Bugünden 1930'a 5,419,774 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyet İmtiyaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yayın Yönetmenı: Orhan Erinç # Genel Yayın Koordinatoru Hikmct Çetinkava # Yazıışlerı Mudürlen ibrahimYıldız, Dinç Ta>anç(Sommlu) # Haber Merkezı Muduriı Hakan Kara O Görsel Yönetmen: Fikret Eser D15 Haberler Şinasi Danijoğlu # istıhbarat Cengiz ^ ıldınm 9 Kultur Handan Şenköken • Spor Abdülkadir Yücelman # Makaleler Sami Karaören 9 Duzeltmc Abdullah Yazıcı 9 Fotoğraf Erdoğan koscoğlu 9 Bıigı-Belge Edibe Buğra 9 Yurt Haberlen Mehmet Faraç Yayın Kuruiu. İihan Selçuk 1 B**karı 1. Orhan Erinç, Okta> Kurtbökc Hikmet Çetinkava, Şükran Soner, Ergun BalcL Dinç Ta>anç, İbrahün \ lldız, Orhan Bursalı. Mustafa Balba>. Hakan Kara. \nkara Temsılcısr Mustafa Balba> 9 Haber Müdunı Doğan Akın \tatürk BuKan No 125. Kat 4. Bakanhklar-Ankara Tel 41951)20 C hat), Faks 4195027 9 Izmır Temsılcisı SerdarKuık.H ZıyaBK 1352 S 23Tel 4411220. Faks 4419117 9 Adana Temsılcısı. Çeün Y iğenoğlu. İnonu Cd. 119S No 1 Kat 1. Tel 363 12 11, Faks 363 12 15 fCoordınaîor Ahmet Korulsan 9 Muhasebe Bülent Yener 9 tdare HüseyinGürer#lşletme ÖnderÇeü'k9Bılgı-Işlem. Nail tnal 9 Bılgısayar Sistem. Mürüvet Çiler MEDVA C: • Yonetım Kurulu Başkanı - Gene! Mudur Gülbin Erduran • Koordınatör Reha Işıtman # Genel Mudur Yardımcısı Mine 4kdağ Tel 514 07 53 - 5139580-513846O41.Faks 5138463 \a\ımla>an \e Basan: Yenı Gün Haber Aıanai. Basın ^e Yavıncılık A Ş TıAocaiı Cad .W41 Caşîaloğlu 34334 lst PK.246 tstanbul Tel (0 212) 512 05 05 (20 hat) Faks (0 2121513 85 95 3TEMMUZ1997 Imsak: 3.29 Güneş- 5 30 Öğle: 13.15 İkındi: P.13 Akşam: 20.47 Yatsı: 22.38 Zeki Triko'nun mayoları • Haber Merkeri - Oünya mayo piyasasının önde gelen fırmalanndan Zeki Triko, Fenerbahçe renklerini dünya plajlanna taşıdı. Geçen yıldan itibaren koleksıvonunda san lacivert renklenn hâkım olduğu mayolara ağırlık veren Zeki Triko'nun bu mayolanna hayran kalan yabancı müştenler yüksek miktarlarda sipanş verdiler. Ototren uygulaması • Haber Merkezi - Gençlere ve işçılere Avrupa ülkelen ıçin özel indırimli uluslararası tren biletleri satan \Vasteels Seyahat, ototren (yolculann ve otomobıllerin aynı trende özel kapalı vagonlarda taşınması) seferlerini başlattı. Hamam yerine Kuran kursu • İstanbul Haber Servisi - Fatih Karagümrük'te bulunan tanhı Atık Ali Paşa Hamamf nın Kuran kursu yapılmak ıstendiğı öne sürüldü. İstanbul 1 No'lu Anıtlar Kurulu tarafindan da incelenen hamamın, yeniden aslına uygun restore edilmesi istendi. James Stevvart öldü • LOSANGELES(AA)- Ünlü aktör James Stewart, Beverly Hills'teki evinde öldü. "You Can't Take lt With You". "Mr. Smith Goes To Washıngton" ve "İt's A \Vonderful Lıfe" gibi klasik fılmlerin yıldızı Stevvart'tn kalp knzmden öldüğü bıldinldı. Ünlü yönetmen Alfred Hitchcock'un gözde aktörlerinden Stevvart, Kathanne Hepbum ıle başrolünü paylaştığı "Phıladelphia Hıkâyesi"'filmindeki rolüyle 1940yılında'EnEyi Erkek Oyuncu Oskan'nı kazanmıştı. Akademi Ödülü'ne 5 kez aday gösterilen Stevvart, 89 yaşındaydı. 'Yeşilkart bir masal' • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Sağlık Bakanı Halıl Ibrahim Özsov. dün düzenlenen Yüksek Sağlık Şûrası'nın 194. toplantısında bır konuşma yaptı. Özsoy, dıger alanlarda olduğu gibi sağlık alanında da slıntılann olduğuna dikkat çeicerek "Sağlık ocaklan atıacına uygun kullanılsaydı re yeşıl kart gibi bır masala re de aile hekimliği gibi bir kruma gerek kalırdı" dedı. Başkent Beymen • Haber Merkezi- Beymen. arjlık ayında İstanbul Sıadiye'de hizmete giren nığazasından sonra "negastore devri"nin içjincü halkasını şimdi de Â.Tkara"da hayata geçiriyor. Lzılay Beymen Mağazası, kgün Kavaklıdere-İran aJdesi üzerinde yer alan vni mekanına taşınıyor. "Başkent Beymen", bu aşam Cumhurbaşkanı Süeyman Demırel a-afından açılacak. Yeryüzünde kullanılan yaklaşık 6 bin 500 dilin yandan fazlası yok olma tehlikesiyle karşı karşıya Dünya clilleriııi ımutııyorÇeviri Servisi - İletişim, turizm ve tica- retın küçülttüğü dünyada pek çok dil kay- gı verici bır hızla yok oluyor. Haftalık Tî- me dergısı son sayısında ortadan kalkan dünya dıllerine genış yer ayırdı. Derginin kapak konusu yaptığı habere göre, sayıla- n yaklaşık 6 bın 500 olan dünya dillerinin yandan fazlası bugün yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Din kitaplanndakı Babil Kulesi öykü- sünden esınlenerek, haben "Babü'e Dö- nü$" başlığı altmda veren Time, dünyada- ki insanlann giderek birkaç temel dil çer- çevesinde iletişim kuracağtnı ileri sürüyor. Ulaşım araçlannın gelişımiyle rurizmin kit- lesel boyutlara çıktığı dünyamızda mesafe- ler giderek kısalırken. iletişim teknoloji- sindeki gelışmeler de dünyanın dört birya- nındaki insanlann ortak bir kültür çerçeve- sinde düşünmesıni sağlıyor. Öte yandan Bangkok'tan Brüksel'e ka- dar tüketicilerin aynı malı satın alması or- tak bir yaşam şeklı oluşturuyor. Bütün bu etmenler evTensel bir dilin gelişimini körük- lüyor. Dilbilimcilere göre her iki haftada bir. dün- yanın bir yerinde bir lisan ölüyor. Canber- ra'daki Avustralya Ulusal Üniversitesi dil- bılim profesörü StephenVVurm, yaşayan tüm organizmalarda olduğu gibi, dillerin yaşa- rrunı çevTesel faktörlere bağlı olarak sürdü- rebildiğini belirtiyor. Bu bağlamda, ülke- nin ekonomik gücü. askeri üstünlüğü ve kültürel saygınlığı konuşulan dilin yaşama şansını arttınyor veya azaltıyor. İngılizce dünyanın "lingua franka-uluslararası tica- • Time dergisinin haberine göre dilbilimciler her iki haftada bir bir dilin öldüğünü belirtiyorlar. Brezilya'da eskiden kullanılan 180dilden şimdi sadece bir tanesi 10 bin kişi tarafindan konuşuluyor. ri dffi" olarak baş köşede yerinı alıyor. Ne var ki bir dilin yok olması. yalnızca o dilin ortadan kalkması anlamına gelmi- yor. O dil ıle birlikte koskoca bir kültür mi- rası da yok oluyor. "Soyu tükenen bir hay- van ve>a bhki dünyamızın yavaş yavaş ölme- sine nasıl yol açıyorsa, unutulan bir dil de insanlığınsonunu haaruyor y 'diye konuşan Alaska Üniversitesi dılbilimcılerinden IVlic- hael Krauss. "Bugünden başlayarakönlem almadığımız takdirde, gelecekyüzyılda dil- lerin yüzde95'iyok olacak" uyansında bu- lunuyor. KristofKolomb. 1492"deYeniDünya"nın keşfi için yelken açmadan önce. ortaçağın ünlü dilbilimcilerinden Antonio de INebri- ja, Avrupa dillerinin ılk dılbılgisı kitabı olan tspanyolca kramer kitabını derleyip İspanya kraliçesine sunmuştu. Kraliçe İsa- bella, Nebrija'ya bunun ne ışe yarayacağı- nı sordu. Dilbılimcınin yanıtı bugün dil ko- nusundakı kaygılan haklı çıkaracak birdu- yarlılığı yansıtıyordu:"MajesteIeri, güç- lii bir imparatorluk için en kuvvetli si- lah lisandır" 16. ve 17. yüzyıllar Nebri- ja'nın bu öngörüsünü haklı çıkardı. tspanyol ve Portekiz sömürgeciliği Ku- zey ve Güney Amerika kıtalanna yayıldık- ça. yüzlerce yerel dil konuşanlanyla birlik- te ortadan kalktı Örneğın yalnızca Brezil- ya'da. 1500'lüyıllardaPortekizlilerinülke- yı istılasıyla birlikte, yerel dillerin yüzde 75'e yakınbirkısmıunutuldugitti. 160milyon- luk bu ülkede geride kalan 180 dilin için- de yalnızca bir tanesi 10 bin kışı tarafindan konuşuluyor. Can çekisen dünya dilleri îngilizcenin baskısı Avrupa: Yok olma tehlikesi taşıyan Avrupa dillerinin başında İngıltere, lrlanda ve Fransa'nın Bretanya bölgesinde yaşayan Keltlerin konuştuğu Keltçe geliyor. lskandinavya"da Lapon dili, Doğu Avrupa ülkelerindeki çeşitlı Çingene dilleri ve eskı Sovyetler Birlıği'nde konuşulan dıller ortadan kalkmak üzere. Asya: Bugün Çin'de tehlikede olan dillerin başında Sincan ve Yunnan eyaletlerinin özgün dilleri geliyor. Güney Asya'da Nepal ve Malezya'da azınlıklann konuştuğu diller de tehlikede. Japonya'da unutulmak üzere olan Hokkaido Adası yerel dili Ainu. yerel ve merkezi yönetimlerin gayreti sonucu yeniden canlanıyor. Çok dilli bir yapıya sahıp olan Hindistan'da da bazı diller yok oluyor. Afrika: Çok dilliliğin geçerli olduğu Afrika'da pek çok insan kabile dillerinin yanı sıra resmı dıllerini de bilirler. Ne var ki küçük kabilelerin konuştuğu diller, daha güçlü kabilelerin baskısıyla ortadan kalkıyor. Pasifık: Papua Yeni Gine'de pek çok yerel dil, Pidgin adı verilen İngılizceden bozma kanşık dilin baskısı altında giderek unutuluyor. Avustralya'da ise yerlilerin konuştuğu dillenn çoğu unutulmuş. Kuze> ve Güney Amerika: En kötü durumda olan dillerin başında ABD ve Kanada'da yaşayan Kızılderih dilleri geliyor. Birçok yönetmen onun bir kez prova yapmadan kamera karşısına geçmesine hayrandı Mitchum'ıın 'uykulu göder'i kapandı • Robert Mitchum her zaman kendi gibi olduğu için hiç taklit edilememişti; birçok yönetmen onun bir kez prova yapmadan kamera karşısına geçmesine hayrandı. CUMHUR CANBAZOĞLU Holryvvood'un çırkın sersensı Robert Mitchum'un ölümunü u Bir yıldız daha kajdı" gibi klışe bir başlık yenne "Ya- tağuıda mışıl mışıl u> urken öküi" gibi il- ginç yorumlarla dünyaya geçti Batı ha- ber ajanslan. Yaşamı sürekli macera ve belanın içınde geçmiş bırine böyle bir ölüm belki de yakıştırılamaftııştı. Doğ- rusu bu ya. yaşamının her anı olaylarla doluydu Mitchum'un. Örneğin 1945 te UlHiamWellınan'ın yönettiği "G. I. Joe'nun Ö>küsü" ad- lı filmle gelen en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü almak ıçın Oscar gece- sıne katılmamış, nedenmı de açıklamış- tı: "Smoküıimyoktu". Hollyvvoododö- nemde daha Marlon Brando gibi asi, başkaldıran oyuncularla tanışmamıştı. Mitchum'a ödül veriyor. o da smokinı olmadığı ıçin gelmediğini söylüyordu. O dönem yıldızı parlayan Mitchum'a pek sesinı çıkarmadı Hollyvvood ama özürünü de hiçbir zaman kabul etmedi. Sonralan çok arzu ettıği Oscar'a bir tür- lü kavuşamadı "uykulu gözlü adarrT... Taklit edilememişti Ölümüne dek setlerdeydı; birçok iyi fılmin yarunda hiç gocunmadan fıgüran- dan biraz hallice rollerde de gözüktü. Sokaktan, batağın içinden gelmiş, hiç- bir zaman yıldızlığa özenmemişti. Birçok eleştirmene göre ikıncil rolde kalıp oyun gücüyle ve yaşam deneyı- mıyle başrolden intikam alıyordu. Ün- lendikçe oyunculuk mesleğını küçüm- seyerek çevTesındekı yıldızlan gizliden gizliye eleştinyor, sokaktaki yaşamm farklı olduğunu söylüyordu. Anılannda " Benim fıziğim star olmayayeterli değiL Örneğüi bu yüzle iyi adam olamam ama kötüv ü çok iyi oyııanııı'* demişti. Her zaman kendi gibi olduğu için hiç taklit edilememişti; birçok yönetmen onun bırkez prova yapmadan kamera kar- Robert Mitchum 1950'lerdeki ünlü filmlerinden "My Forbidden Past - Arka Kapı"da Ava Gardner'la oynamışü. şısına geçmesine hayrandı...6 Ağustos 1917'de Connecticut'da trlanda asıllı ba- ba ile Norveç asıllı bir anneden dünya- ya gelmişti Mitchum. Çocukluğu ve gençlıği Hollyvvood fılmlerinin klasik öy- külerinden foklı değildi. Küçük yaşta ba- basını kaybetmiş, üvey babasıyla sorun- lar yaşamış, evden kaçıp kirli dünyanın içine düşmüştü. Demiryollannda çalışan babası o iki yaşındayken bir ış kazasına kurban gitmiş. annesi bir gazeteciyle ev - lenmiş ve onu da alarak Nevv York'a yer- leşmişti. Üvey babasmın baskısına da- yanamayıp on dörtyaşmda sokaklarla ta- nışmıştı. Amerika'yı gezerken 16 ya- şında Georgıa eyaletinde sersenlıkten gözaltına alınmıştı. Işten çıkanlmışü 193O'lu yıllan lıman işçılıği, duvar- cılıL bar fedailıği. sokak dövüşçülüğüy- le geçirmiş, bumunu kırmıştı. Gece ku- lüplerinde şarkı söyleyen kız kardeşi 1936'da ona bir tıyatro kumpanyasında iş bulmuştu. Oyunculann şoförlüğünü ya- parken ufak bır iki rolde gözükmüş. sa- nata bır hayii kanı ısınmıştı. Şiirler, ço- cuklar için masallar yazmaya başlamış- tı. İşi büyütüp radyo skeçleri. astrolojı yorumlan yazdıktan sonra 1939'da Or- ' son VVelles'in katkısıyla bir oratoryo ka- lemealmıştı. 1940"ta çocukluk aşkı Dorothv Spen- ce ile ev lenmiş, Hollywood'un hiç alı- şık olmadığı şekilde ev lılığini yanm yüz- yılın ötesıne taşımıştı. Yıne anılannda "DorothyM yüzlerce kez aldattım ama hepsi gece yansından sabahın dördüne kadar sürdü" demişti. Bu arada Debo- rah Kerr v e Shirtey MacLainele ilişkı- leri magazın basmının bır dönem en ve- nmli malzemelenndendı... Evlendikten sonra yazarlık yönü bi- raz körelmişti, bir uçak şirketine gırip uçak kanatlannı boyamava başlamıştı. Ancak ölümüne dek çektıği uykusuz- luk hastalığına vakalanınca normalden az görmeye başlamış ve ışten çıkanl- mıştı Beyazperdede onu farklı kılan o durgun ve uzak bakışlann. uv kulu göz- lerin en büyük kaynağı bu hastalıktı. Ayakkabıcıda çalışırken Hopalong Cassidy serisinden bir fiide atın ayakia- n altında ezılen kovboy rolüy le sınema- yageçmiştı. 1945'e kadar vvesternlerde kötü kovboy olarak kalmıştı. Bu arada 1943'te LaureJ-Hardy'li birfilmde gangs- terlığe soyunmuştu. iki yıllık oyunculuk sonunda gelen Yardımcı Erkek Oscan (1945) şansını aç- mıştı. Tüm gece "The Logked" adlı fıl- min setinde bulunuyor. sabah 7"den öğ- leye kadar "Undercurrenfin çekımle- nne katılıyor. öğleden sonra "Desire Me"de oynuyordu. Bu dönemde ilginç birkaç rol yakalamıştı, özellikle Mazi- nın İçinden"deki (Out Of The Pass) oyu- nuyla sinık rollerde Humphrey Bogart'la yanşabilecek tek isim olduğunu kanıt- lamıştı. Prestijini tazeledi 1950li yillarda Hollyvvood'un ünlü ka- dın yıldızlannın yanında vasat oyoıncu- luk verdiği fılmlerle oyalanan Mitchum. kariyennın belkı de en başanlı oyunu- nu sergilediğı "Tepedeld Ev"le (Home From The Hıll - Yön: Vıncente Minnel- li) Amerikan basını tarafindan 1960'ın en iyi oyuncusu seçilmişti. 6Ö'lan. "KorkuBurmTndakı (1962) psıkopat tıplemesiyle beyazperdenm en ünlü kötülen arasına adıru yazdırarak. "'El Dorado"da (1967) y aşlı John VVayne" in yanında kendıni göstererek kapatan Mitc- hum 70'lerde iyice yumuşayan tipleme- lere yönelmiştı. Yine 1970'lerin başın- da -İrlandalı KE' (Rayn s Daughter) ve "Yakuza" ile prestij iru tazelemişti. Hay- ranlan bundan şikâyet ederken 1975'te Dedektif Marlovve rolüyle (Farevvell My Lovely'deki) tam anlamıyla kanyerinin ikinci büyük atağmı yapmıştı. Televız- yon ıçın 'kutuya sokulmuş sinema' dı- yen Mitchum beyazcama hep sıcak bak- mış, birçok dizide yer almıştı. 80'lerde özellikle "Savaş RüzgârlarT adlı dizi- deki sert albay Pog rolüyle uluslararası ününü bır kez daha pekiştırmiş, 1991 'de Martin Scorsese'nın yönettiği "Korku Bumu"nun yeni versiyonunda psıkopat rolünü Robert De Niro'ya terk edıp po- lısliğe geçmışti. Bergama 37kişi savcılığa gönderüdi IZMtR (Cumhuriyet Ege Bürosu)-Bergama'da gözal- tındaki ÖDP, CHP ve Banş Partısı ılçebaşkanlannın da aralannda bulunduğu 37 ki- şı. sorgulamaları yapılmak üzere dün savcılığa göndenl- di. 30 kışinin de gözaltına alırunak üzere arandığı bıl- dirildi. Vali Kutlu Aktaş'm olaylarla ilgih açıklamala- nndan sonra köylüler ve gö- zaltındakiler üzerinde bas- kının arttığına dikkat çekil- di. İzmır Barosu Başkanı Çe- tin Turan. Başbakan Mesut Yılmaz. Başbakan Yardımcı- lan Bülent Ecevit ve İsmet Sezgin ile Çevre, Enerji ve devlet bakanlanna başvuru- da bulunarak Danıştay'ın ver- diği karar gereğince Euro- gold firmasının çalışmalan- nı durdurmasını ıstedi. Bergama-Ovacık altın ma- denıne sıyanür tanklarının getırılmesini engellemek amacıyla köylülerin traktör- lerle yol kapatma eylemi yapmalannın ardından baş- layan olaylar sonucu gözal- tına alınan 37 kışı, jandar- maya ıfade vermeyi reddet- ti. Gözaltındaki yurttaşlar, sorgulan yapılmak üzere sav- cılığa sevk edıldiler. İzmir Barosu'na kayıtlı 13 avukat ise gözaltındaki yurttaşlarla Cumhuriyet Başsavcısı, İlçe Jandarma Bölük Komutanı Vekıli. Belediye Başkanı ve köylülerin yerel avukatlany- la görüşmelerde bulundular. İşçi Partısı İzmır ll Baş- kanı ,41i Karşılayan ve Ata- türkçü Düşünce Derneğı Iz- mir Şubesi yöneticilerince yapılan açıklamalarda da Bergamalılann mücadelesi desteklenerek, Danıştay karanrun derhal uygulanması istendi. RASGELE / RAİFERTEM Siyasi İktidarlar Sınav Veriyorlar Siyanürtankları. Geldi Bergama kapılanna dayandı. Aman dikkat! Yeni hükümet üyeleri. Günahı sizlerin üstüne kalacak. Karar sizler hakkında verilecek. Halktan, hukuktan yana mı? Yoksa eskinin devamı mı? Yeni hükümet üyeleri. Siyanütie altın arama işini halk istemiyor. Binlerce kişi olay yerine dökülüyor. Halk oylamasına da gidildi. Tek kişi "evef" demedi. Siyanürle altın hayırda birleşti. Danıştay kararını verdi. Hukuk "hayır" dedi. Halkın istemine, hukukun üstünlüğüne inanan yöneticiler. Bu işe dur demek zorundalar. Siyanür tanklan! Bergama kapılannda! Şakran'da bekliyor. Doğup büyüdüğüm köyde. Yol verilecek mi? Yolu kesilecek mi? Halkın istemi olacak mı? Hukuk uygulanacak mı? Yanıt bu olayda belli olacak? Yeni iktidar hakkında toplum karar verecek. Kimden yana?.. Halkın istemine dayanarak. Hukukun üstünlüğünü savunarak. Yeni hükümeti kurdunuz. Umutluyuz. Savunduğunuz ilkelere uyacağınıza inanıyoruz. Bu siyanür yüklü tanklara dur denmezse. Siyanürle altın arama işinden vazgeçılmezse. Ilk günden umudumuzu yitireceğiz. Ondan sonra neler olur, bilemem. Toplumun dayanacak gücü kalmadı. işin sonuna gelindi. Ne olur umutlarımızı yitirtmeyiniz. Toprağımızın, suyumuzun, havamızın kirlenmesine, zehirlenmesine son veriniz. Bergama ovalan, Bergama ovaları. Gözümün önünden gitmiyor zeytinlikler. Buğday tarlaları, pamuk tarlalan. Yaşam bu topraklara bağlı. Yaşam savaşı veren yöre insanları. Yalnız • Bergamalılar da değil. Anadolu'yu yurt edinenler. Zehirlemez, zehirletmez bu vatanı. Siyanürle altın arama, nükleer enerjiyle elektrik üretme işi. Anadolu'yu yurt edinemeyenlerin görüşü. İstemi. Bunlarda birkaç kişi. Çoğunluğuz, çoğunluğumuz. Bu topraklarda yaşayacağız. Anadolu'yu yurt edindik. Edinemeyenlere de son uyanmız. Göç edecek yer kalmadı! Bu olayda karar vereceğiz. Halktan, hukuktan, Anadolu'yu yurt edinenlerden yana mıyız? Yoksa? Aklınızdan geçen... Söylemesi bizden. Güle güle. Rasgele. e-posta : tan (d vol. com. tr
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog