Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

DEĞİŞEN DÜNYADAN / srail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun geçen pazar- tesi Ortadoğu'da tıkanan banş sürecinin, Filistin lideri Yaser Arafat'ın da yer alacağı açıklanan VVashmgton zirvesine katılmayı 'za- man baskısı", 'Füıstinlilere verilecek topraklann yüzdesi' \ e artık klışele- şen 'İsrail'in güvenliği' türünde baha- nelere sığınarak reddetmesi, banş umutlannı bir kez daha çıkmazasok- muştur. Bu olumsuz gelişme, aynı zaman- da, Netanyahu'nun içinde bulundu- gu ikilemin. dün olduğu gibı bugün de sürdüğünü göstermektedir. Bir yanda Oslo sürecinin devamı için bastıran büyük müttefikı ve koruyu- cusu Birleşik Devletler, öbür yanda Batı Şeria'da bırakınız yüzde 13.1 oranında bir toprağı, yanaşır görün- düğû yüzde 9'u terk etmesi halınde bile hükümeti düşürmekJe tehdit e- den koalisyon ortağı aşın dinci mil- liyetçı partı. Yukan tükürse bıyık. aşağı tükürse sakal. Nitekim aşın dınci milliyetçı partının parlamento grubu başkanı Hanan Porat, "eğer Netanyahu Ban Şeria'nın tepeterini FiüstinliJereterkedersehükümeti dü- şüreceklerini" açıklamıştır. Öte yan- dan muhalefettekı Işçı Partisı'nin mılletvekillerinden Hayinı Ramon ise *ölü noktaya tam gaz' gidildiğini öne sürerek, onca çabadan sonra yı- ne işin başına dönüldüğünü ifade et- miş, "Kimi kandınyorsunuz. Bu ko- alisyonla ne yüzde 13 ne de yüzde 9'luk bir çekÛmeyı kabul eftirebilir- siniz" dıyerek, Fılıstınlilerden sılah zoruyla gasp edilen topraklann bır bölümüyle de olsaterk edilmesi şöy- le dursun. dünyanın gözü önünde o toprakJara ebediyen yerleşme çabası sürdüren aşın dincılerin 'rehini' olan Netanyahu'nun içıne düştüğü ikile- min altını çizmiştir. Buna karşılık Clinton yöneriminin durumu da NetanyahuÜan pek fark- lı görünmemektedir. Oslo'da başla- yan. ancak özellikle Netanyahu'nun işbaşına gelmesinden sonra sürekli olarak irili ufaklı kışkırtma ve oyun bozanhklarla aksatılan banş sürecı- ni başanya ulaştınnak için son dere- . ce de kararlı görünmesine karşın Başkan Clinton'ın Netanyahu'yoı ba- nşa zorlaması olanaklannın da bır sı- nın bulundugu anlaşılmaktadır. Nite- kim eşı Hfllarr Clinton'ın bir Filistin devletinin kurulması yönünde be- yanda bulunması Birleşik Devlet- ler'de. özellikle gûçlü Yahudi çevre- lerinin de yoğun baskısıyla büyük gürültü koparmıştır. Tepkı o denli güçlü olmuştur ki. Bayan Clinton'ın Oslo banş sürecinin doğal uzantısı sayılması gereken beyanmm, hükü- meti bağlamadığı açıklanmak zorun- da kalınmıştır. Dahası, kongrede, anında •alışılmadık' bir uzlaşma oluşmuş ve Temsılcıler Meclısi üye- lerinin yansından fazlası •ısraıTın üretıci olmaktan uzak Amerikan öne- rilerini 'kabul etmemesini' isteyen bir çagnya imza koymuştur. Yüz sena- törden sekseni ise 'tsraüdevletineek- sflmeyen desteklerini' yınelemıştir. Aslında Hıllary Clınton'ın Filistin sözcüğünü telafflız etmesine bile ta- hammüJ edemeyen genç Jsraillı öğ- rencıyi "Öjtedüşünüyorum ki Fîlis- tin'in bir devlet haline gehnesi uzun erimde Ortadogu'nun çıkartanna hizmet edecektir" şeklindekı yanıtı- nın bu ülkede neden olduğu tepki. Clinton yönetıminin banş sürecinin başanya ulaşması yönünde gösterdi- ği çabalann önünde aşılması güç bir ikinci engel olarak görünmektedir. Banş sürecmi zora sokan bir üçün- cü engel ise. Oslo anlaşmasına imza koyan İsrail'in, budavTanışıyla yavaş yavaş Birleşmiş Milletler ve dünya uluslar topluluğurıdaki tepkiden önemli ölçüdeannmışolmasıdır. Ba- nşa nza gösterdiği için ortadan kal- kan tepkı, ne yazık ki bugün Tel A- vıv'in sertlik yanlılannın banşı en- gellemelerine yardımcı olmaktadır. Israil. Netahyahu'nun işbaşına gel- mesinden bu yana banşa tanınan bu pnmi, imza koyduğu anlaşmalann gereklerini yerine getirmekte ipe un sererek kötüye kullanmaktadır. Koz- lar. kuşkusuz, bütünüyle oynanmış değil. Clinton yönetimi Netanya- hu'nun yeniden banş masasına otur- ması için yoğun çaba içinde görünü- yor. Bu, Oslo sürecinin miman Clin- ton yönetimi için hem prestij hem de Ortadoğu'daki 'dostlan' açısından olduğu gibi dünya uluslar topluluğu açısından da göz ardı edilmesi güç bır 'gnvenlik' sorunu. Nitekim. Was- hington zirvesine katılmakta direnen Netanyahu'nun, bu kez Amerikan Dışişleri Bakanı Madeline AJb- rçht'la bir araya gelerek, yüzde 13 yerine, güvenlik gerekçesiyle yüzde 9 artı yüzde 4 çekilmeyı kabul etme- sı. yine de umut kapılannm bütünüy- le kapanmadığını gösteriyor. Bu da Netanyahu'nun bilinen manevrala- nndan biri değilse eğer. Hüseyin Baş Demokratik Sol Parti'nin Genel Sekreteri D'Alema dünyadaki zor dengeyi işaret ediyor Iiberal deaerfer ve sosyal uptn- îtalya Euro'ya girivor. Fransa'nın bu çe- tin savaşta ülkenizi desteklemesinden hoşnut musunuz? - Fransava teşekkür borçluyuz. Bu, Fran- sa'nın. hükumetın. solun. ama bunların ya- nı sıracumhurbaşkanınındadostçapolıtıka- larının sonucudur llk andan ılıbaren Ital- ya'nın Eurova dahıl olması gerektığını açık bıçımde dıle getırdıler. Bu desteğın son de- rece önemli olduğunu duşunuvorum Tarıh- te Fransa ıle İtalva arasındakı dostiuğun ıvı ve kötü günlerı oldu. Ama bu tırsatla Fran- sa Almanya ıle olan ilışkılerınde Latın Av- rupa'yı temsıl eden bir ülke olma.sı gerektı- ğını anladı - Bugün Avrupa'da sosyal-demokrasi ne anlama gelmektedir? Euro disiplini. parasal, bütçesel baskılar \arken. solun kimliğini na- sıJ saptayabilirsini/'.' Çünkü bu. bir farklılı- ğın ortaya konulması için fa/la imkân verme- mektedir. - Solun kımlığını eğer kamu harcamalan>- la. >anı sa\a^ sonrası A\rupa toplumlarında yapılanan koruyucu-devletın ozel modelıv- le saptarsak. o zaman kureselleşmenın Av- rupa'ya davattığı fınansai dısıplının solun sonunugetırebıleceğını söyleyebılınz. Kure- selleşme çağında. ttalya'da solun var olma- dığı. buna karşılık hükümet olmak için dıdı- şen ıkı sağ bulunduğunu savlayan sol radı- kalızmı \e aşırı kültüre göre. salt mıllıyetçi bir sağ \e -bızım gibı- lıberal bir ;*ağ mev- cuttur Ve dolayısıyla da sol yıtip gıtmıştır. Oysa gerçekler, çelişkilı bir biçimde bu te- zın tam tersını ortaya kovmaktadır. Küresel- leşme çağında sol. Avrupa'mn handiyse ta- mamında ıktıdardadır. Gücünün kaynaklan- dığı geleneksel model knzde ise sol neden kazanmaktadır' - Bunu siz nasıl izah edhorsunuz? - Yurîtaşlareskı modelın knzde olduğunu anladıkları an. bir yenısının ortaya konması gerektığını dusünuyorlar. Ve bunun ıçın mo- demızasyondabıieda\anışmaanlaşmasının gereklennı unurmavan bir güce güven du\ u- yorlar. Sol. modernızasyon ile dayanışmayı uzlaştırabılecek bırıcık güç olarak görünü- yor. Kuşkusuz. bunun \enı bir bıçımde ya- pılması gerek Eskı sosyal sözleşme. sosyal- demokrat modelın knzı yüzunden artık ayak- ta duramamaktadır Yurttaşlar; farklı. kamu harcamalanna. de\ lel garanrismedaha az ta- bı olan. ama daha çok kamu gore\ ının dü- zenleme kapasıtesıne tabı. >enı bir sos\al sözleşmeyı gerçekleştıreceklere güvenmek- tedır. Düzenlemegöre\ ı çok önemlıdır \c bu düzenleme göre\ ının giderek artan bıçımde hükümetlerustulüğe gereksınımı \ardır. - Bu, A\rupa'daki solun tek biçimlesmesi Itafyanpolitikasının miman Massimo D'Alema tnce, zanf. oldukça şık giyimlı -Amerikan gömlek, yün blazer, tokalı ayakkabı-, Karşıt- lan ondan 'soğuk', 'bürokrat', 'hesapçı' dı- ye söz ediyor. Aslında sadece düşünceli, ağır- başlı \e son derece de sakin biri. Ama gerek- tiğinde iyı bir hatip. Italyan yenı solunun lı- deri Massimo D'Alema. eskı partının büro- larından binnde "Son yıllarda alınan yoiu bdli bir hoşnutiukla karşılamak nıümkün" diyor. 49yaşında. Komünıst Partısı üyesı bir generalın oğlu. Kendisi de aynı partmin ıkin- cı adamı olan Massimo D'Alema yeni ttal- yan solunun ya da ülkenın yenı politik görü- nümünün mucıdı, Alpler ötesınin geleneğı- ne uygun bir deyişle, 'yarancısı'. Yaşh Italyan Komünist Partisi'nı, bırkaç arkadaşı ile birlikte Partito Demokratico Del- la Sinistra (PDS) adı altında büyük ve çağ- daş bır sosyal-demokrat partiye dönüştüren odur. Partisi baskın durumdaolmakla bırlık- te çe\Teciler ve eski Hınstiyan demokratla- nn da yer aldıklan 'Zejtin Ağaa' (Olivier) olarak anıian koalisyon hükümetinin bilge çizgisinı oluşturan da ondan başkası değil- dir. Gü\en veren kişilığı ıle 'professore' Ro- man Prodi'nın hükumetın başına geçmesini deyıneo sağlamıştır. Kulıslerde inatla ıkı ayn savaş sürdürmek- tedır. Bınncısı A\rupa"dır. Itarya, Güney'le Kuzey arasındakı kopmayı önlemek için Av- rupa'nın bürünleşmesı savaşında ön saflarda savaşmaktadır tkınci savaşı ise ttah/an siya- sal yaşamının modernızasyonu alanında, anayasa reformu için oluşturulan özel ko- misyonun başında veımektedir Eskı Italyan Komünist Partisı'nin. büyük bir sosyal-de- mokrat partiye dönüştürülmesi sürecini ta- mamlamak, ülkenın Avrupa'mn sert çekirde- gı içinde yer aimasını sağlamak \e ülkenin kurumlannı gençleştırmek. Eskı 'yoMaş' Massimo D'Alema, 21. yüz- yılın İtalya'nın düsünmektedir. anlamına mı gelmektedir? - Kuşkusuz farklılıklarolacaktır. Amaor- tak bır arayış da yok değıldır. Bu yüzden sol- da Ton> Blair gibı daha ılen durumda olan- ları temsıl edenle. daha az ılende görünen Alman sosyal-demokratlan \ e Fransız sos- yalizmı. bana şematık gelmektedir. Gerçek- te Avrupa solu bırle^me eğılımındedır -Sözii edilen Avrupa solu nasıl tanımlana- büir? - A\rupa sosyalızmı bugün ortak bır tar- tışma konusudur Karmaşık toplumlanmızı sosşalıst \e iıbcral değerler kanşımı teme- lınde yönetmek olasıdır Kamu yönetımınde azalima. devletın düzenleyıcı kapasıtesının azaltılması anlamına gelmez. Toplumlarımız lıberal reformu. dayanışma ve sosyal uyum temehndeelealmalıdır Lıbcralleşme sosyal uvumu v ıkar. dolav ı.sıv la da Avrupa'yı zayıf- latır Lıberal değerlerle daha az devletçi bır sosval uvumu yeniden keşfetme kapasitesı arasında zor dengenın sağlanmaMnın yolu bulunmalıdır - 35 saatlik çalışma süresi acaba. sözü edi- len Av mpa solunun kimliğinin beliıienmesi- nin öğelerinden biri olabiUr mi? - 35 saat. bıraraçtır Solun kımlığının sap- tanması venı ış alanlarının yaratılmasıdır Ekonomık büyume otomatık bıçımde ışya- ratmaz Çalışma saatlerınde ındınme taraf- tarım. Ama her ^eyın üstünde olan. ış saat- lerinın azaltılmasıntn yeni iş yaratılmasına y - ol açmasıdır. Bu, solun kımlığını saptavan öğelerden bındır. Kararlı kemer sıkma polı- tıkalan. gelişmenin koşullarından bırıdır Bugün Italya'da kamu borçlan gayrı safi ıç hasılanın yüzde 120'sınden bıraz fazlasına tekabül eden 2 mılyar liret düzeyındedir. İtalyan devletinin en yıkıcı harcaması *borç faizleridir' Eğer bır gelişme polıtıkasında azdaolsaşansımızınolmasını ıstıyorsak bu- nun koşulu bu borçlann azaltılmasıdır. - Bunu gercekleştirmek için benzeri olma- \an bir kemer sıkma kürü uyguladınız. İtal- vanlann buna hiç karşı çıkmamasını nasıl izah edivorsunuz? - Çunku Italyanlar Euro'va gırmenın tasar- ruflannın korunması anlamına geldığını. bu- na karşılık enfla>yon vevüksek r'aızoranla- rının bu tasarrufları erıttığını anlamı^lardır Oz\enlerının anında karşılığıolacağının far- kınavarmışlardır Aıletasarruflan ülkenin en büvük zengınlığıdır Aynca ulusal onur so- runu da var Italya ıkıncı kümede oynamak ıstemıyor - İtaha'da. tıpkı Fransa'daki gibi. solun. Euro'va girilmesi ve "tek para'da, Anglo-Sak- son liberalizminin Truva Atı'nı gören bireles- tirisivar. - Geçmışte bunu düşunmek vanlış değıl- dı. Kamu harcamaları arttıkça buyüme de artıyor ve daha çok ış yaratılıvordu Bugün aşın kamu harcamaları daha çok enflasyon. dolayısıy la da daha y uksek faız oranı ve ser- mayemn daha ıstıkrarlı paralara doğru kaçı- şı, daha az gelişme ve daha az iş anlamına gelıyor. Bu hoşa gıt>e de gıtmese de ekono- mik kureselleşmenın gerçeğıdır. Bu gerçeğı yaratanEurodeğıidır. Euroasla karşı çıkıla- cak bır enstrüman olmamıştır Bu enstni- mandan nasıl yararlanılacağını görmek ge- rekır. Ama ekonomık kureselleşme Euro ıle doğmadı Ben tam tersıne. küresel ekonomı- ye karşı bellı boyutlara sahıp kurumlann ge- reklı olduğunu sovleyeceğım Para bunlar- dan bırıdır Av rupa'nın sorunu daha rekabet- çı duruma gelmesidır. Bu kuşkusuz. daha çok esneklıkle gerçekleşebılır Esneklık ise mutlaka çahşanlann haklarının ortadan kal- dınlmasi dernek değıldır - Bu ikisini uzlaştirmak nasıl mümkün ola- bilir? - Günümuzün büyük sorunlanndan bın budur Ben hem esnekliğın hem de çahşan- lann haklannın birlikte olabıleceğını düşü- nüyorum Kuşkusuz bu haklann yenihkçı bir bıçımde oluşturulması gerekır Avrupa es- neklıkten çok. kultür. tarih. gelecek gibı fıks sermaveolankaynaklarasahıptır A\Tupayö- netıcı sınıfı ortak bır savaş vermek zorunda- dır Ya bırlikte kazanacağızya da bu meydan okuma karşısında birlikte yenılgiye uğraya- cağız Euro bır fırsattır. Dünya ekonomisini oluşturacak ıki büyük başvuru parasından bınne sahıp olacağız - İtalya'da, eski^şın sağ, Fransa"dakinin es- kiden ne idiv se orada kalmasına karsın de- mokratik süreçte ver almış görünüyor. Bu konuda ne düşünüvorsunuz? - İtalva'da demokratik bır partının kendı- sını faşızmın mırasçısı olarak takdım etme- sıgüçtür. Bunlargerçekbırdeğışımsürecın- den geçtıler Bu partı içinde buna karşı olan güçler >ok değıl Ama lıder kararlı görünü- yor. Onun değışım ıçın çalıştığına ınanıyo- rum. Gianfranco Fini. partısını demokratik bır sağ partiye donüştürmeyı denıyor. Ayn- ca AvTupa ıle bağ kurma olanaklannı da araş- tırıyor. Bunda ıçtenliklı. Bu yüzden ona yar- dımcı olunmasını duşünüyorum Ama bu. İtalya'da ırkçılığın olmadığı anlamına gel- mıyor Irkçılık Ulusal Bırlık'ten çok Kuzey Lıgı'ndemevcut. Bununlabirlikte Kuzey Lı- gı faşıst değıl. tam tersıneantıfaşıst, ama ırk- çı. Bızde faıjist bır aşın sağ yok - Gelecek konusunda endişeli misiniz? - Llkenın geleceğı ıle ılgılı bır vızyonu- muzvar Bu >uzden kazandık. Zorbırseçım yaptık: Öncelıklı olarak AvTupa, dedık Ge- cıkmışlığın üstesınden gelmek ve ülkenin modernızasyonu ıçın Avrupa'mn bütunleş- mesı koşulunu benımsedik. Sonra merkez- sol hükümetı oluşturmak için bır koalisyon gerçekleştırdık. Nıhayet normal bir demok- rasının ınşasında sağı da ıçıne alan bır de- mokratik normalleşme yönünde kurumlarda reform vapılmasını seçtik. Bızim gelecekle ılgilı vızyonumuzu bu üç noktada tanımla- mak mümkün - Kuzev Ligi'nin ulusal birlik için ckJdi bir tehlike oluşturduğu diişüncesinde misiniz? - Ulusal bırlık ıçın. hayır. Ama İtalyan sı- yasal yaşamı ıçın. evet. Kuzey Lıgı ülkenın orta katmanlarının onemlı bır bolumünu temsıl etmeve devam edecektir Bu. geçıcı bır olgudeğıldir Dennköklen vardır Kuzey'ın faşıst olmavan bır tür tuhaf Le Pen'cı biçı- mıdır Bu ırkçılıkta Güneylılere karşı bır Le Penıst öğe mevcuttur - Kişisel olarak hükümete girmek gibi bir tutkunuz var mı? - Gelecek ıçın bunu yok sayamayız. Bu olasılığı hıç dışlamadık. Ama sorun şu kı. ül- kenın. seçıme ulkeyı yönetme amacıyla gi- ren bın tarafından yönetılmesı geTekmekte- dir. Bu kışının adı Romano Prodi'dır. Onu desteklıyoruz. Çünkü iyı ış yapıyor. Şımdı- lık. çoğunluğun pay sahıbı olarak. yetkılı yö- netıcının çalışmalanndan hoşnut olduğumu söyleyebılinm Michel Bole-Richard. Jean-Marie CotombanL Alain Frachon. (Le Monde). Washington'nn diktatör gözdelerioğuk savaşın sona ermesı savunmaya ayrı- langıderlerı azaltarak'banştan'kârpayı el- de edılmesıne yol açmakla kalmavacak. bır moralgetınsıdesağlayacaktı Dınsızkomu- nızme karşı verılen büvük savaşta ahlak krıterlennı kurban eden Birleşik Devletler. artık dostlarını bıraz daha özenlı seçebıiecektı. Sovyetler Bırlığı tehdıdı gündemdeyken VVashıngton düşmanının tum düş- manlarını dost olarak görüyordu. Böylece Amenka- lılar Mobutu Sese Seko'nun Zaıre'de iktıdan ele ge- çırmesıne ve ıktıdannı sürdürmesıne yardım ettıler. Iran şahına ıstedıği her şev ı vererek Ayetullah Humey- ni'yı yarattılar. Küba'da Batista'ya. Mikaragua'daSo- moza'ya. Şılı'de Pinochet'ye ve Irak'ta - o dönemde - Saddam Hüseyine destek oldular. Günev Vıet- nam'da hırsız generaller ıçın Amenkan kanı dökül- dü. Ama eskı alışkanlıklardan kolay kolay vazgeçıle- mıyor. Birleşik Devletler. Kongonun acımasız lıde- n Laurent- Desire Ivabila ıle terönstlere ve uyuşturu- cu baronlanna karşı savaşında ınsan haklannı çığne- yen Kolombıya ordusu. ıstıkrar adına Peru'da demok- rasıyı kuşa çeviren Alberto Fujimori ve aralannda o- tuz ıkı yıllık iktıdannda aılesının zengınleşmesıne yardımcı olan. ne v ar kı. ülkesı ekonomık planda bat- maya bırakılmayacak önemde bır domıno taşı s.a\ı- lan Endonezya Başkanı Suharto'nun da bulundugu çok sayıda yöneticı ıle anlaşma ıçındedır. Son hafta- larda Sırplann Kosova'dakı Arnavutlara karşı baskı- sı artarken, Amenkahlar bu tür bır oportünızmın be- delının ne olabıleceğinı keşfettıler Milose\iç. Bal- kanlar'ın Pandora kutusu açıldığmda içinde ne oldu- ğunu pekâlâ bılıyordu. Onu ıktidara getıren. kuşku- suz. VVashıngton değıldi. Ama Amerikan askerlerinin hayatını tehlikeye atmadan soykırıma son vermek için üç yıl önce Dayton anlaşmalan çerçevesınde or- taklık ıçm devlet adamı olarak onu seçmıştı Bugün de ona ıhtıyaç duymaktadır. Başka bır deyişle. Birleşik Devletler. Berlın Du\a- n'nın yıkılışından on yıl sonra hâlâ kuşkulu kışılen muhatap sayarak. ıktıdarlannı sürdürmelerıne yar- dım etmektedir. Ama sonuç farklı değildir. Bu tutumlannı haklı göstermek için öne sürdüklerı gerekçeler de giderek çok daha karmaşık olrnaktadır. Bugün. tıcari ılışkı- lerden. bölgesel ıstıkrardan. uv uşturucu trafiğı ıle sa- vaştan ya da mürtefiklerının sırtımn sıvazlanmasın- dan söz edilmektedır. Ama ne olursa olsun. Birleşik Devletler baskın pozısyonundan ötüru statükonun muhafazasında ciddı bır paya sahıptır. Değışım, tehlıkeli ve ıstıkrarsızlık kaynağı olarak görüldüğü ıçın Amenkan hükümetlen. ısterdemok- rat ıster cumhunyetçı olsun, orneğın Suharto'nun ve- rını ondan daha beteıının dlabıleceğı kavgiMyla. ön- ceden tanıdıklan kışiler üzenne oynama eğılıminde olmuşlardır. Ama ahlaksal geleneklerı açısından -Hı- ristiyan, iyilıkseverve VVilson'cu- Amenka, statüko- nun korunmasına taraftar dığer güçlerden ayrılmak- tadır Zıra vicdanı onu rahat bırakmamaktadır. Böy- Son haftalarda Sırplann Kosova'daki Arnavutlara karşı baskısı artarken. kosova ve dünyada protesto e> lemleri ile Arnav utlara yardım için acil çağnlar yapılıyor \e Sırplar kınanıvor. lece, Amenka nefret ettığı bır rejimle ılışkıye gırdi- ğınde (örneğin petrolü için Nıjerya. etkisı için Milo- sevıç) temel polıtıkası üzennde hiçbir etkisı bulun- mayan ahlaksal suçlamalaryapmakta kendıstnı özgur hıssetmektedır. Dünyasal çıkarlar söz konusu oldu- ğunda ahlaksal endışelerı gündemde tutmak güçtür. Dışişlennin eskı kodamanlarından Morton Abramo- vitzbunu kabullenmektedır: u Fikir yeni değiL Ama dünyayı yeniden yaratamayiz. Farklı öncelikleri iyice tartmak gerekir. Ama bazıları engeli aşar. Karşı dur- mak kolay değildir. Korkunç ikiyüzJülük suçlamala- nna açıksınızdır. Şimdi buna karşı konulması daha da zordur. Çünkü teraziye koyduğunuz öncelikler-insan haklan. denıokrarikJesmc. ekonomık büv üme. güven- lik. istikrar- soguk savaş sonrası dünyasında farklı de- ğerlendirilirier. Aciliyet daha azdır. İç polirika sorun- lan daha çok göz önüne alınır." Amerikan geleneğinde her zaman katı ahlaksal tu- tumla,yüksek birikiyüzlülük ve ölçüsüz birbezırgân- lık birlikte yürümektedır. Sosyolog \la\ VVeber'in deyışiyle bu Protestan kapıtalızrnı Amenka'nın 19. yüzyılda Çın'Ie ticaretınde tüccarlara misyonerlerin eşlik etmeşinde açık bir biçimde görülür. Bugün. John Hopkıns Üniversitesı'nden Michael Mandelbaum'a inanmak gerekirse, motor. antıkornünızm değil. ka- pıtalızmın değişken doğasına ımandır. Bundan böy- le müttefikimız olan tiranlarla ilışkılerımizde ızlene- cek yolun ekonomı olmasını, ekonomik \e tıcan iliş- kılerin demokratıkleşmeyle sonuçlanacağını düşü- nüyonız. Clinton hükümetinin Çin'le ya da Kabıla ile ılişki- lennde bu mantık me^ cut. Suharto'yu reform yapma- ya ikna etmeden önce güçlendırılmesı ıstemı de bu mantıktan kaynaklanmaktadır. Mandelbaum'a göre soğuk savaş sonrasının birza- manlar 'müttefik tiranlar ikilemi" dıye adlandınlan durumun yanıtı, petroldür. Tıpkı ondan önceki antı- komünızm gibı bugün demokratikleşme ya da insan haklanna göre önceliğe sahiptır. Petrol ve petrol böl- gelen adına Amerikalılar uzun zamandan bu yana Körfez'dekı monarşilere yönelik eleştirilerden sakın- maktadırlar Baş ağnsı Iran'ın Hazar versıyonu için aynı şeyı Türkıye, Azerbaycan ve Kazakistan için de uygulamaktadır. Buna karşılık Camegıe Banş Fonu Başkanı Jessi- ca Mathews. daha y enı bir perpesktıfle "Amerika'nın soğuk savaştaki yengisi onun hareket özgüriüğüne ye- ni sınııiar dayatmıştır" demektedır. •*l>ş olaylar karşısında çok daha güçsüz durumda- vız. Bu, bir dünya süper gücü olarak sorumluluklan- mıza eklendiğinde hareket özgürlüğümüzün önüne yeni engeller çıkarma riskini getirmektedir. Örneğin Endonezya olayında Birleşik Devletler, Suharto'yu desteklemekten çok. ulusal çıkaıian için çaba göster- mektedir. Cakarta'daki bir çöküşün Japonya, Güney Asya ve Birleşik Devletler'defınansai kargaşayayol aç- ması olasılığı vardır. Sovyetler Birliği ile ideolojik ça- tışma olmasaydı VVashıngton'un otuzyıl boyunca Mo- butu'yu desteklemesi pek mümkün olmazdı" diye ek- lemektedır. Bayan Mathevvs. "Bunainanmakiçinye- teri kadar iyimserim. Genel olarak Birleşik Devlet- ler'in bu tiranlara karşı rutumunun, bundan böyle önceden tahmin edilmesi olasılığı daha az olacaktır. Bu kişilerie ilişkilerde yeni nedenler mevcuttur. Ama bu, soğuk savaş sırasındaki gibi çaresiz olmayacaktır. O dönemde,gercekten, başka seceneğinıiz olmadığıduv- gusu ağır basıyordu." demektedır. Steven Erlanger (The New York Times - Le Courrier)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog