Bugünden 1930'a 5,420,078 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

26 KASİM 1998 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA KULTUR 15 UYGARLIKLARIN İZİNDE OKTAY EKİNCİ Haıran 'dekor' kalmak istemiyorŞANLIURFA/HARRAN-Adjnı so- ruyorum, "Mustafa oğlu Hamit Özya- vuz" diyor. Okulunu sorunca, "Şanlıur- fa, Harran tlköğretinı Okulu, 7-A suıı- fi, numaram 30™" diye bir çırpıda sıra- lıyor. Harran'ın tarihini bilip bilmedi- ğıni sorduğumda ise "Istersen anJaö- run" dedıkten sonra başlıyor hızla ko- nuşmaya: "MO 2000yılındaAsur'dan sonra en önemli şehir burasıymış. Hz. îbrahım Harran 'da evleıuniş.Emeviler devrinde başkent, Eyyubiler devrinde üniversite merkezi olmuş. VI S 1260'ta Moğoilaris- gal edip yaküktan sonra eski giicü kaİ- manns..." Mustafa oğlu Hamit Özyavuz'un, çev- remizi saran Harran]) çocuklardan far- kı sadece bu tanh bılgısi değil. Diğer- leri gibi ceketimizı çekiştırip 'kaJenv istemiyor. Hatta cebımızde kalem kal- madıgını söyledığımızde, "ozamanpa- rasını ver" de demiyor. Çünkü Hamit. aynı zamanda gelece- gın sankı bir 'turizmci' adayı. Harran'ı görmeye gelenlerin yanma önce "Hoş- geldiniz" diye yaklaşıyor, sonra da tor- basından çıkardığı kartpostallan, broşür- leri ve CihatKürkçüoğlu'nun 'Tarih ve Tanm Şehri Harran' kıtabını kjbarca satmaya başiıyor. GAP ve Gûneydoğu 4000 yıldır adını hıç değı$tırmeyen, 5000 yıIdırda 'kesintisiz' yerleşme mer- kezi olan Harran 'a, Atatürk Barajı'nda DSİ16. Bölge Müdürü Gülabi Fobt'tan GAP'taki son durum bılgılennı aldık- tan sonra gelmek, çok daha 'farkfa' olu- yor. Polat'ın koca baraja hâkım biryerde- ki BrifingSaJonu'nda anlattıkJanna gö- re GAP'ın bu bolgeye en önemJi arma- ğanı olan ŞanJjurfa Tüneileri'nın ıkın- cisi de devreye girdığinde, ba$ta Har- ran Ovası olmak üzere Mardin ve Nu- saybinovalan da tarihin, belki de en 'be- reketli' yaşanacağı yenı bir çağına ka- vuşacaklar. Gülabi Polat, bunun kanıtı olarak "traktör üstünde cep telefonuyia konu- jan köylünün' resmıni gösteriyor. Ne var ki uzmanlar ise kaygılı. Çünlcü yüz- lerce yıJdır kuru tanma alışmış toprak- lar birdenbire bilinçsizce suya boğuidu- ğunda, 'tuzJanma' başlıyor ve ovanın bereketi kayboluyor. Nitekim Polat'ın verdiği kimı rakam- larda brifingin bu kuşkulu havasına ba- zu'»ruişarrtierini' de ekliyor. Omegîn, böylesine tarihsefbfr'proje'- yi yürüten DSl'nin Genel Bütçe'den al- dığı pay 1988'de yüzde 7 iken şimdi yüzdel 'lere kadardüşmüş. GAP'ın özel- lıkle Doğu ve Gûneydoğu bölgelerimi- û 'kaJkındırmaya' dönûk hedeflerinın ;n önemJi ayağını oluşturan •suiama" alanında ise toplam proje potansiyelinin benüz sadece 'yüzde 10V yakalanabil- niş durumda. Oysa ki Fırat ve Dicle'de saşlıca 13 barajdan oluşan GAP"ın bu- jjüne dek yüzde 4O'ı tamamlandığı gi- oı, çogunJuğu Türkiye'nin 'baüsına'ak- Akşam giineşiyinegüzelevunıyor... Gün bafımında Harran KaJesi. Şanlıurfa'ıun 'peygamberierdiyan' okhığunu bilmek için Harranlı çocuklann adlaruu sormak yeterli.. Soldaki kız Meryem, sağındaki ketoğlanİsa,arkadakikızZehra,kardeşini sıründa taşıyanHatice veaUasuıa sanlan İbrahim._( Fotoğraf: OKTAY EKlNCl) tanlan elektrik enerjisi üretiminde de yüzde 70'lik bir oran çoktan aşılmış... Yanı GAP. bir 'Gûneydoğu Anadolu Projesi' olarak adını taşıdığı yöreleri kucakJamak yenne. bir anlamda yine 'gelişmiş bölgelerin' kalkınmasına hiz- met ediyor. Sulama hedeflerinde çok gerilerde kalıp, tüm proje ağırlığını sadece elekt- yon kanallanyla 'Bab'daki kamuoyu- 1 na' dönük bir siyasal gösteriden ibaret olduğunu daha iyi kavrryoruz.Çünkü Harran'la çağdas uygariığı buluşturmak için, büyük paralarharcayarak burayı sü- per starlann konser sahnesı yapmak ye- nne, yine aynı paralan harcayarak tıp- kı tarihındekı gibı 'bilim. sanat vçuygar- hk merkezi' yapmaya çaba göstermek. Harran'ı gören bir daha aynbnak iste- miyor-." Yüdızlar ve sorular..«. Güneş, Harran Ovası'nm ufkuna dog- ru yavaş yavas yaklaştıkça, tanhı kale- nın burçlannı sanki o ışıklandırmapro- jektörleri gıbi aydınlatıyor. Sonra bü- yüdükçe büyüyor ve ufkun ardında bir- ^utsal kitaplarda saygıyla söz edilen ve 4000 yıldır adını bile değiştirmeden tarihe beşiklik eden Harran, Cumhuriyetin 75. yılmda geçici bir 'konser ve klip' dekoru olmak yerine geçmişine yakışır bir kültür ve eğitim merkezi olmak için 'kalıcı' adımlann atılmasını bekliyor... riğe vermenin siyasal sonucu ise 'den- gesiz kaikınmayı sürdürme' şeklınde karşımıza çıkıyor. 'Gösteri' yerine hizmet Nitekim, bu bilgilerle donanarak Har- ran'ın konık kubbeli geleneksel köy ev- leri arasında dolaştığımızda, Cumhuri- yetin 75. yılı nedeniyle burada düzen- lenen 'Ajda Pekkan' konserinin de as- lında bölgeye değil, özellikle televiz- çok daha 'Cumhuriyet'eyaJaşır' bir hiz- met olurdu. Anadolu'nun ilk anıtsal camısi oian M S 8. yüzyıldan kaima Harran UIu Camisi'nin kalmtılanna dogru yürüdü- ğümüzde, buranın daha önce de 'Ay'an- lamına gelen 'Sin' mabedı olduğunu be- lirten Küçük Hamit. sözlerini şöyle sür- dürûyordu: Tarihi ögrenmek için sa- bah gelip akşam grdivoriar. Halbuki ge- ce gündüz kalmak lazım. A> ışığında denbire kayboluyor. Hızla basan karan- lıkla bırlıkte gökyüzüne aniden dolu- şanyıldızlarisebinlerceyılındeğişmez tanıklan olarak sizi düşüncelere sürük- lüyor . Acaba böylesı bır kent, başka bir ül- kede olsaydı, yoksulluk, vefasızlık ve ba- kımsızlık bu denli dizboyu olur muydu? Mımarlık tarihınde yöresel kimliğin en çarpıcı sımgeleri olan Harran evleri, böylesine 'mahzun' bırakılırmıydı?.. Tarihie, yıldızlarla, Hamit'Ie ve her bi- rinin adı bölgenin efsanevi geçmişin- dekı 'kutsaJ kişilere' ait olan diğer ço- cuklarlbralıim'le. Hatice'y'e. Zdıra'yla, İsa'yJa ve Meryem'le vedalaşıp Har- ran 'dan aynlırken "neyapmair sorusu da yol boyunca aklımıza asılmış geliyor. Turizm Bakanlıgı. TOK/. Kültür Ba- kanlıgı ya da diğerleri, Harranlılara söz gelımi 'pansijon' yardımı yapıp, evle- rini tanh ve külrürdostlanna 'evsaMbi' olarak açmalanna öncülük edemezler mi? Hele şu GAP Idaresı, '32 milyar doiarnk' bu dev projenin hedefleri ara- sına sadece elektrigı ve sulamayı degil, 'korumayı ve aydınlanmayı' da alamaz mı?.. Baraj göllerinde, medyaya renJdi gö- rünfüler vermek için düzenlenen göste- riler yerine, Harranlılann tanhsel kişı- liklerini kentlennin kimlikleriyle güç- lendırecekleri kültür ve eğitim ramîangefisrînlemezniîir. "**" "Bâtün bunlann olabilmesi için" di- yor içimızdeki o buruk ses, yaşadığımız toprakJara sıradan bir 'kuliâıucı' olarak değil, hem tarihinin hem de geleceğinin 'safaibi' olarak bakabüen birbihnç ve yurt sevgisı gereklı. Tıpkı, o yedi düvelın işgaline karşı el- de edilen bağımstzlık zafenne ımzası- nı atmış 'Anadolu aydınlanmasınm', çağdaş uygarhk yüniyüşüne de Halkev- leriyle ve Köy Enstitüleriyle başladığı 'devrimci yıflarda' oldugu gibı... JJSTAffiU.OEVLETIİYATÎIOSU Topiu Bıtet Rezervasyonu ve Abonman: 0 212.292 39 00/111 http://www.istdt.gov.tr tARAUK'tatı kibaren o \l AN KCCMJ k \ ; C-r-K.» V..- KUW«rİ MİLLİYE c Yonete7i:v Ergin Orbey p ^dmond Rostand -,: ,"..: CYRANO DE BERGERAC İ;Sİ6t|EsatSiyavûşğif : 20.00 SES-1885 ORTAOYUNCULAR İSTİKLM. CM). *):1« TEl (8 212) 2S\ 18 &66 «X: (0 212) 244 43 27 www.ortaoyuncular.com IWM>Vİ\\]\ Ferhan Şensoy FERHANGİ ŞEYLER 2Aral(kÇarşamba21.00 Ferhan Şensoy FELEK BİR GUN SALAKKEN 25 Kasım Çarçamba 21.00 Haldun Taner'den HALOUN TANER KABARE Perşembe21.00 TC Kültuı Bakonlı^ nn kotkıtarryk]. Ferhan Şensoy'un COK TUHAF SORUSTURMA Cuma: 21.00 /C.tesi:1?.30-Z1.00 / Parar: 15.30-18.30 T.C Kültü Bakanfcğı nın katkılanyla. Bılet Satış Yerlerı: Ortaoyuncular Gişesi: Z51 18 65-66 [ VAKKORAMA Taksim, Rıımeli. Suadiye. Akmerkez TiyATRO OyUNEVI M _ 4 fc ' Muammer Koraca Tîyatrosu """"îroîa"" İstıklal Cad. Odakuie karşısı 20 Kasım'dan ttbaren Cuma 18.00 Cumartesi 21.00 Rezemaym: (212) 251 60 «0 Hikaye-i Don Kişot fiıletlergışe, Adam Kıtabevi ve Vakkorama'larda. yAZAN CERVANTES ÇEV'Rc* KOU HAJCMOJ UyARLAyAN AMHİR GÜNŞİRA/. ÇETİN SARIKARTAl YÖHBEH MAHİR GUHŞİRAy D RAMATURG ÇETİN SARIKARTAl. SAHNE TASARIMi CUUDE LEON KOSTUM REFİKATARCAH MUZIK yONCTfMl BOĞAÇHAN SÖZMENIŞIK YVKSSL A)tHAl TEKNIK ERSİN KIZIUU/A, ERKAN KAUCAN oyttAyAnLAh MANIR GÜHŞ'IRAY, BOĞAÇHAN SÖZMEN, EVREN JTAZICI, TUMAy NAZİK ec£ EROÖ.U, DİKM6N S£yMEH, A/ÇA OAMGACI, BANU AKGÜN EFES rilsen'in kültür ve sanata katkıları artauk surecek, K 0û-"2 00 ve 1630-19 00aras Curartes UXHSX FeiKryulu Blatun Sk. 5,7 Uriıkof r«l (K16) 338 53 28 Far («216) 336 79 M Yemek ve Müzıkseverlerin Gündemini Ç a t l TrİO ve Çatı'nm Lerzetleri Oluşturuyor... Cuma-C.tesı gunu ılerleyen saatlerde EDA - OSMAN Tel: 251 OO OO OTOPARK ücretinizi ödüyoruz. fJestaumn - GÎTI B i z i m T i y a t r o Tet <o212)#52490 KARACA TİYATROSU'nda ^ Perşembe 20.30 Turne nedenı ıle SON O\ l'N Yargı'yı görmemek 20 yüzyıla ait bilgilerinizde ler: YAYLA SANAT MERKEZİ I ^ ^ J ^ - Mallı-pi' Sahıl >«l«. SurcyvjıPaşa leM'slori I Zafer Diper'in vinüöz oyunculuk M ILTEPi: Tel: 0216 411 20 87 I göstensini kaprmay,n...BASIN KADIKÖY GİŞESİ, Tel: (0 216) 336 44 76 (Kadıkö.v-Beşiktaş Vapur İskeJesi Yanı) AKM Gişe, Tel: (0 212) 245 25 90 Avni Dilligil Ti\atro Ûtliilü YARGI KEMAL GUZEL Resim Sergisi 14-28 Kasım'98 SEVİMCESANATGALERİSİ Cülden Kut Resim Sergisi 14Kasım-14Aralık'98 BAVKUŞ SANAT CALERISI ü d M ^ H S kg Orçeü 1 sesı A-Blok Çehı^sBurea Tet (0224)232 H 02 AiSty*(0212) 243 61 n GEM KARACA UĞUR DİKMEN HER PERŞEM8E c dostianyia \ birlikte... | •; CABARET CİNE 1 K^lpınar sok. JNO 2 Amıımkoı I Td 257 74 « Y E D I T E P E O Y U N C U L A R I yazan Leonard Gershe yöneten Hadı Çaman ^LEBEKLER "ZGURDURîılga ÇEVİK Fûsun ERBULAK Hadı ÇAMAN Recep YENER ve Sevınç ERBULAK_ 19,20, 21, 26,27,28 Kasım Satt: 21.00 22,29 Kasım Saat: 15.30 HA0İÇAMAMTİYATR0SU Teşvıkıye Cad No 160 Nışantaşı Tel (0-212) 246 17 77 Faks (0-212) 225 71 98 Perşembe günlerı tndmmlıâır EFES Pilsen in kulhuve sanata katkıları BASAK SİGORTA SANAT GALERİSİ Doç. Dr. EROL BULUT RESİM SERGİSİ 23 Kasım - 11 Aralık 1998 Şehit Adem Yavuz sok. 12 Kızday / ANKARA Başak Sigorta Sanat Gaiertsi, Başak Sigorta'nın bir kültür hizmetidir. ODAK NOKTASI AHMET CEMAL İshak Reyna... Kendi aJanlanna sürekli ışık getiren, ama ışığın asıl kaynağı gibi, kendilerini gölgede tutmayı yeğ- leyen adlarhep vardır. Yayıncılığımızda nicezaman- dır bu adlardan biridir İshak Reyna. Yıllar önce onunla ilk kez Yapı Kredi Yayınla- n'nda karşjJaşmıştık. O zamanlar çeviri krtaplara ba- kıyordu. Daha ilk sohbetlerimiz sırasında karşım- da ayaklı bir dünya edebiyatı dağarcığının, bir ede- biyat estetinin bu/unduğunu anlamam zor olma- mıştı. İshak Reyna'nın birsonraki durağı, İyi Şeyler Ya- yınevi oldu. Bu yayınevi İshak Reyna döneminde salt şiirle sınırlı olmaktan çıkıp denemeye, roma- na ve öyküye doğru açıldı. İshak Reyna'nın engin edebiyat küttürünün o zamanlar aynı yayınevinde çalışan Timuçrn Unan'ın aslında her biri küçük bi- rer sanat eseri olan kapak çalışmalarıyla birleşme- siyle, kısa zamanda dünya edebiyatıyla Türk ede- biyat/nın seçme ürünlerini toplayan küçük bir ki- tapf/k oluşuverdi. Ama bu güzellikler kimilerine biraz "fazla" gel- miş olmalı ki, tedirgin bir atmosfer yaratıhverdi. önce Timuçin Unan, yayınevinden ayrılıp kendi reklam şirketini kurdu. Kısa bir süre sonra da İs- hak Reyna ile küçük ekibinın ışlerıne bir günde son veriliverdi. Adres değişikliğı de dahil, köklü bir "de- ğişikliği" yazarlanna ve çevirmenlerine haber ver- megereğinidahiduymayan "İyi Şeyler", biraz "tu- hafşeyler" halinde eski "şiirsel" sınırianna çekildi. Bir süre sonra İshak Reyna, Yapı Kredi Yaymla- rı'na döndü ve bu kez Cem Akaş'la birlikte yayın yönetmenfiğini üstlendi. Kendilerini sanata ve ede- biyata içtenlikle adayanlar, gittikleri her yere ken- dilerine özgü atmosferierini de taşırlar. Değerini bi- lenler, İshak Reyna'nın atmosferını bu kez yenı gö- rev yerinde yasamaya başladılar. "Nıteliksiz Adam" çevinsi için beni yüreklendirenlerin başındaydı İs- hak Reyna. Zaten onunla yapılan sohbetler sıra- sında insanın içinde yepyeni girişimler için taze güçler hissetmemesi, neredeyse olanaksız gibi- dir. Kısa süreönce İshak Reyna, sanınm nice zaman- dırgönlünde banndırdığı birdüşü gerçekleştırmek için, Yapı Kredi Yayınlan'ndaki görevini bıraktı. Şim- di kendi yayınevini açma hazırtıkları içersinde. Bir yandan da Boğaziçi Üniversitesi'nde, deneme üze- rine dersler vermeyi sürdürüyor. Kurucusunu artık iyi tanıdığım için, henüz adını bile bilmediğim bu yeni yayınevi daha hazırlık aşa- masında bile bana coşku aşılayan bir girişim. "Coş- ku" demekten çekinmiyorum, çünkü bu yeni giri- şimin temelinde hangi derin bırıkimin, nasıl bir es- tetik kaygısmın yattığını çok iyi bılıyorum. Bu yüz- den de orada somutlaşacak güzellıkleri sanki şim- diden görebiliyorum. Ve kimi eski dostlarla, o ya- yınevinın her şeyden önce insana ve sanata say- gıyı temel edinmiş, sıcak atmosferinde yeniden karşılaşacağımız için şimdiden mutluyum. İshak Reyna ile hep dosttuk. Ama o, bu dostlu- ğu ne kadar ciddiye almış olduğunu geçen gün- lerde, hıç beklemediğim kişilerce bana karşı işle- ^Jsftip cinayeti"mn yıtwnlwınr yaşadığım sırada, çok somut bir davranışla da kanıtladı. Birkaç yıl önce yine bu sütunlarda yayımlanan "Heryerdelik ve Hiçbiryerdelik" başlıklı yazımda, gerçek aydının, gerçek sanatçının kendi yerinde olmanın dışında hiçbir yere tamah etmeyeceğıni, yalnızca kendi dünyasının taşıyıcısı olmayı önem- seyeceginden söz etmiştim. İshak Reyna ve -sa- yılan ne yazık ki çok az olan!- onun gibi düşünen- ler, bu gerçek anlamdaki aydın kimliğinin de taşı- yıcılandırlar. Onlar, kendilerine örneğin başkalannı çeşitli ba- kımlardan ezerek, kimi zaman kişilikleriyle, kimi zaman da geçimleriyle oynayarak "geçerfik" ka- zandırma peşinde olmayanlardır. Onlar belki de tek variık nedenlerini insana, üre- tene ve üretilene her bakımdan saygı göstermek- te buluriar. Ve belki de bu yüzden en kalıcı ateşler, aslında onların yaktıklandır! Not: Geçen haftaki yazımdan sonra beni he- men arayan ve yeniden yüreklendirmek için elle- rinden geleni yapan Handan Şenköken'e, Doğan Hızlan'a, Erdal Öz'e, Yılmaz Öğüt'e, Prof. Dr. Şârâ Sayın'a, uzun bir mektup yazan Bütent Ka- mil Dalay'a, Gönül Erdoğdu'ya,Türk-Alman Kültür Enstıtüsü Müdürü Dr. Scharf'a, beni Istanbul'dan, Trabzon'dan, Izmir'den telefonla arayan okurdost- lara yakın ilgilerinden ötürü çok teşekkür ederim. email: ahmetcemal@superonline.com.tr Emmy ödüllerini kıgüizler topladı • Kültür Servisi - Televızyonun Oscarlan olarak kabul edilen Emmy ödülleri sahiplerini buldu. îngiliz programJan, salı akşarru düzenlenen törende üç ödül alırken Avusturya, Hollanda ve Jsviçre'ye de birer ödül gitti. tngilizlerin çocuk ve gençlik programlannın, sanat ve popüler sanat daliannda ödül aldığı törende Isviçre en iyi dram, Avusturya 'Saraybosna'da Süıgün' iJe en iyi belgesei, Hollanda da en iyi sanatsal belgesel ödüllerinin sahibi oldu. UNICEF'e katkılanndan dolayı Brezilya'njn Cultura televizyonuna Uluslararası Çocuk Günü ödülü, Birleşmiş Milletler'e de insan haklan konusundaki çalışmalanndan dolayı özel ödül verildi. BUGUN • BORUSAN KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ'nde saat 19.00-21.00 arasında Ömer Madra, Atflla Aksoy ve Hülya Tunçağ '68 MüzikJeri' üzerine söyleşecekler. • ALMAJV KÜLTÜR MERKEZİ'nde saat 18.00'de 'Çinli Kız', ssat 20.00'de de Almanya'da Sonbaharadlı filmlerızlenebilir. • AKSANAT'ta Hertert von Karajan'ın yönettimindeki Beriin Filarmoni Orkestrası'nın konseri laser-disc'ten ı2lenebilir. 12.30'daki konserde Bmckner'ın 8. Seofonisi seslendirilıyor. Saat 19.00'da da Pof. l)r orhan Kural'm 'Burası Yemendir' başlıklı Haıja Çopuroğlu'nun canlı müzifi eşligındekı diagöstensi izlenebilir. • BİLGt ÜNİVERSİîESİ Kuştepe Kampusu'nda saat 18.00'de Domicikconjugai, 20.00'de de The CryingGame adlı filnier gösteriliyor. • İSTANBUL DEVLET OPERA VE BALESİ saat 20.00'de Kral ve Ben aüı y a pın sahneliyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog