Bugünden 1930'a 5,466,868 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 11 KASIM 1998 ÇARŞAM 10 DIŞ HABERLER Endonezya'da tunelçöktu • CAKARTA(AA)-- Endonezya'nm Sumatra Adası'ndabir baraj tûnelinin çöktügü ve 14 kişmuı enkaz altında kaldığı bıldirildi. Tüneldeki işçilerin yerin 80 metre altında olduğu belirtilen haberde, enkaz altında kalan 14 kişinin yaşamından kaygı duyulduğu bildirildi. Bu arada, Endonezya'da siyasal reformlann görüşüleceği parlamento oturumu başlarken parlamento binası yakınında toplanan protestocu kalabahk, yüzlerce koruma görevlisi tarafindan ergellendi. Avrupa'da işsizfik azaldı • R4RİS(AA)-Avrupa Birliğı (AB) ülkeleri arasında ortalama işsizlik oranmın, 1992 yıimdan bu yana ilk kez yüzde 10'un altına düştüğü bildirildi. Le Figaro gazetesinin ekonomi ekinde çıkan habere göre AB'yeüye 15 ülkede ortalama işsizlik oranı şu anda yüzde 9.9. Gazetenin haberinde, geçen yil AB ülkeleri ıçmde 1.7 mılyon iş olanağı yaratıldıfj önemle vurgulandı. AB ülkelennde, toplam işsiz sayısının şu anda 16.6 milyon civannda • oldugu tahmin ediliyor. AB • ölkeleri içinde işsizliğin en az olduğu ülke yüzde 2.2 -ile Lüksemburg. işsizlik ' oranının en yüksek olduğu ülkelerin başında ıse yüzde 18.5 ile Ispanya geliyor. Orta Amerika yardım istiyor • TEGUCIGALPA (AA) - Orta Amerika'yı yıkıp geçen Mitch tayfunundan etkilenen ülkelerin devlet başkanlan, uluslararası toplumdan acıl yardım isteğınde bulundu. Orta Amerika'daki ülkelerin devlet başkanlan El Salvador'un başkenti San Salvador'da yayımladtklan bildiride, acil yardım çerçe\esinde, tayfundan en çok etkilenen Honduras ve Nikaragua'nmdrş borçîannm ertelenmesini ve yeni iş alanlannın yaratılması için ihraç mallannm uluslararası pazarlarda serbestçe satılabilmesini istedi. Demirel, Aşkabarta • AŞKABAT(AA)- Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı'nın resmi davetlisı olarak bugün başkent Aşkabat'a gidıyor. Cumhurbaşkanı Demirel, yaıin Devlet Başkanı Türkmenbaşı ile Türkiye'nin Aşkabat Büyükelçiligi karşısında yeni yapılan Atatürk Parkı ile Atatürk heykelinin, Türk fırması tarafindan yapımı tamamlanan Milli Türkmen Müzesi ve Diyanet Vakfı tarafindan yapılan Türk Camisi'nin açılışını yapacak. Demirel 13 Kasım'da Kırgızistan'ın başkenti Bışkek'e gitmek üzere Aşkabat'tan aynlacak. madene saldırı • LONDRA(AA)- Angola'daki bir elmas madenine önceki gün düzenienen saldında 7 kişi öldü. BBC. bir Kanada şirketine ait madene, silahlı 50 kişi tarafindan düzenienen saldında ölenlerden 4'üniin Angola vatandaşı, 2'sinin Ingiliz. diğerinm de Portekızli olduğunu bildirdi. Saldınnın, Angola'mn bağımsızlığı için savaşan UNITA genllalannca düzenlenmiş olabileceği kaydedildi. Moskoya'da soğuk öMürüyor • MOSKO\A(AA)- Moskova'da soğuklar, geçen hafta 9 kişinin ölümüne neden oldu. Interfaks haber ajansı, geçen hafta, soğuk nedeniyle 9 kişinin öldüğünü, 67 kişinin de hastaneye kaldırıldığını duyurdu. Moskova'da, her yıl kış aylannda çok sayıda insan soğuktan ölürken ölenlerin çoğunu evsizler ve alkolikler oluşturuyor. Washington bildirisinin yarattığı kaygılan gidermek için 3'lü deklarasyon açıklandı Ânkara sürecine dönüşANKARA (CumhuriyetBürosu) - Kuzey IraJdı liderîer arasında 17 Eylül"de Washington'da imzalanan bildirinin Ankara'da doğurduğu endişelerin giderilmesi amacıyla Türkıye, Ingiltere ve ABD arasın- da hazırlanan deklarasyon diin An- kara, Washıngton ve Londra'da ay- nı anda açıklandı. Washington bil- dirisiyle yara alan Ankara süreci- ne onanm amacıyla hazırlanan or- tak deklarasyonda, Washington bil- dirisinde yer alan "federasyon" sözcüğüne açıklık getiriliyor. Diplomatik gözlemciler, "fede- rasyon" ıfadesinin yer almaması- nı "görsel bir önlem" olarak yo- rumladılar. Kürdistan Demokrarik Parti (KDP) lideri Mesud Barzani Ankara temaslannın sonunda dü- zenlediği basın toplantısında, "Fe- derasyon bizûn insanlanmızın ide- atfdir" demişri. Ortak deklarasyo- nun tam metnı şöyle: • Bu ortak bildiriyle, KDP ile KYB arasındaki uzlaşma çabalan önemli ve yeni bir aşamaya ulaş- mıştır. • Türkiye, ABD ve Ingiltere, Türkmenler diyalog sürecinden dışlandı ANKARA (Cumhuriyet) - Irak'ta yaşayan Türkmenlerinbölgede bir siyasi güç olarak des- teklenmesi poiitikasından geri dönüş yapan Tür- kiye, Tûrkmenleri Kuzey Irak'taki rakip Kürt gruplan ile yaptığı diyalog sürecinden de dışla- dı. Türkmenlerin birbölümü Irak'taki rakip Kürt gruplanndan Mesud Barzani liderliğindeki KDP'nin konrrolü altında buiunan Türk sının- na yalan bölgede yaşıyor. KDP. Türkiye'nin geçen yılki hükümet döne- minde benimsediği Türkmenlerin Irak"ta bir si- yasi güç olarak desteklenmesi poiitikasından önemli ölçüderahatsız. Türkmen Cephesi'nin Ku- zey Irak'taki varhğmt korumakla görevli aske- ri kolunun bölgedeki Kürt polis gûcü ve peşmer- geleri ile birlikte bir güç olarak ortaya çıkmala- n da KDP'nin rahatsızlık duydugu bir diğer nok- ta. Irak'ın birliği ve toprak bütünlüğü- nün korunmasmın önemini tekrar- lamaktadırlar. Üç ülke olarak KDP ve KYB 'nin ortak bildirilerinde bu ilkeye önem verdiklerini not et- mekten aynca memnuniyet duyu- yoruz. Bu çerçevede, Ankara bil- dirilerinin uygulanmasıyla ilgili düzenlemelerin ve ortak bildirinin Kuzey Irak'ta mevcut geçici duru- ma birara çözüm bulunması hede- fi taşıdığını not ediyoruz. • Eş başkanlar ile KDP ve KYB açıkça, Irak'ın geleceği hakkında- ki temel kararlann uygun birzaman- da ve normal bir politik sürecin aşaması olarak bütün Irak halkı ta- rafindan birlikte alınması gerekti- ğine inanmaktadır. • Aynca, KDP ve KYB'nin, PKK'ye bölgede sığınak sağlan- maması, bölgedeki tüm PKK üs- lerinin yok edilmesi ve Türk sını- nrunkorunması konulanndaki açık taahhütlerini memnuniyetle karşı- lıyoruz. Ortak bildiride ve Anka- ra bildirilerinde yer alan ve teroriz- min bertaraf edılmesini hedefle- yen ve bu ve diğer maddelerin tam olarak uygulanmasını bekliyoruz. # Geçmişte Kuzey Irak'taki ba- zı hükümet dışı kuruluşlann faali- yetlerinin statüleriyle bağdaşma- yabıldiği görülmüştü. Türkiye hü- kümeti, hükümet dışı kuruluşlann görevlilerinin bölgeye geçişlerini düzenleyen ilkeleri belirlemiştir. 0 Sonuç olarak Türkiye, ABD ve tngıltere hükümetleri, Sayın Bar- zani ve Sayın Talabani'nin bu ini- siyatifinin gerçekleşmesini müm- kün kılma yolundaki sorumlu ve uyumlu yaklaşımlanru memnuni- yetle not etmektedirler. Başbakan Yardımcısı BülmtEce- vitdün Talabani'yi Başbakanhk'ta kabul etti. Irak'ın PKK'ye deste- ğinin Türkiye'yi tehdit edici bo- yutlara ulaşması durumunda ge- rekli önlemlerin almacağını vur- gulayan Ecevit, Talabani'nin PKK'ye karşı daha etkili tavır al- ma gereğini kavradığını kaydetti. Talabani'nin sözlerinin yerine ge- tirilmesinin de izleneceğini dile getiren Ecevit, KYB lideriyle gö- rüşmesini "unıut verici ve tatmin edfci" olarak niteledi. Ecevit, Tür- kiye'nin Kuzey Irak'ta etkili bir denetim kurmak zonında olduğu- nu belirtti. Ecevit Türkiye'nin Kuzey Irakta etkili bir denetim kurmasının ge- rekliliğini vurgularken ABDKong- resi'nin Irak muhalefetinin güç- lendirilmesi için 97 milyon dolar- lık fon aynlması karannın sonuç vermeyeceği izlenimi edindiğini söyledi. Talabani, Ecevıt'legöriiş- tükten sonra CHP Genel Başkanı Deniz Baykalı da ziyaret etti. Petrole karşı harabüyü Dı$HaberterServisi-Nijerya'da ya- bancı şirketler tarafindan işletılen zen- gin petrol yataklannın bulunduğuböl- gelerde yaşayan yoksul halk, petrol sı- zıntısının balıkçıhğı ve pinnç ekimini de olumsuz etkilemesı üzerine petrol şirketlerine karşı büyüyle savaşmaya başladı. Ingiltere'deyayımlanan The Indepen- dent gazetesi, Nijer Deltasf nda yaşa- yan Ijaw kabilesinin petrol şirketleri- ne karşı açtıgı savaşta büyüye başvur- duğunu yazdı. Habere göre, geçen ay yerliler 15 'ten fazla pompa istasyonu- nu ele geçirerek günde 250 bin varil pet- rolün üretımıni durdurdu. Yabancı şjr- ket çalışanlanndan bazılan yerliler ta- rafindan rehin alınınca, diğerleri de kendiliğinden bölgeyi terk ettiler. Akassa sakinleri, yabancı petrol şir- ketlerine karşı açtıklan savaşta, yüzyıl- lardır var olan ve yalnızca çok büyük sorunlarla karşılaşıldığında canlandı- nlan Egbesu inancına başvurdular. Eg- besu'ya inananlar pasif direnişe ınanı- • Eski bir inanışı yeniden canlandıran yerli halk, petrol şirketlerine saldınlar düzenliyor. Yerliler kaynaklannı kendileri kullanmak istiyor. yorlar, ama Akassayerlileri bugün ya- bancı petrol şirketlerine karşı açtıkla- n savaşta pasif olmak yerine saldırgan olmayı seçtiler. Yüzlerini atalan gibi boyayıp savaş danslan yapan Akassalı gençler, ani- mizm ve Hıristiyanlık inancınm kan- şımı olarak kurşunlann kendilerine iş- lemeyeceği düşüncesinde. Geçen aylarda Egbesu inanışına ka- ölan binlerce genç, başta Shell olmak üzere birçok yabancı petrol şirketine otomatik silahlarla saldınlar düzenle- di. Hükümetin, bölgeye gönderdiği as- kerlerden bazılan Egbesu üyelerinin olağanüstü güçler taşıdığına inandık- 1an için karşı saldındabulunamadılar. Nijer Deltası'nda zengin petrol ya- taklanna sahip olan Akassa kasaba- sında yoksulluk diz boyu. Kasaba sakinlerinden 73 yaşındaki VHsdom Frankotiı>yabancı petrol şir- ketlerinin bu bölgede milyonlarca do- lar para kazandığını, ancak kendileri- nin bu zenginlikten hiç pay almadığı- nı söylüyor. Frankolin, petrol sızıntısı yüzündentek geçim kaynaklan olan ba- lıkçılığı yapamadıklannı, sızıntının pi- rinç tarlalannı da mahvettiğini belirti- yor. Yazar VVKva aruktı Nijer Deltası'nın güneyindeki Ogo- niland bölgesinde binlerce kişi azınlık haklan eylemcisi ve yazar Ken Saro- Wlwa'nın idam edilişinin üçüncü yı- lında bir araya geldi. 20 bin gösterici Ogoni halkının merkez kabul ettiği Bori'ye yürüdü. Ogoni Halkı'nın Ha- yatta Kalma Hareketi'ne öncülük eden Saro- Wiwa ve 8 arkadaşı 10 Kasım 1995 tarihinde idam edilmişlerdi. HAZAR PETROLLERİ Azerbaycan taviz istiyorBAKÛ(AA)-Azerbay- can Devlet Petrol Şirkeri SOCAR Başkanı NaükAM- yev, Türkiye'nin, Bakû- Ceyhan petrol boru hattı projesinin gerçekleştiril- mesi ve çevre güvenliği- nin sağlanması için tarife konusunda güçlü tavizler vermesi gerektiğini söyle- di. Aliyev, bunun Azerbay- can ve uluslararası kamu- oyunun gözünde, projenin daha da cazip hale getiril- mesinehizmet edeceğini kay- detti. Natık Ali- yev, gazeteci- lerin sorulan- nı cevaplandı- nrken, petrol ihracımn eko- nomik açıdan uygun olması için bazı kri- terler hazırla- dıklannı bil- dirdi. Aliyev, "Tiı- rife ücrcti için önerilen tekliflerin bu kri- terlere ııvmanıası halinde, petrol boru hattı, bütün ûretim projesinin ekono- mflt kânnı etkiler" dedi. Aliyev, bununla ilgili Azerbaycan, Türkiye, Gür- cistan ve uluslararası kon- sorsiyumun operasyon şir- keri AIOC çalışma grupla- nnm Istanbul'daki görüş- melerinin sonuçlannı bek- lediklerini kaydetti. Bakû-Ceyhan projesi- nin esas sonınunun paha- hlığı olduğunun öne sürül- düğünü anlatan Aliyev, ba- zı çevrelerin bu gerekçeyi projenin gerçekleştirilme- • SOCAR Başkanı Natık Aliyev, Bakû- Ceyhan boru hattının hayata geçmesi için Türkiye'nin tarife konusunda tavizler vermesi gerektiğini söyledi. si için kullandıklannadik- kat çekti. Aliyev, Bakû- Ceyhan güzergâhının paha- lı olup olmadığı sorusunu şöyle yanıtladı: "Bakû-Ceyhan projesi- ni hangi ahernatifle kıyas- bdıgınıza bağh. Bakû-Sup- sa hattının, daha kısa ol- ması sebebiyle daha ucuza nıal olacağı ortada. Ancak buradan petrolün son piya- saya taşuıması için boğaz- lardan geçmesi ve Sam- sun'dan Ce>han'a taşm- ması gerek- tiği göz önüne alın- dığında Ba-. kû-Ceyhan, _ Bakû-Supsa ' ile ekono- mik açıdan rekabetede- bilecek bir projedü-." Aliyev, konsorsiyu- mun yöne- tim kurulu toplantısının 4 Aralık'a ertelendiği yolundaki ha- berleri doğrulayarak, an- cak bu tarihlerde Cumhur- başkanı Haydar AHyev'in yurtdışmda olabileceğini, bu nedenle kesin bir şey söyleyemeyeceğıni kaydet- ti. Bu toplantıda ana petrol boru hattının güzergâhıy- la ilgili nihai karann ahn- mayacağını ifade eden Ah- yev, yalnız konunun değer- lendirileceğini söyledi. Nihai kararla ilgili bir tarih vermeyen Natık Ali- yev, buyöndeki çalışmala- n bir an önce bitirmeyi he- deflediklerini sözlerine ekledı. FBI, ABD Başkanı'nı 1996 seçimlerinin fınansmanı konusunda sorguladı CBnton'ın başı yine deıtte FUAT KOZLUKLU VVASHINGTON - ABD tarihinin en il- ginç siyasi kişiliği olan Başkan Bill CHn- ton, göreve başladığı 1992 yılından beri he- men hemen her gün adli soruşturmalarla mücadele ediyor. ABD Temsilciler Meclisi Adalet Ko- mısyonu'na bağh ^ayasa Alt Komisyo- nu, önceki günden itibaren 19 anayasa uz- manı ile tarihçinin görüşlerini dinlemeye başladı. Uzmanlar, Başkan'ı görevden almayı gerektirecek suçlar ve Başkan'ın yalan ifa- de vermesinin Anayasa"ya göre ne anla- ma geldiği konulannda komisyona görüş bildiriyorlar. Bill Clinton'ın işbaşından uzaklaştınlabilmesi için Senato'nun üçte iki çoğunlukla karar alması gerekiyor. Adalet Komisyonu'nun Başkanı olan Cumhuriyetçi Partili HenryHyde,araştır- ma görüşmelerini açarken yaptığı konuş- mada, u Bu ülkede hiç künsenin yasalann üzerinde olmadığına gerçekten inanryo- rum. Ara seçim sonuçlan ne olursa anaya- sal görevimizi yerine getirmeye devam ede- ceğJz" dedi. Hyde, şunlan söyledi: "ABD Başkanı'nın yasal ve hukuka uygun dav- ranma sorumJuluğu herkesten daha fark- lı ve önemlidir. Yalan be>anda bulunmanın makul görülebileceğini söyleyenleri anla- yamr*orum.Herkes bir neden bulmaya ça- lısryor. Ola> açıkça ortada, Başkan yalan beyanda bulundu." Alt Komisyon'un Başkanı CharlesCa- • ABD Temsilciler Meclisi, Monica Lewinsky skandalıyla ilgili olarak önceki günden itibaren 19 anayasa uzmanı ile tarihçinin görüşlerini dinlemeye başladı. nady de, "Ettmizdeki kanıtiar. Başkan Bill Clinton'ın yalan beyanda bulunduğunu, adaletin işle>işini engellemeve kalkışügını ve diğer suçlannı çok açık biçimde göste- riyor" diye konuştu. Komisyon şayet Clin- ton hakkında suç unsuru bulursa Yüce Di- van konumundaki Senato, Başkan'ı yar- gılamaya başlayacak. FBL, Clinton'ı sorguladı Kongre azil soruşturmasını sürdüıjir- ken Başkan Clinton, 1996 seçim kampan- yası için yasadışı yollardan kaynak sağla- dığı iddialannı araştıran Federal Araştır- ma Bürosu (FBI) tarafindan sorguya çe- kildi. Adalet Bakanlığı avukatlan ile FBI'dan iki ajan, önceki gün Beyaz Saray'da bir buçuk saat süreyle ABD lidAini sorgula- dı. Sorgulamanın videoya kaydedilmediği ve Clinton'dan, sorulan cevaplamadan ön- ce doğruyu söyleyeceğine dair yemin et- mesinin de talep edilmedıği öğrenildi. ABD Adalet Bakanı Janet Reno'nun, 7 Aralık'a kadar konunun daha derinleme- sine soruşturulması için özel bir savcı ata- ma konusunda karar vermesi gerekiyor. Janet Reno'nun atama yönünde karar ver- mesi halinde Bill Clinton, iki ayn konu- daki suçlamalardan dolayı ve iki ayn özel savcı tarafindan somşturulan 'ilk ABD başkanı' olacak. Clinton, hakkında açılan azil soruştur- ması yüzünden sıkıntılı. Burundi'de katliam Askerler lOOsivili öldürdü BUJUMBURA (AFP) - Afrika ülkelerinden Burundi'de ordunun en az 100 sivili katlettiği bildirildi. Görgü tanıklannın muhabirlere verdiklere ifadelere göre, bu ayın başmda meydana geTen katliamda Burundi ordusu, başkent Bujumbura'nın dışına topladıkJan sivilleri öldürdüler. Bagpmsız Studio Ijambo'nun muhabirlerine bilgi veren görgü tanıklan, çoğunlugu Tutsi kabilesine mensup askerlerden oluşan Burundi ordusunun başkentin dışındaki bir mülteci kampına saldırdıkJannı bildirdiler. Muhabirlerle görüşen Mutambu kasabası sakinlerine göre, korkunç katliam muhalefetteki Hutu partısi Palipehutu'nun askeri kanadı olan Ulusal Kurruluş Güçleri'ne bağlı savaşçılann Tutsilerin banndığı bir mülteci kampına saldm düzenlemelerinden sonra gerçekJeştirildi. Tutsi askerlerin, Hutu kabilesine bağlı 100'den fazla sivili başkentin dışına toplayarak katlettikleri bildirildi. Hutular ile Tutsiler arasındaki çatışmalar yıllardır başta Burundi ve Ruanda olmak üzere Orta Afhka ülkelerini kan gölüne çevirmeye devam ediyor. BIÇAK SIRTI EROLMANİSALI Ankara, AB'nin uzattıj Havucu Yiyecek mi? Avrupa hatasını anladı! Lüksemburg'da "Dc rucu Davut" gibi içini dökerek Türkiye konusı da, "AB'nin doğnılannı" açıkça ortaya koydu, £ cak bu duaım, Brüksel'in bazı işlerini bozmaya bi ladı. AB'nin uzun ve orta vadeli Türkiye politik; şöyleydi: Uzun dönemde de Türkiye'yi, geleceğin AB Kc federasyonu (veya Avrupa Devleti) dışında tı mak, işi yalnızca, 6 Mart belgesi ile oluşturduı Gürrîrük Birliği çerçevesinde bağlamak. AB, 19i sonrasının yeni dünya koşullarında, Türkiye'yi s ğuk savaş döneminde olduğu gibi 'Baf/'nın (' AB'nin) kanatlan altında korumak zorunda de£ ne askeri ne de ekonomik olarak. 6 Mart belge ile işi bağlamış, parasal, sosyal, politik yükümlı lükattınagirmeden, gümrük birliği ile Türkiye'yi "u sayeti altına" almış. Ekonomik ilişkiler AB açısıı dan, olağanüstü iyi gidiyor. Türk pazan tamam« açık, dış ticarette büyük atılım yapmış, Türkiye) ihracatı patlamış, Türkiye'nin üçüncü ülkelerle ili: kileri ise, AB'nin denetimi altında. AB sınırlannı zaten 1994 tarihli Essen Dort ğu'nda belirlemışti, Türkiye bu sınırlar içinde yof tu. 1994-1998 AB politikaları ve uygulamalan he bu doğrultuda yapıldı. Şimdi, bir raporun bir k« nanna, Türkiye 12. adaydır diye bir cümlenin el< lenmesi, AB'nin Türkiye politikasının değiştiği ar lamına mı geliyor? Kesinlikle hayır. Sadece, "tah tik olarak", AB'nin gerçek Türkiye politikasını önünü açmak için uzatılan bir havuç. Türkiye'ni AB üyeliği açısından hiçbiranlam taşımayan bu ifa de, AB bakımından çok önemli. - Çünkü Lüksemburg Doruğu'nda AB Türkiye) dışarda bırakacağını açık açık ortaya koyduğu içiı Türkiye'de, gözlüğü en pembe olanlar bile uyan maya, kafalannı kumdan çıkarmaya başladılaı Bunlar bile, AB bizi gerçekten almayacak galib; diye düşünmeye koyuldular, gerçeklerle yüz yüzı geldiler. Hükümet, siyasal parti liderleri, bazı ku rumlar, gümrük birliğinin gözden geçiriimesi ge reğini vurguladılar. Oysa 6 Mart belgesi AB için ya şamsal bir önem taşıyordu, hiçbir mali, sosyal politik ve kültürel yük altına girmeden Türk eko nomisini avuçlannın içine, dünyada eşi benzer bulunmayan bir biçimde almışlardı. Bu avanta kaybedilmemeli idi. Türkiye'de hava değişmeye baş lamıştı, bu gidişi durdurmak gerekirdi. Sanki bir raporun bir kenarına, Türkiye 12. adaî ülkedir diye bir ifade konsa ne olurdu ki? Bu AB'y hiçbir şekilde bağlamaz ve hiçbir yeni yükümlü lük altına sokmazdı. Bu arada verilecek 300-40C milyon dolar yeter de artardı bile. - Türk medyası da, gördünüz mü, AB hatasın düzeltti, yann Türkiye tam üye olacak, AB pers pektifimizi değiştirmeyelim diye manşetler atmal 1 içinzaten hazır bekliyordu. 1995'teki kadar olma- sa bile, yeni bir hava estirilebilirdi. Bu yönde yazı- lar yazmaya hazır kalemşöıier, pusuda bekliyor- du, eh bazılan için emir büyük yerden ğeliyordu kolay değil, pabuç pahah. AB taş attı da eli mi yo- ruldu, Ankara 10-15 yıl sonra, nerede benim tanr üyeliğim dese, önüne sürülecek tonlarla gerekçe bulunur ya da yaratılırdı, bu da iş mi. Brüksel bu- nu, başkalanna yapmadığını, Türkiye'ye yapma- mış mıydı? - öte yandan, G. Kıbrıs Rum Yönetimi ile tarr üyelik görüşmeleri sürdürülecekti. AB adayı, res- men iki devletli konuma getiriyordu. Ankara'nın ağ- zına bir parmak bal çalarak, bak seni 12. aday di- ye açıkladık, sen de artık, Kıbns Federasyonu için- de, Türklerin yarı azınlık statüsünde, AB şemsiye- si altına girmesine ses çıkarma, elini ayağını ada- dan çek diye baskılarını sürdürebileceklerdi. S 300'ler ile ilgili tezgâh da hazırlanmıştı. Füzeleı gelirken Ankara üzerinde baskı yapmak olanal< dışıydı. Siz bu füzeleri şimdilik Girit'e falan yerleş- tirin, biz Ankara ile işleri kotannca gerisi çorap sö- küğü gibi çözülür dediler. Yunanistan ve Rumla/ için, kaz gelen yerden tavuğu esirgememek nor- maldi, o iş de halloldu. AB'nin Türkiye politikasında, işin özünde, hiç- bir değişiklik yoktur, Türkiye'nin tam üye yapılma- ması, geleceğin Avrupa Devleti içine alınmamas 1 ile ilgili olarak AB'nin çok sağlam ekonomik, po- litik, sosyal ve kültürel nedenleri bulunmaktadır ve AB karannı çoktan vermiştir. Rapora konan bir ik cümle bu gerçekleri değiştiremez. Inanmayanlar. Brüksel'de Türkiye politikasına ilişkin raporlan, belgeleri okuyabilirler. Öne sürülen AB gerekçele- rinde, hiçbir değişiklik olmamıştır. Tek değişiklik, "taktiknedenlerfe" eklenen 12 sayısıdır. Böylelik- le AB, Türkiye'ye ilişkin politikasında, "önündekı engelleri" aşmak istemektedir. Çok açık seçik olan bu tuzağa Türkiye düşecek mi, bunu zaman gösterecek. AB, Lüksemburg'da- ki "açık ve dürüst" Türkiye politikasını bırakmış, bizim için çok tehlikeli olan "taktik ve aldatmaca' politikasına dönmüştür. Eh, bu konuda Brüksel'in pek yalnız kaldığı söylenemez, "içerden" de biri- leri Brüksel'in kulağına, galiba ftsıldamışlar. Her- halde, "Siz delirdiniz mi, Lüksemburg'da olduğu gibi, böyle adamın yüzüne açık açık söylenir mi, bir iki cümle ekleyin, gerisini içerde biz hallede- riz" demişlerdir. Şimdi yanıtı verilmesi gereken soru şu oluyor: Ankara, göstere göstere uzatılan bu havucu, gö- nüllü bir biçimde yiyecek mi? Tuzağı çok iyi gören bazı bakan ve bürokratlanmız neyin yapılması ge- rektiğini çok iyi biliyorlar. Ancak, bazı "iç ve dış çev- relerden", onlann baskısından yakalarını kurtara- bilecekler mi? AB'nin uzattığı havucu Türkiye'ye yedirmek isteyen yalnız Brüksel değil, esas sorun içerdeki uzantılan. Zavallı Türkiyem benim, Cumhuriyet'in 75. yılın- da bile hâlâ nelerle, kimlerle uğraşıyoruz, işin en acı yanı da bu. BAYBÜKTASLİYEHUKliKMAHKEMESİ'NDEN EsasNo I997 318 Davacı DSİ Genel Mûdûrlüp \ekılı Av Hıkmet Bekar tarafindan, davahlar Bayburt ılı mericez Uğrak köyûnden Maşuk Solak ve aıkadaş- lan aleyhme mahkememıze açılmış buiunan tescıl davasınm yapılan açik duraşmas! sirasında verilen ara karan gereğınce. Davacı vekılı dı- lekçesınde Uğrak köyûnde kam 39 parsel nolu ve ıstımlak evıakında 148 parsel nuraarası ıle göstenlen taşınmazda 5400 m2'lik kümm da- vacı ldare adına tescılmı talep etmış olup. Bajburt ılı merkez Uğrak kö- yünden Mecbure Sever, Menşure Solak, Mehn Solak, Mehmet Sever, Hacer Sever, Mustafa Sever, Alım Ergıil, Hatıce Ergûl, Alı Haydar Er- . gül ve Hasan Hılmı Ergûl'ün tûm aramaîara ra|men adreslen tespıt edi- lıp davetıye teblığ edıbnedığınden ılanen tebhğıne karar venlmış olup, duruşmanm bırakıldıgı 30 11.1998 günü saat 09 00'da duruşmada haar bulunmalan veya kendılenm bir vekılle temsıl etnrmelen, duruşmada hazır bulunmadıklan \e kendılennı de bir vekılle temsıl etnrmedıkleri takdırde duruşmalann yoklugunda yapılıp karara baglanacağı hususu HUMK'nın 213 ve mûteakip maddelen gere|ınce davetıye yenne ka- rm olmak üzere ılarıo,tefchg olunur Basın 52999
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog