Bugünden 1930'a 5,499,529 adet makale



Katalog


«
»

16 NİSAN 1998 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER İrtica tasamlamna kutsal ittifak • ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) - TBMM Içişleri Komisyonu'nda anayasa ve yasalara aykın eylemlerde bulunan dahiliye memurlanmn meslekten çıkanlmasına ilişkin düzenlemenin görüşülmesi sırasında DYP-FP'ye DTP'den de destek gelince tasannın reddedilme olasılığı ortaya çıktı. Bunun üzerine ANAP'h komisyon başkanı Akın Gönen oylama yapmadan toplantıya ara verdi. 13 il daha zorunlu hizmet kapsammda • ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) - Milli Eğitim Bakanhğı'na Bağlı Okul ve Kurum Ögretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik. Resmi Gazete'nin dünkü sayisında yayımlanarak yürurlüğe girdi. Aksaray, Çanakkale. Giresun, Karaman, Kınkkale, Kırşehir, Nevşehir, Niğde. Ordu, Osmaniye, Rize, Samsun ve Trabzon'un da zorunlu hizmet kapsamına alındığı yönetmelikle, eş ve öğrenim durumu nedeniyle yapılacak atamalar da her yıl mayıs-ağustos aylannda gerçekleştirilecek. Zorunlu hizmet süresi de 3-4-5 yıl olarak değiştirilirken ilk defa atanacak aday öğretmenlerde 40 yaşından gün almamış olma koşulu aranacak. Şevki Yılmaz'a tutuklama kararı • ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) - HflkJyndaİu birçok daya > nedeniyle yurtdışına * kaçan eski RP Rize Milletvekili Şevki Yılmaz'ın, Atatürk'e hakaret suçlamasıyla 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davada mahkeme tutuklama karan verdi. Öte yandan Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi de özel televizyon kanallanndan birinde yayımlanan konuşmalannda 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'm hatırasına hakaret ederek eşi Semra Özal'ın üzüntü duymasına neden olduğu gerekçesiyle Yılmaz'ı 1 milyar lira tazminat ödemeye mahkûm etti. ÇHer ikna ' edemedi • ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) - DYP Genel Başkanı Tausu Çiller, kendisine yakın isimlerden oluşturduğu grup yönetim kurulundan çıkardığı "sinei millet ve Meclis'i boykot"' kararlan için umduğu desteği bulamadı. DYP'nin dün -toplanan Meclis grubunda milletvekilleri kararlara karşı çıkarak "Kararlar akıtlıca değıl" dediler. GüJen reklamına tepki • ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) - CHP Içel milletvekili Fikri Sağlar,. Fethullah Gülen'in propaganda CD'lerinin tanıtım fılminde Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit'in yer aimasına tepki göstererek "Hallamız. Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin cumhurbaşkanı ve başbakan yarduncısının, tarikatlann karanlık hesaplanna alet edilmesini kabul edilmez bir davranış olarak değerlendirmektedir" dedi. Sağlar, dün yaptığı yazılı açıklamada, Demirel ve Ecevit'in bilgisi dışında gerçekleştirilmişse Gülen'in reklam fılminin hemen durdunümasını istedi. Meclis aritmetiği bu kez DYP Genel Başkanı'nı huzursuz edecek çoğunlukta Çfller'm kader günüANKARA (Cumhuriyet Büro- su)-Hükümet ortaklan ÂNAP, D- SP ve DTP'nin DYP Genel Baş- kanı Tansu Çüler hakkında, dev- let bakanlıgı ve başbakanlığı dö- nemlerinde 2 milyon dolarlık "haksız servet edindiğT savıyla verdikleri Meclis soruşturma önergesi bugün TBMM Genel Kurulu'nda görüşülerek oylana- cak. Servetiyle ilgili Meclis araş- tınna ve soruşturmalanndan da- ha önce "iktidar" gücünü kulla- narak kurtulan Çiller hakkında CHP'nin desteğiyle ikinci kez Meclis soruşturması açılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Meclis'te DYP'nin kendilerini yalnız bırak- masından şikâyetçi olan ve destek sağlayabilmek için son dakikaya kadar soruşturma önergesıni koz olarak kullanan FP, dün "ilkeH davranmak" gerekçesiyle Çil- ler'e destek karan aldı. Çiller hakkındaki Meclis so- ruşturma önergesi, bugün TB- MM Genel Kurulu'nda özel gün- demle görüşülecek. Azınlık hü- • 2 milyon dolarlık şaibeli malvarlığı nedeniyle suçlanan DYP lideri hakkındaki önerge bugün TBMM Genel Kurulu'nda oylanacak. DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Tansu Çiller'in partisini de batıracağını söyledi. kümetinin oyu yetmediği için ki- lit parti konumundaki CHP'nin mazeretler dışında oylamaya fire- siz katılarak önergeye destek ver- mesi beklenirken DYP, umudunu FP'ye bağladı. Düne kadar Çil- ler'e "tam destek" konusunda güvence vermeyen FP'nin grup toplantısında destek eğilimi orta- ya çıktı. Toplantmın basına kapalı bö- lümünde söz alan Mustafa Ka- malak, anayasanın 100. maddesi- ni gerekçe göstererek Çiller hak- kında ikinci kez soruşturma açıl- masının mümkün olamayacağını savundu. FP Grup Başkanı Recai Kutan da bu konuda bir soruya yanıt verirken grup karan alın- masının mümkün olmadığını be- lırtirken "Ancak ben ilkeli dav- ranmaktan yanayım. Daha önce ret oyu kullanmıştık, şimdi de ay- nı şeldlde davranılması gerektiği- ni düşünüyorum" dedi. FP gru- bunda ağırlıklı olarak Çiller'e destek eğilimi ortaya çıkarken ba- zı milletvekillerinin oylamaya ka- tılmayacaklan öğrenildi. FP'liler aynı gerekçeyle Baş- bakan Mesut Ydmaz hakkındaki önergeye de karşı çıkılmasından yana olduklannı belirttiler. DYP kökenli bazı DTP ve ba- ğımsız milletvekillerinin ise öner- genin aleyhine oy kullanarak Çil- ler'e destek vereceği saviandı. Kulislerde. DTP Istanbul millet- vekili Yıkürun Aktuna, tzmır milletvekili Mehmet Köstepen ile bağımsız Istanbul milletvekili Bahatün YüceTin, önerge aleyhi- ne oy kullanacağı öne sürüldü. DSP lideri Bülent Ecevit ise partisinin grup Meclis soruştur- ması açılması durumunda Çiller hakkındaki tüm iddialann irdele- neceğini söyledi. Kendisini ko- nunun etik boyutunun daha çok ilgilendirdiğini vurgulayan Ece- vit, Çiler'in ülkeyi irtacaya tes- lim etmeye kalkıştığını. şimdi de panik içinde "partisini batirmaya çalışöğınr söyledi. Ecevit, "Grup yönetimine Meclis boyko- tu karan akhrtmış. Çiller ben ba- tacaksam, partim de, memleket de batsın havasında. Partisinin bu oyuna gclmeyeceğini umanm" dedi. TBMM Genel Kurulu'nda, bugün yapılacak oylama, Çiller hakkında Meclis soruşturması açılmasında ilk aşama olacak. Oylamaya katılanlann yansından çoğunun kabul oyu kullanması durumunda Çiller hakkında Mec- lis soruşturması açılabilecek. So- ruşturma açılması durumunda kurulacak Meclis Soruşturma Komisyonu en geç 4 ay içinde ra- ponınu tamamlayarak TBMM Başkanlığı'na sunacak. Komis- yon raporunun oylamasında, Meclis salt çoğunluğu olan 276 milletvekilinin "Yüce Divan"a sevk yönünde oy kullanması du- rumunda Çiller'e yargı yolu açı- labilecek. Yeni suçlamalar lktidar ortaklannca TBMM Başkanhğ'na verilen önergede, Meclis soruşturması açılması is- temine en somut dayanak, Anka- ra Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Çiller'in eşi Özer Uçuran Çüler hakkında Ankara Asliye Ceza Mahkemesi'ne açılan dava gös- terildi. Savcının iddianamesinde "haksız servet edindiği, servetin kaynağı olarak gösterilen miktar- lann malvariığını açıklamak için yetertiolmadığr yönündeki bilir- kişi raporuna dikkat çekilen öner- gede, Tansu Çiller'in de eşi sıfa- tıyla bu suça ortak olduğu vurgu- landı. Baykal'dan DSP liderine yanıt 'Ecevit'in meydan okumasıyanliş' TUREY KOSE ANKARA-CHP Genel Başkanı Deniz Baykal. "Gölge etmesinler başka ihsan istemez" diyen Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit'e, "CHP'nin oylanyla güvenoyu aknış bir hükiimetin başbakan yardımcısına böyle bir meydan okuma yakışmıyor. Gölge etmesinler, diyebilmenin önkoşulu kendi oylanyla bir pariamento çoğunluğuna dayanabilmektijr" karşılığını verdi. Ecevit'in. "SHP-CHP iktidarian döneminde ne ipfclarişorusuyla ıİ£Üi olarak da Baykal, "Şimdi görev kendisinindir. Bize yönelik suçlamalaria durumu örtbas edemez" değer- lendirmesinı yaptı. CHP lideri Baykal, Cumhuriyet'in, Başbakan Yardımcısı Ecevit'in grup toplantısındaki. "Gazeteci olsam. Baykal'a Fethullah Gülen okullannı irtica yanlısı olarak görüp görmediğini ve 4 yılhk iktidarian döneminde ne önlem aldığuu sorardım" sözlenni aktararak yönelttiği sorulan yanıtladı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, DSP lideri ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit'e şu yanıtı verdi: "Saym Ecevit'in bu konudaki düşünceterine hiç kaülmryorum. 1991-95 arasında ne yaptılar, diye soruyor. O dönemde ben ne bir partinin genel başkanıydım, ne başbakandım, ne bir hükümet üyesiydim. Sayın Ecevit başbakan yardımcısıdır. Görevinin gereğini yapma durumunda olan odur. Şimdi hükümetin içindedir. MGK'nin değeriendirmeleri ortadadır. Bu konularda görev kendisinindir. CHP'ye, bize yönelik suçlamalaria durumunu örtbas etmesi mümkün değüdir." Baykal, Ecevit'in "Gölge etmesinler, başka ihsan istemez" sözlenyle ilgili olarak da. "CHP'nin oylanyla güvenoyu almış bir hükümetin başbakan yardımcısına böyle bir meydan okuma yakışmıyor. CHP'ye, gölge etmesinler, diyebihnenin önkoşulu kendi oylanyla bir pariamento çoğunluğuna dayanabilmektir. Bu üslup Sayın Ecevit'in içinde bulunduğu dununa hiç uygun',' düşmüyor" dedi. Ecevit'in ekonomik göstergelerle ilgili iyimser değerlendirme- leriyle ilgili olarak da Baykal şunlan söyledi: "Ekonomik durumla ilgili sözleri ce\-abı gerektirmeye- cek sözler. İablo üzüntü \ericL Başarüıyız, diyor. Evet, yüzde 70'lerde dev raldıklan enflasyonu >iizde 100'e çıkarmakta. bütün çahşan kesimleri. başta emekliler, çiftçiler olmak üzere enflasyona ezdirmekte başanlılar. İnıti\azlı müteahhitlere haksız kazanç sağlamakta başanlılar. Ekmek 40 bin lira, enflasyon yüzde 90'ın üstünde. Memurlar hâlâ yüzde 30'luk za/nla idare etmeye çahşıyoriar. Başarüıyız, diyen Ecevit'in bundan haberi var mı?" Bülent Ecevit'in sözlerinin, Başbakan Mesut Yümaz'la bugün yapacağı görüşmeyi nasıl etkileyeceği sorusuna da Baykal, "Yann göreceğiz'' karşılığını verdi. DSP liderinden Baykal'a sert eleştiri Ecevit: Tarikata ihûyacımyok ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başbakan Yardımcısı ve DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit grup toplantısında yaptığı konuşmada CHP lideri Deniz Baykal'a yanıt verirken, "Gölge etmesinler başka ihsan istemez" dedi. Ecevit, Baykal'ın sorunlan liderlerin pilotaj hatasına bağlayan açıklamalanyla ilgili olarak, u Sa>ın Baykal'ın pilotaj hatası yüzünden CHP neredeyse barajın amnda kalacaktj" değerlendirmesini yaptı. Adana milletvekili Tuneay Karmtuğ'un "tarikatcılığını" gerekçe gösterip CHP'ye geçmesi konusunda da Ecevit, "Benim tarikata ihtiyacıra yok. Gazeteci olsam, Baykal'a Fethullah Gülen'in okullannı tarikat yu'vası olarak görüp görmediğini ve 4 yılkk iktidarian döneminde bunlara karşı nt önlem aldıklannı sorardım" açıklamasını yaptı. Grup toplantısında partililerin "Türidye seninle gurur duyuyor" sloganlanyla karşılanan Ecevit, ağırlıklı olarak CHP lideri Baykal'a yüklendi. Baykal'ın "erken seçimi gündeme getirip bunalım yaratmaya çalışüğını. ancak sonuç alamadığuu, şimdi de ekonomiyi baskı altına aunaya çahşoğını" savunan Ece\it, şunlan söyledi: " Ekonomik göstergeler ijiye gkliyor. Bu jılın ilk üç a\ında enflasyonda geçen yıl aynı döneme göre yüzde 3.1'lik düşüş var. Faizlerde düşüş başladı. Göstergeler olumluya donüşürken, Sa\ın Baykal'ın sözkrini ciddiye almak söz konusu değiL Paniğe kapıldLCHP'den bir tek isteğim var: Gölge etmesinler başka ihsan istemeyiz. Sa>ın Baykal'ın deney imli bir politikacı olarak şu gerçeği algılamasını dilerim: CHP 55. hükümete destek verdiği oranda puan topluyor, köstek olduğu oranda puan yitirryor." Ecevit. Baykal'ın "seçmenin mesajını liderierin de- ğeriendiremedigine" ıljşkın sözlerinin SHP-CHP açısmdan doğru olduğunu söyledi. Ec^'it, "SHP-CHP'nin oylan sürekB düştüğüne göre döğnıdur. DEP'i sırtiannda Meclis'e getirdiler, şimdi de HADEP'i getirmeye haariandıklanna göre seçmenin mesajını anlamamışlar" dedi. Partilerinden ıstıfa eden Karaytuğ^un ^Fethullah Gûten bahanesine sanldığını" savunan Ecevit, sözlerini şöyle sürdürdü: "Benim tarikata ihtiyacun yok. 'Tankat' sözlük anlamıyla 'yol' demektir. Ben kendi yolumu halk erenlerinin, halk ozanlannın nıttuğu ışıkla hulmuşum. Hacı Bektaş Veli, Pir Sultan Abdal, Yunus Emre, Âşık Veysel'lerin, Atatürk'ün tuttuğu ışıkla buimuşum. Yurtdışuıda Gülen cemaatinin Tiirk bayraklı, Atatürk resimii okullanyla ilgili olarak İran köktendinciliğini önlediklerini söyledim. Bunu kim inkâr edebilir? Bugün gazeteci olsam, Sayın Baykal'a bu okullan irtica yuvası olarak görüp görmediğini ve 4 >ıllık iktidarian döneminde ne önlem aldığını sorardım. Gazeteciler sormazsa. bizden aynhp CHP'ye geçen arkadaşunızın sormasuu ve alacagı yanıtı kamuoyuna açıklamasını beklerim. İrticacı okullar, Kuran kurslan yok mu, dberte >-ar. Bunlara karşı, SHP- CHP döneminde lafi bile edilemeven önlemleri akhk." YILMAZ 'Türkiye'nin AB engeli Almanya' BONN (AA) - Alman- ya'da haftalık yayımlanan "DieZeit" gazetesinin Avru- pa Birliği (AB) konusunda- ki sorulannı yanıtlayan Baş- bakan Mesut Ydmaz, Al- manya'nın Türkiye ile eski Varşova Paktı ülİceleri ara- smda aynmcılık yapmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Almanya'yı açık bir dille suçlayan Yılmaz. AB Dönem Başkanı Lüksem- burg'un Başbakanı Jean Claude Juncker'ın. sadece Almanya Başbakanı'nın emirlerini yenne getirdiğini savundu. Türk-Alman ilişkilerinde yaşanan gerginliğin, karşı- İıklı yoğun çıkarlardan dola- •yı süreklilik are -etmeyeceği görüşünde oldttgunu belir- ten Yılmaz, Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki karar- lann hayal kınklığı yarattığı görüşünü tekrarladı. Yılmaz, "Almanya 180 derecetik dö- nüşyapti" diye konuştu. Yıl- maz. AB'nin, Kıbrıs Rum kesımıni "kendi evladT, Kıbns Türklerini ise "üvey evladı" olarak gördüğünü vurguladı. Yılmaz, "Eğer AB, Kıbns Rum kesimini tam üye olarak kabul ederse, o zaman adanın bölünmüş- lüğü nihayetinde tasdik edil- miş olur. AB. bunu istiyorsa bizim için fark etmez. Biz de o zaman Tiirk tarafinı enteg- reederiz" dedi. Yılmaz'ın bu suçlamalan dün Almanya tarafından ya- 'nıtlandı. Federal Almanya Hükümet Sözcü Yardımcısı HerbertSchmülling. Başba- kan Yılmaz'ın sözlerini "ob- jektiftemelden yoksun" diye nitelendirdi. Schmülling, Juncker'in Almanya Başba- kanı'nın emirlerini yerine getirdiği suçlamasmı da "As- keri diktatörlük amndayaşa- mıyoruz" diye yanıtladı. Bu arada Özbekistan ve Kırgızistan'a yaptığı geziyi tamamlayan Yılmaz yurda döndü. Gazetecilerin sorula- nnı yanıtlayan Yılmaz, DYP'nin Meclis boykotu ka- ran almasını "Möf" diye de- ğerlendirdı. IRMIKIAYDIN ENGİN Otuz yıllık bir kanlı düğüm çö- züme ulaştı, ulaşıyor. Irlanda'da 30 yıldır sürüp giden iç savaşın sonu göründü. Elbet aşılması gereken pek çok aynntı var. A- ma adı üstünde; "aynntı". Aşılır. Çok taraflı, çok bileşenli, çok kannaşık, çok köklü ve çok kan- lı bir çatşmaydı. Dindar Irianda- lılar, dinsiz lıiandalılar, ılımlı Irian- dalılar, silahlı lıiandalılar, banşçı Irlandalılar, işbirlikçi lıiandalılar, itirafçı lıiandalılar, hain lıiandalı- lar, şiddete tapan Irlandalılar... Bitmedi. Son cümledeki "Irian- da///ar"ın her birinin önüne bir Katolik, bir de Protestan ekle- yin. Bitmedi. Bu kargaşaya Ingi- lizleri de ekleyeceksiniz. Tıpkı Ir- landalılar gibi banştan, şiddet- ten, kardeşlikten, düşmanlıktan, hileden ve mertlikten yana Ingi- lizleri... Kökü yüzyıllar öncesine uza- nan bir toplumsal çatışma. 76 yıldır birbirine küs, 30 yıldır dişe diş, kana kan, cana can savaşan Irlandalılar, Ingilizler. Aynı ada- nın komşu ve akraba halklan... Banş Süngerinden Kan Sızar Şimdi, gökteki güneşin yüzü- nü çok az gösterdiği Britanya adasının üstünde banşın güne- şi açıyor. Silahlar susacak; Bel- fast sokaklannda ınsanlar, ya- nından geçtikleri arabayla birlik- te havaya uçuverme korkusuy- la tedirgin ve ürkek yürümeye- cekler; 30 yıldır kanla, ölümle iç içe yaşayan bir halk, doğal ola- nın savaş değil, banş olduğu- nun -belki de- şaşarak ayırdına varacak. Ama aynı anda, bir zamanlar patlayan bir bomba ile ayağını ya da kolunu, belki de gözünü yitirmiş gencecik bir kadın, ya- nıtını ne kendisinin, ne banşa imza atan politikacılann verebi- leceği bir soruyla hıçkıracak: - Şimdi banşsa, benim gözü- mü alan kimdi ve niye aldı? Bugün otuz yaşını aşmış bir adam, çocukluk günlerinden bu yana ona Katoliklere (ya da Pro- testanlara ya da Ingilizlere) kin duymayı aşılayan, ona savaş- mayı ve sadece savaşmayı, öl- dürmeyi, mümkün olduğu ka- dar çok "düşman" öldürmeyi öğretenlerin, bugün banşın alt- na irnza koyanlaria bir ve aynı ki- şiler olduklannı ya da onlara şa- şılacak kadar çok benzedikleri- ni çok kederli bir gülücükle dü- şünecek... Belfast'ta, Londra'da, Britan- ya adasının köy ve kentlerinde banş şenlikleri düzenlenir, poli- tikacılar banşa övgüler düzer- ken, kansını, oğlunu, kocasını, annesi, sevgilisini, öğretmenini, komşusunu artık bir daha hiç göremeyecek kadınlar ve erkek- ler, burgaçtan farksız bir soruyu ha bire kafalannda döndürecek- ler: - 30 yıllık kan gölleri niyeydi peki? Onlan, derin düşüncelere sa- hipmiş gibi görünen, ağır ve otu- raklı birtakım adamlar yanıtla- maya çabalayacaklar. Kimileri çıkacak, "Eğer 30 yıl boyunca böylesine karariı birsi- lahlı savaşımvermeseydik, Ingi- liz sömürgecilehile onlann uşa- ğı Protestan Irlandalılan, bugün bizimle banş masasına oturma- ya ikna edemezdik..." diyecek- ler... Kimileri çıkacak, "Eğer ayn- lıkçı Katolik Irlandalılar, Ingiliz hükümetlerinin otuz yıl boyun- ca teröre teslim olmayacağını, onlara, onlann anladığı dilden yanıt vereceğini görmeselerdi, bugün silahlannı indirip banş masasına oturmazlardı" diye- cekler... An! Bu sözler sevgiliyi, oğulu, kızı, anneyi, ögretmeni, komşu- yu geri getirmeyecek. Geceler boyu yanaklardan süzülen ses- siz ve ılık gözyaşlannın izleri hiç silinmeyecek. Ağır, oturaklı, çok bilmiş birtakım adamlann "...a- ma eğer biz 30 yıl boyunca..." diye başlayan palavralan acıları dindirmeyecek; "Şimdi banşsa, otuzyıl boyunca akan bu kan ır- maklan niyeydipeki" sorusu ür- kütücü yalınlığı içinde hep ya- nıtsız kalacak. 30 yıl boyunca savaşı kışkır- tanlar, şimdi ellerinde kocaman bir "banş süngeri" ile bütün acı- lan, bütün düşmanlıklan, bütün kanlan silmek için yanşacaklar. Savaşın biriktirdiği acılann üs- tüne sünger çekmek isteyenle- rin parmaklannın arasından 30 yılın kanlan süzülecek. Patlayan bombalann, mermi kusan nam- lulann paramparça ettiği insan- lann kanı... Irlanda sonjnu, yüzyıllık bir anlaşmazlık, 30 yıl süreyle oluk gibi kan akrtılmadan barışçıl bir çözüme kavuşturulamaz mıydı? Bugün ulaşılan noktaya 30 yıl önce vanlamaz mıydı? Bu soru, Irlanda aynasında, yeryüzündeki bütün "Irian- dalar"a, uzaktaki ya da bur- numuzun dibindeki bütün "Ir- landalar"ad\r. POLİTtKA GUNLUGU HİKMET ÇETtNKAYA •••Çiller - Fethullah DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'in malvarlığına iliş- kin iddialar yeniden gündeme geldi... Acaba Çiller'e Yüce Divan yolu açılır mı? DYP Genel Başkan Yardımcısı Nahit Menteşe diyor ki: "Amaç, Sayın Çiller'i DYP'nin başından uzaklaştır- maktır. Zaten kendi aralannda bunu konuşuyortar." Tansu Çiller'in 'malvahığına' ilişkin iddialar 1994 yı- lından beri siyaset gündeminde tartışılıyor ama sonuç alınamıyor... DYP lideri, hem araştırmayı hem de soruşturmayı daha önce 'kazasız belasız' atlatmıştı... Çünkü, Çiller o zaman iktidardaydı. 1994'te SHP, 1996'da RP kurtarıcı olarak sahnedeydi... Bu üçüncüsü... CHP'nin tavn açık: "Biz soruşturma önergesinde 'evet' oyu kullanınz..." DYP bu durumda nasıl tavır alacak? DYP'nin ağır toplan Nahit Menteşe, Hasan Ekinci kollan sıvamışlar, hanl harıl çahşıyoriar... Gazeteci Bilal Çetin. olayın hukuksal boyutuna de- ğinirken Çiller'in kafasından geçenleri anlatıp ilginç bir noktaya değiniyor: "Bu iddialar daha önce de soruşturma konusu edil- di, gerekli inceleme ve araştırma yapıldı ve Yüce Divan beni akladı. Biryıl önce aklandığım bu konuyla ilgili ola- rak şimdi yeniden soruşturma açılmaz. Açılması ana- yasaya aykındır..." Bu görüşe hem Çiller, hem kurmaylan, hem de hu- kukçular katılıyor... Bir de madalyonun öteki yüzü var... Çiller ailesınin vergi kaçırdığını, malvarlığında artışlar olduğunu ANAP'lılar iddia ediyor... ANAP'ın elinde belgeler var mı? ANAP kurmaylan 'evef deyip ekliyorlar: •» "Her türiü yeni belge ve bilgi elimizde..." Ancak belgelerin doğruluk derecesi konusunda şim- dilikbiraçıklamayapılmıyor... : • • • Tansu Çiller, ANAP tarafından köşeye sıkıştınlmaya çalışılırken Başbakan Mesut Yılmaz, Özbekistan'ın başkenti Taşkent'teyken Şemdin Sakık ve kardeşi, Ku-I zey Irak'ın Duhok kentinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, ÖKK'ye bağlı A timlerince yakalanıp Türkiye'ye getiri-- liyor... j O saatlerde Başbakan Yılmaz'a Özbekistan Cumhur- başkanı Islam Kerimov, Türkiye'de irticaya karşı ya-! pılan mücadeleyi destekledığinı söyleyip ekliyor: "Ben Atatürkçüyüm. Eğer Atatürk'ün mirasına en, küçük bir tehdit olursa, bu tehdidi bizde de var saya- nz..." Türkiye'de 'Kemalist olmanın' neredeyse 'suç'sayi-.' lacağı bir dönemde, Kerimov'un sözlen oldukça ilginç...' Kerimov, ülkesindeki 'şeriatçı örgütlenmenin' Türki- 1 ye'deki hangi kanallardan beslendığini çok iyi biliyor...' Ve Başbakan Mesut Yılmaz, ışte o sırada Şemdin Sa- kık'ın yakalandığını öğreniyor ve oldukça da şaşınyor... Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, Başbakan Mesut Yıl-: maz'ın, Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit'in "tarikat şeyhlerine övgüler düzdüğü" bir dönemde PKK'nin^ önemli bir adamını "kuş gibi" avlaması, bazı siyasetçi- lerin ayaklannın yere basmasını sağlıyor, Ankara'nın si-. yasi kulislerinde bu haber bomba gibi patlıyor... : Diyortar ki: "Askerter irtica ve terör konusunda doğru saptama-- larda bulunuyor. Hükümet, Şemdin Sakık'ı Barça^ ni'den alamadı ama, askerier Sakık'ı yakalayıo TOrtt». ye'yegetirdi..." •• • « »•* • • • Şeriatçı basın, Şemdin Sakık'ın Türk Silahlı Kuvvet- leri'nin özel komando timlerince yakalanmasını niçin iç- lerine sindiremiyor? Yeni Şafak soruyor: "Türkiye, Sakık için 2 milyon dolar ödedi mi?" Mılh Gazete: "lktidar kukla mı? Şemdin Sakık'ı kaçırma operas- yonunda ANASOL-D hükümetine bilgi verilmemesi Genelkurmay Başkanlığı 'nın hükümeti muhatap alma- dığını ortaya çıkardı..." Diğer şeriatçı gazeteler bu önemli haberi görmemiş- ler... Manşetler ise hayli ilginç: "Fason iktıdar..." Yeniden başa dönelim... Tansu Çiller'i zor günler bekliyor, dananın kuyruğu bugün TBMM'de kopuyor. DYP, TBMM'yi 'boykot' ka- ran alıyor, bırkaç saat sonra doksan derece dönüp "Yanlış anlaşıldık" deniliyor... ANAP'lılar ise keyifli: "Ç///er Yüce Divan 'a, oylar ANAP'a..." Acaba Fethullahçıların oyunu hangi parti alacak? DYP mi, MHP mi, BBP mı? Milliyet'ten Abbas Güçlü'nün "Fethullahın Oyunu" başlıklı yazısını okuyunca yukarıdaki soru aklıma gel- di..., Özcan Ercan'ın Milliyet gazetesi için Fethullah Gü- len'le yaptığı röportajı, beş gün sabah akşam Saman- yolu televızyonu yayımlayınca kendi kendime sonmuş- tum: "özcan Ercan gibi usta birröporta/cı bu oyuna na- sıl geldi?.." Sorunun yanıtını dün Abbas Güçlü'nün köşesinde okudum: "Gizli kamerayla..." Işte hileci Fethullahçıların gerçek yüzü!.. Ne diyorsunuz takkeli ve takkesiz liboşlar, numara- cı cumhuriyetçiler? Ne diyorsunuz Sayın Mesut Yılmaz, seçımlerde Fethullahçılardan oy bekleyen Sayın Bülent Ecevit, Sayın Hüsamettin Cindoruk? E. Posta: Hikmet.Cetinkaya(« raksnet.com Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 Yılmaz-Baykal görüşmesi bugün ANKARA (Cumhuri- yet Bürosu) - Başbakan Mesut Yılmaz ile CHP Genel Başkanı Deniz Bay- kal bugün bir araya gele- rek seçim tarihı ve TB- MM gündemi konusunda görüş alışverişinde bulu- nacak. Görüşmeden "Se- çim tarihi hazirandan sonra konuşulsun" karan çıkması beklenirken, 19 Nisan Pazar günü de or- taklar, hükümetin 300. günü nedeniyle basın top- lantısı düzenleyecekler. Yılmaz ile Baykal bay- ram öncesi yaptıklan gö- rüşmede seçim tarihi ko- nusunda uzlaşmaya vara- mamışlardı. Hükümet or- taklan "Haziran sonuna, Meclis tatile girinceye ka- dar seçim konuşmayalun. Vergi reformu, irticayla mücadele paketi tasanla- nnı çıkaralım. Ondan sonra seçim tarihi konu- şulur" görüşünü benım- sediler. Hükümet ortakla- nnın gönlünde yatan se- çim tarihinin ise. 1999 yı- lı Mart ayında yapılacak yerel seçimlerden birkaç ay sonra genel seçime git- mek olduğu bildirildi. 23- 24 Mayıs'ta kurulta>ını toplayacak CHP'nin 1998 yılında seçim tarihi beiır- lenmesi konusunda fazla ısrarlı olmayacağı ifade edildi. Başbakan Mesut Yıl- maz'ın, görüşme öncesın- de Baykal 'a "Hazirandan sonra serbestsin" mesajı \ermesı CHP yönetimin- ce tepkiyle karşılandı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog