Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 12NİSAN1998PAZAR 12 KULTUR Leyla İpekçi, çocukluk izlerinin biriktirdiği şiddeti ve sevilmenin serüvenini anlatıyor: Mayamızdald 'defo' ıımıtıılmaz ipekçL, Maya'nın yapayalnız, şiddet dolu çocukluğunu anJatıyor. GÜLERÇETtN "Siz hiç anne ve babasını sevme- yen bir çocuk gördünüz mü?'* diye sorarak başhyor ilk romanına Leyla İpekçi. Sonra da yapayalnız. şıddet dolu bir çocuklugu anlatıyor. Ne ka- dar çok acı çekerse o kadar güçle- nen, bütün engellere karşın kendısi- ne ait bir yaşam kurma mücadelesi \eren Maya'nın çocukluğunu. Bugüne kadar çeşitlı gazetelerde. aylık ve haftalık dergilerde gazetecı olarak çalışan Leyla İpekçi bu ilk romanıy la Tekofaks Kâğıt Sanayi ve Tıcaret AŞ ile Milliyet Sanat Dergı- sı"nin birlikte düzenlediklen 'İlkKJ- tap İlk Baskı" yanşmasında bırinci oldu. tpekçı'yle çocukluk anılanru irdelediği romanı ve ilk romanıyla kazandığı ödül üzerine söyleştik: - İlk kitap ilk baskı yanşmasına kaülmaya nasıl kararverdiniz? Ödü- lü kazanacağınızı hissetmiş miydi- niz? tlk kitabımla bir yanşmaya katı- lıp ödül kazanmak benim içın tam anlamıyla bir düştü. Bu yanşmada beni en çok çeken şey adı oldu. 'İlk Kitap İlk BaskT tanımlamasını duy- duğum anda heyecanlandım. Karnı- ma bir sancı girdi. Bu benım için bir ışaretti. Son ana kadar bir panik için- de bekJedim. Çok eğitici bir süreçti bu. Yanşmayı kazanma anım kadar heyecan vericıydi. Ödül almasaydım da çok şey kalacaktı bana. - Mava'da bir birikimin ardından • 'Maya' adlı ilk romanıyla 'îlk Kitap tlk Baskı' yanşmasında birinci olan Leyla ipekçi, sevilmenin serüvenini anlattığı kitabı için, "Geçmişteki aile ilişkilerimizin bugünümüz ve geleceğimiz üzerinde çok etkili olduğunu düşünüyorum. Geçmişte eğer bir defo varsa o hep orada kalıyor" diyor. paÜa>an bir şiddetvar. Şiddetkav ra- mını çocukluk anılanyla bağdaşür- ma nedeniniz ne>di? Bütün çocuklann yapısında ılkel bir şiddet \ardır. Ancak bu gelişme sürecmde \ a törpülenir ya da yarar- lı alanlara kanalize olur. Maya da ise örnek bir anne baba modeli olmadı- ğı ıçın şiddeti hep ılkel kalıyor. Ya- ralı bır çocuklugu \ar \e marazı bir yapıya bürünmek yerine sürekli ken- disıni afFetmeyı denıyor. Çocuklu- ğundan gelen izler nedenıyle sürek- li tökezledığinden de şiddet bır yer- depatlıvorartık. - Maya pek çoğumuzun hayal bilc edemeyeceği acılar vaşıyor. Buna karşın voğun bir hüzün hâkim değil romanda. Bir okurum bana bugüne kadar hep sevenlerin romanını okuduğunu ancak Maya'da sevilmenin öyküsü- nü bulduğunu söylemişti. Maya ger- çekten bir se\ ılme telaşı ıçinde. Se- vilmenin serüvenini anlatıyor ro- man. Bu telaş da onun kendısmi hüz- ne kaptırmasını engelliyor. - Maya'nın sevgiyi bulamamasına karşın hep avakta kalmayi başarma gücü bu ara>iştan mı kaynaklanıyor.? Bu çok önemli bir etken elbette. Öte yandan 'ne kadar çok acı çeker- sen o kadar güçlenirsin" felsefesi de var. Bizi biz yapan güçler var - Kahramanuuza Maya adını ve- rirken insaniığın mayasını irddeme çabanız da söz konusu muydu? Bu çok ıddalı bır yaklaşım olacak ama hepımızin başlangıcında bizi biz yapan güçler var. Anne ve baba- lanmızın üzerimizdeki etkileri çok büyük. Büyüme sürecimizde bunla- n unutuyoruz. Büyüdükten sonra da geleceğı düşünüyoruz hep ve geçmi- şe hiç dönmüyoruz. Geçmişteki ai- le ilişkilerimizin bugünümüz ve ge- leceğimiz üzerinde çok etkili oldu- ğunu düşünüyorum. Geçmişte eğer bir defo varsa o hep orada kalıyor. - Maya'nın çocukluğuyla örtüşe- cek çocukluklar geçirmemelerine karşın okurlaruı Maya adına üzül- meleri yerineonunla özdeşleşmeleri- ni nasıl sağladınız? Romanın dılı çok önemliydi bu noktada. Yazann okurla anlatıcı ara- sına girmemesi için birinci tekil şah- sın ağzından yazmam gerekiyordu. Maya'yla o kadar uzun süre birlikte yaşadım ki yazma sürecimde düşü- nerek ince ınce bir dil oluşturma- dım. Maya kendi kendisini anlattı. -13 yıldırgazeteci oiarakçalışma- nız yazma sürecinizde nasıl etkili ol- du? Gazeteci olmasaydım başka bir meslekte çalışmak istemezdim. Bu meslek içinde çok çeşitli dallarda çalıştım, çok çeşitli ve zengin dil- lerden yararlandım. Bu nedenle ya- zın serüvenimi çok olumlu yönde etkiledi. Kendimi ifade yöntemini ararken en büyük yardımcım. mes- leğimin kendi içindeki gelgitlerle bana sağladığı olanaklardı. - Roman yazmaya devam edecek misiniz? Maya oldukça kısa bir yapıt ol- masına karşın roman olarak değer- lendirildi. Gerçi şimdi ben de bakn- ğımda öykü olmadığını görüyorum. Elimde Maya'dan daha uzun, tam bir roman niteliği taşıyan bir kitap var. Onun üzerinde biraz daha çalış- tıktan sonra yazmaya devam edece- ğim elbette. Ama bu ödül kazandım diye olmayacak. Yazmayı sürdüre- cektim zaten. i$te kapltallzmln serüvenl' Titanik, Çin'de gösterime girdi Kültür Servisi - Hollywood 'da bugüne dek çe- kilen en pahalı film olan ve 11 Oscar ödülü alan 'Tltanik' Çin'de gösterime girdi. Geçen perşem- be günü Çin'de 18 büyük tiyatroda gösterime gi- ren fîlmi çok sayıda kışi izledi. Film nisan ayı başında Şanghay'da gösterime girmiştı. Yaklaşık 9 dolardan satışa sunulan film bilet- leri hemen tükendi. Ancak filmı ızleyenlenn hepsı aynı tepkiyı göstermedı. Çın Haber Mer- kezi'nden yapılan açıklamaya göre filmi ızle- yenler çok farklı tepkiler gösterdiler; fılmi be- ğenen insanlann çoğu büyük aşk öyküsü, hare- ketli sahneler ve müzıkten etkılendiklerini açık- ladılar. Fılmı ızledığinde düşkınklığına uğra- yanlar ıse öykünün eskımiş olduğundan. konu- nun ıyı bır şekılde yansıtılamadığından \e fîl- min ınsanlan düşünmeye itmediğınden şikâyet ettiler. Çin Gençlik Gazetesi. insanlann film hakkın- daki düşüncelerini öğrenmek için Pekin'de bir anket düzenledı. Bir genç verdiği yanıtta. "Önemliolan yapımın pahalı olması değildi.Ben daha çok duygulan ve değerleri göz önünc al- dım" derken ağlayarak dışan çıkan bir genç kız ıse "Gemideolsavdım ben de onlarla birlikteöle- büirdim'dedı. " Çin Komünist Partısi Başkanı JiangZemin ise filmi kapitalist dünyanm bır örneği olarak de- ğerlendirdi. 200 mılyon dolara malolan filmin bılet satışmdan elde edilen gelırtüm dünyada 1.2 mılyar dolan buldu. Jıang. Titanik için 'İşte ka- pitalizmin serüveni1 diyerek bitırdi. Geçen ay Pekinde düzenlenen Çin L'lusal Halk Kongre- sı'nde Jıang. "Titanik'i izledjniz mi?" sorusuy- la Hong- Kong delegeleri ıle arasındaki buzlan eritmişti. Pekin'de gençlerin büyük ılgı göster- diği Titanik'ın tanıtımı için iki mılyon yuan har- candı. Yapılan açıklamaya göre filmin yalnızca Pekin'de 1.2 ile 1.8 milyon dolar arasında hası- lat yapması bekleniyor. Filmin daha fazla ilgı görmesı ve gençlenn kendılerini filme yakın hissetmesi için Pekin Gençlik Gazetesi. 1912 yılında Titanik battığında üçüncü sınıfta yolcu- luk eden altı Çinli öğrencinın de boğularak öl- düğünü öne sürdü. Çin Film Bürosu Başkanı Yang Buting ıse "Çin'de de vakında bilgisayar ve özel efekrJerle Titanik gibifilmlerin\apılabi- leceğjni" belirtti. Çınlı izleyicilerin çoğu. propa- ganda filmlerinin sinemalarda gösterilmeme- sinden şikâyetçi \e film stüdyolan büyük para- lar kaybediyor. Buting. Amerika'dan gelen sa- nat teknolojisinin izleyicileri yenıden sinemalara döndüreceğini söylüyor. Ünlüyazar Maya Angelou 70. yaşına yeni bir kitapla giriyor Bir kadutuı kaleminden insaniığın öyküsü • Şair, oyun yazan, film yapımcısı, eski şarkıcı ve dansçı Maya Angelou, "Yıldızlar Bile Yalnız Görünüyor" adlı yeni kitabında bu ay kutladığı yeni yaşıyla ilgili düşüncelerini de dile getiriyor. Kitaplan, yayımlandığı birçok ülkede best-seller olan Angelou'ya göre, kitaplan insanın, •,«•••" •>•• çektiği tüm acılara karşın yine de insanlığını koruyabileceği gerçeğini anlatıyor. Kültür Servisi - Şair. oyun yazan, film yapımcısı, eski şarkıcı ve gece klu- bü dansçısı Maya Angetou. 70 yaşına "Yıldızlar Bile Valnız Görünüyor" adlı yeni bır kitapla ginyor. Edebıyat orta- mında beş ciltlik otobiyografısiyle ta- nınan Angelou. dünyaca tanınan bir şa- ir olmadan önce çeşitli işler yapmış ve anılannıbukıtaptatoplamıştı.Unlüya- zar James Bakhvin. Angelou'nun oto- bıyografisınin 1969 yılında yayımlanan ilk cıldı "Kafesteki Kuş Neden Şarkı Söyler"le ilgılı olarak. "Ölümün solu- ğunu taşıyan bir hayatın öyküsü... Bu kitabın başansını anlatabileceksözcük- leri bulamıyorum. Ama çocukluğum- dan beri hiçbir kitaptan bu kadar etki- lenmediğimi söjleyebilirim'' demışti. Türkçe'de Imge Kıtabevı'nin yayın- ları arasında "Kadın Kalbi" adlı kitabı bulunan Maya Angelou'nun 70 yıllık geçmişi. her sayfasında yeni macerala- ra, olaylara açılan bir romanı andınyor: .Angelou. 1928 yılında St. Louis, Mis- soun de dünyaya gelmiş. Annesi ve ba- bası boşanınca. üç yaşındayken büyü- kannesıyle Arkansas'ta yaşamaya baş- lamış. Daha sonra Kaliforniya'ya, an- nesinın yanına dönen küçük Maya, se- kiz yaşındayken annesinin sevgilisinin teca\ üzüne uğramış. Adam hapse gir- meden. bır cinayete kurban gitmiş. An- gelou. travmasından uzun süre kurtula- madığı bu olayn, Amenka'dakı Büyük Bunalım sırasında yoksulluk ıçinde ge- çen günlerini ve o yıllarda siyahlann "Hayatta kalmak. insanın yaşamı boyunca biriktirdiği güçle ilgilidir.' yasadığı yogun sıkıntılan otobiyografı- sinin ilk cildinde gerçekçi bır anlatım- la aktarmıştı. 16 yaşmday ken ilk çocuğunu dünya- ya getiren Maya Angelou. gece klüple- rinde dansçılık. aşçılık ve bir süre de fa- hişelik yapmadan önce San Francis- co'nun ilk siyah kadın tramvay biletçi- sı olmuştu. Aynı yıllarda. MarthaGra- ham'den dans derslen alıyordu. Gersh- win'in. düny a turnesine çıkan ünlü mü- zikali "Porgy veBess"te şarkı sö> leyen. Alex Haky'nin ülkemizde de gösterilen "Kökler" kıtabının tele\ ızyon uyarla- masında rol alan ve Afrika kökenli Amerikahlarla ilgili 10 bölümlük bir televizyon dizisi yazan Maya Angelou, aynı zamanda bir Hollyvvood filmine imza atan ilk siyah kadın olmuştu: 1972 tarihli "Georgia, Georgia'' adlı filmin senaryosu ,\ngelou'ya aitti. New York'a taşmdıktan sonra Har- lem Yazarlar Bırliği'ne katılan ve 196O'lı yıllarda insan haklan eyiemle- rine katılan Maya Angelou, kitaplann- da siyah Amerikalılann geçmişten gü- nümüze uzanan öykülerini dile getirdi. Angelou. acı yaşam deneyimleriyle il- gili olan kitaplannın birer 'katharsis' (annma) ürünü olduğu yorumuna katıl- mıyor: "Katharsis, annmak. temizkn- mek. dtşavurumla o acılardan kurtul- mak anlamına gelir. Ama ben yaşadık- lanmı anlattıkça hafiflemi\orum. Hâlâ aynı acıyı duyuyorum" diyor. Maya Angelou'nun çektiği acılann, kendisini bir yazar olarak 'ekştirüemez' bir konuma yerleştirdiğini düşünenler de \ar. Ancak çoğunluk, onun anlattığı öykülerin Angelou'nun ötesinde bir in- sanlık deneyimi' aktardıği kanısında. Çeşitli dünya dillerine aktanlan kitap- lan. yayımlandığı birçok ülkede best- seller oluyor. Angelou'ya göre. yazdı- ğı kitaplar msantn, çektiği tüm acılara karşın yıne de insanıyetmi koruyabile- ceği gerçeğini anlatıyor: "Hayatta kal- mak, insanın yaşamı boyunca biriktiği güçleOgidLr-Gözeaküklan,girdiği risk- ler.." Siyahlar ve insaniığın durumu Bugün yaşamını Kuzey Carolina'da sürdüren Maya Angelou. üniversıtede profesör olarak Amerikan kültürü ders- leri venyor. Angelou. "Ben bu ülkede siyahlann yaşadıklannı anlatıyorum. çünkü bunu bili>orum, bunu anlıyo- rum. Ama aynı zamanda insaniığın du- rumunu da aktardığımı sanıyomm.. bizkr aptahz, ciddiyiz, saçmayız. akıllı- yız, seveceniz, ikiyüzlüyüz: işte böyleyiz bizler. Ama yine de. mudzevi bir biçim- de yükseliyoruz, büyüyoruz" diyor. Maya Angelou. Londra'da nisan so- nunda yayımlanacak yeni kitabı "Yıl- dızlar Bile Yalnız Görünüyor"da 4 Ni- san'da kutladığı 70. yaşına daır düşün- celennı de dile getmyor: "Gençliğimin harekctii günlerinde yaşlanmakla ilgili düşüncelerini sorulduğunda, 28 yaşımı bile geçemeyeceğime dair o yogun inan- cımı saklamaya çalışarak kay gıyla yanıt verirdim. Oğlunı ergenliğe girmeden öleceğim düşüncesiyle yanağımdan yaş- lar akardı. Oleceğirni sandıgım yaşımı geçtigimi farkettiğimde 36'ma gelmiş- tim ve erken ölmekle ilgili düşünceleri- mi gözden geçirmek zorunda kahnış- üm. Oğlumun bü\ üdüğünu. yetişkinol- duğunu görecektim. Bu düşüncey le ha- yat güzelleşti. Eski tamdıklar dostianm oldu. yeni tamdıklar bana daha ilginç görünmeye başladı. Hayal kınklıklany- la dolu eski aşklann anılan terketti be- ni, yeni aşklar doğdu. \aşlanayım bari diye düşünmeye başladun.-" Paolo ve Vittorio Taviani kardeşler yeni filmlerinin çekimine Sicilya'da başladılar Uyurken gülen bir adaııuıı trajik öyküsü Bundan sonra belki de tek başlanna film yapacaklar. Kültür Servisi - Italyan sinema- sının önde gelen yönetmenlerinden Paolo ve Vittorio Taviani kardeşler yeni filmleri 'Tu Ridi'nin çekimle- rine geçen hafta yeniden başladılar. Sicilya'daki Madonie Dağlan'nda çekilen film. konusunu Pirandel- lo'nun 'Novelle per un anno' adlı yapıtından alıyor. Venedik Film Festivali'ne yetiş- tirileceği söylenen "Tu Ridi'. Peter Del Montenın 'D Lavavetri'. Etto- re Scola'mn 'Tavx)le Apparecchi- ate\ Giuseppe Tornatore'nin 'La Leggenda del pianista sull'oceano' ve Gianni Ameüo'nun 'Cosi Ride- v«no' adlı çahşmalanyla önemli bır çıkış yapmakta olan Italyan sine- masındaki yerini almaya hazırlanı- yor. Cç bölümden oluşan ve geçen ekım ayında üzennde çalışılmaya başlanan filmin çekimlerine ilkba- hara dek ara verilmişti. Geçen haf- ta yeniden çekimlerine başlanan • Sicilya'daki Madonie Dağlan'nda çekilen film, konusunu Pirandello'nun 'Novella per un anno' adlı yapıtından alıyor. Venedik Film Festivali'ne yetiştirileceği söylenen 'Tu Ridi' için Vittorio Taviani, "Uyurken gülen bir adamın öyküsünü, bilinçdışı bir gülüşün içinde bannabilecek olası bir trajediyi anlatıyor" diyor. üçüncü bölümün başrolleri Turi Ferro ve Lello Arena'ya verildi. Ta\ ianı kardeşler. 'Un uomo da bruciare-Yakılacak Adam'dan "I sovversivi-BozgııncuIar'a dek ya- pıtlannda tarihi gerçeklik ve İtal- yan politikasına ilişkın metaforlar kullanıp ütopyalarlapolitik gerçek- liği karşılaştırmayı denemişler- di.1984 yılında çektikleri 'Ka- os'tan sonra neden Pirandello'yu seçtikleri sorusuna verdikleri ya- nıt, Taviani kardeşlerin bakış açısı- nı yansıtıyor. Pirandello'nun sun- duğu materyal. yolunu şaşırmış bir toplumda bireyın üstlendiği çeşitli rolleri. insanın ve gerçekliğin fark- lı yüzlerini ortaya koyuyor. 1929 doğumlu Vittorio ve 1931 doğumlu Paolo Taviani. bugüne dek tüm filmlerini birlikte çekmiş- ler. Monteverde'de oruran Paolo. her sabah uzun bir yürüyüşten son- ra Vittorio'nun Trastevere'deki stüdyosuna gidiyor ve orada birlik- te senaryo çalışmalannı sürdürü- yorlar. Bir avukatın oğullan olan bu iki kardeş, kendilerini ifade et- menin en iyi yolunu sinemada bul- duklannı belirtiyorlar. Hiç tek başlarına film yapmayı düşünüp düşünmedikleri soruldu- ğunda "Belki bundan sonraki yaşa- numızda" diyor Vıttono. Ikisi de paylaştıklan ortak sanatsal zevkler ve estetik anlayışının altını çiziyor. Edebiyat, heyİcel ve müzik, tüm di- siplinlerin bir sentezi niteliğindeki sinemaya yaklaştırmış Taviani kar- deşleri. Vittorio Dosto>r evski'yi. Pa- olo Tolstoy'u seviyor. tkisi de geç- mişte Italo Calvino'nun vaktiyle 'Ağaca Tüneyen Baron' adıyla di- limıze çevrilmiş 'II Barone Ram- pante' adlı yapıtmı sinemaya uyar- îamayı düşünmüşler. Sevdikleri ressam, Picasso. Müzik, ikisi için de sanatın en yalın bıçimi. Vittorio piyano, Paolo keman çalıyor. Taviani kardeşlerin yeni filmi- nin müziklerini de Nkrola Piovani hazırlıyor. "TuRidi,soruişaretiya- ratan bir isim" diyor Vittorio. "Uyurken gülen bir adamın öykü- sünü, bilinçdışı bir gülüşün içinde bannabilecek olası bir trajediyi an- latryor." David Helfgott Avustupya'da konser verecek • Kültür Servisi - İlginç yaşamöyküsüyle 'Shine" adlı filme konu olan piyanist David Helfgott haziran ayında Avusturya'da iki konser verecek. Sahnedeki tuhaf hareketleriyle tepki toplayan piyanıstin 27 Haziran'da Viyana'da. 29 Haziran'da da Innsbruck'ta müzikseverlere canlı konserle seslenmesi bekleniyor. Shine"da konu alınan zihinsel sorunlan süren sanatçı konserde Liszt, Rachmaninoff, Chopin'in yapıtlannı yorumlayacak. Larry Flynt yine mahkemelik • Kültür Servisi - Basın özgürlüğü mücadelesi 'Skandalın Ismi Larry Flynt' adlı filme konu olan yayıncı Larry Flynt'in başı yine hukukla dertte. 1977 yılında Ohio'da porno yayınlan nedeniyle halkın ahlak değerlerine zarar verdiği gerekçesiyle yargılanan Flynt son günlerde aynı mahkeme bugün olsaydı jüri beni haklı bulurdu türünde açıklamalar yapıyordu. Larry Flynt ve kardeşi Jimmy bu kez 14 yaşında bir çocuğa porno video kaseti satmak suçundan yargılanacaklar. Nihavend Mucize Almanya'da • BERLİN (AA) - Yönetmenliğını Atıf Yılmaz'ın yaptığı 'Nihavend Mucize' filmi. Almanya'nın 11 kentinde vizyona girdi. Filmin önceki gün Berlin'de yapılan galasında. yönermen Atıf Yılmaz ile filmin başrol oyuncusu Türkân Şoray "a büyük ilgi gösterildi. Namık Kemal'in torununun anılan • Kültür Servisi - Namık Kemal'in torunu Selma Ekrem'in anılan 'Peçeye Isyan' başlığı altında yayımlandı. 1923 yılında 21 yaşında genç bir kızken ABD'ye gitmek zorunda kalan Ekrem, 1986 yılındaki ölümüne dek orada yaşadı. Zaman dilimi olarak 1902- 1923 tarihleri arasını kapsayan 'Peçeye Isyan' Ekrem'in çocuk ve genç kız gözüyle, çökmekte olan Osmanlı Imparatorluğu'na ilişkin gözlemlerini. tanıklıklannı konu alıyor. Kitap 1930 yılında ABD'de art arda dört baskı yapmış ve büyük ilgi toplamıştı. Dönemin bütün siyasal. sosyal çalkantılannın tanığı, gözlemcisi bir kız çocuğunun bütün baskılara karşın peçe takmaması, işgal lstanbulu'nda lngilizlerle değil, bir kız çocuğuna peçe taktırmaya uğraşan yobazlar, zaptiyeler. zor günlerde evde duyulmaya başlayan Mustafa Kemal adı ve her şeye karşın güzel lstanbul nostaljisi de kitabın önemli bölümlerini oluşruruyor Karikatüp Vakfı İnternette • Kültür Servisi - Karikatür Vakfı tnternetteki Web sayfasında yer alan Uluslararası Ankara Karikatür Festivalleri etkınlikleri, karikatür üzerine yazılan yazılar ve karikatür sergileriyle karikatür severlerle buluşuyor. Vakfın tnternetteki sayfalannda 4. Uluslararası Ankara Karikatür Festivali, Karikatür Vakfı'nın etkinlikleri, 'sanatta kankatür konulu yazılar ve karikatürler, 'Hey Turkey" adlı karikatür sergisi ve Karikatür Vakfı tarafından 'Yılın Karikatürcüsü' seçilen Semih Poroy'un Portreler adlı albümünden seçmeler yer alıyor. Karikatür Vakfı sayfalanna http:/ www.nd- kankaturvakfi.org.tr adresinden ulaşılabilir. Banderas ye Gpiffittı'den Marquez filmleri • Kültür Servisi - Antonio Banderas \e eşi Melanie Griffith. Nobel ödüllü yazar Gabriel Garcıa Marquez'in yapıtlanndan altı film çekmeye hazırlanıyor. Ispanyol yapım şirketi 'Tutor Amenca Producciones'le kontrat imzalayan çift. 1999'dan itibaren söz konusu proje için her yıl iki film çe\ırecek. Nevbahar Aksoy ve Demet Yersel'in sergisi • Kültür Servisi - Antik Sanat Galerisi 16 Nisan'dan itibaren eğitimleri, sanat görüşleri ve anlatımlanyla farklı iki ressam olan Nevbahar Aksoy ve Demet Yersel'i buluşturacak. 1952 yılında dünyaya gelen Aksoy 'Üstün Yetenekli Çocuklar' bursundan yararlanarak 1972'de Paris Devlet Güzel Sanatlar Yüksek Okulu'nu bitirdi. 1975'te lstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Okulu'nu bitirdi, 1978'de de Paris Sorbonne Üniversitesi'nde plastik sanatlar doktora tezi verdi. Sanatçı son derece belirgin çizgiler ve olabildiğince yalın çizgilerle lstanbul sokaklannı. çarşı pazarlannı ve güvercınlerini anlatıyor. 1951 yılında dünyaya gelen Yersel ise 1972'de Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Bedri Rahmi Eyuboğlu Atölyesi'nden mezun oldu. Yersel daha sıcak renklerle birbiriyle bütünlenen çizgilerle kadınlan ve onlann iç dünyalannı aktanyor. Sanatçının yapıtlannda çizgilerden çok renkler ve lekeler ön planda. İki sanatçının yapıtlan 9 Mayıs'a dek ızlenebilecek. îsmail İHian'ın yaprtlan Falez Sanat Galerisi'nde • Kültür Servisi - tsmail Ilhan'ın yapıtlan 6 Mayıs'a dek Falez Sanat Galerisi'nde sergileniyor. Sergıde, Piri Reis haritalannın kendi tarihselinden yola çıkılarak, doğanın ve toplumun tarihselliğine.. bulunduğu zamanlardan günümüze gelgitler yapılıyor. Hanta ve portalanlarda bulunan simgeler, amaç dışında onlan. bireysel bir şifreleme sistemi düzenleyerek günümüze taşıyor. llhan. haritayı oluşturan topoğrafik simgeler ve resimsel motiflerden yola çıkıyor. Azizname'ye Bulgaristan'dan büyük ilgi • SOFY'A (AA)- Ankara Devlet Tiyatrosu'nun Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da 'Tiyatro'da Mızah Günleri" çerçevesinde sahneledıği Aziz Nesin'in 'Azizname" adlı oyunu büyük ılgiyle karşılandı. Yönetmenliğini Yücel Erten'in yaptığı oyunun sahnelenişi sırasında simultane çevirisi de yapıldı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog