki dönem talepten çok arzfazlalığı olacakgibigörünüyor. Bu aradaABD ise petrol fiyattnm düsmemesi için elinden ge- leni yapıyor. Bu durumda sizce ne olur? -Buradabelki çok üzerinde durulmayan bir ger- çeğin altını çızeyim. ABD'nin sorumlu olarak ilan ettiği bölgelere bakın. Bunlar Libya. lrak ve lran. Bunlann tümünün de petrol üretimi Amerikan şir- ketleriyle çokbağlantılı değildir. Bu üç bölgede de enerji kaynaklannı uluslararası konsorsıyum- lar şekillendirmemektedir. Bu sözlerim size ne demek istediğimı anlatır diye düşünüyorum. Hazar Havzası ise başlangıçtan itibaren ABD merkezli olmak üzere Batı gücünün konsorsi- yumlaroluşturaraketkinliğini yükselttiği biralan- dır. Petrolün nerec.-n çıkacağı önemli olduğuka- dar kimler tarafından pazarlanacağı da önemli- dir. Dünya petroHerinin sunulmasında bu para- metreler önem taşımaktadır. Bu gerçeği gözardı edemezsiniz. Dolayısıyla bölgeye. 5-10 yıllık pe- riyotlarda mılyarlarca dolar yatırım yapmayı amaçlayan uluslararası fırmalann bu bölgelerden petrol çıkarmayıp, dış dünyaya petrol aktarma- yıp bu bölgeleri atıl olarak tutacaklan gıbi bir var- sayım daha çok anlamlı gelmiyor. • • • • Burada başka bir varsayım üzerinde duruluyor. Hazırlatılan bir raporun sonucunda Bakû-Ceyhan 'ın birfay hattı üzerinde olduğu- nun ortaya çıktığı söyleniyor. Bu nedenle Bakû- Ceyhan hattının rafa kaldırılacağı dolaşan ha- berler arasında. Bunun doğruluk payı nedir? -Olaylara spekülatif bir anlayışla baktığınız za- man her olaya çeşitli şeyler üretmeniz mümkün. Türkiye'de bugün en çok tartışılan konu Bakû- Ceyhan ya da Hazar-Ceyhan hattı olduğu için Ha- zar- Ceyhan'la ilgili spekülasyonlarön plana çı- kıyor. Hazar Denizi üzerinden Kazakıstan petrol- lerini No\orossisk'e indiımeyi ve 1997'de bıtı- nlmesı planlanan CPC (Caspian Petroleum Com- pany) hattının neden gerçekleşmedıği. gerçekleş- memesi için hangı faktörlenn bulunduğunu so- ran hiçbir medya mensubu görmedim. Sizce bu neden sorulmadı? - Çünkü Türkiye o işin içinde değil de ondan. Spekülasyonlar iyi yönde de kötü yönde de ge- liştirilebilir. Ama fay hattı diye tanımlanan Sa- muel Huntington'ın önenleri ve teorileri ya da sıyası manifestosu diye tanımlayabileceğimiz yaklaşımı açısından bunu soruyorsanız şöyle ya- nıtlayayım: Aksine, onun söylediğı fay hattı. Hazar Ha\- zası yani petrolün çıktığı ülkeler. İslam hattının içinde kalıyor. O hattan yine bır İslam ülkesi olan Ceyhan bölgesine iniyor. Bu da çok mantıklı de- ğıi:. Huntington'ın teorisi Türkiye'de ilgiyle karşı- landı. Geleceğe yönelik olarak. rasyonel olarak görülüyor. Küreselleşen dünyada bir anlamda izolasyonu amaçlayan bır anlayış. O nedenle ben bunu çok mantıklı bulmuyorum. • • • 1 Karadeniz V indirilecek petrollerin tan- kerterle taşmması gibi özellikle ABD kaynaklt bir yaklaşım var. Ekonomik gerekçelerle petro- lün naklininpetrol boru hatlartyla nakliABD 'ye pahalıya mı mal olacak? ABD onun için mitan- kerlerde ısrar ediyor? - Siyasi açıdan çok kaygan olan bu bölgelerde bir projenin ekonomik olması ona bir öncelık getirmiyor. ^ • • • 1 Buna örnek verebilir misiniz? - Hazar Denizi'nin Kazakıstan bölüjnünde iki bölge var. Bu bölgelerde Çin bazı alanlan satın aldı. Bu bölgeye yatınm yaptı \e şu anda tren- lerle bın-bın beş yüz ton petrolü üç bin kilomet- re öteye taşıyor. Bunun rantabilitesi hiç yok. Çin. üstelik o bölgeye 2003 yılına kadar boru hattı dö- şeyeceğıni ilan ediyor. Zaten Kazakistan'la da böy- le bır anlaşması var. Çin bunu yapıyor. Orada önemli olan bu işin ekonomiklıği değil Orada önemli olan Çin'in Or- ta Asya'dakı stratejik etkınliğinı arttırması ola- yıdır. Bu bölgey i değerlendırirken bu açıdan bak- manız gerekiyor Öte yandan lran en ucuz altematiftir. Petrolü lran yoluyla Basra Körfezi'ne indirmek en ucuz yol. Burada var olan yollan da kullanabılirsıniz. Üstelik mesafe kısadır. Fakat bugün bunu siyasi konjonktüröyle gerektirdiği için tartışamıyoruz. Hazar-Cey han hattı ya da Transkafkasya ko- yüksek miktardapetrol 40 milyon ton. Bunun fi- zibilitesi olmadığı söyleniyor. Sizce bu doğru mu? - Boru hattını çok genışletırseniz, yükleme sa- halannı oluşturursanız daha çok petrol de akıtır- sınız. Hepsi mümkün. • • • / I m a rezervin ancak 40 milyon tona yettiği, bu hattın fîzibilitesinin olabilmesi için 60 milyon ton petrol akıtmak gerektiği hesaplanı- yor... - Azerbaycan petroHerinin tek başına olası bir Bakû-Ceyhan hattını doldurma şansı yok. Uzun bir süre de bu şansa sahip olamayacak. Dolayı- sıyla sadece olası Azerbaycan petrolünü göz önü- ne alarak olaya yaklaştığınız zaman Bakû-Cey- han hattının bu dönemde yapılmasının çok pra- tik birdeğen bulunmadığını görürsünüz. Kazakistan petroHerinin buna eklendiğini var- sayarak buna yaklaşıyoruz. Bizim buna Hazar- Ceyhan boru hattı deyişimizin nedeni de odur. Pompalanacak 45 milyon ton civanndaki petro- lün en az 20 milyon tonu Kazakistan petrolü ola- caktır. Buna Rus petrolünün de dahil olması ge- rektığini söy lüyoruz. Sanıyorum önümüzdeki ay içinde Enerji Ba- kanı Cumhur Ersümer, Rusya'ya gidip Hazar- Ceyhan boru hattıyla ilgilı fizibilite raporunun açıklamasını ve tanıtımını yapacak. Ruslann da buna katılması noktasında kendilerine bir açılım sunacak. Son dönemde aldığımız bazı duyumlar, Rus- lann bu olayın tamamıyla dışında kalmak ıste- mediklerini gösteriyor. Belli olanaklar sağlanır ve biz Türkiye olarak bu ortamı yaratabilirsek, Ruslann da buna katılabileceklerine inanıyorum. Olaylara spekülatif bakmazsanız böyle bir hat Rusya'nın çıkarlanna en büyük zaran verecek olan bir hattır. Böyle bir hattın oluşumuna katılması Rus- ya'nın bölgenin bir gerçeğini fark ettiğini göste- riyor. ^HBİ^H O gerçek ne? -Orta Asya ve Hazar bölgesinin doğal kaynak- lan yalnızca bır ülkenın tekelinde kalamayacak kadar geniştir ve dünya pazarlanna birçok kanal- dan sunulmak zorunluluğunu yaratmaktadır. Bu gerçeği baştan kabul ettiğınız andan itiba- ren bu gerçeğe uygun politikalara da yaklaşabi- lirsiniz. ••••i Eski Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ha- san Hasanov, Cumhuriyet 'e birkaç ay önce ver- diği demeçte Başbakan Mesut Yılmaz 'ın Türk- menistandoğalgazının tran üzerinden Türkiye'ye geçirilmesini öngören anlaşmayı imzalamasm- dan duyduklan sıkıntıyı dile getirerek Anka- ra 'ya, "Petrolü isteyen doğatgazda yardımcı olur ", mesajını vermişti. Siz bu mesajı nasd kar- şıhyorsunuz? - Sayın Başbakan'la birlikte bıliyorsunuz ge- çen aylar içinde bır Türkmenistan ziyaretimız oldu. Türkmenistan'da bizim basın ve medyada da çok tartışılan iki anlaşma ımzaladık. Ö anlaş- malara göre Türmen doğalgazının lran üzennden geçmesi için fizibilite çalışmalan Shell şjrketi- ne, Hazar'ın altından geçmesi konusunda da Bechtel frmasına verilmişti. Bız bunu yaparken dünya konjonktürünü göz- den kaçırmamak gerektiğinı, ne olursa olsun bu cumhuriyetlenn Türkiye'ye açılımının sağlan- ması gerektiği ükesinden yola çıktık Yani "Biz nasılolsaRusya 'dan doğatgaz alıyoruz.EîirdeTürk- men gazına ne gerek \ar" anlayışının Türkiye açı- sından doğru olmadığını biliyoruz. Çünkü önce- likle kaynaklann çeşitlendirilmesi gerek. Ikınci olarak da eğer bu coğrafyanın doğal kaynaklannın Türkiye üzennden geçmesini sağ- layamazsak bu coğrafyada gelecekte Türkiye'nin varlığı açısından çok ciddi sorunlann ortaya çı- kacağını biliyoruz. Bu hatlan yalnızca petrol, doğalgaz nakleden hatlar olarak görmemek la- zım. Bu hatlardan aynı zamanda karşılığı olarak para, bilgi, ış potansıyeli naklediliyor. Bu hatla- nn buluşması ayru zamanda bu hatlann geçtiği ülkeleri kapsayan bir güvenlik şeridinin de orta- ya çıkmasınısağlayacaktır. Transkafkasya ve Or- ta Asya bölgesi sıyasal uzlaşma olmaksızın. ne kadar ekonomik olursa olsun bu türprojelerin ger- çekleşmesi imkânı yoktur. ••^•H Siyasal uzlasmadan ne kastettiğinizi anlatır mısınız? -Yani petrole veya doğalgaza sahip olan ülke- ler, olaya olumlu yaklaşacak. îkincisi, petrol ya da doğalgazı çıkaran güçler. Yani uluslararası konsorsiyumlar. Oçüncüsü. taşıyacak ülkeler. Hazar-Ceyhan içın bakarsak petrolün sahibi ül- keler, Kazakistan \ e Azerbaycan. Bu petrolü bü- yük ölçüde ABD merkezli konsorsiyumlar çıka- nyor. Bu petrolü Gürcistan ve Türkiye taşıyacak. ABD üst yönetimi de buna çok olumlu yaklaştı. Hatta ABD Enerji Bakanı Pena, "Başka hatlar, alternatiflervardır. Ama Hazar-Ceyhan'ın olma- sı mecburidir" dedi. Bu bir stratejik yaklaşımdır. Batı'nın bu duyarlıltğı ve açıhmıyla Türkiye'nin geleceğe yönelik projeksiyonlan örtüşüyor. Şuan- daki konjonktür budur. Bu konjonktür bir süre da- ha devam edecek. Yani lran dış planda turulmaya devam edile- cektir. Peki de lran dış planda ne kadar tutu- labilecek? -Bu ne kadar zaman alır. onu bilemem. Sonuç- ta, önümüzdeki beş. altı. on yıl içinde olacağı inan- cında değilim. Ilımlılaşma sureci olabilır. Ama Iran'ın bölgede serbestçe hareket eden bir aktör haline dönüşmesinin birkaç yıl içinde gerçekle- şeceğinı düşünmüyorum. Diyelim ki Hazar-Ceyhan hattı da ya- kın gelecekte hiçbir sonuç vermedl Bu olasılı- ğa karşı Türkiye alternatif bir enerji politikası üretti mi? -Düşüncelerinizi, siyasetinızi ve açılımlannı- zı belli hedeflere odaklamak zorundasınız Biz şu anda bu hedef üzerinde çok cıddi biçimde uğ- raşıyoruz. Ama onun dışında biz Türkiye'nin doğalgaz bağlantılannı yaptık. Hazar-Ceyhan alternatifi- nin gerçekleşmeyeceğini umutetmiyorum. Mut- laka gerçekleşecek diye bakıyorum. Ama bakın, petrolden önce giderek ıhtiyacı- mızın arttığı kaynak doğalgazdır. Yalnız Rusya ve Türkmenistan'dan değil. lran ve lrak'tan da do- ğalgaz almalıyız. Aldığımız doğalgazı alış sınır- lan içinde bile harcasak Türkiye'nin kaynak çe- şitlendirilmesi ve kaynaklan daha ekonomik kul- lanması noktasında yararlı olacaktır. Türkiye'nin petrol açısından kendi ıç tüketimi bağlamında baktığımızda bugüne kadar fazla so- runu olmadı. Önce de dediğim gibi Türkiye'nin petrol ihti- yacı katlanarak artmıyor. Belki her yıl yüzde 5- 6'lık bir artış var. Zaten döviz bağlamında vere- ceğiniz paranız varsa petrolü bulmamak diye bir şey söz konusu değil. Çünkü petrol tüketimi üre- timıne oranla daha yavaş yükselıyor. Üstelik dün- ya piyasalanna henüz Meksika petrolünün de aktif bır biçimde girmediği bir dönemden söz ediyoruz. Yakın gelecekte o bölge petTollerinin de dünya piyasalanna gireceğini düşünürseniz, üretim-tüketim ilişkisi üretim fazlası nedeniyle fiyatlann düşmesine yol açacak. ^ • • H Ermenistan 'dan geçmesi olası bir bo- ru hattından da söz ediliyor. Türkiye bu konuya nasıl bahyor? -Transkafkasya koridoru açısından Ermenis- tan bir istikrar unsuru olsaydı. Azerbaycan-Er- menistan-Türkiye üçgeninde bu hat daha kısa, da- ha kolay yapılabilirbirhatolabilirdi. Ama Erme- nistan şu anda bölgede istikrarsızlık unsuru. Avrasya'nın büyük anlamda Türkiye içın öne- mi benzer köke. dile, tarihe sahip ve siyasi po- tansiyelinı Türkiye'yle birlikte kullanma eğilimin- de olan bir coğrafyayla iç içe olmasından kay- naklanıyor. Dolayısıyla burada Ermenistan-Azerbaycan ilişkileri, Azerbaycan'ın açıkça haksızlığa uğra- dığı bir ortamda Türkiye'nin belli bir ölçüde ta- vır alma zorunluluğunu da getiriyor. Başka ça- resi yok.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog