Bugünden 1930'a 5,500,162 adet makale



Katalog


«
»

15 NlSAN 1998 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER Sınırda operasyon • DİYARBAKIR (AA) - Şırnak'ın Kuzey Irak sınır kesimindeki Besta, Dereler, Ortabağ bölgeleri ile Cudi dağının Güney kesimlerinde dün sabahtan itibaren başlatılan operasyona, Diyarbakjr ve Erhaç'tan kalkan Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklan da katılıyor. Yetkililer, kayıplar konusunda henüz net bir bilginin kendilere ulaşmadığını belirttiler. TÜPk-İş'te genel kurul gipişimi • ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) - Türk-lş Genel Sekreteri Şemsi Denizer, 135delegenin, "konfederasyon olağanüstü genel kunılunun yapılması" yönündeki taleplerini yann yönetim kurulu toplantısında karara bağlayacaklannı bildirdi. Denizer, yönetim kurulu toplantısında, olağanüstü genel kurulun yapılması yönünde karar alınması olasılığının yüksek olduğunu belirtti. 8 Mart davasında 6 tahliye • Istanbul Haber Servisi - 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Taksim'de düzenlenen gösteriye katılarak "güvenlik güçlerine mukavemet ettikleri " ve "özel kişiler ve kamu malına zarar verdikleri" ileri sürülen 24 sanığın yargılandığı davanın Beyoğlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmasında 6 sanık tahliye edildi. Mahkerne, gıyabi tutukJu sanık Özgür Çelik'in gıyabi tutukluluk halinin devamını kararlaştırdı. Yüksek Mahkeme lAJVKARA(AA)- Yasalann anayasaya uygunluğunu denetleyen ve Vüce Divan işlevi gören =An£yasa Mahkemesi'nin kuruJuşunun 36. yıldönürnü 27 Nisan'da kutlanacak. Türk yargı sistemine 1961 Anayasası ile 25 Nisan 1962'de giren Anayasa Mahkemesi, 1982 Anayasası 'nda da yerini korudu. Mahkemenin bu yılki kuruluş yıldönümü törenleri aym 25'inin hafta sonuna rastlaması nedeniyle 27 Nisan'a alındı. 'Emeğin değeri bilinmiyon' • ADANA (Cumhuriyet Güney lUeri Biirosu) - Seyhan Belediyesi'ndeki 1330 işçi adına yapılan toplu ış sözleşme gö'rüşmesinin anJaşmayia sonuçlanması üzerine düzenlenen törene katılan DlSK Genel Başkanı Rıdvan Budak, insana saygı ve sevginin olmadıgı. emeğin değerinin bilinmediği bir ülkede yaşandığını belirterek "Bu ülkenin bütün insanınlannın mutlu olmasından yanayız" dedi. DüZY, CHP Genel BaşkamBaykal, Başbakan Yılmaz'ı müteahhitlerle içli dısh olmakla suçladı ANAP imtiyazlıııın iktidan'ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) - CHP Genel Başkanı DenizBaykal "ülkenin im- tiyazlı müteahhJtler ve çalışanlar. emekli- ler" olmak üzere ikiye aynldığını belirte- rek "ANAP getince hep böyle olur. Başba- kanlar üntiyazn müteahhitlerin yatlann- da bayram tatili geçirirse yolsuzluklann önii alınamaz" dedi. Sorunlann temelinde "pilotaj hatası" yattığını vurgulayan Baykal. "Eger pilo- taj hatası varsa, o pilota tekrar uçak ema- net edemezsiniz. Yolsuzluklar karşısında boynu eğik bir iktidar hiçbir sorunu çöze- mez. Bir biiviik teröroperasyonundan ha- berdar edilmemekten şikâyet etme hakkı da kaybolur" diye konuştu. CHP lideri Baykal. dünkü grup toplan- tısında trafikten enflasyona dek ülkenin temel sorunlanyla ilgili değerlendırme- ler yaptı. Sorunlann kaynağının siyaset- CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Basbakan Mesut Yılmaz'ı suçlayarak, "Başbakanlar imtiyazlı müteahhitlerin yatlannda bayram tatili geçirirse yolsuzluklann önü alınamaz" dedi. çi oldugunu vurgulayan Baykal, "Yanhş sij asetçi, yaniış siyaset, pitotaj hatası sıkın- tılann temel ncdenidir" dedi. Baykal. Türkiye sıyasetinin Susurluk altında ezildiğini. büyük umutlarla gelen hükümetin dokuzuncu ayında hiçbir umut verici gelişme olmadığını savunarak şu görüşleri dile getirdi: "Enflasyonda nu bir iyileşme oldu, yol- snziukiarda mı? Ozaman ne varsa şimdi daha fazlası var. Yaalsa da \azılmasa da, ekranda gösterilse de gösterilmese de var. Eğer bu ülkede başbakanlar ihalelerde müteahhit seçmeye başlarsa, arazi tahsisi listeleri hazırlarsa o işin arandan kalkma- ya olanak yoktur. Ekonomiden sorumlu bakanlar kendilerinden karar bekleyen işadamiannın uçaklam ia >ıırtdışı gezile- re gidivorsa, başbakanlar imtiyaziı müte- ahhitlerin yatlannda ba>ram tatili geçiri- yorsa yolsuzluklann önü alınamaz. Şiş- li'de bir yolsuzluk ortaya çıktı. Ne oldu? Dürüldü. derdest edildi, yargmuı toziu la- birentlerinde unutuhnaya terk edildi. O yoisuzluklan yapanlan kim getirdi. kim- lerie yoisuzluklan yapoJar, bıınlar tartışı- byormu? İSKİ olaytndayıllarca siyasi dep- rent yaşandı. Bir tane siyasetçi doğrudan CHP 56'ya yükseldi DSP'den istifa ederek CHP'ye geçen Karaytuğ'un rozetini geneî başkan Baykal takü. Karaytuğ, "Bir yol aynmına gelindi. Yolunu a\ ıran Ece\it oldu. Ecevit tencihini tarikatlardan. hikmeti kendinden menkul ho- ca efendilerden yana koydu" dedi. (Fotograf: HASAN AYDIN) Adana milletvekili Tuncay Karaytuğ, törenle CHP'ye geçti DSP'de Gülen istifasıANKARA (Cumhuriyet Biiro- su) - Basbakan Yardımcısı \e DSP Genel Başkanı Bükmt Ece- vit'in Fethuilah Gülen'e sahip çık- masına tepiy duyan DSP; Adana milJetvekıli Tuncay Karajtuğ. dün partisinden istifa ederek CHP'ye geçti. Karaytuğ, «,„_... "Bir yol aynmına gelin- di Yolunu ayıran Ecevit oldu. Ecevit, tercihini ta- rikatlardan. hikmeti kendinden menkul hoca efendilerden yana koy- du" dedi. Karaytuğ'un katılımıyla CHP'nin sandalye sayısı 56'ya yükselirken, DSP'ninki 62'yedüştü. Ecevit'in FethuJlah Gülen'i "rejim için teh- like olarak görmemesi" ve okullannı savunma- sı, partisinde rahatsızlık yarattı. Adana Milletve- kili Karaytuğ, tepkisini partisinden istifa ederek gösterdi. Karaytuğ, CHP'nin dünkü grup toplantısın- da CHP rozetini taktı. CHP Genel Başkanı De- niz Baykal, 1960 do- ğumlu Karaytuğ'un en genç miUetvekilleri ol- dugunu vurgularken. "CHP'ye siyasetini de- ğiştirenek girmedi, siya- setinin gt-reğini yaparak girdi. Hesapla, çıkarla değiL sosval demokrasi anlayışını sahiplenme içgüdüsüy- legeMi" dedi.Karaytuğ ile birliic- te Samandağ Yaylıca'nın DYP'li Belediye Başkanı Ahnıet Güzel deCHf>_ geçti, , Tuncay Karaytuğ, I970'li yıl- larda Ecevit'in söyleminden, po- litikasından etkilenerek siyasette yerini aldığını belirterek "Ecevit son dönenıe kadar solu. laikliği en çok sahiplenen kişi\di. Şimdi bir yol aynmına geldi, yolunu ayıran Ecoit oldu. Ben yine laik, Ata- türkçü, sosval demokrat çizgimi Cillere soruşturma önergesi yarm TBMMde DYP'deboykottarüşmasıANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - TBMM, DYP Genel Başkanı Tansu<^l- ler'in trilyonluk servetini 3. kez sorgu- layacak. Hükümet ortaklannın "haksız servetedind@'' gerekçesiyle Çiller hak- kında verdiği Meclis soruşturma öner- gesi, yann TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek. Önerge kabul edilirse Çil- ler'in malvarlığına ilişkin usulsüz işlem- ler ilk kez muhalefet döneminde incele- necek. DYP Grup Yönetim Kurulu'nun (GYK), hükümetin girişimine karşı al- dığı '".Meclis çabşmaİanndan ceküme" karan, yetkili kurullarda tartışma yarat- tı. Genel Idare Kurulu'nun olağanüstü toplantısında GYK karan yumuşanldı. TBMM Danışma Kurulu, dün topla- narak ANAP'ın Çiller, DYP'nin de Bas- bakan Mesut Yılmaz hakkında verdiği Meclis soruştunna öneı^elerinin görü- şülme tarihini tartıştı. Danışma Kunı- lu'nda uzlaşma sağlanamayınca, DYP" ve ANAP, önergelerin görüşme tarihine ilişkin genel kurulda 2 ayn öneri sundu. Kurulda yapılan oylamada. DYP'nin Çiller hakkındaki Meclis soruşturma önergesinin yann görüşülmesi önerisi iktidar partilerinin desteğiyle kabul edi- lirken Yılmaz hakkındaki önergenin de aynı gün görüşülmesine ilişkin öneri reddedildi. DYP grup yönetimi de dün yaptığı 4.5 saatlik toplantıda, komisyon- İar dahil olmak üzere Meclis çalışmala- nnın boykot edilmesi, en kısa sürede er- ken genel seçim önergesi verilmesi ve bu girişimlerden beklenilen sonucun alınmaması durumunda "sine-i nullete gidilmesr yönünde ilke karan aldı. Grup yönetim kurulunun bildiriye dö- nüştürülen 5 maddelik kararlannı açık- layan grup başkanvekili Mehnıet Göz- lüka> j a. Meclis çalışmalanna direnme karannm ittifakla almdığını söyledi. DYP GtK, TBMM'deolağanüstü top- lanarak GYK'nin karannı değerlendir- di. Çiller, 1.5 saat süren toplantıda, amaçlannın ara seçimi değil erken bir genel seçimi zorlamak olduğuna dikkat çekti. GYK karan grupta da görüs ayn- lığı doğurdu. Bir grup milletvekili, Çil- ler'in önerisini "bJöP olarak nitelendi- rirken bazı miUetvekilleri de DYP'den kopmalar oiabileceğine dikkat çekti. devam ettiriyorum" dedi. Ecevit'in, tercihini "tarikatlar- dan. hikmeti kendinden menkul hoca efendilerden yana koyduğu- nu" savunan Karaytuğ, "Siyasiya- şanumı Fethuilah GüJen savunu- cusu bir yapıda sürdiireme>ece- gim için Mustafa Kemal'in partisinde yerimi alıyo- nım" diye konuştu. DSP Grup Başkanvekili Ali Ikksoy ise Karaytuğ'un da\ranışını "şık bulmadıgV nı" söyledi. Ilıksoy. "Bu partiye gö- nül veren insanlann oyla- nyla seçibniş bir kişinin ön- cepartisinde mücadele ver- mesi gerekirdi. Sorun Fet- huilah GüJen'le mücadeley- se Gülen'e karşı mücadele- yi en iyi Doğu Perinçek ve- riyor. Baykal, Moon tarika- tının gezisine gitti. İnandın- cı değil, Gülen'le ilgili dü- şüncelerini gelip grupta açıklama cesaretini göster- seydi saygıyia karşılardım " dedi. Karaytuğ'un CHP'ye geçmesinden sonra, parla- mentoya 49 sandalyeyle gi- ren CHP'nin milletvekili sayısı 56'ya yükseldi. Buna göre son parlamento arit- metiği şöyle: FP: 142, ANAP: 139, DYP: 92, DS: 62, CHP: 56, DTP: 22, BBP: 8, MHP: 2, DP: I,DEPAR: 1, Bağım- sız: 17. Boş: 8. 'AZII ORHAN BtRGÎT Gazeteler, Şemdin Sakık'a yöneltilen kişisel terör suçlarının listesini yayımlıyor. PKK'nin "2 nurnarair adamı için ileri sürülen bu suçlamalann hangilerinin bire bir sorumlusu oldugunu, hangile- rinde yakıştırma Lulunduğunu ancak yargı söyleyebilir. .. Yakın günlere kadar Abdullah Öcalan'/n sağ kolu olarak görev yaptığı, Apo, Şam'daki karargâ- hından başını dışanyaçıkartmaz- ken, "ParmaksızZeki" kod adı ile sıcak temas alanlarına kadar gel- diği ise bir gerçek. Bu yüzden ba- zı parmaklannı yitirmiş, böbrekle- ri hastalanmış. Asıl gerçeği, Öcalan ile düş- man kardeşler haline geldikten sonra SSC'nin Türkçe Servisi'ne gönderdiği faks demecinde açık- ladı Sakık. O faksta yazdıklannı da tetefonla radyonun mikrofon- larından tekrariayarak... Böylece, birçok "marifeti'n sı- raladığı vahşet listesinin başına, 33 askerimizi, silahsız bir halde nasıl pusuya düşürüp katlettiğini de aldı. Olay, 23 Mayıs 1993 tarihlidir. Bingöl'den Elazığ'daki birlikleri- ne sevk edilmekte olan yeni ter- tip erlerden oluşan bir konvoy, gece yansı pusuya düşürülmüş ve 33 gencimiz şehit edilmiştir. Altı yıl öncesinin gelişmelerini anımsayalım: Mayıs ayının gazetelerinde, te- Sakık ve Bazı Gerçekler...rörörgütünün başının, vatandaş- lık bağı bulunan Türkiye Cumhu- riyeti devietine karşı giriştiği ayak- lanmayı bir yana bırakarak, göre- celi bir ateş kesme için öneriler- de bulunduğu yer almıştır. Kimi yazarlar, örgütün başı ile devletin hangi yetkilisinin nerede ve ne zaman bir masa başına oturup ateşkes koşullarını sapta- yacagını araştırmaktadır. Kimi ya- zar ve politikacılar ise Apo'nun uzattığı banş dalının karşılık bul- ması düşüncesindedir. Bingöl-Elazığ arasındaki pusu ve bu pusuda şehit edilen 33 genç evladımızın, terör örgütü- nün istediği silah bırakışmayı ön- lemek amacı ile "TeCe" tarafın- dan duzenlenen bir operasyon olduğu fısıltılan belirli merkezler- den yayılmaktadır. Genelkurmay Başkanlığı, bu söylentileri çirkin ve amaçlı bul- muş ve bir soruşturma komisyo- nu ile gerçeği ortaya çıkartmak için harekete geçmiştir. Elbette devletin kendi çocukla- rını bir katliama uğratması söz konusu değildir, ama bu 33 şehi- din çevresine de daha başkalan- na da yöneltilen "kirlisavaşın so- na ermesini istemeyenlerin ma- rifetleri" ile ilgili söylentiler de ki- mi panellerde, oturumlarda, ga- zete sütunlannda sürdürülmek- tedır. Soruşturma Komisyonu, olay- da sadece bazı komutanların, konvoyun götürülüşü sırasında yeterlı koruma önlemini almadık- lannı saptar ve Sılahlı Kuvyetler'in kendi bünyesınde bu kişiler için yasal önlemlere gidilir. Ama beri yandaki fısıltı tahri- batı da açık açık sürdürülür. Ta ki Sakık'ın firar olayına ka- dar. Bunca kanlı olaya imza atan Apo, Sakık'la düşman kardeş ha- line gelınce, Bıngöl pususundan eski yardımcısının sorumlu oldu- gunu açıklar. Sakık da bu açıklamayı gele- cekteki görevleri için bulunmaz bir sıçrama tahtasının basamak- ları gibı algıladığından olmalı, sa- dece kabul etmekle kalmaz, BBC mikrofonları aracıtığı ile de bütün bir evrene 33 kışınin katilı oldugu- nu bir marifet gibi yayar. Dönelım, Sakık'ın Barzani ye sığındığı günlerde, kendisı ile ilgi- li olarak güvenlik makamlanmı- zıntavırlarına... Yönetim ve yetki boşluğu gibi fiili bir durumun egemen olduğu Irak'ta, ülkenin kuzey bölgesınde söz sahibi olma iddiasını taşıyan KDP'ye ve bu örgütün liderine sı- ğınarak canını kurtarmak isteyen Şemdin Sakık'ın bunca suçtan arandığı Türkiye'ye teslim edil- mesini istemek, doğal bir hareket olarak karşılanırdı. Ancak, yetkılilerın bu konuda görüş birlığine varamadıklan an- laşılıyor. Kimi sorumlular, Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti üzerinde söz sa- hibi olmak isteyen Mesut Barza- ni'den böyle bir istekte bulunma- nın boşuna olacağını, zira töresi- nin kendisıne sığınmış bir kışiyi geri vermesine olanak tanımaya- cağını ileri sürerken, çoğunlukla güvenlik ve istihbarat sorumlula- n da, KDP çatısı altındakı bir es- ki PKK'lınjn devamlı bilgi aktanşı ile olsun, Öcalan'la dalaşarak ol- sun terör örgütündeki bozgunu daha da hızlandıracağını savuna- rak, Sakık'ın hareketlermi izle- mekle yetinilmesini istediler. Oysa Genelkurmay Başkanlığı için durum farklıydı. Türk Silahlı Kuvvetleri gerek gördüğü zaman, Kuzey Irak'ta sı- nır ötesi harekât yapmaktadır. Bölgeye geldiğini öğrendiği, gö- zetlediği ve yıllardır savaştıgı te- rör örgütünün "2" numaralı so- rumlusunun ellenni kollarını salla- yarak, bulunduğu yerden aynlıp gitmesini içine sindirmesi elbette beklenemezdi. Önemli olan, Sakık'ı Duhok'da- kı evinden alıp kımsenin burnunu kanatmadan Türkiye'ye getire- cek mekanizmaya sahip olunup olunmamasıydı. Önceki günkü operasyon Türk Silahlı Kuvvetleri'nin böyle birgü- ce sadece sahip oldugunu değil, o güç ile benzerferı arasında cla iddia sahipliğini taşıyabileceğini gösterdi. Ve operasyonu hazırlarken de, başlama anında da, emri veren komutanlarla, o emri yürüterek tamamlama sorumluluğunu alan- lar dışında hiç kimsenin haberii kılınrnamasına özen gösterildi. Böyle bir özen gerekliydi. Bu tür operasyonlarda en kü- çük bir savsaklama, tüm eylemi bozmaya yeteceği için, hükümet başkanının ya da bir bakanın ha- berli kılınıp kılınmaması hiçbir an- lam taşımaz. Dolayısıyla önceki günkü "Ya- rasa Harekâtı"nüan onların da, MİT ve Emniyet Genel Müdürlü- ğü'nün de haberli kılınmaları, be- lirli bir aşamadan sonra gerçek- leşmiştir. Bu gerçekleşme, zaman za- man "Apo'yu Şam'dan alıp geti- remiyormuyuzki?" türünden so- ru yönelten, gerekirse bazı yabancı ülkelerin özel timleri ile işbiriiğine gidilmesini önerenlere de tam bir "yanıt" olmuştur. yargüanmadı bu olayın içinde. Şimdi ne tartışıhyor? Çuvalla belediyeden mi götü- rülüyor,yoksa vagonla Türkive'den mi gö- türülüyor?" Baykal; Meclis yolsuzluklannın, Şiş- li'nin unutulduğunu vurgularken "Yblsuz- luklann karşısında boynu e$k bir iktidar hiçbir sorunu çözemez. Bir yerde aksadı- nız mı. başka yerde toparlanamazsuuz" dedi. Çıkış yolu için "Seçim yeni parla- mentoüreör,amahükümetüretemez" kli- şesinin gündeme getirildiğini aktaran Baykal, "Bu, doğru değiL Hiç hükümet- siz kaunadık, ama yaniış hükümetler ol- du. Türkhe'de sorun. doğnj hükümede- rin. doğru politikalar ortaya koyamama- sı" diye konuştu. Baykal, demokrasinin, ayıklama meka- nizmasını işletmesi. başansız siyasetçileri ayıklayabilmesi gerektiğini de söyledi. FP'den Çiller'e peşin destek yok ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - FP ve DYP'nin REFAHYOL iktidanndan beri devam eden yakın iliş- kileri aksamaya başladı. TBMM'de sergilediği mu- halefete DYP'den beklediği desteği bulamayan FP'liler, hakkındaki soruşturma önergesi için DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'e pe- şin destek vaadinde bulun- madılar. FP Grup Başkan- vekili AbdüllatifŞener, Çil- ler hakkındaki önergede ye- ni bazı iddialann bulundu- ğuna dikkat çekerek u Bu kl- dialan inceleyerek karar ve- recegK" dedi. Şener, DYP'nin TBMM'yı boykot planını da eleştirerek "^m- didevamstzlıklanna gerekçe arama gavreti içindeier" di- ye konuştu. AbdüllatifŞener. dün par- lamentoda düzenlediği ba- sm toplantısında, iktidann irtica ile mücadele için ha- zırlanan yasa tasarılannı TBMM'den geçirme çaba- sını eleştirirken "Bir yandan bu vasalar, drğer yandan da RTTLKtasansı ik TBMM'yi geç saatlere kadar çahşür- mayiplanbyoıiar. Bir kulak- lan Bat Çalışma Gnıbu, di- ğer kulakian da medya pat- ronlannda. Buralardan ön- lerine ne gelirse onunla meş- guüer. İktidar adeta fason cauşıyor" dedi. Hükümetin Sakık operasyonu hakkında bilgi sahibi olmadığına dik- kat çeken Şener. "Siz ne bi- çim hükümetsiniz ki böyie- sine önemli bir operasyon- dan haberiniz olmuyor" di- ye konuştu. Şener, bir soru üzerine Çiller'in malvarhğı i!e ilgi- li olarak verilen soruştunna önergesinde izleyecekleri tavır konusunda net bir açık- lama yapmaktan kaçındı. Şener, bu önergede. yeni id- dialar bulunduğunu belirte- rek yapacaklan incelemey- le kararlannı belirleyecek- lerini söyledi. Şener, DYP'- nin boykot planıyla ilgili bir soruya yanıt verirken de DYP'lileri suçladı. TBMM gündeminde bulunan irtica ile mücadeleyasa tasanlan- nın çok önemli oldugunu, FP'nin bu tasanlann yasa- laşmasını engellemek için çaba harcayacağını kayde- den Şener. "Böyle birdö- nemde boykot, bu tasanla- nn yasalaşmasına destek an- laniına geUr" dedi. DYP grubunun TBMM çalışma- lanna en az katılan gnıp ol- duğunu savunan Şener, boy- kotun "devamsızhğa gerek- çe" aramaya yönelik bir ha- reket oldugunu söyledi. POLİTtKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Meydan Daralıyop... Şeriatçı basın iyice azıttı... Kurban Bayramı'nda manşetten verdikleri ha- berler şöyleydi: "Camileri de bastılar..." Devam ediyordu: "Bağış yoluyla umduğu deriyi toplayamayan THK, camileri basarak cop ve dipçikzoruyla cte- ri gaspına başladı." Cop ve dipçik!.. Bunun anlamı şu: "Polis ve asker, camileri bastı!.." Burada halkı kışkırtma eylemi var. Aynı gazete bir gün sonra şu manşetle çıktı: "Bu gaspı darbeciler bile yapmadı!.." Şeriatçılar niçin bu denli güçlü oldular? Gaze- teleri, radyolan, dergileri, finans kuruluşlannı han- gi paralarla kurdular? Elbet salt kurban derileriyle değil... Devlet erkini elinde tutan gerici-faşist siyasi ik- tidarlann destegiyle!.. llim Yayma Cemiyetleri'yle başlayan gerici-fa- şist örgütlenme, tarikat bağlantılarıyla gelişti, 1986'da Turgut Ozal'ın destegiyle dal budak sal- dı... O yıllar Sevgili Uğur Mumcu'nun yazdığı 'Ra- bıta'ntn kökleri, bugün Islami sermaye' diye ka- muoyuna yutturulmak istenmiyor mu? Ya Türkiye'deki Suudi kökenli finans kurumla- nnın patronu kim? "DarAI-MaalAllslam..." Patron doğrudan Suudi Krallığı'dır. Siyasal amaçlı dinsel vak/fların koruyucusu ve kollayıcısı Turgut Özal olmuştur. Nurcular, Süleymancılar ve Nakşiler siyasal amaçlı dinsel vakıflann öncüleridir. 1971 'lerde başlayan, 1987'lerde ivme kazanan bu vakıflann 1998'deki ekonomik gücü 500 tril- yon lirayı aşmaktadır. llim Yayma Cemiyeti ve Aydınlar Ocağı'yla baş- layan, Suudi ortaklann katkısıyla güçlenen, son 10 yıl içinde palazlanan para imparatorluğu, Milli Eği- tim'den üniversitelere dek devletin tüm kurum ve kuruluşlannda örgütlüdür. Bunlann kimi Nurcu, Nakşi, Süleymancı, Milli Göruşçü; kimi Iran, kimi Suudi yanlısı; kimi Türk- Islam sentezcisidir; hiç fark etmez!.. Toplum olarak bellegimiz zayıf, unutuyoruz... Al Baraka, 1984-1985 yıllarında Türkiye'de ya- yımlanan gerici-faşist gazetelere, yayınevlerine tonlarca kâğıt aldı. Faizsiz krediler verdi. ••• Şeriatçı medyanın kurban derilerini bahane ederek laik demokratik cumhuriyete karşı yürüt- tüğü kampanyanın ardında yatan gerçek nedir? Meydanın giderek daralması... Yaklaşık 50 yıldır onlara kimse dokunamadı, üs- telik korunup kollandılar. Nurcular, Süleymancılar, Humeynicilervediğer- leri, 1984 yılından bugüne dek, istediklerini yap- ma otanağını buldular. Milli Eğitim Bakanlığı'nın TebliğJer Dergisi'nde hangi kitapların okunacağına 'tarikatlar' karar ve- riyor, Türk-lslam sentezinin teorisyenleri, tarikat şeyhleri boş bulduklan meydanda at oynatıyoriar- dı. Suudi kökenli finans kuaımlan, Türkiye Cumhu- riyeti devletinin Diyanet Işleri Başkanlığı'na bağlı Kuran kurslanna büyük miktarda parasal yardım yaparken hiç kimsenin neden sesi çıkmadı? O tarihlerde DYP-SHP hükümeti işbaşındaydı. Isterseniz daha eski yıllara gidelim ve şu soru- yu yöneltelim: "Cemalettin Kaplan'/, 12 Eylül 1980 sonrası, yurtdışına gönderen hangi siyasi parti lideridir?" Necmettin Erbakan!.. Cemalettin Kaplan, yıllar önce bu gerçeği Uğur Mumcu'ya şöyle açıklamıştı: "Ben, EnSakan'a ters düştüm. Çünküparticilik Islama aykırıdır." ••• Şeriatçı medya saldınyor: "Camileri bastılar; cop ve dipçik zoruyla deri gaspı başladı..." Aslında şeriatçılar, hep darbecilerin yanında o\- muşlardır. 12 Mart ve 12 Eylül onlara hiç dokunmamış, ko- ruyup kollamıştır. 12 Eylül 1980 sonrası Ege ve Akdeniz yöresin- deki Kuran kursu binalarına Bülend Ulusu hükümeti neden el koymadı? Çünkü bu binalar tarikat şeyhlerinin ve mürit- lerinin üzerine tapuluydu... 1982 yılındaki anayasa oylaması öncesi, tarikat şeyhleriyle anlaşma yapılmıştı: "Biz sizin Kuran kursu binalannıza, yurtlannıza dokunmayacağız, siz de oylamada 'evet' oyu kul- lanın." Şimdi şeriatçılar iyice sıkıştı. Saldırgan olmaiannın nedeni de şu: Meydan daralıyor... E. Posta: Hikmet.Cetinkaya^ı raksnet.com Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 TOPLAIMTIYA ÇAĞRI TÜRKİYE-KANADA EKONOMİK VE TİCARİ İLfŞKlLER GELİŞTİRME DERNEĞI YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI'NDAN Derneğim/z Olağan 6. Genel Kurul Toplantısı 30 Nisan 1998, Perşembe günü Büyükdere Caddesi 107/3, Gayrettepe, Istanbul'daki dernek merkezınde, saat 10.00'da yapılacaktır. Bu toplantıda çogunluk sağlanamaması halinde ikinci toplantı 21 Mayıs 1998 tarıhınde yine dernek merkezınde, saat 17.00'de yapılacaktır. Bütün üyelenn şahsen ıştıraklerı rica olunur. GÜNDEM 1. Açılış veyoklama 2. Başkanlık Divanı Uyelerinin seçimi 3. Yonetım Kurulu çalışma raporu ile bılanço ve gelır-gider çizelgelerinın okunması 4. Denetleme Kurulu'nun öenetım raporunun okunması 5. Yönetim ve Denetleme Kurullan'n/n raporları üzerine görüşme, oylama ve Yönetim Kurullan'nın aklanması 6. Derneğin feshi ve mal varlığının akıbetı ile ilgili karar alınması 7. Dilek ve önerıler
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog