Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

DEĞİŞEN DÜNYADANHÜSEYİN BAŞ BaiobBıvdtffcarıçaliaılcuvuıfca'şı4, 11 ve 18 Şubat'ta Arte televizyonunda bir belgesel. 22 Şubat'a kadar Colline tivatrosunda Stephane Braunschtveig'in sahneye koyduğu 'Kenüerin ÇengeBnde'oyunu. 14 Mayıs'tan 21 Haziran 'a kadar Odeon Tıyatrosu-Avrupa Tıyatrosu 'nda Georges Lauvaudant'mn sahnelediği 'Geceyansı TrampetSesieri've 'Küçük Burjuvalarda Düğün'. Marttan hazirana Goethe Enstitüsü 'nde bir dizi gösteri ve konferans. Bertolt Brecht,yenıden Paris 'te. Kutlamalarla ilgili benzer etkinliklere, kuşkusuz, dünyanın çok sayıda ülkesinde de rastlamak mümkün. Ne var ki, Alman tiyatro adamımn yüzüncü yılında profesör John Fuegi'nin Brecht 'e karaçalan biyografisinin Almanya 'da yayımlanmasınm aynı zatnana rastlaması bu konuda sert tartışmalan da gündeme getirmiş bulunuyor. Gazeteci Brigitte Patzold, Le Monde Diplomatique 'in Şubat 1998 sayısındayer alan geniş incelemesinde, büyük ustaya karşı saldınlann nedenlerini sergilerken gerçekte, dünyamızda hâlâ sürüp giden toplumsal kargaşanın açıklanmasının, dün olduğu gibi bugün güvenilir rehberlerinden biri olmaya devam eden yazann kişiliğinde, 'eserinin vuruhnasmm'amaçlandığım ortaya koyuyor. Bazı odaklann sosyalist düzenlerin dağılmasıyla yetinmedikleri, bir kez daha geri dönmesi tehlikesi karşısında gerçek kurtuluşun yolunu aydınlatan büyükfenerlerin de söndürülmesi için çaba gösterdikleri kimsenin saklısı değil. Bu açıdan, Brecht 'in gözden düşürülmesi yönündeki girişimler, Co urtois'nın tarihi çarpıtma çabalannı andırmaktadır. Ama her şeye karşın çağdaş Türk tiyatrosunun çizgisinde apayn biryere sahip olan Bertolt Brecht'in oyunlannın sahnelendiği dönemler, gerek sahneleme, gerek oyuncuların performansı ve toplumsal etkileri, gerekse de epik tiyatro geleneğimize katblan temelinde, vazgeçûmez biryere sahiptir. Brigitte Patzold 'un yazısınm sonunda değindiği gibi, ülkemiz seyircisi de, tıpkı, örneğin Rus seyircisi gibi, 'Üç Kuruşluk Opera'da 'dahafazla kâriçin her şeyiyapmaya hazır'bir kısım iş dünyası-politikacı ortaklığının en azından mafya kadar pisliğe bulaşarak soygun aygıtının temel öğelerinden biri haline geldiğini ibretle tlerken mafyalaşan kendi dünyasımn da ayırdına varmaktadır. Bu yüzden, doğumunun yüzüncü yılında herkesi artık 'modasuungectiğine'inandırmak için kim hangi dereden su getirirse getirsin, Bertolt Brecht tiyatrosunun perdeleri kapanmış değildir. Çünkü soygun ve talan bugün, düne oranla, çok daha acımasız biçimde vebukez küreselleşerek tüm hızıyla sürdürmektedir. • • H K nce tıkınma, sonra ahlak...' Berlinlilerin 1928'de 'Üç Kuruşluk Opera'dan çıkarken mırıldandıklan bu şarkı, her şeyden önce Bertolt Brecht'i anlatmaktadır. En azından yazann en son yaşamöykücüsü, Maryland (ABD) Üniversitesi karşılaştırmah edebiyat profesörü lngiliz John Fuegi'nin tezi buydu. Brecht & Co. (Brecht ve Kumpanyası) (1) adını taşıyan bu yasamöyküsünde Alman Dramaturg sıradan bir kişi olarak ele alınıyor, 'sex for test' (seks karşılığında metin) temelinde çok sayıda kadın çalışma arkadaşından yararlanmakla suçlanmanın yanı sıra, utanmasız bir çıkarçı olarak aşağılanıyordu. Aynca Brecht, Stalinci olmadan önce Nazilerle flört eden bir Yahudi düşmanı, dahası bir homoseksüeldi. Sözü edilen 'skandal- ldtap'm dünyanın çeşitli ülkelerindeki çok sayıda Brecht uzmanı tarafından Iptiğinin pazara çıkanlması' gecıkmedi. International Year Book 1995'te, John Wfflet ve arkadaşlan skandal-kitabm sadece yüz sayfasında yedi yüz yanlış ve yalan ifade saptadılar. 26 Kasım 11997'de piyasaya çıkar kitabın Almanca versiyonu Brecht'in yüzüncü doğum yılı kutlamalan fırsatıyla piyasaya sürülerek Dramaturg'la ilgili çok sayıda eserin yanı sıra bir skandal-kıtap olarak yer aldı (2). Skandal-kitabın çevirmeni Sebastian VVohifeü çeviri için iki yıldan fazla çalışmak zorunda kalmıştı. Bunun önde gelen nedeni, Amerikan versiyonunun çeviri yanlışlanyla dolu olmasıydı. Bu yüzden çevirmenin kaynaklarla ilgili her alıntıyı Alman arşivlerinden doğrulaması gerekmişti (3). Boş sözlere ve dedikoduya bir hayli yatkın olan John Fuegi, kitabının Almanca çevirisini Bertolt Brecht'e değil, başka türlü yüzüncü doğum yılının kimsenin farkına varmadan geçip gideceği ustanın en yakın çalışma arkadaşı 20 Şubat 1897 dogumlu Elisabeth Hauptmann'a ithaf etmişti. Elisabeth, Brecht'le 1924'te tanışmıştı. Güzel ve eğitimliydi. Birçok yabancı dili biliyordu. Fuegi'nin savına bakılırsa 'Uç Kuruşluk Opera'nın yüzde 80 ilâ yüzde 90'ını o yazmıştı. Yine John Fuegi'nin savına göre Elisabeth olmasaydı ne "Mezbahalann Ermiş, Johanna'sr ne "Adam Adamdır" ne de Brecht'in kimi didaktık oyunlan yazılmayacaktı. Diğer üç kadın çalışma arkadaşının da Brecht'in dramatik eserlerinin yazımmda önemli paylan bulunuyordu. Bunlar, Berlinli Margarete Steffin, Danimarkalı Ruth Beriau ve Finlandiyalı Hefla Wuoh'joki'ydi. 'Gaüko'nun Yaşamı'nın önemli bir bölümü 1941 'de Moskova'da veremden ölen Margarete Steffin tarafından kaleme alınmıştı. 'Kafkas Tebeşir Dairesi', Ruth Berlau'nun çalışmasıydı. 'Bay Puntila ve Uşağı',Hella VVuolijoki'mn 'Finlandiyalı Bacchus" adlı öyküsünden hareketle ortaya çıkmıştı. Brecht Insanları verlmH yapıyordu Bütün bu kadınlar, ustalan için kendilerini neden Margarete Steffin gibi ölüme mahkûm etmişler, 1974'te bir psikiyatri hastanesindeki yangında trajik bir biçimde yasamıru yitiren Ruth Beriau gibi alkolik ve depresif olmuşlar ya da sürekli çocuk aldırmalan bir yana Elisabeth Hauptmann gibi intihar girişiminde bulunmuşlardı? V VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI Cemiyetimiz üyesi, değerli arkadasımız, Basın Şeref Kartı Sahibi SABtHA BOZCALI 12 Nisan 1998 pazar günü vefat etmiştir. lstanbul'da 1903 yılında doğan Bozcalı. 1953 yılında Millıyet gazetesinde ressam olarak mesleğe başladı. Yeni Sabah. Hergün, Ulus, Havadis, Tercüman gazetelerinde çizdi. Münih Sanat Akademisi ödülünü aldı. Pek çok tarihi dizi çizimleri olan ve Almanca, Fransızca büen Sabiha Bozcah'nın cenazesi 14 Nisan 1998 Salı günü öğle namazından sonra Teşvikiye Camii'nden ahnarak Yeniköy Mezarlığı'nda toprağa verilmiştir. Vefatı camiamızda büyük üzüntü yaratan Sabiha Bozcah'ya Tann'dan rahmet, kederli ailesine, yakmlanna ve meslekdaşlanmıza başsağhğı dileriz. TÜRKÎYE GAZETECtLER CEMÎYETÎ VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI Cemiyetimiz üyesi, değerli arkadasımız, Basın Seref Kartı sahibi ZİYA ERGENE 13 Nisan 1998 Pazartesi yılında doğan ve nü vefat etmıştir. lstanbul'da 1927 1998 tesı gunu vetat etnuşnr. Istanbul da ıy 1956 yılında Cumhuriyet gazetesinde meslege başlayan Ziya Ergene'nin cenazesi 13 Nisan 199 Pazartesi gunu öğle namazıns müteakıp Çapa Saraç Doğan Camii"nden ahnarak Yenı Alibeyköy Mezarhgı'nda toprağa verilmiştir Vefao camiamızda büyûk üzüntü yaratan Ziya Ergene'ye Tann'dan rahmet. kederli ailesine, yakınlanna ve meslektaşlanmıza başsağlığı dılenz. TLRKtYE GAZETECtLER CEMtYETt John Fuegi'nin bu sorulara yanıtı yok değil. Karşılaştırmah edebiyat profesörüne göre bütün bunlann ardında 'Brecht'in dayaralmaz çeldcfliği ûzerine kurulu seksüe) yararlanma' olgusu var. Anlaşılan o ki, Batı potasında yetişmiş üniversiteli için 'bu komünist müitanlann antifaşist savaşımda ücretsiz çahşabüecekleri' aklırun ucundan bile geçmemektedir (4). Örneğin Elisabeth Hauptmann'ın bizzat kendisi 'Üç Kuruşluk Opera'nın telif hakkı için sadece yüzde 12.5'lik bir pay talep etmekle yetinmiştir. Tezlerine biraz inandıncılık kazandırmak amacıyla Fuegi, 70'li yıllarda, kendileri bunu doğruİamayacak durumda olmalanna karşın, bu kadmlann bazılan ile karşılaştığmdan söz etmektedir. Elisabeth Hauptmann bunlar arasındadır. Hauptmann'ın dostu ve Brecht'in eserlerinin yayımcısı olarak onunla birlikte çalışan Wemer Hetch, konuyla ilgili düşüncelerini şöyle açıkhyor. 'Bir saate kalmadan Fuegi'yi kapı dışan etti. Elisabeth özeJ yaşamı konusunda çok titizdi. Kendisine. ne pahasına olursa olsun bazışeyleri söyletmek için imalı sorularsorup duranbu adamdanfena hakle sıkünuştı.' Werner Hetch o sıradaotuz beşyıl süren araştırmalardan sonra Brecht'in 10 $ubat 1898'de Augsbourg'daki doğumundan 17 Ağustos 1956Vla Berlin'de ölümüne kadar yaşamımn bir tür günlüğünü yayımlamıştı (5). Söz konusu günlüğün son sözünde Hetch. şu noktanın önemle altını çizmektedir: 'Bazı olavlann ve tarihlerin doğrulanması sırasında tjipt^nan açık yaıüışlar, John Fuegi'nin kitabının ciddiyetten ne denli uzak olduğunu ortaya koymaktadır' (6). Brechtçi edebiyatın ender kadın uzmanlanndan bin olan Sabine Kebir de Brecht'in çalışma arkadaşlanyla olan ilişkilerini incelemiştır (7). Özellikle de, 'yararianıa'nın önde gelen kurbanı Elisabeth Hauptmann'ın yaşamını derinlemesine araştırmıştır (8). Bu araştırma. Hauptmann'ın Brecht'ten aynldıktan sonra dişe dokunur hiçbir şey yazmadığını ortaya koymaktadır. Acaba Hauptmann'ın, Brecht'in dehasına mı, yoksa ilham alması için onunla birlikte çalışmaya mı gereksinimi vardı? Buna karşılık Brecht'in edebi üretimi, başka kadın çalışma arkadaşlanna bağlı olmadan devam etmiştir. Fuegi'nin tezlerine karşı bir başka argüman ise Brecht'in en küçük harfve nota kadar duyarlı üslubundaki tutarlılıktır. Sabine Kebir'e göre Elisabeth Hauptmann. faşizme karşı ortak savaşın ötesinde Brecht'le çalışmaktan büyük haz aimakta \e duygulannı şöylece dile getirmektedir: 'Birttkte çok güldük. Çalışmalar ne denli güç olursa otsun. biasn için eğtenceliydL' Yaratım için gerekli olan böylesi bir ortak çabada, çalışmalara katılanlann her birinin payının doğru bir biçimde saptanması, kuşkusuz olanaksızdır. Ama buna kimsenin de aldırdığı yoktur. Çünkü tüm küçük burjuva değerleri gibi bireysel mülk düşüncesi de fırlatılıp kenara atılmıştı. Ustanın 1949-56 arasında öğrencisi olan îsviçreli yönetmen Benno Besson, -ki John Fuegi'nin savına göre Brecht onun Don Juan çahşmasını 'çalnuşü'- bunu doğrulamaktadır. 'Yazar haklamla ilgili sorun beni hiçbir biçimde ilgikndirmiyordu. Benim için önemli olan Brecht'le çahşmaktL („) O, insanlan verimli >apıyordu. Onlan veniden dünyaya getiriyordu. Onlan ûretken haie getirirken kendisi de ûretiyordu' (9). Danimarkalı Ruth Berlau'ya gelince. şunu hemen söylemek gerekir ki o, Alman diline hiçbir zaman tam olarak hâkım olamamıştı. Bu yüzden 'Kalkas Tebeşir Dairesi' gibi şiirsel bir metni yazmış olmasına inanmak olası değildir. Brecht'e kötü bir Almanca ile yazdığı mektuplardan bırini okumak, bu konuda ikna olmak için yeterlidir. Brecht'in entelektüel mülkle ilgili kayıtsızhğı, John Fuegi'nin bu konuda rahatsızhk duymasmdan çok önce biliniyordu. Dramaturg bunu saklarruyordu. 20'li yıllarda eleştirmen Kurt Tucholsky ve Alfred Kerr, 'Üç Kuruşluk Opera'da -adını anmadan- VUlon'nun dizelerini kullandığı için onu eleştirmişlerdi. Daha sonra 'Evcil Dua'larda Rimbaud'yu görürüz. Gençlik oyunu 'Adam Adamdır' Georg Büchner'ın VVoyzeck'ınden, 'Üç Kuruşluk Opera', lngiliz John Gay'ın 'Dilenci Opera'sından, 'Kafkas Tebeşir Dairesi' ıse Klabund'dan esinlenmiştir. Ama Shakespeare, Francis Bacon'dan: Mouere, Corneilk'den esinlenmiş değil midir? Werner Hetch. Klaus \*ölker (10) ve Wferner Mhtenzwei (11) gibi yaşamöyküsü yazarlan, * Brecht'in edebi 'ahntüanndan' çok daha önce söz etmişlerdir. Aynca, çalışma arkadaşlannın çalışmalanna aktif bir biçimde katıldıklanm doğrulamışlar, ne var ki, kendilerine düşen payı talep etmelerinin sadece kendilerine ait bir iş olduğunu belirtmişlerdir. Bunu tek yapabilecek durumda olan ve 1941 'de hayata veda eden Elisabeth Hauptmann, kendi isteğiyle bu hakkından feragat etmiştir. Margarete Steffınisel941'de ölmüş, Ruth Beriau alkolizmin batağına saplanmış, Hella VVuolijoki 'Bay Puntila ve Uşağı'na katkılannın karşılığı olarak Brecht'le yazara düşen telifın yüzde 50'sinin şu kadarda birinin kendisine ödenmesi konusunda anlaşmıştı. Ama yayıncı bu parayı ödememiştir. John Fuegi'nin tutkusu salt Bertolt Brecht tarafından ihmal edilmiş bu kadınlann, yayımcısı Peter Suhrkamp ve mirasçılan Barbarave Stephan Brecht'in haklannı savunmak olsaydı keşke... Ama feminizm maskesi altında asıl amacı başkaydı; O, oyunlan bir parabol netliğiyle insanın kurdu olduğu bir dünyanın yeraltını ortaya çıkaran ve onun değiştirilmesi için çagrıda bulunan siyasal ve popüler tiyatronun yaratıcısı bu büyük düşün adamını yıkmak istiyordu. 20'li yıllardaki kadar işsizin ve yoksulun bulunduğu çağımızda Brecht pekâlâ yeniden gündeme gelebilirdi. Oysa John Fuegi, onu bir cani gibi göstermeye çalışıyordu. Reçete bellidir. Ama yjışamöykücüsü bunu aşın ölçüde abartarak tüm güvenilirliğini yitiriyor. Kansı HeJene VVeJgel'in Avusturyalı bir Yahudi olmasına karşın onu Yahudi düşmanlığıyla suçlayabiliyor. Bununla da kalmıyor. Dramaturg'un Nazi eğilimli olduğu kuşkusunu yaratmaya kalkişacak ölçüde ileri gidiyor. Brecht'in 1920'de tıpkı Hitiergibi 'seyirdsi'nezdinde 'şevtani bir güce sahip olduğundan' söz ediyor. Bu durumda da, şeytani bir güce sahıp Brecht'e Stalinci olmaktan başka seçenek kalmıyor. John Fuegi bununla, Komünizmin Kara Kitabı'yla, 'sosyaliznün hümanist özüne saldıran' 'Stephan Courtois' ile birleşiyor (12). Karşılaştırmah edebiyat profesörünün hırçınlığı, aslında, 1926"da, ekonomi politik ve RosaLusetnburgtürü Marksizm konusunda hocası olan sosyolog Fritz Sternberg ve ılımlı Marksist Karl Korch'la tanışan Marksist yazan hedef almaktadır. Yargıç John Fuegi. aynca Brecht'i kurnaz bir çıkarcı olarak gösteriyor. Ve sorduğu sorulan kendisi yanıtlıyor; neden hiçbir zaman Alman komünist partisine üye olmamıştır? Çünkü, bağlanmayı reddediyordu. MacCartrıy'nin cadı avından nasıl kurtulmuştur? Hiç kuşku yok, direnme gücünden yoksundur. 17 Haziran 1953'te isyan eden Doğu Alman işçileriyle neden birlikte hareket etmekten kaçınmıştir? lşte onun Stalinci olduğunu gösteren bir başka kanıt! Dramaturg'un işçilerin genç Alman Demokratik Cumhuriyeti'nın (RDA) otoritelerine karşı ayaklanması sırasındaki tutumu. gerçekte ne olmuştu? O sıralarda Berliner Ensemble bünyesinde Brecht'in yakın çalışma arkadaşlanndan biri olan Manfred Wekwerth 'grevin açıklanmasından hemen sonra' dıye anlatıyordu bize: "Brecht tûm personeli Berlin'deki e\inde toplanuşü. Once işçSerin grevini onayladığını açıkladı. Benim, Pekı ne yapmalf sorumu ise 'Işçileri aydmlatmak gerek' şeklinde >arutladı. Ertesi gün sokağa indik, ama Baü Berlin'den sızan provokatörlerin 'komünistlere ölüm" sloganlannı duyunca, Brecht 'faşist tehlıkeden' söz etti. Yanıbaşındaydım. Onu işçilerle konuşurken gördüm. Onlan bu tehlike konusunda uyarmakla bûükte, gre\i sürdürmeleri için cesaretlendiri>ordu." Gerçek şu ki, Bertolt Brecht. otoritelere radyoyu Berliner Ensemble çalışanlanna vermeleri için çağnda bulunarak arabuluculuk yapmayı önermişti. Hükümete halkla diyaloğa girmelerini ve bazı hatalannı kabullenmelerini salık vermişti. Ama komünist yönetici Walter Ulbricht'e yazdığı mektubun sadece son cümlesi yayımlandr. 'Şu anda Buieşik Sosyalist parti ik dayanışma içuıde olduğumu ifade etmek isterim' (13). Özetle, Gfinter Grass'ın 'Halk Devrimi Prova Ediyor' adını taşıyan oyununda değındiği gibi sanatçı karmaşanın marjında değil, tam orta yerinde yer alrruştı (14). Tiyatrosuna kapanmamış, tam tersine, sokağa inmişti. Nitekim Brecht, bu olaylardan sonra yazdığı ünlü şiirinde. 'Eğer halk hükümeti lağ\edemiyorsa hükümetin halkı lağvederek verine başkasını seçmesi daha kolay olmaz mı?' diyordu. Aslında Doğu Alman bürokratlan Bercht'e her zaman kuşkuyla bakrruşlardır. Tiyatrosu sosyalist gerçekçiliğin kurallanna yeterince uygun sayıhnıyordu. Onu aşın ölçüde biçimci, kozmopolit ve banşçı olarak görüyorlardı. Oyunlan olumlu işçi kahramanlanna yer vermeme günahıyla maluldü. Onu daha sonuç alıcı saldınlardan koruyan, uluslararası ünüydü. Werner Hetch. Helene Weigel'in şu bilinçli sözleriru anımsıyor: 'Onlann olmamızı istedikleri gibi değildik. Ama onlar için temsil ettikierimizi kaybetmekistemivorlardı.' Kuşkusuz, uluslararası prestijden başlayarak...Doğu Alman Cumhuriyeti'nde tiyatro sanatçısımn statüsü ile anlaşmazhk konusunda. 1954'te henüz yirmi yaşındayken Berliner Ensemble'a asistan olan sınema adamı Peter Voigt da bu düşünceyi doğruluyordu: 'Th-atrosu bir yandan eleştirilirken bir yandan da yardun alıyordu." Peter Voigt, Berliner Ensemble'ın 1954'te Paris'te Sarah-Bernard tiyatrosundaki büyük zaferine tanık olmuştu. Brecht'in şu sözlerini anımsıyor: 'Sadece Polonya ve Fransa'da gerçek dostiarunız var.' Mutfakta olmak Bertolt Brecht çıkarcı mıydı? Bu soruyu yanıtlamak için önce, tiyatronun dünyayı değiştirmeye katkıda bulunabileceğine inanan Dramaturg'un savaştan sonra neden Doğu Alman Cumhuriyeti'ne yerleşmeyi ve orada kalmayı seçtiğini izah etmek gerekmektedir. John Fuegi bunu çıkar için yaptığını ima ediyor. Emrine bir tiyatro salonunun verihnesinden, yapılan yardımlardan Statin ödülünden ve diğer bazı ayncahklardan söz ediyor. Ama Milano Piccolo Tiyatrosu'nun kurucusu ve Brecht'in dostu Giogio Strehkr aynı kanıda değil: 'O, özgûrlüksüz bir sosyattzmin, özgüriükçü bir sosyalizme dönüşebileceğini umut ediyordu' (15). Doğu Almanya yönündeki seçimi, bizzat kendisini de ilgilendiriyordu. Keuner, öykülerinin birinde bunu izah ederken şöyle diyordu: 'Güzel bir tiyatro salonu ile mutfak arasında murfağı seçihniş ve ahçılaıia birtikte elini hamura bulamıştı' (16). Oraya yerleşmesine gelince, onu bu konuda bir konuşma etkilemişti: Bir öğrenci. Bertolt Brecht'in diyalektik tiyatrosuyla sınıf savaşının artık var olmadığı bir sosyalist devlette neyi değiştirmek istediğini merak ediyordu. Usta. 1955 Ocak ayında bu soruyu şu sözlerle yanıtlamıştı: 'Ortaya çıkanlması ve çözüme ulaşbnlması gereken çeUşkDer her zaman olacakür' (17) John Fuegi'nin kıtabmda en şaşırtıcı olan, karşılaştırmalı edebiyat profesörünün, Bertolt Brecht'in oyunlanyla ilgili hiçbir analize yer vermemesidir. Oysa, insana yönelik saldmlanyla Fuegi, aslında açık bir biçimde eseri ve etkilerini hedef almaktadır. Brecht bugün Almanya'da oyunlan en çok oynanan bir tiyatro adamıdır. Geçen sonbaharda Moskova'da Vladimir Maschkovv'un sahneye koyduğu 'Üç Kuruşluk Opera', salonlan doldurmuştur. Nedeni açık: Bertolt >n<JÂ Brecht ış dünyasımn mafya kadar pisliğe bulaştığım onaya •<•• koyarken Moskovalılar, orada kendi mafyalaşmış toplumunu görmüşlerdir. Yanıtlanması gereken soru, Moskovalı seyircilerin 'Çakı Maki ile birlikte bir bankayı soymak. bir banka kurmanın yanında ne yazar' şarkısını mınldanırken bu onlara ilhamı mı vermektedir, yoksa isyan duygusu mu? BRIGITTE PATZOLD (1) Kitabm Amerikan versivonu Brecht & Co', seks, politika ve modern drama yaratmak. Gmv Press, Nev> York 1994. Fransız versiyonu ise bundan hirkaç ay sonra 1995 Nisan ayında yarımlandı: John Fuegi seks, politika ve modern tiyatronun keşfi. Fayard, Paris. 876 sayfa. (2) John Fuegi, Brecht & Co. Biogruphie. Europaische Vedagsanstalt Hambourg, 1997, 1086 sayfa (5) Brecht 'in Berlin Sanat Akademisi 'nin korumasındaki arşivlerinin bir kopyası Bertolt Brecht le HeJene Weigel 'in oğlu Stefan Brecht tarafından New York Harvard Üniversitesi 'ne armağan edilmiştı. John Fuegi 'nin bu arşivlere ulaşmasma olanak sağlanmıştır. (4) Bu kadınlarla Brecht arasındaki çok sayıda mektupta antifaşist savas, 'üçüncü şey' diye geçmektedir. 0) Wemer Hetch. Brechtchronik. Suhrkamp. Frankfurt 1997. (6) Idem. 1259. sayfa. (7) Sabine Kebir. Eın alezeptablo Mann. Der Morgen, Berlin 1978. (8) Sabine Kebir. lchfragate nicht meinen Anteil. Ajbau. Berlin, 1997. (9) le Monde, 10Mayısl995. (10) Klaus Völker, Bertolt Brecht, Carl Hanser, Münih 1976. (11) Werner Mittenzwei, Das Leben Des Bertolt Brecht. 2 cilt. Edition de Poche, Aufbau Tachenbuch, Verlag, Berlin 1997. (12) 'Komünizm, Bir Kara Kitabın Çarpıtmalan' Le Monde Diplomatique Ocak 1997. (13) fVerner MittenzMei. 2. cilt s: 494. (14) Giinter Grass, 'Halk Devrimi Prova Ediyor'. Seuil, Paris 1961. (15) Giogio Strehler, 'Çöküşten Sonrv Brecht'. ltiraflar, anılar, analizler, L'Arche, Paris, 1993. (16) Idem s: 108. (17) Hans Mayer, Brecht, Suhrkamp, Frankfurt, 1996 s: 296-298. TEŞEKKUR Doktorluğunu bütün içtenliğiyle vatandaşlanna sunan, uzun yıllar yurtdışmda kaldıktan sonra vatan hasretiyle dönen, hasretini gideremeden 29.3.1998 tarihinde vefat eden, Psychiatrist Neurolc^ Dr. NAİM YÜRÜKER'in cenazesine gelen, telefonla, telgrafla başsağhğı dileyen, çelenkler, bağışlar ve dualarla acımıza katılan, bir an olsun bizi yalnız bırakmayan dostlanmızın hepsine candan teşekkürlerimizi sunanz. AİLESl ECumhuriyet kitap kulübü TAKSİM Sergi Salonu NİSAN AYI ETKİNÜKLERİ EBRUSERGİSİ 1-30 Nisan 1998 AYDA AKTAY (Ebru Tekniğiyle üretilmiş ürüıler) Adres: istiklalCad. (Aksanat Karşısı)TaksimTel:2523881/82 ECumhurİYet kitap kulübü TAKSİM Sergi Salonu NİSAN AYI ETKİNÜKLERİ OKUMAGUNLERİ 76 Nisan Perşembe Saat: 18.00 DİLEK TÜRKER GAZtOSMANPAŞA KADASTRO MAHKEMESt'NDEN 1997-17 Davacı Malıye Hazınesı tarafindan davalılar Gazıosmanpasa Beledıyesı vs. aleyhlerme aeılan tapu ıptalı ve malıkhanesmm doldurulmas\ davasmda: (âzios- manpaşa, Sangöl Mah. esta: 456 ada, 49 patsel. yem: 1181 ada, 21 paısel sayılı taşnunazın malıkhanesı kadastro lesbıü sırasında aynı yerde hem Maliye Hazi- nesi, hem de Hılmıye Taşkın'ın tapulannın bulunması nedeni ik mülkiyetHi kınıe aıt olduğunun mahkemece tesbıt edılınceye kadar malıkhanesı boşbırakılmış- ör. Ancak, kadastroca malıkhanesı boş bnakılan bu tasmmaz bılahare Gazıosınanpaşa Beledıyesı'ne eneûmen karan ile belediye advna ve onun sanşmdan da dı- ğer davalıya tesçü edildiğinden gaynmenkulûn tapu kaydınm ıptali \e malikhanesının hazıne adına tescüi için dava açılmıs olup. Gaaosmanpasa, Sangöl Mah. Vatansever sk. No: 6'da mukını, Hilmıye Taşkın'ın adresı tesbıt edılmedığınden dunısmanın bırakıldığı 1 6.1998 günü saat 10.00'da durusmaya bizzatkendısı- nin tatap etmesı veya bir vekdl ile kendısını temsil emrmes) aksı takdırde HUMK.nun 409-410 ve değışik ve 213. mad., gereğince duruşmanın gıyablannda sür- diMecegıkararaballanacağınîbikiınrmesruhatlıdavetıyeyennekaım olmak ûzereılanenteblığolunur. 25.3.1998 Basın: 15831 "Mutiu 0/ Nazım" oyunundan bölümleryorumlayacak. Adres: İstiklal Cad. (Aksanat Karşısı) Taksim Tel:252 38 81/82 KDVFİŞİİSTEMEK YURTTAŞLIK GÖREVİDİR. OTOKONTROLÜ SAĞU\MAK İÇİN FİŞİNİZİ MUTLAKA ALINIZ. KtTAPÇILAR DERNEĞI GAZİOSMANPAŞA KADASTRO MAHKEME^NMN 1997 13 Davacı Malıye Hazınesı tara- fından davalılar Gazıosmanpasa Beledıyesı vs. aleyhknne açılan tapu iptalı ve malikhanesmm dol- dunılması davasında: Gazıosman- pasa, Sangöl Mah eskr 456 ada. 35parsel.yenı 1882 ıda. 4parsel sayılı taşmmazın malihanesı ka- dastro tesbıti sııasmdı. aynı yere hem Malıve Hazınesı. hem de Ha- san Fehmı Öztürk ve Sebahat Sa- n'nın tapulannın buluıması nede- ni ile mülkıyetın kıım ait olduğu- nun mahkemece tesbi edılınceye kadar malikhanesının boş bırakıl- mıştrr Ancak, kadasroca malıV- hanesı boş bırakılan .e taşınnuz bılahare Gazıosmanfasa Beledı- yesı'ne encümen karaı ile beledı- ye adına ve onun satıaadan da di- ğer davahlara tesçıl :61dığınden gaynmenkulün tapu kaydının ıpta- lı ve malikhanesının uzıne adına tesçılı ıçın dava açılnı^ olup, Ga- zıosmanpasa, Sangöl Sİah. Vatan- sever sk No: U de minn. Hasan Fehmı Öztürk \e Sebıhat San'nıa adreslennın tesbtt edinedığindo» duruşmanın bırakıldŞı 1.6199S günü saat 10.00'dadLruşmavıbu- zat kendısının takıp nmesı ve>a. bir vekıl ile kendısın emsıl etti- melen, aksı takdırdeHVJMKnun 4094l0vedeğısıkv;2l3 mad. gerefınce duruşmano nyablann- da sûrdûtülerk karara 5^lanaca|ı- nı bıldınr meşruhatlı ivetıye ye- nne kaım olmak üze"e ılanen te!>- lığolunur 25 3 l99Sîısın: 15830
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog