Bugünden 1930'a 5,499,166 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 6 NİSAN 1998 PAZARTESİ HABERLERIN DEVAMI TURK1YE Istanbul Edirne Kocaeli Çanakkale Izmir Manisa Aydın Denizli A A A A A A A A 18 18 20 18 22 24 25 25 Sinop Samsun _A 22^ Adana A 24 Mersin A 28 A 22 Trabzon A 20 Diyarbakır B 5 Giresun Ankara _A 22 Şanlıurta B 9 B 8 Eskişehir _A 20 Mardin A 22 Siirt B 8 Konya^ A 21 Hakkâri ~B 2 Sıvas A 17 Van Zonguldak A 21 Antalya A 27 Kars B -1 Bütün bölgelerimiz az bulutlu ve açık geçecek. Hava sı- oslo caklığı biraz daha Helsinki PB 1 artacak. Rüzgâr StOckholm PB~3 yurdun batı kesim- L o n d r a Y ~ İ 5 lerinde güneş ve Amsterdam Y~T3 batı.doğukesimle- BTÜRİÜ Y~İ4 DIS MERKEZLER K 2 Berlin Y 15 rinde kuzey ve ba- pa r js " tı yönlerden hafif B o n n olarak esecek. Y 16 Münıh Y 14 Zürih Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Y PB Y Y PB Y PB 14 14 14 26 26 18 19 Y 17 Şam Moskova Aşkabat Akmola Taşkent Bakû Bişkek Tifiis Kahire K Y K PB PB PB PB A 2 20 2 10 12 20 15 27 A 22 Ö£5. Taşkefit Tahran lı bulutlu i Sıslı Bulutlu kÇok bulutlu Yağmurtu Karlı S u l i J » Gok guruttutö 'Kara para aklıyor I Baştarafı 1. Sayfada deklare belgesi ve ihracat belgeleri dışmda herhangi bir efektif götürmediklerini söylediği kaydedilen rapor- da, Mehmet Geseoğlu adlı kişinin de "Faisal Finans Kurumu'na efektif götflr- mediğini. Faisal Finans Ku- rumu'nda fiktif (gerçekte ol- mayan) işlemler yapıldığu bu işlemkr karşılığuıda dö- nemin parasıyla dolar başı- na 20-30 lira komisyon öde- mesiyapddığııu rtirafettiği" ifadesine yer verildi. Yalnız- ca bu beyan ve saptamalann dahi Faisal Finans Kuru- mu'na yönelik suçlamalan doğruladığı kaydedilen ra- porda, ihracatçı firmalar nezdinde yapılan inceleme- lerin sonuçlanna da yer ve- rildi. Raporda, söz konusu şirketlerin gerçekte herhan- gi bir fıili ihracat yapmadık- lan ve döviz getirmedikle- ri, dolayısıyla fiilen döviz alım belgesi dûzenlenmesi ve karşılığında Türk lirala- nnın alınması aşamalannda yer almadıklan saptamala- nna yer verilirken, şöyle de- nildi: "Genelde ihracatçı firmalann kuuanmısolduk- lan döviz kredilerinden açık kalan taahhütlerinin kapa- tılması amacına yönelik ola- rak bu işe girdikİeri; piyasa- da bu şekilde açık hesabı olan firmalann hesaplannı kapatmalanna Erol Kohen, Atıf Bılgin isimli kişilerin aracüık ettiklerl bu şekilde ihracatçılann baska firma- lann ihracatlarının şirketle- ri üzerinden geçmesine izin verdikleri ve kendi adlanna düzenlenen döviz alım bel- gesi ile dö\iz kredi taahhüt- lerini kapattıklan belirlen- di." Raporun sonuç bölümün- de, ifadeler, araştırma ve in- celemeler çerçevesinde Fa- Biz batıka • Baştarafı 1. Sayfada değiliz, malı bilmiyoruz. Gümrüklerce düzenlenen deklare belgelerine istina- den döviz alışını yapmış bu- rası. Deklareninteyidini sor- muş bakanlığa. Burada bü- yük bir haksıztığa uğruyo- ruz. Kavram karmaşası ya- ratılıyor. Daha evvelki dava, firmayla beraber olduğu için yürütülüyor. Aynı kişi- den alınıp aynı kişiye satü- mış. Dövizi veznedar gör- memtş. Veznedann görme- si şart değil büyük meMağ- lan." Güler, Faisal Finans ICurumu'nun devletten teş- vik almadığını, profesyo- neller olarak çeşitli ülkeler- deki yatınmlara ortak ol- muş kişilerin fonunu yönet- tiklerini kaydederek, "Tür- kiye'de topladığunızı bura- da plase ediyoruz. Neden oluyor bUmiyoruz* diye ko- nuştu. isal Finans Kurumu ve şir- ketler hakkında özetle şu iş- lemlerin yapılması önerildi: 9 Faisal Finans Kuru- mu'nun tüzelkişiliği hakkın- da her bir işlem bazında. 1567 sayıh Türk Parası Kıy- metini Konıma Hakkında Kanun'un 3. maddesi uya- nnca yasal takibata geçilme- sinin uygun olacağı görüşü- ne vanldı. # Kurumun yapmış ol- duğu usulsüzlüklerin çıkar sağlama amacıyla bilerek yapıldığı gözönüne alındı- ğında. 32 sayılı karann 21. maddesi çerçevesinde "Fa- isal Finans Kurumu'nun kambiyo işlemkrine aracdık etmeyetkisinin müsteşaruk- ça takdir edikcek geçici bir süre için kaldırümasının ye- rinde olacağı" degerlendiril- di. % Dövizbeyan tutanakla- nnın açık ihracat hesabı olan firmalarapazarlanması işini yapan kişiler tarafından ge- tirilen ve beraberinde bir efektif içermeyen döviz be- yan tutanaklannadayanarak fiilen herhangi bir efektif gi- rişi olmadığı halde, içeriği itibanyla sahte döviz alım ve satım belgeleri düzenle- yen, böylece haksız vergi ia- desi veya diğer te^viklerden yararlanmasına sebebiyet veren Faisal Finans Kurumu yetkilileri hakkında da, TCK'nin "evrakta sahteci- lik" hükümleri uyarınca ta- kibata geçilmesinin yerinde olacağı. ancak bu kişiler hakkında daha önce dava açıldığı için dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesi uygun görüldü. # Faisal Finans Kuru- mu'nun döviz alım belgesi düzenlemesine dayanak gösterilen döviz beyan tuta- naklan ile Türkiye'ye ve ku- ruma herhangi birefekti f ge- tirilmediği, dolayısıyla bu şekildeki hesaplann açık he- sap konumunda olduğu tes- pit edildiğinden açık hesap tutan 50.000 dolann üzenn- de olan O.S.C Sinkiler Hav - lu AŞ. DESMO Deri Sana- yii, Hisar Çelik Döküm. E- sem Elektrik Sayaçlan un- vanlı firmalar hakkında ve her bir ihracat işlemi bazın- da yasal işlem yapılması uy- gun görüldü. 9 Efektif bulunmaksızın Faisal Finans Kurumu'na ib- raz edilen. kurumca da. san- ki döviz beyan tutanaklann- da kayıth olan efektifler; ka- salanna nakit olarak girmiş. gibi gösterilerek döviz alım belgesi düzenlenen işlem- lerde firmalara KDV iadesi mahsup işlemi veya diğer teşvik ödemeleri yapıldığı tespit edildiğinden. bu şekil- deki ödemelerin gecikme faizi ile birlikte tahsilinin te- mini için raporun birer ör- neğinin Maliye Bakanlıgı ve Merkez Bankası'na gönde- rilmesinin uygun olacağı so- nucuna vanldı. Deride yasak delme çabasıIstanbul Haber Servisi - lçişleri Bakanlığfnın yayımladığı genel- geyle, kurban derisi toplama yetki- sinin THK'ye ait olduğunun açık- lanmasına karşın. bazı çevreler giz- lice kurban derisi toplama çahşma- lanna başladı. Bayram öncesi evle- ri dolaşan bazı kişiler kurban derile- rinin kendilerine verilmesi için ön- ceden söz almaya çalışıyor. THK dışında herhangi bir kuruluş veya kişinin kurban derisi toplama- sının genelgeyle yasaklanmasına karşın bazı kuruluş ve kişiler yasağı delmeye çalışıyor. Kurban kesim yerlerinde veya so- kaklarda dolaşarak anonsla deri top- lamayı planlayan irticacı kesim, Kurban Bayramı öncesi harekete geçti. Sanyer'den arayan bir yurttaş şu iddiada bulundu: "Mahmut Ba>- nun Öğrenci Yurdu'ndan geldiğini söyleyen bir genç, kurban kesip kes- meyeceğimizi sordu. Nedenini de, 'Eğer kurban kesecekseniz kurban derisini SanyeT Poligon'daki Mah- mut Bayram Öğrenci Yurdu'na ve- rir misiniz?" diyerekacıkladı. 'Kur- ban derisini oraya götüremeyiz' de- di^mink de' Eğer siz deriyi bize ve- recekseniz, telefonunuzu ve adresi- nizi ahnz. Kurbanı kestikten sonra gelip deriyi ahp götürürüz' dedl'Bir makbuz verecek misiniz?' diye sor- duğumuzda da veremeyeceklerini sövtedi." Daha sonra bir vatandaş gibi tele- fonla görüştüğümüz yurt görevlisi deri topladıklannı kabul ederek, "Adresinizi verin bizgelip alabiliriz1 * dedi. Kurban Bayramrnda Türk Hava Kurumu (THK) dışında, hiçbir der- nek. vakıf ve benzeri kuruluş, ile ki- şiler kurban derisi, bağırsak, fitre ve zekât toplayamayacak. Aksine dav- rananlar hakkında yasal işlem yapı- lacak. lçişleri, Milli Eğitim ve Ada- let bakanlıklannca yayımlanan ge- nelgelerde, 2 Mayıs 1992 tarih ve 21216 sayılı Resmi Gazete'de ya- yımlanan Yardım Toplama Yönet- menliği gereğince kurban derisi ve bağırsağı toplama yetkisinin yalnız- ca THK'de bulunduğu anımsatıldı. lçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu imzasıyla 80 il valiliğine gönderilen genelgede de mevzuata uygun ola- rak kamu kurum ve kuruluşlarının araç. gereç ve personelinden yarar- lanılacağı bildirilerek. yerel yöne- timlerin, kesim yerleri ve soğuk ha- va depolannın kullanılması için ge- reken önlemleri alacağı kaydedildi. Bakan Başesgioğlu. "kurban derile- rinin toplanmasında herhangi bir usulsüzlüğe ve aksakhğa meydan \e- rilmemesini" istedi. Istanbul II Sosyal Hizmetler Mü- dürlüğu de "kurban etierinin" kim- sesiz çocukların kaldığı yuva ve huzurevlerine bagışlanmasmı istedi. 1 8 g e n e l k u r m a y b a ş k a n ı BAB i ç i n A t i n a ' d a b i r a r a y a g e l d i Karadayı'ya büyük korumaANKAR.4/ATİNA (Cumhuriyet) -18 ülke- nin genelkurmay başkanlan. Batı Avrupa Bir- liği'nin (BAB) operasyonel yeteneğinin geliş- tirilmesi amacıyla Atina'da toplandılar. Ge- nelkurmay Başkanı Orgeneral Ismail Hakkı Karadayi da toplantı için Atina'ya gitti. NATÖ ve Avrupa Birliği'nin ayn bir tüzel kişiliği olan BAB, ileride AB'nin savunmabi- leşcnini oluşturmak ve NATO'nun Avrupa ayağını güçlendirmek amacıyla 1992 yıhn- dan itibaren yeniden canlandınlmıstı. Biriik, halen güvenlik organizasyonu olarak gelişimi- ni sürdürüyor. BAB Dönem Başkanhğı altı ayda bir el de- ğiştiriyor ve genelkurmay başkanlan toplan- tısı, dönem başkanı olan ülkede gerçekleştiri- liyor. Bu kapsamda, 1998 yılı ilkbahar toplan- tısı 6-7 Nisan 1997 tarihlerinde 1998'in ilk yansı için dönem başkanı olan Yunanistan'm başkenti Atina'da düzenleniyor. Toplantıda, 18 ülkenin genelkurmay baş- kanlan. BAB'ın operasyonel yeteneğinin ge- liştirilmesine yönelik çalışmalan gözden ge- çirecekler. Bu kapsamda öncelikle BAB'ın as- keri komitesinin oluşturulması, NATO ile iş- birliğinin güçlendirilmesi, bunaltm yönetimi ve tatbikat konulan görüşülecek. Orgeneral Ismail Hakkı Karadayı, toplantı- Orgenenü tsmail Hakkı Karadayı lann tamamlanmasının ardından yann Türki- ye'ye dönecek. BAB toplantısı, AB'nin Kıbns'a tam üye- lik görüşmelerini başlatüğı ve Türiciye-Yuna- nıstan ilişkilennin kısmen gerginleştiği bir dö- neme rastlaması nedeniyle iki üike açısmdan da aynca önem kazandı. Yunan fanatiklerinin, gÖTÛşmeleri baltala- mak için Atina'daki Türk ataşeye bombalı sal- dınlan sonuç vermedi. Yunan basını da, gö- rüşme kapsamında özellikle Karadayrnın ka- tıhmına büyûk önem atfetti. BAB ülkeler dönem başkanı olan Yunanis- tan'm organize ettiği toplantı çerçevesinde dün Atina'ya gelen Genelkurmay Başkanı Ka- radayı ile 18 üye ülkeye mensup katılımcılan 3 bin özel güvenlik polisi koruyor. SAT, SAS ye özel tim polislerinden kurulu güvenlik bi- rimleri, toplantilann yapıldığı Atina yakınla- nndaki Astir Vuliagmeni oteli çevresinde bü- yük güvenlik önlemleri aldı. Havaalanından itibaren büyük güvenlik önlemleri aitında ka- lacağı otele getirilen Karadayı ve Türk heye- ti iki gün süre ile toplantılara katılacak. Kara- dayı'nın, Yunanistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral AtahanasioÇoganis'le de birgörüş- me yapması bekleniyor. Yunan basınında yer alan haberlere göre ikili görüşmelerde bilinen Türk görüşleri Yunanlı komutana iletilecek. Ancak Yunanistan Genelkurmay Başkanı, Sa- vunma Bakanlıgı'ndan aldığı uyan gereği Ka- radayı'ya ikili sorunlann Lahey Uluslararası Adalet Divanı çerçevesinde çözümleneceği konusunda görüşlerini iletecek. Karadayı, 3 yıl sonra Yunanistan'agelen ilk önemli Türk komutanı sıfatını taşıyor. Daha önce 1993 yılında dönemin Genelkurmay Başkanı DoğanGüreş, Selanik'te yapılan NA- TO toplantılanna karılmıştı. Doealgaza ABD çeldncesi • Baştarafı 1. Sayfada lanarak yürürlüğe girdi. Anlaşma- nın içeriği gizli tutulduğu için Res- mi Gazete'de de aynntı verilmedi. Türkiye ve lran arasında REFAH- YOL döneminde imzalanan doğal- gaz anlaşmasının içeriği de gizli tutulmuş ve ABD'nin anlaşma metnini görme istemi geri çevril- mişti. Türkiye'nin lran ile yaptığı doğalgaz anlaşması bazı bağlayıcı hükümler içeriyor. Buna göre Tür- kiye. lran ile yaptığı anlaşmadan vazgeçerse projenin uygulamaya girmesi öngörülen 1999 yılının ba- şından itibaren almayacağı gaza karşılık para ödemek zorunda ka- lacak. ABD. Türkiye'nin doğalgaz gereksinimini lran yerine statüsü tartışmalı Hazar Havzası'nın altın- dan geçecek bir boru hatti ile kar- şılamasını istiyor. ABD, buna kar- şılık da Hazar petrollerinin Ceyhan uzerinden uluslararası piyasalara pazarlanmasına destek veriyor. Bu proje Transkafkasya projesi olarak anılıyor. Transkafkasya projesine önem veren Washington yönetiminin, Rusya ile yapılan doğalgaz anlaş- masının içeriği konusunda bilgi edinmeye çalıştığı belirtiliyor. Üst düzey bir ABD'li diplomat, Türk-Rus doğalgaz anlaşmasının imzalanması öncesinde yaptığı de- ğerlendirmede konuya ilişkin şu görüşleri dile getirmişti: % Rusya'nın, Karadeniz'in al- tından döşenecek boru hattı ile Türkiye'ye doğalgaz taşıma proje- si konusunda Moskova ile rekabet içinde değiliz. Ancak bizim bu ko- nuda endişemiz var. Bu endişe de Türkiye'nin Rusya ile "al ve öde" şeklindeki bu projeden geri done- meyeceği bir anlaşma yapması. Böyle bir anlaşma, Türkiye'nin Türkmen gazı gibi diger alternatif projeler için mali kaynaklannı ku- rutabilir. Nitekim bu konuda Tür- kiye'ye telkinlerimizoldu ve ortak endişeleri paylaştık. % Sonuçta Ankara ve Moskova arasında, örneğin yapılacak bir fî- zibilite çalışması sonunda projenin elverişli olmadığının ortaya çıkma- sı halinde anlaşmanın feshedilebi- leceği bir mutabakat anlaşması ya- pıldı. Böylece Türkiye, Karadeniz boru hattı projesinin fizibilite ça- lışması sonunda elverişli olmadığı ortaya çıktığında projeden vazge- çebilecek. Türkiye ve Rusya ara- sında bağlayıcı nitelikteki bir an- laşma, Ankara'yı Karadeniz pro- jesine bağımlı kılacak ve Transkaf- kasya enerji kaynaklanndan yarar- lanma imkânını sınırlayacak. Çün- kü Türkiye tüm parasını buraya ya- tırmış olacak. Resmi Gazete'de yer alan Rus- ya ile doğalgaz anlaşmasına ilişkin anlaşmanın Türkiye'yi ne ölçüde bu projeye bağımlı kılacağı. anlaş- manın hükümlerinin gizli turulma- sı nedeniyle belirsizliğini koruyor. G U N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada sinde 1964-96 yıllan arasındaki petrol arama çalışma- lan sırasında içme suyu kaynaklarına bastığı petrol atıklı kirti suyla ilgili yeni gelişmeler var. Önce geçmişi ktsaca anımsatalım. Shell, 1995 yılında Güneydoğu'daki 150 petrol ku- yusunu Perenco firmasına devretti. Türkiye hukuku- nun hiçe sayıldığı, sadece iki kurumun kendi arala- nnda pişirdiği devirle birlikte Shell'in bölgede sürdür- düğü çalışmalann bir başka boyutu gündeme geldi: - Kirlilik. 16 Aralık 1995'te bu köşede, Shell'in Diyarbakır yöresinde toprak altına 500 milyon varile yakın pis su bastığı yotunda saptamalar bulunduğunu aktairdık. 1 Ocak 1996'da, Shell'in söz konusu "kiriitiği"', "ki- şiliğe" dönüştürebileceğinı vurguladık. 17 Ocak 1996'da, Shell'in yöneltilen sorulara ver- diği yanıtın doyurucu olmadığına dikkat çektik, "Shell'den ciddiyet, hükümetten hassasıyet beW/yo- ruz" dedik. 29 Mart 1996'daki "Petrot gider kiri kalır" başttklı yazıda da, Shell'in bölgedeki kiıiiliği temizleyecek ya- tırıma yanaşmadığını belgeleriyle aktardık. Şimdi o günden bu yana yaşananlara gelelim. 1996 Temmuzu'nda Beykan petrol üretim sahası- nın Devgeçidi Baraj Gölü ve Midyat akiferinde neden olduğu kiıiiliği ölçmek üzere Çevre Bakanlığı'nın ko- ordinatörlüğünde bir kurul oluşturuldu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ). kurula bilimsel destek sağladı. Çalışma 18 aylık bir süreci içeriyordu. Bu çerçeve- de bölgede proje grubu 6, Shell de 2 gözlem kuyu- su açtı. Iki ayn çalışma yapıldı. Mart ayindaçalışmalartamamlandı. ODTÜ uzman- lan 175 sayfalık bir rapor hazırladı. Raporda Özetle şu noktalann altı çizildi: - Beykan petrol üretim sahasında 13 milyon met- reküp, Kurkan sahasında 34 milyon metreküp, Şaha- ban'da 23 milyon metreküp kirli su toprağa basılmış- tır. - Bölgedeki temiz su kaynaklannı orta-uzun vade- de doğrudan etkileyecek bu atığın temizlenmesi ge- reklidir. Atıklar petrol kaynaklı organik madde içer- mektedir. - Bunun için mühendislik tasarımı şarttır. - Sadece su değil, toprak kirliliği de söz konusu- dur. 18 kilometrekarelik alan kirletilmiş durumdadır. Bu sadece Beykan'dadır ve saptanabilen alandır. Özellikle Kurkan bölgesinde çok daha fazla kirlilik söz konusudur. Bakanlık mı, bataklık mı? Bu rapor 30 Mart Pazartesi günü Çevre Bakanlı- ğı'nda göruşüldü. Shell'in bu toplantıya sunduğu ya-. zılı metin e'limizde. "The Shell Company ofTurkeyü- mited" antetli, Çevre Bakanlıgı Çevre Kirliliğini Önle- me ve Kontrol Genel Müdürlüğü'ne hitaben yazılmış metinden kısa alıntılar yapalım: "Diyarbakır'da Midyat sukalitesi, herdurumda, in- san kullanımı için saptanan sağlık standartlannda olacağı, her iki çalışma tarafından da öngörülmekte- dir. Bu dunımda kaynak israfı yaratacak böyle bir programın uygulama gereği takdir edersiniz ki çok şüphelidir." "...Nispeten yüksek tuz içeren bu su blokunun ko- numunun kesin olarak belirlenip, hedeflenerek aki- ferden çekilip ayıklanması pratik olarak olası değil- dir." Yazının pek çok yerinde, "kaynak israfından" söz ediliyor. Yani, burada temizleme çalışmaları için yapılacak harcama "israf". insaf! Kısaca Shell firması şunu demek istiyor: "Evet bir miktar kirletmış görünüyoruz. Ama, bunu yıllar sonra yüzümüze vurmanın ne âlemi var. Böl- genin temizlenmesi için yapılacak harcamaya yazık." Bir süre ara verdiğimiz konuda gelinen noktanın özeti bu. Sağlıklı bir çevrede yaşama en önemli in- san haklanndan biri. Bakalım Hollanda-lngiliz kuru- luşu Shell bu konuda ne yapacak? Gözümüzün biri orada biri de Çevre Bakanlığı'nda. Bakalım bakanlığın adı neymiş? Çevre Bakanlıgı mı? Çevre Bataklığı mı? İnsan sevgisi ve aydınlığııl Üzülmeyin.. Fransa 9 da biz de varız (!) GAOTEBAYILERIM • Baştarafı 1. Sayfada mının yaklaşık 1 ay sürecek zorlu mücade- lesinde Türkiye yok. En son 1954'te fınal hakkı yakalayıp, tam 44 yıldır elemelerde şu veya bu nedenle figüranhk'tan öteye gi- demeyen millilerimiz, futbolun 'devler' sahnesindeki savaşımında her zamanki gi- bi seyirci olacak. Sporseverlerimiz ise TV'leri başında maçlan seyrermekle yeti- necek. Gecenin bir yansına uzayan karşılaşma- lan izlerken, 2 yıl önceki EURO '96'nm fi- nalleri aklımıza gelecek ve "Aa bizbu Vla- oviç'li, Boksiç'li Hırvatistan'a son dakika- da yenilmiştikT ' diyeceğiz. Ancak tam bu sırada diğer kanaltn tuşu- na bastığımızda tanıdık isimler kulağımı- zı tırmalayacak ve üzüntümüz bir nebze de olsaazalacak. "TopşmıdiFenerbahçeiiUc- he'de; onun pasınıOkocha yakalarken, ara- ya giren Yankov topu Letchkov'a kazandı- nyor. Kostadinov. Bu ismi de tanıyoruz sa- yın seyirciler; Fenerbahçe'den Meksika li- gine gitmişti Şimdi Sofya'da»" Evet, belki 1998 Fransa Dünya Kupası Finalleri'nde yokuz; ancak 'bizd«n'; daha doğrusu bizim ligimizden tam 19 futbolcu bu büyük buluşmada ter dökecek. Belki bazılan ilk turdan sonra valizleri- ni toplayıp evinin yolunu tutacak, belki ba- zılan işi daha da ileri götürüp ilk 16, çey- rek, hatta yan fınal yapacak. Kimbilir geçen olimpiyatın şampiyonu Nijerya, Uche'li, Amokachi'li, Okocha'lı kadrosu ile finali zorlayacak. Romanya, Hagi, Popescu, tlie ile coşacak... Avrupa grubunda harikalar yaratıp 10 maçta 9 galibiyet, 1 de bareberlik alarak Buigaristan: Iordan Letchkov, Zlatko Yankov (BJK), Guintchev (Antalya). Zdravko Zdravkov (ist.Spor). Romanya: Stingaciu (Kocaeli), Gheorghe Hagi. Gheorghe Popescu, Julian Filipescu (G.Saray), Adrian flie (G.Saray- Valencia). Güncy Aİfrika: Pollen Ndlanya (Bursa), Jesiba Moshoeu (F.Bahçe), Helman Mkhalele (Kayseri) Nijerya: Augustine Okocha, Okechukukwu Uche (F.Bahçe), Daniel Amokachi (Beşiktaş), Emanuel Teberen, Patrick Pascal (Altay) Danimarka: Jes Högh (F.Bahçe). Hırvatistan: Mrmiç (BJK) Almanya: Mustafa Doğan (F.Bahçe) Fransa 98 vizesini kapan Romanya'yı Tür- kiye Ligi'ndetop koşturan futbolcularsırt- lıyor. Yıllardır dünya futbolunda edindiği yer- den ödün vermeyen Balkan ülkesinin, ka- lesini kimi zaman eski Samsunsporlu Ste- ela, kimi zaman Kocaelisporlu Stingaciu koruyor. Defansın bel kemiği Galatasarayh Ghe- orghe Popescu, hemen yanında yine bir Galatasarayh Julian Filipescu'ya rastlıyo- ruz. Orta alanda ise tüm dünyanın yakın- dan tanıdığı Karpatlar'm Maradonası Ghe- oghe Hagi var. Galatasaray'ın 33'üne merdiven daya- yan yıldızı son 10 yıldır olduğu gibi, yine Romanya'nın her şeyi. Bu arada Steaua Bükreş'te parlayıp Ga- latasaray'da birtürlü kendisini bulamama- sına karşın Valencia'da tozu dumana katan, llie'lerden 'ağabey' Adrian da Rumenlerin Fransa '98 kozlanndan. Kısaca Romanya, Fransa'da karşımıza, 'yarun Galatasaray' olarak çıkacak desek fazla abartmış olmayız. Romanya gibi 'rahat rahat' Fınal vizesi alıp grup birincisi olarak Fransa '98'in yo- lunu tutan Buigaristan da devler arenasın- da 'Türkiye lıgi destekli' kadrosu ile müca- dele ermeye hazırlanıyor. HristoBonev'in çalıştırdığı 'komşu'muzun Fransa 98'deki kozlan arasında Beşiktaşlı iki futbolcu: Zlatko lankov ve loardan Letchkov var. İlk 11 'de direkt oynayan bu ikiliyi An- talyaspor'un stoperi Guintchev izliyor. ay- nca lstanbulsporkalecisi Zdravkov da Bul- garistan'ın Fransa '98 kadrosunda yer alan bir başka isim. Afrika'da Türk rü/gân Bulga'ristan'm komşu, Romanya'nın da neredeyse bir uçumluk uzaklıkta olduğu- nu göz önünde bulundurursak, Türkiye lig- lerinin. bu ülkelerin milli takımlanna fut- bolcu göndermesini normal karşılayabili- riz. Ancak Afrika kıtası temsilcisi Nijer- ya'nın da kadrosu Türkiye liglerindeki fut- bolcularla 'bezenmiş' durumda. Kara Kı- ta'dan zorlanmadan final vizesi alan 1996 Atlanta Olimpiyat Oyunları Şampiyonu Nijerya'da savunma Fenerbahçe'nin geçil- mez liberosu Alozia Okechukukwu Uc- he 'den soruluyor. Onun yanında ise zaman zaman Altaylı Emanuel Teberen görev yapıyor. Orta alanda ise 'sihirbaz' lakaptı Jay-Jay Augustine Okocha var. Evet. Fenerbahçe- li Okocha Nijerya'nın orta aianını derleyip topluyor. Forvette isebirboğa, kara kıtanın "Bull" takma adı ile tanıdığı Daniel Amo- kachi görev yapıyor. Kısaca Türkiye'nin Nijeryalılan. kendi ülke milli takımlarının göz bebeği. Bu oyuncunun yedeği ise 'be- ğenmediğimiz' Altaylı PascaL Bu Afrika başka Afrika Nijerya gibi Fransa '98'e kara kıtadan ulaşan Güney Afrika"da da Türkiye ligle- rinden isimler var. NelsonMandela'nmül- kesinde Fenerbahçeli John Jesiba Mosho- eu'ya adeta tapıyoriar. Onun milli maçlarda 'lOnumaralı' for- ma ile attığı gollerin posterleri. bir dönem Johannesburg'un sokaklarını bill-boardla- rayansıyıpsüslüyordu. Moshoeu kadarol- masa bile Bur^asrx)rlu Pollen Ndlanya ve Kayserisporlu Helman Mkhalele de Afri- kalılann Fransa '98 kozlanndan. Aynca Beşiktaş kalecisi Marijan Mr- miç, Hırvatistan'ın: Fenerbahçe liberosu Jes Högh de Danimarka'nın en çok güven- digi isimler. Özetlersek bu Dünya Kupa- sı 'nda belki yokuz. ama bizden birileri Fransa'ya gidecek. Kimbilir biz de belki 2002, belki 2006"da yürürüz finallere...
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog