Bugünden 1930'a 5,500,162 adet makale



Katalog


«
»

27MAYIS 1998 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER Hizbulah'a eğitim merkezi iddiası • İZMLR(CumhuriyetEge Bürosu) - Manisa Merkez Avcılar ve Arıcılar Kulübû'nün, dinci Hizbullah Öıgütü'nün eğitim merkezi haline getirilmek isiendiği öne sürüldü- Üye.eri arasında emekli subaylar ve öğretim üyelerinin de bulunduğu kulübün Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce istimlak edilmek istendiği iddia edilerek, engellenmesi için Cumhurbaşkanlıgı. Başbakanlık ve Genelkurmay Başanlığı'na dilekçeyle başvuruldu. Adının açıklanmasını istemeyen bir kulüp üyesi yaptığı açıklamada. "Atatürkçü cumhuriyetimizi yok etmeyi amaçlayan silahlı Hizbullah gizlı teşkilatına silahlı milıtan. egitim ve yetiştirme merkezi oluşturmak amaçlanmaktadır" dedi. Öğnetmenevinde grev karanı • ANKARA (AA)- Türkiye Otel, Lokanta Dinlenme Yerleri Işçileri Sendikası'nm (TOLEYİS) Başkent Öğretmenevi için aldığı grev karan, yann uygulamaya konulacak. TOLEYİS Iç Anadolu Bölgesi Şube Başkanı Mevlüt Özer, Milli Egitim Bakanlıgı Başkent Öğretmenevi yöneticileri ve Kamu lşverenleri Sendikası ile sürdüriilen toplusözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadığını bildirdi. Eroğlu için doğum günü • tZMlR (Cumhtıriyet Ege Bürosu) - Ege Üniversitesi lletişim Fakülresi ruvaletinde cesedi bulunan Serkan Eroğlu için, babası ve arkadaşları, pastalı doğum günu düzenledi. lletişim Fakültesi Dekanlığı önünde, toplanan bir grup öğrenciye konuşan baba Ahmet Eroğlu, yaşasaydı oğlunun bugün 20 ya$ında otacağım belirterek, "Serkan ötmedi, yaşıyor. Hepiniz. benim evladımsınız'" dedi. Öğrenciler, anma sırasında sık sık sloganlar atarak, Serkan Eroğlu'nun öldürüldüğiinü iddia ettiler ve katil ya da katillerin bulunmasını istediler. Grup, daha sonra dağıldı. Ceylan yapgılamyon • ANKARA (AA) - Yaptıgı bir konuşmada, "devletin askeri kuvvetlerinin manevi şahsiyetini alenen tahkir ve tezyif ettiği" gerekçesiyle, hakkında 1 yıldan 6 yıla kadar ağır hapis cezası istemiyle dava açılan, kapatılan RP'nin eski Ankara milletvekili Hasan Hüseyin Ceylan'ın yargılanmasına devam edildi. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasında, mahkeme hâkimi, Cumhuriyet Savcısı Erdem Okan'm da talebi doğrultusunda, sanığın 1992 yılında Almanya'ya gidip gitmediğinin Emniyet Genel Müdürlüğü'nden sorulmasına, dava konusu konuşmaya ilişkin kasetin varsa orijinalinin istenerek çözümünün yaptınlmasına karar vererek, duruşmayı erteledi. CHP lideri Deniz Baykal 28. olağan kurultay sonuçlannı değerlendirdi 'Hedefîmiz şimdi seçim'ANKARA (Cumhuriyet Büro- su) - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 28. olağan kurultay sonuç- lannı değerlendirirken. "Çokiddi- ab birdeğişimi gerçekleştirdik. Ge- nel başkan bu değişimin öncülüğü- nü yapn. Seçimleri kazanamayan arkadaşlanmızın CHP'nin saygın şeref galerisinde daima yerieri ola- caknr. Gerginliklen arük kurultay saktnuna gömülmeli" dedi. "Du- mandan indi, dumandan çıktı" yaklaşımıyla kurultayda ortaya ko- nan değişimin örtbas edilemeye- ceğini söyleyen Baykal, "CHP'nin muhaJefet partisi olduğunu herkes iyi bilsin. Bundan sonra arnk, bi- zim işimiz hükümetfalan değil, top- lum,seçim" mesajı verdi. Baykal, dünkü grup topîantısın- 'Artık işimiz hükümet falan değil, seçim' diyen Baykal, gerginliklerin kurultay salonuna gömülmesini istedi. CHP lideri, 'Çok iddialı bir değişim gerçekleştirdiklerini' belirterek "K.aybedenlerin CHP'nin şeref galerisinde daima yeri olacak' dedi. da yaptıgı konuşmada. "partinin muhalefette olması. iddialı bir ide- olojik tartişma ve genel başkanlık yanşı yaşanmamasına karşın" ku- rultaylanna gösterilen kamuoyu il- gisine dikkat çekti. "CHP herkesi ilgüendiriyor. kurultayunız da bu ilgiyi hak ettiğini gösterdT dıyen Baykal. şu değerlendırmelerı yap- tı."KuraJtayıınız pek çok kesimin ezberini bozdu. Sigara dumanlan arasında. sandalyeleruçuşur, kJişe- lerinin doğru ounadığı ortaya çık- ö. Çağdaşuğı,estetiği>ieçarpıcı bir kurultay gerçekleştirdik. Kurultay nasd yapıbr, CHP Türkive'ye gös- terdi. Ba/ılan buraya saplandı, olaylann içeriğini gözdcn kacırdı. Çok iddialı bir değişimi gerçekleş- tirdik. 60 kişilik Parti \1eclisi"nde (PM) 34 kişi değişti. Bu değişim, CHP'nin ideoloji ka\ gasıyapmadf- ğı. genel başkanlık yanşına girme- diği birortamdagerçekleşti. Bu de- ğişim 3 aşamalı bir katkıyı gerçek- leştirdi. Birincisi. genel başkanın katkısıdır.Genel başkan. değişimin önciilüğünü yaptı. IS yeni kişiyi PM \ eönerdi. İkincisi.örgütiin >e- myapılanmayı hazırlaması; iiçün- cüsü de delegenin son rötuşları yap- masıvla değişim sağJandı. Olayı. sa- dece müzik olayı. çağdaşlık göste- risi gibi görüp buna takılanlar. ger- çeği gözden kaçınyorlar. O, elbette var. Ama işimizi de yapük." Baykal, "Baa partiye büyûk emeği geçmiş arkadaşlanmızın hak etmedikleri durumlarla karşı karşıya kaldıklan görüldü. Biz mc\ kilerin. makamlann. seçim so- nuçlannın ötesinde bir biiyük nıü- cadeleyi götüriiyoruz. Hiçbiraynş- mayı züınimizde taşımadan, siyasi gerginlikleri kurultay salonuna gö- merek sorumluluğumuzun gereği- ni yerine getireceğiz. Kazanama- yan arkadaşknmıza, CHP'nin say- gın, şeref galerisinde daima yerle- rininolacağuugenel haşkan olarak ifadeedijflrum" sözleri> İe liste dı- şı kalan iann gönlünü aimaya çalış- tı. "CHP, enflasyona karşı ne öne- rhw" benzen klişelenn artık ger- çeksiz oldugunun kurultayda gö- rüldüğünü savunan Baykal, "Dev- letin herkese her şeyi \ermesi müm- künmüş gibi hatalı sosyal demok- rasi anla\ışı olmaz. Bunlar oı ^>a kondu. Bunlar, \ok dumandan in- dL dumandan çıko. diyeörtbasedi - lemez"dedi. CUP'de Kste çizme lıesaplaşıııası • Erol Çevikçe'nin liste dışı kalması Baykalcı ekibi rahatsız etti. Keskin, hiç kimseden liste çizmesini istemediğıni söylerken, PM'de Baykal ekibinde Topuz-Çevikçe' tasfiyesi hesaplaşması yaşanacağı ve Adnan Keskin'e boş oy verme hazırhğı yapıldığı öne sürüldü. TÜREY KÖSE ANKARA-CHP'nin 27 . Olağan Kurulta- yı'ndaki "\itrin değişikliği". genel merkez yönetimi ıçındekı "çatJağı'" su yuzüne çıkar- dı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın ya- kın kurmaylanndan Aü Topuz ıle ErolÇevik- çe'nin tasfiyesi, "Bavkala" ekip arasında he- saplaşma beklentisine vol açtı. Parti Mecli- si'nde (PM) genel sekreterlik için yapılacak seçimlerde muhalıflerin yanı sıra, "Baykal- a" ekipten bazı üyelenn de Adnan Keskin'e boş oy verebileceğı kulislerde dile getınldi. Keskin. Topuz \e Cevikçe'nin "çizümesini" istedigı haberlerını "Kime söylemişim, bir tane örnek göstersinler" sözleriyle yalanla- dı. CHP kurultayında alınan sonuçlar, parti ıçi dengeleri degıştirdi. 60 kışilik PM'ye 34 yeni ısım girerken: iki genel baskan yardım- cısı Ali Topuz ile Erol Çev ıkçe'nin seçileme- mesi yeni iç hesaplaşmaiann sinyalini verdi. Genel Sekreter Adnan Keskm'in bu isimle- rin "çizümesi"1 ıçın muhalefetle işbirliğı yap- tıgı sö>lentileri yavıldı. "Baykalcı" olarak bılinen bazı PM üyeleri, "Keskin'intavnne- DTP'Lİ IŞIK Tartimizin bakanlan istifa etsin' ANKARA (Cumhuri>« Bürosu) - DTP'nin hafta sonu yapılacak kongresi hükümeti kanştırdı. DTP Istanbul Milletvekili Metin Işık, grup başkanvekilligi görevinden is- tifa ederken aynı davranışı bakan- larla diğer parti yöneticilerinin de yapması gerektiğini söyledi. DTP Genel Başkanı Hüsamertin Cindo- ruk ise kabineye girmesine ilişkin baskılara "Yeni bir parti kuruluşun- da, bunu yanlış bir yöntem olarak göriijtjrum" yanıtını verdi. TBMM'yi çalıştırmakta güçlük çeken hükümette şimdi de küçiik or- tak bunalımı dogdu. DTP'de iktidar icraatından kaynaklanan rahatsızlık- lar, 30-31 Mayıs tarihlerinde yapıla- cak kongre öncesi yeniden dile ge- tirilmeye başlandı. DTP'nin kendi- sini yenilemesi gerektiğinı kayde- den Işık. "Bizim bugünkü işleyişe iti- razımız var. Partinin aşklamİa, şov- lanyla tanınan; örgütte bağlanüsı ol- mayan kişüerie anılmasından rahat- smz.31 Mayıs'taçıkacakfotografbi- zim de partiye karşı konumumuzu veniden beliriememize neden ola- cak" dedi. Işık, partidebelirli birde- ğişim olmazsa istifa edebileceği me- sajı da verdi. Alınan bilgiye göre, kongrede il başkanlan 5 DTP'li ba- kanındeğiştirilmesıni. Cindoruk'un kabineye girmesmi isteyecekler. Cindoruk ise kongre öncesi ıtirazla- nn yükselmesi üzerine dün Anado- lu Ajansı'na yaptığı açıklamada, şu değerlendırmelerde bulundu: "Ul- keyi gezme, kongrelere katıfma. baUda temas etme imkânı buldum. Hükümete girmeniz haiinde. zama- nınızın bü>ük kısmını de> let işlerine avıracaksınız. Veni bir parti kurulu- şunda bunu >anbş bir yöntem ola- rak göhiyonım. Particiük asıl şimdi başhyor. Örgütü tabana indirmek, örgiiüe halkı bütünleştirmek gerek. Anadolu'yu sil baştan dolaşacağız." Bakanlann değişıp değışmeyece- ğine kongrenin karar vereceğini söy- leyen Cindoruk, Işık'ın davranışuıı demokratik bulduğunu kaydetti. C H I ı b i t t i denhİe tepki genel başkana yansıdı. dengeier boztildu. Erol Çoikçe supapO. Şimdi meydan Adnan Keskin'e kajdı. denge unsurlan git- ti^dedıler. Keskin ise. "Bir tane ömek gös- tersinler. Kime, çizin demişinı. Tam tersine, herkese. listeyi deldirmeyin, dedim. Ortalık kan-jOrmaya çalışıyorlar" dedi. Seçim sonuçlannın bugün kesmleşmesi veardından PM'nin toplanarak genel sekre- ter. genel sayman \e Merkez Yüriinne Ku- rulu'nu seçmesı bekleniyor. CHP lideri Bay- kal' ın, kurultay öncesınde "yerinde kalacak- sın" dediği Keskin'in, yeniden bu göreve se- çilmesi bekleniyor. Ancak muhaliflerın yanı sıra. genel merkez ekibinden bazı PM üyelennin de listenin delin- mesine tepkilenni Keskin için boş oy kullanarak göste- rebıleceklen bildirildi. Genel başkan yardımcı- lıklanna Bülent Tanla ile Onur Kumbaracıbaşı'nın getirilmesi beklenirken; MYK'ye girebilecek isimler arasında Mehmet Sevigen, Bekir Yurdagiil, Fatih Ata>, Korel Gö>Tnen, Ali Rıza Güİ- çiçek ve Mustafa Kul' un ad- lan kulislerde dile getınldi. Yeni vönetime avans Baykal, dün yaptığı değeıiendirmede kurultay ın pek çok kesimin e/berini bozduğunu söytedi. Keskin'in zaferimuhalefctcyaradı MİYASE İLKNUR Kurultaya 'degişinı' ıddiasıyla giden CHP yöne- timi haklı çıktı. Gerçekten de bu kurultay süresince birçok ilke imza atıldı. Genel merkez'yönetimi en büyük değişimi. kurultayı *karnaval"a dönüştür- meklesagladı. Değişimin gücü bununla sınırlı kalmadı. Parti fa- aüyet raporlan okunurken aynı anda salonun karşı- sındaki Stad Oteli'nin değişik salonlannda yapılan konferanslara. kürsüden yapılan anonslarla dınleyi- ci toplandı. Delegelerin de bu konferanslan izleme- leri istendi. Böylece delegelere de gün doğdu. Ge- nel başkanlık yanşı olmadığı ıçın zaten canlan sık- kın vaziyette salonda oturan delegeler, konferans izleme bahanesiyle kaytarma fırsatı buldular. Dele- gelerin kimi Gençlik Parkı'nın çimenleri ûzerinde kestirip kimi konferans izlerken salonda da faaliyet raporu okunup oylandı. Salonda oy verecek delege bulunmadığı için onların adına vekâleten bir a\uç dinleyici el kaldırdı. Her kurultay öncesinde listeyı kimin yapacağı sorunolur. Ve her kurultayda dalis- teyi örgûtûn yapacağı söylenir, ama buna ne söyle- \enler ne de örgütün kendisi inanır. İl başkanlannın yapacağı söylenen Jiste, allem kallem edilip ya ge- nel başkan ya genel sekreter tarafindan yapıhr. Bu kez de öyle oldu. Ancak bu seferdurum biraz fark- lı. Söz verildiği gibi listeyi \ apmak üzere önce il baş- kanlan toplandı, ardmdan da bölgelere göre arala- nndan 7 temsilci seçildı. Genel sekreter 7 il başka- nıyla yaptığı toplantıda listenin nasıl yapılacağmı net biçimde açıkladı: "Listede 25 kişi eski milletve- kili ve parti meclisi üyelerine avnldı. Onlan düşün. 15 tane de kadın aday kontenjanı var ve o isimler ge- nel başkan tarafindan belirlendi. Onlan da geçin. Ge- nel başkanın 7tane dışandan alacağı veni isimlervar. onu da düşelim. Genel sekreter olarak 5 kontenjan da ben kullanacağım. İki tane de sendikacı yazaca- ğız ki, isimleri önceden belirlendi. Geri>e kaldı 6. Evet şimdi siz bize 6 isim önerin. listeyi tamamlaja- hm." Bu açıklamadan sonra 7 il başkanı. her birine bir kontenjan bile düşmediğini görünce sınirlenip top- lantıyı terk etti. Toplantıyı terk edeceklerine, 'baba- mın evinde bu da yoktu' deyip listeyi yapsalardı bu kurultayda ilk kez örgiit bir üste yapmış olacaktt. Bu tarihı fırsatı böylece kaçırmışoldular. Alınan sonuç- lann çizdiği tablo)r a göre Genel Sekreter Adnen Keskin. parti içi muhalefete ve genel merkezdekı ra- kıplerine karşı büyük bir zafer kazandı. Keskin'in Ali Topuz, Erol Çevikçe ve Önder Sav'la aralannda buz dağlan oluştuğunu sağır sultan bile duymuştu. Öyle ki, bir ara Baykal'a atfcn genel sekreterin bu kurultayda mutlaka değişeceğı söyleniyordu. Ama Keskin, ilk raundu. liste hazırlıklannı yapma yet- kisinı koparmak ve genel başkandan görevine iiiş- kin söz almakla kazandı. tkinci raundu ise kurultay salonunda rakiplerini sandığa gömerek elde etti. Bu kurultayın tek mağlubu Topuz-Çevikçe \e Yetenç iiçlüsü değil elbette. Seçimegeçilmeden-Listejien az otuz kişi iledeleriz. Hatta biz onlann değil onlann bizim listeyi delmesi sözkonusu" diyen Iisteci muhalefet de büyük bir yenilgı aldı. Geçen döneme oranla daha az sayıda üyeyi parti meclisine sokan muhalefet, genel merkezekibınin çekışmesı olmasa 7 üyeyi de soicması söz konusu olamayacaktı. Muhalifler. kurultay so- nuçlanyla ilgili değerlendir- me toplantılan yaparken, ye- ni yönetime "önyargısızşans tanıma,yarduna olma" egı- limini ortaya koydular. Ge- nel merkez listesini delerek yönetime giren MustafaGa- zalcı, "Engelleyici olmayız. Olumlu şeyler ortaya kon- sun. desteUeyelim isrivoruz. İyişe>lerin>apılacağını umut ediyorum" dedi. Gazalcı, kurultayın verdiği en büyük dersin, "örgütün dayatmaya razı obnadığının ortaya çık- ması olduğunu. tabanın is- temlerinin yönetime de yau- sıması gerektiğjni" söyledi. Ercan Karakaş da, "PM için alınan sonuçlar çok do- ğaldı. Genel Baskana çıkan boş oy miktan çok anlamh, delegenin üçte birinden fazla boş oy çıktı. Bunu, Genel Başkan'm tek aday olmasına rağmen. bütünieştirici liste için caba sarfetmemesine bağhyonım" dedi Karakaş. kurultayda "yapamadığı'* konuşmanın metnıni de dün dağıttı. Bu metinde, **Bu ku- rultay, biryenileşmevedönü- şiim kurultayı değildir. CHP'nin yenilenmesi Türki- yv'nin de yenilenmesi oiacak- nr. CHP yenilenmeden Tür- kiye'yi yenilemek mümkün görülmemektedir. CHP, hız- la daha iiretken. daha dina- mik. kendi içindedemokrasi- yi eksiksiz uygulayan, çalı- şanlarla ve onlann örgütle- riyle bağj sürekli hale gelmiş bir parti olmaİKÜr" görüşü ver aldı. 7Z YAZII ORHAN BİRGİT Dün birçok gazetede vardı: DSP'nin iki seçim otobüsü, Ecevit'ler- İe, Maliye Bakanı Zekeriya Temizel'in de bulunduğu yolcularıyla Şanlıurfa-Ştr- nak karayolunda motorin almak için bir akar- yakrt istasyonuna yanaşıyor. Yapılacak işlem basit. "Depolan dol- dur: Faturasını DSP Genel Merkezi - An- kara adresine kes" denilecek. Herhalde öyle de yapılıyor. Ama şoförler, aldıklan yanrttan şaşırmış olmalılar ki öndeki oto- büse dönüp istasyondakilerin fatura ve- remeyeceklerini iletiyorlar. Şoför, oto- büste Başbakan Yardımcısı ile Maliye Bakanı'nın da bulunduğunu söyleyince, pompacıdan "Isterse Clinton olsun. Bu benzinlikte 1994'ten beri fatura bulun- muyor" yanıtını alıyor. İkinci istasyonda da durum aynı. An- cak üçüncü istasyonda durum belırgin- leşiyor. Pompalara dökülen mazot, iki kaynaklı. Birincisi Petrol Ofisi tankerle- riyle getiriliyor. Bu motorin, 118 bin lira. Irak'tan gelen ve kamyoncuların dili ile "dökme" olarak nitelenen mazot ise 92 bin liradan satılıyor. Dökmeye alım-satı- mında fatura kullanılmıyor. DSP otobüsleri üçüncü istasyonda, faturalı motorin ile depolarını doldurup yola devam ederken Maliye Bakanı, ken- Güneydoğu'nun Öteki Yüzü... di kulaklan ile tanık olduğu olayı Şımak ve Şanlıurfa defterdarlarına bildirmek amacı ile harekete geçiyor. Irak'tan Yumurtalık'a boru hattı ileakı- tılması gereken akaryakıt bu ülkeye uy- gulanan Birieşmiş Milletler ambargosu yüzünden kesilince, boşluk mal götüren kamyonların dönüşte özel depolanna doldurdukları dökme mazot ticaretinin sınır boyu ile yetinmeyerek yörenin bir- çok kasabasına yayılmasına yol açmış- tı. Zaman zaman Habur'un kapatılması zorunluğu ortaya çıkmış olduğu için dök- me yakrtın getinlmesinde aksamalar da olsa, öyle anlaşılıyor ki petrol istasyon- ları kendi depolannda harman yaparak sattıklan yakıtlar için fatura verme lük- sünden kurtulmuş sayıyoriarkendilerini. Böyie bir alışkanhğın sadece Güney- doğu yöresinde ve dökme yakıt nede- niyle yerleşmiş olduğunu sanmanın da fazla saflık olacağı anlaşdıyor. Maliye Ba- kanlığı'nın son aylarda akaryakıt istas- yonlannın özellikle müteahnit firmalara seri biçimde ve elbette düzmece fatura- lar kestiği yolunda duyumlar alması üze- rine, 80 ilde yaklaşık 8 bin petrol istas- yonunda pompa kayıtlan ıle stoklar ve kesilen faturalar araştırılıyor. Söylenildi- ğine göre yaklaşık 1 katrilyon liralık ciro inceleyen Maliye, 500 trilyon liralık mat- rah farkı saptıyor. Öyle anlaşılıyor ki Baş- bakan Yardımcısı ile Maliye Bakanı'nın kendi kulaklan ile duyup, gözleri ile gö- rerek tanık olduklan "faturasız yakıt sa- bşı", bir zincir haiinde güneysınırlanndan da taşarak ülkeye yayılıyor. Bu yaygınlaşmanın, sadece Hazi- ne'nin vergi kaybı ile sınırlı olduğu elbet- te söylenemez. Vergı turnikesinden geç- meyen kazançlar. doğal olarak kara pa- raya dönüşüyor. Kara paranın, eroin mafyası eliyle terörü beslemek için silah alımlanna aktığını artık öğrenmeyen kal- madı. Kalmadı ama, iyi ki Ecevit'ler ve Mali- ye Bakanı Temizel, son Güneydoğu ge- zisini yapt/lar da haftalandan beri paria- mento gündeminde alt sıralarda bekle- meye terk edilen vergi reformu tasarısı- nın tam tozlanmaya başlayacağı bir sı- rada, sadece akaryakıt yolu ile Hazi- ne'den yapılan vergi kaçırma olayları, kendisini unutmaya terk eden hafızalar- da yeniden canlanır gibi oldu. • • • Bu gezide, öyleanlaşılıyor ki Türk top- lumu için ne yazık ki artık gerçek değer- ler arasında ilk sıradaki yerıni terk etse de eski ve çok deneyimli bir siyaset ada- mının önemli bazı alışkanlıklan ısrariı bir biçimde sürüyor. Gezi ile ilgili kimi gazetelerde bir resim altını süsleyen satırlardan öğreniyoruz ki Ecevit'ler, Şanlıurfa'da kaldıklan otelin konaklama giderterini kendi kredi kart- lan ile ödemişler. Bülent Bey. gezıyi Başbakan Yardım- cısı olarak ya da DSP Genel Başkanı nı- telıği ile de yapsa geleneklerinden vaz- geçmiyor. Rahşan Ecevit ile kendi gı- derlerini ısrariı bir biçimde ödüyor ve bu ödemenin belgelerini alıyor. Bir ikinci Ecevit usulü gezi geleneğı de gidilen yerierdekı armağanlarda gö- rûüyor. Bazı yerierde valiler, bazılarında ise esnaf ya da başka yurttaşlar, gelenege uyarak Başbakan Yardımcısı ile eşine ar- mağan vermek istiyortar. Bunları geri çevirmeye kalkışmanın çok ayıp olduğu biliriir. Armağanı sunan kişinin, amacı bu sunuştan belirli bir ge- lir sağlamak olsa, iş kolaylaşacak. Ama ya resmı kişilerin öncülük ettiği derneklerin, kurumların ya da ilgili sa- natkârların ürettiği anılar ise? Gazete haberieri, Bülent Bey'in yardı- mına Rahşan Ecevit'in koştuğunu ve böyle durumlarda kimi vakıflar ile der- neklere anının karşılığının bağış olarak yatınldığını gösteriyor. Ülkenin buncaso- runu arasında belki önemsiz ve sıradan gibi görünen bir haber. Ama bizim anıla- nmızın arşiv raflannda hangi devlet ve hükümet adarnları ile eşlerinin büyüklü, küçüklü armağanlann üzerlerine nasıl at- ladığını saptayan ömekler öylesine çok ki... Sahi... O hangi Cumhurbaşkanı'nın eşiydi, bir istanbul Emniyet Müdür Yar- dımcısı'ndan yaşgünü armağanı olarak aldığı bileziği kolunda fotoğrafçılara poz veren? Ve kimdi o eski Başbakan kı malvar- hğındaki şişmelerin kimi için eş, dost ar- mağanı olduğu kayıtlannı düşen? POLİTtKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Zincir... ; Yeşil, yani Mahmut Yıldınm... Adı, 1993 yılından beri Türkiye'nin gündeminde... Yeşil'in pek çok faili meçhul cinayette adı geçiyor, Tunceli'den Diyarbakır'a; Diyarbakır'dan Şırnak'a dek Güneydoğu'da özellikle asker ve sivil kolluk kuvvet- lerince tanındığı biliniyor... Eski Emniyet Genel Müdürlüğü Istihbarat Dairesi Başkanı Hanefi Avcı, önceki gün Ankara 2 Nolu DGM'de yargılanırken Yeşil'le ilgili önemli açıklama- lar yaptı. Akın Birdal a silahlı saldın olayında 'etkin kişi' olduğunu açıklarken şöyle dedi: "Yeşil, Cengiz Ersever 7e sık sık telefonla görüşü^ yordu. Yeşil'in ayrıca Akın Birdal'a yapılan saldınnın planlayıcısı Semih Tufan Gürattay ve Ahmet Fu- lin'te de ilişkisi vardı. Benim daha önce söyledikle- rim cıddlye alınsa, Yeşil 'İe ilişkisi olanlaryakalanacak, belki de Akın Birdal'a saldın olayı gerçekleşmeyecek- ti..." Hanefi Avcı. Yeşil'in bazı güvenlik birimleriyle de te- lefon görüşmesi yaptığım DGM'de söyledi... Adalet Bakanı Oltan Sunguriu da ilginç bir açık- lama yaptı: "Devletıçinesızmış bazı kişilerbu işiyapıyor. Bun- lann arkasında kimler var, bağlantılan neler, henüz çö- zülemedi..." Bu nokta çok önemli!.. Çeteler, devlet içine nasıl sızdılar? Dr. Asteğmen Necdet Güçlü'nün katillerinin bugün nerede olduklannı, yine 1978 yılında katliamlara ka- nşanlann, Kıbrıslı iki öğrenciyi kurşuna dizenlerin şim- dilerde hangi koltuklara oturduklannı köşemizi izle- yen okurlarımız çok iyi biliyor... Dr. Asteğmen Necdet Güçlü'nün öldürülmesinde kullanılan silah kimindi ve o silahın sahibi şimdi ne- rede görev yapıyor? • • • Devlet içinde örgütlü silahlı gücün 1980 öncesi ne- ler yaptıöını anımsatmaya hiç gerek yok!.. Abdi fpekçi cınayetinden Uğur Mumcu'nun kat- ledilmesıne dek uzanan 'faıli meçhul cınayetler' zin- cirinin halkalannda kimlerin olduğunu, onlann nasıl korunup kollandığını görmek için o yıllarda gazeteci- lik yapmak, bazı politikacıları tanımak yeter de artar bile... Bugün Başbakan Yardımcısı olan Bülent Ecevit, 1977'de Izmir Çiğli Havaalanı'nda kendisine suikast girişiminde bulunan polisin şimdi nerede olduğunu bi- liyor mu? Sahi, Başbakan Mesut Yılmaz, Budapeşte'de kendisine saldıran kişinin arkasında kimler olduğunu saptayabildi mi? Akın Birdal'a silahla saldıranlar tetikçidir... Burada sorulması gereken de şudur: "Yeşil'in, Cengiz Ersever'ın arkasında olan gûç ne- den ortaya çıkarılmıyor; yoksa bu güç devlet sırn kapsamına mı gihyor?" • • • Emekli Binbaşı Cem Ersever, 1993 yılında kaçın- lıp öldürüldü. ölümünden önce Muş'ta yaşanan bir olayı gazeteci Soner Yalçın a anlattı: "Bize istihbarat getdı. Uçü PKK'li, ikisi PKK sem- patizanı beş kişi 2 7 Mayıs 1992'de Muş 'tajandarma tarafindan bir araçta yakalanıyoriar. Hepsi gözaltına alınıp (Saim Çelik, Veysi Çağlayan, Curi Turkdal, adı belirlenemeyen bir kişi ve RukenJ Jandarma Alay Komutanlığı'nda sorgulanıyor. Sorgu sırasında /çe- riye Ahmet Demir ve Mehmet Yazıcıoğlu giriyor ve 5 kişiyi alıp götürüyor. Beş kişi daha sonra Murat Köprüsü'nde ölü olarak bulunuyor..." Cem Ersever bunlan anlattıktan sonra şöyle diyor Soner Yakpın'a: "OzamankiMuş JandarmaAlayKomutanı kim, Is- tihbarat Şube Müdürû, sorgulama amiri klm? Araş- tınn bakalım kim çıkacak?" SHPAdıyaman Milletvekili Celal Kürkoğlu, 19 Şu- bat 1993'te dönemin Başbakanı Süleyman Demi- rel'e bir soru önergesı veriyor. Murat Köprüsü'nde kurşuna dizilmiş olarak bulunan 5 kişinin Jandarma Alay Komutanlığı'ndan alınıp götürülme olayını soru- yor... Kürkoğlu'na yanıtı Içişleri Bakanı Ismet Sezgin veriyor. Yanıtta 5 kişinin çatışma sırasında öldükleri açıklanıyor. Şimdi biz kime inanacağız? Ersever'e mi yoksa Sezgin'e mi? Bugün Hanefi Avcı'ya mı yoksa Içişleri Bakanı Mu- rat Başesgioğlu'na mı? : Söyler misiniz kime inanacağız? j Evet... Türkiye'de bazı gerçeklerin aydınlatılması için bir süreç gerekiyor... Bazılan ne diyor: "Devlet için kurşun atan da kurşun yıyen de kah- ramandır... Türkiye sizinle gururduyuyor..." Böyle olunca da 'karanlık güçler' ortaya çıkıyor, demokratik hukuk devleti yara alryor... Kurtuluş demokratikleşmede değil mi? ; Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 ABD'li heyet Diyarbakır'da ; Türkiye'de/dyargüama usuUeriincdeniyor MAHMUTORAL DİYARBAKIR - Ame- rikan HukukçularKomite- si ve Fordham Hukuk Fa- kültesi öğrenci ve profe- sörlennden oluşan 11 ki- şilik bir heyet. Diyarbakır ve tstanbul'u üs alarak Türkiye'deki yargılama usulleri. işkence. yargısız infaz ve insan haklan ihlal- leriyle ilgili araştıımalara başiadı. tki grup haiinde temas- larda bulunan heyet, dün ilk olarak Diyarbakır Ba- rosu avukatlarından C- MUK uygulamaları hak- kında bilgi aldı. Yargısız infaz ve işkence gibi ciddı insan haklan ihlalleriyle suçlanan güvenlik görev- lilerinın yargılanmaları ve bunlarla ilgili nasıl bir ya- sal işlem yapıidığını da in- celeyen heyete, 65 güven- lik görevlisinin yargılandı- ğı, 11 tufuklunun ölümüy- le sonuçlanan Diyarbakır Cezaevi davasınm geldiği aşama anlatıldı. Heyette yer alan Ford- ham Hukuk Fakültesi Crovvley insan Haklan Programı üyesi Profesör Tracy Higgins, Türkiye'de- ki mahkemelerin bağım- sızlığını da inceleyecekle- rini belirterek gezi ile ilgi- li şunlan söyledi: ^Amerikan hukuku ve Türk hukuku arasında benzeriikler var. Bizim bu- rada asıl incelediğimiz şey. sanıkian sa\ unan avukat- lann mahkemelerde ma- ruz kaldıklan zorluklar, baskılar ve y ıldırmalardır. Bu tür baskılar ABD'de de olabiür. Ancak orada çok yaygın değil. Türkiye'de te- mas kurduğumuz bââ av ukariar baskı gördüklc- rini ileri sürdüler. Biz de 60 iddialan öğrenmek için yt- rinde inceleme yapıyoruz.* ABD'de Türk yargı siste- mıne büyük ilgi duyuldiı- ğunu kaydetti.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog