Bugünden 1930'a 5,500,162 adet makale



Katalog


«
»

2 NİSAN 1998 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER llıcak, Aksın ve Şirin'e tahliye • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Akşam gazetesinin eski sahibi Mehmet Ali llıcak ile yöneticileri Haydar Can Aksın ve Emin Şırin hakkında tahliye karan verildi. llıcak, Aksın ve Şırin dün akşam saatlerinde serbest bırakıldı. Akşam gazetesinin promosyon olarak dağıttığı televizyonların bandrol ücretlerini TRT'ye ödemedikleri gerekçesiyle haklannda açılan dava dolayısıyla tutuklanarak Istanbul Bayrampaşa Cezaevi'ne konulan llıcak. Aksın ve Şirin'in avııkatlan karar aleyhine Ankara 6. Ceza Mahkemesi'ne itiraz ettiler. Mahkeme itiraz üzerine llıcak, Aksın ve Şirin'in tahliyelerine karar verdi. DSP grubunda protesto • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Aziz Doğan isimli bir yurttaş, Fethullah Gülen hakkındakı düşünceleri nedeniyle Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit'i protesto etmek isteyince görevlilerce salon dışına çıkarıldı. Aziz Doğan, toplantı salonu dışına çıkartıldıktan sonra, 1986 yılından bu yana DSP'ye oy verdiğini belirterek, "Ecevit'in irtica tehlikesini küçümseyen görüntü vermesinden, Fethullah Gülen'ı tehJike olarak görmemesinden üzüntü duyuyorum" diye konuştu. Dogan, bir süre gazetemizde düzeltmen olarak çalışmıştı. Hizbullah davaları • DİYARRAKIR(AA)- Diyarbakır DGM'de, Hizbullah örgütü ile 6 ayn davada yargılanan 92 sanıktan 38'i hakkında idam cezası isteniyor. Diyarbakır, Gaziantep, Mardin, Batman ve Elazığ'da 115 kişinin öldürülmesi, 93 kişinin . yaralanması, bombalama, kıSjti<İaklarna, gasp, adam "' kaçırma, bazı insanlan göçe zorlama, 'zekât' adı altında zorla para toplama gıbi eylemleri gerçekleştirdikleri iddiasıyla yargılanan 92 sanıktan 38'i hakkında idam, 43'ü hakkında 15'er yü ve 11 'i hakkında da 5'er yıl hapis cezası isteniyor. Aczmendilep Yargttay'da • ANKARA (AA)-122 Aczmendı"nin 20 ay ile 4 yıl arasında değişen hapis cezalanna çarptınldığı davanın temyiz duruşması bugün Yargıtay'da yapılacak. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin temyiz incelemesini yaptığı davanın duruşmasma avukatlann tamamı katılıp savunma yaparsa iş karara kalacak. Ankara'da Saidı Nursi'nin ölüm yıldönümü dolayısıyla düzenlenen mevlitte yapılan yasadışı gösteriden sonra çok sayıda Aczmendi gözaltına alınmıştı. FP'de muhalefet • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - FP'de teşkilatlann oluşturulmaya başlamasıyla birlikte parti içi tartışmalar arttı. Partinin ambleminin belirlenmemesi parti programının yeniden düzenlenmesi ve vitrinin yenilenmesinde geç kalınması tepkilere neden olurken genç kuşak olarak isimlendirilen değişimci grubun önde gelen isimlerinden Manisa milletvekili Bülent Annç, grup toplantısında bu yönde sert eleştirilerde bulundu. Bülent Annç, parti yönetimini 'pasiflikle' suçlarken iki başlılıktan yakındı. Köşk'te çekimler • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Çankaya Köşkü, bu kez de film seti oldu. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de bazı bölümleri 'Atatürk Müze Köşk'te çekilen 'Cumhuriyet' filminın setini ziyaret etti. TRT'nin, 'Cumhuriyet'i kuranlara ve onu genç kuşaklara taşıyanlara bir armağan olarak' gerçekleştirdiği Cumhuriyet' fihni, aynı zamanda "Kurtuluş" dizisinin de devamı niteliği taşıyor. Genelkurmay, şeriatçı basmı Başbakanlık Takip Kurulu'na şikâyet etti 'TSK'ye sakbnlar önlensin' ALPER BALLI ANKARA - Genelkurmay, Başbakanlık Takip Kurulu'na başvurarak, 28 Şubat kararlan ile irticayla mücadeledeki kararlılı- ğı nedeniyle başta Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) olmak üzere devletin kurumlanna saldıran ve yıpratmayı hedefleyen içerikte haberler yayımlayan şeriatçı ba- sın kuruluşlari hakkında işlem yürütülmesi için yasal düzenle- me yapılmasmı istedi. Irticai faaliyetleri tehdit sırala- masında ilk sıraya yükselten T- SK, şeriatçı basın- yayırı kuru- luşlannın yoğun yıpratma kam- panyasına hedef oldu. Şeriatçı basının yayınlannın haber ver- me eleştiri boyutlannı aşarak başta TSK olmak üzere bazı dev- let kurumlannı "işgaki, halk ve tslam düşmanı" olarak gösteren kampanyaya düştüğünü belirten kaynaklar, TSK'nin "haksu ve yalan" haberler nedeniyle duy- duğu rahatsızhğı Başbakanlık Takip Kurulu'na ilettiğini ve bu yayınlann önlenmesi için yasal düzenleme yapılmasmı istediği- ni kaydetriler. TBMM İcisleri Komisyonu'ndaki irtica tasarısına erteleme ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - TBMM Içişleri Komisyonu'nda, hükümetin "irtictyla mücadde" pakeri içinde yer alan Dahiliye Memurlan Yasası'nda değişiklik öngören yasa tasansının görüşülmesi Kurban Bayramı sonrasma ertelendi. Komisyonun dünkü toplantısında vali. kaymakam gibi "dahiliye"' memurlannın "demokratik, laik ve hukuk devteti* ilkelerine aykın, cumhuriyetin niteliklerinden herhangi birini değiştirmeye, ortadan kaldırmaya yönelik eylemlerinin ayn ayn 2 müfettiş raporuyla saptanması ve 2 farklı amirin sicil raporlanyla doğrulanması dummunda cezai takibat yapıfıp yapılmadığına bakıîmaksızın meslekten çıkanlmalanru öngören tasan ele alındı. ANAP'lı Komisyon Başkanı Akm Gönen, komisyon üyelerinin tasanyı "daha iyi inceteme" isteminde bulunduklannı belirterek ertelendiğini bildirdi. Komisyon daha sonra gündemin 2. sırasında yer alan "Yerel Yöuetimler Yasa TasansTmn görüşmelerine geçti. Tasanyla ilgilı bilgi veren Içişleri Bakanı Murat Başesgioğlu. "dört dörtlük bir yasa hazırlamadıklarmr belirterek. komisyonlar ve genel kurulun katkılanru beklediklerini söyledi. Tasanyla ilgili "eyatet sstemi" uygulamasımn başlatılacağı yönünde "spekülasyoıdar" yapıldığma dikkat çeken Başesgioğlu, "Tasarîda böyle bir şey yoktur. Türkiye CumhuriyetPnin üniter deviet yapısına a> km bir düzenlenıe söz kontısu değüdir" dedi. Başbakanlık Takip Kurulu çevreleri. laik ve demokratlan şeriatçı terör örgütlerine hedef göstermesiyle bilinen Akit, ka- patılan RP'nin yayın organı Mil- İi Gazete, Yeni Şafak, Yeni Asya ve Selam gazetelerinin düzenli olarak devleti ve kurumlannı kü- çük düşüren yalan haber ve kö- şe yazılanna yer verdiklerini be- lirterek. bu yayınlann "rejime bağb samimi dindarian devtet- ten ve TSK'den soğutma" amacı taşıdığını söylediler. Kaynaklar, "İrtica ile yapılan mücadele için 'Askerle hükümet ortak bir noktada birleştiler: Is- lamla topyekün savaş' ve 'Halk- la savaşılmaz' ya da "İrtica ile değil Kuran ile savaşılıyor' gibi birçok haber ve köşe yazısuun ne basın ahlak >asasıvla ne de kişi vicdanıyla ügisi joktur" görüşü- nü dile getirdiler. Türkiye Cum- huriyeti'nin laikliği konımak amacıyla aldığı önlemlere karşı çıkmakla yetinmeyen çevrelerin devlet görevlilerini haksız yere karaladığını belirten kaynaldar, "Öyle ki; bazı gerici gazeteler bö- lücü terör örgütünü bile Türki- ye'ye karşı destekleme noktasına ve bir komşu ülkeyi Türkiye'ye tercih erme durumuna gelmişler- dir. Ancak bu çevreler tepkileri- nin tek nedenini de 'Yapılanlan din düşmanlığı olarak görmele- rine' bağiamaktadıriar. Devlette başka sıkıntüannın olmadıgını söylemektedirier" diye konuştu- laf. Kaynaklar, irticai faaliyetleri yoğun olarak destekleyen ve devleti ele geçirmeye çalışan gruplann, kururrdan yıpratmayı din devletine geçişin en önerrili basamağı olarak gördüklerini vurguladılar. Şeriatçı basın ku- ruluşlannın; dini esaslara dayalı bir siyasal sistem peşinde olma- dıklannı, yeşil bayTak ve laiklik karşıtı sloganlara karşı oldukla- nnı. laikliğin İslam'laçelişmedi- ği düşüncesini taşıdıklannı, ba- zı devletleri siyasal yapılanndan dolayı tercih etmelerinin yanlış olduğunu. tek amaçlannm kişi- sel inanç ve ibadet özgürlüğünü sonuna kadar kullanmak oldu- ğunu kamuoyuna deklare etme- leri gerektiğine işaret ederken, "Aksi durumda bu çirkin kam- panyayı önleyici yasal düzenleme kaçınılmazdır" görüşünü dile getirdiler. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, erken seçime mevcut iktidarla gidilmeyeceğini belirtti 'Seçim hükümeti kuruhnah'ANKARA (Cumhuri- yet Bürosu) - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye'nin içinde bulun- duğu seçim sürecinin hü- kümetin plan ve projeleri- ni gerçekleştirecek kadar uzun olması, ancak 1999 yılının seçim tartışmala- nyla harcanmaması gerek- tiğinı söyledi. "Seçim hü- kümeti'' kurulmasını iste- yerek, mevcut iktidarla sandığa gidilmesine izin vermeyeceğini açıklayan CHP lideri, erken ve genel seçimlerin birleştirilmesi- ni istedi. Baykal, dûnPMtoplan- *hsı öncesınde'yâp'nğı açık- lamada, Türkiye'nin gele- ceğınin planlanması için hükümetin muhalefet par- tılerinin desteğine gerek- sinimi olduğunu belirterek "azınlık hükümetTmn ar- tık ızlenebilecek yol ol- maktan çıktığını söyledi. Türkiye'nin yöneldiği se- çim sürecinin hükümetin plan, proje ve yasa tasan- lannı gerçekleştirecek ka- dar uzun olması gerektiği- ni anlatan Baykal, "Mak- sat apar topar seçime git- mek değfldir. Hükümet, ta- ahhütieriniyerinegetirme- lidir. Biz, gerekli katkıyı yapmaamaandayız'' dedi. Ülkenin seçime, siyasi partilere güven veren ve seçimin adil yapılabilece- ği bir seçim hükümetiyle gitmesi gerektiğini anlatan Baykal, "Seçim ekonomi- sine izin vermeyecek, büt- çe uygulamalannı izleye- cek, devletin otoritesi, yet- ki ve parasuu kullandırma- yacak bir si>Bsi yapılanma- nın ortaya çıkanlması la- zun" diye konuştu. 1999 yılının seçim tar- tışmalan ve planlamala- nyla harcanmaması gerek- tiğini kaydeden Baykal, seçimin 1998 yılında ya- pılması yönündeki isteğini dile getirdi. Baykal. "Hiç olmazsa 1999 vüı kurtanl- malı ve taze bir başlangrç yapdmabdır. 1998 yilını iş- gal eden seçim tarüşmala- n, 1999 \ihna tasarsa Tür- kiye bundan çok dddi ka- yba uğrar" dedi. Baykal, seçim tarihinin belirlenerek yaşanan ger- gınliğin önüne geçilebile- ceğini kaydederken, se- çimle ilgili yasal hazırlık- lann bir an önce tamam- lanması gerektiğini bildir- di. Yurtdışında yaşayan yurttaşlann oy haklanmn güvenceye ahnması için yasal düzenlemelere gidil- mesi gerektiğini belirten Baykal, CHP'nin milletve- kili aday adaylannm seç- menlercebelirlenmesi yö- nündeki önerisinin değer- lendirilmesini istedi. Kundtay 23-24 Mayıs'ta CHP PM'nin dünkü toplantısında, kurultaym 23-24 Mayıs'ta toplanma- sı karara bağlandı. Parti içi muhalefet temsilcilerinin, kurultay gündemine tüzük değişikliklerinin de alın- masma ilişkin önerisiyse reddedildi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'm bu öneriyle ilgili olarak "beride daha rahat bir za- manda tüzük kurultayı toplanz" değerlendirme yaptığı öğrenildi. i s t a n b u I Üniversitesi Siyasal BUgüer Faküttesi'nde ge- ler Sultanahmet Adüyesi'ne gelerek olaylardan sorumlu tuttuklan, aralannda \ali Kutiu AJrtaş ve İstanbul Emniyet Müdürii Hasan Özdemir'in de bulunduğu yetkililer hakkında suç du>nrusunda bulundular. Olay- lar sırasında başlanndan aJdıklan darbelerie varalanan hukuk fakültesi öğrencileri Yasemin Genç ve Şen- gül Çatak ile birlikte adliye>e gelen Sosyalist fktidar Partisi Genel Başkanı Aydemir Güler, polisin, saldır- ganlan değil saldınya uğra>an yarahlafı gözalbna aJdığım belirtti. Güler, "BÛgûn Türldj'e'de poBş partisi vardır. Polis partisi, kontrgerilla, faşist partiler dinci gericiUkle ifrifak içindedir" diye konuştu. Ulkü Ocak- lan'nın kapatılmasını isteyen Güler, Vali ve Emniyet Müdürü'nün de görevlerinden aluımaları gerektiğini kaydetti. Faşistlerin saldınsına uğra\an iki öğrenci, daha sonra Cumhuriyet Savcısı Atilla Ahcı'yaifadever- di. Cumhuriyet Saycılığı'nın, olaylar sırasında okulda göre\U emniyet amirleri, shil polisler, İstanbul Ülkü Ocaklan ve Fatih Ülkü Ocağı hakkında soruşturma açacağı öğrenfldL (Fotoğraf: ÖZKAN GÜVEN) Pişkinsüt:SistematikişkenceuygulanryorDtYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) - Diyarbakır. Mardin. Batman ve Şanlıurfa'daki cezaevlerinde incelemelerde bulunmak üzere bir heyet ile bölgeye gelen TBMM Insan Haklan Komisyonu Başkanı ve DSP Milletvekili Sema Pişkinsüt mahkûmlann. cezaevlerine ne zaman bir heyet gelse baskılann arttığıru, hatta bu nedenle meydana gelen olaylann ölümle sonuçlanabildiğini dile getirdiklerini söyledi. Mahkûmlann. nakillerdeki gidiş ve gelişlerde yapılan muamelelerden de rahatsız olduklannı dile getiren Pişkinsüt "Mahkûmlar, en çok jandarmanın yaptığı aramalara karşı olduklannL ancak idare ve infaz korunıa memurlannın arama yapabileceklerini söylü>orlar. Gezdiğimiz cezacv lerindeki müdürlerin egitimleri, pratikleri ve inishatifleri mahkûmlan etkili\or. Deneyimli bürokratlar gerekli. Bazı müdürler i> ilik yaptığını zannederek aşın baskı yapıyor ve jandarmayla baskınlara katılıyor. Bu kadrolara, hizmet içi eğitim şart" şeklinde konuştu. Bölgedekı gezi ve incelemeleri sırasında cezaevlerinde işkenceyle karşılaşmadıklannı anlatan DSP'li Pişkinsüt, bölgede ise işkencenin sistematik olarak sürdüğünü iddia etti. Pişkinsüt, "Foüs kriminal laboratuvarlaru balistik inceleme ve adli tıp yeteıii değil. Cerçek anlamıyla delillendirme \e kısa sürede sonuçlandırma voksa işkenceyi de önleyemezsiniz. Bölgenin koşullan nedeniyle burada sorunlar biraz daha ağır görülü>or" dedi. Son >aşanan cezaevi olaylanna da değinen Pişkinsüt, tutuklulann ellerindeki rehineleri bırakması gerektiğini, aksi takdirde sorunun çözülemeyeceğini söyledi. Heyetteki FP Diyarbakır Milletvekili Haşim Haşüni de sorunlann ortadan kalkması için bir an önce idari reformlann yapılması gerektiğini söyledi. IRMIKIAYDIN ENGİN Siz, gençliğini MHP'nin kad- ro kaynağı Ülkü Ocaklannda ge- çirmiş; askerliğini komando ola- rak yapmış, askeriik dönüşü iş- siz güçsüzken yerel MHP örgü- tünden Güneydoğu'da görev- lendirilecek "özel harekât tim- lerine" adam alınacağını duy- muş; aranan niteliklere tıpatıp uyduğunuzu kavramış; ÖHAL bölgesi zammı, dağ tazminatı, "bulunmasında güçlük çekilen personel" primiyle filan hiç de kötü olmayan bir aylıkla işbaşı yapmış; aldığınız eğrtimle ken- dinizi gerçek bir Rambo olarak görmeye başlamış; şövalyeyü- züğünüze üç hilal işletmiş; tüfe- ğinizin kabzasına da Rambo bı- çağınızla üç hilal kazımış; bıyık- lannızı siyasal kimliğinizi açığa vuracak biçimde iki ucundan aşağıya sarkrtmış olaydınız... Birgün, "yukandan"gelen bir emirte bıyıklannızı kesmek zo- runda kalırsanız, kimliğinizde, siyasal kişiliğinizde, dünya gö- rüşünüzde ne degişirdi? Faşizmeyatkınlığınız, demok- rasiyi umursamazlığınız, güce Bıyık - Kravat - Türban taparlığınız, şiddet dışında çö- züm tanımazlığınız kesilmiş bı- yıklannızla birlikte uçar gider miydi? "Bu soru da nereden çıktı şimdi" demeyin. Özel tim Ram- bolannın bıyıklan yukandan ge- len bir emirle uçtu gitti. "Yukansı", bıyık tıraşı ile özel timin siyasal eğilimlerinin de tı- raşlandığı, özel timciler arasın- da pek yaygın (hatta başat) olan ırkçı-şoven ideolojinin kökünün kazındığı kanısında. ••• Siz, bir üniversite öörencisi ve aynı zamanda siyasallslamın bir kadın militanı olaydınız; başını- zı dinsel inançlannızın bir gere- ği olmaktan çok, siyasal görüş- lerinizin bir simgesi olarak ör- teydiniz; kendinizi ülkede Isla- mın iktidan ve toplumun Islam ideolojisi çerçevesinde biçim- lenmesinin savaşçısı olarak ta- nımlasaydınız ve üniversitenin, örneğin tıp fakültesinin son sını- fına kadar da gelmiş olaydınız... Bir gün "yukarıdan" gelen bir emirle başörtünüzle okula, der- se ve sınava giremeyeceğiniz bildirilirse; irirazlannız, günler süren direnişleriniz umursan- mazsa, ille de başörtünüzü (tür- banınızı) çıkarmanızda ısrar edi- lirse, siz de son yılına geldiğiniz egitiminizi tamamlamak için ba- şörtünüzü atarsanız... Günışığı gören saçlarınızla birlikte kafanızın içine de günı- şığı dolar mrydı ? Gönüllü köle- lik tercihinizden kafanızın için- de, bilincinizin derinliklerindede annmış mı olurdunuz? "Yukansı", başörtüsü yasağı ile üniversitelerdeki şeriatçı ka- barmanın önleneceği. şeriatçı kadrolann dağılacağı, siyasal Is- lamın militan gücünün kınlaca- ğı kanısında. ••• Adınız Fethullah Gülen olay- dı. Siyasal Islamın tırmanışına karşı alınacak önlemler paketin- de size de ağırlıklı bir yer aynl- dığını göreydiniz. Sizinle ilgili iti- razlann odağına kravat takma- yışınızın kondugunu anladığınız- da, boynunuza bir kravat bağ- layıp ortalığa çıkıvereydiniz, Fet- hullah camiasının kravat takan önderi Fethullah Gülen Hoca- efendi ile kravat takmadığınız günlerdeki Fethullah Gülen Ho- caefendi arasındaki fark ne ka- dar olurdu? Örneğin Islamiyete ve Islamiyetle siyaset arasında- ki bağa ilişkin görüşleriniz ne ka- dar değişmiş olurdu? ••• Osmanlının "zarfa değil maz- rufa bak" diye bir sözü var. Genç okurlariçin açıklayalım: Kılrfata- kılma, kılıfla oyalanma içine, özüne bak, anlamına gelir. Özel timdeki faşist kadrolarla mücadeleyi "bıyık tıraşına", si- yasal Islamla mücadeleyi "tür- ban" ve "kravata" indirgeyerek herhangi bir başarı elde edilece- ğine inanmak mümkün mü? Daha şimdiden suratını ekşj- ten, yüzünü buruşturanlan görür gibiyim. "Ay, çok bayat! Bunlar çok söylendi" denildiğini duyar gibiyim. Biliyorum çok söylendi. 01- sun. Çok yinelenince yıpranan ol- sa olsa "söz/er"dir "doğru'nun kendisi değil. Divan şairi de yüzyıllar boyu sevdiğini "keman kaşlı, servi boylu, badem gözlü" diye ta- nımladı. O kadar çok söylendi ki yıprandı. Kimseyârini bu nitele- melerle övmez oldu. Ama bu "keman kaşlı, servi boylu, ba- dem gözlü" sevgilinin gerçek- ten de güzel olduğu gerçeğini ortadan kaldırmadı. Siyasal Islamla ya da ırkçılık- la böyle yüzeysel, böyle sözüm ona mücadele ederek gerçek- ten laisizmi, demokrasiyi ve Cumhuriyeti savunmuş mu olu- yoruz, yoksa "savunurgibi'gö- rünüp, laik, demokrat ve Cum- huriyetçi olmanınzorlu, çaba ve sabır isteyen ödevlerinden mi kurtuluyoruz? POLİTİKA GÜINLÜĞÜ HtKMET ÇETtNKAYA 'Seçim - Geçim../ Cezaevlerinde yaşanan son olaylar, Kuran kurs- lannın evlerde başlaması, erken seçim, kurban de- rileri, işsizlik, büyük kentlere göç... Otomobilimiz Dolmabahçe'de ağır ağır ileriiyor... Yaşlan 12-13 arasında değişen kız ve erkek ço- cuklan ellerinde çiçek, keten helva, kâğıt mendil paketleriyle, çığlık çığlığa: "Alsana abla, alsana abiL." Şeriatçı basın ise tam gaz saldında: "Çapa'da zulüm kine dönüştü... En hızlılan Ay- sel Ekşi. ' Bir başka başlık: "Zorba Prof. utandı..." Bu kez hedefte Prof. Dr. Aysel Ekşi ile Prof. Dr. Hayrettin Cebeci var... Gazete, okurlarına özet bilgi de veriyor: "Yasakçı Prof.'lardan en hızlı olanının, ıllegal Basın Konseyi Başkanı ve kartelyazan Oktay Ek- şi'nin eşi Aysel Ekşi olduğu gözlendi..." Acaba laikdemokratık cumhuriyetin savcıları bu gazeteleri görmüyor mu? Galibagörmüyorlar!.. • *< Şeriatçıların sicili hayli bozuk... Bugüne dek çok sayıda aydını, yazarı, bilim ada- mını hedef gösterdiler... Gümüşhane Barosu Başkanı Av. Ali Günday, hedef gösterildikten kaç gün sonra bürosunda öl- dürülmüştü, anımsıyor musunuz? Birkaç gün sonra!.. • • • Dolmabahçe'de trafik kilitlendi... Çiçek, keten helva, kâğıt mendil satan çocuk- lara bakarken birden dalıyorum... Istanbul'un varoşlannda işsizlik kol geziyor; zo- runlu göç, onları bu yaşta yaşam kavgasının içine itiyor... Sabahlan Etiler'de, Nişantaşı'nda apartmanla- nn önündeki çöp bidonlanndan yiyecek toplayan çocuklan gördüğünüzde, içinizden şu soru geçi- yor mu: "Türkiye'de irtica ve terörün feme/nedeni eko- nomideki çarpıklık ve gelir dağılımındaki adalet- sizlik değil mi?" Başbakan Mesut Yılmaz, yardımcısı Bülent Ecevit giderek 'ağırlaşan yaşam koşullan' için ne gibi önlemler düşünüyorlar, büyük kentlerin va- roşlanndaki 'açlar ordusu' için ne diyorlar? Artık açlık ve işsizlik, salt Güneydoğu ve Doğu Anadolu'ya özgü değil Türkiye'de... Erken seçim ve irtica tartışmalanyla dokuz ayı- nı doldurmaya hazırlanan ANASOL-D hükümeti, bugüne dek emekçi ve üretici kesimlerinin yaşam- lannı iyileştinmek için ne yaptı? Devlet, çalışan kesimin ücretlerinden vergiyi pe- şin kesiyor, yani bordrosundan 'gasp' ediyor; es- nafa, işadamına, sanayiciye, biraz argo olacak a- ma, 'kıyak' yapıyor... Memur, öğretmen, polis, subay, astsubay, işçi, üretici, dul, yetim ve emekli, enflasyonun yüzde 100'e vurduğu Türkiye'de nasıl yaşayacak? Gelelim erken seçim tartışmalanna: Deniz Baykal erken seçim istiyor, Bülent Ece- vit ve Hüsamettin Cindoruk "zamanı değil" di- yor... Bakıyoruz 'Susurluk Çeteleri' unutulup gitti, te- levizyonları telefonla arayan Haluk Kırcı birden or- tadan kayboldu... Kimse çıkıp "Susuhuk nasıl çözülecek?" diye sormuyor, "devlet içinde örgütlü çeteler" ortalık- ta dolaşıyor... Halkımız tüm bu olup bitenler karşısında 'yurt- taş bilinciyle' hareket etmiyor, bir 'kul' gibi olup bi- tenleri izlemekle yetinıyor... Halkımız neden tepkısiz? ••• Dolmabahçe'de keten helva, çiçek, kâğıt men- dil satan çocuklar soğuğa, yağmura, kara aldırma- dan bir yaşam savaşı içindeler... Acaba Fatih'in Çarşamba semtinde, Sultanbey- li, Dudullu'da yaşlan 12-15 arasında kız ve erkek çocuklan ne yapıyor? Başlarında sarık, üzerlerinde kara çarşaf ve şal- varla Kuran kurslarına gidiyorlar, Beyazıt Meyda- nı'nda zaman zaman "Şeriat isteriz" diye bağın- yoriar... Yatılı Kuran kursları, bir yıl öncesinden dahayo- ğunlukta, tarikatlar Kurban Bayramı hazırlığında değil mi? Fethullahçıların Samanyolu televizyonunda, "Kurbanınızı bizden alın, bizde kestirin" diyen fir- ma, belki de şunu söylemek istiyor: "Dehsi bizde kalır, bız de onu THK değil, bir vakfa veririz..." Dolmabahçe'de otomobillerin önünü kesen sa- tıcı çocuklara bakıyorum..Sonra gözlerimi yumup Hakkâri'den Yüksekova'ya geçiyorum; Diyarbakır çarşısında dolaşıp, Batman'da soluk alıyorum... Çöplüklerde yiyecek toplayan analar, babalar... Kahvehanelerde lise diplomalı genç işsizler... Ve kendi kendime soruyorum: "Erken seçim kime yarar?" E. Posta: Hikmet.Cetinkaya@raksnet.com Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 C A G D A S Y A Y I N L A R I CAĞIHIN TANIĞI Öv YAZAR 2 BASI 300 00C-L KUIİLAY OLAYI VE TAIİIUT KAMPURI 4 BASI 560 XX TL SAHCIU YILUR KUJATILM1J SOKAKLAR 4 BASI 353 OO: T_ KUZU POSTUNDA KURT 2. BASI 6CO0OCT1. ZAMIAK SANA DA BULA$TI KAN 2 BASI 60CD0CP. DİN BARONUNUN KAZUUU 2 BASI 6OC0OCTL Â$IK KADINLAR SOKAĞI 2 BASI 8OCO0CTL JERİAT PAZARI 6OC0OC r SEVDANIN ADRESİ BELLİ DEĞİL Çağ Pazariama A.Ş. Türkocağı Caddesı No:39/41 (34334) Cağaloğlu-lstanbul Tel: (0212) 514 01 96
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog