Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 26MAYIS1998SALI 8 DIŞ HABERLER KAVŞAK ÖZGEN ACAR Küreselleştiraneıflkierimizıten misMz? Abdurrahman Yıldırım'ın Yeni Yüzyıl gazetesındeki 15 Mayıs tarihlı yazısının başlığı: "Yabancılann hisse alımı 7 milyardoları geçtı" biçiminde. Yıllardır bir türtü yabancı sermayeyi çekemeyen Türkiye'ye bu kadar dolann girmesi sevindirici bir olay! Demek ki yabancılar artık Türkiye'de yatınm yapıyor. yedi girişimciler de finans darboğazlannı dış kaynakla daha kolay karşılayabiliyor; Türk ekonomisi de büyüme sürecine girmiş oluyor t Yabanolm hisse afen 7 rriyardUarı geçti 4 Yıldınm, "Yabancılann elinde 7.2 milyar doiariık {yaklaşık 1.8 katrilyon TL) senef bulunuyor. Bu da İMKB'de dolaşımda bulunan senetlerin yüzde 55 'inı oluşturuyor" diyor. Bu rakamlar doğruysa, artık Istanbul Borsası'nda yabancılann borusu ötüyor demektır. Size göre, örneğin 4 milyon dolar (yaklaşık 1 trilyon TL) ile giren bir yabancı mı. yoksa 1 milyar lira ile bin Türk vatandaşı mı İMKB'yi yönlendirir? Gençler pek bilmezler. '4O'lı yıllarda yediden yetmişe herkesin elinde bir "yo-yo" topu vardı. Içi talaş dolu, dışı pariak renkli kâgıtla kaplı, mandalina biçiminde, bir metre boyunda bir lastiğe bağlı bir top düşünün. Parmaklara bağlı olan top fırlatılınca, lastiğin esnemesiyle geri geliyordu. Böylece ınsanlardeğişik güçlerle fırlattıkları topla, cadde ve sokaklarda bir ileri bır geri oynuyorlardı. Galiba, bugün Istanbul Borsası'nda "yo-yo"yu yabancı yatınmcılar uyguluyor. Ornegin yatınmcı, 4 milyon dolaria topu borsaya fıriatıyor. Birer milyariık tasarruf sahıpleri, beklenmedık biçımde "yükselen değeheri" yakalamak umuduyla, artma egilimi gösteren kâğıdı çeşitli aşama/arda kapışıyor. Yabancı yatınmcı, ucu kendinde olan lastiği her çekişınde, dolariarı toplamaya başlarken birer milyar liralık Türk yatınmcılannı da üçer-beşer yontmuş oluyor. Bodrumlu balıkçı buna "baragata"der. Birkm. uzunluğunda misinanın her beş metresinde bir olta ve her 50 metresinde bir taş. bır mantar bağlar. Yüzeyde zikzaklarla su yüzüne bıraktığı misina, taşlardan dolayı dikey olarak derine inerken mantariarın olduğu noktada yukan çıkar. Böylece, derinde ya da yüzeyde değişik balıklar yakalanır. 17 Mayıs tarihli New York Times gazetesinde, ünlü Amenkan yatınm şirketi "Pmdential lnvestments"\n tam sayfa ilanında "Dünyanm neresinde şimdi yatınm yapmalısınız" sorusu yöneltiliyor. Dünya haritasında hangi ülkelerin borsalannın 1997 yılında ne oranda kârda ya da zararüa olduklan oklarla gösteriliyor. Türkiye yüzde 118 ile dünya birincisi... önceki yıl birinci olan Polonya; değil 10 kârtı ülke arasında tutunabilmek, tepetaklak gitmiş, yabancı yatınmcıya yüzde 22 kaybettiren bir konuma düşmüş. Yabancı yatınmcı, Polonya'dan kazanacağını kazanmış, limonun posasını geride bırakıp oradan çekilmiş ve şimdi Türkiye'ye yönelmiş. Rahmetli Mustafa Ekmekçi olsaydı, "Acaba şimdi de Türkiye'yi mi lımon gibi sıkacaklar?" diye yazardı. Yabancı yatınmcının Türkiye'de yüzde 118 kazanması ne demek? Getirdiği 7.2 milyar dolaria 8.5 milyar dolar kazanç sağlaması değil mi? Yabancı yatınmcı, parasını Amerika'da bankaya vadeli yatıracak olsa yılda en fazla yüzde 10, Wall Street'te sadece yüzde 34 kazanmayacak mıydı? Oysa Türkiye'de kazanç yüzde 118. Yabancı, 1.8 katriiyon lira getirdikten sonra, toplam 5 katriiyon lira ile Türkiye'den aynlabıliyor. Üstelik bir kuruş vergi ödemeden. Maliye Bakanlığı vergi koymak istemişti de kıyamet kopmuştu. Kıyamet koparanlann kimler olduğu şimdi daha iyi anlaşılıyor. Bu arada, borsada önemli ölçüde ister yerii. ıster yabancı kara para da aklanmış olmuyor mu? Aynca. 2.1 katrilyon TL yurtdışına çıkarken talep yarattığı için dolar yükseliyor ve yükselen dolar da enflasyonu pompalamıyor mu? Enflasyonun yüksekliğı galiba yabancı yatınmcının ışıne gelıyor ve bu çarka da "kür&selleşme" denıliyor. ^ ••_ £ Zenginler küreselleşmeyi övdû *»~£* Bunlan düşünürken, Cumhtıriyet'te 18 Mayıs'ta bir haber okudum. Dünyanm en gelişmiş yedi ülkesiyle Rusya'nın oluşturduğu "G-8 liderteri"nm Ingilterede yayımladıklan açıklamaya Dış Haberler Servisımizin koyduğu doğru başJık "Zenginler Küreselleşmeyi övdû" idi. Hani Damdaki Kemancı 'nın "Eğer ben de zengin olsaydım..." dediği gibi, daha zengin olacağım için ben de küreselleşmeyi överdim. BİR ANININ ARDINDAN Hiçbir şeyin ortasındaki gonca gül Münevver Andaç ile 1968 Ekimi'nde Varşova'da tanıştım. Üniversitenin Türkoloji bölümünde Türkçe okutuyordu. Tanıştırdığı genç öğrenciler, bir Türkle ilk kez konuşma heyecanını yaşadılar. üsede okuyan oğlu Mehmet ile de evinde uzun uzun söyleştik. Münevver Hanım kendi yaptığı pasta ile likörler ikram etti. Mehmet, anavatanı-baba ocağı ve kundakta çıktığı Türkiye'ye gelmek istiyordu. Elbette isteği doğaldı. Anne, Nâzım'a kavuşmak için pasaportsuz çıktığından Türkiye'ye dönemiyordu. Ogiunun Türkiye'de düş kınklığına uğramasından çekiniyordu. Türkiye'ye geldiğinde herkesin kendisini kullanmak isteyeceğini ve annesinin haklı yanlan olduğunu anlatmaya çalıştım. Birkaç yıl sonra birgazetenin "atlatma" haber girişimi ile çıktı. geldi. Düş kırıklığına uğradı ve döndü. Münevver Hanım'la sık sık mektuplaştık. Cumhuriyef i, Türkoloji Bölümü'ne abone yaptırdım. Münevver Hanım, Cumhuriyet aracılıgı ile Türkiye'yi izliyor, aynca öğrencilerine bazı yazılan ödev olarak veriyordu. O kuşak öğrenciler Türkiye'yi Cumhuriyet'ten tanıdı. Aralannda Ankara'ya büyükelçi atananlar da oldu. Varşova'dan aynlırken hediye ettiği Chopin'in iki uzunçalannı, ana-oğulu anarak hâlâ dinlerim. Münevver Hanım daha sonra Paris'e göç zonjrtda kaldı. Pek çok Türk yazannı Lehçeden sonra Fransızcaya kazandırdı. Bir gün rahmetli Yazıişleri Müdürümüz Çetin Özbayrak ile Paris'te z/yaretine gittik. Aynı bınada, Mülkiyeli ressam rahmetli Mübin Orhon oturuyordu. Onu da çağırdı, birlikte söyleştik. Yılbaşlarında kartlar gönderdik. Kartlannda şu cümle hiç değişmezdi: "Mehmet konusunda haklıydın! Ama dinlemedi..." Sofya'da doğmuş, Marsilya'da, Istanbul'da okumuş, Varşova'da yol beklemiş, Paris'te umutsuzlanmıştı. Eskiden yıkılmıştı, şimdi yakıldı, kül oldu. Vefasız Nâzım istediği kadar "Yedi tepe/i şehrimde bıraktım gonca gûlümü" desin dursun. O, ingilizce deyimiyle "middle of nowhere - hiçbir yerin ortasında" olan eşsiz "bir gonca grü/"dü. Köseli DTP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk: "Hanımlar! Gelin elinizin hamuruyla siyasete karrşın!.." Sayın Cindoruk! Ağzınızdan çıkanı galiba kulağınız duymuyor! Henüz, anamızı seven Safo hayranı bir kadın ile şeytana ayakkabısını ters giydiren enişteden kurtulamadık) • • • Papaya suikast girişiminde bulunan Mehmet Ali Ağca'nın son basın açıklaması: "Vatikan'da Türkiye'nin 'onursal temsilcisi1 olmakisterim." Sayın Ismail Cem, yeni büyükelçiler kararnamesini temmuzda açıklayacağınızı söylediniz. Lütfen acele etmeyin. Alaaddin Çakıcıyı VVashington'a, Oral Çelik't Moskova'ya, Abdullah Öcalan'ı Şam'a "onursal temsüci" atamak için size güzel bir fırsat çıktı. • • • Viagra çıkmadan deneylerde kobay olarak kullanılan 74 yaşındaki, ABD başkanhk seçimini kaybeden aday Bobe Dole: "Viagra birharika ilaç. Çok tatmin edıci!" Sağlık Bakanlığı, izin vermeden önce Vlagra'yı aftı aylık incelemeye almış ve Türk erkeklenne uygunlugu konusunda deneylere başlamış. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit ve iktidardan düşen Necmettin Erbakan da Dote ile yaşıt. Demirel iktidarda ve üstelik adı "Baba". Ecevit üçte bir iktidarda. Erbakan. Dole gibi muhalefette. Sak/n Viagra'yı Hoca'da deniyor olmasınlar! • • • Yüzyılın sesi Frank Sinatra'dan önce ölen kadim dostu Dean Martin: "Frankie öldükten sonra, kadmlar pantolon fermuvannı Smithsonian Müzesi'ne (En önemli ABD müzesij bağışlayacaklardır!' Sevgıli listesini okuduktan sonra, 82 yıl boyunca fermuvar dahi kullandığı kuşkulu! Sözler Avrupa'ya gidenleri gözlemek ve fişlemek için yeni bir örgüt kuruluyor BAITde miilteci casusluğuGÜRHAN UÇKAN STOCKHOLM - Danimar- ka'nın en saygın gazetelerinden Jyllands-Posten'in pazar günü manşetten verdiği bir haber; Isveç ve Danimarka'da yankı yaptı. Ha- bere göre Batı Avrupa Birliği (BAB), Avrupa'da yaşayan mül- tecileri gözetlemek ve fişlemek • Danimarka basınına göre Batı Avrupa Birliği bünyesinde kurulması öngörülen örgüt, gerektiğinde mültecilerin telefonlannı dinleyecek ve üye ülkelerin güvenlik güçlerini bilgilendirecek. için gizJi bir cususluk örgûtii ku- ruyor. Gazetenin ele geçirdiği belge- ye göre bu örgüt. oturduklan ül- keleıde düzen için "potanshdteh- likeoluşturan" mültecileri ve di- ğer yabancı kişilen gözetleyecek. gerektiğinde telefonlannı dinle- yecek ve üye ülkelerin güvenlik güçlerinı bilgilendirecek. Söz ko- nusu örgüt. örgütlü suç işleme. uyuşrurucu ricareti. kadın ticare- ti gibi durumlarda olduğu gibi "giderek artan mülteci akımrvLa ii- gilidurumlardada"bıreylen sor- Ülkderini sivasi baskjJar nedeniyle terk etmek zorunda kaian insanlar, artık gjttikleri iilkekr tarafindan da izlenecek. gulayabiiecek. gözaltma alabile- cek \e suçun kesinleşmesi halin- de cezanın çekilmesinden sonra sı- nırdışı edebilecek. Bu şekilde sı- nırdışı edilen kişıler, bir daha hiç- bir BAB ülkesine giremeyecek. Jyllands-Posten gazetesi habe- rinı. UKasım 1995"teMadnd'de yapılan BABbakanlarzirvesinde sunulan birbelgeden kaynaklan- dırıyor. BAB'ye gözlemci olarak katılan Danimarkalı ve Isveçli ba- kanlann bu belgeyi gördükleri de belirtiliyor. Bunun üzerine bir Is- veç gazetesınin sorulannı yanıtla- yan Isveç Dışişleri Bakanı Lena Hjelm-VV'all 'en böyle bir belgenin olduğunu dogruiadı. ancak önüne "haarhaJdegetirildiği'' ve üzerin- de tartışılmadığı için içerigine bak- madığını söyledi. Aynı toplantıya katılmış olan Isveç Savunma Bakanı Thage G. Peterson ise gazetecilerin sorun- larını yanıtsız bıraktı. Göçmen Bakanı Pierre Schori ise böyle bir belgeden haberi olmadığını söyledi. Öte yandan. gazetedeki haber Danımarkalı üst düzeydeki poli- tikacılan da etkiledi. Eîazılan. göç- men sorunlannın askeri degil, sos- yal sorunlar olduğunu. bu bakım- dan adi suçlarla ılgilenen makam- lan ilgilendirmeyeceği şeklinde beyanarta bulundular. Başbakan Poul Nvrup Rastnussen de bir yo- runı yapmaktan kaçındı. Pazartesi sabahı İsveç Dışişle- ri Bakanlığı'nm basın sözcüsü An- nika Söder. bir basın bildirisi ya- yımladı. Bıldiride fsveç hüküme- tinin böyle birbelgeden haberi ol- madığı \e herha^gi birgizli casus- luk örgütü konusunda BAB ülke- lerinden hiçbiriyle görüşülmediği ver alıvor. İspanyol sosyalist liderler yargı önunde Kirli savas mahkemesiMADRİD (AFP) - Aralannda eski fçış- leri Bakanı'nın da bulunduğu 12 kişı. eski sosyalist Başbakan Feiipe Gonzalez döne- minde. devletin onayıyla Bask aynlıkçıla- n için ölüm mangalan oluşturdukJan iddı- asıyla dün Yüksek Mahkeme'ye çıkanldı- lar. Sanıklar, 198O'lı yıllarda Bask aynhkçı- lanna karşı açılan "kirtisavaş'takı rollen do- layısıyla yargılanıyorlar. Davanın son yıl- larda Ispanya'da görülen en büyük dava ol- duğu kaydediliyor. 12 davalının. Gonzalez hükümeti döneminde kurulan ve Bask böl- gesinde bir dizi kaçırma ve cinayete kanş- mış olan "Terör Karşıü Kurruluş Grupla- n"nm (GAL) liderleri olduklannı ıtiraf et- tikleri belirtiliyor. Davalılar arasındakı en önemli isimler ise 1982-1988 yılian ara- sında Içişleri Bakanı olan Jose Barrionuevo ile eski Güvenlik Bakanı Rafael Viera. Her iki bakan da silahlı bir grubun üyesi olma suçundan 23'er yıl hapis istemi ile yargıla- nıyorlar. Bir ay süreceği tahmin edilen da\ada sa- nıklar, GAL tarafindan işlenen bütün suç- lardanyargılanmayacaklar. Saruklarm Ispan- ya doğumlu Fransız vatandaşı SedungoMa- rey'in 1983 yılı aralık ayında kaçınlması su- çundan yargılanacaklan belirtiliyor. ETA lideri olduğu sanılan Marey, GAL militan- lan tarafindan yanlışhkla kaçınlmış. 10 gün sonraserbestbırakılmıştı. Bukaçınlmaola- ymınGAL'ınilkeylemioldufuanlaşılmış- tı. GAL'ın eylemleri daha sonra ise giderek şiddetlenerek artmış. işkence ve ölüm ola> - lan işin içine kanşmıstı. Dün ifade veren sanıklardan Jose Ame- doadlı eski birpolıs, Marey'in kaçınlmaola- yını eski lçişleri Bakanı "nın tertiplediğıni söyledi. Amedo ifadesinde "Bu, fistdüzey yönetkaier tarafindan alınan siyasi bir ka- rardı"dıye konuştu. Amedo. kaçınlma ola- yında eylemi gerçekleştiren kiralık adam- larla GAL arasında haberleşmeyı saglayan kişi olduğunu da itiraf etti. Vfahkemede tanık olarak dinlenecek 4O'ı aşkın kişinin arasında eski Başbakan Gon- zalez de bulunuyor. Davayı eleştiren Gon- zalez, bunun "hukuki bir dava maskesi aJ- nnda siyasi bir mesde" olduğunu ılen sü- rerek, davanın Bask ayrılıkçı hareketini (ETA) kurban gibi göstererek örgüte meş- ruiyet kazandırmaya >arayacağını vurgu- luyor. 1994 yılında gün ışığına çıkartılan GAL skandalı. iki yıl sonra yapılan gelen seçim- lerde sosyalistlerin yenilgisindeönemli bir rol oynamıştı. Muhafazakâr Halkçı Par- ti'nin iktidara gelmesinden sonra da GAL siyasi gerginlikte önemli rol oynamayı sür- dürmüstü. Yargılanan sanıklar, GAL dava- smın dönemin hükümetinin ıtibannı sars- mak amacıyia yapılan siyasi biroyun oldu- ğunu iddia ediyorlar. Dünkü davanın yalnızca bir başlangıç ol- duğu. GAL'ın eylemleri ile ilgili 4 ayn hu- kuki araştırma sonunda çok daha fazla kişinin tutuklanacaği kaydediliyor. Avrupa insan Hakları Komisyonu üyesi Peukert Türkiye'den şikâyet yağıyor' OZGUR ULLSOY Avrupa Insan Haklan Komisyonu Üye- si Dr. VVoHgang Peukert, son dönemde iş- kence iddiasıyla Türkiye aleyhıne Komis- yon'a yapılan başvurulann saj'isında büyük birartışyaşandığını söylüyor. Peukert, baş- vurulardaki işkence iddialannın "çokcid- di" olduğunu da ekliyor. Uluslararası Hukukçular Federasyonu Almanya Seksiyonu'nun Genel Sekreteri de olan Peukert. Federasyon üyeleri ile ge- çen hafta Türkiye'ye gelerek insan hakla- rı konusunda incelemelerde bulundu. Tür- kiye ziyareti sırasında Peukert ile konuş- ma konumuz ınsan haklanydı. Federasyon'tın amacı hakkında bilgi ve- rir misiniz? P.VV: Asıl amacımız Türkiye'deki mes- lektaşlanmızla ilişkilerimizi geliştirmektı. Insan haklannın iyileştirilmesine katkıda bulunmak gibi bir kaygımızda vartabii. Fe- derasyon'un merkezi Cenevre'de, insan haklanyla ilgili gelişmeleri takip edebilmek için çeşitli ülkelere heyetler gönderiyor aradabir. Dönüşte bir rapor yazacak mısınız? Herhalde. üyelerimize Türkiye deki ız- lenimlenmizi içeren bir yazı gönderece- ğ.z. Avrupa Insan Haklan Komisvnnu'na da iiyesiniz.Avrupa Birliği,Türkiye"yi demok- ratik açıdan eski Doğu Avrupa ülkclerirıin çok gerisindegörü>or. Peki bu ülkelerie kar- şılaştınldtğında Komisyon'da Türkiye'nin durumıı nedir? Eski Doğu Avrupa devletlerine karşı şim- dilik çok başvuru yok elimizde. Belki ka- muo>Tj. Strasbourg'u yeterince tanımıyor. Birde Srrasbourg'da birbaşvurunun kabul edilebilmesı için iç hukuk yollanntn rüke- tilmesi koşulu aranıyor. Halbuki bu ülke- ler Sözleşme'ye daha yeni katıldı. Gene de bu devletleraleyhine de baş\urular, hat- ta karara bağlanan davalar mevcut. Hakkında en fazla dava açılan ülke Tür- kiye mi? Işkenceyle ilgili olarak Türkiye aleyhi- ne yapılan baş.vurulann savısındabüyük bir artış oldu son yıllarda. ÖzellikleKomisyon'a gelen son dört dava. bugüne kadar görülen en ciddi işkence davalan. Hassas bölgele- re elektrik \enlmesi. falaka, Filistin askı- sı, tecavüz gibi çok ağır suçlamalann ol- duğu çok ciddi davalar bunlar. Hepsi işken- ceyle ilgili 3. Madde kapsamında ele alı- nıyor. Türki\ıe'de insan haklan ihlalleri >asalar- dan mı yoksa u>gulamalardan mı ka>nak- lanı>or sizce? Yasal bir boyutu var tabii. Bildiğim ka- danyla turuklular için aileleriyle, avnkat- lanyla hemen görüşmelerinı sağlayacak yeterli güvence bulunmuyor. Strasbourg'da görülen kayıplarla ilgili davalardan biliyorum. polis tutuklularla il- gili kayıt tutmuyor bazen. Yasal düzen- lemede eksikler var. KARADENİZ EREĞLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN EsasNo: 1992558 Karar No: 1997-471 Davacı Millı Savunma Bakanlığı tarafindan davalı Metin Özsaraç aleyhine açılan alacak davası sebebiyle: Adına daha önce duruşma günü ılanen tebliğ olunan davalı Metm Özsaraç'ın yoklugunda mahkememizce da- vanın kısmen kabulü ile 477.301.104.- TUnin (273. 257.000.- TUnin 1.12.1992 tarihinden, 204.044.104.- TL'nin 2.12.1994 tarihinden ıtibaren) yüzde 30 faıziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesıne. fazla talebin reddine dair verilen 16.12.1997 günlü hüküm da- vafı adma ilanen teblig olunur. Basın: 20645 E-Posta: oacar(n superonline.com Fax .-0312.468 15 79 YALVAÇ ASLÎYE HUKUK MAHKEMESİ DosyaNo: 1997/385 Davacı Emine Köprülü tarafindan davalı Ahmet Köp- rölü aleyhine açılan boşanma davasının veriien ara kara- n gereğince, Davalıya yapılan tebligatlann yapılamadı- ğı ve zabıta araştırmalanna rağmen adresinın bulunama- dığından ilanen tebligat yapılmasına karar verilmekle, davalı Isa oğlu Ahmet Köprülü'nün 17.6.1998 gûnü sa- at 09.00'da mahkememizde hazır bulunması veya kendi- ni bir vekille temsil ettirmesi, aksi takdirde HUMK'nin 213'2 ve 337. maddeleri uyannca yoklugunda yargıla- malara devam olunacağı. davetiye yerine geçerli olmak üzere ilanen tebliğ olunur. Basın: 20647 GEREDE ASLİVE HUKUK HÂldMLİĞl'NDEN EsasNo: 1997/165 KararNo: 1997/266 Davacı M. Ali Akıskalıoğlu tarafindan davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine mahkememizde açmış olduğu isim tashihi davasının yapılan açık duruşması sonunda: Bolu ili Gerede ilçesi Seviller Mahallesi. cilt no: 005 01. say- fa no: 46. kütük sıra no: 30"da nüfusa kayıtlı davacının nüfus kütüğünde M. Ali Akıskalıoğlu olarak yazılı bulu- nan ismınin Mehmet Ali Akıskalıoğlu olarak tashihine. ad değişikliğinden zarar görebilecek olanların öğrenme tarihinden itıbaren 1 yıl ıçensınde itıraz edebilecekleri- nin hususu ilanen teblig olunur. Basın: 14690 ANTALYA ASLİYE 2. HUKUK MAHKEMESİ'NDEN Davacı Şükrüye Tas \ekili tarafindan 9.1.1998 tanhli dava dilekçesi ile Şahın Taş aleyhine şiddetlı geçımsiz- lik sebebiyle boşanma davası açılmış olup, davanın dos- ya numarası 1998 118'dir. Davalının bilınen adresinde adına tebliğ yapılamamış olup. zabıtaca da adresi tespit edilememiştir. Davalı Şahin Taş'a duruşmanın yapılaca- gı 18.6.1998 günü saat 10.15'te mahkememizde hazır bulunması veya bir vekille kendisini temsil ettirmesi ge- rektigı. aksi takdırde davaya vokluğunda bakılarak kara- ra bağlanacağı hususlan dava dilekçesi duruşma günü teblig yerine kaim olmak üzere ılanen tebliğ olunur. H.U.M.K. 509-510 md. Basın: 21594 DÜZCE SULH HUKUKMAHKEMESİ Esas No: 1997 38 Tereke Müteveffa Ahmet Tevfik Elbır'm mırasçılan Abdui- lah Necati Elbır, Melıha Elbir, Ali Melıh Elbır. Şefika Elbir, fzzet Necati Elbir, Nezıh Seçkin Elbır'ın mahke- memizin 199738 tereke sayılı dava dosyasmda Ahmet Tevfik Elbir'ın üzerinden çıkan terekenin teslım edıhne- si için kanuni mirasçılannın 3 ay ıçinde mahkememize müracaat etmeleri. müracaat ermedıklen takdırde dosya içerisinde bulunan terekenin Hazine'ye teslım edileceği ilanen tebliğ olunur. 12.3.1998 Basın: 12682 BABAESKİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NDEN DosyaNo: 1997 699 E. Davacı Pamukbank TAŞ vekilı tarafindan davalı Halil Ibrahım Ant aleyhine mahkememizde açılan ortaklıgın giderilmesi davasında, Davalı Halil Ibrahım Ant'ın Ba- baeski Çavuşköyu adresine tebligat çıkanldığı. adreste tanınmadıgından bıla teblig davetiyenın iade edildıği, tüm aramalara rağmen adresi de bulunamadığından ila- nen tebligat yapılmasına karar venlmış olup. davalının mahkememizde duruşma günü olan 30.6.1998 günü sa- at 11.00'de hazır bulunması veya kendını vekille temsil ettirmesi. aksi takdirde yokluğunda karar verileceği teb- liğ yerine kaim olmak üzere ilan olunur. Basın: 21545 ÇİFTELER ASLİYE HUKUK HÂKİMLİĞİ EsasNo: 1993 188 Karar No: 1997/121 Davacı Doğan Telli. Körhasan Ky. Çıfteler Vekili: Av. Kadir Üge - Çifteler Davalı: Hatice Telli. Ahmet kızı 1971 d.lu Dava: Şiddetli geçimsızlik nedeniyle boşanma, Davacı vekili tarafindan davalı aleyhine açılan dava- nın yapılan açık duruşması sonunda: 1- Çifteler ilçesi Körhasan ky. cılt: 022<01. sayfa no: 93, k.s.no: 42'de nf. ky. Mustafa ve Farma'dan olma 1960 d.lu Doğan Telli ile aynı hanede nf. ky. Ahmet ve Gülsüm'den olma 1971 d.lu Hatice Telli'nin boşanma- lanna, Davacı tarafindan yapılan 3.582.000.- TL yargı- lama giden ile 650.000.- TL avukatlık ücretınin davalı- dan tahsiline. Dair karar ışbu ilanın gazetede yayımlan- dığı tanhten itibaren 15 gün sonra davalı adına teblig edilmiş sayılacağı ilan olunur. 13.4.1998 Basın: 16592 KEŞAN ASLİ\T 2. HUKUK MAHKEMESİ EsasNo: 1997276 Davacı Mustafa Karademır vekili tarafindan davalı Maliye Hazinesi vs. hakkında açılan tapu ıptaii ve tes- cil davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda verilen karar gereğince: Dava konusu edilen Keşan, Keşan Altıntaş köyünde kam 2712 numaralı parselin tapu kaydının ıptaii ile da- vacı adına tapuya kayıt ve tescılıne karar venlmesiru ta- lep ve dava etmiş olup. tapu kayıtlannda malık görülen Müstecep oglu tsmail. karısı Güllizar. kızı Kübra, oğlu Abdi adlanna davetiye tebliğ edilemedigi gibi tüm ara- malara ve zabıta tahkıkatlanna rağmen de maliklerin bulunamadığı yönüyle davaya dahil edilen tapu malık- leri Müstecep oğlu fsmail. kansı Güllizar. kızı Kübra ve oğlu Abdi adlanna dava dilekçesi, dahili dava dilekçesi ile duruşmanın atılı bulunduğu 16.6.1998 günü saat 09.25 olarak adı geçen dahili davalılara belirtilen gün ve saatte duruşmaya gelmedikleri takdırde yargılama- nın yokluklannda yapılarak karar verileceği hususu da- vetiye yenne kaim olmak üzere ilanen teblig olunur. 3.3.1998 Basın: 9923
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog