Bugünden 1930'a 5,419,315 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

12MAYIS1998 SALI CUMHURİYET SAYFA HABERLER Erkaya Londra'da • LONDRA (AA) - BM'ye bağlı Uluslararası . Denizcilik Örgütü'nün (IMO) Deniz Güvenliği IComitesi toplantılan başladı. Başbakanlık Başdanışmanı. eski Deniz Kuvvetleri K.omutanı. Büyükelçi emekli Oramıral Güven Erkaya, Türkiye"nin "sahili olan tekülke" sıfatıyla söz sahibi olduğu tstanbul ve Çanakkale Bogazlan konusunda baskı kabul etmeyeceğini bildirdi. Güven Erkaya, Komite'nin üzerine gölge düşüren polıtik ve ekonomik görüşleri bir başkası gündeme getirmedikçe, kendilerinin de getirmeyeceğini belirterek, "Montreux Anlaşmasf nın Türkiye'ye sağladıği haklan da tartıştırmayacağız" dedi. 82kaçak yakalandı • İZMİR (.\A) - izmir'in L'rla ilçesinde, İtalya'ya kaçma hazırlıklan yaptıklan belirlenen 77'si Türk 82 kışı yakalandı. Bu kişilere yardımcı olduklan öne sürülen 2 otobüs şoförü gözaltına alındı, kaçışı organize eden bir kişi aranıyor. 4'ü Bangladeş, l'i Nijerya uyruklu, 77'si de Mardin, Şırnak ve Batman doğumlu olan kaçaklar, sorgulannda, kendilerine yardımcı olacak kişilerle 3 bin-6 bin mark arasında anlaştıklannı belirttiler. Yabancılann sınırdışı edilecekleri, pasaportlan bulunmayan 77 Türk'ün de adliyeye sevk edilecekleri belirtildi. Kararname yalanlaması • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Dışişlen Bakanlığı, bir gazetede yayımlanan "Dışişleri'nde yeni kararname hazırlığı" başlıklı haberi yalanladı. Bakanhk Sözcü ^rdirHfclSıSermet Atacanlı, buyukelçı .( t atamalanylâ ilgili kararname hazırlığına temınuz aymda başlanacagını belirterek "Söz könusu haberde yer alan ve dış görev süresi yaklaştığı için atanma ihtimali bulunan isimlerden hiçbiri için kendilerine bu dönemde dış görev verilmesi yönünde henüz karar alınmamıştır" dedi. Atacanlı. böyle hayali listelerin Türkiye'ye zarar vereceğini ifade etti. Çetinln iddiası • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türk Harb-lş Sendikası Genel Başkanı lzzet Çetin. askeri işyerlerındeki sendıkal örgütlülüğü dağıtmak amacıyla gerçekleştinlen işten atma ve sürgünlerle ilgili olarak Milli Savunma Bakanlığı'nca (MSB) yapılan açıklamanın gerçeği yansıtmadığını belirtti. Çetin. ışten atma ve sûrgünlerin gerekçesinı söz konusu kişilerin sendikal faaliyetlerine bağladı. TBMM Başkanı Çetin, DYP'nin Çiller soruşturmasını geciktirme itirazmı inceliyor 'ÇSfler yargıdan kaçamaz'ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'in mal varlığiy- la ilgili olarak soruşturma açılmasına karar verilmesine karşın, DYP'nin engelleme gı- rişimleri nedeniyle henüz komisyon oluştu- rulamadı. Komisyona üye bildirmeyen DYP'liler. ANAP'ın adaylanna dâ itiraz ederken, TBMM Başkanı Hikmet Çetin. "Arkadaşlar inceliyor, TBMM İçtüzüğü'ne a> kın bir durum varsa. gereği >apıhr" dedi AN'AP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Okuyan, DYP'nin suçluluğun telaşı içinde olduğunu belirterek "'Çiller, YüceDivan'dan kacamaz" dedi. Hükümet ortaklarının önergesi üzerine yaklaşık bir ay önce DYP lideri Çiller hak- kında Meclis soruşturması açılması kararlaş- tınlmasma karşın, DYP'nin bugüne dek üye bildirmemesi ve ANAP'ın aday lanna itiraz- lan. komisyonun çalışmalanna başlamasını engelledi. K.omısyona DYP dışmdaki tüm partıler üye bildirirken, üye bildirmekte ge- ciktikleri belırtilen CHP'nin Grup Başkan- \ekili Oya Arash. "Biz son derece özenli ha- reket ettik. Çiller ile ilgili komisyon için de. Sayuı Başbakan için oluşturulnıası kararlaş- bnlan soruşturma komisyonu için de üyele- rbnizi bildirdik" dedi. Anayasanın 100. maddesi gereğince Mec- lis'tekı partilerin güçleri oranında komisyo- na verecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her partı için ayn ad çekme suretiyle 15 kişilik soruş- turma komisyonu oluşturuluyor. Komisyo- nun raporunu 2 ay içinde Meclis'e sunması gerekiyor. Soruşturmanın bu sürede bitirile- memesi durumunda. komisyona 2 aylık ye- ni \e kesin bir süre \eriliyor. DYP'nin engel- lemesi nedeniyle henüz soruşturma komis- yonu oluşturulamadığından. TBMM tatile girinceye dek komisyonun çalışmalannı so- nuçlandırması olanaklı görünmüyor. DYP'liler TBMM İçtüzüğü'nün 109. maddesıni gerekçe göstererek. ANAP' ın bil- dirdiği adaylara itiraz ettiler. Bu maddede. -CMUK'a göre hâkimlerin davaya bakma- sına vev a karara katılmasına engel oluştura- cak durumlarda bulunan. Meclis soruştur- ma önergesini \eren veya daha önce TBMM'de ya da dışında bu konudaki görü- şünü açıklamış milletvekiUeri.bu komtsyona Kumbul'un usulsüz kredi sorusu ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP Antalya Mıl- letvekili Bekir Kumbul. Emlak Bankası'nm. Antal- ya'da açılması istenen Pal- Mar şirketine ait karides çıft- liğine 1 trilyon 125 milyar usulsüz kredi verdiğine iliş- kin iddialan TBMM gûnde- mine getirdi. Kumbul. Baş- bakan Mesut Yılmaz tarafın- dan cevaplanması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sun- duğu soru önergesinde, Pal- Mar'ın Emlakbank'a 1997 yılında kredi için başvurdu- ğunu. ancak bu başvurusu- nun reddedildiğinı anımsattı. Bu başvurunun Antalya"daki Emlak Bankası şubesi tara- fından reddedilmesinden sonra, ikinci başvurunun ls- tanbul'da yapıldığını ıfade e- den Kumbul. bu ikinci baş- vuruyu kimin yaptığını sor- du. Onergede, "Birçok usul- süz ve geri ödenmeyen kre- diye önayak olan Emlak Bankası yöneticileri hak- kında soruşturma veya da- va açümış mıdır" denildi. ÇİZMEDEN YUKARI MUSA KART seçifcmezkr" deniyor. DYP'liler, bildirilen ANAP adaylanndan bazılarının Çiller ile "mahkemeUV olduğuna dikkat çektiler. DYP'lı TBMM Başkanvekili KamerGenç. *Komisyon üyelerinintarafkz ofanası gereki- yor. TBMM Başkanı ANAFm ada> lannı ge- ri ç«irmeli" dedi. TBMM Başkanı Hikmet Çetin ise itirazlan incelediğini söyledi. Çe- tin. "İçtüzüğe uymayan bir durum varsa, ge- reken yapılır. tçtüzük açık,daha önce fıkirbe- yaneden milletvekili komisyonaseçflemez, di- yor. Arkadaşlar inceliyor. Adaylardan her- hangi biri şu w a bu yönde görüş beyan et- ri>se komisyonda göre\ yapamaz" dedi. ANAP Grup Başkanvekili l'ğur Aksöz, DYP'nin tamamen işi sulandırmak için ko- misyona aday bildirmedıği gibi kendı aday- lanna da itiraz ettiğinı söyle- di. Komisyonun bugüne ka- dar toplanamamasının so- rumluluğunun Meclis Baş- kanlığı'na ait olduğunu sa- \ unan Aksöz. "TBMM Baş- kanlıgı öncetikJe DYP'yi hu- kuka davet ederek aday bil- dirmesini istemelidir. DYP a- da> bildirdikten sonra da iti- razını inceler. DYP ada> bil- dirmediği sürecede itira/ının işleme konması u> gun olmaz. D\'P. dışmdaki tiim partiler aday bildirdiğine göre. TB- MM Başkanlığı komisyonu toptayıp seçimleri gerçekleş- tirmelklir'' dedi. Aksöz, TB- MM Başkanlığı resmi birya- zıyla kendılerinden adayla- nn değiştirilmesi talebinde bulunmadığı sürece kendi kendilerine adaylannı değiş- tirmelerinin de söz konusu olmayacağını söyledi. ANAP Genel Başkan Yar- dımcısı Yaşar Okuyan da DYP'nin Çiller hakkındaki soruşturma komisyonuna a- day bildirmeyerek engelle- me çabasına girmesinin suç- luluğun telaşından kaynak- landığını ileri sürdü. Oku- yan. DYP'nin bu tavnnın ge- nel başkanlan Çiller'in ve- remeyeceği bir hesabı oldu- ğunu da gösterdığinı ifade ederek "Çiller kamuoyunda mahkûm olmuştur. Er veya gec.YüceDi\an'da hesapso- racakbr. Yüce Di\an önünde hesap \ermekten kaçamaya- cakür" dedi. CHP'de muhalefet 6 yenî sol*a karşı Delegelere gönderilen mektupta, partiyi sağa kaydıran yönetime karşı mücadele istendi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP kurultayı öncesinde "parti içi demokrasi ha- reketi" adı altmda yönetime karşı mücadele başlatan muhalif Parti Meclisı (PM) üyeleri. delegelere gönderdikleri mektupta "partiyi sol kimliğinden sovudayan. 'yeni ^ol adı al- tmda sağ çizgryi benimseyen yönetime karşı dayanışma >e birliktelik" çağrısı yaptılar. 8 PM üyesinin mektubunda. "Bu kurultayda CHP'ye gönül veren. üye olan. umudunu sos- yal demokrasinin ülkemizde iktidar olması- na bağlamtş herkeseönemligörevlerdüşmek- tedir" denildi. CHP'nin 23-24 Ma- yıs'ta toplanacak kurulta- yında yönetime karşı liste çıkarmaya hazırlanan PM üyelerinden Ziya Halis. Abdülkadir Ateş, Hasan Fehmi Güncş. Halil Çulha- oğlu. Salman Kaya. Mus- tafa GazalCL Kenan Coşar ve Şahap Ince imzasıyla delegelere gönderilen mektuplarda. "partinin: aynma. dar kadrocu. hi- zipci, ke\fi uygulamaları ve hukuksuzluğu olağan- laşüran bugünkü yöneti- min egemenliği ve yönlen- dirmesinde bir kurultaya gittiği'' savunularak, daya- nışma çağnsında bulunuldu. Mektupta şöy- le denildi: - Bu dayanışma; • Parti içi demokrasiyi tanımayan ve yok eden: • Önseçim ilkesini yok sayarak en demok- ratik temel haklardan olan seçme ve seçilme hakkını engelleyen; • Yetkilikurullan.buanlamdaPM'yiyal- nızca onay makamı konumuna düşüren: • Seçilmiş yönetimleri hilelerle görevden uzaklaştıran. disıplin uygulamalanyla parti- den dışlayan \e koparan. böylelikle kendile- rine bağlı yönerimler oluşturmayı amaçla- \an; • Kurultay sürecinde de aynı yöntemleri. kongre sonuçlannı etkılemek için, siyasi ah- lak kurallannı da çiğneyerek uygulayan; • Örgüt üstünlüğüne ve örgüt emekçile- rine saygı göstermeyen: • Sosyal demokrasınin iemel ilkeleriyle. e\Tensel değerleriyle. özüyle ve nıteliğiyle çelişen bir siyaset anlayışını sürdüren; • CHP'yı devrımci anlayışmdan ve sol Baykalj BcıysaVa şüknınplaketiverdi DOĞANÖNER BOLL -Abant Lzzet Baysal Üniver- sıtesi öğrencisi Kenan Mak'ın öldü- rülmesi olaylyla ılgılı olarak kamu gö- revlilerine uyanlarda bulun CHP Ge- nel Başkanı Deniz Baykal. "Kimseyi himaye etmeyin. kimsenin si/in adını- a hüküm vermesine de göz \umma- yin" dedi. Deniz Baykal, Bolulu hayırsever işadamı İzzet Baysal için Belediye Ni- kah Saionu'ndadüzenlenen şükran gü- nüne katıldı. Bolu milletvekillen A>iıi AkyoL Abbasİnceayaa Mustafa Kars- noğlu. Mustafa Yünlüoğnı, Vali Nusret Miroğlu, Garnizon Komutanı Kıdem- li Albay LsamMungan. Belediye Baş- kanı Necdet Gören ve kalabalık davet- li toplulugunun katıldığı toplantıda. Baykal ve çeşitli kuruluşlar tarafından lzzet Baysal'a şükran plaketleri veril- di. Baysal'ı yakından tanımak, onu an- lamaya çalışmak için Bolu'ya geldiği- ni belirten Baykal, Baysal'ın, alın teri- nin, emeğinin karşılığında elde etriği her şeyi, yaşarken bir \-akfa tahsis eden ender insanlardan biri olduğunu belirt- ti. Baykal, "Onunöyküsü.ömekaiına- bilmesi için okullarda dersolarakoku- tubnakdır" diye konuştu. Baykal, A- bant lzzet Baysal Üniversitesi öğren- cisi Kenan Mak'ın öldürülmesi olayı- na da değınerek bu konuda kamu gö- revlilerine önemli görevlerdüştüğüne ışaret etti. Baykal. şunlan söyledi: "İnanıyoruz ki Türkiye'de deslet. dev- let adına \etki kullananlar. gercekten hukukun önemini benimserler. Hepi- mize büyük görev düşüyor. Özellikle kamu görevölerine büyük sorumhıluk düşüyor." kimliğinden soyutlayarak koparan: • Sosyal demokrasınin olması gereken toplumsaltabanıylabağlannıkopararaksos- y al demokrat kitle ve örgütlere yabancılaştı- ran: • 'Yeni sol" adı altında sağ siyasal bir çiz- giyi ana doğrultu olarak benimseyen: • Birleşmeyi gerçek bir bütünleşmeye bi- linçli olarak dönüştürmeyen. birleşmenin ge- tirdiği coşkuyu. umutlan, güzellıği hoyTatça yok eden, kıran \ e kirleten: • Günübirlik politıkalarla gününü kurtar- maya çalışan. sağ siyasal poli- tikalara özenen; • Ülke sorunlannın değer- lendırmesini veçözümüne iliş- kin sol çözüm seçeneklerini üretme. sunma yeterliliğini ve becerisinı gösteremeyen yöne- timi aşmak için: gerekli ve zorunludur. Mektubun sonunda, "ülke- nin geleceginde sosyal demok- rasinin etkin ve egemen olma- sını isteyen, CHP'nin iktidan- nı düşleyen, özleyen. böyle bir iktidan gerçekleştirmek için şimdiye kadar her türiü özve- ride buluıunuş" olanlara ''par- ti içi demokrasi hareketiyle da- yanışma ve birlikielik" çağnsı yapıldı. JZ YAZII ORHAN BİRGİT Bakalım, Türkiye Büyük Millet Meclı- si bugün toplanabilecek mi? Düşman orduları. Polatlı yakınların- day<en bile çalışmalarını sürdürmüş olar ve Kayseri'ye göç edilmesi önerisi- ni geri çeviren parlamentomuzun. gün- lercten beri çogunluk sağlamakta göster- diğiisteksizlik. böyle bir soruyu bu yazı- nın Dirinci tümcesi yapmamı gerektirdi. Gürdeminde ANASOL-D hükümetinin hazrtayıp sunduğu kimi reform tasarıla- rı bılunuya, ama iktidar gruplannın mil- letvîkilleri rnuhalefet partilerinin obst- rüksıyon amacı ile boş bıraktıklan sıra- lara neredeyse aratmayacak kadar de- var» konusunda ilgisizlikten de öte bir vurdumduymazlık sergiliyorlar. Czellikle Anavatan grubunun sayın üyeeri. peşlenndekı seçmenlerle o ba- kanık senın, öteki benim diye çogunluk sağama olaymı hafife almakta rekor üs- türe rekor kınyor. ANAP Meclis Grup Başkanvekili Uğur Aksöz, geçen hafta- nın/oklama tutanaklannda 40 arkadaş- larnın devamsız olduğunu açık yiirekle söveyerek bugünkü birleşim için Mec- lis laçaklan adına adeta bulunma sözü veryordu. E'rkaç gun önce de birieşimlere gel- rr>e/en AhJAP'lı bakanlarla milletvekille- ri idn ayn ayn uygulanacak önlemlerin lisiîsi, hem onlar için gözdağı olarak hen seçmenleri bu üyelere karşı bir bas- kı çrubu oarak kullanmak amacıyla bir Kendisini Sorgulaması Gereken Kurum... gazetemizin ilk sayfasında yer almıştı. Hemen her parlamentoda devamsızlık tedavisi zor, hatta olanaksız bir hastalık olarak görülür. Ama bu dönemin Mec- lis'i, özellikle bugünkü hükümetın kurul- ma nedenıni de bir türlü kavramak iste- meyen biryapının ürünü olduğunu orta- ya koyuyor. Herkes biliyor ki iktidardaki hükümet bir "azınlık hükümeti"dir. Ve bu hükümetin kuruluşuncja Cumhuriyet Halk Partisi'nin baştan açıkladığı des- tek, sadece güvenoyu ile sınırlı kalma- malı. özellikle yasaların çıkmasında da parlamento baŞkanhğından önemli üç komisyonun başkanlığını elindetutan bir partinin grubuna da iktidar milletvekılle- rininkı gibi sorumluluk düştüğü unutul- mamalıdır. Ama önce hükümette üyesi olan üç partinin milletvekilleri tam kadro birle- şimlerde bulunmak, sonra da Cumhuri- yet Halk Partisi'nden de aynı oranda de- vamlılık ıstemek gerekmektedir. ANAP, DSP ve DTP milletvekillerinin sıralan do- lu olduğu zaman, CHP'liler Fazilet ve Doğru Yol'lu milletvekillerinin uydusu gi- bi görünmenin "Meclis televizyonunu" izleyen seçmenlerinde yarattığı kızgınlı- ğı daha kolay öğreneceklerdir. Parlamentomuzun kendisıni sorgula- ma zamanının geldiğini söylemek için sadece son zamanlarda sergilenen de- vamsızlık olayı ile yetinmek elbette hak- sızlık olacaktır Çıkardığı hükümet üye- lerinden. kendisini yönetmek ve temsil etmek için seçtiği arkadaşlanna kadar birçok kişi için ortaya konulmuş yolsuz- luk suçlamalan karşısında sergilediği se- rinkanlılığın tabandaki tepkisini milletve- killerinin yeterince algılamadığı görülü- yor. Tansu Çiller için açılması kararlaş- tınlmış soruşturma karannı henüz bir ko- misyon aşamasına bile döndürmeyi ba- şaramayanlar, şaibeli olmaktan yüksün- meyenlerin oyunlarına ne zamana kadar sessiz kalacaklardır? Ama öyle anlaşılıyor ki milletvekilleri- mızin büyük bir bolümü, kendi içlerinde- ki bu tür olaylar karşısında bir tür "bağı- şıklık" kazanmıştır. Bu nedenle de olay- ları kanıksayarak izlemektedirler. • • • Kanıksamanın hangi ölçülere vardığı- nın sözde şaka yapılıyormuş gibi sunu- lan bir örneği Gençlik ve Spor Bakanlı- ğı da yapmış, yani hükümet etme so- rumluluğunu yüklenmiş, Bilecik DYP Milletvekili Bahattin Şeker'in adı etra- fında parlamentoda dolaşan söylentiler- le ilgili olarak dünkü gazetelerde yer al- dı. Bahattin Şeker, milletvekili seçılebil- menın olmazsa olmaz koşullanndan bi- risi olarak anayasada yer alan "askerti- ğiniyapmış olmak" hükmünü yerine ge- tirmediği, daha doğrusu askerlik yap- mışçasına belge sunduğu iddiası ile suç- lanmaktadır. Bu iddia, askerlik yapmakla yükümlü kişilerin sorulan iiegörevli Milli Savunma Bakanlığı Asker Alma Dairesi Başkanlı- ğı'nca sonuçlandınlmış. belgeler üzerin- deki itiraz üzerine bakanhğın karannın iptali için Bilecik Mılletvekili'nce Askeri idare Mahkemesi'ne dava açılmıştır. Öte yandan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı da bir üyesinin ana- yasada ve Seçim Kanunu'ndaki zorun- lu hükme karşı milletvekili seçilmesinin belgelerını Yüksek Seçim Kurulu'na göndermiştir. Kurul. ya belgelerin geçersizliğini ka- bul edecek ya da belgeler gerçek ise Şeker'in milletvekilliğinin geçersizliğine karar verecektır. Yani kendısine verilmiş olan "mazjbafa"yı geçersiz sayacaktır. Bu. bugüne kadar haksız bir biçimde parlamento üyeliği yapmak, dahası ay- nı şekilde hükümet üyesı olmak demek- tır. Şımdi bir yandan belgelerle ilgili son sözü söyleyecek. Yüksek Askeri idare Mahkemesi'nin kararı beklenirken öte yandan bu karann Bahattin Şeker aley- hinde olma olasılığının ağır basacağt gö- rüşünü göz önüne alan çevresı, TBMM üyesıne, bir an önce çok kilo almasını, boyu ile kilosu arasında ikincisi lehine fark yaratarak askerden sıynlabileceği- ni anlatıyorlarmış. Bilecik milletvekilinin, parlamento ku- lislerinden gazete sayfalarına taşan bu "şakası bile çirkin" öykülerden rahatsız olmadığı anlaşılıyor. Rahatsızlık duymayan sadece o değil. Doğru Yol grubu da hatta o grubun baş- kanı olan hanım da bu tür söylentiler kar- şısında tavır almayı gereksiz görüyortar. Ama günahını almayalırn. Tansu Çiller, kabinesine üye yaptığı arkadaşına tıpkı eşine ve kendisine yapıldığı biçimde bir "komplo "düzenlendiğini de ileri sürebı- lir. Diyorum ki Bahattin Şeker, Idari Mah- keme karan Yüksek Seçim Kurulu için bir tür anahtar yerine geçeceği için bu karann çıkmasına kadar tıka basa yiyip boyundan on kilo fazla ağırlığa ulaşmak- ta güçlük çekecekse, acaba en kestir- meyoldan sağ elinin dört parmağını sa- tırla keserek çürüğe çıkmanın bir yolu- nu bulamaz mı? Ya da bunca vatan evladı Güneydo- ğu'da şehitlikle gazilik arasındaki o kıl kadar ınce patikada yürürken "vic- dan "ını aldırabileceği bir uzman hekimin dünyanın herhangi bir yerinde bulunup bulunmadığını öğrenemez mi? POLİTİKA GUNLUGU HİKMET ÇETİNKAY4 f Olur Böyle Vak'alar...' Doğan Katırcıoğlu... Obirgazeteci... Telefon ediyor: "Sultanahmet'te bir patlama oldu, haberiniz ol- sun!" istanbul Haber Servısi olay yerine koşuyor... 62 yaşında ama hâlâ genç bir muhabir gibi heye- canlı... "Olur Böyle Vak'alar" üçüncü baskısını yapmış... Katırcıoğlu 'kıtabın öyküsü'nü şoyle anlatıyor: "Herşeyin öyküsü olur da; kitabın olmaz mı?.. Olur. Hem de bal gibi olur... Işte sıze bu kitabın öyküsü... Yıllarönce Babıâli'nin çılekeşlerinden üstat Sela- mi Yurdatap, Doğan Bey oğlum' dedi; 'Gazeteci ki- tapsız olmaz, Yaşadığın olayları bir gün kitap yaza- cakmış gibi değeriendir. En büyük ıbadet, ardında ka- lıcı bir eser bırakmak, gelecek kuşaklara gördüklerı- ni, yaşadıklarını aktarmaktır.' Selami Baba, şımdı rah- metlı, rahman. Fakat o günkü söylediklen hep kula- ğımda. Nur içinde yatsın... Yeni kuşağtn yetmelerinden arkadaş Özkan Altın- taş takıldı bu kez peşıme: 'Doğan Bey sen bir tanh- sin. Gel şu bildiklerini, gördüklerini bıze anlatmaktan vazgeç: kitap yaz1 diye diretti. Adam peşimi bıraka- cağa hıç mı hıç benzemıyor. Nerede, ne zaman kar- şılaşsak otursak; 'kitap' diyorbaşka birşey demıyor. Adam yakamı bırakacaga benzemıyor. CHüm, insana enyakın olan... Doğduğumuzandan itibaren ölümle burun buruna değil miyiz? Ölüm, insana anasından da, babasından da, eşin- den de, çoluğundan çocuğundan da en yakın... Ölüm; Öyle bir sevgıli kı koca tıbbın durduramadığı acılan bir anda dindiren, ışkencelere son veren o ış- te... Meslektaşım Erol Dernek de amansız bir hastalı- ğa yakalanmıştı. Hıç kimsenin derdine derman ola- madığı arkadaşımın ıstırabını ölüm durdurdu. Onun cenazesinden dönüyorduk. Acar meslektaşım, arkadaşım Özkan Altıntaş ya- nımda, yürüyoruz. Bırazdan bızım yokuşu tırmanaca- ğız. Babıâli'ye... 'Doğan Ağabey' dedi: -Daha kitabını yazmamakta dırenecek misin?" • • • Doğan Katırcıoğlu yaşamı, sevgiyi, hüznü yansıtı- yorkitabında... Sevginin kördüğüm oluşunu, insanın kendi iç ev- renindeki fırtınalannı. zamansız kaçışlann ardında ka- lan tutkulannı gözler önüne seriyor... Katırcıoğlu, okuru yakın tarihımizle buluşturuyor, sosyal çalkantılann fotoğraflannı yansıtıyor... Tümü de birer öykü... 18Mayıs1959... Dinleyelim: "Istanbullular, efsane kadın: 'Lüküs Nermin'/e 79 Mayıs 1959 Salı günü tanıştılar. O zamana kadar an- cak, bu Istanbul'un hatta Türkiye'nın en efe kadını- nın dedikodusuyla yetıniherdı. Bu bıleğı bükülmeyen, devlet büyüklerince daima eli öpülen tanınmış randevucu 'Lüküs Nermin'e ya- pılmıştı da ilahlara kurban edilmişti? Gün ışığı ile şehrin sokaklanna dalan gazete satı- cılan Istanbullulan şöyle uyandınyordu: 'Yazıyorrrr... Ünlü randevucu Lüks Nermin'in basıl- dığını yazıyorrrr...' ' "' 'Lüks Nermin'in tevkifini yazıyorrrr...' . 'Lüks Nermin'in evinde Amerikalı Zencilerle yaka- lanan sosyetenin ünlü kadınlarını yazıyorrr...' Yıllardan berı dillere destan dedıkodulann kahra- manı Lüks Nermin ile Istanbullular işte böyle tanıştı. Gazeteler o görünmeyen, ünlü randevucu kadının pozpoz fotoğrafını basmıştı. Sıcak birmayıs günü ol- masına rağmen Lüks Nermin, fotoğraflarda da lüks- tü. Beyaz ıpek giysiler içinde, güneş gözlüğünün pembe camlan ardmdan ızliyordu olup bıtenleri. Beyaz mı beyaz ipek birpardösü giymişti Lüks Ner- min, tüm kadınlann gıpta edıp de giyemediği cins- ten. Pahalı mı pahalı ıpek pardösünün kolları ve ya- kası gri tilkıyle bezenmişti. Pans'te ünlü bir modacının elinden çıktığı herha- lınden bellıydi. Uzun topuklu beyaz iskarpınler de Ital- yan modacılannın esenydi. Lüks Nermin ise Türkıye'nin esenydi. Büyüklerimi- zin eseriydi. Büyüklerimiz onu böylece büyütmüşler başlanna taç etmişlerdi. Gıyımıne, kuşamına son derece dikkat ettıği ve ti- tizgıyindiğiiçin 'Lüks Nermin' adıyla üne kavuşmuş- tu kadın tellalı... Gazeteler kocaman başlık atmışlardı 'Lüks Ner- min' için: 'Lüks Nermin tevkii edildi' 'Milyoner randevucu kadının evindeki dansözler Amerikalılarla yakalandılar.' Evet 19 Mayıs 1959 salı günü sabahı günle birlik- te gazetelenni eline alan Istanbullular ılk önce 'Lüks Nermin'/ okudular" • • • Doğan Katırcıoğlu sevginin, hüznün, aşkın yazarı... Diyor ki: "Hiç çocuklar ağlamasa/ Hiç insanlar aç yatmasal Hiç kimse yumruğunu sıkmasa bırbirine/ Vurmasa insanlar birbirini/ Kırmasalar insan kalbinif Işte böy- le birdünya istıyorum/ Çok mu?/ Yoksa...I Yok mu?.." Eline sağlık Doğan Katırcıoğlu... Olur Böyle Vak'alar, Toplumsal Dönüşüm Yayın- lan. Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 C A Ğ D A S Y A Y I N L A R ÇAĞININ TANIĞI ÜÇ YAUR 2. BASI XQ :oo TL KUBİUY 0UYI VE TARİKAT KAMPURI 4 BASI 5-0 C0O TL SANCILIYILLAR KU$AT1LMI$ SOKAKLAR 4 BASI K C OCC ~ . KUZU POSTUNDA KURT 2 BASI Kooccn ZAMBAK SANA DA BULAJTIKAN 2. BASI KOOCOTL DİN BARONUNUN KAZLARI 2. BASI 6CCCCOTL Â$IK KADINLAR SOKAĞI 2 BASt BOOOOOTL JERİAT PAZARl 600 0COTL SEVDANIN ADRESJ BELLİ DEĞİL 1 000 000 TL Çağ Pazariama A.Ş. Türkocağı Caddesi No:39/41 (34334) Cagaloğlu-lstanbul Tel: (0212) 514 01 96
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog