Bugünden 1930'a 5,498,322 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyetîmtiyaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yayın Yönetmenı: Orhan Erinç • Genel Yayuı (Coordınatörü. HikmetÇe- tinkaya • Yazıışlen Müdürü Ibrahim Yıldız 0 Sonımlu Müdür: Fikret llkiz • Haber Merkczı Müdürü. Hakan Kara 0 Görsel Yönetmen: Fikret Eser Dış Haberler Şinasi Damşoğlu • lstıhbarat: Cengiz Yıİdınm # Ekonomı Mehmet Saraç 0 Kıiltur Haodan Şenköken 0 Spor Abdülkadir Yücdman 0 Makaleler Sami Karaören 0 Düzeltme: AbduBah YazKi0Fotogra£ ErdoğanKÖKoghı 0Bügı-Belge: Edibe Buğra 0 Yurt Haberleri: Mehmet Faraç Yaym Kunılu: llhan Selçuk (Başkan), Orhan Erinç, Oktay Kurtböke, Hikmet Çetinkaya. Şükran Soner, Ergun Balcı, Ibrahim Yıldız, Orhan Bursall, Mustafa Balbay, Hakan Kara. Ankara Temsılcısı: Mustafa Balbay Atatürk Bulvan No: 125,Kat:4,Bakanlıklar-AnkaraTel:4195020(7hat), Faks: 4195027 0 Izmır Temsilcısı: Serdar Kızık, H. Ziya Blv. 1352 S.23Tel:4411220, Faks 44191170Adana TemsilcisrÇetinYiğeuoğlu, inonüCd 119 S No:l Katl, Tel. 363 12 11, Faks: 363 12 15 Müessese Müdûrii Cstûn Akmen 9 Koordınatör Ahmet Korolsan O Muhasebe Bülent Yener^ldare HÜKyin Gürer • lşletme Öoder Çelik • Bılgs- lşlem Nail İnaJ 0 Bılgısavar Sıstetn Mfirfivtt ÇDerttSalış FazüetKaza MEDYA C: • Yönetim Kunılu Başkanı - Genel Müdür Gülbin Erduran # Koordınatör RcJıa Işıtman • Genel Müdür Yardımcısı. Se%daÇabsn Tel 514 07 53 - 51395 80-51384 60-61,Faks. 5138463 Yayımlayan ve Baıaa: Ycnı Gûn Haber Ajansı. Basın ve Yaymcılık A Ş. Tflrkocağı Cad 39'41 Cagaloğlu 34334 lst. PK.246 tstanbul Tel- (0712) 512 05 05 (20 hat) Faks-(0/212) 513 85 95 4NİSAN1998 tmsak: 5.07 Güneş: 6.37 Öğle: 13.14 tkindi: 16.48 Akşam: 19.38 Yatsı: 21.02 Koç Vakfından kansep merkezf • Haber Merkezi - Vehbi KoçVakfi, 1990'h yıllardan beri arahklı olarak destek verdiği ltalyan Hastanesi'nin işletmesini, ltalyan hükümeti adına ltalyan Konsolosluğu ile yaptığı bir anlaşmayla devraldı. Hastane bundan böyle faaliyetlerini Vehbi Koç Amerikan Hastanesi'nin bir bölûmü olarak sürdûrecek. Vakıf, bir yıl içinde hastanede, Türkiye'nin en modern kanser tedavi ve teşhis merkezini hizmete sokacak. Çocuklar kopuma istiyor • OSNABRUCK (ANKA) - Yaşarru savaşın içinden gelen 400 çocuk bir araya gelerek "şiddet ve savaşlara karşı daha çok koruma" çağnsında bulundu. Osnabruck kentinde düzenlenen "Banş lçin Çocuklar" konulu 2 günlük kongrede bir araya gelen 400 çocuk, her ülkede çocuk haklanndan sonımlu bir yetkilinin atanmasını istedi. Kongreye; Almanya, Kolombiya, Kamboçya, Ruanda, Güney Amerika ve eski Yugoslavya'dan gençler katıldı. tki gün süren kongrenin karar tasansında, 18 yaşm altındaki çocuklann askere ve milis gûçlere katılımına engel olunması istendi. Aynca, savaş suçlulannın yargılanıp cezalandınlmalan koşulunun da altı çizildi. Evrenin dev yıldra belirlendi • NEWYORK(UBA)- Amerikan Uzay ve Havacıhk Dairesi (NASA) Evren'in dev yıldızmı belirledi. "Pistol" (tabanca) adı verilen, Samanyolu'nun merkezinde, kûtlesi güneşin lOOkatı ve güneşten 10 milyon kat parlak olan yıldız, S milyar yaşındaki güneş sistemine göre çok çok genç. Gökbilimciler, yenî yıldızın en fazla 1 milyon yaşında olduğunu ve yıldızın dûnyaya 25 bin ışık yılı mesafede olduğunu açıkladılar. Çarpık kenfleşme • TEKİRDAĞ (Cumhuriyet) - Genç Yönerici ve tşadamlan Tekirdağ Derneği'nin (GYtAD) yemekli toplantısında "Tekirdağ ve Kentleşme" konuşuldu. Toplantıda konuşan GYİAD Tekirdağ Derneği Başkanı Orhan Çebi, idarenin hatalan, halkın duyarsızlığı ve haksız istekleri nedeniyle şehirde çarpık kentleşmenin meydana geldiğini söyledi. Kentleşmenin en önemli sorununun ûretim olduğunu vurgulayan Tekirdağ Valisi Zeki Şanal da "Tekirdağ'ın en önemli eksikliklerinden biri olan Trakya Planlaması da gerçekleştirilmelidir. Trakya'nın geleceğinin sigortası bu planlamadır" diye konuştu. 28 Afrika ülkesinde 130 milyon sünnetli kadın olduğu sanılıyor Kız çocıığa sünnet vahşeti • Afrikalılar sünnete gerekçe olarak 'kesilmemiş' kadının çok şiddetli cinsel arzulan olacağını, bekâretini koruyamayacağını, kısır olacağını ve çevreye kötü bir koku yayacağmı ileri sûrüyorlar. ! 1 90KTO8O iftEB» Kadınlann sünnet edildiği ülkeler Afrika'nın 28 ülkesinde yaktaşık 130 milyon kadın sünnetli. Ancak Srea/ya, Hindistan, Pakistan ve Malezya 'da da kadınlann sünnet edildiği görünüyor. tBUTHO Çeviri Servisi -Bir Afrika geleneği olan ve lslam dinine mal edilen kadın sünneti, Afrika'nın 28 ülkesinde tüm kadınlara uygulanıyor. Aralannda Somali, Etiyopya, Mısır ve Sudan'm bulunduğu bu Afrika ülkelerinde günde 6 bin kadar kız çocuğu sünnet ediliyor ve toplam sünnetli kadın sayısı 130 milyon olarak tahmin ediliyor. 5 yaşındayken anavatanı Somali 'de sünnet edilen Paris, Londra ve Milano podyumlannın gözde top modellerinden Waris Dirl bu vahşi uygulamaya karşı Birleşmiş Milletler bünyesinde elçilik görevi üstlendi.Kadına sünnet uygulaması son derece acı veren bir işlem. Kız çocuklannın yüzde 5-6'sı bu uygulama sırasında ya da sonrasında ölüyor. Waris Diri'nin kendisiyle aynı gün sünnet olan kızkardeşi sünnete dayanamayarak aynı gece yaşama veda etmiş. Birçok kız çocuğu da sünnetten sonra kanamalar nedeniyle ya da mikrop kaparak ölüyor. Sünnet sonrasında yaşamda kalanlan ise çok daha büyük acılar bekliyor. Sünnet olan kadının klitorisi kesildikten sonra vajina içi de dikilerek daraltılıyor. Klitorisin kesilmesi onun cinsel zevk almasını engellerken dikilen vajina dolayısıyla doğum yapması son derece zorlaşıyor. Birçok kadının vajinası doğum öncesinde yeniden kesilerek açılıyor. Ancak sünnet. günlük yaşamda da etkilerini gösteriyor ve klitoris üzerindeki dikişler dolayısıyla kapanan idrar yollan yüzünden kız çocuklannın fuvalette büyük acılar çektikleri ve 50 dakikaya yakın sürelere ihtiyaç duyduklan gözlemleniyor. Afrika'lılar sünnete gerekçe olarak 'kesilmemiş' kadının çok şiddetli cinsel arzulan olacağını ve bekâretini koruyamayacağını, kısır olacağını ve kötü bir koku yayacağmı ileri sürüyorlar. Aynca bu yerel geleneğin lslam dinine mal edildiği de görülüyor. Kadın sünneti olgusu. Amerika'da ve Avrupa'da yaşayan birçok Afrika kökenli kadının çabalan sonucunda uluslararası platforma taşındı. Afrika Birliği, 1997 Eylül aymda Addis Abeba Deklarasyonu ile bundan böyle kadın sünnetine karşı yasal önlemler alacağını bildirdi. Deklarasyonun altında ilgili 28 ülkenin başkanlannın da imzası bulunuyor. 5 yaşındayken sünnet edilen manken VVaris Diıibu uygulamaya karşı Birlesmis Slilletier bünyesinde elçilik görevi üstiendi 'Havacıhk Lufthansa'nın başkan yardımcısı Bogdanski üç kıtada görev yapıyor sektöründe harika yıl:1997' MEHMET SARAÇ Lufthansa Havayollan Güneydoğu Avrupa-Afri- ka-Ortadoğu ve Pakistan Satış ve Hizmetlerden So- rumlu Başkan Yardımcısı Josef Bogdanski 1997 yılı- nın tüm dünyada havayolu şirketleri için "harika bir yıl" olduğunu söyledi. Bundan 42 yıl önce 12 Eylül 1956'daülkemizeilk seferini yapan Lufthan- sa'nın, üç kıtada birden gö- rev yapan Josef Bogdans- ki'yle genel olarak havacı- hk sektörü, ve geleceğini konuştuk. 87 ayn ülkede, 257 uçuş noktasına ulaşan ve Fılosunda 213 uçak bu- lunan Lufthansa'nm genç "üç krta sorumlusu" ya da kendi deyişiyle "evi Du- baftfe kendiher yenfe" Baş- kan Yardımcısı Bogdans- ki'nin Cumhuri>'et'in so- rulanna verdiği yanıtlarşöy- le: - Genel anlamda havacı- lık sektörünfin durumu ne- dir? -1997 tüm dünyada bir- çok havayolu şirketi için ha- rika bir yıldı. Lufthansa gru- bu 1997'detarihindekien iyi sonuçian aldı. - 97 neden harika yıldı? - Çünkü genel dünya eko- nomisi iyi bir yılı geride bı- raktı. Her ülkenin büyüme hızmda artış görüldü, Ku- zey Amerika, Asya Pasi- fik, Güney Amerika gibi ülkelerde artış pozitif yön- deydi. Gelişmede ne azal- ma ne de sıfir artış söz ko- nusu değildi ve böyle bir gelişme otomatik olarak ha- va trafığini de etkiledi. tkinci nokta, birçok ha- vayolu şirketi, hepsi değil, önceki dönemlerine göre daha profesyonelleşti. Ör- neğin profesyonel harcama (rnasraf) yönetimi, iyileş- tirilmiş alan yönetimi ve bunun gibi birçok konuda profesyonelleşme söz ko- nusu. - Sektördeki rekabetten söz eder misiniz? - Lufthansa tamamen özel bir şirket Devletin hiç- birhissesi yok. Onbinlerce veya yüzbinlerce hisse sa- hibimizvar. Bunlardünya- nın her tarafinda, Lufthan- sa herkese açık. - Peki 97'de havacıhk sek- törünfi etkileyen olumsuz- luklarneokhı? - Havacıhk sektöründe hâlâ devletleri tarafindan aşın sübvanse edilen şir- • Lufthansa'nın Güneydoğu Avrupa, Afrika, Ortadoğu ve Pakistan satış ve hizmetlerinden sonımlu Başkan Yardımcısı Bogdanski, havacıhk sektöründe devletleri tarafindan aşın sübvanse edilen şirketlerin var olmasından yakınıyor. ketler mevcut.Kısmen de farklı davranışlarla karşı karşıyayız. Örneğin milli havayollanndan alınan ver- giler (havaalanı vergileri) yabancılardan alınanlardan farkh. - Ama Lufthansa bir yıl önce devletin elindeydi,şim- dişikâ>etçisiniz? - Ama biz sübvanse edil- medik. Çok kötü zamanla- nmızda, 91 -92 yıllannday- dı, neredeyse ıflasın eşiğin- DEVLET CIPPIYETİ ! e-posta : tan @ vol. com. tr deydik, devletten hiçbir yar- dım görmedik. Airfrance, Iberia, Alitalia gibi şirket- lerıse devletlerinden miryar- larca yardım aldı, yaşaya- bilmek için. Bu da tabii ki haksız rekabet. - Niye devlet Lutfhan- sa'ya yardım etmedi? - O zaman Alman devle- ti çok açık bir şekilde yar- dım edemeyeceğini söyle- di. Zira o dönemde Doğu Almanya'nın kuruluşu önemliydi. Birincisi para yoktu, ikincisi yüzbinlerce ınsanı işsiz bırakıp Luft- hansa'ya para aktarmak ol- maz denildi ve böylece Lufthansa kendi sorunlan- nı kendisı çözmek zorunda kaldı. - THY, alr>apısı ve hava- alanları. yani bir "Türki- ye" dcğerlendirmesi, iste- ><ebinrmiyiz? - Burada THY için bir şey söylemeyeceğim. zira onlann iç yapısını tanımı- yorum. Yalnız bana göre harika bir şirket, bizim için Alman-Türk trafığinde baş- lıca rakibimiz. Havaalanla- n konusuna gelince, tabii ki "daha iyi olabflirdi" di- ve düşünüyorum. Ankara, lzmir havaalanlanna bak- tığımda iyi, ancak daha iyi olabilir. lstanbul dev bir ha- valimanı.. AncakJrankfurt, Londra, Amsterdam ha^a- alanlannın standartlarına yönelmeli. - Getecegin havayolu ta- şımacıuğı nasıl olacak? Bin >olcu taşı>acak uçakiar söz konusu... - Frankfurt-lstanbul ara- sında Lufthansa'nın bin yol- cu taşıyan ve THY'nin de bin yolcu taşıyan bir uçağı yerine, örneğin Lufthan- sa'nın günde 5, THY'nin de günde 5 seferi oiması in- sanlara daha çok seçenek sunmakta. Yani gelişim da- ha çok Avrupa'da 120-160 koltuklu uçaklarla günde birçok sefer yaparak, örne- ğin sabahlan, öğlenleri, ak- şamlan ve hatta geceyansı seferler düzenlenmesi yönünde... Yatağan santralına dava yağmuru ÖZCANÖZGÜR MUĞLA - Yatağan Ter- mik Santralf nın baca gaz- lannın etki alanında kalan 8 köy halkı, tanm ürünlerin- de meydana gelen zarar ne- deniyle 10 yıldır santral ve TEAŞ aleyhine tazminat da- vası açıyor. Her bir davanın yaklaşık 10 ay sürdüğü be- lirtilirken bugüne değin 3 binden fazla dava açıldığı ve tamamının köylüler ta- rafindan kazanıldığı bildi- rildi. Halen Yatağan mah- kemelerinde 300'e yakın da- vanın sürdüğü öğrenildi. Bugüne kadar açılan 3 binden fazla davanın yansı- na yakınına giren ve adı ter- mik avukat'a çıkan Avukat Halfl Arslan. davalann genel- likle bacalann kuzey-güney hattmda kalan Hacıbayram- lar, Turgutlar, Hacıveliler, Kapubağ, Bağyaka, Şahin- ler, Bozüyük ve Hisarardı köylerinde çiftçi aileleri ta- rafindan açıldığını belirterek, "Daha çokze>tinlikler dava konusu oluyor. Tütüncülük çoktan öldü \e bunun için köylö dava açanuyor. Ayn- caTEKEL>iflarönce'tütün ekmeyin' ırvansında bulun- du^ d'edi. " Önceki yıllarda açılan da- va sayısının daha çok oldu- ğunu. giderek bir gerileme görüldüğünü belirten Avu- kat Halil Arslan, şunlan söy- ledi: "Dava sa>ismdaki ge- rilemenüı nedeni. masrafla- nn yüksek oiması ve köyltt- nün çoğunun ekonomikgü- cünün bulunmaması. Üste- lik köylüler aldıklan tazmi- naünzarann tamamını kar- şılamadığuıı da söylüyortar. Fakat davalann hemen he- men hepsi köylü lehine so- nuçlamyor.." Istemihan Talay'dan Hasankeyf e ilgi GÜRHANUÇKAN STOCKHOLM - 30 Mart-2 Nisan tarihleri arasm- da Stockholm'de gerçekleş- tirilen kültür zirvesine katı- lan Kültür Bakanı tstemihan Talay, Hasankeyf SlT'inin baraj gölünün altında kal- ması konusunda sonımuzu yanıtladı. Hasankeyf Kur- tarma Komitesi'nden Sevim Şengül Şirvancı, Milat'tan önce ikinci yüzyıla dayanan bir geçmişi olan Hasan- keyf'in Ilısı Barajı'nın su- lan altında kalma tehlikesin- de olduğunu belirtti ve bu konuda geçen yıl yapılan pa- nel sonuç bildirgesıni gönder- di. Istemihan Talay'a bu ra- pordan söz ettik ve görüşü- nü aldık. Istemihan Talay, şu açıklamada bulundu: "Hasankeyr in hakikaten çok önemli bir SİT alanı ol- duğu. bir tarihi kent olduğu herkes tarafindan biliniyor. Baraj gölünün ne kadar ese- ri dışanda bırakacağı konu- sunda henüz net bir durum ortaya çıkmadı. Baa çahş- malar var. Fakat çok zengin w hakikaten kısa zamanda ulaşılamayacak savıda eser- lerin sayısının fazla olduğu bir gerçek, Daha bir yoğun- lukla bu konu üzerine gMe- ceğimi ifade ermek isn'yo- rum." MESELA DEDIK ERDAL ATABEK abamız aslanla kuzu hikâyesi- ni anlatınca doğrusu memleket kulak kesildi. Hikâyeyi okumuşsu- nuzdur, aslanla kuzuyu aynı kafese koyup klasik müzik çalarak tepkile- rini anlamak istemişler. Birkaç gün sonra gelip bakıcısına sormuşlar: Durum nasıl gidiyor? Bakıcı da "Du- rum gayet iyidir, kuzu bittikçe yeni- sini içeri aüyoruz" demiş. Şimdi bu- rada "aslanm kuzuian yiyip yenisi- ni istediğj" anlatılıyor. Hikâye de el- bette siyaseti dolaylı anlatmamn ba- baca bir yolu. Biz de ortada kuzu fa- lan görmediğimiz için biraz merak ettik, yoksa bizim kuzular değişiyor mu? Blzlm kuzular kurt oluyor... Oonunda iş anlaşıldı. Meğerse bi- * 3 zim kuzular ötekiler gibi koyun obnuyor, kurt oluyormuş. Bizim ma- sum kuzucuklar, yavaş yavaş büyür- ken kulaklan sivrileşiyor, çeneleri uzuyor, dişleri büyüyüp keskinleşi- yor, aman zaman demeden kurtlaşı- yormuş. Hem de öyle kurtlaşıyorlar- mış ki hiçbir aslan onlarla baş ede- miyormuş. Bu ustalaşmış kurtlar as- lanla karşılaştıklan zaman uslulaşıp "Sen aslansın, ormanlann kralısm, sen ne dersen biz onu yapanz" diyor- larmış. Aslan da sakınleşip "Eh ma- dem ki işleri yapacaklar, ben de kö- Kuzular Değişti Baba şemeçekfleyim" dediği zaman hemen kurtluklannı göstermeye başlıyor- larmış. Öyle ki aslanlar emekli olup aynldıklan halde kurtlardan hiçbiri emekli olmayı düşünmüyor, onlan emekli etmeyi düşünenleri bir bir ekarte ediyorlarmış. Ortada aslanla kuzunun hikâyesi değil, aslanla kurt hikâyesi varmış ki bu da öyle kafe- se kuzu atmakla falan ilgili olamaz- mış. Peki, bu memlekette kuzulardan hiç koyun olan yok mu diyorsunuz değil mi? Olmaz olur mu? Karaman'ın koyunu ne oluyor?.. Ty izimkuzulanmızdanbirbölümü D de "Karaman'ın koyunu" olu- yor. Ama bu Karaman'ın koyunla- nnda öyle oyunlar var ki akıllar du- rur, fikirler şaşar. Adamm gözünün içine baka baka yalan söy lemeler mi dersiniz, dinleyeni aptal yerine ko- yup uyutmalar mı dersiniz, paçası sı- kıştığı zamanlar kıvırtmalar mı der- siniz, hepsi bunlarda. Bu Karaman'ın koyunlan koca memleketi ağıla çevirmeye çalışı- yorlar. Bir kapıdan giren öteki koyunlan yününü kırkıp, sütünü son damlası- na kadar alıp süttü, yoğurttu, peynir- di yapıp öbür kapıdan çıkanyorlar. Pazara götürüldükleri zaman ken- dini onlann sahibi sananlara öyle oyunlar oynuyorlar ki alıcı olan bir pişman, verici olan bin pişman olu- yor. Ama bu koyunlann yenileri Ka- raman'ın değil de Sanman'ın oluyor ama sonuç hiç değişmiyor. lşte bu ku- zulardan büyüyen koyunlar böyle oyuncu olduklan için memleketi de oyun sahnesine çeviriyorlar. Bu oyun- lardan bıkıp "Yeter artık, şöyle doğ- ru dürüst bir kuzu bulamayacak mı- yız?" diyenlere "Siz de kuzu beğen- miyorsunuz"diye çıkışanlarda gene kurtlarla Karaman'ın (ve de San- man'ın) koyunlan oluyor. İyi de kurbanlıklarnerden seçile- cek? Kurbanlıklar insandan... Zaten kurban geleneğinin aslı da bu değil miydi. Hazreti tbrahhn oğlu İsmail'i kurban etmek isteyinr ce gökten bir koç inip kurban etme- si istenmemiş miydi? lşte şimdi kur- banın aslına dönmüş oluyoruz. Aslında bizim kurbanlanmız in- sanlardan oluyor. lnsanlanmızın hak- lan kurban ediliyor. insanlıklan kur- ban ediliyor, umutlan kurban edili- yor. Şimdi şöyle dönüp bakarsamz, asıl kurbanlann bizim insanlanmız olduğunu görmüyor musunuz? Emekleri enflasyonla eritilip açlık sınınna mahkûm edilen insanlan- mız kurban edilmiyor mu? Afiş astılar diye suçlu ilan edilip işkencelerden geçirilip ifade verme- ye zorlanan, arkadan mahkûm edi- len gençlerimiz kurban edilmiş ol- muyor mu? Öldürülen, işkence edi- len insanlann haklan aramcak yer— de haklan yenirse insanlanmız kur— ban edilmiş olmuyor mu? HazretS îbrahim sadece oğlunu kurban et— mek istemişti. Ama bızi ycnetenkr" binlerce kişiye kurbanlık koyun iş— lemi yapmıyor, onlan kurban etmi— yorlar mı? Kurtlarla tilkilerin yönecgi yerde insanlann kurban edilmesnde şaşı- lacak ne var ki?
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog