Bugünden 1930'a 5,419,774 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

3TCMMUZ 1997 PERŞEMBE • • • • CUMHURİYET SAYFA HABERLERIN DEVAMI 17 Istanbul _A 30 Sinop PB 24 Edirne A 32 Samsun PB 26 Kocaelı 31 Trabzon PB 25 Çanakkaie A 32 Gıresun PB 24 Izrnir 34 Ankara 29 Manisa A 37 Eskişehır 28 Ayoın A 39 Konya 29 Denizli A 34 Sıvas A 28 Zonguldak PB 26 Antalya 38 Kars Adana Mersin Dıyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van A A A A A A PB PB 33 31 39 39 34 32 30 27 Y 24 Yurdun kuzeydoğu kesımleri çok bulutlu, Doğu Karadeniz ıle Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusu sağa- nakyağışlı, dığeryer- ler az bulutlu ve açık geçecek. Hava sı- caklığındaönemlı bır cteğışıklik olmaya- cak. Rüzgâr, kuzey ı'e batı yönlerden ha- fif ara sıra orta kuv- i'ette esecek. Oslo Helsınki Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Paris Bonn Y PB Y. Y Y Y Y PB 24 23 26 19 18 15 19 22 Münıh PB 26 Mılano Berlin Budapeşte Madrıd Viyana Belgrad Sofya Roma Atına PB PB Y PB PB PB Y A 2U 27 26 25 29 27 29 34 B 26 AS YA Moskova Aşkabat AJmatı Taşkent Bakü Bişkek Tiflis Kahire PB A Y PB Y A Y A 24 39 34 35 32 36 29 36 Şam 36 0Aç,k Parçalı bulut L Ssı BulutİL \ Çok bulutlu • Yağmu r 1u \J>J~AP Kartı S u l u * k Gok gunjltülu G L J N C E L CÜNEYTARC4YÜREK • Baştarafı 1. Sayfada relerden "rnakul" nedenler de toplanabilir. Ammaaa?.. Genelkurmay'ın telefonlannı dinlet- menin, askeri kimi sırtarın belgelerini dışarıya çıka- ran bir çete kurmanın "ne makûl nedeni olabilirne de savunu'acak yanı". Ister dış servislere ister içerdeki kimi odak nok- talarına ya da bir çete başına hizmet versin; bir ör- güt kurarak Genelkurmay'dan bilgi çıkarmak iha- netin ta kendisidir. Bülent Orakoğlu adındaki üstün nitelik ve ni- celikleri olmadığı söylenen biri, Emniyet Genel Mü- dürlüğü'nde üstelik Istihbarat Dairesi Başkanlığı gi- bi bir göreve atanmış. Birincil soru şu: Kimler ta- rafından bu koltuğa oturtulması ısrarla istenmiştir acaba? Sakın Bülent Orakoğlu, Şaibe Hanım'ın eski ko- rumalarından olmasın? Biraz daha açalım skandalı: Atamayı yapan eski Içişleri Bakanı Meral Akşe- ner, Çiller ailesinin, özellikle elini öpmekten kıvanç duyduğu Özer'in hizmetkârı birsiyasetçi. Atama- nın "resmi yüzü "Akşener. Atama olayında bir de görünmeyen yüz veya yüzler var. Bu da bir gerçek. Şimdi hemen herke- sin aklına şu soru geliyor: "Meral Akşener'e Ora-, koğlu 'nun çok duyarlı olan istihbarat görevine ge- tirilmesi emrini veren perde gerisindekı insan kim?" • Sorunun yanıtı, pek çok gizemli olayı, atamanın ve çetenin altındaki gerçek yüzü veya yüzleri or- taya çıkaracak. Bu kesin. Tabii, Akşener'in ABD'ye ailesiyle gönderdiği Orakoğlu Türkiye'ye dönerse! Şu andaki bilgiler il- tica etmek gibi saçmasapan bir girişimde bulun- mazsa, Orakoğlu'nun döneceğini gösteriyor. Akla gelen kanıtlar Ne ki, yakın geçmişi gözlerimizin önünde can- .landırırsak kimi ipuçları yakalama olanağı bulabi- ^iriz. •' örneğin, içeriğindeki gerçekler henüz aydınlan- mayan bir olay, Alaaddin Yüksel'in Emniyet Ge- nel Müdürlüğü görevinden bir geceyarısı alınma- sındaki gizem hâlâ canlı. Apar topar neden uzaklaştırıldı Yüksel? Acaba yapılmak istenilen kimi "özel işlemlerya da çete- sel düzenlemeleri" görmemesi, öğrenmemesi için mi gözden çıkarıldı? Bu olay, patladığından kısa süre sonra Akşe- ner'in Şaibe Hanım'dan aldığı "kesin emirle" Yük- sel'i Emniyet Genel Müdürlüğü'nden uzaklaştırdı- ğı, hatta Şaibe'nin bu emri kocası Özer'in talima- .tıyla^verdiğj yazıldı. söylendi amat yalanlanmadj..^ Dikkati çeken başka gelişmeler kimi sezgiferı güçlendiriyor. Işçi Partisi Genel Başkanı Doğu Pe- rinçek, Şaibe Hanım'ın CIA'ya hizmet verdiğini ta- rihleriyle, belge numaralarıyla iki ay önce açıkladı. Günler geçti, bu ağır suçlamayı yalanlamak ge- reksinimi duymayan "aile", özellikle telefon dinle- me çetesi ortaya çıktığı sırada Perinçek hakkında suç duyurusunda bulunmayı yeğledi. Ustelik Perinçek, Şaibe'ye çok uygun düşen bir başka öğeyi de açıkladı. Şaibe Hanım'ın "CIA'nın Camp Peary'de 'psikolojik savaş eğitimi' gördü- ğünü" öne sürüyor, "yani" diyor: "Yalancılıkeğiti- minden geçti". Ama Şaibe o eşsiz yüzsüzlüğüyle Perinçek'in açıklamalarını "Bunlar ufak tefek şeyler" diye ni- teliyor. Hem de önceki gün! Kapalı toplantıda ise "Hakkımda daha çok dosyalar çıkaracaklar" diye şimdiden savunuya geçiyor. Ne var ki, bir habere göre, Orakoğlu'nun başın- da olduğu "gizli istihbarat çetesi" ordu içindeki kolları aracılığıyla "darbe olup olmadığını" araştı- rıyor. Belleklerinizi yoklayınız; Şaibe Hanım, ordu ile REFAHYOL arasında gerginliğin tırmandığı günler- de Takkeli iie çevresine "Ben hergün Amerika ile konuşuyorum. Darbe olmayacak" diyordu. ABD'de acaba hangi örgüt veya "gizemli, gizli kişi"üen bu bilgiyi alıyordu? Ya burada? Cüzdanı ve malı mülkü dışarda olan kişiler için darbeyi önceden öğrenmenin önemi büyük değii midir? Dokuz canlı siyasal bir mikroptan arınmanın yo- lu açıldı mı? Ne dersiniz? 'Tansu Çiller dinlettT • Baştarafı 1. Sayfada kanı Tansu Çiller"e kadar uzandığı savunuldu. ANAP Genel Sekreten Yaşar Okuyan. "Bu iş bir başkomiserin işi olamaz. Bunun olması için mutla- ka biri olması lazım. Bu birileri de ÇiDer'e kadar uzanmaktadır" dedi. Okuyan. Dışişleri Ba- kanı İsmail Cem'i maka- mında kutlamak için git- tiği Dışişleri Bakanlı- ğı' nda gazetecilerin soru- larını yanıtladı. Telefon dinleme ve casusluk olay- lan ile ılgili olarak Oku- yan. "BuoIaylarEmriyet Genel Müdürlüğü'nde görevli bir başkomiserin tek başına yapacağı ola>- lar olamaz. Bunun olma- Okurlanmıza açıklama sı için mutlaka biri olma- sı İazım. Bu birileri de Çil- ler'e kadar uzanmakta- djr" dedı. Okuyan. dinleme ola- yının tüm Türkiye'de bi- lindiğini belirterek, "Bili- yorsunuz, biz de dinleni- yoruz. Akraba okluk ken- dileriyle" diye konuştu. CHP Grup Başkanvekıli Oya Araslı da. "Çok va- him bir olay,VVatergategi- bi. Ne yapacağımızı önü- müzdeki günlerde karar- laştıracağız'* derken CHP Genel Başkan Yardımcı- sı Onur Kumbaracıbaşı da. gazetecilerin sorulan üzerine. "Akşener'in ba- kanlığı ilginç olav larla do- lu geçti Şaşırtıcı bulmu- vorum" dedi. Haber Merkezi - Cum- huriyet gazetesi adına. hasta bir öğretmen için yardım topladıklannı ile- ri sürerek işyerlerinden para isteyen ve yardımın 1.5 milyon liradan fazla olması durumunda yar- dımseverin isminin gaze- tede yayımianacağı sözü veren kişi ya da kişilerin son günlerde Erenköy- Göztepe dolaylannda fa- aliyetle bulunduklan öğ- renilmiştir. Gazetemizin ve Cu- mok'lann böyle bır giri- şimle ilgisi olmadığını be- lirtir. kendilerine böyle bir teklif gelenlerin durumu emniyet örgütüne bildir- melerini rica ederiz. Askerden emniyete tavır• Baştarafı 1. Sayfada "Baö ÇalışmaGrubu"na ait belge- yi Genelkurmay Başkanı Orgene- ral Karadayı'ya verdı. Karada- yı'nın talimatıyla başlatılan soruş- turma sonucunda belgenin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Daıresi'nde görevli onbaşı Kadir Sarmusak tarafından sızdınldığı belirlendi. Askere alınmadan önce Niğde emniyet istihbaratında Bü- lent Orakoğlu'nun emrinde çalıştı- ğı saptanan Sarmusak'ın sorguda suçunu itiraf ettiği kaydedildi. Sar- musak. askere alınmasının ardın- dan ziyaret ettiği Orakoğlu'nun, Emniyet istihbarat Dairesi Başkan Yardımcısı Hanefi Avcı'nın yanın- da kendisinden Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile Genelkurmay hak- kında istihbarat çalışmalannda bu- lunmasını istediğini anlattı. Sar- musak hakkında "devletin gizli bel- gelerini dışarı vermek" suçlama- sıyla soruşrurma yürütüldüğü bil- dirildi. Sarmusak'ın başka bir suç nedeniyle de 30 gün hücre cezası- na çarptınldığı öğrenildi. Genelkurmay Başkanı Karada- yı. "özel dinlemeörgütü"nün orta- ya çıkanlmasının ardından Içişleri Bakanı Akşener'e gönderdiği mektupta. gırişimin "sakmcalı.dü- şündürücü ve esef verici" olduğu- nu belirterek kurumlararası güve- ni sarstığını vıırguladığı olayın so- rumlu yöneticilik anlayışıyla bağ- daşmadığını kaydetti. Mektupta. askeri istihbarat tele- fonlannı dinleyerek yazışmalan ele geçirdikleri ve askeri istihbarat topladıklan gerekçesiyle Orakoğ- lu ile birlikte Hanefi Avcı. Emni- yet Genel Müdürlüğü Teknik Alım Satış Müdürü Mehmet Tomnık. Emniyet Genel Müdürlüğü Basın- Yayın masasında soyadlan sapta- namayan Başkomiser Mahmut. Emnivet Genel Müdürlüöü'nde görevli polis memurlan Mustafa ile L'ğur adlı kişilerin de adının yer aldığı öğrenildi. Mektubun iletilmesinin ardın- dan Meral Akşener, Orakoğlu'nu görevinden alarak APK Dairesi emnne atadı. Orakoğlu. geçen haf- ta Akşener tarafından bilgisini art- tııması gerekçesiyle ailesiyle bir- likte 1 yıl süre için ABD'ye gön- derildi. istihbarat faaliyetleri sırasında Kadir Sarmusak'ın elde ettiği bil- gi ve belgeleri Mustafa ve Uğur'a bildirdığı. Mustafa ve Uğur'un Mahmut'a aktardığı, Mahmut'un da Orakoğlu'na ilettiği öğrenildi. "Özel dinleme örgütü"nün TSK'ye yönelik istihbari çalışma- lan nedeniyle Genelkurmay Baş- kanlığı'nın Emniyet Genel Müdür- lüğü ile arasmdaki bütün haberleş- mebağlantılannıkestiği öğrenildi. Genelkurmay'ın kriptolu haberleş- me kutulannı söktüğü. kimi hat bağlantılannın da tamamen kesil- diği kaydedildi. İçişleri Bakanı Başesgioğlu. Orakoğlu'yla ilgilı soruştuıma başlattıklannı. soruşturmanın Mül- kiye müfettişleri tarafından yürü- tüldüğünü söv ledi. Akşener" in Ge- nelkurmay Başkanı Orgeneral Ka- radayı'nın uyansıyla görevden al- mak zorunda kalarak 1 yıllığına ABD'ye gönderdiği Orakoğlu'nun yurtdışı görev ınin "iptal"edildiği- ni kaydeden Başesgioğlu, suçlanan bürokrata yurda dönmesi için tele- fonla emir verildiğini kaydetti. Askeri savcılık soruşturuyor Genelkurmay Askeri Savcılığı. "üstdüzey komutanlann telefonla- nnı dinleme" v e "baa polis köken- li askerieri kullanarak Genelkur- may'a ait gizli bilgi ve belgeleri ya- sadışı yollardan elde ettiği'" öne sü- rülen Orakoğlu ve diğer 5 kişi hak- kında soruşturma başlattı. Soruş- turmanın Askeri Ceza Yasası hü- kümlerine göre ve "askeri suç" kapsamında yürütüldüğü bildiril- di. Akşener, TBMM'de. TSK'ye yönelik istihbari faaliyetlerde bu- lunduklan suçlamalannın anımsa- tılması üzerine. Türkiye'nin hukuk devleti olduğunu kaydetti. Akşe- ner, şunlan söyledi: "Emniyet teşkilab, teşkilat yasa- sının ve anayasanın kendisine tevdi ettiği bir görev çerçevesinde çalışı- yor. Bunun dışma çılaldığı iddia edi- livorsa. bu konuda elinde bilgi ve belge olanlarortaya çıkarsa hağım- sız vargı gereğini yapar. Ben. benim dönemimle ilgili olarak gereğini yaptını. Yeni bakan arkadaşunızda görev ini yapar. Bagımsız vargı da gereğini yapar.** Orakoğlu: Hesap soracağım Muhabinmiz Fuat Kozluk- lu'nun sorulannı Nevv York'ta ya- nıtlayan Orakoğlu, kendisine yö- neltılen iddialan reddetti. Söz ko- nusu iddialann emniyet içindeki kadrolaşma sonucu meydana ge- len iç çatışmalardan kaynaklandı- ğını ileri süren Orakoğlu. "Emni- yet içinde bir çatışma söz konusu- dur. Emniyette çatışma var derken istihbarat dairesinin içini kastetmi- yorum. Emniyetin genel yapısını söylüyorum. İstihbarat dairesinde- ki arkadaşlarla topyekûn birlik be- raberük içindeyiz. Bakın çok sıkı- şırsam bunlan açıklayacağım. Bu- nu da söylüyorum. Benim daire başkanlığına gelişim. pek çok insa- nı rahatsız etmişti. Vbğun bir kad- rolaşma yaşandı. Bunlan hep bir- likte yaşıyoruz. Sıkıntılar buradan kaynaklanıyor" dedi. Kendisi ile ilgili iddialan ortaya atanlardan hukuki yollardan hesap soracağım belirten Orakoğlu, tele- fon dinleme olayı ile ilgili eski Içiş- leri Bakanı Meral Akşener gibi ko- nuştu. Genelkurmay'ın telefonlan- nın dinlendiğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığını söyleyen Orakoğlu."Nereden aldınız bunla- n. nereden biliyorsunuz bizim tele- fon dinlediğimizi. Biz telefon dinle- dik. Ama devlete. millete yönelik çetelerin, yasadışı insanların tele- fonlannı dinledik. Genelkurmay*ın bizimle ilgili birtakım iddialan var. Genelkurmay 'ın telefon dinliyorsu- nuz diye bir yazısı vok. Bunu biliyo- ruz. O iddialar incelenecektir. Doğ- ru yanlış ortaya çıkanlacaktır. Ben her şeyin dcmokrasi içerisinde çö- zülecegine inanmış birishim. Göre- v imizi vasalann sınırlan içinde yap- tık. Eğer bu görev imizi yaptığımız- dan dolayı suçlanacaksak biz raa- yız. Görev imizi vapfığımız için suç- luvsaksuçluyuz" diye konuştu. Cu- martesı ya da pazar günü Türki- ye'ye döneceğini de belirten Ora- koğlu, kendisi hakkında basın or- ganlannda çıkan haberler üzerine konsolosluğa başvurduğunu ve Içişleri Bakanlığf ndan geri çağnl- masını istediğini belirtti. Orakoğ- lu. Içişleri Bakanlığı'nın dün ken- disinı geri çağırdığını da doğrula- yarak Türkiye'ye geldiğinde ken- disi hakkında asılsız haberler ya- zanlar hakkında ceza ve tazrninat davası açacağını da söyledi. Özer ÇiUer'in adamı olduğu ıddialannı reddeden Orakoğlu. "Özer Çil- ler'le herhangi bir iletişimimiz ol- mamıştır. Kendisini sadece televiz- yonlarda gördük. Görsek gör- diiğümiizü söyleriz. Bugün 7 ürkiye'de çok üst düzey- de görev yapan birçok kişi. Özer Çiller'le gelmiş. Ama ben böyle bir yerlerden gelmedim. Bilegimin hakkıyla geldün" diye konuştu. AııkaraMa 50 bin kişi Sıvas için yüriidü AMCARA (Cumhuriyet Bürosu) - Demokratik kitle örgütleri, sol partilerin des- teğiyle düzenlenen miting- de bir araya gelen on binler- ce kişi. 35 aydının Sıvas'ta yakılarak katledilmesini ve katillerin cezalandınlmama- sını protesto ettiler. Pir Sul- tan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı MurtazaDe- mir. Sıvas katliamının so- rumlulannın Meclis çatısı altındaolduklannı savunur- ken. "Hep birlikte olabilir- sek çetelerden hesap sorabi- liriz" dedı. Çev ik kuv^et po- lisi. Sıvas'ta yakılarak kat- ledilenlerin yakınlannın avukatı Şenal Sanhan ile avukat Selma Çiçekçi'ye. "HADEP davasınm avnkaü değil misin orospu. Alevileri savunan da sen değil misin fahişe" hakaretleriyle saldır- dı. Sıvas katliamını protesto amacıyla Türkiye'nin pek çok yerinden Ankara'ya ge- len yaklaşık 50 bin kişi. dün saat 12.00'de Sıhhiye Köp- rüsü üzerinde toplandı. Slo- ganlar. alkışlar ve pankart- larla Sıvas katliamının pro- testo edildiğı mitingi, çok sayıda demokratik kitle ör- gütü. CHP. ÖDP. İP. DBP. SlP. HADEP, Emeğın Parti- si ve DStP destekledi. Yürüyüş sırasında. "Sı- vas'ın hesabı sorulacak". "Çeteler Medis'te, öğrenci- ler hapiste". "Faşizme karşı omuzomuza*", "Sıvas'ınka- tili kontrgerilla cumhuriye- ti". "Çiller. Ağar yargılan- sın". "Çiller'i jıkük, hesap verecek". "Şeriata karşı o- muzomuza". "Srvas'ınkati- lidevlettir, hesap soracağH**. "Alevi-Sünni canşması yok. faşistkatfiamlarvar". "Kah- rolsun MİT. CLA, Kontrge- rilla". "Sıvas faşizme mezar olacak" sloganlan atıldı. Ey- lemciler, şu pankart ve dö- vizleri taşıdılar: "Maraş'ta, Gazi'de, Sıvas'ta tek yol fa- şizme karşı savaşta". "Ba- ğımsız. laik, demokratik Türkiye**. "tnsanlıkyanma- sın. Sıvas'ı unutmadık". "Dün Sıvas'ta, bugün Ga- zi'de. çözüm halklann birli- ğmde". "2 Temmuz, Sıvas katlianu unutulmavacak." Mitinge yöresel giysiyle katılan HADEP'lıler Kürtçe sloganlar attılar. Mitingde BertoltBrecht'in "Kurtuluş yok tek başına, ya hep bera- ber, ya hiçbirimiz" sözleri- nin yazılı olduğu pankart da Protesto gösterisinde kavga çıktı BANU SALMAN ANK.\RA- Sıvas'ta, 35 aydının şeriatçılar tarafın- dan diri diri yakılmasınm 4'üncü yıldönümünde An- kara VJa düzenlenen mitingde İP ve ÖDPTiler arasın- da çatışma çıktı. Harf sırasına göre partilerin alana ahndığı mitingde, ÖDP'lilerin İP'lilerden önce ala- na girmek istemeleri nedeniyle çıkan çatışma sırasın- da miting araçlanndan, "Biz ne için buraya geidik? Niye bir aradayız?" anonslan yükselirken sopalar, su şişeleri, kola kutulan, taşlar havada uçuştu. Çatışma. güvenlik görevlilerinin müdahalesi üze- rine durduruldu. Polis, kısa süre eylemcilerin üzeri- ne tazyikli su sıktı. Olayda aralannda güvenlik gö- revlisi. kameramanlar ve gazetecilerin de bulunduğu bazı kişiler yaralandı. Bir güvenlik görevlisi ve bir ey- lemcinin bası yanldı. Ambulans göreviileri, 10 yara- lı getirildiğini ve durumlannm agır olmadığını belirt- riler. Olaylar nedeniyle emniyet yetkilileriyle görüşen CHP öenel Sekreteri Adnan Keskiıu Istanbul Millet- vekili Ercan Karakaş ve Ankara Milletvekili Ydmaz Ateş, polisin müdahale etmemesini istediler. İP'liler güvenlik çemberi oluşturarak alanda yer alırlarken; ÖDP'lilerin pankartımn polis tarafından toplandığı gözlendı. (Fotoğraf: TARIK HNAZA\-) dikkat çekti. Mitingin öncü- lüğünü yapan Murtaza De- mir. Maraş'tan Çorum'a. Maiatya'dan Sıvas'a değin uzanan katliamlann gerisin- de "şeriatçu faşist ve ırkçT anlayışın olduğunu vurgula- dı. 35 kişinin din din yakı- larak öldürüldüğü Sıvas"ta görev yapan dönemin Bele- diye Başkanı Temel Kara- mollaoğlu. lçişlen Bakanı Mehmet Gazioğlu. Başba- kan Tansu Çiller. Başbakan Yardımcısı Erdalİnönü'nün ve emniyet genel müdürü- nün yargılanmadığına dik- kat çeken Demir. "Sıvas kat- liamının sorumlulannın .Meclis çatısı altına sığındık- lannı" söyledi. "Sıvas katliamlannı yap- tırdıktan sonra. onlann ar- kasında durduktan sonra Meclis'e kaçanlardan, ce- hennemin dibine kaçsalarda hesap soracağtz" diyen De- mir. Susurluk olayı çözül- medikçe, faili meçhullerin ve bu tür katliamlann aydın- lanamayacağını kaydetti. Dev letin 100 bin şeriatçıya maaş ödediğini belirten De- mir. "Şeriatbataklığınınkn- rutulması Divanct İşleri Baş- kanlığı ve zorunlu din ders- lerinin kaldınlmasına bağlı- dır" dedi. Kamu Emekçileri Sendi- kalan Konfederasyonu Ge- nel Başkanı Siyami Erdem. Sıvas olaylannın şeriat öz- lemcilerinin gerçek yüzleri- ni ortaya koyduğunu belirt- ti. Oy kaygisıyla hareket e- den siyasilerin halkın din duygulannı sömürdüğüne dikkat çeken Erdem. "Sı- vas'ta Madımak'ı saran alev bugün bütün yurda yayılma eğilimi gösteriyor. Madı- mak'ta vahşi bir şekilde kat- ledilen 35 genç ve avdınlıkin- sana sahip çıkmak demek, bugün için şeriata karşı bü- tün güçlerin seferberedilme- si demektir"" diye konuştu. Devrimci İşçi Sendikala- n Konfederasyonu (DlSK) Merkez Yönetim Kurulu üyesi TayfunGörgünde. Sı- vas olaylanna neden olanla- nn. "REE\HYOLhüküme- tinin çatısı amnda şeriat çığ- lıklan atanlar" olduğunu söyledi. Görgün. "12 Eylül'cüle- rin, kucağında büyüttüğü şe- riatçılar, ekonomik güçleriy- le, uluslararası ilişkileriyle, örgütlenmeleriyle bir tehli- kedir" dedi. Miting alanın- dan erken aynlan eski Çağ- daş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Avukat Şe- nal Sanhan. barikat kuran polisin önlerini kestiğini be- lirterek şu açıklamayı yaptı: "Çevik kuvvetin arasuıdan köprii altına inmeye yönel- diğimizde poüsler tarafın- dan etranmız sarıldı ve cop- lannı üzerimize doğnı salla- maya başladılar. Bunun an- cak bir şaka olabileceğini dü- şünerek, 'Bizi coplayacak mısınız' diye gülümseyerek sordum: neredeyse hep bir ağızdan. "Asıl coplanacak olan sızlersiniz' diyereksin- kaflı sözlü saldınlara başla- dılar. Arkadaşım Selma Çi- çekçi'nin eline ve sırtına cop- la vurdular. Ağzınıa alama- yacağnn küfürierini sürdü- rürken şu sözleri açıkça yine- lediler: HADEP davasınm avukaü değil misin orospu? Alev ileri sav unan da sen de- ğil misin fahişe?" Sanhan. olay yerinde bu- lunan polis şeflerinin saldı- nya müdahale etmediklerinı belirterek bugün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile Içişleri Bakanlığı'na suç du- yurusunda bulunacağını söyledi. G U N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada Ilk akla gelen şu: Demek ki bunlar ufak. Daha büyük iddialar var. Onlara bakmak gerekiyor. Ardından devam ediyor: - Önemli olan davanın kendisidir.... Bu ne demek? Sanırız şu demek: Önemli olan dava açılmasıdır. Dava açılmamış- sa bu, cumhuriyet savcılarının bugüne kadar sav- saklamış olduğunu gösterir. Bugün gündeme ge- len suç duyurularının geçmişi aylar öncesine da- yanıyor. Yeni mi akılları başlarına geldi? Partisinin grup toplantısında ise hükümete yö- nelik saplamalarda bulundu: - Bu hükümet onarım hükümetidir. Mesut Yıl- maz'ı onaracak, Bülent Ecevit'ionaracak, DTP'yi onaracak... Sonra seçime gidecekler. DTP'yi parti olarak saydı. Demek ki orada, top- lu onarım gerektiğini düşünüyor. Çilkos'un bu tanımlaması, ortağıyla da bütünle- şiyor. ikilinin hafta başından bu yanatakındıklan ta- vır, sert muhalefet değil, çirkin muhalefet yapa- caklarını gösteriyor. Ikisi de solcu düşmanı kesildiler. Aynı gün, bir- birine çok yakın tümcelerle hükümete yönelik eleş- tirilerini "soldan"yönelttiler: "Milli Eğitim Bakanı bir solcuya teslim edildi... Abuuu... Diyanet İşleri hiç bir solcuya vehlirmi?" Solu dağınık bırakalım, konuya dönelim... RP-DYP kaderdaşlığının yakın geçmişini şöyle özetleyebiliriz: - Önce haklama, sonra aklama... Tansunand'ın önüne önce faturayı koydular, hü- kümeti bozup kendilerine dönünce faturayı "çek"\ verdiler... Bıkmadan usanmadan bu durumun altını çizip, unutulmamasını sağlamakta, saymakla bitmez ya- rar var. Sözümüz yazıdan dışarı, diyelim ki bir kişi hırsız- lık yaptı, elde belge de var. Yapılması gereken, sandığa gidip, "Ey halkımız bu hırsızlığı onaylıyor musunuz, onaylamıyor musunuz?" demek değil- dir. Nedir? Hırsızı yargı önüne çıkarmaktır. Hırsızın ve bu mantığı benimseyenlerin hesap vermesi gereken yer seçim sandığı değil. mahke- mesalonudur... Bülent Arakoğlu... Uzun süredir, kulislerde çalkalanan, kimi yönle- ri yazılıp çizilen bir haber vardı: - Genelkurmay, Emniyet Genel Müdürlüğü ile tüm bağlantılannı kesti, iki kurum arasında bilgi akışı durdu. Haber giderek netleşiyor. Emniyet Genel Müdürlüğü istihbarat Daire Baş- kanı Bülent Orakoğlu'nun "üst makamlar" adına ordunun içinden bilgi toplamaya çalıştığı, bunun için bir örgütlenme oluşturduğu kesinleşti. Durumun ortaya çıkmasından sonra Orakoğlu a- par topar ABD'ye geçicıgörevlegönderılmiştı. Ye- ni Içişleri Bakanı Murat Başesgioğlu, işlemi iptal etti. Olayın şu anda, görünen yüzünün uç kısmının bir bölümü aydınlık. NTV'nin haber spikeri Hülya Yürekli bu haberi sunarken, Bülent Orakoğlu'nun soyadını "Arakoğ- lu" diye okudu, sonra düzettti. Duruma dil sürçmesi mi demeli, akıl dürtmesi mi? Orakoğlu bilmecesini kim ç'özer' dersiniz? Bu konuya da girerdik ama, yerimiz dar. Satıröl- çer 70'i gösteriyor. Yazıyı bağlama zamanı... Biz kimi eski dışişleri bakanları için Düşişleri Ba- kanı diyorduk. Yanılmışız... Mustafa Ekmekçi'nin biçemiyle söylemek gerekirse... Suçişleri Bakanı mı ne? Örgütün 2. adamı • Baştarafı 1. Sayfada tenin ikinci isminin. İstih- barat Daire Başkan Yar- dımcısı Hanefi Avcı oldu- ğunu söyledi TBMM Te- lefonlann Dinlenmesini Araştırma Komisyonu üyesi Izmir CHP Milletve- kili Sabri Ergül de "RP tandanslı DGM Savcısı Ta- lat Şalk ve Nusret Demiral, bu işin DGM'deki ayağı" dedi. Ergül. komisyondaki çalışmalarının özellikle emniyet kökenli DYP Mil- letvekili Ünal Erkan tara- fından engellendiğini söy- ledi. Tevfik Diker. Orakoğlu ve yardımcısı Hanefi Avcı hakkında yeni Içişleri Ba- kanı Murat Başesgioğlu'nu uyardığını açıkladı. TBMM Uğur Mumcu Cinayetini Araştırma Komisyonu üye- si Diker, DYP'den aynlıp ANAP'ageçtiğinde, Emni- yet Genel Müdürlüğü'nden bir başkomiser ile general seviyesindeki bir arkadaşı- nın "Tevfik Bey sizi dinle- meye aldılar" diye uyanda bulunduğunu kaydederek "Bu konuda Telefonlan Dinleme Komisyonu'na di- lekçe ile başvurmuştum. Bu dinlemecihazlannı Emniyet Genel Müdürlüğü'ne alan, ithal eden sivil özel firmayı çağınn, bunlar zembille in- medi ya, bövlece kimin na- sıl dinledigi de ortaya çıkar" dedi. Genelkurmay'ın telefon- lannın dinlenmesi için em- niyet içinde özel bir örgüt- lenmeye gidilmesini "Su- surluk'un ikinci perdesi' di- ye tanımlayan CHP Millet- vekili Ergül de, komisyon- da telefonlann dinlendiği uyansını yapmalanna kar- şın bunu kimseye anlatama- dıklarını kaydetti. Ergül, "DYP ve RP'liler, özeUikle de Ünal Erkan bunlan en- gelledi. Bunlar tam bir şebe- ke. Doğruya doğnı, bu özel polis örgütünü de Özer Çil- ler yönetiyordu" dedi. Ko- misyona ulaşan bilgiler doğrultusunda, MÎT ve or- dunun emniyet tarafından dinlendiği endişesi içinde olduklannın bilindiğini kaydeden Ergül. şunlan söyledi: "Hanrlanırsa, bir ara Genelkurmay tüm şifre- lerini değiştirdi. Kendisine özel şifre yapordı. Emniyet ile \IİT istihbaran arasm- daki çekişme arttı. Bu çeliş- kinin arrmasına Çiller'in kendi özel polis örgütü ne- den oldu. Bu örgütü Özer Çiller yönetiyordu. Doğru- su bu. Emniyet İstihbara- tı'nın binası. emniyet bina- sından daha büyük bir bina, 4 bin kişilik kadrosu var. RP tandanslı DGM Savcısı Ta- lat Şalk ve Nusret Demiral, bu işin DGM'deki ayağı. Ge- cekondu Emniyet Müdürü Kemal Çelık'e 'Santrallar- dan dinleme cihazlannı kal- dırttınız mı' dijesorduk, a- maÇelik, 'Gereği yapılıyor" vanıtından başka yanıt ver- medi. Bütün bunlara bak- nğuuzda asbndaçeteçok net ortaya çıkıyor."
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog