Bugünden 1930'a 5,466,273 adet makale



Katalog


«
»

CumhuriyeCİmtivaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yayın Yönetmenı: Orhan Erinç # Genel Yayın Koordınatörü- Hikmet Çetinkaya • Yazıışlen Müduru Ibrahim Vıldız 9 Sorumlu Müdür Fikret tlkiz • Haber Merkezı Müdörü: Hakan Kara # Görsel Yönetmen: Fikret Eser İstıhbarat. CengizYüdırım# Ekonomı Özlem Yüzak • Kultür Handan Şenköken • Spor Abdülkadir Vücelman 0 Makaleler Sami Karaören # Düzeltme Abdullah Yazıcı • Fotoğraf- Erdogan Köseoğlu • Bılgı-Belge- Edibe Buğra • Yurt Haberlen Mehoîet Faraç Yayın Kurulu tlhan Selçuk (Başkan). Orhan Erinç, Oktay Kurtböke. Hikmet Çetinkaya, Şökran Soner. Ergun Balcı. tbrahim Yıldız, Orhan Bursalı, Mustafa Balba>. Hakan Kara. Ankara Temsılcısı Mustafa Balbay Atatürk BuJvan No: 125, Kat.4, Bakanlıklar-Ankarâ Tel. 4195020 (7 hat), FaJcs 4195027#îzmırTemsılcısı SerdarKızık, H.ZiyaBIv. 1352 S. 23 Tel: 4411220, Faks: 4419117 • AdanaTemsilcisiÇetinYiğenoğiu. tnönüCd 119 S.No.l Kat:l,Tel-363 12 11, Faks: 363 12 15 Muessese Vfuduru Vıtvn Akmen # K.oofdınatcw AhmetKonılsan#Muha- sebe Bölent V encr • tdarc Hüseyın Gürer • Lşleme Önder Çetik • Bıİgı- îşlem N'ail İnal 9 Bılgısa>ar Sıstern Mûriivrt Çiier#Sjn> FazOetKııza MEDYA C: • Yonetım Kı Ba^kanı - Genel Müdur Gî Erduran • Koordınator I Işıtman # Genel MudürYardın VvdaÇoban Tel 514 07 5139580-513846(^61.Faks 513 \a\ımlavan ve Basan: Yenı Gun Haber Ajansı, Basın *e Yayıncıhk \ S TurkocaiıCad Î9 41 CaŞaloglu 34334 tst PK 246 Istanbul Tel-10 212ı 512 05 05 (20 hat) Faks (0 2121513 85 95 13KASIM1998 Imsak: 5 12 Güneş: 6.42 Öğle: 11.55 Ikındi: 14.31 Akşam: 16.55 Yatsı: 18.19 www.cumhurivet.con Koleksiyon müzayedesi • İstanbul Haber Servisi - Bartın'da tülbent ışleme ustası Servet Çınçın, ailesinin 108 yıldırtopladiğı. binin üzenndekı Bartın ve Safranbolu'da üretılmiş Tiirk kıyafet \e el işlemelennden oluşan koleksıyondan 700 parçayı, bakımı ve korunması zorlaştığı gerekçesivle müzayede yolu\la satı>a çıkardı. Yurttfışına ögretmen gönderiliyop • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)- Eğitım fakülteiennin ögretım elemanı gereksmımınin karsıianması amacıyla yurtdışına göndenlecek burslu ögretmen adaylannı belırlevecek sınavın. 10 Ocak'ta yapılacağı bildinldi. 'Sarayın Terası' 397 milyar lira • AİNKARA (Cumhuriyet Bîirosu) - Fransız "doğusalcı (orıentalıst)" Ressam Jean- Leon Gerome'un Topkapı Sarayı ve hareminden esınlendiğı "Saraun Terası" adlı tablosu adı açıklanmayan. birözel koleksiyoncuya 1 milyon 323 bın dolara (yaklaşık 397 milyar lira) satıldı New York. Chnstıe's'ın düzenledığı "'Zarafet Çağı" adlı müza\edede Gerome'un bu tablosu 142 resim arasında en yüksek fiyat saglayan ıkmcı eseroldu. Ancak. •>atış değerı müzayede öncesinde beklenen 1.5-2 milyon dolann altında kaldı. Viagra'ya etik kuruldan izin • ANKARA (AA) - Erkeklerde cınsel gücü arttırdığı belirtilen Viagra'ya etik kuruldan ızın çıktı. Sağlık Bakanlığı tlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Kemalettın Akalın, ılaçla ilgili ınceleme yapnıak ûzere oluşturular. 4 bılımsel komisyonun olmrüu rapor verdiğini açıkladı. Ruhsat venlebilmesi için firmanın gönderdıgı numunenın Refık Saydam Hıfzıssıhha Merkezi'nde incelendiğini bildıren Akaim, biray içinde tamamlanacak ışlemlerin sonucu olumlu olursa ılacın Türkıye'de üretımine başlanacağını söyledi. Ulusal Eğitim Kongresi • Haber Merkezi - Zıhinsel \ e hareket özürlii çocuklara desîek \ eren Trakya Ünıversitesı Armağan Dönertaş Engellı Çocuklar Merkezi. bu yıl sekizincisi düzenlenen Ulusal Eğitim Kongresi'ne evsahipliği vapjyor. Bugünbaşlayıp 15 Kasım gününe kadar Edıme'de gerçekleşecek kongre kapsamında. Türkiye'de 5ze) eğıtimin sorunlan ve özürlii eğıtimi konulanmr. tartışılacağı paneller durenlenecek. Euı*oluxay sonunda piyasada • Haber Merkezi - Bosch Siemens Hiusgeraete (BSH) Gnıbu'nun Türkije'dekı yerel markası Profilo, yeni bir irün oljn "Eurolux" buhşık maAinesıyle bu ay sonunda Tirkıje pazanna gırr.or Pro'llo Dağıtım Gerel Vliid-ir Yardimcısı Arf Sankuî. Almanya'da 2 Î ılca gelışrmlen ve sp:n\a'da da üretımine başlanan vaıı bulaşık rnakinesı ıçn Tıirkiye'de ]9S9sonura kadar 30-40 biniık bır sztış he<kfledıkkruıı açıkladı. Uzmanlar, ekonomik nedenin mesleğe başlarken değil sürdürülmesinde etken olduğunu belirtiyor Fııhıışa iten sadece para değil YUSUFÖZKAN İZMİR -Toplumda, fahişe- Iik mesleğine parasızlık ve ça- resizlik sonucu başlandığı tezi- nin gerçeği yansıtmadığı öne sürüldü. Fahişelerin meslek ve cinsel yaşam özelliklerini incelemek amacıyla yapılan araştırmada, "Fahişelik mesleğine daha çok kandınlma nedeniyle başlan- maktadır. Ekonomik neden da- ha çok mesleğin sürdürülmesi- ne etken olan bir faktördür" görüşüne yerverildi. Aynı kap- samda yapılan başka bir çalış- mada da, 16 yaşından önce an- nenin kaybedilmesinin flıhuşa yönelmede etken olduğu savlan- dı. Bakırköy Ruh ve Sinir Has- talıklan Hastanesi tarafından. 'Fahişelerin Meslek ve Cinsel Yasamlan' konulu biraras.tırma yapıldı. İstanbul Karaköy Ge- nelevi'nde vesikalı olarak çalı- şan 395 kadın arasından seçi- len 50 kadına uygulanan anket- te çarpıcı sonuçlar ortaya çık- tı. Katılımcılann yansırun 30-37 yaşında olduğu, yüzde 72'sınin de mesleğe 17-24 yaşında baş- ladığının belirtıldiği araştırma- da, yüzde 68'inin en fazla ilko- kul mezunu olduğu, yüzde 52 si- nin de zorlama ve kandınlma ıle mesleğe başladığı kaydedildı. Başlama yeri gendev Araştırmada şu görüşlere yer verildı: "Katılınıcılann sadece yüzde24'ünün ekonomikneden- İeıie mesleğe başladığı bulun- nıuştur. Yüzde 50'sinin mesle- • Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklan Hastanesi tarafından yapılan araştırma, fahişelik mesleğine daha çok kandınlmayla başlandığmı ortaya koydu. ğe dogrudan gendevde başladı- ğı, yüzde 52'sinin mesleğe evli- lik vedoğum gibi nedenleıie ara yerdiği orta>a çıkmıştır. Yüzde 60'ının mesleğe tekrar başlama nedeni ekonomik olup, yüzde 72'sinin, düzenli bir gelir sagla- yınca meslekten çekilmek iste- dikleri saptanmıştır. Olgulann >ıİ2de 80'i boşanmış olup, >üz- de 16'sının 13 yaşından, vüzde 68'inin 18 yaşından önce ilk cin- sel deneyimi yaşadıklan, yüzde 48'inin ilk cinsel partnerinin ni- kâhiı eş dışından olması dikkat çekici bulunmuştur. Yüzde 44'ünün cinsel partnerie, yüz- de 2'sinin de müşteri ile orgazm yaşadığı, yüzde 48'inin partne- rindendayakvediğisaptanrmş- ür." Araştırmada, katılımcılann ortalamayaşının 30-37 ve yüz- de 72'sinin 17-24 yaş grubun- da olması nedeniyle ülkemizde fahişelik mesleğine geçici bir dönem değil tüm yaşamı kap- sayan bir iş olarak bakıldığı sav- lanarak, "Kaûlımcılann yüzde 52'sinin kandınlma nedeniyle mesleğe başlaması, parasızlık ve çaresizJiğin fuhuşa sürükle- yen baş neden olduğu yaklaşı- mının yanlışbğını ortaya kov- maktadır. Ekonomikneden, da- ha çok,mesleğin sürdürülmesi- ne etken olan bir faktördür. Yüz- de 76'sının hazır gelir sağlayın- ca mesleği bırakma düşüncesi, literarür ile uyumlu bulunmuş- tur" denildı. Aynı kapsamda yapılan 'Fa- hişelerin AileÖzellikleri' konu- lu anket çalışmasında da dikkat çekici sonuçlarortaya çıktı. Ka- tılımcılann büyük çoğunluğu- nun orta derecede ekonomik düzeyde olan ailelerden geldi- ğinin belirlendiği araştırmada, katılımcılann yüzde 26'sının 16 yaş öncesinde ölüm nedeniy- le annelerini kaybetmiş olduğu bildinldi. Evden aynlma yaşı 14 .Araştırmada şu görüşlere yer verildi: "Çalışmada. evden avnlma yaşı 14 olarak belirlenmiştir. Katüımcılarda avnlma nedeni olarak kacma-kaçınlmagibiev- lilik dışı nedenlerin oranı vüz- de 30olarak bulunmuştur. Par- çalanmış ve uyumsuz ailelerde topluın kurallannın çocuğa ak- tardmasırun yetersiz olduğu ve ailenin parçalanması sonucu kız çocuğunun küçük yaşta destek ve korunmadan yoksun kalma- sı, çocuk için yüksek risk orta- mını hazuiayan bir faktör ola- rak tespit edilmiştir. 16 yaş ön- cesi anne kaybının yüzde 26 ora- nında olmasu anne yoksunlu- ğunu fuhuşa eğilimi arttıncı bir etken olarak gösteren çalışma- larla uyumludur. Ekonomikye- tersizUğin mesleğe başlamada değil sürdürmedeetken olduğu, aikdeki düşük eğitim düzeyinin de tek başma bir faktör olnıadıgı tespit edilmiştir." Eve Arnold'un gözüyleMarifyn Çektiği vıldız portreleriyle dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Eve Arnold'un (küçük fotoğraf) "Efsane Sanşın" Marilyn Monroe'yu görüntülediği fotoğraflannın ver aldığı "Eve Anıold'un Gözüyte Marilyn' 1 sergisi 18 Kasım'da Pamukbank Fotoğraf Galerisi'nde açılıyor. 1957yıhnda Magntım Ajansı'na kabul edilen ilk Amerikab kadın fotoğraf sanatçısı olan Eve Arnold, objektifine giren sıradan insanlara sıradışı bir boyut kazandıran, ünlü kişileri de sıradanlaşfıntn fotoğraflan ile tanuuyor. Dünyanın en göz kamaşrıncı vc ünlü vüzlerini görüntüleyen Arnold. 50 vılbk fotoğraf kariyerinde ırkçılık. \oksulluk gibi toplumsal konulara ve politik gelişmelere de objektifîyte tanıklık ediyor. "Eve Arnold'un Gözüyle Marilyn'' sergisi, Pamukbank Fotoğraf Galerisi'nde 30 Aralık tarihine dek pazar- pazartesi günleri hariç 10.00- 19.00 arasında izlenebUecek. TSK'de kalite uygulaması 2000in sonuna kadar tamamlanacak Kalite Kongresi sona erdiİstanbul Haber Servisi - Kara Harp Okulu Öğretim Üyesi Türker Baş. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tüm birlik- lerinde toplam kalite çalışmalannırt 2000 yılı sonuna kadar uygulamaya geçmesinin planlandıgını bildirdi. Bu arada kongre katılımcılanna dağıtılan CD'lerde viriis saptandı. Liitfi lCırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen 2 gün- lük 7. Ulusal Kalite Kongresi dün so- na erdi. "KamuHizmetKuruluşlann- da Kaüte'' başlıklı otururnda Kara Harp Okulu Öğretim Üyesi Üsteğmen Tür- ker Baş sunduğu bildinde. TSK'de top- lam kalite uygulamalanna 1995 yılın- da başlandığını ve 2000 yılı sonuna kadar tüm birlıklerde uygulamaya ge- çilmesinin planlandıgını söyledi. Baş, bir muhabere bölüğünde uygulanan toplam kalite liderliği çalışmalan so- nucu haberleşme. atış, spor ve sağlık hızmetlerinde başanlar elde edildiği- ni anlattı. Kongrenin dünkü oturumun- da katılımcılaruyanlarak çantalarda da- ğıtılan tebliğ CD'lerinde çok az tanı- nan ve geçen ağustos ayında ortaya çı- kan bir virüsün bulunduğu bildirildı. Katılımcılara, her türlü riske karşı CD'lerin küllanılmadan imha edilme- sınin yararlı olacağı belirtildi. Yeni CD'ler, en kısa sürede katılımcılann ad- reslerine postalanacak. Kongrenin "Ekonomik Hukuk" baş- lıklı oturumuna, rahatsızlığı nedeniy- le katılamayan Paris Barosu avukatla- nndan Antoine Valery, Uluslararası Hukukçu Kadınlar Derneği'nden Cla- ire Jourdan aracılığıyla tebliğini ilet- ti. Tebliğinde, insanlann mülkiyet hak- lanndan anndınlamayacağını belirten Valery, ulusal çıkarlar ile bıreysel hak- lar arasında kurulması gereken denge- nin, millileştirmede olduğu gibi özel- leştirme işlemlerinde de gözetildiğine işaret etti. Avrupa Tahkim Mahkemesi'nden Mauro Rubino Sammartano ise mah- kemelerde açılan davalann sonuçlan- masının 10 yıi kadar sürebildiğine işa- ret ederek işadamlannın daha kısa sü- rede netice almak için artan sayıda tah- kim kurullanna başvurduğunu bildir- di. Kongrede oturumlar, TUSlAD Baş- kanı Muharrem Kayhan'ın yöneti- mindeki "YaşamKçimiOlarak Kafite" başlıklı toplanti ıle sona erdi. Sahne Işıklan Beymen kadınının çarpıcı gece kıyafetleri ve Estee Lauder'in 9^99 sonbahar-kış makyajı olan "Sahne Işıklan" önceki akşam mini bir defîley le tanıöldı. Makyaj sanatçılannın sonbahar- kış rcnklerini tanırtıklan moda-makyaj gösterisinde ünlü mankenler podyuma çıktı. Ünlü makyörierin Beymen'e özel gerçekleştireceği Sahne Işıklan makyaj tanıömL 20 Kasım tarihine kadar Beymen şubelerinde sürecek. (Fotoğraf: KADER TUĞUA) CHP'den çevre eylemi İSTANBUL (AA)- Cumhuriyet Halk Partisi'nin(CHP), tstanbul başta olmak üzere boğazlardan petrol geçışinı protesto için, 15 Kasım 1998 Pazar günü "çevre eylemi" yapacağı bildirildi. CHP Genel Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tanla ve bazı tstanbul milletvekillerinin katılacağı eyleme, çevreci kuruluşlar da destek verecek. Eylemciler, yapacaklan protesto gösterisiyle "Boğazda petrol taakeri trafîğiııe, kirtiliğe ve bahklann yok olmasına" hayır diyecekler. e-posta : tan (a prizma. net. tr DHKDden cag Tetiği çekerkeı yannı unutma' .ADAJSA (Cumhuriyet E rosu) - Doğal Hayatı Koı ma Derneğı (DHKD), hi van türlennin korunması dogal çevreye verilen zaı nn en aza ındırilebılmesı ı<; bılinçlı avcılık çağnsı yap Çagnda "Ava arkadaş rasj. le! Ama tetiği çekerken yaı nıunutma" denıldi. DHKD bültenındeki y zıda, avcılığın Türkiye d ğal yaşamınm ve biyoloj çeşıtliliğının hızla azalmas run ne tek ne de en büyük nı denı olduğu, doğayı birinı sırada yeni tanm alanlannı açılması, aşırı otlarma, tı rizm, yanlış ormancılık pc lıtikalan, su rejimlerindel olumsuz düzenlemeler, b linçsiz kunyasal ilaç kullan mı ve yerleşım alanlannı hızla büyümesı gıbı sorunla nn tehdıt ettığı belirtildi. Ya zıda şu görüşlere yer verildı "Avcüık ise üdıicil bir teh dit Zaten Türkiyedoğası üze rinde tamiri zor yaralaraçaı birincil sorunlara bir de bi linçsiz avcılık eklenirse do ğanın kendini toplaması zor laşacak." Avcılığın yalruzca bir spo değil aynı zamanda büyül bir sektör olduğuna dikka çekilen yazıda daha sonra şı görüşlere yer verildi: "Buna karşı koymanın " yurdumu7doğasını korunıa nın bir volu var: Bilinçli biı avcı camiasının varaülması DHKD, uzun vadeli >c bflim sel temellere dayanan a) politikalannın oluşturul masındapay sahibiolmakis- tiyor. DHKD, Türkiye avc camiasından, avına sahip çıkan rüm a\cı arkadaşlaraY av konusuna daha bilin<, yaklaşarak Türkiye'nin eş- sizdoğasını korumak volun- da destek beklivor. Avcı ar- kadaş, rasgele! Ama tetiğ çekerken yannı unuhna." SÖYLEŞİ ATTİLÂİLHAN 0 'Vahim' Yanlışın Vebâli'! Resim 1/ Halbuki FKP'nin Paris'tekı 'NATOVa ha- yni' mitingine katılmış da gelmiştim: Parti'nin yayın ofganlan, -başta l'Humanite- günlerdir kıyameti kopa- rıyordu: koalısyondan aynlan komünistler, NATO'yu VVashington'ın Avrupa'ya el koyması gibi gördüklerin- den, şıddetle karşı çıkıyoriar; bu tepkı, o günlerde Pa- ris'e gelen, NATO Kumandanı ABD'lı Gnl. Bradley'e bir mitingle ıfade edılecek! Ne miting! Onbınlerce Pa- ris'li, bayrak,flama,bandrof, meydanayığılmıştı; atlı po- Its kalabalığı çevirmiş, ama müdahale etmiyor Fransa'nın klasik burjuva demokrasisi, burjuvazinin alternati- finin işçiler.-dolayısıyla komünistler ve sosyalist- ler- otduğunun bilincindedir. Resim 2/ Istanbul'da Lâleli'dekı 'Çiçek Palas' dü- gün salonunda, yaşadığımız bunun tam karşıtı: İYTGD, Avrupa'dakı Nâzım Hikmet'i Kurtarma Kampanya- sı'na, Türkiye'den katılacak! O devırde, çılgınca bırte- şebbüs: Nâzım'ın adını anmak suç, yalnız antolojiler- den degil, hafızaiardan silinmek isteniyor buna rağ- men, bir avuç aydın, öğrenci ve işçi, davanın yeniden görülmesi için bir araya geliyorlar. Sen misin gelen? Or- han Veli'nin sarkık dudaklanyla, 'kısa pantollu milli he- yecan' diye takıldığı, örgütlü büyük bir kalabalık, 'Çi- çek Palas'ı basacaktır: içerdekiler, linç edilmekten zor kurtuluyor. 'Soğuk savaş' başlangıcından, ikJ resim: biri, Pa- ris'den, 'cumhuriyet r \r\ ve 'demokrasi'nin beşiği Fran- sa'dan; öbürü Istanbul'dan 'cumhuriyet'\r\\ 'merkezi- yetçi' bir bürokrasi diktasına dönüştürmüş, şimdi de 'de- mokrasi'ye heveslenen Türkiye'den! Tutum, neresin- den bakılsa, yanlıştı; sanki Ankara, "tüccar partileri- nin, müteahhrt gruplannın ve softa bozuntulannın' ekmeğine yağ sürüyor klâsik demokrasilerde, libe- ral burjuvazinin tabii alternatifi olan 'işçi muhalefe- ti'nin 'başını' küçük iken ezmek istiyordu. "Bizl kirletemezsinlz!" (^ ok partilı hayatın ilk yillannda, her iki partinin (CHP y v e DP) ileri gelenleri, iç siyasette başları sıkıştı mı; 'kökü dışardaki hain komünistlen" suçlu ilan edip, ba- zen miting, bazen Meclis kürsüsünden atıp tutarlardı. İki ünlü örnegi, CHP'den Recep Peker'in, DP'den Sa- met Ağaoğlu'nun suçlamalandır: en büyük 'tevkifat'\a, zarzor iki yüz 'sanık' çıkarabilen; beş parasız 'Sosya- list Sol'; yıllardır, onca para, silah, adam ve 'ecnebi' desteğıyle, PKK'nin deneyip de sarsamadığı, Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkacakmış! 'En büyük tehlike' bu! 1946 Seçim Kampanyası'nda, Recep Peker açmış ağzını, yummuş gözünü; içine TSP'nin de dahil oldu- ğu 'Sosyalist Sol'u karalıyor; 'ecnebi'üen yardım gö-; rüyormuş da, fılan fıstık! Acaba, ibret-i âlem için, 'Bizi kirletemezsiniz' başlığı altında, Hasan Tannkut'un verdığı cevaptan, şu satırları okur muydunz? "... dürüst bir seçim yapıldığı intibaını halka yut- turabilmek için, 'seçim nutuklan' vererek göz bo- yamaya mecbur olan Peker gibileri; kuvvetlerini, halktan; memleketin öz evlâtlanndan alamayacak hâle düşmüş olduklanrvdan; bütün muhalefeti, 'ajan, 5. Kol' diye gösteriyor; halkı, onun en samimi dos- tu olanlarla, korkutmaya çalışryoriar; memlekette 5. kol varsa o, bu vatana müstemleke gibi bakan- lann Beşinci Kolu'dur; ve halkın bugünkü sefalet ve sıkıntısından mesul olan karaborsacılar, bunlann dostlan ve yardakçılandır..." "...demokrasi şaklabanlıklan yaparak, koca bir mfl- leti aldatmaya yeltenen; fakat bu sahte demokrasi tezahürünün bile, kendilerini alaşağı etmeye kâfi gel- miş olduğunu anlayınca; faşistferin, tazyik, dayak ve polis usullerine başvurmak suretiyle. içine düş- tükleri çıkmazdan kurtulmaya uğraşan Peker'ler, yi- ne birfaşist metodu olan iftirayı Gün'e tatbik etme- ye kalktılar. Gün dergisi, onun dişinden tırnağından artınlmış paralarla yaşar ve bu bütün âlemin malû- mu iken; devlet ve millet işlerini görenlerin servet- lerine menba (kaynak) soran kanunu hasıraltı eden- ler, işte herkesin gözü önünde adam kirletmeye kaf- kıyorlar." Dikkat ısterim: Hasan (Tannkut), bugün hâlâ belâ- sını çektiğimız 'kayıncılığın' daha o tarihte nasıl başgös- termişolduğunun, altını çizmiştir; 'iktidar', '...devtet ve millet işlerini görenlerin, servetlerine menba (kay- nak) soran kanunu hasıraltı ediyor'; bunu örtbas et- mekıçın de, 'Sosyalist Sol'u, 'ecnebi'üen paraalmak- la suçluyor! O dönemin, -kımbilir, belki bu dönemin de- bunu örtbas etmek için de, 'Sosyalist Sol'u, 'ecnebi'den para almakla suçluyor! O dönemin, -kim bilir, belkı bu dönemin de- 'demokrasl'den anladığı bu! Hasan (Tan- nkut) haklı olarak demiş kı: "...bu memlekette kanun ya vardır, ya yoktun eğer varsa Recep Peker gibi -rtiyatlannın sevkiyle- isbat- sız delilsiz, şunun bunun şeref ve haysiyetini leke- leyerek, seçim propagandası yapanlar, mahkûm ol- maİKJırlar. Eğer kanun yoksa, ve mütegallibe, ka- nunu keyfinin oyuncağı olarak kullanmak suretiy- le, haklannı, demokrasiyi, halk davasını müdafaa edenleri çiğneyip geçecekse: büyük Türk tarihine yeni Mithat Paşa'lar, Namık Kemal'ler, Tevfik Rkret'ler, Nâzım Hikmet'ler ilâve etmek suretiyle; halkın ve is- tikbâlin bütün lânetlerini üzerlerinde toplayacak- lar; yeni yeni demokrasi rehberleri, hürriyet şehit- leri ve halk kahramanları yaratacaklardıri" (Gün, 15 Temmuz1946) Aynen böyle olmadı mı? Klmin 'zimmetine' yazılacak? Tarih o 'rehber, şehit ve halk kahramanlan' arasında; -diğer birçoklangibı-EsatAdil'lerin, Hasan Tan- nkut'lann, 'San' Mustafa'lann, Asım Bezirci'lerın bu- lunduğunu da, elbet bir gün yazacaktır. Esat bey, son derece yalnız, meyyus ve mutsuz öldü. Hasan (Tann- kut) ruh sağlığını yitirdi: II. Ağırceza'da, duruşma sıra- mızı beklerken, kemal-i ciddiyetle bana, tüylerimi diken diken eden 'hezeyanlar'da bulunmuştu: Prof. Fındıkoğ- lu'nun reddettiği doktora tezınin, Moskova'da yayın- landığınıve'SanşÖdü/ü'neadaygöstenldiğınisanıyor- du; ömrünün son yirmi yılını, başka birisi olarak mı ya- şadı; yoksa hiç yaşamadı mı, sorulacak sorudur. Han- gi feci şartlarda öldüğünü, hepımizin bildiöi Asım'ın (Bezirci) ilk tutuklanacagı gün. Gerçek tdarehane- si'nden aynlırken; hayırhâh Anadolu köylüsü gözlerı- nin, ne kadar çaresiz ve ümitsız baktığını. hiç unutabı- lir miyim? Ya Mustafa Suphi'nin 'nefen' 'San' Mus- tafa? Onun, yüksek tavanı yankılı, köhne ve soğuk yal- nızlığında, nasıl çekıp gittiğini, kim bilıyor? Bu vahim kayıplar, kimin "zimmetine' yazılacak? 'Cum- huriyetin mi? Hiç sanmıyorum. Besbelli, hâlâ içinde de- betenip durduğumz, 'tarihi' yanlışlığın! Yâni, demokra- si'ye geçerken, 'İşçi Muhalefetini' tasfiye etmek 'yan- lışını' yapanlann! Hasan fTannkut), 'Bizi kirletemez- siniz!' demişti; haklıdır, kırletemediler bu bir gerçek; ama, onlann yüzlenne bir bakar mısınız, kırden görülüyor mu? Gazeteleri okumak yeter! . prizma.net tr/ A İLHAN http://www.eda.tr/-bilgiyay/yazar/ailhan.htlm
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog