Bugünden 1930'a 5,419,774 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 3 TEMMUZ 1997 PERŞEMBE 12 KULTUR Riccardo Muti, festivalde, La Scala Filarmoni Orkestrası'nı yönetiyor Iider, öğretmen ve hayırsever FEZATANSÜĞ Dünyanın en büyük orkestra şeflerin- den biri olan Riccardo Muti. 25 Ulusla- rarası İstanbul Festivali kapsamında Is- tanbul'da iki konser veriyor. Riccardo Muti, 5 ve 6 lemmuz tarihlerinde Lütfü Kırdar Uluslararası Kongreve Sergi Sa- rayı'nda La Scala Filarmoni Orkestra- sı'nı yönetecek. Riccardo Muti ile ilk tanışmam, 1986 yılında Berliozun. Romeo ve Jüliet adlı esennin provalanna rastlar. Bu eserin Philadelphia Müzik Akademisi'nde ses- lendinsıne Jessy Norman. John Aler ve Simon Estes solist olarak katılmış. Phi- ladelphia Orkestrası ve Westminster Sen- fonık Korosu"nu Riccardo Muti yönet- mişti. 0 dönemde koro şeflıği öğrenimi gördüğüm Wesrminster Koro Kolejfnin 200 sesten oluşan senfonik korosunda da söylediğim içın New York Philharmonic ve Gevvandhaus gibi dev orkestralar ya- nı sıra Philadelphia Orkestrasf yla da ay- nı sahnede yer almıştım. Milano'dakı ün- lü La Scala Opera E\i model ahnarak yapılan 3000 kışilik kapasiteye sahip o görkemli müzık akademisınde, Phila- delphia Orkestrası ile bir hafta boyunca Berlıoz'un Romeo ve Jüliet adlı yaratı- sını seslendirdık ve kayıt yaptık. Riccardo Muti, 1991-1992 konser se- zonunda Philadelphia Orkestrasf nın müzik direktörlüğünden aynldı. Riccar- do ile ıkinci karşılaşmam büyük şefin onuruna Philadelphia'da verilen gala konserinde gerçekleştı. Muti'nin, Phila- delphia Orkestrası ile geçirdiği 20 yılın anısına 22 Nisan 1992 tarihinde Phila- delphia'da düzenlenen konsere dünya ça- pında ünlü sanatçılardan Kyung YVha Chung v e Gidon Kremer (keman). Luci- ano Pavarotti (tenor) Samuel Ramey fbas). Carol Vaness (soprano) ve Frede- rica von Stade (mezzo-soprano) katıldı. Aynca Philadelphia Orkestrasf nın aynl- maz bir parçası olan Westminster Senfo- nik Korosu da Princeton'dan gelip Ric- cardo Muti ve koronun bırinci şefi ve müzik direktörü olan değerli hocam Jo- seph Flummerfelt ile birlikte sahnede yeraldı. Philadelphia Orkestrası, dünyanın en R iccardo Muti, yönettiği her eserde canlılık, sıcaklık ve anlatımcılık ilkelerinden ödün vermez. 'Olağanüstü bir müzisyen, lider, öğretmen ve hayırsever' olan Riccardo Muti. Philadelphia'da sokakta kalan birçok yoksul kişiye yardım amacıyla konserler düzenledi, aynca Birleşmiş Milletler Kültür Elçiliği'ni de başanyla yerine getirdi. Riccardo Muti, bugüne dek kazandığı başanlara karşın hâlâ kendisini geliştirebileceğini düşünüyor. La Scala Filarmoni Orkestrası'nın 1987'den bu yana birinci şefi olan Riccardo Muti, kültürel ve müzikal kararlılığı ve titizliği ile orkestranın sanatsal yükselişinde önemli bir itici güç oldu. tanınmış ve en başanlı orkestralanndan- dır. 16 Kasım 1900 tarihinde ilk konse- nni veren orkestra. 1900-1912 yıllan ara- sında Fritz Scheel \e Karl PohKgtarafin- dan yönetildiği dönemde yaşam savaşı- mı verdı. 1912 yılında başlayan yönet- men Leopold Stokmvski dönemıne kadar orkestra çok zor a\ akta durdu. Stokovvs- ki'nin ardından EugeneOrmandy (1938- 1980) \e Riccardo Muti (1980-1992) or- kestrayı yönettı. Bach,Beethoven ve bü- rokrasi ile dolu yıllann ardından Phila- delphia Orkestrası ancak Riccardo Muti döneminde içinde bulunduğu krizden kurtulabildi. Muti, orkestra ve konser operasını Philadelphia sınırlan ötesine taşımayı başardı. 1941 yılında Napoli'de doğan ttalya- lı sanatçı. Napoli ve Milano müzik kon- servatuvarlannda öğrenim gördükten sonra Italya Radyo Sentbni Orkestrası ile 1968'de sahneye ilk adımını attı. 1968-1980 yıllan arasında Maggio Mu- sıcale Fılorentino"nun hem birinci şefli- ğini hem de müzik direktörlüğünü ya- pıp; Rossını. Spontini ve Meyerbeer'in operalannı yönetti. 1972"de Philadelphia Orkestrası'nı ilk kez yöneten Muti, 1977 yılında orkestranın birinci şefi ve 1980'de Eugene Ormandy'nin ardından müzik direktörü oldu. 1986'dan beri La Scala Operasf nın müzik direktörü olan Riccardo Muti, 1980-1992 yıllan arasın- da Philadelphia Orkestrasf nın da müzik direktörlüğünü yaptı. 1982'deonursal şef unvanını aldı. 1987'de La Scala Filarmo- ni Orkestrası birinci şeflıği görevini üst- lendi ve 1988'de "VTotti d'Oro" ödülünü kazandı. La Scala'dan başka Philadelp- Kopenhag Tiyatro FestivalVnde yılın tiyatro olayı GÜRHAN UÇKAN Yaz başından ben Kopenhag'da sürmekte olan 'Uluslararası Yaz Sahnesi' adlı tiyatro festivali, Avrupa'nm en seçkin ekiplerini Danimarkalı tiyatroseverlere sunarak yılın en büyük tiyatro olayını gerçekJeştırmekte. Festivalin doruk noktasını, Marguerite Duras'nın 'La Maladie de la Mort' (Ölüm Hastalığ) adlı yapıtının Robert VVilson tarafından sahneye uyarlanması oluşturdu. Başrolleri, Fransa sinemasının kurt oyuncusu Michel Piccoli ile Lucinda Childs'ın paylaştıği oyunun en önemli özelliği, kişilerin "ben' demeden, üçüncü şahıs olarak konuşmalan. Yaşlı bir bey (Piccoli), geceleri yalnızlığını yenebilmek için mermer aklığında bedeni olan ve beyazlar giyinen genç bir kadını (Childs) ahbaplık için kiralar. Önemli olan aynı mekânda var olmaktır, cinsellık degil. Müziğini Hans Peter Kuhn'un bestelediği ve çok az konuşma olan oyun. geçen hafta Danımarka basınında da göklere çıkanldı. Kopenhag'daki tiyatro festivali, Peter Brook'un sahneye koyduğu. Samuel Beckett'ın oyunu 'Happy Days' (Mutlu Günler) ile sürecek (3-7 temmuz). Paris'in Bouffes du Nord adlı tiyatrosunun gösterisinin büyük ilgi çekmesi beklenıyor. Çok özgün bir sirk anlayışıyla son birkaç yıldır büyük ilgi gören Fransız Cirque Plunı. 10-17 temmuzda, ltalya'nın en gözde ekiplerinden Societas Raffaello 'Orestien' adlı oyunuyla 18-20 temmuzda festivale katılacak. Montrealli dans grubu Marie Chouinard 9-12 ağustosta gösterisini yapacak. 'Uluslararası Yaz Sahnesi'nde bir başka ilginç gösteri ise Kamboçya'dan. Kamboçya'nın ulusal balesi. ilk kez Avrupa'da sahneye çıkacak. Kamboçyalılann Kopenhag'daki bale şöleni 24-25 temmuzda olacak. Prodigy, Tat of The LancT adlı üçüncü techno-punk albümünü çıkanyor 6 Sınırlaınaları kaldırmahyız' Kültür Servisi-1992 Kasımf nda. 25 hafta sü- reyle tngılız Top 40 lıstesinde yer alan 1. albüm- leri 'The Prodigy Experience'ı. 1994 Temmu- zu'nda ise 'Music For A Jilted' adlı 2. albümleri çıkaran 'Prodig>"nın. "Fat of The Land' adını ta- şıyan 3. albümleri bugünlerde dınleyicisiyle bu- luşuyor. İlk albümlerinin çıkışından sonra Hazi- ran 1995 'te Glastonbury rock festıvalınin ardın- dan Ingiltere'de yılın en iyı grubu unvanını kaza- nan 'Prodig>'. bu başansının ardından 1996 Mar- tf ndaçıkardığı 'Firestarter've 1996 Kasımf nda, 20 ülkeden 8'ınde ûzun süre bir numara olan 'Breathe' ile de adından sıkça söz ettıren bir grup olma özelliğıni taşıyor. 'Prodigy'nın hem beste- cisi, hem sözcüsü hem de beyni olan Lianı Htn\- lett, Amerıka'yı fethetme fiknyle ilıntılı olarak şu sözleri söylüyor "...Bıı noktada, dansın ve rock'ın apa>n iki olgu oiduklannın i\i bilinmesi gerekiyor. Somıçta gerçekleştirdiğimiz ola> Ame- rikahlar için tamamen \eni bir şey V bir kontr- bas ne de bir baterist >ar. Prodigy, Amerikalılar içinoldukça yabancı bir ka\ram. Ancak onlar açı- sından değişen bir şe> olmavacak. çünkü. eğer bir şeyleri algılayamn'oriarsa bu yeterincegenişolma- malanndan ka>naklanı\or_" Fransızlann hafta- lık 'Liberation' dergısınde kendilerıyle yapılan bir söyleşıde Prodigy. yaptıklan müzığe ve hedef- lerine yönelık sorulan şöyle yanıtladılar: - 21. yüzyıün eşiğinde. geleceğin önemli rock gruplanndan biri olmak sizi nasıl etkiliyor? Leorov ThornhilL Keith FKnt, \laxim ve toplu- luğun beyni. sözcüsü. bestecisi Liam Howlett Liam H.- Bu durum sadece Amerika içın söz konusu. tngıltere'dekendimizi kanıtlamamız ge- rektı. Sahnelerde belırdik ve birileri bizim farkı- mıza \armadan önce iki yıl boyunca çeşitli festi- \allerde etkinlık gösterdik. O zarnandan bu yana bir ölçüde, insanlann dansa olan yaklaşımlannı değiştirdik. Prodigy her şeyden önce belli birtem- po içeriyor. Sonuçta çok sayıda gitar ve elektro- nık çalgı var. Bızım içın enerji çok önemli. - Günümüzde bir tekno komandosundan çok bir rock grubu olarak göze çarpı\orsunuz_ Keith F.- Bız şık ve şatafatlı kulüplenn sahne- lennden değıl, basit yerlerden buralara geldik. Hiçbır zaman elimize beyaz eldivenler geçirip. "Biz geleceğin grubuyuz!" sloganianyla ortaya atılmadık. Her zaman için punk'çı bir tavır ser- gıledik. - tngiüz basınının sizi 'Yeni Sex Pistols" olarak vansıtmasım nasıl değerlendiriyorsunuz? Liam H.- Neden daha yenı ve daha orijinal bir sıfata layık olmayalım diye düşünüyoruz - U2. Primal Scream ya da Chemical Brotners gibi rock ve dansı bir arada harmanlayan grup- lar hakkında ne düşünüyorsunuz? Leeroy T.- U2 yenı bir şeyler denemekten baş- ka bir şey yapmıyor \e oldukça beğeni topluyor Liam H.- Evet, U2 iyi bir grup. Ben aynı ölçü- de Pnmal Scream'ın yenı albümünü de çok tutu- yorum. Chemical Brothers'a gelince. bizı onlar- la fazlaca kıyaslıyorlar ve kanımca bu haksız bir kıyaslama. Onlann müziği enstrümantal kesit- lerle smırlı. bense sahne için bir şeyler yazıyorum. 10 şarkıdan 8'ini canlı olarak çalıyoruz. - Grup olarak geleceğe yönelik hedefleriniz ne- lerdir? Liam H.- Dünyanın en büyük ve en önemli grubu olmak gibi bir çabamız yok, moda olmak gıbiyse hıç Bizim asıl amacımız insanlan uya- np canlandırmak ve birtakım sınırlamalan orta- dan kaldırmak. Şımdılık her şey bir eğlence bo- yurunda \ e sahne üzerinde anlam kazanıyor. Mü- zikal anlamda bir şeyler üretemediğimiz an bıra- kınz. Fakat daha yapacak pek çok albümümüz hia, Münih. Vıyana. Londra, Ravenna Festivali'nde operalar ve 19Tden son- ra sürekli katıldığı Salzburg Festivali'nde hem opera hem de konserler yönetti. Ber- lin Filarmoni ile Vıyana Fılarmoni'nin konuk şefliğini de yapan Muti'ye, Viya- na Filarmoni tarafından "'Anello d'Oro" nişanı verildı. La Scala Operası ile Japon- >a, Almanya, Fransa, Rusya ve İspan- ya'da (Expo 92) turneler yaptı. Opera or- kestrası ile New York Carnegie Hall ve Frankfurt Alte Oper'de konserler verdi. Philadelphia Orkestrasf nın bestecile- rinden Bernard Rands'ın dedıği gibi "dünyada eşi bulunmayan bir şef olan Muti'nin başanları bunlarla kalmıyor. Yönettiği her eserde canlılık, sıcaklık ve anlatımcılık ilkelerinden ödün vermeyen Muti, Cherubini'nın, Lodoiska ve Spon- rini'nın La Vestale gıbı neoklasik dağa- nn ender sahnelenen eserlerini araştırdı. Boito'nun Mefistofeleoperasının ilk sah- nelenişini yönetti. Wagner'in üçlemesi (Uçan Hollandalı. Parsifal ve Valkyrie) ile büyük başan kazandı. Birçok Amen- kan. Ingılız ve ttalyan üniversitesi ve mü- zik akademileri tarafından verilen unvan ve akademik onur ödülleri sahibi olan Riccardo Muti, aynca ttalya, Almanya. Avusturya, Malta ve Fransa tarafından verilen çeşitli madalyalann sahibi ve Flo- rensa, Malfetta ve Maiolati- Spontini kentleri onursal yerdeşidir. Orkestrayla başarüı kayıdar Philadelphia Orkestrası müdürü Jo- seph Klugere göre u olağanüstü bir mü- zisyen,lider, öğretmen ve havırsever" olan Riccardo Muti. Philadelphia'da sokakta kalan birçok yoksul kişiye yardım ama- cıyla konserler düzenlemiş. aynca Bir- leşmiş Milletler Kültür Elçiliği'ni de ba- şanyla yerine getirmiştir. Rıccardo Mu- ti, bugüne dek kazandığı başanlara kar- şın hâlâ kendisini geliştirebileceğini dü- şünüyor. "La parole 'fine' non exist 'Son' diye bir sözcfik yoktur" diyor. La Scala Filarmoni Orkestrası 1982'de Milano'dakı La Scala Operası bünyesin- de senfonik dağan genişletmek ve ulus- lararası alanda rekabet edebilmek ama- cıyla kuruldu. 1987'den ıtibaren birinci şef Riccardo Muti. kültürel ve müzikal kararlılığı ve titizliği ile ^ ^ ^ ^ ^ ^ — orkestranın sanatsal yükselişinde önemli bir itici güç oldu. Orkestra. La Scala'da verdiği konserlerın yanı sıra ttalya ve yurıdışında turneler yapmakta; Gi- ulini, Abbado, MaazeL Bernstein. Gavazzenû Bvchkov, Sinopoli, Cha- ilh; Pretre, Ozavva, Sa- «allisch, Mehta, Roz- denstvenski gıbı birçok ünlü şefle de çalışmak- tadır. Orkestranın Muti yönetıminde yaptığı ka- yıtlar çok başanlı ol- muştur. Bunlar arasın- da Vivaldi. BusonL Ca- sella ve Martucci'nin eserleri. Bartok'un Ket Kepe, Brahms'ın Sere- nat \o. 1, Elgar'ın In The South. Stravins- Id'nin Perfnın Öpücü- ğü. Nino Rota'nın La Strada içın Süit ve II Gattopardo'dan yaylılar içın "Konçerto ve Dans" yaratılan sayıla- bilir. var. KÜLTÜR • SANAT 293 89 78 (3 HAT) I8TANBUL AÇIK HAVA TİYATROSU S TEMMUZ 1997 CUMARTESİ 21.30 Meşhur Ressamlordan TUVAL ÜZERİNE REPRODÜKSİYONLA Van Gogh. Cezanne. Monet, Degas. Aıvaıovsky... • Oünyanın En Ünlu Tabloian ArtıkSizin Türkıyc'dc ilk Dria 'rapoğuraz Tuval Üzuınc RcprDdulûıyoniarm Çcn^\rfa ortalama btıylan 65x30 a n dır 6 Tablolar. şasi üzerine gerilmiştir. û Paspartulu çerçevelidir. 0 İslenmeye, tozlanmaya karşı koruyucu vemiklidir. A Nemli bir bezle silinebilir. tt Asıllarını aratmayacak güzelliktedir. O Meşhur ressamlann 400 e yakın reprodüksiyonu hazırdır. Çerçevelı beher Tablo 7.S Milyon TL. • İstediğiniz Tablolar Kargo ile. özel ambalaj içinde adresinıze gönderilir. • VİSA ile satış yapılmaktadır. • Telefonla veya Fax'la ilişki kurunuz. Kurtuluş Vavınlorı Gaıi Mustafa Kcıtııl Bulv. No. I 22 Maltepe - ANKARA Tel: (O-3I2I 229 18 27-229 38 08 Fax 229 52 86 Kültür Sanat ilanlarınız için: 293 89 78 (3 hat) V: m Iki ayn konser tstanbul Festıva- Ifndeki programlann- da hem gözde dağardan hem de az seslendirilen örneklere yer \erecek olan La Scala Filarmo- ni Orkestrası, ilk prog- ramında Riccardo Mu- tf nin yönetıminde Be- ethoven'ın 4. Senfonisi ve Egmont Uvertü- rü'nü. Busoni'nin Tu- randot SenfonikSüiti'nı ve Respighi'nin Roma Çamlan adlı eserlerini seslendırecek. İkinci programda ise Men- delssohn'un Meeresstil- le und glücklıche Fahrt. Schumann'ın 4. Senfo- nisi, Elgar'ın In The South adlı eserinden "Alassio" ve De Fal- la'nın iki numaralı Üç Köşeli Şapka Bale Sü- ıti yer alacak. 2001 yılına kadar konser bağlantılan ya- pan Riccardo Muti, bu süre dolduktan sonra daha az orkestra yönet- meyi. ama daha çok yolculuk yapmayı, ken- dısi ve bu gezegen hak- kında daha çok şey öğ- renmeyi planlıyor. Riccardo Muti, gele- cekte köklenne Napo- li'ye dönmeyi düşünü- yor: "Yavaş yavaş güneye geri döneceğim. En azından dhinsel olarak, çünkü şimdi bunu fızik- sel olarak yapacak vak- tim yok. Akdeniz'i, ışığn m, kokusunu ve kül- türûnü özledim." IŞILDAK VE YELPAZE ATİLLA BİRKİYE Caza, Yaşama ve Temmuza Yüreğım daralıyor, içimde bir sıkıntı var. Mehtap- lı gecelere karşın. Haziranda açan kırmızı güllere karşın. Yüreğim daralıyor, içimde bir sıkıntı var. Temmuz geldi, ondan mı? Bırden bastıran sıcak- lardan mı? Yoksa yüreğımdeki, yeni bir aşkın ilk tit- reşimleri mi? Uzaklar, sonunda döndü. Atasoylar'ı televizyon- dan izledik. Görkemli bir serüvenin heyecanı oku- nuyordu yüzlerinden. Osman ile Zuhal'i on yıl ön- ce görmüştüm en son. Yaşam böylesine garip! Oy- sa ki Osman ile arkadaşlığımız dostluk düzeyine gel- mişti. Neden görüşmedik bunca yıl. Hiç bilemıyo- rum. Belki, o denizlerin. bense, yazının sarhoşluğuna kapıldığımızdan... Gözlerinde büyük bir başarının açık, ama alçak- gönüllü sevinci vardı. Küçük Deniz ise olup biten- den habersiz, yaşamında ilk kez etrafında çok sayı- da insanı görmenın büyük şaşkınhğını yaşıyordu. Türkıye'nın yaşadıklarından habersiz... • Yüreğim daralıyor, içimde bir sıkıntı var. Oysa temmuz geldı; "temmuzda caz dinlenir." Temmuz'da. goz bebeğimiz İstanbul Kültür ve Sa- nat Vakfı'nın "Caz Festivali" başlar. Cazın efsanele- ri gelır istanbul'a. Bu yıl da öyle. Yine büyük cazcılar Istanbul'un yıl- dızlı ve lacivert gecelerini, müzikleriyle süsleyecek- ler. Istanbul'dan ve ızleyicilerden etkılendiklerini söy- leyecekler, dunmadan. İlk gelenlerin yuzlerinde hıç beklemedıkleri bir mutluluğun izlen okunacak ve bunu da gururla açık- layacaklar. Çünkü her zaman olduğu gibi, çok çok büyük bir ılgıyle karşılayacak Istanbullular onları. Daha önce gelenler de şaşkınlıklarını, mutlulukla- nnı saklamayacaklar. Onlannkı "tantş" bir şaşkınlık olacak. Yani. yine temmuz, yine istanbul; ne var kı yüre- ğim daralıyor, içimde büyük bir sıkıntı var. Birdenbi- re bastıran sıcaklar mı, yoksa yeni bir aşkın ilk titre- şimleri mi? • Kültür Bakanı da gitti. Giden geleni aratır derler, ama bu kez hiçbir anlamı yok bu deyişin. Bektaşinin önüne iki şişe şarap koymuşlar, bak- sın ve iyisinin hangisi olduğunu söylesin diye. Bek- taşi birinden içmiş ve içmediği şişeyi göstererek da- ha iyi olduğunu söylemiş. Şaşırmışlar; öyle ya, içmediği şaraba daha iyi di- yor. Bektaşinin yanıtı açık. Içtiği şişeyi göstererek, "Bundan kötüsü olmaz" demış. • Yüreğim daralıyor. Temmuzdan mıdır? Temmuz. Tam dört yıl önce: Müzık Festıvali'nin estiği geceler Istanbul'da. Henuz "Caz Festivali" doğmamış; ama doğmak üzere. Sting'in Türkiye'ye geleceği günler. Temmuz 1993 ve Sıvas. Yureğimızde büyük bir acı. Öfkemiz ellerimizde. Çaresizlığin kederi yüzü- müzde. Asım Bezirci, Metin Altıok, Behçet Aysan.. on- larcası ateşlerin içinde. Genç, umutlu ınsanlar... ve bir katliama seyirci kalanlar... Ote yanda vahşet ate- şiylesaldıranlar... Unutulur gibi değil. Unutmamak da gerek. Asla unutmarr»ak , -,..,.,_, •rr±,J) .,n •';S«nL,/ Yüreğim daralıyor; içimde bir sıkıntı var. Mehtap- lı gecelere karşın. Haziranda açan kırmızı güllere karşın. Cazlı gecelerın yaşanacak coşkusuna kar- şın. Denizin insanın bedeninı gençleştiren serinlıği- ne karşın. Yüreğim daralıyor, içimde bir sıkıntı var. Temmuz geldi de ondan mı? Birden bastıran sı- caklardan mı? Yoksa yüreğımdeki, yeni bir aşkın ilk titreşimleri mi? Belki de yüreğim, şimdi, haziranda açan kırmızı bir gül gibi... En iyisi, bu yazıyı Metin Altıok'un iki dizesiyie bi- tirmeli; "8u kekre dünyada yazık geçıt yok aşka; Bir şey yok paylaşacak acıdan başka." Sarayliç ve Haydareviç 2. Balkan Şiir Şenliği'nde • Kültür Servisi - 3-4 Temmuz 1997 günleri arasında Çatalca"da gerçekJeşecek olan 2. Balkan Şiir Şenliğfne bu yıl Izet Sarayliç ve Hacem Haydareviç de katılıyor. Yaşayan en büyük Bosna-Hersek şairi olarak tanınan İzet Sarayliç. özgür şııri ve kendine özgü kişiliğiyle daima ilgi merkezinde kalan bir şair. Yaşadığı çağın kargaşa ve bunalımlannı, günlük hayatın beraberinde getirdiğı anlaşmazlık ve uyumsuzluklannı. kendine has, alaycı bir üslupla şiire taşıyarak küçük mutlulukJann. düşsel \e gerçek dostluklann, içtenlik dolu bü>oik şiirini yazdı. Hacem Haydarevıç ise ilk şıır kıtabı "Sahillerin Göçü" ile dikkatleri üzerine çekti. Düşünce ve imge arasındaki uyumu sağlamaya son derece özen gösteren Haydareviç'in şiırinin en önemli özelliği, "tslam felsefesinden hareket etmesine rağmen. Yunan. Roma \ e genel Avrupa kültürleri simgeler dünyasına açık olmasf'dır. Havadan Antik Türkiye' • Kültür Servisi - Hava fotoğrafçılan Fatma ve Orhan Durguf un 'Havadan Antik Türkiye' konulu fotoğraf sergilerinın beşıncısi Almanya'nın Stuttgart şehnnde "Dıe Landes Bild Stelle NVüttenberg" binasında 18 temmuz cuma günü açılıyor. HAYDI ADANA'YA... Çukurova'nınKitapSarayı KİTAPSANAdaoaŞubesi'ninAçılışında ÇukurovalılarlaKucaklaşmakİçinAdana'dayız... niulucan/ * — ' / vavın A tiatfıtım i Temmuz 199" 1 Cuma _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ Gazıpaşa BuKarı No- ~ ADANA j%EİI ya Çin & dağltım 336 3170 336 6716 345 48 27 KESİN KARADENIZ • YAYLALAR GEZISI UZUNGÖL-ÇAMLIHEMŞİN-AYDER YAYUSI DAHIL26 Temmuz-IAJU*. Salranbolu-Amaıva-Samsun-ÜlıyeOrıiu-GırEsun-Trsbolu-Bejikdİjzü-Akçıabal Tnbzon-fiıze-Çaytlı-Arteşen ve Ünye Parkı-Gıresun Kalesı-Rıze Zıraat Bahçesı Çlykjıa-SİDDf-Sılraıkslı EYİerı-Uzımgol-Çamlıhenrnn-Aydef gezilen OTELLERDE DUŞLU - WC Ll ODALAR 7 SECE YP KONAKLAMA. UZUNGÛ. ÇAMUHEMŞIN - AYDER YAYLAS! VE BEURTLEN DİĞSR GEZ1LER, GIRIŞ ÜCRETLEPI REHBERLIK HIZMETI ÖZEL OTOBUSLE ULAŞ M DAHILJ 46.800.000 TL.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog