Bugünden 1930'a 5,500,162 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURİYET 26 NİSAN 1998 PAZAR PAZAR KONUKIARI Doğayı ve tarihi talan edenlere karşı durmaya çalışan bir avuç insanm karşısında rant çevreleri ve siyasetçiler dunıyor Koruma Kurullan'nı kım koruyacak?Sizce koruma kurullarıyla neden oy- nanıyor? TAPAN - Koruma kurullannın aldığı karar- lardan toplumun belli bir kesiminin pek de memnun olmadığı anlaşılıyor. lkincisi, belki de bununla ilişkili olarak politik bazı kaygılar söz konusudur?Gelışmışülkelerdekibenzerkurul- larda ıse böyle bir şey söz konusu değil. Aslın- dabu kurullann bilimsel bırniteliği vardır. Biz- de ise anlaşıldığı kadanyla bu kurullann bilim- sel niteliği ikinci derecede bir değer olarak ele alınıyor. Bu kurullann bilimsel niteliği bakan- lıkça da kabul edilmiş olsa bu türlü oynamalar olmaz. Bugüne dek ülkemizde korumayla ilgi- li olarak politikalarhiçbirzaman geliştirileme- miştir. Politikalann geliştirilememesinın de ne- deni korumayla ilgilı yeterince ağirlık verilme- miş olmasıdır. Ozetlemek gerekirse, bu işın te- melinde bazı çıkarcılann ağırlıklı olarak etkili olduklannı söyleyebılirim. AHUNBAY - Kurullann Gayrimenkul Eski Eserler \e Anıtlar Yiiksek Kurulu olduğu za- man. insanlar emeklı oluncaya kadar bu kurul üyelığinde kalıyorlardı. Şimdi ise YÖK ve ba- kanlık kontenjanından giren iki tip üye var. Ba- kanlar değiştikçe. ya da bakanlar kurul üyele- rini beğenmedikçe serbestçe kendi tasarrufla- nnı kullanıyorlar. Oysa. seçim yaparken, uygu- lanması gereken krıterler. insanlann belli bir süre görev yaparak o kuruldaki olaylan ızleme- leri. bunlara hâkim olmalan çok önemlı. Baka- nın canı istediği zaman sizi görevden alma yet- kisi oldugu sürece kurullann kadrolaşması. doğru düriist çalışması da mümkün olmayacak- tır. Bakanlık politik bir yer oldugu ıçin belli ya- pı hakkını alamayan, bellı sıkmtılan olan msan- lar bakanlığa telefon edip. ya da faks çekip bu sıkıntılarını dile getırmektedirler. Bundan son- ra kurula. ya da kurul iiyelerine telefönlargeiı- yor. İstenilen yerine getirilmediği zaman da ku- rul üyelen görevden alınıyor. Koruma kurulla- n bilimsel ve özerk kurullar olarak çalışmadık- ça bu oyunlar sürecektir. Dolayısıyla bu meka- nizmavı değiştirmek gerekiyor. EKINCİ-Hocalarnedenlerinianlattılar. Ben burada kıyaslamayla bir \ urgulama yapmak ıs- tiyorum. Aslında sadece koruma kurullan de- gil. imar kurullan da degişır. Beledıyede imar komısyonu korumadan yana davranırsa bu se- fer o imar komısyonunu değiştiriyorlar. Böyle örnekler de var. Koruma kurulu, adı üzerinde kültür ve tabıat varlıklannı koruma amacını ta- şıyan bir kuruldur. Bu kurullar ancak koruma- yı bilen ve bunu yaşama geçirebilecek, koruma- ya ınanan kışilerle çalışabilirler. Ama insanlar bu kurullarda görevlendirildikten sonra karar- lılıklan. ınançlılıklan meydana çıkar. Anladı- gım kadanyla bakanlık önce görevlendiriyor, sonra da bu insanlann gerçekten korumacı ol- duklannı görünce de görevden alıyor. Ben bu- güne kadar. korumamadan yana. yağmadan ya- na davrandığı ıçın bir üyenin görevden alındı- gını son altı-yedi yıldır pek hatırlamıyorum. ^ ^ • • i Koruma kurullannın içler acısı hali- ni anlattınız. Peki, koruma kurullannı kim ko- ruyacak? TAP4N - Demokrasıye yürekten inandıgım için bence koruma kurullannı halkın kendisi- nın koruması lazım. Halkın kendisinin koru- ması demek. halkın ya da yurttaşın da koruma konusunda belli bir olgunluğa. belli bir bilince varması demektir. Koruma kurullannın gecmi- şine bakarsak 40 yıllık bir mazisi var. Niçin ko- ruyoruz. neden koruyoruz. nasıl koruyoruz ko- nusu zaman zaman bilim çevrelerinde de tartı- şılıyor. Ben. korumacı lan kim koruyacak, so- rusuna şu yanıtı \ermek ıstiyorum: Şu andakı durunıa göre koruma kurullannı bence yerel yönetimlerin koruması lazım. Ama bakıyoruz ki bugiin yerel yönetimierin bırçogu korumaya karşı lar. • • • • Rantların cokyüksek oluşundan mı? TAPAN -Tabiı. Toprak rantının bu kadar yiik- sek. korumayla ılgili olan bilincin de bu kadar düşük oldugu bır ülkede korumay ı ancak ve an- cak ıdealistlerin yapabileceklerine inanıyorum. Ben on dört yıldır koruma kurullannda görev alıyorum. § • • § • Ya da koruyamama kurullannda mı? TAPAN - Evet. Ama bu koruma kurullan ol- mamışolsaydı İstanbul'agökdelenlerçokrahat dikilebılirdi. Bunlann zaman zaman akademik çevrelerde dahi tartışıl- dığıııı çok vakından iz- ledım. Bir kere. koru- ma kurullarının özerk olması lazım. Koruma kurullanna bellı bir oranda özerklık getiri- lir ve her türlü baskı ön- lenebilirse bu çok önemli bir gelişme olur. Bıliyorsunuz. koru- ma kurullannın karar- lan ancak idare mahke- melennce iptal edilebi- *3 LJly LJİg Kültür Bakanlığf na bağh koruma kurullannda yaşanan gerilimler bir türlü bitmiyor. Tarihi \e doğal çevrenin korunması çahşmalan yüzünden çıkarları tehlikeye giren kesimler. siyasiler üzerinde sürekli etkili olarak koruma kurullan üzerinde çok ciddi baskılar oluşturuyorlar. Bu baskılar aynı kesimlerin diş biledikleri koruma kurulu üyelerinin sık sık görevden alınmalarına kadar varabiliyor. Üstelik bu koruma kurulu üyelerinin bakanlıktaki yönetimle aynı görüşte olmalan bile sonucu değiştiremiyor. Eğer koruma kurulu üyesi, gerçekten korumacılık görevini hakkıyla yapıyorsa ipinin çekilmesi kaçınılmaz oluyor. Türkiye garip bir ülke. Işini gereği gibi yapan anında yerinden olurken, görevinin gerektirdiğinin tam tersini yapanlar, rant çevrelerinin çıkarlanna büyük ölçüde hizmet ettikleri için eî üstünde tutuluyorlar. Fşte, bu sürecin yıllardır tanığı ve hedefi olan görevden alınma şampiyonu Prof. Mete Tapan ile yine aynı sürecin son kurbanları arasında bulunan Prof. Zeynep Ahunbay ve arkadaşımız Yüksek Mimar Oktay Ekinci'yle dertleşmek istedik. Konuşmamızda temel sorumuz ise "Koruma Kurullannı kim koruyacak?" oldu. SÖYLEŞİ LEYLA TAVŞANOĞLU Öte yandan. koruma amaçlı imarplanlan, di- >ebırkavram var. Bune demek? Her imar pla- nının koruma amaçlı olması lazımdır. Koruma amaçlı imarplanı teknikbırkavramdırvedoğ- rudur. deniliyor. Oysa bu, ınsanda başka bir i- maj yaratıyor. İnsanlar zaman içinde bu kurul- lara gire çıka kendileri de egıtılıyorlar. Tek de- ğıl. daha çeşitli perspektiflerden olayı görme imkânı doguyor. Ama temelde. dedığim gibi, bilinçsizlik var. koruma politikalannın eksikli- gı var. Çok iyi hatırlıyorum. Daha önceki Kül- tür Bakanlıgı Müsteşan Emre Kongarhep, kül- türe ayrılan ödeneklenn toplam bütçenin binde dördü olduğunu söylüyordu. Böyle birödenek- le bız neyı koruvacağız? Bu durumda koruma- vı elıt zümrenın meselesi halinegetirmeyebaş- ladık. Oysa korumanın yaygın olması lazım. Elit dediğimiz kişilerin de yaptıklannın doğru olduğu kanısında değilim Onlann da arkasın- da bir başka rant oyunu söz konusu. Bu işi biz topluma mal edemezsek hiçbir şekiide saglıklı koruma yapamayız. AHUNBAY - Topluma yaymak gerekli. So- nunda ancak öyle başanya ulaşabilecegiz. Ama sanıyorum bir başka noktaya daha işaret etmek gerekiyor. Özellikle Istanbul'da arkeolojik ve kentsel SlT")er bütün dünyanın ilgisini çeke- cek derecede önem taşıyor. Istanbul bır dünya mirası kenti. Biz Türkiye olarak bırçok ulusla- rarası anlaşmaya ımza atmışız. Türkiye hükü- rula yeterli sayıda üye atanmamışsa üç kişi ve bir belediyetemsilcisiylebirlikte kurulun karar alma yetkisi vardır. O zaman o kurula bir geçi- ci başkan seçiliyor. Şu anda Bursa kurulunda ı- ki üye yok: atanamıyorlar. lş böyle olunca da ben o bakımdan geçici kurul başkanıyım Fa- kat öbür ikı arkadaşla bırlikte bız şöyle bır ka- rar aldık. Bütün toplantılara MımarlarOdası ve ŞehirPlancılan Odası'nıdavetedivoruz. Onla- ra toplantı gündemıni göndererek. "İlgilendiği- niz her konuda toplantıya katılabilirsiniz" diy o- ruz. Tabii oylamaya katılamıvorlar. ama oyla- ma öncesi bütün toplantılara katılıyorlar. Bu yöntemden çok da olumlu sonuçlar aldık. O bakımdan. Zeynep Hanım'ın da dediği gibi, korumayla ilgili öbür kuruluşlann da bu toplan- tılara katılmalannda çok büyük >arar var. Çün- kü kentin sahibi olanlar MımarlarOdası'dır. Şe- hir Plancılan Odası'dır ve ılgili öbür kuruluş- lardır. Kurul üyelikleri geçicidir. Zaten yasaya da baktığınız zaman. kurul üyeliğine ancak ıki kez seçilebilindiğini görüyorsunuz. Yanı on yıl- lığına üyelik yapabiliyorsunuz. Özetle, bizim korumacılığı topluma mal etmemiz ve bunun için her türlü yöntemi denememiz lazım. EKİNCİ - Ben tam Mete Bey'ın bıraktığı yerden devam edeyim. Korumacılığı topluma mal etmek için Bursa'da izledikleri yöntem son derece doğru bır yöntem. Buna ek olarak. 1995 ten ben ortaklaşa savunduğumuz konu. EKİNCİ-Burada Mete Bev "in söylediği iliş- kiler \ar. Ama koruma eğer politıkalar üstü bir da\ ranışsa. Kültür Bakanı'nın da bu konuda bir ayncalığı bulunması lazım. Örneğin Kültür Ba- kanı'nın Bakanlar Kurulu'nda. "Arkadaşlar, koruma politikalarüsrü birolaydır. Kusura bak- mayın. Ben bu konuda sizden farklı olacağım. Çünkü ben Kültür Bakanrvım" dıyebilmesi la- zım. Bunun dıven bır Kültür Bakanı. Türki- ye'ye bayağı bir mesafe aldırır. Ama demeyen- İerTürkiye'vibuhalegetirdiler Bır üçüncü ko- nu hukuk. Ama kendi örneğime bakacak olur- sak. Danıştav bıle benı koruyamadı. Danıştay. ben kurul üvelıği görev ınden alındığımda. "Ku- ruldaki görevine de\am etmesi lazım" kararını aldı. Fakat bakanlık Danı^tav karanni dınleme- dı. Demek kı lıukukun da komyabılmesi için koruma kurullan \e bakanlık ilişkisinin rant baskılan karşısında direnebilen bir yapıya ka- vuşması şart. • • • • \fete Bey, sizin en son görevden alı- nışınız nastl oldu? TAPAN-Bakanlıktan birteşekküryazısı gel- di. o kadar. Göre\ den alınmam konusunda hıç- birgerekçe gösterilmedi. Ben üç kez görevden alınıp üç kez de görev e iade edıldim. En son gö- revden alınışımın politik olduğu söylendi. u Lü- zümu üzerine görev den alınmıştır"* denıyor. ya- Soldan sağa Prof. Mete Tapan. Prof. Zeynep Ahunbay ve Oktay Ekjnci. l çünün de ortak özelliği var. Görevden alınmada rekor kırmak üzereier. lir. Eskiden bu kurul- larda üye olanlar emek- li oluncaya kadar gö- revlerini sürdürürlerdi. Ama onun da bazı sa- kıncalan vardı. Çünkü orada da zaman içinde ağırlık memurlara kayardı. O kurulun başında- ki kişi müsteşardı ve çeşitli kuruluşlann tem- silcileri kurulda bilimsel kurumlardan gelen üyelere kıyasla sayısal bakımdan daha ağırlık- lı olmaya başlamışlardı. Ozetlemek gerekirse, koruma kurullannın özerk olmalan, bu konu- da halkın bilinçlenmesi lazım. Bu konuda da hem örgün hem yaygın egitimin olması gerek- lidir. Bunlar olmazsa olmaz. Bir de devletin bu konuda koruma polıtikası olması lazım. Koruma politikası da ancak mad- dı olanaklann saglanmasıylaolabılır. Ben bubi- nalan, bu SİT alanlannı koruyacagım. deyip arkasından maddi birtakım olanaklar getirmi- yorsanız bazı sorunlarortaya çıkabilir. bir dünya kenti. Uluslararası anJaşmalara imza atmışız. Fakat uygulama kâğıt üstünde kalıyor. Kültürün korunması çekirdekten gelmiyor. Bunu aşağılara çekmek gerekiyor. Alınan kararlan uygulayacak olan merciler de bu işe sahip olsunlar. metlen koruma çalışmalannın belli bir düzey- de yapılmasını bu anlaşmalarla garantı edıyor. Fakat tı>gulama>a baktığımız zaman bunla- nn kâğıtta kaldığını. üstlenilen sonımluluklann tam olarak yenne getınlmedığını göriiyoruz. Dolavısıvla Kültür Bakanlığı'nınyanı sırames- lek adamları. mimarlar. arkeologlar, sanat tanh- çileri. yanı kültür mirasıyla ılgılenen kişilerin; kentsel SlT"lerde yaşayan insanlar \e sı\ il top- lum örgütleri olarak. bu olaya katılmaları ve bunu gerçekleştırmek zorunda olduklarını gö- rüyoruz. Ama Türkiye'de kentin. kentsel kül- türün korunması çekirdekten gelmiyor. Bu. da- ha çok üst eğıtım almış ınsanların kaygılan. Bu- nu daha aşağı çekebılmek lazım. Mahallesini. şehrini korumakgibi kaygıları maddi sıkıntılar- dan arındırarak yerine getirmek için ayn bir şev gerekiyor. Size Yunanistan'dan örnek vereyim. Koruma- ya ayn lan toplam bütçe- den paranın yüzde bıre çıkanlmasmı hedefiiyor- lardı. Maddi kaynak ol- madan korumacılık yap- mak çok zor. Kültür var- lıklarını korumakla yü- kümlü olan, ya da o pro- jeleri onaylayan kurullar da karar aldıklan zaman onu uygulayacak merci bulamıyorlar. Kültür Bakanlıgı ve kültüre destek olacak kuruluşlann bu konuya daha çok ilgi göstermeleri ve bağış yapmalan gerekiyor. Kurullar kendi başlanna, sadece bel- li projeleri onaylayan. ya da SİT kararlan alan merciler. Onların yanı sıra bunlan uygulayacak olan beledıyeler, ya da meslek adamlannın des- teklenmesi lazım ki onlar bu işe sahip olsunlar ve uygulamayı yerine getırebilsinler. TAPAN-Zeynep Hanım'ın söylediklennden esinlenerek ben bir şey eklemek istiyorum. Ben geçici Bursa kurul başkanıjım. EKİNCİ - Geçici nasıl oluyor? AHUNBAY - Bursa mı geçici. yoksa kurul başkanı mı? TAPAN -Zaten benim geçici olmam sürekli de... Koruma kurullannda üve sayısının beş ki- şi olması gerekiyor Beş kişi olmazsa. yani ku- kurul kararlannın yayımlanması. Bakanlık der- gı şeklinde kurul kararlarını yayımlarsa. o za- man kararlarüzerindekı şaibelerortadan kalka- cak. o kararlann birçoğunun ne denlı önemlı ka- rarlar olduklan belgelenmiş olacak: yanlış ka- rarlarvarsabunlarla ilgilı demokratik ve bilim- sel kamuoyunaaçıkbirdenetimolusacak. böy- lece de kurallar nasıl korunacak. kurul üveleri nasıl korunacak söylemi koruma kurulu karar- lannm nasıl komnacagı bo>utuna ulaşacaktır. Sızın sorunuzla ilgilı aklıma hemen bır altbaş- lık geldi. Koruma kurulu kararlan da korun- muyor. Kurul bır bölgenın korunmasına karar verdiği zaman o karar korunmuyor. Hatta son zamanlarda Kültür Bakanlıgı da kurul kararla- rını dinlememeye başladı. • • • i Koruma kurullan sahipsiz mi? EKİNCİ - Evet. koruma kurullannın sahibi yok. AHUNBAY - Sahipsiz bır ülke... EKİNCİ-Evet. Kurul kararlannın yayımlan- ması lazım. lkincisi, devlet politikası gerçekten önemli. Ben geçen hafta 194O'lı yıllarda Kemal Ahmet Aru Bey'in hazırladığı Ödemış İmar Pla- nı'nı ınceledim. Bayındırlık Bakanlıgı. Ödemiş İmar Planı'nı ihaleye çıkanrken Ödemiş'teki sivil mımarlık örneklerinin rölövelerinin de. i- marplanını yapan mimarlartarafindançıkartıi- masını, plan eki olarak bakanlığa \ enlmesini ve rölövesi çıkan sivil mimarlık örnegi binalann planlarda korunmasını şarrnameye koymuş. Fakat. 1950'den sonra baktığımız zaman. tam tersine... Bu sefer planlar eskı eserleri yıkarak geçiyor. 1980'lere geldiğimiz zaman ise tarihi kent surlan içinden viyadüklergeçirilmeye baş- landı. Demek ki Cumhuriyet tarihınde. devle- tin koruma politikasında geriye gidiş var. Bu- rada bır örnek daha vereyim. Istanbul'da üçün- cü köprüye açıkça karşı çıkıp "Hayır" demeyen bir Kültür Bakanı'nın Istanbul'u korumak iste- yen koruma kurulu üyelerini gözetebıleceği ka- nısında değilim. lstanbul'daki koruma kurulu üyelerinin fümü üçüncü köprüye karşıdır. Çün- kü onlann görevleri Istanbul'u korumaktır. Kültür Bakanı; üçüncü köprüye karşı çıktığı- nı. kendi kurul üyeleriyle birlikte ilan etmıyor- sa o kurul üyelerini de koruyamaz. I Peki, Kültür Bakanı neden üçüncü köprüye karşı çıkamıyor? zıda. Hiçbir gerekçe yok. EKİNCİ - Dava açarsanız o zaman gerekçe- yi öğreniyorsunuz. TAPAN - Ben bunca kere görevden alındım. ama hiç mahkemeve başvurmadım. dımz? I Peki, neden mahkemeye başvurma- TAPAN - Yaptığımın doğru olduğunu iddia etmiyorum. Ama kurullara tayinde de benzer bir yazı geliyor. AHUNBAY - Ben iki kez görevden alındım. Birincisinde kurul toplantısı sırasında bir faks mesajı geldı Mesajda görev ımden alındığım bıldırilıvordu. Hemen o anda kurul toplantısı bıttı Ikincısinde ısc <a- külteve geldı. Birıncısı o zamankı Genel Mü- dür Altan Akat. ikincı- si ise Müsteşar Yardım- cısı ımzalıydı EKİNCİ - Ben Agâtı Oktav Güner, İsnıail Kahraman ve şımdı de İstcmihan Talav döne- mınde olmak üzere üç kez görevden alındım. Bakın. son görevden alı- nışımı deftere de not et- tim. 18 Mart günü gö- revden alınacağımı de- dikodu olarak duydum. 18 Mart Çarşamba günü koruma kurulunun top- lantısı vardı O gün ku- rul toplanamadı. Öğleden sonra arkadaşlardan telefonlar geldi. Kurul Müdürü BUIent Bilgin sağ- dasolda. "Oktay Ekincibirkaç hafta sonra göre>- den alınacak. Ondan sonra topiantılara yeniden devam edilecek" dıvormuş Bu duvduklanmı 19 Mart'ta bakanlık müsteşar yardımcısına ve genel müdüreanlattım Onlarda böyle bir şeyınolama- yacağını. dedıkodulara kulak asmamam gerekri- ğini söyleyerek görev ıme devam etmemi rica et- tiler. Sonraaravauzun bavram tatili gırdi. Bayra- mın bittığı pazartesi günü ise dedikodulann doğ- ru olduğunu kanıtlavan faks mesajını aldım. • • • • Mete Bey. siz görevden alınma şam- piyonu sayılabilirsiniz- Bunun ııedenini anla- tır mısınız? TAPAN - Bunu beni görevden alanlara sor- makta daha büyük yarar var. Ama ben. demek kı bazı kişilerin ayaklanna bastım, çıkarlannı engelledim. diye düşündüm. Ben bütün görevden alınan arkadaşlanmlail- gili şunu görüyorum: Korumacılar, ya da bu işe bilimsel ve bilinç- li olarak egılenler maalesef çeşitli nedenlerle görevlerinden alınmak ısteniyorlar. Bunu en- gellemenin tek yolu önce de söyledigim gibi olayın şeffaflaşması. bilimselleşmesı ve özerk- leşmesidir. Aynca devletin koruma politikası- mn parti politikalannın üzerinde olması gere- kir. • i ^ ^ H Zeynep Hanım, sizişimdiki bakan h- temihan Talay atadı, iki ay sonra da görevden aldu Anlaşıldığı kadanyla onun bektentilerine cevap vermediniz. Sizce Talay sizden ne bekli- yordu? AHUNBAY - Herhalde bunu Istemihan Bey'e sormak daha doğru olur. Ben beklenmeyeni yaptım. M H M H Yani neyaptımz? AHUNBAY- IstanbuKun arkeolojik ve kent- sel varlıklannın daha iyı korunması için bazı ka- rarlann alınmasına uğraştım. Surların korun- ması. yeşil alanlann korunması konusunda ba- zı kararlar almıştık. Bilivorsunuz yeşil alanlar tarihi vanmadada çok sınırlı. Bahçeler var, bir de sur boyunca bostanlar var. Bu bostanlann ye- şil alan olarak korunabilmesi için kararlar var- dı. Ben kurul üyeliğinden alındıktan sonra Se- ma\i Eyicebostanlan ımara açtı. Bunlardan ay- n olarak bir de Langa bostanlan için bir karar maddesı koymuştuk. Oradaki yapıların ayık- lanması ve kente bir rekreasyon alanı olarak hizmet v ermesi için düzenlenmesi karan almış- tık. Ama Fatih Belediyesi orada nikâh dairesi yapmak ıstiyor. Bazı mülk sahipleriyle de an- laşmış. yeraltı çarşılan için projeler hazırlat- mış. Ben kurul üyeliğine geri dönüp bunlan gö- rünce şoke oldum Özetle. görevden alınma ne- denimin birtakım projeler geçmediği için oldu- ğunu tahmın ediyorum. Vatandaşa daha yumu- şak dav ranmadığım için olabilir. Danıştay, Ismail Kahraman döne- minde sizin görevden alınmanız kararını neden hukuka aykırı buldu? Şimdi sizi görevden al- maları hangi gerekçeye dayanıyor? EKİNCİ - Ben. görevden alınan her kurul üyesınin görevden alınma gerekçelenni öğren- meleri için dava açmalannı istiyorum. Benim için ıki gerekçe göstenldi. Agâh Oktay Güner dönemınde, "Beykoz ve Sanyer'i SİT iian etme karanyla usulsüzlükyaptılar"denmiştı. Sanyer ve Beykoz belediyeleri açtıklan davalarda ay- nı gerekçeyi ıleri sürmüşlerdi. Fakat, mahkeme bizim SİT ilan etme karanmızı onayladı. Mahkeme bizfm karanmızı onaylayınca Kül- tür Bakanlığı'nın "SİTkaranusulsiizdür"gö- rüşü hukuk dışı oldu. O nedenle ben kurul üye- lığine geri döndüm. O sırada REFAHYOL hü- kümetı vardı. Bakan İsmail Kahraman kurul- da beni bır hafta tuttu. sonra da Erzurum Koru- ma Kurulu'na sürdü. Oradan da aldı. Onun da gerekçesi koruma konulannda gazete yazılan yazmamdı. Bunu da Danıştay. hukuka aykın buldu. Şimdiki gerekçeyi henüz bimiyorum. Dava açtığımda ögreneceğim. Bakanlıktaki siyasiler, "Görevden alınan üye hakkında üzerimizde büyük bir baskı oluştu" diye açıkça konuşuyorlar. Ben bunun hep rant çevrelerinden gelen bir baskı olduğunu biliyo- rum. Ama sivil toplumkuruluşlannın, "Buüye- ler görevde kalsın" diye bakanlığa yaptıgı bas- kılar var. Bakanlar, siyasiler; sivil toplum ku- ruluşlan ıçın demokratiktir. diyorlar, ama bir yandan da onlann baskılannı dikkate almayıp rant çevrelerinin baskı lanna daha fazla itibar ediyorlar. • • • ^ Sizce koruma kurulu üyeleri nasıl atanmalı? TAPAN - Kurul üyelerinin sadece akademik çevrelerden olmasına ben karşıyım. Kültür Ba- kanlıgı memurlan da kurullarda olmamalı. Oni- versıtelerden, araştırma kuruluşlanndan, sivil toplum kuruluşlanndan temsilci alınmalı. Yal- nız, seçılen kişilerin bu konuyla ilgili olarak da birtakım çalışmalan olmalı. Bu kişilerden oluş- muş bır kurul çok daha bilimsel. çok daha sağ- lıklı kararlar alabilecek- Loruma kurullannı halkın koruması lazım. Halkın kendisini koruması demek belli bir bilince ulaşmak demek. Şu andaki duruma göre koruma kurullannı yerel yönetimlerin koruması gerekiyor. Ama yerel yönetimlerin birçoğu koruma kurullanna karşı. tır. Aynca alınan kararla- nn gerekçeli kararlarha- line dönüşmesi ve bun- ların yayımlanması la- zım. AHUNBAY - Kurul- larda çalışacak ınsanla- nn birikimlerinin olrna- sı gerekiyor. Bu kuru lar çeşitli disiplinlenn bıri- kimine sahip olan insin- lardan oluşmah. EKTNCI-Yaklaşıkal- tı yedi aydır Istanbul'da Boğaziçi 'ne bakan 3 no- lu koruma kurulunun başkanı bir Bizans uz- manı. Altı aydır da ken- di alanıyla ilgili önüne bir dosya gelmiş değil. Ama bu kişı imar planlan üzerinde karar alı>3r. Bu sakıncanın giderilmesi gerekir. Kurul üyelerinin niteliklen konusunda hoca- lara katılıyorum. Ama 1993'te Mimarlar Oca- sı'ndan yeni yasa çalışmalannda bir teklif gö- türdük. O da şu: Ankara'da bir konsey OIJŞU- rulmalı. Bu konseyde Kültür Bakanlıgı, ünıvcr- siteler ve ilgili meslek kuruluşlan temsil edl- meli. Atamalar. hocalann söz ettiği nitelikle^ g5- zetilerek konsey tarafından yapılmalı. Öyie tîr sürece girilırse. Kültür Bakanları'nın bugin yaptığımız bu toplantıya da neden olan s yssi dav ranışlanndan bu iş kurtulmuş olur. diye di- şünüyorum
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog