Bugünden 1930'a 5,446,570 adet makale



Katalog


«
»

2 MAYIS 1998 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA KULTUR 13 Yurdaer Altıntaş, eğitimin insanın ufkunu daha fazla açması gerektiğini savunuyor 4 Bazı şeyler tutkuyla bağkuıülf Ybrdaer Altıntaş64. y^möğrentileriylekırtladı. (Fotoğraf: KLBİLAY TÜNTÜL) N'URDAN CİHANŞÜML1L Türkiye'de grafik tasanmın yayginlaş- masında önemli bir yere sahip olan Yur- daer Altıntaş. geçen günlerde 64 yaşını öğrencileri ve grafik sanatçılan ile bırlik- te kutladı. Resim bölümünü kazanamama korku- suyla süsleme bölümü smav lanna giren Yurdaer Altıntaş, resme en yakın bölüm- lerden biri olan afiş sanatını seçmiş. Bir rastlantı olarak başladıği grafik tasan- mında Türkiye'de önemli işler başarmış. "Bazı şeyler insanlann tutkulanyla bağ- lantıb" diyen Altıntaş. öğrencı- lik dönemlerinde dergilerde Türk işlerinin yer almamasınm kendi- sini etk.iledig.ini ve bunları ger- çekleştHrneyi kafasmda kurduğu- nu anlatıyor. Altıntaş okulu biti- rince bu hayallerini gerçekleştir- miş. Önce Tiirkiye'deki ilk gra- fik tasanm sergisini açan Altın- taş' m yapıtlan Almanya'da çı- kan bir meslek dergisinde ya- yımlandı. Altıntaş daha sonra Grafikerler Meslek Kuruluşlan Derneği'ni kurarak sekiz yıl baş- kanlığını yürüttü. — — - Bu işe atıldığınızda >aptığınız çaiışmalar diğerlerinden farklıydı. O dö- nemde nasıl tepkiler aldınız? 1960'larda İhap Hulusi Bey yaşlı olma- sına karşın hâlâ üretıyordu. Ancak be- nim yaptıklanm onun üslubuna karşıttı ve insanlara ilginç geldi. Benim şansım yap- tıklanmın genelde tiyatro afişi olmasıy- dı ve elbette o dönerne göre daha çağdaş sonuçlar almam kolaydı. Yaptıklanm iyi eleştiriler aldı. Bugün için bakarsanız kendime çok olumlu yaklaşmıyorum, çünkü devir degişti, insanlann anlayışı, yaşama bakışı degişti. Bilgi alışverişi hız- landı. Yaptıklanm ne kadar iyi. ne kadar iyi değil bilmiyorum. Ama hâlâ yaptık- lanmı kendime özgü işler olarak görüyo- rum. - Son dönemde işin içine bir de bilgisa- var girdi. Bunu nasıl değerlendiriyorsu- nuz? Bilgısayann getirdiği tuzaklar içinden kendisinı sıyırabilen insanlarvar. Ancak artık dünyada birbirine benzer işler çık- mayabaşladı. Bir grafik tasanmcının he- def kitlesı olduğu ve o hedef kitleye uy- gun hareket etmesi gerektiği söyleniyor. Aslında tasanmcının kişilıği yokrur de- niliyor. Ben bunakatılmıyorum. Herya- pılan işin arkasında bir kişi vardır. Eğer kuşağımın ürettikleri, bir önceki kuşağın, mesela thap Hulusi Bey'in yaptıklanna bir tepkiydi. Yeni kuşağın yaptıklan da bize tepki. Teknolojinin ve insanlann beyninin gelişmesiyle birlikte, tasanmcılann bir araya gelerek. bazı şeyleri yeni baştan ele almalan gerek. numara yapmıyorsanız, kendinize karşı dü- rüstseniz \e içinizden gelerek bir şeyler yapıyorsanız zorlabir rengi ya da bir çiz- eiyi koyamazsınız. Sonuçtao sizin işiniz- dir. - Yaprtiannızda deformasyon ve abar- tı göze çarpıyor. Benim kuşağımın ürettikleri, bir önce- ki kuşağın mesela İhap Hulusi Bey'in yaptıklanna bir tepkiydi, Yeni kuşağın yaptıklan da bize tepki. Aslırra bakarsa- nız böyle de olmalı. O zaman üretilen iş- ler daha çok gerçekçi anlayıştaydı ve ben o kadar gerçekçilikten de yana değilim. Işimiz birazda yorumdur. Onun için dik- kat çekmek için de bazı abartılara, defor- Sıra geldi 'Havai Fişekler'e CUMHUR CANBAZOĞLL Nihavet sıra. festıval programının ağırtop- lanndan Ha\ai Fişekler'e geldi. Bugün Beyoğ- .lu'.nda. yarında Bakırköy'd/î.gçfsterimegire- ceVVened»k binncisi fi\n>i>ugüRİerde. Avru- padan sonraAmerika'yıda, fethetmişdurum- da. Japonvanın son ünparatonı Amerika'yı da ele geçirdi'; - Amerikan gazetelen Havai Fişekler'in Japon yönetmenı ve başrol oyuncusu Takeshi Kitano'yu bu tıp başlıklarla tanıtı- yor bir süredir. Sinamasının dili. ülkesı Japonya'dan daha faz- la AvTupa'da tutulan Kitano'nun son filmi Havai Fişekler'in dünya çapında topladığı ilgıyi gören film ithalatçılan bir ön- ceki filmi Sonatine'yi (1993) almışlar bile. İlginç bir insan Kitano: oyunculuk ve yönetmenliğin yanında spor spikerli- ği. yazarhk. karikatüristlik yapıyor. Yönetmenlik kariyerin- de yedi film. oyunculuk kariyerinde de Furyo ve John Mne- omonicgibi iki tanınmış film bulunuyor. Gelelim Havai Fişekler'e (Hana-bi): film aile yaşamlan al- tüst olmuş iki polısın öyküsü. Tokyo'da görev y apanpolis me- 1?.8UISlM»MSt İSTMKİl FİIM FESTİVAll muru Nishi (Kitano oynuyor). birlikte görev yaptığı Horibe'yi zor bir olayda yalnız bıra- kıp hastanedeki kansını ziyarete gidiyor. Has- tanede kansının kan kanseri olduğunu öğre- nen Nishi, bir kötü haber de Horibe'den alı- yor. Tek başına bıraktığı Horibe'nin yaralan- dığını ve felç olduğunuöğreniyor. Horibe'nin kansı tarafındanterk edilmesi ise Nishi'ye son darbeyi vuruyor. Polisliği bırakıp yaşamını hasta kansına adıyor... Takeshi Kitano yu geçen yılın en başanlı yönetmenı ya- pan Havai Fişekler hakkında bir iki laf etmek zor; çünkü fil- mi normal kalıplara oturtmak çok zor. Popüler filmler gibi heyecana kesinlikle prim yok anlatımda: az söz. ağır görün- tü, sürekli geri dönüşlerle seyirciye yardıma kalkışmak üze- rine oturtmuş tüm anlatımı Kitano. Buna rağmen anlatacak ilginç öyküsünün olması. özgün bir sinema dilı yakalaması (Polisiyenin birden Antonioni stili iç yolculuğa dönüşmesi çok etkileyici). bunu minimalist bir diyalog anlayışıyla çek- mesı ve geçen yıl uluslararası piyasada nitelikli fazla film olmaması Kitano'nun yolunu açtı. masyonlara gitmek. sembolik anlatım- larla duygular katarak insanlan yakala- mak... Yola çıkış bu olabilir. Türkiye'de hep geç kahnıyor - Birçok hazırlığını tamamlamanıza rağmen müze projenizi gerçekleştireme- diniz? Yıllardır uğraşıp yer anyoruz. Sayın Cumhurbaşkanimız bir açılışa gelmişti. "Tophane'den Ortaköy'e kadar yer bu- lun, size vereUm" demışti. Yerler bulun- du. istendi. Amaolmadı. BenTBMM'nin elindeki yerlerden faydalanmayı tercih ettim. Ama Türkiye'de bir bakan degişti mi her şey değışiyor ve ön- ceki şeyler unutuluyor. Yeni gelen ekip başka şeylere ağırlıkyeriyor. So- nuçta hep geç kalınıyor. Omegin bir uluslararası bienal yapmak istedim. Özel bir kuruluşla neredeyse anlaş- tık. Ama orada da bir yönetim de- ğişikliği oldu ve o iş de yanm kal- dı. Türkiye'de hep geç kalınıyor. Bu müzeyi kurmaktaki amacım da buy- du. Yakında insanlar hiçbir şey bu- lamayacaklar ve her şeyi büyük fi- yatlara satın almak zonında kala- ~"~ caklar. Müze olsaydı eğer çalışma- lar daha ucuz fiyata alınabilecek ve bel- ki de bazılan bağış olacaktı. Aynca hep- si bir arada bulunacaktı. Bu işe şimdi gençler soyundu. Gençler olmasaydı bu- gün Grafist de olmayacaktı. Demek ki gençlere bir şeyler aşılandı. -Grafist 98'i nasıl değeıiendirhorsunuz? Geçen yıla oranla çok daha olumlu geç- ti. Oldukça yogundu. Diğer üniversiteler- den öğrencilenn de ilgisi fazlaydı. Eksik- likJeri fazlalıkJanyla bir şeyler yapıldı. Bu konuda konuştuğum öğrencilerden biri ^Grafist'le kendimize güvenimiz geldi" dedi. Farklı ülkelerden insanlan görme- leri ve bilgilenmeleri açısından önemli. - Bir eğitimci olarak eğitim sistemini nasıl değeıiendiriyorsunuz? Öncelikle geçmiş yıllara göre bugünkü eğitimimiz daha iyi. Yeni dersler ko- nuyor. Yalnızca Anadolu üniversitelerinin şanssızlık- lan var. Özellikle bizım da- lımızda eğitimci bulmak zor. Dışarda iyi paralar ka- zanılıyor, onun için de her- kes Anadolu'ya gidip ho- calıkyapmıyor. Sanıyorum hem egitici hem de diğer aktiv iteler açtsmdan biraz eksikleri var. Her zaman iyi şeyler bulunabilir. Üniver- site eğitiminin çok daha farklı boyutta olması gerek- tiğini düşünüyorum. Eği- tim insanlann ufuklannı da- ha fazla açacak boyutta ol- malı. 'Havai Fişekler' yönetmen Takeshi Kitano'nun. Plastik Sanatlar Derneğinden açıklama Kültür Bakanlığı ticari kurum gibi davranıyor Kültür Servisi-Uluslararası Plas- tik Sanatlar Derneği. Kültür Bakan- lığı'nın Atatürk Kültür Merkezi ser- gi salonlarının kıralarının büyük oranda yükseltilmesi karannın geri ahnması için Taksim Meydam'nda bırprotesto gösterisi düzenledi. Kül- tür Bakanlığı'nın kültür ve sanat ala- nında ınandırıcı adımlar atmasını ta- lep eden Uluslararası Plastik Sanat- lar Derneği'nin toplaniısında. sergi salonlarının kullanımında yeni dü- zenlemeler yapılması gerektiği savu- nuldu. .. Uluslararası Plastik Sanatlar Der- neği Başkanı Nilüfer Ergin. sanat ve kültür alanında karar alan, ya- pı ile sanatı üretenler arasındaki mesafenin sanat yapıtının toplum- ca paylaşılmasını en- gelledığıni öne sürdüğü açıMamasmda. "l'zak merkezden abnan ka- rarlar. dev letin yapma- sı gereken yaünmlann doğrulukvebaşanyüz- yükseltmesîni desini düşürmektedir" dedi. Türkiye'de kültür bakanlannın uyguladık- lan siyasal programla- n eleştıren Ergın, son üç dönemın kül- tür bakanlarının plastik sanatlarala- nına ait sanat ve sanatçı kuruluşla- nnı yok saydıklannı öne sürdü. Er- gın. "liunun bir kanıtı da bugün Kül- tür Bakanlığı'na bağlı galeriler ko- nusunda karşımıza çıkıyor. Bakan- bk keııdisini bir ticari kurum yerine koyarak Atatürk Kültür Merkezi sergisalonlannın kiralannı yükselt- miştir. Bunu vaparken sanatçıyı or- tadan kaldınp, muhatabı konumu- na sermayeyi koy nıaktadır. Bu du- ruın. salonların finansaJ gücü olana açılması sonucunu doğuımaktadır. Atatürk Kültür Merkezi'nde ve ba- kanbğa bağlı sergi salonlannda ka- rar verici demokratik bir organ ol- maması, değişen iktidarlar ve anla- bakanlığın AKM'deki sergi salonlannın kirasım protesto etti. >işlarladeğişebilecek sergiler ortaya çıkarmaktadır* dedi Uluslararası Plastik Sanatlar Der- neği'nin kurucu üyelerinden ressam Bedri Baykam da. "Dünyanın hiçbir yerinde devlete ait kurumlar bu şe- kilde kiralanmaz.Çünkü bu kurum- larprestij kurumlandır ve prestij ne kiralanabilir. ne saOn alınabilir. Ata- türk Kültür Merkezisergi salonlann- da yapılan on kat arbş. geoç sanata vurulan bir darbedir" şeklinde ko- nuştu. Uluslararası Plastik Sanatlar Der- neği'nin. Taksim'de plastik sanatçı- lannm katılımıyla dü- zenlediği toplantıda av- nca Ulusal Özerk Sanat Kurumu'nun oluşumuna ilişkin protokolün Kül- tür Bakanlığı'nca unu- tulmayaterk edıldıği öne sürüldü. Sanatın geliş- mesi ve yaygınlaştınla- bilmesi için sıyasetçıle- rin sanat alanından elle- rini çekmelen gerekti- ğine işaret edılen demek toplantısında. sivil ikti- darın: ancak sıvil yapı- yı içine sindirerek ken- dısinin saydığı yetkileri toplumla paylaşması noktasında sa- natsal üretim ortamına gerçek kat- kıyı sağlayacağı belirtildi.Toplantı. Uluslararası Plastik Sanatlar Derne- Şi' nin şu çağnsıyla sona erdı: "Kül- tür Bakanhğı'nL demokratik biri- Idmlere kulak vermeye. ulkemizin gerçek sanat potansiyelini algüama- >a. kültür ve sanat alanında demok- ratikleşmeadunlannıatnıava.kültür merkezleri ve sergi salonlannın ka- rar organlannın demokratik sivil va- pılanmava uvgun bir biçimde şekü- lendirilmesine ve bu mekânlann ti- cari bir anlayışla değil, sanata ve sa- natçıya hizmet verecek, sanatın top- lumlabuhışmasını sağla\acak kültür alanlan olarak ele ahnması konu- sunda duyarlı olmava çağmyoruz." LaurelveHardy 47yü sonra beyazperdede... Kültür Servisi-Hollyvvood'un en komik ıkı- lilerinden 'Laurel ve Hardy', 47 yıl sonra yeni- den beyazperdede... 39yaşındaki BronsonPinc- hot ve 51 yaşındaki Gailard Sartain. "For Love or Mummy' isimli filmde tarihi ikilinin torun- lannıcanlandınyorlar. CapeTown'daçalışmala- nna başlanan film, ardından yeni bir 'Laurel ve Hardv' serisine kapı açacağa benziyor. İkı torun, aralanndaki fiziksel benzerliğin ya- nı sıra. 1927 ve 1951 arasında tam 105 film çe- virmiş olan amcalannın isimlerini de taşıyorlar. Pinchot. "Stan Phineas Laurel'. Sartain ise 'Oli- verThadeus Hardv' olarak yer alıyor filmde. "Peki ya esas Laurel ve Hardy ne derlerdi bu işe" gibi bir soru geliyor insanın aklına. 72 ya- şındaki v apımeı Larry Harmon. bu soruv a "Çok hoşlanna giderdi" diye yanıt veriyor. 1960'ta Hardy'nin ölümünden sonra, aralannda Dis- ney'in de bulunduğu birçok dev kuruluşu ait ederek filmin tüm haklannı Laurel'den satın ai- mış. u Beni secmesinin nedeni, bana inanmasıy- dı" diyor Harmon. "Bugeleneğesadıkkalacağı- mı biliyordu". Filmde Laurel'i canlandıracak olan Pinchot da v apımın özgün bir kimliğe sahip olmakla birlik- te onjinal seriye sadık kalacağını belirtiyor. "Da- ha önce vapılanlan taklit etmckle vetinseydik, basit bir yeni versivondan öteye gidemezdik" di- vor Pinchot. "Oturupyeni bir malzemeyarattık, ama bunu vaparken de düş gücümüzü anıcala- nmızgibi kuilanmaya. kendimi/i amcalanmızın yerine koyarakdüşünmeye özen gösterdik.r Har- mon da bu tarihi ikiliyı tıpatıp yenıden yaratma- nın zaten imkânsız olduğunu, ancak dış görünüm ve tarz olarak mümkün olduğun- ca asıl Laurel ve Hardy"ye bağlı kalmaya çalıştıklannı belirtiyor. Kostümler ve iki kahraman arasındaki fiziksel ve ahlaki karşıtlıklar değiş- meyecek. Filmde olav lar. yeniden ya- şamadönen Mısırlı birmum- yanın etrafında gelişiyor. Teş- hir edildiği müzenin küratö- rünün güzel kızı Leslie'yle evlenmeyi aklma koyan mum- va. Hardy'nin de Leslie'ye âşık olduğunu anlayınca raki- bini ortadan kaldırmaya karar veriyor. Senaryoya da katkı- lan bulunan yapımcı Harmon, filmi izlemeye gelen insanla- nn gülmekten kınlacaklannı söylüyor. Yönetmenliğıni John Cherry'nin üstlendiği filmde Pinchot, gerçek Laurel'in tüm filmlerinde kullanıp ya- pımcı Harmon'a bıraktığı ayakkabıları giyecek. Pinc- hot'un anlattığı üzere, filmde tek bir küfür, cinselliğe dayanan espri ya da şiddet ol- mayacak: "Son dönem sinema illmlerinin tersi- ne, biz sadece katıksız komedi yapacağız." Baskıya yönddim - Gençlerin ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Burada kişilikler rol oy- nuyor. Bazılan bilgisayar- dan medet umuyor. Bilgi- sayar zaman kazandıran bir şey olması gerekirken za- man kaybettiren bir şey olu- yor. Bilinçlı olarak bunu na- sıl değerlendirebileceği önemli. lşın içine parasal sorunlar girince hemen bil- gisayara sanlıyoriar. Bun- dan üç-beş sene önceye ka- dar ajanslan birbirinden ayı- rabiliyorduk. ancak bugün ajansların dakişilikleri kal- madı. Bence teknolojinin ve insanlann beyninin geliş- mesiyle birtikte, tasarımcı- lann bir araya gelerek bazı şeyleri yeni baştan ele ala- rak bugünün insanına göre nasıl söylemeleri gerektiği- ni gözönüne almalan gerek- li. Aynca insanlann meslek adına bir şeyler üretmeleri de oldukça önemli. - Mimar Sinan Üniversi- tesiGüzel Sanatlar Fakulte- si Grafik Anasanat Dah Baş- kanı'sımz. Fgirimciliğinudn yanı sn-abaşka neter yapıyor- sunuz? Eğitim zaman alıyor. Ar- tık dışanya çok fazla iş ver- miyorum, yani zaman ayı- ramıyorum. Artık bazı şey- leri kaldıramıyorum. Para alıp verme işlerini becere- medim hiçbir zaman. Ken- dimi biraz çektim. Bu ara- da lstanbul Kültür Sanat Vakfı'na keyifle afişler ya- pıyonım. Bu ara baskıyayö- nelmeye başladım. 89'da 'Yurdaer'in Melekleri' adlı bir sergi açmıştım, bu ser- ginin uzantısı niteliğinde ça- lışmalar yapıyorum. Bunun yanı sıra uluslararası ilişki- leri sürdürmeye çahşıyoruz. Aklıma esenleri yapıyorum artık. Bu yaşgünü meselele- ri de birden ortaya çıktı. 60. yaşgünümde Aksanat'ta aç- tığım uluslararası sergi de böyle çıktı. Uzun süredir meslek adına bir şey üretmi- yordum ve neden böyle bir şey yapmıyorum diye dü- şündüm. Bu yıl da eski ve yeni kuşakların birbirini ta- nıması, iletişim kurması için böyle bir şey yaptık. 'Kişisel İzler' sepgisi • Kültür Servisi - Vitra Seramik Sanat Atölyesi sanatçılanndan Erdinç Bakla, tlgi Adalan, Tüzüm Kızılcan, Güngör Güner'in yapıtlanndan oluşan 'Kişisel İzler" sergisi Dolmabahçe », . . . , , . Saray, Kültür Merkezi B *•» Adalan'ın >-apıtL Salonu'nda izleyıcilerin beğenisine sunuluyor. Sergi 15 Mayıs tarihine kadar gezilebilir. AKM'de konser • Kültür Servisi - Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık ve Atatürk Kültür Merkezi işbirliği ile Leleux François ve Emmanuel Strosser obua-piyano ikilisi bugün saat 18.30'da AKM Konser Salonu'nda bir konser veriyor. Çeşitli yanşmalardan birincilik ve ödüller kazanan ikili, verecekleri konserde Schuman, Saint Saens. Beethoven. Sihestrini ve Kallivvoda'nın eserlerini yorumlayacaklar. Türk tiyatro dünyası Alaçatı'dabuluşuyor Kültür Servisi - Türki- ye'de ilk kez düzenlenen 1. Türkiye Çoeuk Tiyat- rosu Kurultayı. tiyatro dünyasından çok sayıda sanatçı ve akademisye- nin katılımıyla 3 Mayıs tarihine dek Alaçatı'da gerçekleştiriliyor. Tıyat- ro...Tıyatro~dergisi tara- fından Kültür Bakanlığı ve TOBAV ın katkılany- la '1. Uluslararası lstan- bulÇocukTiyatrosu Fes- tivali ve Eğitim Progra- mı' bünyesinde düzenle- nen kurultayda 'Çocuk Tiyatrosu'nda Uzmanlaş- ma', 'Çocuk Tiyatrosun- da Eğitim', "Çocuk Tiyat- rosunda Örgütlenme', 'ÇocukTiyatrosunda De- netim ve Bakanlıklarla İlişkiler' gibi başlıklar tar- tışılacak. Kurultayda Din- çer Sümer. Müjdat Ge- zen, Prof. Dr. Ozdemir Nutku,YılmazOnay, Zeh- ra tpşiroğlu, Kenan Işık, Göksel Kortay. Enis Fos- foroğlu \ e Salih Kalyon birerbildirisunacak. Tür- kiye'de çocuk tiyatrosuna ilişkin sorunlan tartışma- ya açacak olan kunıltay. Türk tiyatro tarihınin önemli dönemeçlennden biri olmayı hedefliyor. lstanbul Uluslararası Kukla Festivali başladı Kültür Servisi- lstanbul Uluslararası Kukla Festiva- li 8 Mayıs tarihine dek sü- rüyor. Her yıl tekrarianacak olan festival, kukla ve göl- ge tıyatrosunu tanıtmayı ve sevdirmeyi amaçlıyor. Festivale Avusturya'dan ka- tılan TheaterOhne Gren- zen 'Siyah Duvardaki Be- yaz Gölgeler' adlı gösteri- sinı bugün, GrupYol 'Kur- banlar' adlı gösterisini ya- rm KenteT Ttyatro&u'nda sahneleyecek. Festivalde aynca 5 Ma- yıs'ta TıyutroFora,'Benim Küçük Yıklızım", Çadır Hayal Grubu 'Leonce ile Lena', 6 Mayıs'ta Feyza Zeybek 'ÇİZ Düşüm',6-7 Mayıs'ta festivale Polon- ya'dan katılan Theater Kwadriga 'Sevgi', Teatr Male i' •Leverets', Show Ti- yatro 'Dünyayı Sev, ^'eşiü Koru' oyunlanyla 7 Mayıs tarihine dek Kenter Tiyat- rosu'nda Teatre Male ile birlikte seyirci karşısınaçı- kacak. Festıvalin son gös- terisi ise İsrail'den katılan Train Theater'ın 8 Ma- yıs'ta parmak kuklası tek- niği ile küçük izleyicileri hedefleyen 'Saksıda Yaşa- yan Kız' adlı oyunu. Kuk- la Festivali kapsamında ay- nca Topkapı Sarayı Mü- zesi minyatür bölümünde Karagöz koleksiyonu. ls- tanbul Şehir Müzesi'nde '19 ve 20. YüzyıMa Halk Tiyatrosu Geleneği' adlı kukla karagöz sergisi, M.S.O. öğrencileri kukla tasanmlan sergisi Kenter Tiyatrosu fuayesinde ger- çekleştirilecek. Söyleşiler bölümünde ise 'Şamani- zim ve Kukla'. "Kuklave Ti- yatro', 'Türkiye'de Kukla Sorunlan' konulannda top- lantılar düzenlenecek. Bi- letlerin Kenter Tıyatro- su'ndan edinilebileceği et- kinlik için aynntıh bilgi al- mak isteyenler 0212 246 35 89 no'lu telefona baş- vurabilirler. 17. ULUSLARARASI İSTBBUL RLM FESTİVALİ BLGUN • Emek'te 12.00 ve 18.30'da Havai Fişekler. 15.00 ve 21.30'da Kuru Temizleme izlenebilir. • Fitaş'ta 12.00 ve 18.30'da Seni Sevmiyonım. 15.00 ve 21.30'daGingerveFred gösteriliyor. • Alkazar'da 12 OO'de Rüzgânn Dansı. 15.00 ve 21 30'da Ana veOğlu. 18.30da Sağol Yaşam izlenebilir.. • Beyoglu'nda 12.00 ve 18.30'da S. Einstein. Meksika Fantezisi. 15.00 ve 21 30'da Bergman'ın Sesiyer alıyor. • Sinema da 12.OO'de Ruh SEBI. 15.00'te Orbis Pktus, 18.30'da Orman İnsanlan. 21 30'da Mermer Adam gösteriliyor. • Moda'da 12.00'de Sessizliğin Ötesinde, 15.00'te tlişkiden Sonra, 18.30'da \edinci Cennet, 21 30'da Doktor Antonio'nun_.-Tob> Dammit- izlenebilir. YARIN • Emek'te 12.00 ve 18.30'da Eski Güzel Şarkılar, 15.00 ve 21.30'da Çin Çikolatası izlenebilir. • Fıtaş'ta 12.00 ve 18.30'de Suzaku, 15.00 ve 21.30'da Görüşme gösteriliyor. • Alkazar'da özel göstenm kapsamında saat 10.00'da Drancy Gelecek, 12.00 ve 18.30'da VVrtman Kardeşler. 15.00 ve 21.30'da Yedinci Cennet izlenebilir. • Beyoglu'nda özel gösterim kapsamında saat 10.00'da T.A.R.İ.H'ituşla adlı film izlenebilir. Saat 12.00'de En lyı Türk Filmi. 15.00 ve 21.30'da, Dayton'dan Sonraki Yıl 18.30'da Altm Ule'yi kazanan film yer alıyor. • Sinema'da 12.00'de Bahşiş İçin Teşekkürler. 15.00te Havai Fişekler. 18.30'da Kuru Temizleme, 21.30"da Bayan Hiç Kimse cösterilıyor. • Moda"da" 12.00-15.00 arası Kralİık, 18.30-21.30 arası Kralİık 2 izlenebilir • İtalyan Kültür Merkezi'nde özel gösterim kapsamında saat 17.OO'de \ampirler 2 gösteriliyor. 15. ULUSLARARASI ANKARA MUZIK FESTİVALİ BUGUTN • RESİM YE HEYKEL MLZESİ'nde saat 15.00'te Javier Garcia Moreno gitar resitali dinlenebilir. • MEBSALONU'nda saat 20.30'da Parado\ grubu yer alıyor. YARIN • MEBSALONU'nda saat 15.00'te Londra Advenist Korosu dinlenebilir. • RESİM HEYKEL MÜZESİ nde saat 20.30'da Mozart akşamı yer alıyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog