Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

15 NİSAN 1998 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA DIŞ HABERLER Rusya lideri parlamentonun Kiriyenko'yu onaylaması için her yolu deniyor Yeltenı'denrüşvetHAKANAKSAY MOSKO\Â- Rusya'da Devlet Başkanı Boris Yeltsin'ın aniden Viktor Çernomır- din'i görevden alıp yenne pek tanınmamış genç bırteknokratı başbakan ataması son- rasında doğan hükümet bunalımı sürüyor. Parlamentonun alt kanadı Duma. geçen cuma günü yaptığı oylamada Yeltsin'ın adayı Sergey Kiriyenko'nun başbakanlı- ğını onaylamamıştı Ancak başbakanlık için kesinlıkle bır başka aday göstermeye- ceğini, gerekırse Duma'yı fesh edeceğını söyleyen Yeltsm, Kinyenko'yu birkez da- ha parlamentonun onayma sundu. Yelt- sın'in bu kez Duma başkanının desteğinı aldıgı ileri sûrülöyor. Duma Başkanı Ko- münıst Partı üyesı Gennadi Selezniyov "Kiriyenko'nun başbakanhğını ona>larna- yıhz. Duma'nın geleceği benim için Kiri- yenko'nun geleceğinden bin kez dana önemli" şeklınde konuştu. Duma'nın bu cuma konuyu tekrar görüşerek oylayaca- ğı bildinlıyor. Parlamentonun Yeltsin'ın önerisini üç kez reddetmesi durumunda devlet başkanının Duma'yı feshetme yet- kısi var. Rusya lıden muhalıf parlamentoya ödün vermek nıyetinde olmadığını belir- terek gerekirse Duma'yı dağıtacagını de- falarca söyledı. Bılındıği gibi, Yeltsin ıle önceki Rusya Parlamentosu arasındakı çe- lişkıler 1993 sonbahannda ordu bırlikle- • Rusya'da hükümet bunalımı sürüyor. Devlet Başkanı ile Duma arasmdaki mücadele gerginleşirken bütün muhalefet Yeltsin'e karşı birleşti. nnüı parlamento binasmı top ateşıne tut- ması ve yaklaşık 150 kışının ölmesıyle so- nuçlanmıştı. Bugün Duma'dakı muhalif partilenn sözcüleri, Yeltsin' ın her akhna esen senar- yoyu uygulamaya koymasına alet olmaya- caklannı. Başkan'a sadakatinden fazlabır özelliği olmayan ve oldukça zayıf bır li- der sayılan Kınyenko'yu baskı yöntemiy- le onaylamayacaklannı ıfade ediyorlar. Duma'dan sızan haberlere göre bazı par- tı ler gelecek sonbaharda yapılabılecek er- ken seçimlere yönelik olarak şimdıden bir hazırlık başlatarak parlamentonun dağı- tılması ıhtımalınden korkmadıklannı gös- tenyorlar. Bazı iddialara göre ise millet- vekillen ıkincı veya üçüncü oylamada Ki- riyenko'yu "kerhen" onaylayacaklar. Bugün için ılgınç bır durum gözleni- yor: Parlamentodaki bütün partiler. 1993 de dahil olmak üzere Rusya yakm tarihin- de belki de ilk kez Yeltsin'e karşı aynı tu- tumda birleşiyorlar. Yalnızca komünistler değil, öteki sol ve sosyal demokrat örgüt- ler, lıberal başkan adayı Grtgoriy YavHns- ki'nın siyasal hareketi, mılliyetçıVTadimir Jirinovskfnin partisı \e hattakısa süre ön- ce ıktıdardan çekilmek zorunda kalan Vik- tor Çernomırdin'ın yandaşlan bile Yelt- sin'in ülkeyi keyfınce yönetmesini eleşti- nyor. Cuma oy, pazartesi ev Dün Yeltsin, Duma Başkanı ve Rusya Komünıst Partisi yöneticilerinderi Genna- diy Sdeznyov'u kabul etti. Seleznyov'un Başkan'a Kiriyenko dışında bir aday be- lirlemesinı ya da Kiriyenko ile birliktebir- kaç aday daha önermesım nca ettiği bil- diriliyor. Bu adaylar arasında parlamento üst kanadı yöneticisiYegorStroyev, Başba- kan Yardımcısı Vladimir Bulgak, Mosko- va Beledıye Başkanı YuriyLujkov ve Mer- kez Bankası Başkanı Sergey DuMnin de bulunuyor. Yeltsin daha önceden tüm bu adaylar üzerinde ciddi olarak düşündüğü- nü ve hepsinden vazgeçerek Kiriyenko'yu seçtiğini söylemışti. Öte yandan Yeltsin'in, Kremlin Idare Müdürü PavelBorodin'e "Milletvekilleri- nin ekonomik ve sosyal ihtiyaçlannın çö- zülmesi için girişimde bulunması" emri- ni vermesi, ancak cumayakadarbekleme- sinı istemesı Moskova'da şaşkınlık ve çe- şitli söylentiler yarattı. Pek çok milletve- kilinin taleplenne uygun daire bulamadı- ğı bir ortamda böyle bir adım "Cuma gü- nü Kiriyenko'yu onayla, pazartesi günü dairene yerleş"' şeklınde yorumlandı. Bu arada Çemomırdin'in Yurdumuz Rusya hareketinın önerdiğı anayasa değışıkliği Yeltsin tarafindan reddedildi. Öneriye gö- re devlet başkanının ölmesi ya da görevi- ni yürütemeyecek durumda olması halin- de yetkilerin seçıme kadarki üç aylık dö- nemde başbakana değil, parlamento üst kanadı başkanına geçmesi öngörülüyordu. POLİTİKADA SORUNLAR ERGUN BALCI Jacques Santerln Konuşması Avrupa Birtiği (AB) Komisyonu Başkanı Jacques Santer, geçen hafta Atina'da dü- zenlenen bir sempozyumda yaptığı konuş- mada, AB'nin Türkiye'ye yönelik mali yar- dımlannın Yunanistan tarafindan engellen- mesine bir çözüm yolu bulunması gerekti- ğini söyledi. Santer "Türkiye'yeyönelik ma- li yardım kararlanna Yunanistan tarafindan getirilen vetoya bir çözüm getirmekiçin AB üyeleri tarafindan gösterilen iyi niyetin ar- tık uygulamaya konmasını" istedi. AB ülkelerinin, Yunan vetosunun kaldınl- ması konusunda Sayın Santer'in iddia etti- ği gibi iyi niyet gösterdikleri çok kuşkuludur. Biz bu konuda Atina'ya ciddi bir baskı ya- pıldığını anımsamıyoruz. Ama Yunan vetosunun kaldırılmasının zo- runlu olduğu bir gerçektir. Tansu Çiller'in dehası(!) sayesinde Tür- kiye 6 Mart 1995'te AB ile Gümrük Birliği (GB) anlaşmasını imzalayarak topluluğun tanhinde AB üyesi olmadan GB anlaşması imzalayan ilk ülke oldu. Yani Türkiye buan- laşmla ile kapılarını AB mallarına açtı. Ancak AB üyesi olmadığından kendisini ilgilendi- ren ticari kararlara katılma hakkına sahip değil. AB de doğal olarak bu durumdan son de- rece hoşnut. Türkiye Brüksel'de alınan ka- rarlara uyuyor. Ama sıra AB'nin buna karşı- lık taahhüt ettiği mali yardımlara gelince, AB Türkiye'ye şöyle diyor: "Içimde bir kötülük yok. Sana maliyardımlan vermek istiyorum, ama görüyorsun Yunanistan engelliyor." Evet, Türkiye GB'ye girdiğinden bu yana sömürü mekanizması üç aşağı beş yukan böyle işliyor. ••• Türkiye'nin bu düzende uğradığı kayıpla- ra gelince: Türkiye'nin GB'ye dahil olduğu 1996 yı- lında ithalatı 42.2 milyar dolara ulaştı. Aynı yıl ihracatı ise 22 milyar dolarda kaldı. 20 mil- yar dolarlık dış ticaret açığının yaklaşık 10 milyar dolan AB ile ticaretten kaynaklandı. Türkiye bu şekilde ticari kaderini AB'nin ellerine teslim ederken Yunanistan'ın veto- su nedeniyle AB'nin taahhüt ettiği yüzlerce milyon dolarlık mali yardımı alamadı. Böy- lece birzamanların ünlü deyişi ile "Onlaror- tak biz pazar" olduk. ömeğin AB'nin Gümrük Birliği çerçeve- si içinde Türkiye'ye vermesi öngörülen 375 mityon ECU'lük (485 milyon dolar) destek kredisi ile Avrupa Yatınm Bankası'nın 350 milyon ECU'lük kredisi Atina'nın vetosu ne- deniyle donduruldu. Üstelik 375 milyon ECU'lük destek kredisi 1996'nın sonlannda Avrupa Pariamentosu tarafindan da askıya alındı. Yani bir kredinin üzerinde çifte veto var. MEDA adıyla anılan "Akdeniz Ûlkelerine Kalkınma Yardımı" ise skandala dönüştü. AB Konseyi, Türkiye'ye yapılacak MEDA yardımına Güneydoğu'da kullanılması şar- tını getirdi. Ankara da bu onur kıncı koşul üzerine yardımı reddetti. Jacques Santer "Yunan vetosuna bir çö- züm yolu bulunmalı" diyor. Umanz Santer'in bu qyansı sözde kalmaz.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog