Bugünden 1930'a 5,499,166 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 30 NİSAN 1998 PERŞEMBE 8 DIŞ HABERLER Israil, Ibrani takviminde 30 nisana denk gelen kuruluşunun ellinciyıldönümünü kutluyor Arap diinyasmda bir Yahudi devletiÖZGÜRULUSOY israil, bu hafta, kuruluşunun 50. yılı- nı kanşık duygularla kutluyor. Filistin halkına ve komşulanna karşı verdiği meşruıyet kavgasmdan "zafer- le" çıkan tsrail devleti. kendi vatandaş- lanna dar gelmeye başladı. Farklı top- lumsal kesimler arasında yaşanan sür- tüşmeler. de\ lete yeni kimlık arayışlan- nın ıfadesi olarak değerlendiriliyor. Ku- zey Afrika ve Asya kökenli Sefardım Ya- hudileri. Doğu Avrupa kökenli Aşkena- zi Yahudılerinin kendilenne "ikinci sınıf vatandaş" muametesi CA>nı Araplara davrandıklan gibi davranıyorlar" dıyor- lar) göstermesinden şikâyetçi. Laik ke- simle köktendinci (Haredım) Yahudi ler arasmdaki gerginlik böyüyor. 1995 kasımındakı Rabın suıkastı \e hemen arkasından Ortadoğu Barış Süre- cı'nın çökmesi yeni kimlik arayışlannm bir sonucu. Hesaplasması gereken yanm yiizy ıllık birtarihde Israil'ı beklı\orbuarada. Is- raılli bir grup tanhçı kuruluş kutlamala- nndan kısa süre önce. Filıstınlilenn bu top- raklardan kendi ısteklenyleaynldıklan- nadayanan resmi tarihi deşıfreetti. Isra- ilü tarihçıler. resmi tarihi yazabılmek ıçın Yahudiler 2. Düm a SavaşTnın ardından devlet kuracaklan Füistin'e gelr>or. Filistin halkına uygulanan sistematikay- rımcılığı da gözler önüne serdi "Topraksız halka. halksız toprak* slo- ganıyla kuruluşmuştu tsrail de\ letı. Hal- bukı BenGurion MMayıs 1948'deİsra- ıl dc\ letının kuruluşunu ılan ettığınde. aynı topraklarda 700 yıldır Filistinliler yaşıyordu. Bu tarih, lbranı takv inıine gö- re 30 nisana denk gelıyor Ikıncı Dünya Savaşı'nda Yahudi soy- kırımma (Holocaust) seyırcı kalan Batı. \ ıcdanını temizlemek ıçın başka bir hal- kı kurban etmeye karar vermiştı. tsrai) dev - letının en ateşli savunucusu ABDbile.sa- vaştan sonra ABD"ye Yahudi göçünü en- gelleyici tedbirleralmı?tı. 2. Dünya Savaşı ılegerçekleşen Yahu- di devleti kurma fikn ılk kez 19. Yüzyı- lın son çeyreğınde şekıllendı. Gazetecı ol- duğu dönemde Drev fus da\ asını ızleyen Yahudi Theodor HeraL 29-31 Ağustos 1897'dekı Basel Kongresı'nde Siyonizm'e sıyasi bir nitelık kazandırdı. Filistin topraklannda en ufak birhak- kı bulunmayan İngiltere de. Osmanlı İm- paratorluğu çökerken Ortadoğu"da etkı ala- nını genışletmek ıçın bir Yahudi devleti- ne yatınm yapmayı tercıh etti. Dışişlen JT T^itler'in Yahudilere r—y uyguladığı soykınma J. A. seyirci kalan Batılı ülkeler, bir başka halkı, Filistinlileri sürgüne göndererek vicdanlannı temizlediler. 50 yıl önce Araplarla savaşarak devletlerini kuran İsrailliler, şimdi komşulanyla banşarak bölgede kabul edilen bir ülke olmak istiyorlar. Bakanı Sır ArttiurTames BaHbur, kasım 19l7tanhlı açıklamasında. BalfourBil- dınsı "Majesteleri hükümetinin Filis- tin'de bir Yahudi devietTkurulmasından yana olduğunu ıfade edıyordu. 1917 'ye kadar Osmanlı Imparatorlu- ğu'nun bireyaleti olan Fılistın'de. 1922 yılında lngiliz mandası kurulurken Av- rupa"dan Yahudi göçü başladı. Göç dal- gası. Almanya'da Nazizmin yükselişi. antı- semıtizmın Yahudi sovkınmına \ ar- masıyla 1930'larda hızlandı. Toprak alımları sürerken ılerde bir de\ - letı oluşturacak örgütlenmelenn temelie- ri atıldı. Özellikle, Rus göçmenlerin be- raberlerinde getirdikleri kibbutz mode- li (tarıma dayalı komünal örgütlenme- ler) İsrail devletinde ekonomik anlamda da belirleyici rol oynayacaktı. Savaş bıttiğinde. Filistin topraklannın kime kalacağı sorusu ortaya atıldı. İngil- tere sorunu Birleşmiş Milletler'e götür- meyı tercih etti. ABD'nin yoğun çabala- nnın da etkisıyle BM. 29 Kasım 1947"de Filistin'de bir Arap \e bir Yahudi devle- tınin kurulmasını öngören taksım planı- nı onayladı. Arap de\ letleri karan kabul etmediklenni açıkladılar. Ben Gurion'un 14 May\s I948'de Is- rail devletinın bağımsızlığını ilan etme- sinden bir gün sonra Arap ülkelen Isra- il'e savaş açtı. Bu savaştan zaferle çıkan israil. sınırlannı taksım planında belirle- nenden daha fazla genışlettı. 1948 \e sonrasındaki savaşlar Orta- doğu sorununun Arap-lsrail çatışması bağlamında ele alınmasına yol açtıysa da gerçekte IsraiPın kuruluşunun yarat- tığı sorunun adı Fıhstın sorunuydu. Ya- hudilenn 2 bin yıllık sürgününe çözüm bulmak ıçin getınlen formül. 1948'de ye- ni bir mülteci rürü üretecek. 800 bin Fi- lıstınh'nın topraklanndan süriilmesıne. ye- ni bir mülteci trajedisıne yol açacaktı. 1948'de İsrail saldınsında canlannı kurtarabilen şanslı Filistinliler Ürdiin topraklanna geçiyor. Netanyahu işi bozdu Barışın adı kaldı i\ tntifada hareketinın yanı sıra uluslararası dinamiklerde yaşa- nan köklü değışiklık. sosyalıst bkokun çözülüşü. FKÖ'yü destek- leyen Sovyetler Bırlığı'nın da- ğılması. ABD'nın öncülüğünde birbanş sürecı başlatılmasında en büyüketkenlerdi. tkinci Dünya Sa\aşı'nın ar- dından Baas partılerinde temsil edilen ve bir dönem So\ yet yan- lısı öğeler içeren Arapmilliyetçıliğı karşısmda. tsrail'i müttefik kabul eden ABD. Soguk Savaş'ın sona er- mesi ve tek kutup- lu dünya sistemine geçilmesiyle böl- gede istikrararayı- şına girdi. Filistin sorununu uluslara- rası gündemde ar- ka plana ıten Kör- fezSavaşı'ndagös- terdiği askeri varlık da ABD'yi bölgede söz sahıbı kılıyordu. Batılı ülkeler içın dünyanın çözüm bekleyen sorunlan ara- sında yer alması açısından an- lam taşıyan Filistin sorunu, çö- züme kavuşturulmalıydı. BM Güvenlık Konseyi'nin. aralik 1990'da Arap- İsrail an- laşmazltğı üzerine bir konferans düzenleme karan almasının ar- dından. banş süreci. 1991 ekı- minde ABD ve SSCB'nin spon- sorluğunda düzenlenen Madrid Konferansı'yla başladı Konfe- rans İsrail ile Filistin arasında Oslo Süreci olarak bılınen ikıli gö- rüşmeleri başlattı. 13 Eylül 1993'teFKÖIideri Yascr Arafatile İsrail Başbaka- nı tzak Rabin Washıngton"da II- keler Büdinsı'ne imza attı. FKÖ, llkeler Bildirisi'nde bir dizi ödüne imza atarken İsrail bunlann karşılığında FKÖ'vü. Banş Sürecfnde Filistinliler"in resmi temsilcisı olarak tanımayı kabu! ediyordu. llkeler Bildirisi çerçevesınde bir Filistin Özerk Yönetimi oluş- turulmasma ve beş yıllık bir ge- çici dönem belırlenmesine karar verildı. 1993 ve 1995'te ımzala- nan Oslo anlaşmalannda İsrail. Doğu Kudüs, Yahudi yerleşimle- ri ve "belirlenmiş askeri mer- kezkr" (Netanyahu hükümetı. daha sonra bu merkezlerin tek taraflı belırlenmesine karar ver- di) dışında Batı Şeria'nın bütü- nünden aşamalı olarak çekilme- yi kabul etti. Rabin'in köktendinci Yahudi Yiga! Amir tarafından kasım 1995 'te öldüriilmesinin ardından Benyamin Netanyahu başbakan- lıgında sağcı Likud Bloğu'nun mayıs 1996'da ıktidara gelme- siyle banş sürecinin yarattığı olumlu hava yenni karamsarlığa bıraktı. tsrail, El-Halifin bir kısmın- dan çekildiği ocak 1997'den son- ra herhangi bir çekiime işlemı gerçekleştirmedi. Gazze Şeri- di'nin yüzde 70'ini, Batı Şeria"nm yüzde 27 sini elinde tutan Filis- tin yönetiminin, İsrail birlikleri- nin Batı Şeria'nın yüzde 30'un- dan çekilmesi talebıne karşılık Netanyahu. yüzde 8'de dıretti. f srail Işçi Partisi iktidannda banş için atılan dev adımlar, sağcı Likud iktidarı döneminde yerinde saymaya dönüştü. ABD. Kasım I997'de yüzde 15- 18 arasında bir uzlaştna önenr- ken Likud Blokundaki ulusal dını partı. > üzde 8'ı bıle kabul et- meyeceğını açıkladı. Netanya- hu. çekılmeye devam etmek ıçın bir dızı koşul öne sürerken ışgal altındakı Filistin topraklannda yeni Yahudi >erleşımleri açma polıtıkasına hız \erdı Barış sürecı kısa süre içinde tı- kanma noktasına geldı Filistin hal- kı ıçin banş süreci ne yerleşım soru- nu. ne mülteci so- runu. nesınırlar so- runu konusunda çözüm getirmedı Görüşmelerden sonra başta Avru- pa Birlığı olmak uzere uluslararası kuruluşlardan Fı- lıstın'e akan malı sardıma karşın. ekonomik göster- geler de genye eıttı. Filistın'de 1993'ten ben ĞSYH yüzde 35 ge- rıledı. işsızlık yüzde 20'den yüz- de 42\e tırmandı. İsrail ın doğal müttefikı ABD. BM'de İsraıl'ın kınanmasını ön- lemekle beraber. Netanyahu yö- netımıne sabnnın tükendığıne ılişkm mesajlar gönderdı ABD Dışişlen Bakanlığfnda Ortado- ğu 'dan -.orumlu müsteşarı Mar- n'n IndŞk. sıyası tıkanıklıgm so- mmlusunun Netanyahu hüküme- ti olduğunu dıle getirdı. Arafat, ABD planını kabul etti Filistin Devlet Başkanı Vaser Arafat İsrail askerlerinin Batı Şeria'nın yüzde 13'lük bölümünden çekilmesinı öngören ABD'nin önensinı kabul ettiğini açıkladı. Arafat. Mısır Dışişleri Bakanı Amr Musa'yla birlikte yaptıkları basın toplantısında "Anlaşmanın ilk iki aşamasında, tsrail askerlerinin bölgenin yüzde 40'ından çekilmesi gerekiyordu. Daha sonra bu yüzde 30'a indirildi. Şimdi ise yüzde 13'e indi" dedı. Kendilerinin olumlu bir bakış açısıyla ABD'nin önerisini kabul ettiklerini vurgulayan Arafat, 1srail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun. anlaşmanın gereklenni yenne getirmekten kaçmasına imkân vermemeye çalıştıklannı söyiedı. Netanyahu'nun önceki günkü açıklamasına cevap \eren Arafat. • hedeflerının. banş sürecinin korunması ve ilerletilmesı olduğunu vurguladı. Filistin lideri. ABD'nin teklifıni prensipte kabul ettiğini daha önce de ifade etmiş olmakla birlikte yüzde 13 rakamını telaffuz etmemışti. Netanyahu salı günü yaptığı konuşmada, barış sürecinin ilerlemesi ıçin fedakârlık yapan tek tarafın kendi leri olduğundan yakınarak, ABD'nin önerisini reddetmiştı. İNTİFADA Çocuk generallerin savaşıIntifada hareketi. 9 Aralık 1987'de. Gazze'nin Cebalıye mülteci kampında kendili- ğınden bir hareket olarak or- taya çıktı \ e kısa sürede ışgal altındakı bütün Filistin toprak- lanna. Doğu Kudüs. Batı Şe- na \e Gazze'ye >ayıldı İsrail askerlerıne taş atan Arafat'ın deyişiyle u çocuk generalterin" fotoğraflanyla belleklere kannan Intifada hareketı. yıllar- dırkanıksanmış bir ışgal karşı- sında. dünyanın unutulmaya mahkum ettiği Fi- listin halkının var- lığını bir kez daha kamuoyu- na duyururken banş süreci- nin başlatılmasında da en önemlı rolü oynadı. FKÖ önderhğınden bek- lentılenn azaldığı bir dönem- de. kıtlesel bir hareket ola- rak şekillenen Intifada. 1991'dekı Körfez Savaşı'na kadar grevler ve taşlı protes- to gösterılerıyle sürdü. Kıtleselliğı. Intifada'nın gücünü arttırmakla birlikte. hareket içinde farklı eğılim- lerin iktidarmücadelesini de berabennde getirdı. Hamas \e lslamı Cıhadgıbı kökten- dinci örgütler. tntifada hare- keti ılebeslendi. Intifada, hem yarattığı meş- ru zemin hem Filistin toprak- lannda neden olduğu ekono- mik yıkım ve yılgınlıkla Fi- listin halkı arasında dıploma- tik çözüm arayışlanna yol aç- tı. FKÖ hderi Yaser Arafat, 1989 yılında BM Güvenlik Konseyı'nm Israil'ın işgal et- tığı topraklardan çekilmesi- nı öngören ve özünde Filis- tin sorununu bir mülteci so- runu olarak tanımlayan 22 Kasım 1967 tarih ve 242 sayılı karannı ka- bul ettiğini açıkladı. Arafat' ın, İsrail dev- letinin tanınması an- lamına gelen bu açıklamasının ardm- da diplomatik çözüm ıçin ta- bandan gelen baskılarda ya- tıyordu. Filistin halkının ayaklan- ması. uluslararası toplulukta da çözüm arayışlannı hızlan- dırdı. ABD'nin 1988'de FKÖ ıle diyalog başlatma çabala- nnın ardından 1989'dadöne- mın İsrail Başbakanı tzakŞa- mir. bölgesel bir konferans düzenlenmesi çağnsında bu- lundu. Ancak ıki pları da ba- şansızlıklanoktalandı Intifa- da. Israil'deki banş yanlılan- nm da Filistin halkının hak- lı taleplenne daha fazla ku- lak \ ermesını ve banş süre- cinin başlatılması içm çaba göstermesini sağladı. Üç dinin kutsal kenti Kudüs, düğüm noktası"Hiçbir dağ. hicbir du>ar Kudüs'ü Kudüs'e karşı savunamaz. Eninde sonunda Kudüs'te valnız olmadığımız gerçeğini kabul etmeli>iz. Tıpkı eninde sonunda bu ülkede yalnız olmadığımız gerçeğini kabul etmemi/ gerekriği gibi. Kudüs'ün bölünmezliği üzerine atesji bir sö\lcm rurruran her kimse. gözünü acıp. acı da olsa, Kudüs'ün bölünmüş bir kent olduğu gerçeğini görmeli. Anıa Kudüs'ün biıieşmesini istc\en herkes, Kudüs'te kimsenin yalnız yaşamadıgı gerçeğini kabul etmek zorunda" dıvor Israilli yazar AmosOzbır makalesınde. BM. 1947 yılında taksim planını kabul ertiğinde. Kudüs'ün bölünmesine giden yol da açılmış oluyordu. Bir gun önce bırbırlerını selamlayan Müslüman ve Yahudi komşuların arasına. görünmez ama herkesin var olduğunu bildıği bir sınırçizilmiştı artık. Herkestn kutsal sehri Kudüs, kutsallığı yüzünden bir trajedinin düğüm noktasına dönüştü. Kudüs'tekı en kutsal \erler F.rmenı. Hıristıyan, Yahudı ve Müslüman mahallelcrınden meydana gelen Doğu Kudüs'de. ötekı adıyla Eskı Şehır'de bulunuyor. Hazretı Süleyman'ın yaptırdığı tapınağın kalıntısı olan Ağlama Du\an. Müslümanların üçüncü kutsal yeri Mescıd'ı Aksa ve Hırıstıyan ınancında Hazretı Isa'nın öldüğüne ınanılan noktada yapılan kutsal kılıse (Rum Ortodoks, Süryanı. Ermcnı. Katolık. Kıpti. Keldanı. Ermenı kiliselen temsil edılmektedır burada) bırbirlerinden birkaç sokak ötede. Bu özellığıyle Kudüs. banş sürecinin (şehnn statüsü ile ilgili tartışmalar nıhaı görüşmelere bırakıldı) düğüm noktası nitelığinde. İsrail. BM kararlarına rağmen ışgal ettiği Kudüs'ü başkenti olarak kabul ediyor. FKÖ lideri Yaser Arafat ıse. Doğu Kudüs'ü kurulacak Filistin devletinın başkenti olarak ilan etti. Oslo banş sürecini tıkanma noktasına getiren Netanyahu hükümetı, Doğu Kudüs'te toprak alımlanyla Filistinlileri bu topraklardan sürmeye dayalı bir siyaset izliyor Kudüs kimlik kartı yasası da bu sıyasetın bir parçası. Bu yasaya göre yaşamının merkezı Kudüs olmayan veya şehır dışında 7 yıldan fazla ikamet eden bu Fılistırlı'nin ikametgâhı yenılenmiyor. "Yaşamının merkezi Kı.düs olmayan" tanımı. kendısi Kudüslü olduğu halde Kudüs dışından bir erkekle evlenen Filıstinlı kadınlan da kapsıyor. Şimdi banş hareketinde de yer alan yazar Amos Cz'un söylcdığı gibi Kudüs için olası tek çözüm, Kudüs':e kimsenin yalnız olmadığı gerçeğini kabulünden geçiyor. Kudüs'tekı renkler mozaığını parçalamak, barış dtşlerinı de yıkmak demek. Halbukı yahudilerin Yeruşalaym dedigi Kudüs, banş şehri anlamına geliyor. Siyonlzmi yücelten devlet, $imdi kara kara dü$ünüyor Köktendinci akını can sıkıyortsrail, petrol coğrafyasındaki demok- ratik (kendi yurttaşlan için) ve laik çiz- gisiyle Türkiye'de çok sayıda kesimin kendısıni rahatlıkla özdeşleştirebıleceği bir ülke. Israil'le Türkiye'yi yakınlaştı- ran bir başka unsurdademokratiksistem içerisinde köktendinci akımlann gide- rek güçlenmesı. İsrail devletinin inşası Siyonist birpro- jeydi. Bu projede. milliyetçilik, sınırla- nn korunması. hatta Dofu Avrupa köken- li Aşkenazi Yahudilerinin beraberlerin- de getirdikleri sosyalist model belirleyi- ci rol oynadı. Siyonızm. ilk kez Israıl'in 1967'dekı 6 gün savaşında Arap ülkelerine karşı kazandığı zaferden sonra sorgulanmaya başladı. 1960'lardan ıtibaren kurulan bü- tün koalisyon hükümetlerinde bir dini partınin yer alması gelenekselleşırken Batı Şena'da Yahudi yerleşimlerinı baş- latan Guş Emunim (Iman Bloku) gibi baskı gruplan ortaya çıktı. Arap ülkelerinden İsrail devletine yö- nelik tehditlerin tamamen ortadan kalk- tığı 1990'larda, Siyonizm. Yahudi dev- leti için birleştirici güç olma özelliğini yi- tirdi. Yeni bir birleştirici güç olarak dine başvurulmasının arkasında büyük ölçü- de Yahudi toplumunun dokusundaki ve sınıfsal yapısındaki değişiklikler yatı- yor. Sovvetler Birliği'nin dağılmasından sonra İsrail'e göç eden Rus kökenli Ya- hudılenn (Gerçekte bir kısmının Yahu- di olmadığı söyleniyor) sayısının bir mil- yonayaklaştığı belirtiliyor. Bu topluluk, kendisini Israil'deki başka gruplardan ayn tutuyor. İsrail devletinin kuruluşuna imza atan Aşkenazi Yahudileri ile Kuzey Afrika ve Asya'dan gelen Yahudiler arasıncaki sı- nıfsal aynmlar da toplum içerisinie sür- tüşmeleri körüklüyor. Işçi sınıfı kökenli Aşkenazi YahudilerTnin şimdi uieştıkla- n yüksek refah düzeyine karşın <uzey Afrika ve Asya kökenli Yahudiler. yok- sulluk içinde yaşıyor, kendilerinelsrail- li Araplarla eşit muamele edilmcıinden yakınıyor. Özellikle ışgal altındaki toprallarda- ki Yahudi yerleşimlerinde ve Kudüste otu- ran ve gelirdüzeyi düşük Yahudifcr.din merkezlı bir yaşam sürüyor. Geçsn yıl. Kudüs'ün en merkezı yollarındanDinsi- rıin, Ortodoks Yahudilerin baskıs ısonu- cu. kutsal Sebt günlerinde trafiğekapa- tılması karan, laik nüfus arasındiendı- şe yaratmıştı. Ortodoks Yahudilerin askerlık rızmet- lennden ve vergıden muaf tutulrrası da laik kesimi rahatsız ediyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog