Bugünden 1930'a 5,499,977 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 26 NİSAN 1998 PAZAR HABERLER Esrar Operasyonu • Haber Mcrkezi - Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde, uyuşturucu satıcısı olduğu belirtilen 4'ü kardeş 5 kişi, toplam 15 kilogram toz esrarla yakalandı. İl Jandarma Alay Komutanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre. ilçedeki genel kontrollerde. bir balık lokantasında oturan Yılmaz Görgülü'nün (35) çantasında 2.9 kilogram toz esrar bulundu. Gözaltına alınan bu kişinin uyuşturucuyu. kafeterya işleten Ömer Kaya'dan aldığını söylemesı üzerine. işyerine baskm düzenlendi. Ömer Kaya ile yanmda çalışan kardeşleri T.K. (18)veCezairKaya gözaltına alındı. Çavuşoğfu'na dava • ANKARA (AA) - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı. bir yazısında Yargıtay Cumhuriyet Başsa\cisı Vural Savaş'ın kişilik haklarına hakaret ettiğı gerekçesiyle. Güneş gazetesi eski köşe yazan Ömer Çavuşoglu hakkında 4 av dan 16 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açtı. Cumhuriyet Savcısı Levent Tacer tarafından hazırlanan ıddianamede. Vural Savaş'ın kişilik haklanna hakaret edildiği belirtilerek. samk Çavuşoğlu'nun. TCK'nin 'sövme" fiilini düzenleyen 482 1-4 ve "resmi sıfatlılara işlenen cürümler-cezayı artıran hal" hükmünü içeren 273. maddeleri uyannca4 aydan 16 aya kadar hapis cezasına mahkûm edilmesi talep ediliyor. ürla'da haraç iddiası • İZMİR(AA)-lzmir"in Urla Cumhunyet Ba$savcıhğı'na başvuran Bedri Hüseyin Güle isimli besici. çiftliğini basan ve kendisinden para isteyen 9 kişiyi savcılığa ihbar etti. Savcılığın verdigi talimatla güvenlik güçleri. Izmir Özel Harekât Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Sedat Öztürk ile Ercan Eroğlu, Turan Yüksel, Irfan An. Mehmet Bektaş, Abdullah Tekın. Berna Arpacı, Benal Lnüz \e Aynur Avkıran'ı gözaltına aldı. Sorgulamaları tamamlanarak Urla Adliyesi'ne sevk edilen sanıklardan polis memuru Sedat Öztürk ile Ercan Eroğlu, Mehmet Bektaş, Irfan An ve Turan Yüksel tutuklandı. Trafik kazasına ppotesto • İZMİR(AA)-22\isanda Mustafa Kemal Sahil Bulvan'nda yolun karşısına geçerken otomobil altında kalarak ölen Fulya Erkıvanç'ınailesi ve arkadaşlan kaza yerinde protesto eylemi yaptılar. Kazanın meydana geldiği yere çiçek bırakan eylemciler. 'Fulvalar Ölmesin' vazılı pankartlar açtı. Trafiğin bir süre aksamasına neden olan protestocular, polisin uyansı üzerine dağıldılar. Atatüpk'e hakaret • SAFRANBOLl(AA)- Karabük'ün Safranbolu ilçesinde. Atatürk'e hakaret ettiği gerekçesiyle bir kişi gözaltına alındı. Hikmet N'amal Çarşısı Kadıköy Restoran'da aşçı olarak çalışan Şinasi Altıok (53). geçen günlerde açılışı yapılan Atatürk Büstü'nün önünde 'Putu açtınız". "40 milyan puta yatırdınız' ve "Siz dangalaksınız" şeklinde hakaret niteliginde sözler sarfetti. Restoranda bulunan müşterilerden Rıza Kum'un (44) şikâyeti üzerine. lokanta aşçısı Şinasi Altıok gözaltına alındı. Semtikalıya baskı • Haber Merkezi - Balıkesir'in Burhaniye ilçe belediyesinde sözleşmeli 38 işçinin. sendikaya üye olduklan gerekçesiyle işten çıkanldıklan belirtildi. DlSKe bağh Genel-lş Sendikası Balıkesir Temsilcisi Kamil Akar. "Bu karann değiştirilmesi için mücadele vereceğiz" dedi. Öte yandan Nazilli Belediyesi ile Belediye-lş Sendikası arasında imzalanan toplusözleşme ile bir işçinin aylığı, ikramiyeler dahıl 120 milyon liraya yükseldi. GenelBaşkan Siyami Erdem, haklar için diğer işçi konfederasyonları gibi hükümet veya muhalefetle uzlaşmayı düşünmediîderini söyledi 'KESK'in yöntemi farkk'AYŞE YILDIRIM Siyasal Islamm geriletilmesi için; iş- sizliğin önlenmesi. iş güvenliğinin sağ- lanması ve halkın siyasal sürece katılma- sı gerektiğini vurgulayan KESK Genel Başkanı Siyami Erdem. bu noktada sen- dikalara büyük görev düştüğünü söyle- di. Ancak sendikacılann çalışanlarla ken- di aralarındaki güven sorununu gider- mesi gerektiğini belirten Erdem. "Böy- lece daha miicadeleci, daha kararlı, da- ha hak alma süreçlerine katılan bir ör- gütlenme ortaya çıkacak. Ve politika>ı da bu noktada yönlendirici bir ortam yara- nlmışolacak'"dedi. Dığerkonfederasyon- lara "tüm çalışanların bugünkü acil so- runlannı ortaya koyup bu acil sorunla- nn çözümü noktasında bir eylem birligi" öneren Erdem. sorulanmızı yanıtladı. - Halkın siyasete katılımı ve miidaha- lesi nasıl sağlanacak? "Demokrasinin kökleşmesi, kurum- sallaşması ve tüm toplum kesimleri ta- rafından içselleşmesi için halkın siyasal sürece katılımı, söz ve karar sahibi olma- sı gerekir. Halkın siyaseti yönlendirme- si kendi tercihleri doğrultusunda siya- setin programlandırılmasında sivil top- lum örgütleri ve bu- nun önemlı unsuru olan sendikalar çok büyük bir rol oynu- yor. sorumlulukları var. Katılımcı. açık birdemokrasi sadece bir oy verrne olayı de- ğildir. 4yıldayada5 yılda bir siyasal ter- cih hakkını kullan- mak olayı değildir. Tüm bu süreçlerde, güncel yaşamda ve halkı ilgilendiren her sorunun çözümünde halkın müdahale ede- bilme. sesini duyura- bilme ortamının ya- ratılması gerekiyor. Halkın sesi de halkın örgütlenmiş olduğu. çalışanlann örgütlen- miş olduğu muhale- fet partileri aracılı- ğıyla. demokratik kit- le örgütleri aracılı- ğıyla. sendikalar ara- cılığıyla, sivil toplum kuruluşları. meslek kuruluşları ve deği- şik alan örgütlenme- leriyle beraber ifade- lendirilmesi gereken birolgudur. O neden- le bir ülkede demok- rasinin bovutlarını. : KESK, Türkiye'de ortak, genel demokratik bir çalışanlar yasasını savunuyor. Bu yasanın standartlan, normlan tüm çalışanlar için geçerli olabilecek demokratik bir yasa. Ve bu demokratik yasa üzerinden tüm çalışanlann örgütsel birliğini, tek çatı altında tüm çalışanlann bir araya gelmesini ilke olarak savunuyoruz. "Türkiye'de sendikal hareket oldukça yetersiz. Hem üye sayısındaki yetersiz- İikleri var hem de sendikal politikalan hal- kın çıkarlanna ve emekçilerin çıkarları- na denk düşen bir özellik ifade etmeme- si noktasında yetersizlikleri var. Bugün KESK'in dışında üç konfederasyonun üye sayısi bir milyonu geçmemektedir. O bir milyon üyenin içerisinde de sendi- kal faaliyetlere katılım oldukça zayıftır. Yönetimlerle üyeler arasında ciddi güven bunalımı yaşanmaktadır. Birbütünleşme olayı yoktur. Diğeryandan. örgütlenecek çok sayıda işyeri vardır. Işyerlerindeki ör- gütlenmeninzorluklan var. Sendikacıla- nn bu zorlukları göğüsleyecek bir karar- lılık içerisinde olması gerekiyor. O ka- rarlılığı gösterebilmesi için de emekçi- lerin çıkarlannı gerçekten içselleştirmiş. onu kendi fiili haline getirmiş fikri do- nanımlara sahip olması gerekiyor." - Yani önce kendilerini m\ düzeitmele- boyuttaki ağırlıklan üye sayısı ve o üye sayısının faaliyete katılma sayısıyla çok yakından ilgilidir." - Sendikaların Türkiye'nin ortak çı- karları doğrultusunda bir araya gelme- sine ne diyorsunuz? " Bu bir zorunluluk. sendikalann bir ara- ya gelmesi Türkiye açısından kaçınıl- maz bir zorunluluktur. Hem örgütlen- menin önünüaçması bakımındangerek- lilik hem de büyük potansiyellerin cay- dırıcı gücünü ortaya koyması. hak gasp- larını öniemesi. yeni kazanımlar elde edilmesi için gerekliliktir. KESK. Tür- kiye'de ortak. genel demokratik bir çalı- şanlar yasasını savunuyor. Bu yasanın standartlan. normlan tüm çalışanlar için geçerli olabilecek demokratik bir yasa. Ve bu demokratik yasa üzerinden tüm ça- lışanlann örgütsel birliğini. tek çatı altın- da tüm çalışanlann bir araya gelmesini ilke olarak savunuvoruz. Bugüne kadar ORTAK E Y L E M ÇAGRISI - Bürün sendikalara ortak eylem çağnsı yapan Erdem, "Sendikacılaröncelikle kendile- rini düzeltmelidir. Böylece çalışanlarla aralarındaki güven sonınu \e güven bunalımı ortadan kalkar" dedi. genişliği ve derinliği ka\ramada bu ku- rumlann gücü bîr ölçüt oluyor. Bir top- lum ne kadar örgütlüyse, hakkını araya- bilecek. sesini duyurabilecek bir sürece girmişse demokratik kazanımlann bü- yüklügü de o boyutta bir oran teşkil edi- yor." - Siyasi partilerin üye ve semparizan- lan da bu anlamda sorumluluk taşımıyor mu? "Tabii. Bu. sendikal alanda da böyle, siyasi partilerde de aynı durum geçerli- dir. Siyasi partilerin de üyeleri. taraftar- lan kendi partilerini denetleyebilmeli- dir. Karar süreçlerine katılabilmelidir. Slogansal bir destekten çok o partiyi halk çıkarlanna doğru etkileyebilecek baskı gücünü kullanması gerekiyor. Sendika- lar önemli bir sosyal kurumdur. siyaset üzerinde caydıncılığı olan kurumlardır. O nedenle siyasetin toplumsallaşması açısından emekçilerin çıkarlannı göze- ten siyasal programların uygulanması baknnından sendikalann çok güçlü olma- sı gerekiyor." - Türkiye'deki sendikal hareket bu an- lamda veterli mi? ri gerekiyor? "Elbettekı. Sendikacılar bu sürece gi- rebildiği noktada çalışanlarla kendi ara- lanndaki güven sorununu ve güven bu- nalımını giderebilecekler. Güven buna- lımı olmayan yerde de örgütlenmelere sahip çıkmak duygusu tabanda gelişecek. daha mücadeleci, daha kararlı, daha hak alma süreçlerine katılan bir örgütlenme ortaya çıkacak. Şu anda örgütlenmede zorluk çekilen yerlerin örgütlenmesi, ör- gütlenme fikrini topluma getirecek ve kitlelerde örgütlenmeye karşı yönelim. hak alma süreçlerine giriş ve katılım. politi- kayı da bu noktada yönlendirici bir or- tam yaratılmış olacak." - Diğer sivil toplum örgütleri için de aynı şev geçerli mi? Onlarda da aynı şe- yi görüyor musunuz? "Tabii kitle örgütleri de hitap ettiği ke- simleri çok büyük oranda örgütlemiş de- gil. Bunu pratik örneklerde de görebili- yoruz. Bir mıting yapılıyor, belki 40-50 tane imza toplanıyor. tüzelkişilikleri adı- na. ama katılım noktalanna baktığımız- da çok şekilsel olduklarını görüyoruz. Bir kurumun ağırlığı, özellikle sendikal da sürekli kendi dışımızdaki konfede- rasyonlarla bir araya gelmeye özen gös- terdik. Hep ortak eylemlerin >apılması gerektiğini söylüyoruz. Hiçbirdayatma- mızın. önkoşulumuzun olmadığını söy- lüyoruz." - Türk-İş ve DİSK'in de yer aldıgı beş- li sivil inisiyatife eleştirileriniz hangi nok- tada yoğunlaşıyor? "Buradaki temel ayrılığımız: işçi kon- federasyonlan bütün program yaklaşı- mını. eylem stratejilerini hükümet ve muhalefet ilişkilerine göre değerlendiri- yorlar. Tutum ve davranışları o çerçeve içersinde kalıyor. Hükümete karşı genel- likle muhalefeti destekliyorlar. Destek- ledikleri muhalefet iktidarolup. çalışan- lann taleplerini yerine getirmediği za- man da bir önceki şikâyet ettikleri ama daha sonra muhalefet olan partilerin ya- nında yeralıyorlar. Sürekli iktidara kar- şı bir muhalefet desteği şeklinde gelişi- yor bu. Ama çalışanlann sorunlan bir türlü çözülmüyor. Bu bir kısırdöngü ve sığ bir yaklaşımdır. Ve çalışanlann sorun- lannı çözmeyen politikalara yedeklenme- yi beraberinde getiriyor. Bu noktada KESK. işçi konfederasyonlanndan ayn- lıyor. KESK açısından iktidar ya da mu- halefet partileri ve bunlarla aynılaşma. öz- deş olma gibi bir yaklaşım yoktur. Bizim açımızdan önemli olan kendi sorunlan- mızı ortaya koymak ve bu sorunlan hü- kümetlere, çözüm odaklanna kabul ettir- mektir." - Sizin talepleriniz neler? "KESK. siyasal İslamın geriletilmesi için işsizligin önlenmesini talep ediyor, iş güvencesini talep ediyor. halkın siya- sal sürece katılmasını öngörüyor, okul- larda bilimsel demokratik eğitımin ko- şullannın yaratılması gerekiyor. üniver- sitelerin her boyutta özerk olması gere- kiyor. aydınlanmacı bir kültürel toplum yaratılması gerekiyor. Bu ve benzeri ko- şullar Türkiye'yi demokratikleşme süre- cine getirecek koşullardır. Bir yandan sosyal devlet olgusunu reddediyorsunuz. milyonlarca işsiz yaratıyorsunuz. hukuk devletini işlemez hale getiriyorsunuz. yargısız infazlarolması, aydınlann ceza- evine atılması. kitap okuma. kültürel ya- saklar. beraberinde de siyasal Islamdan rahatsız oluyorsunuz. Bu bir çelişkidir. Ve o çelişkiye karşı biz ekonomik, sos- yal ve siyasal boyutlarıyla tutarlı bir de- mokratik programın Türkiye "de egemen olmasıyla siyasal Is- lamın gerileyeceğini savunuyoruz. Siya- sal Islamı esas ola- rak geriletecek olan. halkın kendi inisiya- tifleridır. Halkın. si- yasal İslamın etki ala- nı dışında bırakılabi- leceği koşulların ya- ratılmasıdır." - KESK'i doğru- dan ilgilendirenyasa tasansı Mecüstı bek- liyor. Buradan bakın- ca siyasal partilerin sendika ve sivil top- lum örgütleriyle iliş- kilerini nasıl değer- lendiriyorsunuz? "Son sahte sendi- ka yasasına karşı KESK'in yürütmüş olduğu mücadele ge- niş toplum kesimle- rini etkilemiştir. Ta- leplerimiz milyonlar- ca insan tarafından net algılanmıştır ve KESK'i haklı gör- müşlerdir. Bukamu- oyunun oluşması par- lamentoyu etkjledi ve şu anda askıya alın- dı. Bu somut örnek. sendikalann ve demokratik kitle örgüt- lerinin. sivil kurum ve kuruluşlann siya- seti yönlendirme noktasındaki etki boyu- tunu göstermesi bakımından da anlam- lıdır. Parlamentoyu etkileyebiliyor, yasa- yı geri çektirebiliyor, çalışanlann ve de halkın aleyhine olabilecek bir yasanın çıkanlmamasındaki caydırıcı gücünü or- taya koyabiliyor. Yani politikayı yönlen- dirdi KESK son aylarda. Bu süreçte biz daha kitlesel katılımla- nn, desteklerin olmasını istiyoruz ama sü- rece baktıgımızda böylesi desteklerin de çok değerli olduğunu. anlamlı olduğunu görüyoruz. Ve biz diğer konfederasyon- lara, tüm çalışanlann bugünkü acil sorun- lannı ortaya koyup bu acil sorunlann çö- zümü noktasında bir eylem birliğini öne- riyoruz. Konfederasyonlann ekonomik, sosyal konseyden çekilmesini istiyoruz. bir emek konseyini oluşturmalarını ve bu emek konseyinde oluşan ortak talep- lerin tek ağızdan tek ses olarak hüküme- te ya da işverenlere iletilmesini istiyoruz. Bu yapı ortak eylem koyabilmenin zemi- nini ve geleceğe yönelik de örgütsel bir- liğin ilk temelini oluşturacak." SIFIZNOKTASII ORAL ÇALIŞLAR e-mail: oral.calislar@planet.com.tr Görüldüğü kadanyla erken seçim en çok Baykal'ın der- di. 1995 Aralıkayında yapılan seçimin ertesi gününden be- ri erken seçimi savunuyor. CHR 1995 Aralık seçimlerin- de yüzde 10'luk barajı, gece yansına doğru gelen oylarfa kıl payı aşmıştı. O seçimleri de Deniz Bay- kal, Tansu Çiller'i köşeye sı- kıştırarak sağlamıştı. O za- man da Deniz Baykal'ın neden seçim istediğini bir türlü an- layamamıştık. Ortağı Tansu Çiller seçim istemiyordu ve CHP'ye mecburdu. Diğer bü- tün partilerTansu Çiller'i mah- vetmek için bekliyoriardı. Bay- kal'ın elinde büyük kozlar var- dı. Bu kozları yine, nedenini o zaman da, bugün de hâlâ çö- zemediğimiz şekilde erken seçim için kullanmıştı. Kimse de ondan bunun hesabını sor- madı. O dönemde de Türkiye'nin demokratikleşmesiyie ilgili kri- tik çıkışlar gerekiyordu. Bir çok demokratikleşme yasası, birçok demokratik proje, Mec- lis'in kritik dengeleri içindeya- şam şansı bulabilirdi. Çünkü Tansu Çiller'in CHP ile ittifak- Erken Seçim Kimin Derdi? tan başka çıkış yolu yoktu. Ortağından gelecek önerileri, kolaylıkla kabul edebilirdi. Ni- tekim Terörle Mücadele Yasa- sı'ndaki küçük değişiklik, o dönemde bir kaç gün içinde Meclis'ten kolayca geçirilmiş- ti. Deniz Baykal, bu olanağı kullanmak yerine erken seçi- mi tercih etti ve Türkiye'yi er- ken seçime götürdü. Sonuç ne oldu? CHP barajı kılpayı aşar- ken Refah birinci, DYP ikinci parti halinegeldi. Refah'ın bi- rinci parti olması, Türkiye'nin son dönemde yaşadığı en bü- yük krizlerden birini günde- me getirdi. Bu çarpık tabloya rağmen, CHP az sayıda mil- letvekiline rağmen, yeniden kilit parti haline dönüştü. Bay- kal bu ya, yine erken seçim ta- lebiyle sahneye çıktı. Türkiye, REFAHYOL döne- minde askeri darbenin eşiğin- den döndü. Ardından Baykal zamanın kendisine geldiği dü- şüncesiyle rolünü oynamaya başladı ve hemen seçim iste- diğini söyledi. Onun seçim is- teği şu anda üçüncü senesi- ni doldurdu. Çabaladı, çaba- ladı, sonunda Mart 1999'da Mesut Yılmaz dan erken se- çim sözünü aldı ve çok mut- lu oldu. Mesut Yılmaz'ı zorla ikna etmesinden sonra TV ek- ranlapndaki görünüşü, zafer kazanmış kumandan gibiydi. Kamuoyu yoklamalarında CHP'nin oylannın arttığına iliş- kin bir veri göze çarpmıyor. Fazilet Partisi hâlâ birinci par- ti görünüyor. Yani şu anda Baykal'ın istediği gibi seçim ol- sa tablo pek değişmeyecek. Fazilet ve DYP ise en azın- dan eski oylarını kazanarak güven tazeleyecekler. Seçi- min olup olmaması, bu hükü- metin geleceği CHP'nin elin- de. CHP hâlâ kilit parti, herşey tıpkı 1995 Aralık seçimleri ön- cesi gibi. ANASOL-D, Tansu Çiller'in 1995 Aralık öncesinde oldu- ğu gibi CHP'ye mecbur. Bu koşullarda Baykal ne yapı- yor? Böyle kritik bir durumu değerlendirip partisini güç- lendirecek ödünler mi alıyor? Baykal'ın tek yaptığı; seçim ipini sürekli gererek üzerinde dolaşmak. ••• Deniz Baykal, Susurluk'un hesabını bu hükümetten ne- den sormuyor? Susurluk'un çözümü konusunda yapıla- cak yasal değişiklikler için ne- den projeler üretmiyor? Ör- negın Veli Küçük ve Yeşil dosyası ne oldu? Öte yandan, Türkiye, tam anlamıyla bir polis devleti ha- line dönüştü. Hemen her gün Türkiye'nin bir mahkemesin- de işkence ile adam öldür- mekten polisler yargılanıyor. Her türlü engeli aşarak mah- keme önüne gelen bu dava- larda ise, tam anlamıyla bir terör yaşanıyor. Gazeteciler tehdit altında, hâkimler, savcılar, avukatlar, mağdur aileleri tehdit altında. Yurttaş, işkenceyle öldürül- müş yakınının davasını izle- meyecesaret edemiyor. Eden- lerin de başına gelmedik kal- mıyor. Örneklerçok, bunların önemli bir kısmı da karar aşa- masında. Bu davalann bazılannı Sab- ri Ergül, Mehmet Sevigen, Ercan Karakaş, Algan Ha- caloğlu gibi CHP'li pariamen- terler de izliyor. Bu konuda Deniz Baykal'ın ANASOL-D hükümetinden sormak iste- diği bir hesap yok mu? Alına- cak önlemler konusunda pro- jeleri yok mu? Erken seçim olunca bu tablolar ortadan mı kalkacak? Gelir dengesizliği dünya re- koruna doğru giden, ekono- mik çarpıklık içindeki Türki- ye'de, şu koşullarda CHP'nin yapabileceği bazı şeyler ola- bilir diye düşünmek saflık mı? ••• CHP'nin önde gelen isim- lerinden Aydın Güven Gür- kan, Seyfi Oktay, Ercan Ka- rakaş ve Fikri Sağlar'ın dün- kü basın toplantısı, Baykal'ın izlediği çizginin partinin bü- tününü yansrtmadığını ve cid- di bir rahatsızlığa neden oldu- ğunu da gözler önüne seri- yor. CHR Türkiye'nin geleceği açısından ciddi ve önemli bir parti. Baykal, bu partiyi nere- ye götürmek istiyor? Basbakan Mesut Yılmaz 'Yasalar çıkmadan seçim olmaz' SALZBLRG (AA) - Basbakan Mesut Yılmaz. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile sağladıklan mu- tabakatın. netice itıbarıyla bir iyi niyet beyanı olduğu- nu belirterek *Vledtsyazta- tilinegirmeden önce. Mec- lis gündeminin, hüküme- tin önceliklerine göre belir- lenmesi ve gündemde ver alan \asalann çıkanlması gerekir. Bu gereekleşmeden mutabakahn diğer unsur- lan zaten görüşmeye tabi değU" dedi. Yılmaz. parti liderlerinin. kurulacak bir seçim hükümetine girme- mesi konusunda da Ba)kal ile mutabakata vardıkları- nı bildirdi. Yılmaz. EDU Liderler Zirvesi kapanış oturumuna katılmadan önce. kaldığı otelde. gazetecilerin iç po- litikaya ilişkin sorulannı yanıtladı. Yılmaz. CHP1İ 4 mil- letvekilinin yayımladığı deklarasyonu nasıl değer- lendirdiğinin sorulması üzerine. Baykal ile vardık- ları mutabakatın. "netice itibarh le bir i>i ni\et be>a- nıolduğunu" söyledi. Mu- tabakatın. hükümet ortak- lannın ve partilerinin ona- yına bağlı olduğunu ifade eden Yılmaz. şöylekonuş- tu: u \ardığımız mutabaka- hn en önemli unsuru. seçi- min 1999bahannda>apıl- ması ki burada hedef ola- rak 28 Mart mahalli seçim- lerinin>apılacağıtarihalın- mıştır. O tarihte ve o tari- hin civannda 2 seçimin bir- leştirilerek yapılmasına iliş- kindir. Buna ilaveten, Sa- >ın Baykal. erken genel se- çime gidilirken. seçim eko- nomisinin uygulanmaması ve seçimlerin herhangi bir partinin avantaj ında \apıl- mamasının sağlanması için. seçim hükümeti kurulma- sını önermiştir. Bunu pren- sip olarak kabul ettim. Şu anda mutabakatımızın iki önemli unsuru vardır. Biri- si,seçimlerin 1999 bahann- da yapılmasıdır. İkincisi, Meclis yaz tatiline girme- den önce Meclis gündemi- nin. hükümetinöncelikleri- ne göre belirtenmesi vegün- demde yer alan yasalann çıkanlmasıdır." Yılmaz. CHP'li 4 mil- letvekilinin. "Ba>kal'ın Yü- ce Divan tehdidi ile hükü- meti anlaşmaya zorladığı" şolundakigörüşlerininha- tırlatılması üzerine de şun- lan söyledi: "Arada bire bir bağlantı söz konusu de- ğU." Yılmaz. CHP'nin, ku- rulacak "seçim hiiküme- ti"ne girip girmeyeceği yö- nündeki soruyu yanıtlar- ken şunlan söyledi: "Evet. öyle konuştuk. Ama hükümetin, bir ba- ğımsızın başkanlığında ol- masınıvezatenanayasa ge- reği olan 3 bakanlığa ilave- ten. bazı başka bakanlık- lara da bağımsızlann veya Meclis dışından kişilerin gelmesinde. prensipte an- laştık. Ama bu konudaki deta>larekimayindanson- ra konuşulacak. SaCın Ece- \ it'in de,Cindoruk'un da di- ğer bazı siyasilerin de bu konuda itirazlan var." EDU zinesi bitti Öte yandan Salzburg'da yapılan Avrupa Demokrat- lar Bırliği (EDU) 18. Par- tiler Zirvesi dün sona erdi. Zir\ enin sonunda Yılmaz. EDL Başkanlığı'na seçi- len Finlandiya Basbakan >ardımcısı Sauli Niinistö \e AvusturyaDışişleri Ba- kanı Wolfang Schüssel ile basın toplantısı düzenledi. Yılmaz. toplantıda Avrupa Birliği'nin aday ülkeler için ortaya konulan objektif ko- şullan kabul ettiğini ve bun- lan v erine getireceğini söy- ledi. Kıbns Rum kesimi- nin AB adaylığına karşı çı- kan ANAR zirvenin sonuç bildirgesinde yer alan "AB'nin genişlemesi" ko- nusundaki birparagrafa çe- kince koydu. Semdin Sakık'a tepki 'İddialar doğru değil' ANICARVİSTANBL L (Cumhuriyet) - PKKnin iki numaralı adamı Şemdin Sakık'ın. yurtiçi ve yurtdı- şında örgüte destek v erdi- ğini iddiaettiği kişilersuç- lamalan reddettı. Gazeteci Cengiz Çan- dar. iddialan maksatlı ola- rak nıteleyerek "Üç cüm- leden başka hiçbir şev söy- lemem. Ortaya atılan iddi- alar aşağılıktır. Buna ina- nıp da bu haberi \a\an al- çaktır. Bu haberi doğruy- muş gibi kabul eden insan- lar da ahmaktır" dedi FPBitlısmilletvekiliAb- dülhaluk Mutlu. Sakık'ın ıfadesıv le ilgili olarak "Ke- sinlikteövle bir şev vok. Bu ifadenin doğru olup olma- dığını da nilnıivoru/" dedi. FPV'anmill'etvekiliFet- hullah Erbaş ise iddialar- la ilgili olarak şunları söy- ledi: "Sakık'ın ifadelerinin gizli rutulması gerekir. So- rusturma henüzdevam edi- yor. Bu ifadelerin nasıl sız- dınldığı. hangi koşullarda ifade alındığı beUideğil. Ben. Sakık'ın benimle ilgili bu tür iddialarda bulunduğu- nu sanmıyorum. Ben ora- ya tamamen insani bir amaçla gittim. Gittiğimiz- de kampta birkaç kişi dışın- da \etkili kimse de voktu. Kime mesaj götüreceğim. Sadece, adının sonradan Rıza olduğunu öğrendiğini biriyle konuştum. Bir me- saj iletmem söz konusu de- ğil. Şimdiye kadar ne Şem- dinSakık'ınede Abdullah Öcalan'ı gördüm. Kimse debenden herhangibir me- saj göndermetniistemedi." tnsan Hakları Dernegi (İHD) Genel Başkanı Akın Birdal da düzenlediği ba- Mntoplantısında. Sakık'ın kendisini ve derneği suç- layan ifadeler verdiğine inanmadığını belirterek, iddialan 'devletin komp- losu' olarak değerlendirdi. Eski MlTmensubu Vfa- hir Kaynak. hakkında çı- kan iddilan yalanladı. Kay- nak. "Hakkımdaçıkan bu kJdialara dostlanm da diiş- manlanm da inanmaz. Be- nim bugüne kadar paray- la hiçbir ilişkim olmadıgı- nı hasımlanm bile bilir" dedi. Ç A Ğ D A Ş Y A Y I N L A R I KcmuyounvE TAKUOTPtAMPİARI ÇAĞININ TANIĞI Ü( YAZAR 2. BASI 3C0CO3Tİ KUBİLAY OLAYI VE TARİKAT KAMPLARI 4. BASI 55C 000 TL SANCILIYILLAR KUJATILM1J SOKAKLAR 4. BASI 3H0COTL KUZU POSTUNDA KURT 2. BASI 500 0COTL ZAMBAK SANA DA BULAJTIKAN 2 BAŞI DİN BARONUNUH KAZLARI 2. BASI 50O0O0TL Â$IK KADINLAR SOKAĞI 2. BASI SERİATPAIARI ÖOOOOC'T. SEVDANIN ADRESİ BELLİ DE&İL 1000.000 TL Çağ Pazarlama A.Ş. Türkocağı Caddesi No:39/41 (34334) Cağalo^lu-lstanbul TeJ: (0212) 514 01 96
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog