Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

3 NİSAN 1998 CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER Hisarcık Belediye Başkanı, 500 bin meşe ağacını yok ederek bin adet villa yapmayı planladı 'Erciyes'te Refah yağması'lstanbul Haber Servisi - Kayse- ri 'nin eski Refahlı Hisarcık Belediye Başkam Ahmet Köprü'nûn Erciyes Dağı eteklerinde Mezarkaya mevkiin- de bulunan 500 bin meşe ağacını yok ederek bin adet villa yapmayı planladı- ğı belirtildi. Söz konusu arazinin Hisar- cık Belediyesi 'ne, yapılan tüm uyanla- ra rağmen Maliye Bakanlıgı Arsa Ofi- si Genel Müdürlüğü'nce satıldığı, pro- jenin onaylanmış bir ÇED Raporu'nun da olmadığı belirlendi. Merkezi Kayseri 'de bulunan Türkiye Doğal Hayatı Koruma Vakfi (TDHKV), Maliye Bakanı Zekeriya Temizel'e "çok ivedi" kaydıyla bildir- diği faks mesajında, Erciyes Dağı etek- lerinde Hisarcık Belediyesi'ne satılan arazinin satış işleminin durdurulması istendi. TDHKV ve Sultan Sazlığı Tabiatı Koruma Vakfı tarafından hazırlanan duyuru, Maliye Bakanhğı'nın yanı sı- ra Çevre Bakanlıgı, Orman Bakanlıgı, İçişleri Bakanlıgı ve Kayseri Valili- ği'negönderildi. TDHKV nin yaptığı açıklamaya gö- re, Kayseri Erciyes Daği'nm ekolojik ve sosyoekonomik özellikleri bulunan, üzerinde yer alan dünyaca ünlü kayak merkezinin yanı sıra sulak alanlann ko- runmasını öngören Ramsar Sözleşme- si'yle koruma altmda olması gereken Sultan Sazhğı'nın yanıbaşında olduğu belirtildi. Şimdi ekolojik açıdan son derece du- yarlı olan bölgedeki, Mezarkayası mevkiinde 20 yılda yetişebilen 500 bin adet meşe agacının kesilmeye başlan- dığı belirtildi. Bu saptama, Kayseri Çevre ll Mü- dürlüğü'nün raporuyla da doğrulandı. Çevre tl Müdürü Bekir Kabasolak'ın Kayseri Valiliği'ne verdiği raporda. şi- kâyet üzerine Mezarkaya mevkiinde yapılan inceleme sonunda, meşe koru- luğundaki ağaçlann bir kısmının yol açılmak ve arsa üretmek amacıyla ke- sildiğinin tespit edildiği belirtilerek, "Özellikle ilimizde nadir bulunan ve hassas yöreler kapsamında değerien- dirilen ormanlık ve koruluk alanlar, her ne amaçla olursa olsun tahrip edilmemelidir" denildi. TDHKV'nin açıklamasmda aynca, Erciyes Dağı'nın Kayseri ilinin su ge- reksinimini karşıladığı, söz konusu ala- nın imara açılması halinde kirlenen ye- raltı sulannın 1 milyon nüfuslu Kayse- ri'yi tehdit edeceği kaydedildi. TDHKV'nin verdiği bilgiye göre pro- jede yer alan eski Refahlılar ise şöyle: Eski RP'li Devlet Bakanı Abdullah Gûl, REFAHYOL iktidan döneminde Arsa Ofisi'ne yapılan atamalardan so- rumlu eski RP Grup Başkanvekili Sa- lih Kapusuz, görevden alınan Kayse- ri Büyûkşehir Belediye Başkanı Şük- rii Karatepe'nin yerine vekalet eden Ekrem Sarar, kapatılan RP'nin Me- likgazi Ilçe Başkanı Ahmet Bayraktar ve kamuoyunda arazi mafyasıyla iliş- kisi olduğu öne sürülen Urba Mağaza- sı'nın sahibi ve Kayserispor Yönetim Kurulu Üyesi Cemal Aslandağ Psikiyatri günleri 'Hekimler yargılayıcı olmamah' GÜNDÜZ İMŞtR ANTALYA - Psikiyatri- de etik sorunlann çoğu za- man yasal sorunlara yol aça- bilecek özellikler gösterdiği vurgulanarak özel bir yasa- nın vakit geçirilmeden çıka- nlması istendi. Prof. Dr. Fu- at Aziz Göksel, Fransa'da 1838 yılında çıkanlan etik kurallann ana kurallannı oluşturan bir yasanın Tûrki- ye'de hâlâ çıkanlamamış ol- masını üzünrüyle karşıladı- ğını belirtti. Gazi Oniversitesi Tıp Fa- kültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı tarafindan düzenlenen "Psikiyatri Günleri, Psiki- yatrik Hastalıklann Teda- visinde Bireysel Strateji- YALOVA - Yalova Termal Kaplıcalan'nda bulunan 3. yüzyılın ilk yansına ait mezar stelle- ri, Yalova II Külfür Mü- dürlüğü'ne REFAH- YOL hükümeti zama- nında atanan yetkililerin ilgisiziigi sonucu tahrip edildi. 1932 yılında Ter- mal 'de bulunan bir diger mezar steli ise lstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor. Termal Turban Tesis- leri'nde bulunan tescilli eserler, 2863 Kûltür ve Tabiat Varlıklannı Ko- ruma Kanunu'na göre koruma altında olması- na ragmen mezar stelle- rinin ûzerlerinde, dö- nemleri hakkında bilgi veren yazılar silindi ve oimalan gereken yerler- de bulunamadı. Tekirdag Tanm mitingi tstanbul Haber Servisi - Tanm topraklannın amaç dışı kullanımmı ve endüstriyel kirliliğin tanmsal ûretime zarar vermesini protesto etmek için Tekirdağ'ın Babaeslci ilçesine bağlı Pehlivanköy'de 11 Nisan'da büyük bir çiftçi mitingi düzenleniyor. Miting, TEMA Vakfi, Trakya Üniversitesi Ziraat Fakültesi, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve Tûrkiye Ziraat Odalan Birliği'ninbiraraya gelerek başlatüklan "Trakya topraklannı kurtarma kampanyası" çerçevesinde gerçekleştirilecek. Vfiting, söz konusu sivil oplum ve meslek jrgütleri ile çiftçilerin catıhmıyla saat 11.30'da jaşlayacak. ler" konulu sempozyum Antalya Belek'te Antbel O- tel'de başladı. Üç gün süre- cek sempozyumun dünkü bölümünde psikiyatrik teda- vide etiğin rolü tartışıldı. Sempozyumun onur konu- ğu Prof. Dr. Fuat Aziz Gök- sel, "Tedavi ve Etik" ko- nulu konferansta mevcut ya- salann yetersızlığine dikkat çekti. Psikiyatrik tedavide etiğin ana kurallanrun çizi- lememesi nedeniyle açık uç- lar kaldığını bunun da yargı tarafindan farklı ve çelişkilı kararlarla kapatılmasını eleştiren Prof. Dr. Aziz Göksel, bu görüşünü somut örneklerle detaylandırdı. Mevcut yasalara göre ka- dının eteginin altından sıkış- tınlmasının "ırza tecavüz", üstünden sıkıştırılmasının ise "sarkıntılık" gibi iki ayn suç gıbı değerlendirildi- ğini vurgulayan Prof. Gök- sel şunlan söyledi: "Birçok konuda Yargı- tay'ın aldığı içtihat karar- ları farklı, birbirleriyle çok çelişik görüntü çiz- mektedir. Bu da özel bir yasanın olmaması nede- niyle 'hamama giren terler* görüşünü getiriyor. Yani teda>iye soyunurken olu- şan belirsizlik \argıda ne- ricelenebiliyor. Ancak bu konuda da hekimlere önemli görevter düjüyor. Hekimler, karşılanndaki hasta en nefret edilen bir kişiliği sergilese bile, ke- sinlikJe yargılama yapma- malıdır. Hekim önce teşhis ve sonra tedavi uygulaya- cak kişidir. Bir başka de- yişle hekim, hâkim ve sav- cı rolünde değil hekim ro- lûne soyunmaüdır." Sempozyumun daha son- raki bölümünde ise geçmişi bilimsel olarak 18. yüzyılda gündeme gelen şizofreni hastalığı elealındı. Mobera- törlüğünü Prof. Dr. Bilgen Taneli'nin yaptığı toplantı- da konuşmacılar, şızofrenin görünme sıklığını yılda 100 bin kişıde 15-20 kışı olarak belirttıler. Konuşmacılar psikiyatri kliniklerine başvuran hasta- larda bu oranın yijzde 20.4 olarak saptandığını vurgula- dılar. İSTANBUL ÜNİVERS/T KULTÜR GÜNLERİ, 16 MART- 3£JSAN 1998 y Yer: İ.C. dğrenci ffflltör Merkezi YAZ1SJZ Prof. Yesildere 'Kurban kesimi ertelensin'tstanbul Haber Servisi - lstanbul Veteriner Hekimler Odası Baskanı Prof. Dr. Tahsin Yesildere, Türkiye'de 4-5 milyon hayvanın Kurban bayramında kesildiğini, bunlann yüzde 80'inin ko- yun olduğunu belirterek, 1995 verileri- ne göre bunun parasal değerinin 10-11 trilyon lira olduğunu söyledi. Yesilde- re, "Türkiye'de kurban kesimi, hay- vancılık sektöründcki krizin önlen- mesi için, Diyanet tsleri Başkanlı- ğı'nca verilecek bir fetva ile en az 2- 3 yıl yasaklanmalıdır" dedi. lstanbul Tabip Odası ve Veteriner Hekimleri Odasfnca Mecıdiyeköy Kültür Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında, kurban kesiminde dikkat edilmesi gereken kurallar, hayvancılık ekonomisine etkilen ve insani yakla- şımlar ile sağlık sorunlanna dikkat çe- kildi.Toplantıda konuşan Prof. Dr. Ye- şildere, kesim metodunun etin kalitesi üzerinde önemli etkisı olduğunu belir- terek, "Hayvanlann gelişmiş ülkeler- de olduğu gibi hijyenik ortamlarda, ehil kişiler tarafindan, acısız metot- larla (karbondioksit, elekrrik şoku ve tabanca) beyin fonksiyonlan yok edi- lerek, hayvanın kalbi çalışır durum- da kesilmesi gerekir" dedi. Prof. Dr. Yesildere, kesim sırasında rhajtvafMn yanında başka bir hayvanın bulunmaması gerektiğıni, tçıkta, evle- rin önünde, çocuklann toplandığı alan- larda ve kedi köpeğin olduğu yerlerde kesinJikle kesim yapılmaması, kistli ve hastalıklı iç organlann derin çukurlara gömülmesı veya yetkililerce imha edil- mesi gerektiğini söyledi. tstanbul Tabip Odası'ndan Çocuk Psikiyatri Uzmanı Dr. Müjen tlnem de, kurbanhk hay- vanlann çocuklann yanında kesilmesi- nin çocuk üzerinde korku, panik, gece ağlama, kendinin de kesileceği hissi ve et yememe gibi psikolojik elkilere ne- den olduğunu belirterek, hayvanlann çocuklann yanında kesinJikle kesilme- mesi gerektiğini söyledi. Görevden alınan başkanın yerine bugün belediye meclisi, başkanvekili seçecek Sekmen'le ilgili iddialar sürüyortSTANBUL/ANKARA (Cum- huriyet) - İçişleri Bakanhğı'nın görevden aldığı Kartal Belediye Başkanı Mehmet Sekmen'ın yeri- ne bugün belediye meclisi, başkan- vekili seçecek. CHP Ankara Millet- vekıli Yılmaz Ateş, köktendıncı belediye başkanlannın icraatıyla il- gili olarak İçişleri Bakanlığı'nca yürürülen soruştunnalann sa\sak- landığını iddia etti. Ateş, Içışlen Bakanı MuratBaşesgioğlu'nu be- lediye başkanlannı korumakla suç- ladı. İçişleri Bakanhğı'nın, hakkında- ki iddialarla ilgili soruşturmanın sağhklı yürütülebilmesi için görev- den aldığı Sekmen'in yerine seçile- cek olan başkanvekilinin kim ola- cağı cıddı tartışmalara neden olu- yor. Belediye meclisınde Fazilet Partiülerin 21, GHP'nin 10, ANAP'ın ise 6 üyesi bulunuyor. FP'liler içinde, ANAP'tan geçen üç meclis üyesi deyeralıyor. Meclisin FP'liler arasından binni başkanve- killiğine seçmesı durumunda bele- diye başkanının görevde kalması- nın yaratacağı sakıncalann aynı şe- kilde geçerli olacağına dikkat çeki- liyor. ÇHP Kartal Belediye Meclis Üyesi Atalay Atilla, Sekmen hak- kındakı ıddıalan doğrulayarak "Belediyenin kaynakları siyasi emeller için vakıf ve dernekJere aktanlmıştır" dedi. Atılla, belediye sağlık personeli- nin, FP'ye yakınhğıyla bılinen Mil- li Gençlik Vakfı emrine venldiğini ve bunun yazılı emirle yapıldığım savundu. Sekmen hakkındaki yol- suzluk iddialanyla ilgili 188 sayfa- hk bir dosya hazırlayan Işçi Parti- si, iddialann hepsinin belgeli oldu- ğunu belirtmişti. İP, hazırladığı dos- yada Sekmen hakkındaki iddialan 6 başlık altında toplamışti. ÇAĞDAŞ ^ ^ YAYINLARI Leyla Emeç Tavşanoğlu Türk - Yunan Sorunları AKİLLER TARTIŞIYOR j LEYLA EMEÇ TAVŞANOĞLU TTW rru.* yMvuttt AKÎLLER TARTIŞIYOR Her türlü özveriye karşın düzelmeyen ilişkıleı Bölgenm çıkarlanndan ortaklaşa yararlanmak varken "ıtışmeler". Ureolen yapay nedenler. Savaşın eşigine gelip gen dönmeler Ve nedenier. Soruoknn soruya, sorulann yanıta donuştüğü bir yapıt. CumhuriyeÇ kitap kulübü Çoi Pozorlomo A.S. njrk<Ki>9ıCnl.No:39/4l CÎ4334)Coğafoğfu-îstanbül Tel:f212)514 0196 ÇAĞDAŞ t S î YAYINLARI Halit Deringör FENERBAHÇE CUMHURİYETİ VE CUMHURBAŞKANLARI T HAUTDERINGOR FENERR\HÇE mHUfimmvE • OÜMHURBAŞKANLAM. Fenerbahçe tanhıne ısmı kazınmış bir büyük futboku, günumuzün usta kalenu Halit Deringör Kadıköy'u de, Fenerbahçe Spor Kulübü'nü de tanhın gölgesinden süzgeçlıyor. Tanhe belge bırakıyor. CumhurİYet ^ kitap kulübü Cafi Pazorloma A.S. Törkotoğı Cad. No:39/41 C343a4}Cağa!oğlu-isfanbul Tel:(212)514 0196 ÇAĞDAŞ ^ K YAYINLARI Yakup Kepenek YANLIŞ YILUR YAKUP KEPENEK YANLIŞ YILLAR Yabana cıkârianna karşı ulkevı savunan bir savaşçının, "sorunlardan kaçan siyasal gidiş, yalmz kendısinı d^ü, üliejı yıkuna sürükler" dıyen bir bîkrn adamımn düşündüklen ve düşıindürdüklen. « CumhuriYet ^ ^ kitap kulübü Çoö Pazarlama A.S. TûrktKoğı Cad. No:39/41 (34334)Cajaloj|iu-lstanİMilTei:(212)S14 0196 HAFTAYA BAKIŞ AHMET TANER KIŞLALI Özal'ın Misyon'u Neydi? Peş peşe gelen iki telefon beni düşündürdü. Birincisi Istanbul'dan, yaşlı bir bayan okurum- du. Ağlamaklıydı. - Özala anıt mezaryapılması için devlet 300 milyarlira sarf ediyormuş. Ne hakla? Bizim ver- gilerimizle bunu nasıl yaparlar? Ismet Inönü'ye yapılmayan, Turgut Özal'a ya- pılıyor. Acaba niçin? Ikinci telefon Nokta dergisindendi. Bir yazı ha- zırlıyorlarmış. - özal niçin bugün bile gündemde?"Misyon"u neydi? • • • özal gerçekten de gündemde... Ve uzun süre de düşmeyeceğe benziyor. Nasıl düşsün ki! Bir... Eğer bugün "irtica"diye adlandırılan "gericilik" yeniden hortlamışsa.. bunu elbette ki "rahmetli" Ozal'a borçluyuz! 163'ü o kaldırıp, "şeriat" propagandasını o ser- best bıraktı. "Zenginleri seven" ünlü ekonomik politikalan ile, yoksulu daha yoksul varlıklıyı da- ha varlıklı yapan o idi. Sosyal devleti o yıktı... Ve "yoksulluk" ve "toplumsaladaletsizliği" besleye- rek, kitleleri dinci örgütlerin kucağına o attı. İki... Eğer "bölücü terör" devletin başına bela ol- muşsa.. bunu elbette ki "rahmetli" Özal'a borç- luyuz! PKK'yi "üç-beş eşkıya"olarak nitelendirip dev- letin tüm gücüyle, yılanı daha yavru iken ezme- sini o engelledi. "Federasyonu da tartışalım!" di- yerek, PKK ve yandaşlarına umut ve dayanma gücünü o verdi. Üç... Eğer bugün devletin temel kurumları çürümüş- se, cumhuriyetin temelleri sarsılmışsa.. bunu el- bette ki "rahmetli" Özal'a borçluyuz! "Köşe dönmeciliği" en yüce değer yaparak yeni kuşaklara yozlaşma tohumlarını o serpti. "Iş bitiricilik" görünümü altında, devleti o yozlaştır- dı. Yolsuzluk ve ahlaksızlığı kurallaştıran, kurum- laştıran kapıları o açtı... Şeriatçı, tarikatçı rektör- ler dönemi onunla birlikte başladı. Devletteki ge- rici kadrolaşma onunla doruğa çıktı. "Rahmetli" Özal'ı elbette ki unutamayız! Yaşadığımız her "be/a"nın altında onun ımza- sı varken bu olası mı? Ama gene de ne olur ne olmaz... 300 mılyarın üzerine bir 300 daha koyalım ki mezarı daha gör- kemli olsun!.. Öylesine görkemli olsun ki, Türki- ye bir gün esenliğe çıktığında da, gelecek kuşak- lar onu unutamasınlar! Malum... Eğer "ders alınmazsa", tarih yinele- nebilir. • • • "Rahmetli"nin sağlığında bir "Köşk yazarlan" kuşağı türemişti. Ağzından herçıkanı, iki haftaara ile birbirinin tersi de olsa "manşet" yaparlardı. "Keramet" diye sunarlardı. Sonra da hayretle bir- birlerine dönerlerdi: - Yahu ne büyük adam! Nasıl da gündemi hep o belirtiyor! Hepsi de "sahibinin sesi"ydi... Kim daha sadık ve de güçlü "ses" olacak diye aralarında yarışır- lardı. Yanşma gıderek açık arttırmaya dönüştü. Ve sonunda ihale "Ikinci Atatürk'lük"te kaldı. - özal, Atatürk'ten sonraki en büyük devrim- cidiri Hazret tam zamanında ölmeseydi, ikincilikten birinciliğe yükselmesi yakındı... Mustafa Kemal, "Ikinci Atatürk" olmaktan kıl payı kurtuldu. Aslrnda "Köşk yazarlan" galiba devrimci ile "devirici"y\ karıştırmışlardı. Ozal için "en büyük devirici" deselerdi, onlara ben de katılırdım. "Tabu" diye diye, devrilmedik değer bırakma- mıştı. "7aöu"lardan bir ordu kurtardı kendisini.. Ona da artık ömrü mü vefa etmedi, yoksa gücü mü yetmedi, bilinmez. • • • Şimdi soruyorlar: - özal'ın "misyon"u neydi? Bana kalırsa.. "Ikinci Cumhuriyet"\ kurabilmek için birincisini içten içe yıkmaktı. "llımlı Islamla bütünleşmiş... Yarı laik... Yarı çağdaş... Etnik bölünmeleri "siyasal yapı"s\na yansıtmış... Ortadoğu'da ABD'nin çıkar bekçili- ğini üstlenmiş.. bir yeni cumhuriyetti "mısyon"u. ABD "servis"lerinin, TC tarihindeki en sevdik- leri devlet adamıydı "rahmetli" Özal. Türkiye'de ilişkiye girdikleri her kuruma, her sivil toplum ör- gütüne aynı tavsiyede bulunurlardı: - Atatürk'ü bırak, özal'a bakl "Misyon"u neydi? Bu sorunun en doğru yanıtını verebilecek olan- lar, galiba okyanus ötesinde oturuyorlar... ÇAĞDAŞ f S ; YAYINLARI Mustafa Balbay BALKANLAR i _MüSTAFABAL8AY "~ BALKANLAR" "Ne kadar az şey büiyormuşum" diyen Balbay'a. "Ne kadar az şey okumuşum" dedırten bir gezınin notlan. BAL damlayan bir kalemden KAN kokan BALKANLAR'm öyküsu. Ustaca gözlemler, insanca öziemler. Cumhurryet kitap kulübü Coû Pazarlama A.Ş. . No:39/41 (İ4334)Ca§alo5İu-lsfonbul Tel:(2l2)5l4 0196
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog