Bugünden 1930'a 5,454,028 adet makale



Katalog


«
»

IKASIM1998CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER ıski Belediye Başkanı Erdoğan, yargırun durdurduğu ÎSKÎ yönetmeliğini yeniden ve hızla devreye soktu... Giderayak yağmayı laşknth!..ıKTAYEKİNCt Kesinleşmiş cezası nedeniyle belediye ışkanlıgı görevmi sona erdiren mahkeme ıran bıldınmını "hukukaaylarT diyerek eştıren Recep Tayyip Erdoğan. ıçme su- i havzalannı imara açtığı ıçın Danıştay ıranyla durdurulan İSKJ yönetmehğını ; "benzerini hazırlatarak" yeniden yü- ırlüğe soktu. Eskisi hakkındakı Mimar- r Odası'nca açılan dava Erdoğan'ın temyiz" istemi nedeniy le hâlâ sürmesine ğmen yeniden düzenlenerek "hızla" ilan iılen ikinci yönetmeliğin öncekinden tek jkı ise "cümlekunıluşlarr... Erdoğan'm, halkı kin ve nefret duygu- ny la bırbinne karşı "kışkırttığr konuş- lasından ötürü yargılanarak görevinı de ırakmak zorunda kalacağının "belli ol- uğu" bir süreçte yürürlüğe soktuğu yenı >KJ yönetmeliği. yargının du.durduğu rneğınde olduğu gıbi halkı bu kez de yağmacıbğa" kışkırtıyor. Çünküsuhav- ılanndakı mevcut yasadışı yapılaşmala- da raeşruJaştırarak kente \ e topluma kar- işlenmiş kaçak ınşaat suçlanna açıkça imaraffi" getınyor. Aynı yönetmelığin argı tarafından "hukuka aykın" bulun- lasına rağmen bır yandan mahkemeye •myız başvurusu yapılıp öbür yandan aynı içerikte" yenı bir > önetmelik şeklin- e ilan edilmesi de yasadışı ımar işgalıni aha da "cesaretJendiriyor" Böylece Er- oğan bu tutumuyla bir yandan yargıyı işlevsiz" kılarken, öbür yandan da havza- trdakı yağmaya da>alı sıyasal örgütlen- ıesine "son hizmetinT de yaprruş oluyor. Erdoğan'ın lstanbul'dakı su havzalann- a yaygınlaşan kaçak yapılaşmayı kendi- nevepartisme yönelik "siyasaJbirtaban aratma" hedefi için kullandığına dair ilk nemli gösterge, 20 Ekim I995'te onayla- an 1/50.000 ölçekli Nâzıın Plan'da orta- a çıkrnıştı. Plan, belediye meclisinde son îkJini alırken uzmanlann itirazlanna rağ- ıen su havzalarma imar kuralı getirilme- • tstanbuTun içme suyu havzalannı koruma adına yağmaya açtığı için Danıştay'ca durdurulan ISKİ yönetmeligi, benzer maddelerle yeniden düzenlenerek ve üstelik mahkeme devam ederken yürürlüğe sokuldu. • Aynı bölgelerdeki SlT kararlan da engellendiği için şimdi "seçim öncesi" bir dönemde tüm havzalar ve orman alanJan imar talamna açılmış oluyor. Tayy ip L.ı dugan ııi yargıyı atlatarakyürürlüğe soktuğu vönetnıelik. SultanbevIi, Çavuşbaşı, Dudul- lu gibi bölgelerde havzalan koruma adına kaçak yapılara "imar affı" getiriyor... mış, bu bölgelerdeki yapılaşma koşullan "yönetmeüğe" bırakılmışti. Çok geçmeden, "plan içindeki gizfi plan" açığa çıktı ve 26.12.1995 tarihli, adı hiç duyulmamış bır ilan gazetesinde yeni İSKt yönetmeligi yayımlanarak. yaklaşık 6 milyon kişilik bir nüfusun su ha\ zalann- da yerleşmesme olanak sağlayan hüküm- ler devTeye sokuldu. Aynı yönetmelikte, içme suyu kaynağı koruma kuşaklannda imar ve inşaat haklan yükseltilirken, mev- cut kaçak yapılaşmalan da bu yeni haJdar- la "affetmeye" yönelik düzmece imar planlarmm yapılması konusunda "havza- lardaki bekdiyetere" yetkı verilıyordu. Böylece, Erdoğan, çoğunluğu "siyasal yandaş" olan belde belediyeleri eliyle ts- tanbul'un yaşam kaynaklannı yağmala- yanlara "yasaDaşma" ve "ruhsaf olana- ğı sağlayarak "demokratik desteğûıi"(!) güçlendinyordu. Aynı dönemde bunlan görmeyen kimi "Bberal" basın da yol re- füjlerine \e otoyol kenarlanna dikilen fi- danlara bakıp Erdoğan'ı "çetTCd" ilan edebiliyordu. Işte. böylesı bir siyasi içe- riklı yağma yönetmeligi. Mimarlar Oda- sı'run açtığı dava sonucunda "hukukaay- tan" buiunarak, Danıştay 6. Dairesı 'nın 8 Mayıs 1998 gün ve 1998/1346 esas sayılı karanyla "durduruldu". Yüksek Yar- gı'nın "kamu yaranıu uygun bulmaya- rak" ve uygulanması halinde tstanbul ken- tıne v e kent halkına karşı "giderilmesi oJa- naksız zarariar vereceği için'' yürütülme- smi durdurduğu 1995 tarihli yönetmelı- ğin yeniden de\Teye girebilmesi ıse ancak belediyenin bu karara yaptığı temyiz baş- vurusunun kabul edilmesi durumunda mümkün olabilecekti. Ne var ki yargılama süreci ayru yönetmeliğin "akyhine'' geliş- meye başlayınca. bugünlerde "hukuk" sö- zünü agzmdan düşiirmeyen Erdoğan ve İSKt yönetimı, bu kez "baadeğişiklikler'' yaparak mahkemede yargılanması devam eden hükümlen yeniden yürürlüğe soktu. Yine gazete bayilerinde hiç satılmayan ve sadece ilan verenlerin alıp dosyalanna koyduklan Son Saat ısimli bir gazetenin 14.08.1998 tarihli baskısında yayımlanan bu hükümler. şimdi de "içme suyu havza- lan koruma yönetmeligi 1 ' başlığı altında düzenlenmış durumda İSKJ karan ve Er- doğan'ın onayıyla yürürlüğe gıren yönet- meliğin "mevcut iskân bölgeleri'' şeklin- detanımladığı Sultanbeyli.Çavuşbası, Du- dullu gibı su havzalannı ışgalden kaçak yapılaşma bölgelerindeki yasadışı inşaat- lann "affedilmesi" de eskısı gıbi yine ilçe ve belde belediyeleri eliyle sağlanıyor. Co- ğunluğunu FP'lı kadrolann yönettiği bu belediyelere, havzalarda imaryoğunluğu- nu daha da arttırmanın yanı sıra "ruhsat- sız binalan koruyan planlar" yapma hak- kı da tanınıyor. Böylece. yönetmelikteki "koruma" sözcüğü, su havzaiannı değil >ağmayı koruyacak bır anlam kazanıyor. 'SIP önlemi de devre dışL.. Recep Tayyip Erdoğan'ın "görevinibı- rakmadan Önce" gerçekleştırdiği bu hu- kuk dışı yönetmelik operasyonuna karşı- lık hemen aynı günlerde Küçukçekmece Gölü ve Sazfadere Barajı için Koruma Ku- rulu'nca alınan "SİT" kararının Kültür Bakanlığı'nca "durdurulmuş" olması ise hiç değilse bu bölgedeki yağmayı önleme konusunda eldeki tek yasal girişimı de ge- çersız kılmış durumda... Benzer şekilde Ömerli-Darük bölgesi su havzalannı doğal SÎT ilan eden 15Mart 1996 tarihli bir Koruma Kurulu karan da dönemin Kültür Bakanı Agâh Oktay Gü- ner tarafindan durdurulmuş ve bu bölge- ler 1995 tarihli İSKİ yönetmeliğinin taJı- ribatına açılmıştı. Bu kez de yine Erdoğan'ın "giderayak" yürürlüğe soktuğu ve yargı tarafindan dur- durulan 1995 yönetmeliğinin benzeri olan 14.08.1998 tarihli yönetmelik, StT karar- lan yine bakanhkça "engellendiği'' için tüm su havzalarında en yaygın ımar taJa- nı sürecinı ba^latıyor. Bütün bu gelişme- lere "seçiınöncesi imarboşgörüsü"deek- lendiğinde. Istanbul'un içme suyu kay- naklan ve onlan çevreieyen ormanlık alanlar hem kaçak hem de "yönetmeB- ğe"(l) bağlanmış en büyük "işgal dalgası- nı" göğüslemeye hazırlanıyor... Ne dersiniz; zavallı tstanbul acaba artık buna da dayanabilecek midir?.. stanbul Universitesi, Cumhuriyet döneminde felsefeye emek veren profesörlere plaket verdi Türkiye'nin aycbıılaıuııa öncülerine ödüllstanbul Haber Servisi - Cumhuriyet öneminde felsefeye emek veren profe- örler Bedia Alcarsu. Macit Gökberk, ehbi Eralp,Takiyettin Mengüşoğlu, Is- lail Tunalı ve Nermi Uygur, fstanbul 'niversitesi'nce (IÜ) plaketle ödüllen- ırildj.JÜ Rektör Yardımcısı Prpf.Dr. >akm Anğ, Cumhuriyetin Türk mille- için bir yönetim şeklinden çok farklı ır anlam içerdiğini belirterek "Cumhu- ivet 600 > ıl süren bir yönetimin kökten t-eişinıinin simgesidir" dedi. IÜ Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölü- ıü Sıstematık Felsefe ve Mantık Ana- ılım Dah'nca Cumhunyetın 75. kuru- iŞ yıldönümü nedeniyle düzenlenen CumhuriyetDöneminde Felsefeve Fel- efeye Emek \erenler" konulu toplantı- a, bugün hayatta olmayan Macit Gök- erk, Vehbi Eralp ve Takiyettin Mengü- oğlu'nun plaketlen yakınlanna,_diğer- :nninkı ise kendılenne venldı. IÜ Rek- irlük Binası Doktora Salonu'nda yapı- ın topiantıda konuşan Rektör Yardım- ısı Prof. Dr Anğ. Cumhunyetin, geç- mişi yadsımayan ama asû yönümüzün geleceğe dönük olmasını talep eden bir başkaldınnın ve devrim olarak algıla- nan bir büyük dönüşümün simgesi ol- duğunu söyledi. Cumhuriyetin yeni bir toplum, yeni bır fikır ve yenı bir doğa anlayışının başlangıç noktası olduğunu kaydeden Anğ, Cumhunyetin Türk mil- leti için taşıdığı farkJı anlamlann, Cum- huriyet dönemı felsefecilerinin dü^ün- ce dünyalanna yansıdığını söyledi. Prof. Anğ, "Cumhuriyet dönemi feteefecile- rinuz,Türkiye'nina>duılanmasuunön- cüleri ve temsikuteridir" dıye konuştu. Sistematik Felsefe ve Mantık Anabi- lim Dah Başkanı Prof. Dr. BetüJÇotuk- söken de tÜ Felsefe Bölümü'nün tarihi- nin, Türkıye'deki felsefenin tarihine ta- mklık ettiğini vurgulayarak ödül alan felsefecilerin Cumhuriyetin sağladığı oJanağı gerçeklik planına geçirdığini kaydetti. Çotuksöken, ülkerrüzdeki öğ- retim kurumlannda felsefeyi gelecek kuşaklara taşıyan kişileri bu hocalann yetiştirdiğini vurguladı. Çotuksöken. Cumhuriyet dönemı felsefecilerinin. bu dünyaya bağlı, ınsana değer veren, "her şey insan içindir" ılkesıni benimseyen. laik Cumhunyetin laik bireylen olduk- lannı kaydetti. Prof. Dr. Önay Sözer, Kant'ın felse- fenin öğrenilemeyeceği ve öğretileme- yeceğinj soyledığını anunsatarak Türk eğitim sisteminin anlağı ön plana çıka- rarak yargı yeteneğini göz ardı ettiğini, eğitimin, bilineni öğretmekten ve ezber- letmekten çok, düşünceyi bilinmeyene yaklaştıran bir yöntem izlemesi gerek- tığinı söyledi. Prof. Dr. Uluğ Utku da ulusun ilk kez Cumhuriyetle düşünmeye ve öğrenme- ye başladiğını belirterek Cumhuriyetin Türk ınsanına kimliğini kazandırdığını; felsefenin temel sorulannı kendisine sormasını ve kaderci düşünceden kur- tulmasmı sağladığmı kaydetti. Prof. Dr. TaylanAltuğda Cumhuriye- tin, dıi, kültür, sanat, felsefe ve bilimle yenı bırTürk tini yaratarak cumhurun tü- mel ıradesini gerçeldeştirdiğini söyledi. Bedia Akarsu, Macit Gökberk,Vehbi Eralp,Takiyettin Mengüşoğlu, tsmailTunah ve Ner- mi Uygur, lstanbul Lniversitesi'nce verilen pJaketierini aldılar. (UĞUR GÜNYÜZ) ORHANGAZİ İCRA TETKİK MERCÜ HÂKİMLİĞl'NDEN DosyaNo:1998;28 Kıymet takdirıne itıraz eden T. Halk Bankası AŞ vekılınce karşı taraf Türkmen Kır- tasıye Tıc. ve San.Ltd.Ştı. Tahtakale Cad. tstanbul aleyhıne açılan davada Türkmen Kır- tasıye Tıc. ve San.Ltd.Ştı've adresi tespit edilemedığınden duruşma günü 10.12.1998 günü saat 10.30'a bırakıldığı duruşmada temsıl olunmadığı takdırde yargılamanın yok- luğunda devam olunabıleceğı ve karar venlebıleceğı ılanen teblığ olunur. Basın: 53981 ERCİYES UNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ'NDEN 1- Cnıversıtemıze bağlı bınmlerde ıstihdam edilmek üzere doçenı, yardımcı doçent ve okutman alınacaktır. 2- Kanunı şartlara haız adaylann ılanımızın yayımlandıgı tanhten ıtıbaren en geç 15 gün ıçensınde ünıversıtemız Personel Daıresi Başkanlığı'na bizzat veya posta ile (pos- tadakı gecıkmeier kabul edilmez) müracaat etmelen gerekmektedır. 3- Bilim sınavlannın yapılacağı yer, gün ve saat adaylara aynca bıldınlecektır. 4- Devlet hızmetlenne girmede aranılan genel şartlara haız olmak gerekmektedır. 5- Belutılen şartlan taşımayan ve süresi içensinde müracaat etmeyen adaylann baş- \Tiruian dikkate alınmayacaktır. BasMirular için aranan şartlar ve gerekli belgeler: Doçentler için: - 2547 Sayılı Kanun'un 25. maddesmde belirtilen şartlara haız olmak, - Dılekçe, doçentlık belgesı. nüfus cüzdanı suretı ve 2 adet fotoğraf, - Yaym lıstesı ve yayınlannın bırer örneği ile özgeçmiş (4 takım). Yardımcı doçentler için: - 2547 Sayılı Kanun'un 23. maddesinde belirtilen şartlara haız olmak, - Dilekçe (yabancı dil belırtılecek). nüfus cüzdanı suretı, askerlık belgesı (askerliğe îlvenşsız halı bulunmamak). ögrenım belgesı ve 2 adet fotoğraf. - Yaym lıstesı. özgeçmiş ve yayınlannın birer örneği (4 takım) - Yardımcı doçent adav lannın (merkezi doçentlik yabancı dii belgesi bulunanlar, /urtdışında o dılın anadıl olarak kullanıldığı ülkede, lısans veya lısansüstü bir derece al- TIIŞ bulunanlar hanç) kamu personeli yabancı dil seviye tespit stnavında en az 65 puan ılmış olmalan ön şart olup, 2547 Sayılı Yükseköğretım Kanunu'nun 23. maddesi ge- "eğınce aynca ünıversıtemızde yabancı dil sınavi yapılacaktır. Okutmanlar için: - Dilekçe. (yabancı dil ve anabılım dalı belirtilecek), özgeçmişi, - Nüfus cüzdanı suretı. askerlik belgesi (askerliğe elverişsiz hali bulunmamak). sav- ılık ıyi hal kâğıdı. - Öğrenım belgesı ve 2 adet fotoğraf, - Varsa yayımlanmış eserlerının bırer örneği, Birimi: Tıp Fakültesi Lnabılım dalı ^rdıyolojı renel Cerrahi _BB hastahklan rögüs Kalp ve Damar Cerrah ınmı: Mühendıslık Fakültesi nabılım Dalı ontrüksıyome îmalat ndiistn öneviem Arastırması ınmr Rektörluk ölümü tatûrk tlkJnk Tar.Böl (*) Malıye Bakanlığı' Doçent Yrd. doç. 1 1 1 1 1 Yrd. Doç. Dr. i 1 1 Okutman Açıklamalar 2( *) Yüksek lısans mezun tercih edılecektır. ndan açıktan atama iznı alındıktan sonra atama yapılacaktır. Basın: 53906 TEŞEKKÜR Çok Değerli Varlığımız BİLECİKLİ'ıım Cenaze merasimine katılan, T.E.V'na bağışta bulunan, çiçek gönderen, telefon ile taziyetlerini bildiren, evimize gelerek derin acımızı paylaşan tüm dost, arkadaş, akraba ve yakınlanmıza, ilgi ve yardımlannı esirgemeyen BAYTUR tNŞAAT TAAHHÜT A.Ş.'ne sonsuz teşekkürlerimizi sunanz. KARDEŞİ ve YEĞENİ İLAN T.C SAKARYA İŞ MAHKEMESİ'NDEN DosyaNo: 1997 422 Davacı: Cengız Karakullukçu, Fatih Cad. No.101, Anfiye-Adp. Vekili: Av. Cumhur Ateş, Sakarya Barosu'ndan Davalılar: 1- SSK Genel Müdürlüğü. Ankara Vekilleri: Av. Denız Karabayır, Av. G. Serap Yılmaz, Av. N. Çak Erkan, Av. Oğuz Işir, SSK II Müdürlüğü-Sa- karya 2- Dilek Inşaat Ltd.Şti, adresi meçhul Dava: Tespit Davacı Cengız Karakullukçu tarafindan davalılar aleyhme açılan tespit davasınm yapılan yargılaması sıra- sında, Mahkemece davalılardan Dilek Inşaat Ltd. Sırketı'ne PTT kanalı ile teblıgat yapılamayan ve yapılan araştırma sonucunda da adresi tespit edilemediğinden gazete ile tebliğine karar verilmiş olmakla, Davalı Dilek tnşaat Ltd. Şirketi'nın duruşmanın bıra- kıldığı 24.11.1998 günü mahkememız duruşma »alo- nunda hazır bulunması ya da kendisini bır vekıl ile tem- sil ettirmesi, aksi takdirde yargılamanın yokluğunda ka- rar verileceği daveti yerine kaim olmak üzere ılanen teb- liğ olunur. Basın: 53003 Cumhuriyef k ı t a p 1 a r ı Hikmet Çetinkaya TURKIYE'NIN ŞEYTAN ÜÇGENİ 248 sayfa, 1 hamur Laik demokratik cumhunvete saldıran gözü dönmüş şenatçı çetelerın korkulu ruyası, gu^lu bir yazann olgun gözlemleri... Maskeleri düşuren, tezgâhlanan ovnnlan bozan bir gazetecinin soluk aldırmadan sürdürduğu kutsal uğrasının doyurucu ürunleri.. Bır solukta okumayı sevenler için. BÜTUN KİTAPÇIL\RDA r^Cmnhurfyrt Çağ Pazarlama A.Ş. Türkocağı Cad. No:39/41 t^ kitapkulubü (34334)Cağaloğlu-istanbul Tel: (212)514 01 96 DUZYAZI ORHAN BÎRGİT En Kötüsii Belirsidiktip... Korkmaz Yiğit'in Başbakan için "Üzerime ge- lirse elimdeki kasetiaçıkianm" sözleri. devletin gu- venlik örgütlerınin kulislerinde yirmi gundür konu- şuluyordu. Yiğit'e arfedilen tehditlerin doğru ofduğu ortaya çıktı. Korkmaz Yiğit, gözaftına alınırken kendisine yö- nelık tehditleri Yılmaz'ın bilmemesi düşünülemez. Ama, olayın kendisine yönelik bu kez yaptırımı güçlü görünen bir gensoruya dönüşeceğıni. Baş- bakan'ın önceden tahmin ettiğini sanmıyorum. Yılmaz, yirmi gün sonraki Anavatan Büyük Kcng- resi'ne iktidann başı olarak gitmeye hazırlanırken, Cumhuriyet Halk Partisi'nin gensorusu dün Mec- lis Başkanlığı'naverildi. Kanal D'deki 'Arena'prog- ramında önceki gece başlayan ve dün sabahın ilk saatlerine kadar devam eden Baykal-Yılmaz ara- sındaki söz düellosunda Başbakan'ın bir hatırlat- ması ilgınçtir. Yılmaz, Baykal'la yaptığı aniaşmaya uyarak aralık ayı sonunda başbakanlığı bırakaca- ğını dünkü konuşmasında da söylüyordu. Ama öyle anlaşılıyor ki, elli beşinci hükümet çe- kilme yolu ile değil, gensoru ile yani vuruşarak si- yasi yaşamını noktalayacak. Elli altıncı hükümetin, bir koalisyon hükümeti ol- ması beklenemez. Sayılar elverse dahi, ANAP ve DSP gruplarının CHP ile bırortaklığa katılmaları söz konusu olamaz. Hele CHP'nin, son haftalarda DSP'ye yönelik ve ar- tık her birisi birer 'siyasi şantaj' olduğu anlaşılan 'Vay bee' dosyalannın mahkemelik olmalarının ya- nı sıra, dünkü televizyon söyleşisınde Yılmaz'ın da Baykal ile yargı önünde hesaplaşacağını açıklama- sı unutulmamalıdır. O zaman yeni hükümetin bir 'Çankaya hüküme- ti' olacağı anlaşılıyor. Yani Cumhurbaşkanı'nın parlamenterler arasın- da, bir siyasi parti ile üyelik bağı olsa da 'tarafsız' görünümlü birisine hükümeti kurma görevi verme- si gerekecek. Bilindiği gibi, bu işlem, yeni hüküme- tin kurulması için partilerin aralannda anlaşamaya- rak, kırk beş günlük bir zaman diliminde Yılmaz başbakanlığındaki, Meclis'in gensoru ile düşürdü- ğü hükümetin günlük işleri yürütmesi demektir. Bu işlem tamamlanırken Cumhurbaşkanı'nın anayasa hükmü uyannca siyasi partilerin Meclis içindeki sandalye oranlarını dikkate alarak kuraca- ğı hükümetin önünde detek hedef seçimler oiacak- tır. O hükümette Fazilet, ANAP, DYP'nin bakanlık sayıları üçte ikiyi aşacak, DSP ve CHP'liler ile DTP ve bağımsızlar bır ölçüde sembolik olarak hüku- mette temsil edilecektir Iyi de, öyle bir hükümette çetelenn uzerine bu- günkü gibi gidebilen bir irade bulunacak mıdır? Ve mesela dün bir dizi yofsuzluk dosyası suçla- ması ile gözaltına alınan Melih Gökçek için belge toplama görevini, ilgili birimler tam bir iç huzuru için- de yerine getirebilecekler midir? Hatta öyle bir hükümetin kuruluşundan çok ön- ce, yani dün Baykal ile arkadaşlannın parlamento- ya verdikleri gensorunun gündeme alınmasından rübaren ışleyecek zaman süreci içinde bürokrası- lerin klasik bir tatil dönemine girdiklen bılınir. Yanı her gün yenı bır çete olayını ortaya çıkart- maya başlayan polisimizi, bugünkü kadar uyum içinde bir çalışma temposunda görmemek şaşırtı- cı olmayacaktır. Öyle bir hükümetin üyeleri, zamanlarının çoğun- luğunu seçim çevrelerinde geçirmeyi yeğleyecek- ler, Fazilet Partisi ile DYPyeniden hükümette olma- nın verdiği moral ile subaşlannı kullanmanın yön- temlerini arayacaktır. Birbirleri ile kıyas/ya seçim çekişmesi yapmalan doğal olan biroluşumun meydana getirdiğı Bakan- lar Kurulu'nun 'icraat' adına neler yapacağı ıse du- şünülmeyecek kadar belirgindir. Türkiye, bir belirsizliğe doğru pupa yelken gidi- yor. Sebep olanlar utansın. IMZA GUfSiU „ TÜYAP 17. JSTANBUL KİTAP FUARI'NDA 14 Kasım Cumarte>i Saat: 18.00-20.00 Stand No:85-86 (Alt kat) Tüyap Sergi Salonu Tepebası-İstanbul DUYURU GAZİANTEPASLİYE2.HUKUK MAHKEMESİ'NDEN Esas: 1997/679 Davacı Aksigorta AŞ vekili tarafindan davalılar Toros Nakliyet ve Tic. Koll. Şti ve Mehmet Arslan aleyhine açılan tazminat davasının yapılan yargılamasında verilen ara karan gereğince: Davacı vekili, müvekkili ,\ksigorta AŞ Muhsin Yiğit- Erciş Jtimat otobüsleri ile yapılan 3063-K00O138 kasko sıgor- ta poliçesi ile 8.8.1994 ile 8.8.1995 tarihleri arasında Türkiye dahilinde yapılacak seyahatler sırasında meydana gele- cek zararlann sigorta altına alındığını, mülkiyeti Toros Naklıyat ve Koll. Şti'ne ait Mehmet Aslan yönetımindekı 27 AY 953 plakalı TIR'm. Baykan- Bıths arasmda Erciş Itimat otobüslerine ait Kenan Santaş yönetimındekı 34 EL 819 pla- kah otobüs ile çarpışarak. ölümlü. yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu Aksigor- ta AŞ sıgortalısı Erciş Itimat otobüsleri aleyhine 634.925.000.- TL hasar ortaya çıktığmı, belirlenen bu miktann tama- mıyla sıgortalı Ercış Itimat otobüsleri şirketine ödendığini, TTK. 1361 maddesi gereğince sigortalıya ödenen 634. 925.000.- TLlik hasar bedelmm kanuni halef olarak davalılardan tahsiline karar verümesini talep ve dava etmıştir. Davalı Mehmet Arslan, tüm aramalara rağmen bulunamamış ve adresi de tespit edilemediğinden duruşma günü ile dava dılekçesinin ilanen tebliğine karar verilmiştır. Bu ilanın tebliğinden ıtibaren davalı Mehmet Arslan'ın mahkememizin 1997/679 esas sayılı dava dosyasınm 15.12. 1998 günlü duruşmasına bizzat gelmesi, delillerini bildirmesi, bir vekil göndermesi, aksi takdirde duruşmatrtûgıyabın- da yapılarak karar venleceği, meşruhatlı davetıye yenne kaim olmak üzere duyurulur. 27.2.1998 • 1*- Basın: 10536 &
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog