Bugünden 1930'a 5,498,966 adet makale



Katalog


«
»

22. MAYIS 1998 CUMA CUMHURİYET SAYFA KULTUR 13 Yugoslavya'yı parçalayan iç savaşta, Saraybosna'da yaşanan dramlardan çarpıcı bir demet Savaş ımüıabiriııiıı gözünden.•.Savaş ertesinde, başkan Tito'nun on- ca çabasıyla harcı tutmuş ne var ki so- nuçta parçalanarak fanatık milliyetçıli- ğe kurban edilen (eski) Yugosiavya iç sa- vaşının ilk döneminde, 1991 'in sonun- da. Bosna'da, Sırplann cehennemi bom- bardımanı sonunda düşen, yıkık dökiik Vukovar kentine gırdiğimiz. sarsik, so- luk, titrek haber filmi görüntülenne da- yanan bırjenerikle açıfıyor 'Weteometo Sarajevo- Saraybosna'ya Hoşgeldiniz'. Ardından "sniper" denen keskın nişan- cılann yol açtıgı dehşetle irkiliyoruz an- sızın. beyazlar içindeki kızmı gelin eden, • takmıştakıştırmışbıranneninkarnınaye- diği kurşunla devrildiğı sahnede. Canını kurtaranın Saraybosna'ya ka- çıştığı yörede görev yapan TV muhabir- lenrun ızlediği. ama bütün dünyanın ne- redeyse görmezden geldiğı. Avrupa'nın tam da göbeğinde olan biten bu kaosun cehennemı boyutlara ulaştığı 1992"dey- se, ıç savaş olanca şiddetiyle harabeye dönmüş kent sokaklanna yansımıştırar- tik. Ne var ki aralannda rekabete girişmiş Batılı muhabırlenn canlannı dişlerine lakarak, lkinci Dünya Savaşı'ndan beri yaşanan en büyûk insanlık dramı sayı- İacak bu savaştan geçtikleri haberlerin, örneğın lngiliz Kraliyet ailesinden bir prens AndrevOe Leydi Fergie'nın en kıvtınk ev lılik dedikodulan kadarbıle kıy- metı harbiyesı yokturtelevızyonlann ha- ber bültenlennde. Gündüzlen Sırp bombardimanından soluk alamayan ve kan gölüne dönen Saraybosna'nm dört köşesinde. sürekli canlan pahasına haber kovalayıp gece- len de yaşadıkları korkunç olaylann şo- •kunu unutmaya baktıklan barlarda takı- larak meslek ahlakını sorgulayan savaş muhabtrlennin gözünden anlatılmış 'Sa- raybosna'ya Hoşgekliniz'. geçen yıl me- lankolik Thomas Hardy uyarlaması ve usta ışı bir dönem filmı panoraması ni- vvelcome to Sarajevo / Yönetmen: Michael VVinterbottom / Senaryo: Frank Cottrell Boyce / Kamera: Daf Hobson / Müzik: Adrian Johnston / Oyuncular. Stephen Dillane, VVoody Harrelson, Marisa Tomei, Kerry Fox, Emira Nusevic, James Nesbitt, Emily Lloyd, Goran Visnjic, Juliet Aubrey, Gordana Gadzic/1997 ingiltere-ABD (FilmArt) telıgindekı 'Jude' filmiyle bağnmıza bastığımız. yetenekli, yeni kuşak tngi- liz yönetmenlennden Michael Wlnter- bortom'un dördüncü filmi. Oxford öğrencısiyken televizyon mon- tajcılığına geçerek mesleğe başlayıp Bergroan hakkında 2 belgesel, Channel 4 için TV filmlen çeken. ama asıl 1995 yapımı 'Butterfh Kiss'le adını duyurup 'Jude' ve TV fıîmı 'Go Now'la (1996) sıvrılen Michael VVinterbottom, ITN TV'nın deneyımlı savaş muhabın Mic- haelN kholson'un sa\aş kargaşasına gö- mülmüş Saraybosna'da başından geç- miş, gerçek olaylara dayanan 'Natasha's Ston" adlı otobiyografık kitabından uyarlamış •Saraybosna'ya Hoşgeldiniz'i. gedikli senaristi FrankCottrettBo\ee"la birlikte. tnsana bir türlü kurtulamadığı bir vı- rüs gibi yapışan ve haberciler ıçın yoğun dramatik malzeme içeren. kana. şidde- te yenik dûşmüş Saraybosna'dan artik ül- kesine dönmek iizere olan. kurt İngıliz televizyon savaşmuhabirı MichaelHen- dersonun (Stephen Dillane) öyküsünu aktanvor 'Saraybosna'ya Hoşgeldiniz'. Savaşın korkunç atmosferinde her an ölebilecek 50 çocuğun aç açınabanndı- gı. döküntü bir yetimhanedekileri kur- tarmak derdıne düşen Henderson, söz ver- diği. 10 yaşındakı kimsesız Boşnak kı- zı Emire'yı (Emira Nusevic) bu cehen- nemden kaçınp evlat edinerek Lond- ra'daki ev ine. ailesine götürmeye takıyor kafayı; çocuklara sevgıyle sıcak bir yu- va verecek varlıklı Fransız, Alman aile- lerbulma uzmanı. sosval hızmet görev- lısı bırkadının (MarisaTomei) vardım- BilimkurgusalbirfelaketfilmiBugün dünya sınemalanyla bir- likte bizde de göstenme giren. ABD'deki yaz mevsimi için ha- zırlanmış 'Deeplmpact-DerinDar- heVRtanic'in gişebaşansmagöz dikmiş. son dönemin en göz alıcı Hollyvvood üstün yapımlanndan bın, belki de başlıcası. 'Derin Dar- be'de. uzaym dennlennden kopup gelerek dünyaya çarpacak ve ge- zegenimızi yerle bir edecek cins- ten. neredeyse New York metro- polü büyüklügündeki kocaman bir kuyruklu yıldızın tehdidi altında, tehlikelı ve genlımlı saatlere ge- be. ABD'nın patronluğunu çoktan kabullenmış yaşlı dünyamız. Yoğun efekt bombardımanı Tıpkı bınlerce yıl öncesinde yoğun bir göktaşı bombardıma- nına maruz kalarak dünyadan si- linmiş dinozorlann ortadan yok olması gibi. insan soyunun kökü- ne kibnt suyu ekecek tûrden ve yine uza>dan gelen. büyük bir tehhkenin pençesinde kalakalı- yor insanlık, Spielberg ekürisin- den. "The Peacemaker-Banşcf adjı aksıyon-macera filmiyle öne çıkan Mimi Leder'ın yönettiğı 'Deep Impact-Derin Darbe'de. Nicedir dünya sinemasev erle- nnın 'hayalgücüneambargoko- yup her şeyi bizim yerimize hayal eden* Hollyvvood rüya fabrika- smdan. bilgisayar ürünü, mucize- vı özel efektlerle bezenip 'High- tec* albenisiyle tezgâhlanarak ta- ze taze önümüze süriilen, iki sa- atı aşkın. bilimkurgusal kotanl- mış bu yepyeni felaket filmı. ye- dmci sanat bakımından çokça önemsenmese de kuşkusuz ge- nış seyirci yığınlanna ulaşacak cinsten, ortalama seyircinin gar- dsnı düşüren. son derece sürük- leyici. Spielberg tarzı, patlamış msırtüketimini arttıracak, gısgı- cırbir sevirlik. Son çeyrek yüzyılda, kuşku- suz yönlendirmese de sinemanın gdişine etkili olmuş ve piyasa- rm geçerlı akıl yaşını (zekâ kat- si> ısını) oldukça düşürmüş, coş- kisunu hiç yitirmemiş, çocuk gö- rullü, yaşlanmayan usta yönet- men-yapımcı Steven Spielberg'in üç ortağından biri olduğu yeni yapım şirketi Dream- Work adına tezgâhlanan, özel efekt büyücülerının yine bütün hünerlerini dök- türdükleri 'Derin Darbe". yıne bildık klışelere da- yandınlarak, bilimkurgu- ya özgü. malum 'dünya- nın sonu durumu'nu ele alıyorbırkezdaha. Mimi Leder'ın yöneti- mınden çok. cılalı teknik düzeyiyle, ılgisiz kalına- mayan görüntü ve ses efektleriyle. Michael Tol- kin-Bruee Joel Rubin se- narist ikilisınin beylık se- naryosuyla ve hatın sayı- lır bir etki uvandırmayı amaçlayarak, ağzı açık bı- raktığı seyırciyi anında kavrayıveren hızlı anlatı- mıyla gişeye yönelik, dev bütçeli, bol yıldızlı bir büyük stüdyo filmi izlenimi veren bu şık şıkırdım Paramount yapımı, zaman içinde 'Tıtank' mav al-ma- salını ikıye katlayıp geçebılir ha- sılatta. Annesiyle babası (benzersiz \anessa Redgravç'le epeyce tanm- maz olmuş bir Maximüian Schefl) çoktan aynlmış. babasmın tutul- duğu, hemen hemen yaşıtı olan Deep impact / Yönetmen: Mimi Leder/ Senaryo. Michael Tolkin, Bruce Joel Rubin / Kamera: Dietrich Lohmann / Montaj: David Rosenbloom / Oyuncular: Tea Leoni, Robert Duvall, Elijah Wood, Morgan Freeman, Vanessa Redgrave, Maximillian Schell, Leelee Sobieski / 1998ABD(UIP) yeni annesinden pek hazzetmeye. erkeksız hayatını bütünü>ie işiy- le dolduran. maliye bakanının ka- nştığı bir seks skandalının peşi- ne düşmüş. büyük haber yakala- dığını zanneden ve FB1 tarafm- dan başkanın huzuruna çıkanlan. geleceği parlak. genç ve güzel bir TV habercisi (Tea Leoni). Gökyüzünü teleskopla tararken tesadüfen dünyanın başına bela olacakkuvrukluyıldızı keş- feden>enivetmegençle( Eli- jah Wood) gönlünü kaptır- dığı sınıf arkadaşı sevgılisı (Leelee Sobieski) \ebirbırle- nni zıyaret eden aılelen. Yük- lendıği sorumluluğu taşıya- bılen. kuyruklu yıldız sırn- nı ekran başına geçip halkıy- la pa^la^an \e dünyaya hız- la yaklaşan felaketı engelle- mek üzere 7 kez uzaya gıdip dünyaya dönmüş. deneyim- lı, emeklı bir kaptan pilotun (Robert Duvall) komuta ede- ceğı. Messıah adlı bir uzav gcmısının kuvruklu yıldızı parçalama görevını üstlen- dıği. çok rtbkh bir uzay ha- rekâtının başarıv a enşeceğı- nı uman. dertlı zencı ABD başkanı (>on haftalarda sık sık karşımıza çıkan 'baba' Mor- gan Freeman). Kuyruklu yıl- dızın çarpması sonucunda imha olacak dünvadakı hayatı. hiç de- ğilse sınırlı savıdakı insan, hay- vanveherçe^itcanlısıvladevam ettirebılme amacıyla bırtakım ko- runaklı. mağaramst sı|ınaklarda tufana maruz kalmış bir Hz Nuh harekâtını gerçekieştırmeyi he- defler zenci başkan Ve kimi sı- ğınaklara seçilen. kımı kadenne razı mılvonlarca otekı dün\alı. Gıderek iç içe geçen, hikâyelen kesışen bütün bu kahramanlan barındıran 'Derin Darbe', 1990'larda resmen yeniden hort- layan ve görünürde Hollywood'u ihya eden. büyük bütçeli felaket filmlen türünün. seyirci ve gışe rekorlan kırmaya adav son iddi- alı örnegı Tıtanic'i gişede sollayabilir Kuvruk >ıldızlar, göktaşları, u?ay. \b. hakkında seyircıyi bıl- gılendırmeyi de ıhmal etmeyen, N ASA'nın y ardımlany la gerçek- leştinlmiş, dünyanın sonu olgu- sunu işleyen. alabıldiğine göste- rışlı bu bılımkurgu-felaket filmi bulamacı, kimi unutulmaz sahne- lerivle sinema tanhine geçebilir kanımızca. Tıpkı 'Maymunlar Cehennemi'nin sonunda, kum- sala gömülmüş, sadece başı se- çılen. yıkıntı Hürnyet Heykeli görüntüsü gibi. 'Derin Darbe'de de ilk çarpma sonucu oluşan dev dalganın Nevv York'u yuttuğu unutulmaz sahne ya da mahşerim- sı otovolda panık bölümü akılda kalacak herhalde bu felaket üstün- şapımından. Kuyruklu yıldızı ancak ikiye bolebılen Messıah uzay gemisin- deki kahramanlann kendilerini fedakârca feda etmeleriyle ikin- ci büyük çarpmadan kurtulan yaş- lı dünyamızda, birbırine paralel anlatılmış. çok kahramanlı bu il- gınç eğlencelik. türün klişelerini usturupluca yınelivor sonuçta. Özel efekt büv ücülennin de dev- reye girmesiyle yenilir yutulur halegetirilen 'Derin Darbe'. yıl- lardır NASA'vla birlikte, uzay konusunda epeyce yol alan Ame- nkan sinema endustrisinın ve tek- nolojmin vardığı son aşama sa- yılabilirşimdilik. Meteorlaraaşi- na olduğumuz felaket filmi-kur- gubilım türünde ilk kez kuyruk- lu yıldızlara el atan 'Derin Dar- be'-. Amerıkan sinemasmın sıra- dan yapımcı-yönetmenlerinden Paul Leder'in kızı olup. popüler T\' dizisi 'ER'le yönetmenliğini kabul ettiren Mimi Leder'in yıl- dızını daha da parlatacağa benzer... lanyla. Ekibe sonradan katılan gayretli. vatansever, genç bir Boşnak şofor (Go- ran VTsnjic) de anlamsızca 'Niyaa' ola- na kadar, TV'cı Michael Henderson'la arkadaşlannın gerçekleri görmelerine, bilinçlenmelenne katkıda bulunuyor ken- di çapında... Nazilerden farksız Sırplar Merkez karakter Henderson'u başany- la oynayan. yeteneklı aktör Stephen Dil- lane'in ve yan rollerdeki 'firiama' Wo- ody Harrelson, Marisa Tomei, Kerry Fox, Emih Lloyd gibi tanınmış oyuncu- ların yanı sıra filmin başrolüne, havada sniper kurşunlannın vızıldadığı. feci kat- lıamlann yaşandığı. bombalanan, tna- yınlanan, yıkıntıya dönüşen bir zaman- lann güzelım kentıni, Saraybosna'yı yer- leştirmiş yönetmen Winterbottom, aç, perişan, sürekli kınlan ama direnci kı- nlmayan kent halkıyla birlikte. Sadistlik gösterisi rasgele cinayetlerin, dehşetin. vahşetin, şıddetın kol gezdiği, kimsenin güvende olmadığı, Sırp baskı- sı altında acılara, ölümlere gark olmuş, iç savaşın kör kuyusuna düşmüş bu elem- li kentte hayat her şeye karşin sürüyor kör topal. Yerlerde vurulmuş, parçalanmış ce- set görüntülerine ya da iskelet haline gelmiş, biçare tutsaklann kameraya doğ- ru yanaşıp uyurgezercesıne poz verdik- leri, ürkünç Nazi temerküz kamplann- dan farksız, irkıltici belgesel film par- çalanna, yıkık kentte düzenlenen birgü- zellik yanşmasından sahnelerin kanştı- ğı 'Saraybosna'ya Hoşgeldiniz'. otantik vekurgusalbirgerçekçilikyaklaşımının ürünü, yalın, dürüst ve etkileyici bir film sonuçta. Savaşın sona ermesinden 2 yıl sonra, vaktiyle ekrana gelen haber filmlerinde ızlediğimiz Saraybosna'daki insanlık tra- jedisini bu kez beyazperdeye taşıyan yö- netmen NVınterbottom, müzikçisi Adri- an Johnston'la birlikte. Tommaso Albi- noni'nin Adagıo'suyla des- tekli. rock ağırlıklı bir so- undrrack döşemiş filmine. 'Saraybosna'>a Hoşgeldi- niz'ın 'kötü kişileri\ se. gad- darlıkta Nazüen pek aratma- yan Sırp Çetnıkler kuşku- suz. (Zalim Çetnıklerin. Sırp ismi taşıyan çocuklan oto- büsten zorbaca indirdikle- ri sahne dehşetengızdi örne- ğm.) Aslında Batılı diplomat- larla politikacılann da Sırp Çemikler kadar kötü kişiler olduklannı, kenti kan gö- türürken hâlâ. uygar dünya tarafından kulak arkası edil- miş 'Saravbosna'nın,dün- yadaki, fokur fokur kayna- yan en tehlikeli 14. bölge' olduğunu yınelemekte ıs- rar eden. şık giysili Birleş- miş Milletler heyetiyle dal- gasını geçtıği bölümde sez- diriyor Winterbottom açık açık. Dozunda bırakılmış birduygusallıkla, yürek kal- dıran sahnelerle süren. gün- celliğe yaslanan, yer yer şo- ke edıcı ve düşündürücü olabilen bu polıtık filmde, nesnel tavnnı giderek Bos- nalılardan yana koyuyor. duruma müdahale etmede geç kalan Batı'ya eleştiri oklannı yöneltiyor yönet- men. YENİ BAŞLAYANLAR... YENİ BAŞLAYANLAR... YENİ BAŞLAYANLAR... YENİ BAŞLAYANLAR. jacHie Brown Tarantino'nun veni filmı 'Jackie Brtmn' gistenmde. Jackie Brown, son dönemin en moda AÖnetmenı ve Hollyvvood'un 'yükselen' degeri' dan. ünlü Quenrin Tarantino'nun son filmi 'Jackie Inmn' bugünden itibaren sinemalarda gösterime gnyor. 'Jackie Brown'da orta yaştan zenci <yuncu çıftı Pam Grierie yönetmenin fetiş aktörü 5amuel L. Jackson'un yanı sıra, fonda klanmdan »ridget Fonda, Robert De Niro, Michael Keaton, bir lenarda unutulmuş oyunculardan Robert Foster ve v lichael Bowen rol alıyorlar. Yazar Elmore Leonardın 1995 yılının en çok satan kitabı olan lum Bunch'tan Quentin Tarantino'nun enaryolaştınp beyaz perdeye aktardığı 'Jackie lrown'. hem bir komedi hem de yasallık sınırlannı »riayan (ve kimi zaman da aşan) gerçek insanlann serüvenlerini aktaran bir macera filmi. 'Jackie Bıtovn'da. yanm mılyon doların peşıne düşen beş karizmatık karakter, tek bir sorunun cevabını anyorlar baştan sona "Kim kiminle o>nu\or?' Quentin Tarantino tutkunlannı mestedeceğe benzer 'Jackie Brown'. Para Konuşur Money Talks. Yönetmenliğini Brett Ratner'ın üstlendigi, bol gn^ırla kanşık, Amerikan >apımı bu sürükleyici, yeni macera filminde ChrisTucker ve deneyımli Charlie Sheen rol alıyorlar Şaklabanlığa eğilimli. yerinde duramayan, hareketli ve sev imli. her kılığa girebılen yeni bir zenci aktör olan Chns Tucker ı lanse eden "Mone> Talks-Para Konuşur' geçirecek boş vaktı olanları oyalayabilecek cinsten. sıra ışi, tipik bir Amerikan eğlenceliği. Bosna trajedisi Siyasal ve tarihsel bir 'analiz' yapmaktansa, 1992'den 1996'ya kadar Av- rupa'nın ortasını yakıp yı- kan bu kâbusu gerçek bo- yutlanylayansıtmayı dene- yip tepkilerini görüntü di- line döken Michael Wın- terbottom'a doğrusu bra- vo! Televızyoncu Michael Nicholson'un (fılmde Hen- derson) gerçek hikâyesine, Saraybosna üstüne başka hikâyeler anlatan başka kah- ramanlar ekley ip gerçek gö- rüntülerle yeniden canlan- dınlanlan harmanlayarak. Geçen yıl Cannes'da ya- nşan ve Bosna trajedisi üs- tüne çekilen filmlerin seç- kinbirörneğı niteliğindeki bu yapıt. özetle savaş acıla- nnın giderek 'savaştan ka- zanan' muhabir kahraman- larımızı da alttan alta de- ğiştirdiği insancıl özüyle, canlı karakterleriyle ve baş- tan sona belgeselimsı bir gerçekçiliğe bürünen anla- tımıyla akılda kalıyor. Üçüncü bin yılın, yani 21. yüzyılın kapısını çalan in- sanlık âlemi için kolayca silinemez, çağdaş bir utanç sayılacak bir iç savaşa ka- mera tutan Winterbot- tom'un dürüst tavnyla, ba- şanlı oyunculuğu da unut- mamalı. Benzer konuda çe- kılmiş, Bosnalı yönetmen Ademir Kenovk'ın son !s- tanbul festivalindekı 'Ku- suı-suz Çember'ini izleye- medikten sonra. sinemalar- da kaçırmadığımız bu sert ve sarsıcı 'Saraybosna'ya Hoşgeldiniz'i meraklısı sa- nınz es geçmez. KEDt GOZU VECDİ SAYAR Cannes - Turkish Style Her işi kendimıze benzetiriz ya... Cannes'da da Türk işj bir tanıtım yapmayı başardık. Türk devleti ilk kez Türk sinemasmın dış tanıtımı için ciddi bir bütçe ayırdı ve pazar açısından dünya- nın en önemli sinema dergisi sayılan "Variety", Türk sinemasına ilişkin özel bir dosya yayımladı. lyi ya işte, yıllardır devletin sinemanın dış tanıtımı için kaynak ayırması gerektiğini söyleyen sen değıl misin dediğinizi duyar gibi oluyorum. Güzel de, bu kaynaklan biraz daha akıllıca, bıraz daha işlevsel kullansak fena mı olur? İki ayn kaynaktan Türk sinemasına destek sağla- dı devlet. Kültür Bakanlığı Sinema Destek Fonu'ndan Cannes'daki uluslararası pazarda bir stand açılma- sı için yaklaşık on beş bin dolariık bir bütçe; Başba- kanlık Tanrtma Fonu'nan da Variety'de yayımlanacak reklamlar için tam yüz bın dolar. Çarşamba günü Hürriyet'in ilk sayfasında Turkıye'nın müthiş başansı olarak tanıtıldı bu olay. Olayın arka planını bilmeyenler ıçın gerçekten hoş bir şey. Şimdi diyeceksiniz kı, ne yanı, gögsün kabarmadı mı Türk bayrağını Variety'nin kapağında görunce? Kabarır kabarmasına da, bence farklı bir kapak çok daha yararlı olurdu Türkiye adına... Nasıl mı? Anlatayım... Dinlemeye niyeti olanlar için elbette... Cannes'a ya da diğer uluslararası festival ve pa- zarlara gidenler bilir, buralarda ülke tanıtımı sinema aracılığı ile yapılır. Yani sinemant ne kadar etkin tanı- trsan, ülkeni de o kadar iyi tanrtmış olursun. Ama, bizde nedense. "resmi reWam"lann ağııiık- ta olduğu dosyalar geçedidir Sanılır ki. parayı bas- tırdık mı, iştamam... Artık herkes Türkiye'yi konuşa- cak. Tanıtma Fonu'nun bu konuda son derece iyi niyet- li olduğunu düşünüyorum. Sinemanın dış tanıtımımız- da oynadığı olumlu rolün bilıncinde bir bakan var ba- şında çünkü. Çeşitli festivallere sağtanan destek Can- nes'da 'Variety" gibi birderginın özel sayı hazırlama- sı için ödenek ayırması hep olumlu girişimler... Ne var ki, sinemamızı dış dünyada tanıtmakta esas rolü üstlenmesi gereken Kültür Bakanlığı için aynı şeyi söylemek zor. "Variety" dosyası bakanhğın ılgı- sizliğinin en tipik göstergesi. Cannes'da şu anda Türk sinema sektörunden el- linin üzerinde temsılci var. Bu dosya onlann karşısı- na sürpriz olarak çıkacağına. onlann görüşlerı alına- rak hazıriansa fena mı olurdu? Sinema Eserieri Meslek Kuoıluşu'ndan (SESAM) Film Yapımcılan Derneği'ne (FİYAP) kadar pek çok sinema kuruluşunun temsilcisı hatta başkanları bu- rada. Böyle bir dosya karşısında hayretlenni gızlemi- yor hepsi de. Sektörün tanıtımı hedeflenmedığine gore, hangı tecimsel çıkartar var bu işin ardında, diye araştırıyor- lar. Ama, fazla bir ıpucu elde edebıldiklerı söylene- mez. "Variety"ri\o Turk sineması dosyası için ayrılan ödeneğin yararını bir kez daha vurgulamak isterim; keşke daha fazlası verilebılse. Ama. bizim gönlümüz, pazardaki standımızda tanıtılan. sekız ayn gösteri düzenlenen frimlerimızin tanıtılmasını isterdi bu dos- yada. Düşünebiliyor musunuz. devlet bir yandan Cannes'da stand açıyor Türk sineması tanıtılsın di- ye, bir yandan da "Vanefy"nin özel dosya hazırlama- sı için ödenek ayınyor, ama bu dosyada Cannes'da- ki standdan tek kelime bile bahis yok. Cannes'da gös- terilen filmlerimizden, hatta Uluslararası Kısa Film Yarışmasfna seçilme başansı gösteren Ebru Yapı- cı'nın filminın varlığından bile habersız dosyayı ha- zırlayanlar. Bu büyük koordinasyon başansının ardında sakın bir "iyi niyet" yatmasın? Kültür Bakanımızın sivil toplum örgütlerine pek sı- cak bakmadığı biliniyor. Kaymakamhğından kalmabir alışkanlık olmasın sakın... Peki, meslek kuruluşlarının haberi yok da, ilgili res- mi kuruluşlar mı hazııiamış dosyayı? Kültür Bakan- lığı Telif Haklan ve Sinema Genel Müdürü'nün bu dosyanın nasıl hazırlandığından haberi yok; Can- nes'daki stand çalışmalannı orgutleyen Kültür Bakan- lığı'nın Paris'teki Kültür Müşaviri'nin de yok. Peki kim koordine etti kardeşım bu ışi? Yok, "Variety" kendi hazırladı, bız bılmeyız deyıp çıkamazsınız işin içinden. Çünkü, bu ışı yıllar önce biz de yaptık, bırakın böyleyüz bın dolan, birkaç say- falık ilan vererek, dosyanın oluşmasında söz sahıbi olabilirsiniz... Ve, bu rakamın çok altında bir bütçe ıle çok daha etkili, hedefe yönelik bir dosya hazırlaya- bilirsiniz... Kültür Bakanımızın, dergide "Türkıye'ye Açık Da- vet" başlığı ile yayımlanan "reklam"\ çok guzel de, herhalde başka birdergi için hazırlanmış olmalı: koy- lanmızın güzelliğinden, uygariıkların beşığınden falan söz ediyor ama, bırakın "Türk sıneması"n\, sinema- dan bir tek kelime bahis yok... Sayın Bakan'ın tepkisinı merak ediyor musunuz? Ben hiç etmiyorum... Aynen "Susuriuk" gibi olacak; iddiaları araştırmak yerine, bunları söyleyen hakkın- da soruşturma açılacak. Bakın. buraya yazıyorum... "Devlet memuru konuşamaz" yasası ne gune duru- yor; halkın parasının ya da ülkenin onurunun hesa- bını sormaya kalkışacak gafiller için! "Variety" dosyasını hazırlatanlar kimlerse. Türk si- nema sanatına karşı pek olumlu hisler beslemiyorol- malılar; dosyada özel televizyonculann, multiplex sa- hiplerinin görüşlerine yer verilmiş ama, Türk film yö- netmenlerine, yapımcılanna. yazaıiarına söz hakkı verilmemiş. Üstelik, reklam için ödenen para da Türk sinemasmın ürünlerinin, Türkiye'deki uluslararası fes- tivallerin tanıtımına ayrılmamış. Tesadüfen dosyadan haberi olup da kendilerine yer verilip verilmeyeceği- ni öğrenmek isteyen festivallere "Kendi reklamınızı kendiniz verin" cevabı verilmiş. Yüz bin dolar karşılığı alınan reklam sayfalarında bakın neler var: İki bakanımızın vesikalık fotoğrafları ile süslü yazı- ları, "Hünkâr Beğendiyı Denediruz mı" sloganı ve ye- mek fotoğraflan ile süslü bir Türkiye reklamı. Istan- bul üstüne cami fotoğraflı bir başka Türkiye sayfası ve iki sayfa TRT reklamı (bir sayfası "Cumhuriyet" fil- mine aynlmış). Kapakta ise. "Türkiye Cumhuriye-. ti'nin 75. Y//ı" amblemi. Her gün binlerce sayfalık yayının okur karşısına çıktığı Cannes'da, sanki özellikle yapılmış: "İşte bir resmi yayın daha" diye bir kenara atılması ıçın dü- zenlenmiş bir dosya. Bayrağımızı kapak yaptık diye. övunenler birazcık düşünseler, birazak çevrelenne bak- salar, Cannes'daki tanıtımlarına milyonlarca dolar ayıran ülkeler acaba nasıl yapıyoıiar bu ışı... Fatih Attaylı'ya bir gönderme yapmanın sırasıdırl Hani, "Ne Zaman Adam Oluruz" diye soruyor ya iz- ni olursa, bir cevap da bu kediden: Uluslararası bir film pazarında, bayrak, bakan ve hünkârbeğendi ile değil, sinemamızla tanıtım yapıl- ması gerektiğini öğrendığımiz zaman...
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog