Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyet Imtiyaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yavın Yönetmenı. Orhan Erinç • Genel Yavın Koordınatöru HikmetÇe- tiöka>a # Yazıışlen Mûdünı İhrahim Yıldız 9 Sorumlu Mudür Fikret Ilklz • Haber Merkezı Muduru Hakan Kara • Görsel Yönetmen: Fikret Eser Dh, Haberier ŞinasiDanrşoğlu#Istıhrurat Cengiz \ ıldınm • EKonomı Mehmet Saraç • Kultur. Handan Şenköken A Spor AbdOlkadir ^ üctlman 0 Mak.iicivT Sami Karaören # Duzeltme Abdullah \ azıa 0 Fotogral Erdoğan Köseoğlu •Bılgı-Bdge Edibe Buğra A Yuıt Haberlen Mehmet Faraç Yavın Kurulu llhan Sclçuk iBa^an) Orhan Erinı;, Okta> Kurthökt llikmet Çetinkava, Şükran Soner. Ergon Balcı. ihrahim ^ ıldız. Orhan Bursalı, Vlustafa Balhav Hakan kara. \nkaraTemsılcısı Mustafa Balba> AtaturkBuUanNo 125.Kar4.Bakanl\klar-\nkaraTd 4W502orhat). Faks 4195027 • lzmır TeniMİeİM Serdar Kııık. H Zı\a BK. 1352 S 2 3 Tel 4411220. Faks 44191170 Adana Temsılcısı.ÇetinYiğenoflu, tnonuCd 119 S No 1 Kat 1, Tel 363 12 11. Faks 363 12 15 Muessese Muduru C stûn Aljncn • Koordınator <\hmet Rorulsan # Muhasebe Bafcnt YeiKT»Idaıe Hüseyin Gûrer • Işletme Onder Çelik • Bılp- Hlem \ail tnal 9 Bılgısa\ar Sistem Mürüırt Çiler • Salı, Fazilet Kıua MEDVA C: • Yonetım Kurulu Başkanı - Genel Müdur Gülbin Erduran tt Koordınator Reha Işıtman • Genel Mudür Yardımcıs. SetdaÇoban Tel 514 07 53 - 5139580-513 8460-61,Faks 5138463 Va>ımla>an *e BasaD: \enı Gun Haber Ajansı, Basın ve Yayıncılık A Ş TürkocagıCac 39 41 Cağaloglu 343'4 lst PK 246 Istanbul Td lO 2121 5 i : 05 05 (20hat) Faks (0 212)513 85 25MAY1SI998 İmsak: 3.39 Güneş-5.32 Öğle: 13.08 tkindi: P.03 Akşam: 20.30 Yatsr. 22.15 Ençokkazanan numaralar • NEVVYORK(AA)- ABD'de orta yaşlı bir çiftin lotodan tarihin en büyük ikramivesı olan 195 mılyon dolar kazanması. "en çok kazanan numaralar" konusunu gündeme getirdi. ABD'nin çeşıtlı eyaletlerinde, 6 yıl içinde çekilen lotolar üzerinde yapılan araştırmada en fazla çıkan 6 numara şunlar: 5-16-25-31-42 ve 44. Araştırma sonunda her 30 çekilişte 5, 25 çekilişte 31 ve44, 23kezl6. 24kez 25 ile 42 numaralannın çıktığı behrlendi. Irak'ta çocuk • ANKARA (ANKA) - Körfez Savaşı'ndan bu yana. uygulanan ambargonun Irak'ta yol açttgı ölümler hızla artıyor. Geçen mart ayında 5 yaşın altındakı 5 bin 255 çocuğun yaşamlannı yitirmesine yol açan BM ambargosu, 50 yaş üzenndeki 2 bın 125 Iraklının da ölümüne neden oldu. Irak'ın Ankara Büyükelçılığfnden edınilen bilgiye göre. 5 yaş altındakı Iraklı çocuklardan 2 bin 26O'ı yetersiz beslenme, 2 bın 69'u zatürree ve 1288*1 de ishal nedeniyle Mart 1998'de gözlerinı yaşama yumdular. Kmlırmak kuptanlacak • KAYSERf(AA)- Kayseri Büyükşehır Belediyesı Su ve Kanalızasyon Idaresı (KAYSU). 96milyon Alman Markı harcayarak kuracağı atıksu antma tesisi ile «.aysen'nin Kızılırmak'ı kirletmesıni önleyecek. KAYSU Genel Müdürü Mustafa Yalçın. Kayseri'mn atıksuyunun Karasu Çayı'na ve bu çayın devamındaki Kızılırmak Nehn'ne aktığını belirteTek, Karasu yakınlanndaki 220 bin metrekare alanda atıksu antma tesisi kurarak, kirliliği önlemede ûzerlerine düşen görevi yerine getireceklerini İcaydetti. Yalçın, Kızılırmak'ın geçtiği tüm illerin antma tesisi yaptırmalan gerektiğini vurguladı. Tarihi otel kiralık • BURSA (AA)- Atatürk'ün talimatıyla, kendisine ait köşkün faahçesine, sıcak su kaynağının değerlendirilmesi amacıyla 1935yıhnda36odave72 yataklı olarak yaptınlan, bugün "süper otel" görünümüne kavuşturulmuş Bursa Çelik Palas Oteli ile bitişiğindeki yeni otel, 30 yıllığına kiraya verilecek. Emekli Sandığı Genel Müdürlügü'nce "hasılat- kira" esasma göre kiraya verilecek otel. 173 oda ve 359 yataktan oluşurken, Yeni Çelik Palas Oteli ise 286 oda ve 572 yatak kapasiteli olacak. Çocuk suçhılar • ANKARA (UBA)- Türkiye genelindeki ıslahevleri ile tutukevlerinde cezalannı çeken 9 bin 771 çocuktan sadece 462'sinin kız olduğu bildirildi. Adalet Bakanlıgı yetkililen, erkek cocuklann sayısının kızlara oranla bu kadar yûksek olmasını, toplumun geleneksel olarak kız çocuklannı daha fazla konıyup gözetmesine bağladılar. Buna karşıhk erkek cocuklann daha serbest yetiştirildiği, kan davası basta olmak üzere daha fazla suça teşvik edildikleri belirtildi. Yanık tedavisi • ANKARA (AA)- Yaklasık dörtte üçünün basit yöntemlerle önlenebileceği yanıklar, yanlış müdahale sonucu kişilerin ölümüne yol açabiliyor. Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) tarafindan düzenlenen Yanık Sempozyumu'nda konuşan Prof. Dr. Naki Selmanpakoğlu, ilerlemiş yanıklarda yanan bölgenin ûzerine ıslak bir çarşaf sanlarak, kişinin hemen hastaneye götürülmesi gerektiğini söyledi. Kaçak kesim ve yapılaşma yüzünden yılda 36 bin 553 dekar orman alanı yok oluyor Orman kıyımı durmuyor EBRU TOKTAR ANKARA- Her yıl yaz aylannda tırma- nan orman yangınlanyla doğal güzellikle- rinı kaybeden Türkiye'de. kaçak kesim ve kaçak yapı nedeniyle de "orman katiam- lan" yaşanıyor. Arazı açma ve yerleşme sonucu bugüne kadar 2 miKon 229 bın 785 dekar orman alanı tahrip edilirken yılda yaklaşık 36 bin 553 dekar orman alanı kat- lediliyor. Orman kathamlarmın yüzde 48'inin failı belirlenemezken usulsüz kesim sıralamasında da Amasya, Adapazarı. Bur- sa, Bolu ve Kahramanmaras. bölge müdür- lüklen başı çekiyor. Orman Bakanı Ersin Taranoğlu. orman alanlanndakı kaçak ya- pılan mahkeme karan aranmaksızın yıka- rak ormanı koruv acaklannı sö\ledi. Geçen yıl gerçekleşen orman vangınla- nnda 6 bin 316 hektar orman alanını kay- beden Türkiye'de, doğal güzelliklere \ öne- lık diğer bir tehdit de artan kaçak kesimler ve arazi açma eylemlennden gelıyor. Bu- güne kadar toplam 2 milyon 229 bın 7 85 • Arazi açma ve yerleşme sonucu bugüne kadar 2 milyon 229 bin 785 dekar orman alanı yok oldu. Kaçak kesimin en çok görüldüğü iller Amasya, Adapazan, Bursa. Bolu ve Kahramanmaras. Orman Bakanı Ersin Taranoğlu, orman alanlanndaki kaçak yapılan yıkarak ormanı koruyacaklannı söyledi. dekar orman alanı tahrip edilirken Amas- ya, Mersin, İzmir. Adana ve Adapazan usulsüz açma ve yerleşmenin en yoğun ol- dugu kentler oldu. Yılda yaklaşık 36 bin 553 dekar orman alanı tahrip edilirken köylü- lerin hayvanlarını ormanlarda otlatması başka birtehdit olarak gelişıyor. Bugüne ka- dar 27.6 mılvon hayvanın ormanlarda ka- çak olarak otlatıldığı saptanırken usulsüz ke- simlerin önlenmesi de bakanlıgı yasal de- ğısjkhklere zorluyor. Suçlular bulunamıyor Orman Bakanı Ersin Taranoğlu. bugü- ne kadar 1 milyon 247 bın 613 usulsüz ke- sim yapıldığını bildırdi. Yıllık suç mıkta- nnın 16 bin 184 adet olduğuna işaret eden Taranoğlu. orman katliamlarının yüzde 48'inin failınin behrlenemediğini belirtti. Taranoğlu. en fazla usulsüz kesimin Ada- pazan. Bursa, Bolu ve Kahramanmaraş'ta gerçekleştirildiğıne dikkat <jekti. Yapılan çalışmalar sonucu orman arazi işgalinin geçen yıllara göre önemli oranda düştüğü- nü kaydeden Taranoğlu. özellikle muhafa- za memurluklannın bölgeler arasındaki dengesız dağılımı nedeniyle orman suçla- nnın önlenemediğini söyledi. Taranoğlu, 7 bin 894 orman muhafaza memurunun 5 bin 304'ünün korumada kullanıldığını bil- dırdi. Taranoğlu. orman ışgallennin ve usul- süz kesimlenn önlenmesi ıçın yapılan ça- lışmalar sırasındada 1 muhafaza memuru- nun şehit edıldiğinı. 4 muhafaza memuru- nun yaralandığını bildırdi. Özellikle rant değeri yüksek. yoğun yer- leşim tehdıdi altında bulunan yerlerde. be- ton kazıklı dikenü tel çit çekilmesi uygu- lamasına başlandığını kaydeden Taranoğ- lu. "Bu çalışmalardan olumlu neticeler el- de edildi. Bugüne kadar toplam 1092 kilo- metre bcton kazıklı dikenli tel ihatası ger- çekleştirikli'' diye konuştu. *Muhafazaorman alanının " azlığını da eleştiren Taranoğlu. sadece 175 bin 450 hektar alanın bu kapsamda olduğunu söy- ledi. Taranoğlu. şiddetli derecede erozyo- na uğrayan Türkiye'de muhafaza ormanı alanının. toplam orman alanlan ıçindeki pavının vüzde 1 olduğunu vurgulayarak "Bunu yeterli görmüyoruz. Bölge miidür- lüklerimizden gelen veni taleplerle bu mik- tann arttınlmasına çalışılmaktadır" dedı. Taranoğlu. kaçak kesimlen önlemek üze- reu devlet ormanı sayılan «rierde izinsiz>"a- pılacak her çeşit tesisin mahkeme karanna gerekkalmaksızınyıkılmasınr öngören bir vasatasansı hazırladıklannı anımsattı. e-posta : tan (a prizma. net. tr En iyi kachn oy uncular, Elodie Bouchez \e Natacha Regnier (solda) V\ınanlı > önetmen Theo Angelopoulos (sağda). Cannes film festivalinde Yunanlı yönetmenin başansı Ahm PalmiyeAngelopoıdos y un CANNES (AA) - Uluslararası 51. Cannes Film Festivali'nde Altın Pal- miye'yi, Yunanlı yönetmen Theo Angelopoulos' un "Eternity and a Da^" fılmı aldı. Festivalin bu yılkı jüri başkanı Martin Scorsese, Bü- yük Jüri Ckiülü'nün de ltalyan yönet- men Roberto Bemgni'nin "La Mta a BeUa"ya verildığini açıkladı. Ünlü yönetmen Martin Scorsese başkanlığındaki 10 kışıden oluşan jüri diğer ödülleri de şöyle belirle- di: lngiliz oyuncu PeterMuBan, l *My NameisJoe" ftlmindeki rolüyle "en iyi erkek o>ıuıcu*' seçildi. Fransız Elo- die Bouchez ile Belçikalı Natacha Regnier "The Dreamed Life of An- gels" filmındeki rolleriyle "en iyi kadın oyuncu" ödülünü paylaştılar. -The GeneraT fılmiyle İrlandalı yönetmen John Boorman "en iyi yö- netmen" seçildi. Jüri Ödülü "La OassedeNeigp" fılmiyle CbudeMfl- ler ve"Festen" fılmiyle ThomasVTn- terberg'e verildi. En İyi Senaryo Ödülü "Henry FooJ" filmınin ABD'lı senaristi Hal Hartley'e giderken Al- tın Kamera Ödülü'ne de Marc Le- \in değer görüldü. En İyi Film Ödü- lü'nüalan "Etemity andaDay"inyö- netmeni Angelopoulos, bundan ön- cekı iki Cannes film festivalinde de ödül almıştı. Ancak, Yunanlı yönet- men bu yıl ılk kez Altın Palmiye'ye layık görüldü. Altın Palmiye Ödü- lü'nü 1982'dede YılmazGüney ka- zanmış; "Yol'" adlı film büyük ödü- le layık görülmüştü. CTV'de yeni bir haber Programı... Türkiye'den dünyaya açılmak, dünyadan Türkiye'ye bakmak için: "Açılım" MctvB U G Ü N 2 1 A Ç «I*. L ABD'NİN BAŞKENTİ WASHINGTON'DA ORTAYA ÇIKTI Tecimer'in keyfi yerinde FLAT KOZLUKLD VVASHINGTON - Amasya'da pa- ha bıçilmez el yazmaM Kuranı Ke- rım'ın çalınıp satılmasında aracılık ettiği gerekçesıyle yargılanan v e 4 5 yıl hapiscezasınaçarptınldıktan son- ra kayıplara kanşan Ayşegül Teci- mer (Nadir), ABD başkentinde or- taya çıktı. İadesi ıstenen Tecimer ko- nusunda Türkıye ve ABD arasında sorun çıkıvor. Uluslararası Hukuk Genel Mü- dürlüğü tarafindan nısan ayında hak- kında gıyabi tutuklama karan çıka- nlan ve bir süre önce ABD'den ia- desi istenen Ayşegül Tecimer. Was- hington'daonaya çıktı. Kırmızıbül- tenle aranan Halil Bezmen gibi iade edilmeyen Tecimer, perşembe gece- si Washington'un ünlü restoranla- nndan biri olan Cities'de dostlan ve genç sevgilisiyle birlıkte yaşgünü kutladı. Şampanyalann patlatıldığı kutla- mada, Tecimer'in yaşgünü pastası- nı paylaştığı arkadaşlan arasında ga- zeteci Mehmet Ali Birandın kansı Cemre ile Washington'da okuyan oğlu Umur da yeraldı. Sabahın geç V\'ashington"un ünlü restoranlann- dan Cities'te doğum gününii kut- layan AyşegüJ Tecimer hakkında tüsan ayında gıyabi tutuklama ka- ran çıkarılmış ve bir süre önce ABD'den iadesi istenmişti. saatlerine kadar süren partınin ar- dından Tecimer, oradan aynldı. Tecimer önceki gün de George- tovvn Üniversitesı'nde School of Fo- reign Semce'in uluslararası ilışki- ler bölümünde okuyan küçük oğlu Serhan Selim Nadir'in mezuniyet törenine katıldı. Ayşegül Tecimer, küçük oğlu Serhan Selim Nadir ve büyük oğlu Birol Nadir, Cafe Mila- no'da mezunıyeti kutlama yemeği yedıler. İade sorunu 1957 yılmda kabul edilen Ulusla- rarası Avrupa Suçlulann iadesi Söz- leşmesı'ne göre birinin lnterpol ta- rafindan yakalanabilmesi için hak- kında keşınleşmiş en az 1 yıl hapis cezası bulunması gerekiyor. Hak- kında kesinleşmış 4.5 yıl ağır hapis cezası bulunan Tecimer, Adalet Ba- kanı Oltan Sungurlu imzasını taşı- yan bir yazı ile nisan ayında ABD'den istenmişti. Diplomatik kaynaklar, siyasi ve malı suçlarla ilgili mevzuat farkJılı- gı nedeniyle Avrupa ve ABD ileTür- kiye arasında sorun çıktığını ve nka- nıkhk yaşandığını belirttıler. Teci- mer'in ABD' ye kaçtıktan sonra Nevv York, Miami ve Washington üçgenin- de yaşamını sürdürdüğü ve Miami'de ev aldığı öne sürüldü. SÖYLEŞİ ATTİLÂ İLHAN 'Dönek Bereketi'L çeriye girmeden. Galatasaray ile Tünel arasında, yanm saat tur atmıştım: 'Doğan Kardeş Müessese- sı', o yıllarda, Tepebaşı'na çıkan sokaklardan binn- deydi; Yapı ve Kredi Bankası'nın yan kuoıluşu; aynı adı taşıyan ünlu çocuk dergısinden başka, 'Hep Bu Topraktan' diye btr edebiyat/ sanat dergisi çıkanyor; hepsinı yöneten, Vedat Nedim bey! Dergıye ulaştır- dığım ikı şiir (Türkıye' ve 'Deryalar') gösterişli sayfa düzeniyle yayımlanmış; arkasından, beklemediğim bir davetgelmıştı: 'Telıf hakkınızı aiınız!". Gözlerıme ina- namıyordum, o dönemde, 'telıfhakkı', ancak 'ıktidar' dergilerinin göze alabildiğı bir 'masraf! Ayrıca, ko- nuşmak da istıyorlarmış, hakkımda pek bir şey bilmı- yorlarmış da! Oysa ben, Vedat Nedim bey hakkında -şimdıkı kadar değilse de- çok şey bıliyordum: bir tarıhte, TKP'nin Genel Sekreterliği'nı yaptığını; kulaktan ku- lağa fısıldanan, 1927 Tevkifatı'nda, 'partı yönetimini ete verdiği' iddiasını; 'spartakistlıği'n ve 'Kadrocu'\u- ğunu, vs! Adı 'dönekler' arasında geçiyordu: Ankara Radyosu'nda müdürluk etmıştı, iktidar organı Ulus gazetesinde, 'Resı'm Öğretmeru' diye bir romanını okumuştum; ınce işlenmiş, zarif, fakat soluksuz bir ça- lışmaydı: 'alafrangalığı', 'çağdaşlaşma' yerine koy- muştu; aynı tutum, zaten Doğan Kardeş'te görülmü- yormu? Davete 'ıcâbette gösterdiğim tereddüf, bes- belli, bu bildiklenmden doğmaktadır, eğer, şiirlerimın, aynca Türkiye Sosyalist Partisi'nin Gün dergisinde çıktığını öğrendiyse, tartışacağız demektir. Hayır, tartışmadık. Vedat Nedim bey, her an kıpır kıpır, durduğu yerde duramaz, ufacık bir adamdı; he- nüz 20'li yaşlannı süren 'şaır adayını' dostça karşıla- dı; şiirlerimi, yüzüme karşı övdü: beni utandırdı; yal- nız kalır kalmaz. birden Sovyet Sosyalizmi'nın şiddet- li eleştirisıne geçiyor; ardı ardına. süru sepet kanıt sa- yıp dökerek, bir zaman konuşacaktır. Ben, susuyor- dum; bu sükûtun sebebi. onun benı değil. daha çok kendi kendinı inandırmaya çalıştığı hıssine kapılmam- dı; sonunda sustu, biraz mahzun. hatta kederli bir sesle dedi ki: "...susuyorsunuz, tehlikeli bir sükût bu!" Arthur Koestler'i bilirsiniz ('Gün Ortasında Karan- lık'), bir zamanlann Komintem Murahassı,ünlüya- zar, onu bir tetevızyon programında seyretmiştim (6O'lı Yıllar, Paris); eski bir komünistin, sonraki hayatını sor- muşlardı, demişti ki: "...eskı bırkomünıst, hâlâ komü- nisttir; başka bir şey olamaz; başka işe de yaramaz!"; o dakika, tuhaftır, gözlerimin önünde ansızın, Vedat Nedim bey'in, ufacık, kıpır kıpır hayali belirmişti: ya- rı yaşındakı, -belki daha da genç- bir şaır adayı kar- şısında, eksikleniyordu: günah çıkanr gibiydi! Yeniier 1 , eskileri' akladı... Kuşağf denildi mı, niye gözümün bnünde ay- nı göaıntü? Eskı 'dönekier'ln, o zaman ıddiaedil- dıği gıbı, gerçekten 'haın' ve 'dönek' olamayacakla- nnı; 68 Kuşağı'ndaki 'dönek bereketi'n yaşadıktan sonra, anladığım için mi? Sorun beni, hanıdir rahat- sız ediyor, yazı filan da yazdım (Bkz. 'Hangi Küresel- leşme?', s. 281 vesonrası), rahatsızlığımı acaba şöy- le açıklayabilır miyim? Ne marksızm bir dindir, ne de bunun kâbesi Mos- kova; 'döneklik' iddiasını, 'eskiler' için önce bu ger- çek 'tartışılabılır' kılıyor; öyle sayılsalar da, o eski 'dö- nekler' (Vedat Nedim, Vâlâ Nurettin, Şevket Sürey- ya, Hasan Âli Ediz, Sadrettin Celâl vd); 'donup' de neyapıyorlar; 'Sovyet Ihtilâli'nı bırakıp. Anadolu Ih- tilali' safianna katlıyorlar; iyi de, o daha az mı anti/em- peryalist? Öyle olsa, Komintern 'alenen ve resmen', Mustafa Kemal Paşa'yı ve Ankara'daki TBMM Hü- kümeti'nı destekler mi? Moskova 'komünisti'nm 'ha- in' ve 'dönek' saydığı Kadro Hareketi, kimi hasım say- mıştr. III. Enternasyonal'ı mı yoksa Uluslararası Ü- beral Kapıtalıst 'Sistem'i mı? Elbette, ikincisini! '68 Kuşağı'nın, o akla ziyan 'dönek bereketi', bü- yük mahıyet farkını, bu noktada göstermiştir: 70'li yıl- ların, en gözü kara foko'cu takımı, ya da Margihella yandaşı şehir gerillası; -'hareket noktası' bu olduğu halde -'mazlum milletler' safına geçmiş, 'kurtuluş sa- vaş/an'nı, 'ulusal demokratık devrimlen' desteklemiş degildir; öyle yapsalardı. savunulabilir bir çızgide bu- lunacaklardı; oysa bunlar. kelimenin en hâlis ve en ge- nış manasıyla, Sistem'in -yâni emperyalizm'in- safı- na geçtiler; daha da müthişi, 'transformasyonlannı', yıllık bir gorgüsüz arsızlığıyta teşhir ediyor; galiba bun- dan, anlaması müşkül, 'mazohıst' birzevk alıyoriar. Namluların 'fikriyatı' Uç yıl kadar öne şu satırlan karalarken, söylemek istediğim galiba buydu: "eski sosyalistler 'doktrin' ağıriıklı fikir adam- lanydılar; entelektüel besinlerini Jauros. Kautsky, Plekhanof, Rosa Luxembourg, Surtan Galiyef, Le- nin, Trotsky vb. mütefekkirlerden almışlardı; ak- siyonu, teoriyie birlikte, onun somut olarak haya- ta intikal ettirilişi diye alırlardı: siyasi faaliyetten çekilmeleri, gerçekte, Komintern'in hizasından cekimeteri anlamına geliyordu, o yüzden genel dün- ya görüşlerini ve yaşama biçimlerini değiştirme- miştir...'' "...68 sonrasının sosyalistleri, eytem -üstelik si- lâhlı eylem- ağıriıklı aksiyon adamlanndan etkilen- diler; özendikleri isimleri hele bir hatırlayinız: Mao Zedung, Castro, Che, ya da diğer bazılan için Na- sır, Sekou Toure, Saddam, vb.! Herkes bilıyor ki, bu liderterin fikriyatı, daha çok namlulann fikriya- tıdır o da ancak yan/sömürge ya da sömürge du- rumundaki ülkelerde başanlı görünebilir..." "...ne Türkiye o ülkelerden birisiydi, ne de Tür- kiye'de benzer eylemlere kalkışanlar, o çapta adamlar! Sırtlannda yumurta küfesi yoktu ya. ilk dört yol ağzında, o ağıriıktan kurtukJular, sen sağ ben selamet!" (Meydan. 8 Haziran 1995) 68 Kuşağı' mı? Şöyle bir özete, kim ne diyecek, çok merak ediyorum: başlangıçta, trajik ve romantik, bir 'devrimci gençlik' hareketiydi; sonra, 'kara mi- zah' örneği, bir 'dönek bereketi' oldu. Biraz daha konuşacağız. http:// www. prizma.net tr/ A İLHAN http://www.eda.tr/-bilgiyay/yazar/ailhan.htlm
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog