Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

6 NİSAN 1998 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER 'Kan davası barış heyeti' • SİVEREK(AA)- Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde, kan davalannı sona erdirmek amacıyla aşiretler arası iletışimi gerçekleştirmek üzere. 15 kişilik heyet oluşturuldu. Heyette yer alan Bucak Aşireti ileri gelenlerinden Ahmet Ersin Bucak, sosyal banş için öncelikle kan davalı aileler arasında banşı sağlamak gerektiğini söyledı. Ilçenın ilen gelenlen, esnaf ve sanatkârlar ile din adamlanndan oluşan 15 kişilik banş heyeti. kan davalı aileler arasında arabuluculuk yapacak. Uyuşturucu operasyonu • \AN(AA)- Vanll Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık Şubesi ekipleri dün sabah saat 04.00 sıralannda Başkale ilçesi Yolmaçayır Köyü Düztepe mezrasında Nurmemet Güneş'in evine baskın düzenledi. E\de yapılan aramada, 21 kilo saf eroin 80 lıtre asitanhidrit ile eroin yapımında kullanılan çeşitli malzemeler ele geçirildi. Olayla ilgili bir kişi gözaltma alındı. Birdal Almanya'da • BREMEN (Cumhuriyet) - Avrupa lnsan Haklan Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı \ e Türkiye lnsan Haklan Derneği Genel Başkanı Akın Birdal. Bremen'de "lslam, Köktendincilik. Banş. Demokrasi \e lnsan Haklan" konulu toplantıda bir konuşma yaptı. "Gündemimizde 12 Eylül darbecilerinin yargılanarak cezalandınlması var" diyen Birdal, 1997 yılında 366 kişinin gözalrındayken işkence gördüğünü söyledi. ErdinçGönenç topraga verildi • İZMÎR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - Öncekı sabah geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Sanayi ve Ticaret lzmir ll Müdürü Erdinç Gönenç dün Urla'da toprağa verildi. Alsancak Hocazade Camisı'nde düzenlenen törene Gönenç'in yakınlan. çalışma arkadaşlan, aralannda Vali Yardımcısı Ramazan Urgancıoğlu, Anakent Belediye Başkanı Burhan Özfatura. Konak Belediye Başkanı Ahmet Sanşın ve lzmir milleuekillerinin de bulunduğu büyük bir kalabalık katıldı. Gönenç, Tariş Genel Müdürlüğü'nün yanı sıra devletin çeşitli binmlerinde başanlı görevler yapmış bir bürokrattı. Çiller'in malvarlığı • ANK4RA (Cumhuriyet Bürosu) - DYP Genel Başkan Yardımcısı Nahit Menteşe, bayram sonrasmda Meclis'te görüşülecek olan Tansu Çıller'le ılgilı malvarlığı soruşturma önergesine tepki gösterdi. Menteşe, "Bu ANAP'ın Bizans oyunudur. Çiller. Patagonya parlamentosunda aklanmadı, Türk parlamentosunda aklandı" dedi. Açddama • Haber Merkezi - Kültür Bakanlığı. gazetemizin 05.04.1998 tarihli sayısmda yer alan 'Korumacılara kurul kapalı' başlıklı haberle ilgili olarak açıklama yaptı. Açıklamada Doç. Dr. Numan Tuna'nm görevden alınmasmın 'haksız ve keyfi bir uygulama' olmadığı iddia edildi. Açıklamada şöyle denildi: "Tuna'nm görevden alınması, mevzuata aykın olarak karar alması ve koruma kararlannı yine mevzuata aykın olarak basına açıklaması ile ılgilidir. Tuna, tzmir Kordonboyu ile ilgili SİT alanına yönelik alınan kararlarda mevzuata aykın davranmıştır." DÜZELTME- TGC Başkanı Nail Güreli ile söyleşide bir yanlışlık sonucu Ayhan Yetkiner adı geçmiştir. Dognısu şöyle olacaktır: "...gazeteci şair dostumuz Ayhan Hünalp'in bir sözüyle tanımlamak isterim. Ayhan Hiinalp telefon etti ve 'sizi değil Türkiye Gazeteciler Cemiyetini kutluyorum' dedi." Adalet Bakanı, cezaevlerinde 3, 6 ve 9'ar kişilik koğuşlann yapılmasma taraftar olduğunu söyledi Sungurhı: Mafya terörden tehlikeliEVtS GÖKTAŞ ANKARA - Adaiet Bakanı Oltan Sungur- lu, mafya suçlanndan cezaevlerinde yatanla- nn, terör suçlulanndan daha tehlikeli ve so- runlu olduğunu söyledi. Cezaevlerine anke- sörlü telefonlar koymayı düşündüklerini, an- cak tümiinü dinleme olanağına sahip olma- dıklan için bunu yapmadıklannı kaydeden Sungurlu, bomba yapmayı ve tünel kazmayı öğretmeyen her türlü kitabın cezaevlerinde ser- best olduğunu söyledi. Kütahya ve Eskişehir cezaevlerinde geçen günlerde incelemelerde bulunan Sungurlu, Cumhuriyet'in sorulannı yanıtladı. Mafya diye bilinen organize suç faaliyetlerinin ulu- sal ve uluslararası alanda çeşitli suç türlerini kapsadığına dikkat çeken Sungurlu. bunlann belli başlılannın "silah, uyuşturucu,tarihive sanateseri kaçakçıhğL, beyaz kadın tjcareti, ku- mar, tefecilik, kaJpazanhk, çek-senet tahsila- ü, rüşvet ve yasal olmayan iş takibi" olduğu- nu anlattı. Sungurlu, bu tür suçlardan ceza- evlerinde yatanlann içeride cep telefonu ve silah bulundurmaya kadar, her türlü olanağı yasa dışı yollardan elde ettiklerini, bunun da önüne geçilemediğini belirtirken, "Bunlar tam anlamıy la başunızın belası, bunlarda her yol var" diye konuştu. Cezaevlerindeki suçlulan sınıflandıran Sun- gurlu, "cinselveadamöldürme" suçlannı iş- leyenlerinen tehlikeli suçlular olduğunu vur- guladı. Sungurlu. "Adam öldürme veyarala- ma suçlannı işleyenlere şöyle bir bakıldığın- da, bir kısmında gerçek suçlu göriinümü var. Ama bir kısmı çok masum gözüküyor, belli ki Adalet Bakanı Oltan Sungurlu Eskişehir E Tipi CezaevTnde hiicre tipi koğuşlarda incelemelerde bulundu. •ungurlu, cezaevlerindeki mafya tayfasının içeride cep telefonu ve silah bulundurmaya kadar, her türlü olanagı yasadışı yollardan elde ettiklerini, bunun da önüne geçilemediğini belirtirken "Bunlar tam anlamıyla başımızın belası, bunlarda her yol var" dedi. onlar bu suçlan iradelerinin dışında işlemiş- ler" dedi. Gerçek suçlu görünümündekilerin genelde saldırgan ruhlu olduklannı. zaman za- man da kendi vücutlanna kast etmeye çalış- tıklannı söyleyen Sungurlu, bu tür insanlara mahkeme ve cezaevinde çok dikkat edilme- si gerektiğini vurguladı. Bu insanlan toplu- ma kazandırmanın. diğer suçlulardan daha zor olduğuna dikkat çeken Sungurlu. cezaevle- rindeki atölye ve iş yurtlannı bu amaçla yay- gınlaştırmaya çalıştıklannı bildirdi. Sungurlu, hükümlü ve tutuklulann dışan- daki insanlar gibi her türlü haberleşme özgür- lüğüne sahip olduklannı söyledi. Bu amaçla koğuşlara dışandan aranabiien ankesörlü te- lefonlar koymayı düşündüklerini kaydeden Sungurlu. "Ancak bunu yaptığımızda tüm konuşmalan devletin dinlemesi gerekecek ki, bu da imkânsız. O nedenle bu düşüncemizi ha- yata geçiremivoruz. Şu anda cezae\i miidiir- cezaevlerine ankesörlü telefonlar koyacaklannı söyleyen Sungurlu, 'bomba yapmayı ve tünel kazmayı öğretmeyen her kitaba izin verdiklerini' söyledi. lerinin odasından dışanyla telefon görüşme- leri yapıhyor" dedi. İşkence savlan Cezaevlerinde kimseye işkence yapılmadı- ğını ileri süren Sungurlu. şunlan anlattı: "Geçen günlerde Bartın Cezaevi'nde bazı işkence aletJerinin olduğu vetutuklulara işken- ce yapıldığına ilişkin bana bilgiler ulaştı. Ben derhal Bartın Cumhuriyet Başsavcısı'nı ara- yıp cezaevinde arama yapılmasını istedim. Yapılan inceleme ve araştırma sonunda bu iddianın asılsız olduğu ortaya çıktı." Sungurlu, hücre sistemine karşı olduğunu kaydederek, "Ben koğuşlann 3,6 ve 9'ar ki- şilik odalara aynlmasına taraftanm" dedi. Böyle olunca kötü niyetli mahkûmlann iyi ni- yetliler üzerinde baskı kuramayacağını ileri süren Sungurlu. cezaevlerinde tıpkı Eskişe- hir Cezaevi'nde olduğu gibi tek kişilik oda- lann bulunabileceğini, bunun hücre anlamı- na gelmeyeceğini belirtti. Sungurlu. şunlan söyledi: "Bu odalar can güvenliği olmayan mahkûmlarla disiplin suçu işleyenler için ya- pılıyor. İçeridecan güvenlîğj olmadığı için yal- nız kalmayı isteyen bir mahkûmu ne y apacak- sınız? Tabi ki bu insanı tek kişilik odada muhafazaedeceksiniz. Ben Eskişehir Cezaevi'ni geancetek kişilik oda sayısııun fazla olduğunu gördüm. SO'ye yakın tek kişilik oda sayısının en fazla lS'e indirümesini istedim." Sungurlu, yeni yapılmakta olan bölge cezaevleri için, şimdilik belli birmodelı baz almadıklannı, bu konuda en çağdaş modeli bulabilmek için sürekli arayış içinde olduk- lannı anlatırken. "Şu anda inşaatı tamam- lanmış olan Diyarbakır ve Denizli cezaevleri de son model değil. Bundan sonra yapılacak- lar için değişik projeler düşünüyoruz. Bunun için Amerika ve Avrupa cezaevlerini in- celiyoruz" diye konuştu. Sungurlu, Eskişehir Özel Tip Cezaevi'nin, çok fazla kent içinde kaldığını söyleyerek. alıcı bulunması halinde bu cezaevinı satıp. kent dışında yeni bir cezaevı yapmayı düşündük- lerini bildirdi. Genel merkez rövanşı aldı îstanburun aksine, CHP Ankara ll Başkanlığı, genel merkezci Haydar Yılmaz'ın CHP ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP Ankara il örgütünün 3. olağan kong- resinde genel merkez tara- fından desteklenen Haydar Yılmaz başkanlığı kazandı. tstanbul mil- letvekili MehmetMoğultay'ın öncülük et- tiği parti içi muhalefete karşı Istanbul'da kaybeden genel merkez yönetimi. Anka- ra'da 285 oy destekli lısteyle rövanşı alır- ken. diğer adaylardan Mustafa Pınar 224, Ahmet Dinç 33 oy aldı. Genel merkezin yönetim listesini. il meclisinde 3, disiplin kurulunda 2. kurultay delegelerinde de 7 isim deldi. Selim Sırn Tarcan Spor Salonu'nda ön- ceki gün sabah başlayan il kongresi, sa- yımla birlikte dün sabaha kadar sürdü. Di- van başkanlığını Adnan Keskin'in yaptı- ğı kongrede. oylama 2.5 saat gecikmeli baş- ladı. Oy pusulalannın ve adaylann dağı- lımını gösteren anahtar listelerin zama- nmda yetıştirilememesi nedeniyle 00.45 "te başlayan oy verme işlemini Keskin. mu- halefetin adaylanndan Ahmet Dinç"in lis- tesinin salona gelmesini bekletmeden baş- lattı. 22 sandıkta, 639 kayıtlı delegeden 620'si- nin oy kullandıği ve sabaha karşı 05.00'te sona eren kongre, gece yansı kulisleriyle kurultay havasında, oldukça çekişmeli geçti. Delegeler, Ankara ll Meclisi ve fl Disiplin Kurulu üyeleri ile büyük kurul- ,W.,c Jlld Erez: Parti kurmayı düşünmedim ANKARA (UBA) - Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalun Erez. liderlere yönelik sert eleştirilerinin ardından, "Parti kurmaya hazuianıyor" yorumlannı reddederek, "Hayır, kesinlikle parti kurma düşüncem yok" dedi. Erez, "Ben partiiçi demokrasinin işlemesini istedim. Türkiye'nin sorunu neyse ben onu söylüyorum" diye konuştu. Hükümet ortaklannm 1999 Sonbahan'nda seçim karannı, "Doğru olan budur. Hükümet'in gündeminde 1998'de seçim yok" diye değerlendiren Sanayi ve Ticaret bakanı Yalım Erez, "Milletvekili seçimterini 4 yıla indirirseniz, normal seçim tarihi de 1999 Aralıkolur" dedi. Erken seçim isteyen siyasi parti genel başkanlanna. "Halka sorun. sokağa çıkın. Halkın gündeminde seçim olmadığını göreceksiniz" çağnsı yaptı. Erez, "Seçim lafl nereden çıkıyor" sorusunu ortaya attıktan sonra da. "Seçim, bazı siyasi parti liderfcrinin, partiiçi hâkimiyetlerinin zayıflamasından kay naklanıvor. Bunlar seçimi miUeftekillerine karşı, 'Bakm bize karşı çıkarsanız seçim yapanz. siz de seçilemezsiniz' diyetehdit unsuru olarak kullamyorlar" görüşünü savundu. 1999 Sonbahan'nm seçimler için normal bir tarih olduğunu vurgulayan Bakan Erez, "Ancak, ekonomi 1998'de seçimi kaldıramaz" diye konuştu. I..IVJÎ. Amkadaryasalaruubekliyor tay delegeleri için oy kullandılar. Dün sabah saat O5.15'ten itibaren san- dıklar açılarak. oylann tasnifıne geçildi. 2 saatlik çalışmanın ardından Yüksek Se- çim Kurulu yetkililerince, saat 07.00 sı- ralannda il başkan adaylannın aldıkian oylaraçıklandı. Genel merkez tarafından desteklenen Haydar Yılmaz 285 oyla An- kara ll Başkanlığf na seçilirken. Çankaya Belediye Başkanı Doğan Taşdelen ve Ma- mak Belediye Başkanı Ismail Değerti ta- rafından desteklenen par- tiiçi muhalefetin adayı Mus- tafa Pınar 224 oy aldı. Üçüncü aday Ahmet Dinç ise 33 oyda kaldı. Haber Merkezi-Türkiye Barolar Bırliği Baş- kanı Eralp Ozgen, bugünkü iktidann. 8 yıllık kesintisiz eğitim yasasını çıkarma dışında, laik cumhuriyete ve hukuk devleti ilkesine yönelik tehlikelere karşı 9 aydır etkili bir mücadele yü- rütemediğını söyledi. Hatay Barosu Başkanı Na- bi tnal, devletin tüm kurum ve kuruluşlannın gözden geçirilmesi ve bu kadrolarda laik, demok- ratik cumhuriyete karşı eylem ve davranış için- de olanlann temizlenmesi gerektiğini kaydetti. *5Nisan AvukaUarGünü'* nedeniyle bir açık- lama yapan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Eralp özgen, iktidann 8 yıllık kesintisiz eğitim yasası dışında irticaya karşı 9 aydır etkili bir mü- cadele sürdüremediğini savundu. Bunun kamu- oyunun ümitlerini kırdığını ve siyasal ikridara du- yiılan güvenin önemli ölçüde azalmasına neden olduğunu vurgulayan Özgen. "677sayıb Devrim Yasası ile tarikatlar yasaklannuşken, koalisyon ortağı bir siyasi Hderin. bir tarikat liderini koru- yucu söz ve davTanışlan. siyasi iktidann irtka ile mücadele niyetini göstermektedir" 1 diye konuş- tu. Temel ilke savTinma hakkı Cumhurbaşkanı Siileyman Demirel. temel in- san haklanndan bin olan savunma hakkının, ada- letin kurulmasında hukuk sisteminin vazgeçil- mez bir unsuru olduğunu belirterek. "Savunma görevini üstlenen avukattar bir taraftan hukuk sisteminin işlemesini sağlarken, diğer taraftan insan onunınu korumaktadınar" dedi. Çağdaş Türk devletinin kurulması ve evren- sel değerleri benimsemesinin cumhuriyet devri- mi ile mümkün olduğunu vurgulayan Demirel, "Cumhuriyet ve onun gerçekleştirdiği hukuk devrimi ile çağdaş hukuk kurallan ve bütün va- tandaşlar için hukukun tekliği kabul edihniş. Türkiye laik bir hukukdevleti olarakçağdaşm&- letler arasındaki yerini almıştır" dedi. Bugün irtica konusunun ülkenin birincil so- runu olduğu gerçeğinin göz ardı edilemeyece- ğini söyleyen Hatay Barosu Başkanı Inal da şun- lan kaydetti: "Geçenyıl doruk noktasına çıkan irticai hare- ketlere bilinen gelişmeler sonunda dur denilme- si için olumiu bir ortam yaratılmışü. Ancak bu konuda başan eide edebilmek için uygulamaya çok önem vermek gerekir. Başta Milli Eğitim ve yargı olmak üzere de\ letin tüm kurum ve kuru- luşlannın gözden geçirilmesi, çağdaşhktan uzak, irticai faaliyettere açık. laik demokratik cumhu- riyete karşı eylem ve davranış içinde olanlar dev- let kadrolanndan tezelden ayıklanmalıdır." Başbakan Mesut Yılmaz, İaik, demokratik bir hukuk devleti olan Türkiye'de avukatlığın stan- dardının yükseîtilmesi. çağdaş çalışma şartlan- na kavuşturulması ve sorunlannın çözümlenme- sinin bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Trabzon Barosu Başkanı Coşkun Güner, açık- lamasmda, yargının bağımsızlığı önündeki en önemli engellerden birisinin, Anayasa'nın Hâ- kimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun kuruluş, görev ve yetkilerini düzenleyen 159. maddesi olduğunu ileri sürerek bu kurulun başkanlığmı Adalet Bakanı veya bakanhk müşteşannın yap- masına son verilmesinı istedi. Günün ihtiyaçlanna karşılık verecek Avukat- lık Yasası'nm çıkanlması gerektiğini kaydeden Gazıantep Barosu Başkanı Bahaettin Bozgeyik, "Avukatbruı yetkilcriarttırdmah. Deh'I toplama, tanıkdinleme,vekâlettamimi.noterlerin baa onay yetkilerinin de>ıi taraflann anlaşması gibi ko- nularda yetki vcrilnıeli. Cumhuriyet Başsavcıb- ğı \c mahkemelere sunulan dilekçelere hiç oi- mazsa avukatonayızorunluluğu getirilmeli" de- di. Eskişehir Barosu Başkanı AvukatAydınGfin- gör de, avukathk yasasının, halen yasalaşma- masınm hukukdevletinin ayıbı olduğunu söyiedi. Sonuçlar açıklandıktan sonra kürsüye gelerek bir konuşma yapan Haydar Yıl- maz, kongrenin bir şölen havasında geçtiğini ve her yanşta olduğu gibi bir ka- zananın olduğunu söyledi. Kongre sonunda asıl kaza- nanın CHP olduğunu be- lirten Yılmaz, kendisinin bütün partilileri kucakladı- ğını söyledi. Göreve başla- dığı andan itibaren önce- likli görevinin, başta An- kara olmak üzere 1994 ye- rel seçimlerinde eski RP'li- lere kaptırdıklan belediye- leri geri almak olduğunu vurgulayan Yılmaz, bu amaç doğrultusunda önü- müzdeki günlerde hızla ça- lışmalara başlanacağını kaydetti. Ankara 11 Meclisi ve tl Disiplin Kurulu üyeleri ile 56 kişilik büyük kurultay delege listesinde genel mer- kez adaylan çoğunluğu oluşturdu. ll meclisi üyeli- ğine Mustafa Pınar'ın lıs- tesinden Mustafa Seünan- pakoğlu, Zeki Avşar,Gülfi- dan Gültekin seçilebildi. Muhalefetin listesinden il disiplin kuruluna Durmuş Kıhç ve Süheyia Kozalı gır- di. Kurultay delege listesi- ni ise Doğan Taşdelen, Mehmet Yula, Jsmail De- ğerli, Ahmet Dinç. Hüse- yin Kay a, BinaJi Keleş, Ce- lalettinKoç deldi. IRMIKI AYDIN ENGİN Biliyorum, biliyorum, savaş pat- lar, bahar gelir. Ama yüzde 99'u Müslüman olan halkımız, mübarek Kurban Bayramı'nda dini vecibelerini ifa etmek üzere, şortlannı, mayola- nnı kapıp güney kıyılanmıza hü- cum etmişken; kcxa istanbul bo- şalmış; kentin korulannda ba- demlere, kirazlara, eriklere su yü- rümüş; erguvanlar boğaz kıyıla- nnı büyülü renklere boyamaya hazırtanırken; Beylerbeyi koru- sunun kulağı kesik kedileri, gü- neşe kannlannı verip, artüstü (val- lahi sırtüstü) uzanmç tembel tem- bel yalanırken, yüzünüzü kavur- madan öpen güneş, olanca baş- tan çıkarıcılığı ile sizı kırlara çağı- nrken yazı yazmak zorundaysa- nız, baharelbette gelmez,patlar! OrhanVeli'yi "mahveden"üe böyle imansızca patlamış bahar değil miy'di? Böyle havalarda unutmadı mı, "eve ekmek, tuz götürmeyi 1 "?.. Fark ettiğiniz üzere, bu haylaz Eyvah, Bahar Patladı! gazeteci tüymek için bahane an- yor. Nereye? Hiç önemli değil. Iznik Gölü, MarmaraAdası, Ed- remit Körfezı, Bolu Dağı'ndakı el değmedik biryayla, Küçük Men- deres'in ıssız büklümlerinden bi- rinde, bir köyün eğri büğrü sokak- lan, zeytin ağacının gölgesi... Hiç önemli değil. Nasıl olsa bir yerlerde bir şişe kırmızı şarap, yüz gram keçi peyniri, iki dilim ekmek bulunur. Bir iki şiir kitabı- nı da nasıl olsa çantanın bir yer- lerine tıkıştırmayı akıl ederim. Daha ne istenir ki ?.. • • • Biliyorum, bütün bu "zarariı" duşünceler, kent boşaldığından ortalığa saçıldılar. Sabahlan bir buçuk saatımi gasp eden İstan- bul trafıği, bugün beni 17 daki- kada evden gazeteye uçuruver- di. Kırmızı ışıklar bile tatile gitmiş gibi. Şımdi, "zarariı" düşüncele- re daha da "muzırian" eklemle- nıyor. Yüzde 99'u Müslüman olan halkımız, arabalanna atlayıp ken- ti niye boşalttı acep? Bayram na- mazını, gittikleri tatil beldelerinde mi kılacaklar, yoksa bayram tö- relerini ıskaladıklan gibi, onu da "kaza"ya mı bırakacaklar? Yoksa bu yüzde 99 hesabında mı bir yanlışlık var? Örneğin İstanbul'da Beykoz, Paşabahçe tepelerini kaplamış "boğaz manzaralı varoşlar'üan ki- yıya inenler, dün Çubuklu-Paşa- bahçe arasında kurulmuş dev bir hayvan pazannda kurbanlık ko- yun, koç, dana seçiyorfardı. Ama aynı saatlerde Beykoz - Paşabahçe sırtlarında yaşayan- lar da dahil, Istanbul'da arabası- nın bumunu TEM gişelerine doğ- rultan milyonlardadokuzgünlük "uzun tatil" için bir yerlere tüyü- yorlardı. Boşverin şimdi, 9. senfonı din- leyerek "laiklik"; cuma namazı çı- kışında cami önlerinde toplanıp, "Imam hatipler kapatılamaz" di- ye bağırarak "Müslümanlık" gös- terisi yapanlan. Bir ayraç, bir ölçüt gerekse şu "Kurban Bayramı tatilinde, kim, nerede ne yaptı" sorusununya- nıtı, çok daha anlamlı bir göster- ge galıba? Tatil için yollara düşenler, hal- kımızın yüzde 99'undan arta ka- lan yüzde 1 'ı değildi. Aksi takdir- de "Yüzde 1, yüzde 99'ayakın bir orandır" gibisinden, mükemmel bir matematik önerme saçmalı- ğı çıkardı. Bir örnek: (Yakın çevreye bakıp, aldatıcı genellemeleryapmanın sakınca- larını bilirim. Benimki bir örnek- ten yola çıkıp akıl yürütme). Geçen yıl hacdan dönen kom- şum, kendi gibi hacı kansını da alıp arabasına çantalan yükledi. Keyıfle gülüp "Neogazeteci, sen şehirde kazıkkakıyorsungalıba? Sizin meslek de pek berbat be" diye sakalaştı. "Cumayı, arifeye, bayram sonunu, hafta sonuna ekleyip bir iyi dinlenelim dedik" diyerek bir kıyı kasabasına doğ- ru gazladı. Besbelli ki benim "hacı" kom- şum, "Ben2000yılına2kala, tek Tannlı dinlerden de önce, ilkel topluluktardan kalma birdinselri- tüeli, şu hayvan kanı akıtmayı, yanlış buluyorum" gibi yalın fel- sefi vargılarlaoyalanmadı. Sorgu- suz sorusuz gazladı, mübarek bayram günlerinde tatile gitti? Siz tatilinize bakın. Ben şu yüz- de 99 hesabıyla oyalanacağım. Bakarsınız gazete yönetimi, saç- maladığımı görüp, insafa gelir de benı bir yerlere yollar... Umut işte... 1 6 M a r t d a v a s ı Avukatlardan 'e destek KEREM ILGAZ Milli lstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) belgelerini yasadışı yollardan mahkemeye \erdigi iddiasıyla hakkında suç duyurusunda bulunulan 16 Mart davası a\ukatlarından Cem Alpteldn"e istanbul Barosu avukatlan destek verdi. Avukatlar. açılacak davaya sanık sıfatıyla katılmak istediklerini belirterek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığf na baş\urdular. 16 Mart 1978'de İstanbul Oniversitesi önünde 7 kişinin katledilmesiyle ilgili davada, mahkemenin belge istemine, MlT'in "elimizde belge yok" diye bir yazı göndermesi üzerine davanın müdahıl avukatlan. dönemin Içişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş ile A\ rupa Ülkü Türk Dernekleri Federasyonu Başkanı Lokman Kondakçı'nın arasında geçen görüşmeleri mahkemeye sunmuştu. Bu olay üzerine MİT, davanın müdahil avukatlan hakkında "MİT'in belgesini istihsal edip mahkemeye sunduklan gerekçesiyle" kamu davası açılmasını istemiş ve avukatlardan sadece Cem Alptekin için suç duyurusunda bulunmuştu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise Alptekin hakkında dava açabilmek için Adalet Bakanlığf ndan ızin istedi. Bu gelişmelerden sonra İstanbul Barosu'na bağlı bazı avukatlar 'savunma suçu" yaratılmak istendiğıni belirterek savcılığa bir dilekçe \erdiler. Cem Alptekin hakkında açılacak olan davaya sanık sıfatıyla katılmak istediklerini ifade eden avukatlar. böyle bir soruşturma açılmış olmasını savunma ve hak - arama özgürlüğünü kısıtlayıcı ve ceza yargılamasının amacına ulaşmasını engelleyici sonuçlar doğurabileceğini vurguladılar. Kondakçı ve Güneş arasındaki görüşmenin bant çözümü olduğunu belinen a\ ukatlar "Öncelikle belirtmek gerekir ki bu göriişme bir basın organı aracıhğıyla yapılmış. daha sonraki tarihlerde de aynnOlar yine basında yer almıştır" diyerek görüşlerini ifade ettiler. Bu belgenın Türkiye"de 12 Eylül öncesi. '16 Mart katliamı' dahıl olmak üzere mevdana gelen faılı meçhul cinayetler ve katliamlarla ilgili ciddi bilgiler içerdiğıne de değinen avukatlar başlatılan soruşturma ve suç duyurusunun anayasa ile güvence altma alınan savunma hakkına bir saldın olduğu görüşünü kaydettiler. C A G D A S Y A Y I N L A R I ÇAĞININ TANIĞI ÜÇ YAZAR 2. BASI 300 000 Tl KUBİLAY OLAYI VE TARİKAT KAMPUM 4. BASI 550 000 Tl SANCUİ riUAR SOKAKLAR 4. BASI 350000U KUZU POSTUNDA KURT 2 BASI »: co: -. ZAMBAK SANA DA BULAJTI KAN 2. BASI 600 000 Tl DİN BARONUNUN KAZ1ARI 2 BASI 6O0O00U Â$IK KADINLAR SOKAĞI 2. BASI 8O0 00OU ?ERİAT PAIARI 600 000U SEYDININ ADRESİ BELLİ DEĞİL 1 000.000 TL Çağ Pazariama A.Ş. Türkocağı Caddesı No:3»41 (34334) Cağaloğlu-lslanbul Tef: (0212) 514 0196
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog