Bugünden 1930'a 5,499,977 adet makale



Katalog


«
»

1 NİSAN 1998 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA 15 Türban tettişi Hükümet türbanla mücadele ediyor ya Adıyaman'da da genelge yayınlanıp kamu kurum ve kuruluşlannda kılık kıyafet kurallanna uyulması isteniyor. Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesine geçen perşembe ulaşan genelge doğruttusunda ertesi gün, ilçe milli eğitim müdürü ve iki yardımcısı okullarda "teftiş"e çıkıyor. Hemen her okulda türbanlı öğretmenlerin bulunduğu Gölbaşı'nda ne ilginç ki, bir tek türbanlıya rastlanmıyor. Çünkü, o gün bütün türbanlılar "rahatsızlrk"lan nedeniyle rapor aldıklan için ortalıkta görünmüyor. Türbanlı öğretmenlerin başını kimin çektiğini daha önce yazmıştık, bir kez daha yazalım; Gölbaşı Kaymakamı Şeref Ataklı'nın, Yavuz ilköğretim Okulu'nda türbanla öğretmenlik yapan kansı... ; ö M Ü R I L i K Odam kireç tutmuyor, acaba Calgon'dan mı? » Omür E. Kurum EiektroflH(posta:Deniz.Som@raksnetcoın Tel: 0.212.512 05 05 Faks: 0.212.512 44 97 - Şeker kaçakçılan altı ayda 80 trilyon liralık vurgun yapmış... "Iste buna tatlı is deniıi" Sermayenin şeriatçısı olmaz diyenlere ithaf.dını Arapça bir sözcükten âlan şirketler miş işler' kesinlikle yapılmayacak." grubu bünyesinde aynı Arapça adla inşa- at, taahhüt, turizm, ulaşım sektöründe üre- tim ve ticaret yapmak üzere on iki kişi ta- rafından Istanbul'da kurulmuş biranonim şirket var. Şirketin tüzüğünden bir kaç madde, "şeriatçı ser- maye"nin varlığı konusunda en somut örneği oluş- turuyor. Şirketin amacı tüzüğün ilk maddesinde aynen şöyle açıklanıyor: "... A.Ş., yukanda isimleri yazılı şahıslartarafından dayanışmanın bereketini sağlamak amacıyla kurul- muş ticari bir kuruluştur." Tüzüğün ikinci maddesinde, "berekef'i sağlar- ken uyulması gerekli koşullar sıralanıyor: "Islam'da 'üretimi veya ticareti mutlak menedil- ş ş y p y İkinci madde, Islami yasaklar konusunda kuşku- ya düşülmesi durumunda nasıl davranılacağının yo- lunu göstererek devam ediyor: "Şüpheli akdedilen konularda ise son derece has- sas davranılacak ve en az üç fıkıh aliminden fetva alınarak uygulama yapılacaktır." Türkiye Cumhuriyeti'nde kurulan bir şirketin tica- ri faaliyetlerinde "fıkıh alimi" devreye giriyor ve "fet- va'Mar ortaya çıkıyor... Ve böylesi bir durum ticaret siciline işlenebiliyor. Şirket tüzüğünün bir maddesinde "Kurucuların yasal varislerine, kuruculara ait yüzde 5 pay sahibi olma ayrıcalığı intikal eder" denilmesine karşın, ya- sal varislerin şeriat kurallanna göre mi yoksa Türki- ye Cumhuriyeti Devleti'nde yürürlükte olan yasala- ra göre mi belirleneceği açıklanmıyor. Kız çocukla- rın mirastan pay alması tartışma konusu olduğun- da büyük olasılıkla "fıkıh alimleri" devreye gireceğe benziyor. Bu arada, "paranın dini imanı olmaz" sözü şeri- atçı şirketin tüzüğünde de kendini gösteriyor: "Şirketin tüm varlığı, hisse senetlerine dönüştü- rülmüş olarak işlemler yapılır. ... A.Ş.'nin bir hisse senedinin değeri; 1 gram külçe altın + 11 Amerikan doları + 19 Alman markının toplam değerine eşittir. Buna (şirket adı) endeksi denir. Hisse senetlerinin değertespitindeT.C. Merkez Bankası dövizsatış kur- ları ve külçe altın satış fiyatları muteber kabul edilir. İşlemler o günkü kurdan TL üzerinden yapılır." Şeriatçı sermayenin varlığını inkâr edenlerin ku- lakları çınlasın.... Allah bereket versin... SESSİZ SEDASIZÖ) NURİKURTCEBE • Jğh j M'-"" —r> «ıtfflillllHll FXZZ.tLE7Z2JLEf2e A/HBLEM ı 1 Yüksek Yerilim Hattı Erdinç UTKU Şimdiki aklım olsaydı bu kadarakıllı olmazdım. DSP'nin S'si bir çengelle Ş' olmalı Demokratik Sol Parti Genel Başka- nı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit, sonunda baklayı ağzından çı- kardı ve emekli gezici vaiz Fethullah Gülen'in "cemaaf'inin laik cumhuri- yete yatkın olduğunu söyledi. Böyle- ce "iyi tarikatlar"dan birinin Saidi Kür- di'nin kurduğu ve bir kolunu Fethul- lah Gülen'in oluşturduğu Nurcular ol- duğu anlaşıldı. Nurculan yıllarönceSü- leyman Demirel keşfetmiş ve siyaset sahnesinde bağrına basmıştı! Demi- rel'den Ecevit'e "Köprü"lerin altından bakalım daha ne sular akacak; "Sızın- tı" yapacak! Ecevit'in Gülen'i savunur- ken kullandığı bir tümce var ki, bir za- manlar dağlara taşlara "Umudumuz" yazılan "Karaoğlan"ın nereden nere- ye savrulduğu sorusunun yanıtını ken- di içinde veriyor. Ecevit, Fethullah Gülen veyandaş- ları için "Geçmişte belki (laik cumhu- riyete yatkın) değildi, ama Türkiye'de ve dünyada çok şey değişti. Insanla- ra da değişme hakkını tanımamız la- zım" derken aslında kendisi için "de- ğişim" hakkı tanınmasını istiyor. Tercih tabii ki kendisine ait. Ancak bundan sonrasında partilile- rin de nasıl bir "değişim" gösterece- ği önemli... Çünkü artık DSP'nin "S"ine bir çengel takıp 'DŞP' yapmanın zamanı geldi... Ş... Şeriatın ş'si! PALAS PANDIRAS Genç mürtecilere kanmayın; yaşlı irticaperverlerden tek farklan vardır: Geriye, daha hızlı koşmak! I Müfit Bozacı AYDINLANMA ATEŞÎ lleüşim: Zeynep Eşiyok Faks: 0.212. 513 85 95 Insan Sağlığı ve Eğitim Vakfi, 'Herkes İçin Sağlık' ilkesiyle destek bekliyor Istanbul Cumok. "Triplu taşı- macılığın ve demiryolunun" önemi üzerinde duruyor; İstanbul Cumok 1 4 r) Türrfaslık Bilirfcinî GeiıT" tirme Derneği'ne geçen hafta dü- zenlediğı 'Demiryolu Istiyoruz' paneli için teşekkürediyoruz. Bir kez daha en aynnîılı biçimde yur- dumuzun gelişmesi ve trafık ka- zalannın önlenmesi bakımından toplu taşımacılığın ve demiryolu- " nun gerekliliğini görmüş olduk. 2) Bu hafta, 4 Nisan saat 19.00'da Bostancı'daki TURÇ- YAD Lokalinde (0.216.410 52 93) Muhlis Cönbez yönetimin- de toplanıyoruz." Kayabaşı Cumhuriyet İlköğretim Okulu "24-30 Mart arasında okulu- muza bağış yapanlann listesi; Me- liha-Ali Ün (10 milyon), Dr. Se- lahattin Şenocak (1 milyar- iki akrabasının isimleri birer sınıfa ve- rilecek). Püren Akçınar (3 mil- yon). Belma Aysel Berktan (10 milyon). Bugüne kadar toplanan miktar: 9 milyar 460 milyon 390 bin. Hesap No: Ziraat Bankası Deniz- li-Kale Şubesi 30440-4.600-2." tnsan Sağlığı ve Eğitim Vakfı "Kentlerin yoksul kesimlerine temel sağlık hizmeti götürmeyi amaçlayan tnsan Sağlığı ve Eği- tim Vakfı (tNSEV), 'Herkes tçin Sağlık ve Eğitim'' projesının ilk adımını, 28 Mart'ta Ümraniye Mustafa Kemal Mahallesi'nde hizmete giren Sağlık MerkezT nde attı. Çoğunluğu doktorlardan olu- şan , insan sağlığı ve eğitimi ko- nusunda duyarlı bir grup gönül- lünün kurduğu tNSEV, özel sağ- lık kurumlanndan yararlanama- yacak kadar gelir düzeyi düsük ve devletin yeterli sağlık hizmeti gö- türemediği yeni yerleşim merkez- lerine sağlık hizmeti ulaştırmayı amaçlıyor. Başkanlığını. 1Ü Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıklan Anabilim Da- lı öğretim üyesi Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan'ın üstlendiğı tNSEV, Sağlık Merkezi'nde Genel Dahi- liye, Çocuk ve Kadın Hastalıkla- n konulannın yanısıra hemşirelik hizmetJefi.de.vçrjyoj, Kadm ve ço- '««k 8e^h|wte4-#ı*iglığ» alanja-, nnda ücretsiz eğitim programlâ- n uygulayacak olan tNSEV ço- cuk ve gençlere yönelik kreş. yu- va ve etüt merkezinden oluşan sosyal hizînet merkezlen kurmak üzere de çalışmalannı sürdürü- yor. Vakfın kuruluş amaçlan ara- sında, gecekondulaşmanın yaşan- dığı. yoksulluk sınınndaki böl- gelerde sağlık. temel sağlık eği- tim ve sosyal hizmetlennin veri- lebileceği tesisler oluşturmak; üniversite. enstitü ve akademiler- le sağlık ve eğitim alanlannda iş- birliği yapmak; açık oturum, pa- nel, sempozyum. konser. tiyatro ve fılm gösterileri gibı etkinlik- lerle sağlık ve temel sağlık eğiti- mi alanında kamuoyunda duyar- lılık sağlamak yer alıyor. 'Herkes tçin Sağlık ve Eği- tim' ilkesiyle kurulan tNSEV, bu alanlardaki ihtiyaçlan karşılamak üzere kurulmuş bir toplum daya- nışması olarak gönüllülerin katı- lım ve desteğını bekliyor." Kuşadası Cumok "Olağan toplantımızı 5 Nisan saat 18.00'de Balıkhane karşısın- daki Central Cafe'de yapıyoruz. Gündemimiz, ülkemizde ve bel- demizdeki gelişmelerin değerlen- dirileceği göriiş ahşverişinin ya- nısıra, 1998 Mart ayında, gazete- mizde yayımlanan haber ve yazı- lann değerlendirilmesınden oluş- maktadır." Konya ADD "Şubemizin düzenlediği kül- tür etkinlikleri sürüyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 75. yılı nedeniyle düzenlenen kültür etkinliği pazartesi Konya Devlet Tiyatrosu'nda yapıldı. 'Ortak Payda' adlı oyun dia eşlığınde sunuldu. Düzenlemesını Dilaver Özçelik'in. yönetmenliğini M. Zeki Beştepe'ninyaptığı 'Ortak Payda' adlı şiir dinletisinde Cum- huriyetımizin 75. yıl şiirlerle an- latılıyor." Bugün # Çekûl Çevre Seminerleri; çerçevesinde saat 16.00'daki "ToprakErozyonu* konulupa- nele Halit Gerçek katılıyor. 9 İstanbul Üniversitesi Kül- tür Günleri kapsatmnda Öğ- renci Kûltür Merkezi Sinema Salonu'nda saat 14.00'te 'Mağaralanmız ve Kültûr Var- lıklanmız' konulu konferans yer alıyor. • 1Ü Tıp Fakültesi Çocuk Sag- hğı ve Hastalıklan Anabilim Dah, İO Çocuk Sağlığı Ens- titiisü ve Türkiye Milli Pediat- ri Derneği İstanbul Şubesi iş- birliği ile düzenlenen "20. Pe- diatri Günleri, bugün ve yann Topkapı Eresin Oteli'nde ya- pılıyor. • KadıköyADD; Sultanbey- li'deki çocuklara ulaşmak için emekli Albay tarih öğretmeni Aslan Kabaş'm katıldığı 'Ata- türk tlkeleri' adı altında düzen- lediği konferanslar serisine sa- at 13.00'te Battal Gazi îlköğ- retim Okulu 'nda devam edili- yor. KİM KİME DUM DUMA BEHICAK behicak(a turk.net ÇİZGİLİK KÂMtL MASARACI c HARBİ SEMIH POROY MIRMIRLAR LĞVR DIRAK t i YiM... 4P4 \ \V v TARİHTE BUGUN MÜMTAZ 1 Nisan "N/SAN BİR m YA DA "N/GAN BAUĞ/* 1S64'TE BUGÜN, FRAHSA'OA İLKKEZ 'NİSAN BİR'ŞAKALARI YAPıLMAİ» RAÇLANDl! O YIL OEĞtŞr/RİLEN TAKVİMC Göee, ESKİ Y'LgAŞI SAYILAN NİSANIN İ'i, YERİUİ YENl YfLRAŞI OCAK 1'E 8lRAKtrORDU. ANCAK, NİSANIN Bİ- RİNDE YTL8ASI KUTLAMALARINA AL/ŞMIŞ HALtç ı/£ YENÎ 77*KVİMİ 8£GENMİYENLER O GÜN ÇEfin.1 ŞAKAlAR Y£ oruHLAR YAP- MAYA BAŞLAOt. BU ŞAKALABA PRANSIZLAK "POISSOH D'AVHtL*(hiİSAN DEMEKTEPİBLER. 8U Al» BİLİNMEMEKLE 8İ&-İKTE, O YIULAISOA YAPILAN B/R ŞAIcAYL/* ilSİLİ OLDUĞU SAMlLAAAKTADrR.. OEMIR BAŞBAKAN BtSMARCK 18<5'TE,ÛMU/ ALMAN OEVLETAOAKtI OTTO VON BISMA8CIC OOSOO- VEBECf&l UgRAŞLA, 19.YÜZ- YIL gAÇIAB/NCHrAVUSrUBY* YÖHETIUÎHDE 4&A YAKJN OEVLETTeN OLUŞAH BİR KON/=EDE&*S- YON OLAN AlA4#NYA'Vr OZ&Ü/Z VE AneuPH'Ntl EN ÖNEMU 6ÛCÜ HAUNE S£ri/eeCE*rr/ff. AVUSTURYA VEFHANSA İLE YAPtLACAK SAM4$- LAR H£P ZAREKLE SONUÇLANACAK, ALMAM1* MOMARŞİYE i>ûNECEKrİf?. BlSMAeCK, PRUSYA BAŞBAKANIIGINDAYKEN BUNLA&I 8A$AGAJ&IK ALMAN MPARATOOJjgU'NUN BAŞBAKANLlğlNA . ANCAK, TUTUCLI I/ESBBT g ş POÜTİKASI ÇOK CHJŞUAN KAZANPt- IMCAK, DAffA SONISA 8. WllMELM Z4**4V/AM4 AZLEPlL.ECEK.riR.. GÖRÜŞ Doç. Dr. YILDIZ SERTEL Bu Dünyadan Pertev Boratav Geçti Geldiler gittiler... Hepsi bu ülkenin evlatlanydı. Aslında gitmediler de. Yazılan, şiirleri, araştırma- larıyla anıtlar diktiler. Kendilerini gönlümüze, zi- hinlerimizeyazdılar, toplumun bilimsel, kültürel ya- şamına geçirdiler. Önce Nâzım Hikmet, sonra Sa- biha ve Zekeriya Sertel ve şimdi Pertev Naili Boratav. Pertev Bey, Türk Folkloru araştırmalarına öm- rünü verdi. Nasreddin Hoca araştırması 50 yıl gi- bi uzun bir süreyi kapsayan bir dev araştırma. Pa- ris'te Nanter Üniversitesi'ne vermek zorunda kal- dıklan belgeler (arşiv) de öyle. Bu işler için Ana- dolu'nun bütün yöreleri dolaşıldı. Paris'te kan ko- ca geceyi gündüze kattılar; bütün bunları hazır- lamak için. Bundan 15 yıl kadar önce, Hayrinnü- sa Boratav bana, "Türkiye'de Pertev'in değeribi- linmedi. Fransa'da ise el üstünde tutuyorlar" di- yordu. Belgeliğin (arşivin), Nanter Üniversitesi'ne verilmesinin arkasında yatan neden de buydu. Ne yazık ki, Boratav bütün değerli çalışmalarına ba- kılmayarak, yurtdtşında yaşamaya zorlanmış, özellikle ilk yıllarda ailece çektikleri sıkıntılardan, Türk kamuoyunun haberi dahi olmamıştı. Ancak, ölümünden birkaç yıl önce, çok sevdiği yurdun- da, ona hak ettiği değer verildi, çalışmaları arma- ğanlandınldı. Son isteği, belgeliğinin Türkiye'ye getirilmesi sorunu henüz çözülmüş değil. Nâzım Hikmet, uzun yıllar hapiste yattıktan son- ra, yurtdışına çıkar çıkmaz şiirleri ve ünü bütün dünyaya yayıldı. Viyana'da, Moskova'da karşılaş- tığımız vakit, "Şiirlerim bütün dünyada okunuyor, bütün dünya beni tanıyor, yalnız kendi halkım ta- nımıyor" diyor, ağlamaklı oluyordu. Ne yazık ki, , kitaplarının Türkiye'de yayımlanması, piyeslerinin sahneye konması, ününün yayılması ölümünden ; sonra oldu. Ama hâlâ okul kitaplarına girmedi. ; Yurduna özlemli ve kırgın gitti Nâzım. Sabiha Sertel Bak0u'de ölüm döşeğinde so- ruyordu: "Benim kitabım Türkiye'de basılacak4, mı?" Türkiye'de bir yayınevine verilmiş olan "Ro- man Gibi" adlı anılarından söz ediyordu. Ölü- ) münden bir iki saat önce, kendini Istanbul'da, bir . gazete yazıhanesinde sanıyor ve sayıklıyordu: "Ben yazı yazacak halde değilim. Sayfalan baş- kası bağlasın." Tan gazetesinin yıktırılmasından sonra uzun yıllar yurtdışında kalmak zorunda ka- , lan Zekeriya Sertel, 80 yaşında yurda dönmek is- tediği vakit, Yeşilköy Havaalanı'ndan Paris'e ge-, ri gönderildi. Yurt özlemini doyasıya gideremeden öldü. Bu bir çiledir. Onu ancak çeken bilir. Bu satır- lan, Pertev Boratav'ın ölümü beni çok duygulan- ' dırdığı için yazıyorum. Boratavlar çok sevdiğimiz yakın dostlar. Ancak sorun sadece bu değil. Bir de yazgı (kader) ve gurbet beraberliği var. Düşü- nen insanın yurtdışına itilmesi olayı, aydın insan- larımızın yurtdışında çektikleri çileler var. Türk halkının, büyük değerierinin yapıtlarından yok- sun edilmesi sorunu var. .. -j Soruyorum, özgür düşünceyi boğan o kararK lık eller; yaratıcılığın, bilimin, şiirin, aydınlığın düş- manları ne vakit cezalandırılacak? Türkiye ne va- kit aydınlığa çıkacak? Halkımız ne vakit büyük değerlerini benimseyecek? B U L M A C A SEDAT YAŞAYAS 1 2 3 4 5 6 1 2 3 4 5 6 7 1 G SOLDAN SAĞA: 1/ Ateşli sılah- larda barut ga- zının basıncını ve mermının deviniminı ın- celeyen bilim. 2/ Alçak en- lemlerde esen düzenli rüz- gâr... Tevfik Fikret'in, ts- tanbul'a lanet- ler yagdırdığı ünlü şiiri. 3/ Doğu Ana- dolu'da bir ırmak... Ta- rih öncesıne dayanan ef- sane. 4/ Köpek... Omur- lan birbirine birleştiren 3 anamadde.S/Sophok- 4 les'in ünlü bir traged- 5 yası. 6/ Eylemien olum- suz yapmakta kullanı- lan ek... Ortaoyunu ve Karagöz'de Rum tıple- 8 I mesıne venlen ad. II Bir 9 | kımsenin arandığında bulunabıleceğı yer... Dağ sırtlannda geçit veren çukur yer. 8/ Genellıkle Uzakdoğu ülkelennde "B" vitamini eksikliğınden doğan bir hastalık. 9/ Şarap... Lütesyum elementinin sımgesı... "Bır çıkarmaya başlar boh- çamızdan / Lavanta çıçeğı kokan kederlen'" (Ahmet Mu- hip Dıranas). YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Sacda pişirilen yuvarlak pıde. 2/ Kanşık renkli... Ya- ra izi. 3/ Her tür organık yağa verilen ad... "'Cemal Re- şıt —): Ünlü bestecimız. 4/ Belirti... Italya'nın Po'dan sonra ikinci uzun ırmağı. 5/Zehir... Ölü yıkama. 6/Çok sevilen kimse ya da şey... Bir işaret sıfatı. II Davanın gö- rülmekte olduğu mahkemeye gönderilmek için başka bir. yerde bulunan birtanığın oradaki mahkemece ifadesinin alınması. 8/Birbağlaç... tstenilensonuç, verim. 9/Için^ başka bir sıvı kanştınlmamış içki... Hastalıklı, sakat. : İLAN T.C. MALATYA 1. ASLİYE HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEN DosyaNo: 1997'436 Davacı Meral Erkavun vekili Av. Hatice Özçe- ker tarafından davalı Koyunoğlu mahallesi 2. Ha- mamcı sok. No: 51 Malatya adresinde oturan Muhammet Erkavun aleyhine açmış olduğu bo- şanma davasının mahkememizde yapılan yargıla- ması sırasında verilen ara karan gereğince; Davalmm belirtilen adresine davetiye çıkartıl- mış, bulunamadığından adı geçenin tebligata açık adresi de tespit edilemediğinden ilanen tebliğine karar verilmiş olduğundan; Adı geçenin mahkememizde yapılacak olan 21.4.1998 tarihli duruşmaya bizzat veya kendisi- ni bir vekille temsil ettirmesi aksi takdirde yoklu- ğunda karar verileceği hususu ilan olunur. 16.3.1998 Basın: 12665 •4
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog