Bugünden 1930'a 5,447,563 adet makale



Katalog


«
»

2 MAflS 1998 CUMARTESİ • • • • CUMHURİYET SAYFA HABERLERIN DEVAMI 17 GUTMCEL Cl'NEYT ARCAYIREK B Baştarafı l. Sayfada Yılnaz'la Baykal'ın 23 Ni- san'da görüşmesinden sonra ^iyasetin içine düştüğü aç- mazlan toplum ibretle izliyor. Baykal'a ilkgün puan getiren "mutebakaV'ta neyin ne oldu- ğu açıklığa kavuşmadı. Her gün yeni öğelerle karşımıza çı- kan "mutabakat"\r\ etkileri ya- vaş yavaş yön değiştiriyor. "Mutabakat"ın uğradığı son istasyonda Yılmaz'ın söylem- lenyle Baykal'ın söyledikleri birbimı tutmuyor. -Tabii yarın yine değişebilir ama- son durum şöyle: Bavkal'ın demecine göre: "Başbakan 'la vardığı mutaba- kattn üç sacayağı vardı, en önemli sütunu ise 'seçim hü- kümeti' ile seçime gitmekti." Yılmaz'ın demecine göre: "Seçım hükümeti Baykal'ın onerisiydi. Bu hususta zaten Baykal'a, ortaklan ve Cumhur- başkanı ile 'istişare etme' ihti- yacında olduğunu ifade etmiş- ti." Yani Baykal'ın söylediği üçüncü sacayağında "muia- bakatyoktu". Yılmaz'ın yapacağı "istişare- lerden sonra" karara bağlan- ması olası bir "öneri" söz ko- nusuydu. Şımdi gelin de çıkın ışin için- den. Türkiye'de siyaset yapılmı- yor, hemen her gün bır bulma- ca düzenleniyor. Ne kı, yeni öğelerle çözümü olanaksızla- şan bir bulmaca! Baykal, şimdi yeni bir geliş- menin kuşkusuz farkındadır. Başbakan Yılmaz ortaklarıy- la konuştuktan sonra üslubu- nu daha da yumuşattı. Bu du- rumdan, Yılmaz'ın, Baykal'ın hükümeti düşürmeye yönelik tehditlerinden korktuğu anla- mı çıkarmak zor. Tersine; Yılmaz, CHP lideri- ni başka bir köşede sıkıştırma- yı hedefliyor. "Dayatma siya- setiyürütenin" Baykal olduğu- nu kanıtlamak ıstiyor! Baykal da -tabii birden de- ğiştirmezse- doğrusu son de- meciyle Yılmaz'ın yeni taktiği- ne yardımcı oluyor. Zira CHP li- deri, "Yılmaz eger mutabakat- lanndaki seçim hükümeti sütu- nunu kaldınrsa, Baykal istedi- ğini yapabilir, demektir" diye konuşuyor. Böylece Yılmaz'ın, hüküme- te destek veren "dayatmacı si- yasetçi" damgasını Baykal'a vurması kolaylaşıyor. Hemen hepsi Şimdi dikkatlerımizi bir nok- tada toplayarak söyleyelım: Baykal'a ilk günler olumlu not verenler son günlerde olumsuz rüzgâr estırmiyorlar mı? Baykal'a yavaş yavaş bir başka açıdan eleştiriler yönel- tiliyor. CHP liderinin, hükümetin başarı grafiğindeki yükselme- den rahatsız olduğu ve son çı- kışlanyla gözleri bır başka yö- ne çevirmeyi yeğlediği söyleni- yor. Bu söylemi. bu eleştiriyi Ece- vit bir iki kez yineledi. Ama bu- gün aynı içerikte eleştıri yapan- lar siyaset adamı değil. Taraf- sızlığını koruyan sıyasal vetop- lumsal gözlemciler. Ne yazık ki; sadece Baykal'a değil. siyasette patronluğa so- yunan Başbakan Yılmaz ve ötekiler için de eleştirel yakla- şımlar gıderek tırmanıyor. Ülkeyi umulmaz tartışmala- ra sürükleyenlerin parti lıderie- n olması. bireylerin sıyasete ve siyaset adamlanna duydukları guvensizliği pekiştiriyor. Parti liderleri de hemen her gün bu türden olumsuz yargı- lara destek veren. kanıt yerine geçen tutarsız örnekler sunu- yorlar. Bakınız dünkü gazetelere: Birgazetemizde Baykal'ın "yu- muşadığı" yazılıyor, diğerinde ise "sertliği muhafaza ettiği". Zira Baykal'ın iki demecindeki ton değişik! Yılmaz'la Baykal'ın demeç- leri yine bırbirini yalanlıyor. Hükümetteki liderlerle Bay- kal, bırakınızuzlaşmayı, uzlaş- mamayı körüklüyorlar. Önce "23 Nisan mutabaka- tı nedır" sorusunun yanıtında bile uzlaşamıyorlar. Öyle bir siyaset dünyasında- yız ki.. "Yarın ola hayrola" demek bile zor! Tansu Ciller'i ABD'de terlettiler B Baştarafı 1. Sayfada lu devlet bakanı olmayı kafaya koy- dum"dıyerek Amerikalılan kahkaha- ya boğdu. Boston'da Tansu Çiller'in nıoralini bozanlar ise bu kentte yaşayan ve öğ- renim gören 3 Türk oldu. Harvard Ünıversıtesı'nde ekonomi dalında ihtısasyapan PınarVeğin ısım- lıgençkız. Çıller'e-8yıllıkeğitimene- den karşı çıktığını ve bu konuda radi- kal İslamcılarla neden birlikte hareket ettiğini"" sordu. Çıller. 8 yıllık egitıme kendisınin de destek verdiğini, ancak konuyla ilgili şu anda yürürlükte bulunan yasanın "baskıcıözelliklerr 'taşıdığını ilen sür- dü. Çiller. söz konusu yasanın seçme özgürlüğünü kısıtladığını \e değışık alanlarda temel eğitim almak ısteyen öğrencılerin bu yasayla engellendiği- ni iddia etti. Boston'da uluslararası ilişkiler ala- nında hizmet veren bir danışmanlık kuruluşunda çalışan Pınar Morova da Tansu Çıller'ı, "cumhuriyeti yıkmak istcyen aşın dincilerte işbirliği yapmak- la" Miçladı. Moro\a. Çıller'e. "kendi- sinin laik bir portre çizmesine rağmen neden Refah Partisi ile koalisyona gir- diğini" sordu. 15 yıldır ABD'de yasadığmı belir- ten ve "Ben bir asker çocuğuyum'" di- yen Pınar Morovalı. aynca "Söz ver- menize rağmen ABD'nin New Hamps- hire evalerindeki maharlığınızı satıp gelirini Mehmetçik Vakfı'na bağışla- madınız? Bunun gerekçesi nedir" di- ye bır başka soru yönelttı. Kendisine yöneltilen suçlamalann hepsınin "yalaıT olduğunu söyleyen DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, uzun birsüre RP ile koalısyon ortaklıgı yap- masınm gerekçelerinı anlattı. DYP Genel Başkanı'nın ilk soruya verdiği yanıtın uzaması üzenne pane- li yöneten CNN spıken araya gırdı ve "Lütfen artık kadınlann liderliği hak- kında konuşalım" dedı. Böylece Tan- su Çiller'in Nevv Hampshire eyaletın- dekı malvarlığını satıp satmayacağına ilışkin soru yanıtsız kaldı. Panelde Çıller'ı çileden çıkaran so- ruyu ise aslen tzmırlı olan Amerikan vatandaşı bırTürk yöneltti. CNN spiken Judy Woodruff. konu- yu değiştirmek üzere yenıden bır genç kıza söz verdı. Ancak bu kişı de bir Türk çıktı. WoodrufF'un söz verdıği kişı. ge- çen yıl Ankara'da 8 yıllık eğitime kar- şı protesto yürüyüşü yapan gruplara. elındeki Atatürkresmiyletepki göste- ren Şantal Zakari idi. Boston Güzel Sanatlar Müzesi Aka- demisi"nde yardımcı doçent olan Za- kan. "kendisinin de Türk olduğunu" bel irterek "Ben sorumu diğer kadın li- derlere yönefteceğinı" dedi. Şantal Zakari. dığer kadın lıderlere sorduğu soruda "Niadem bu kadar kadın dayanışmasından sözediyor- sunu/: rüm özgüriüklere karşı çıkan bir zihnivetk. fanatiklerle. RP gibi kadınlann çarşafagirmesini tsteyen bir partiyle koalısyon yapan bir kadınia aynı panelde konuşmaksLri rahatsızet- miyormu'"dedi. Bunun üzenne Çiller, el kaldırarak sorunun muhattabının kendisi olduğunu belirterek yanıt vermek iste- diğıni soyledı. Paneli yöneten kişinin izin vermemesine karşın Tansu Çiller "kışkırOcı sorularla insanlann yanıl- tilmaya çalışıldığınr bildirdi. Şantal Zakan bunun üzerine Çil- ler'e "Sorum size değildi. Diğer kadın lideıiereydi. Lütfen araya gjrmeyin" diyeçıkıştı. Çiller. buna rağmen konuşmaya de- vam ederek "bu tür davramşlann Tür- kiye'de kendisine karşı düzenlenen kampanyalann etkisiyle ortava çıktı- ğını" öne sürdü. Çiller uzun bir süre Türkiye'de med- ya patronlannın kendisine karşı tavır aldıklannı anlattı. Dünya kadın liderler zirvesi dün so- na erdi. DYP Genel Başkanı Tansu Çüler, hafta başına dek Boston'da eşi Özer Uçuran Çiller v e iki oğluy la birlikte ta- tıl yapacak. Çıller'ın Özel Kalem Müdürü Akın İstanbullu. DYP liderinin THY'nin ta- rıtelı seferiyle 4 Mayıs'ta Türkiye'ye döneceğını söyledi. istanbuVda GIA 68'liler 68 kişiyle yürüyor operasyoraı İstanbul Haber Servisi - Fransa'da birçok bombalı ve kanlı eylem dü- zenleyen şeriatçı terör örgürü Gl A'nın bu ülkede gözaltına alınan 2 milıtanının ifadeleri doğrultusunda tstanbul polisi ile Fransız polisi ortak operasyon yapıyor. Operasyon çerçevesinde aranan Mazlum-Der istanbul Şubesı'nin Başkanı Ahmet Mercan yılda 50 ile 100 arasında mültecinin kendilerine yardım ıçin başvurduğunu ve dernek aracılığıyla haberleştiklerini söyledi. Cezayir'de kapatılan Islami Sela- met Partisı'nin silahlı birimi GI A'nın Fransa'da gözaltınan alınan 2 milita- nının 1996 yılı Temmuz ayında Is- tanbul'a gelerek 1 ay süreyle Fatih Balat'taki bırevde kaldıklan yönün- deki ifadelerinin ardından. uluslara- rası adli yardım anlaşmaları geTeği aralannda bir savcının da bulunduğu Fransız heyet tstanbul a geldı. CEMİLCİĞERİM SAA1SUN - 68'liler Bırlıği Vakfı, 26 yıl ön- ce Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'a verilen idam ce- zasını kapsayan 1568 sayılı yasanın yürürlük- ten kaldın Iması ıçin dü- zenledıkleri. "Bağım- sızlık ve Demokrasi" yürüyüşünü dün Sam- sun'dan başlattılar. 68'liler Birlıği Vakfı üyeleri, yürüyüş için geldikleri Samsun'da 1 Mayıs yürüyüş ve mi- tingine de katıldılar. Aralannda eski CHP milletvekili Salman Kaya'nın da bulunduğu 68 kişi 1 Mayıs yüriiyü- şünün başlayacağı Is- tasyon mevkııne "Ba- ğımsız Tiirkiye" ve "kahrolsun Amerika emperyalizmi" slogan- lannı atarak girdiler. "^eni demokrasi baba- lan eski ceüatlar değil mi?". "30 yıl sonra yine yoUardayız". "Biz hal- kız yeniden doğanz ölümknk" yazılı pan- kartlarla mitıng alanma yürüyen 68'lıler. üzer- lerinde Deniz Gezmiş. Yusuf Aslan ve Hüse- yin Inan'ın resimlennin bulunduğu elbiseleri ile dikkat çektiler. 68'liler. 19 Mayıs Ünıversıtesi Eğitim Fa- kültesi önüne kadar sür- dürdükleri sembolik yürüyüşlerini buradan otobüslere binerek Havza'ya kadar devam ettirdiler. 68 kuşağının Sam- sun'dan başlattıgı yürü- yüşe. Deniz Gezmiş ve arkadaşlannın "itibar- lannın iadesi" ıçin TB- MM'yeyasaönerisi ve- ren CHP İstanbul Mil- lervekilive 68'liler Bir- liği Vakfı üyesı Ahmet Güryüz KetencL Amas- ya Milletvekili Haydar Oymak ve Çorum Mil- letvekili Ali HaydarŞa- hin de destek verdi. 68"liler Birliği Vakfı Başkanı Haşmet Tar- han. 68 kuşağının ön- der kadrosunun bundan 30 yıl önce Samsun'dan Ankara'ya başlattıgı yürüyüşün amacının. Kurtuluş Savaşı'nın devrimci geleneklerine sahip çıkmak olduğunu vurguladı. 68'liler, bu- gün de Havza'dan Mer- zifon" a hareket edecek- ler. .•':.r.A G U N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada ve nehir. Birbirine nasıl da zıt. Suyla toprak, büyükbabaları dünyadan kavgalı aynlmış, banş- salar mı küsseler mi kararsız ço- cuklargıbi. Keban baraj gölü ise bu tablo- nun tam tersi. Gökte bulutların gölgesi göle düşmüş. Sanki göl de gökyüzü. İki gökyüzü arasında yeşil-beyaz dağlar... 1984 yılından bu yana düzenle- nen en geniş çaplı operasyonun ı- ki günlük bölümünü yerinde izle- dik. 199O'lı yıllann başından bu ya- na hemen her yıl, bazen yılda bir- kaç kez değişik nedenlerle bölge- ye gittim. Bazen salt güvenlik güç- lerinin düzenlediğı programlaria, bazen siyasi parti liderleriyle... Bu kez askerler öncekilerden farklıydı. "Üstesinden geleceğiz" bitmiş, "Üstesinden geliyoruz" başla- mış... Uzerine düşeni yapma, ama yer yer geride kalma duygusunun getirdiği gerginlik gitmiş, "Bakın başanyoruz" özgüveni gelmiş... Karakollann görünümü değiş- miş. Özellikle 1992-94'lerde uç karakollarda ilk görünen kum tor- baları olurdu. Sıra sıra, üst üste... Askerler, karakol penceresinden ötesi için güvence vermezdi. Ge- ceyi geçirdiğimiz, Kulp Çayı kıyı- sındaki Panak Karakolu, bir heli- kopter pisti, küçük futbol sahası, çok sayıda mevzi ve çevre tepe- lerdeki gözetleme yerterinden olu- şuyordu. Bölgenin gecesine-gündüzüne hâkim olan askerlerin gözü salt oradaki gelişmelerde değil. Türki- ye'de, siyasette, ekonomide olup bitenle de doğrudan ilgililer. Bir general anlatıyor "Akşam televizyonda haberieri izlerken ülkemizin lehine birhaber dinleyince öyle heyecanlanıyo- rum ki, hanı dağa koşasım geli- yor..." Asker halkın, "sonuna kadar" arkasında olduğundan emin ve bunun sağladığı güvenç içinde. "Paketmaketarada açıklanıyora- ma" diyor bir asker, devam ediyor: "Ona çok önem vermez olduk. Çünkü çoğu gerçekleşmiyor. Bu- radaki halkı da kazanıyoruz. Bu b'ızi çok sevindiriyor." Yıldızlı gece... Yontulmuş ay... Kulp Çayı'nın gür sesi... Asker ocağının kocaman cam bardağın- daçay... Komutanın biranısı içimi titretti: "Yemin töreniyapıyoruz. Aileler de gelmişler. Askerlerin tümü Gü- neydoğu'ya gidecek. Çocuklar masadaki bayrağa ellerini koyup yemin ettiler. Anne babalar karşı- da...- Tören bitti, bir anne yolumu kesti, 'Kumandan şu bayrağı ben istiyorum' diye bağırdı. Uzakta bir masaydı. Çevremdekılere, 'Anne- ye bir bayrak verin' dedim. Başka bayrak istemiyor. llle de o bayrak. Nedenini sordum. İki eli havada seslendi: - Oğlum o masadaki bayrağa el koyup yemin etti. Şehit elursa o bayrağa saracağım." Fıriamış yay... Kısa sürelı gözlemler genel de- ğeriendirmeler yapmak için yeter- li değil. Ancak yazının başında da vurguladığımız gibi. bu kez daha farklı bir tablo ile karşılaştık. Aldı- ğımız bilgiler, terör örgütünün bundan böyle kalabalık gruplar halinde köy, karakol basamaya- cağı yönünde. Bir başka deyımle, kitlesel kan dökümünün durma noktasında olduğunu söylemek olası... Peki sonrası? Sık yapılan şu değeriendirmeyi yerinde de görüp yaşadık: Salt askeri önlemlerle bölgede- ki sorunu çözmek olanaksız. Bu- nun ekonomik, sosyal yatınmlar- latamamlanması gerekiyor. Terö- rün durdurulmasını şuna benzete- biliriz: Fırlamış yay, güçle bastırılmış. Ve şu anda asker eliyle srfır nok- tasına getirilmiş bulunuyor. O el çekildiği an ne olur? Yay aynı hız- la eski yüksekliğine ulaşır. Güney- doğu'dakı bugünkü görünüm de buna benziyor. O yayı etkisiz kılacak unsur önümüzdeki dönemde kanın ar- dından kini de durdurmaktan ge- çiyor. Genet bir tanımdır: "En zor/u terör, komşu ülkeden destek görendir." Türkiye de böyle bir durumla karşı karşıya. Diyarbakır"a dönüş- te Yunanistan'da PKK bürosunun açıldığı haberi geldi. Altı çizilmesi gereken bir görü- nüm... Kurtuluş Savaşı'nda Anadolu halkı yedı düvele karşı savaştı... Şimdi PKK, o yedi düveli ar- kasına almış, Anadolu'ya karşı sa- vaşıyor... v»- /r >er (7).... mklerınıoganın :a z>lsuquwıledıkr } ugune> 9 • • • 'ugunu ,allıkr Rugstore "Sorunsuz Haiı Cenneti" , y \ ' m\ Avrupa 'nın en büyük el halısı merkezlnde 80 yörenin onbinlerce el halısı ve kilim Kolleksiyonundan dilediğinizi seçin. 3KHalı BASI\KOr r BEfYOl ATATÜRK HAVAALAMI PARK ALA \1MIZ MEVCVTTVR. Rugstore 3K Halı'nın tescilli markasıdır. Yeşilova mevkii E-5 üstü 34640 Florya İSTANBUL Tel: 0212-541 22 22 (Pbx) Faks: 0212-540 77 37 E-Mail: 3khali@turk.net www 3khali. com keyfe dönûşüyor
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog