Bugünden 1930'a 5,409,364 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

24 TEMMUZ 1997 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER KTHY'de beürsizlik • LEFKOŞA(AA)-Kıbns Türk Hava Yollan (KTHY) Yönetim Kurulu Başkanlığı'na atanan Sözer Özel ıle Türk Hava Yollan (THY) kontenjanından yönetim kuruluna seçilen Aytekin Bilgı. Vural Akgün ve denetçi Nur Ezgü, dûn KKTC'ye gittiler. Sözer Özel, Ercan Havaalanı'nda yaptığı açıklamada, yeni yönetim kurulunun ilk toplantısının önceki gûn Istanbul'da, ikinci toplantının da bugün Lefkoşa'da gerçekleştirileceğmi bildirdi. Yargıtay'ın yorumu • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Yargıtay. silahlı örgüte yardım ve yatakhk ettikleri suçlamasıyla yargılananlann, ışledikleri suç bu eylemle sınırlı kalmak İcaydıyla Pişmanlık Yasası'ndan yararlandınlması gerektiğıne karar verdi. laiklik yeminle korunmaz1 • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)- Kamu Emekçıleri Sendikalan Konfederasyonu (KESK) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Hasan Hayır, devlet personel rejirninde yapılmak istenen bıçımsel değişiklikle laikliğin korunamayacağım söyledi. Memurlann işe başlarken etmelerini öngören 'laiklik yemini'nın kendilennı ıncıtmediğini belirten Hayır, bunun 'takıyye yapan memurlar' üretilmesine neden olacağını söyledi. Diyarbakıp'da bir çete daha • Yurt Haberleri Servisi- Diyarbakır'ın Çınar ılçesınde güvenlik güçlen tarafından gerçekleştırilen bir operasyonda, adam kaçırma ve silahlı gasp olaylanna kanştıklan öne sürûlen bir PKJC itirafçısı ıle 3 geçicı köy korucusundan oluşan 4 kişilik yeni bir çete ortaya çıkanldı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddıanamede, sanıklar hakkında toplam 48 yıl hapıscezası istendi. Haller müdürüne suç duyurusu • İstanbul Haber Servisi - Büyükşehır Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mesut Pektaş, Hesap Işleri Daire Başkanı Nuriddin Dönmez ve Haller Müdürü Tuncer Arabul hakkında soruşturma açılması istendi. Bayrampaşa'dakı yaş meyve ve sebze halinde kazanılmış bak sahiplen için yaptınlan yazıhaneleri boş tutan Hal Müdürü Tuncer Arabul'un, bu yazıhanelerden bazılannı usulsüz bir biçimde dağıtarak rant sağlanmasına Oeden olduğu iddia edildi. SeıuDkacıların ek zam isteği • İstanbul Haber Servisi - Belediye lş Sendikası Anadolu Yakası Şube Başkanı Şaban Tören, Türk- Iş'e bağlı sendikalann şube başkanîan olarak bugün Çalışma Bakanı Nami Çağan'la görüşerek ek zam isteyeceklerini belirtti. Tören, SSK'nin özerkleştırilmesi ile Sendikalar Kanunu ve çalışma yasalannın İLO standartlaruıa yükseltilmesinin de talepleri arasında bulunduğunu vurguladı. Eğitûnci Su öldü • İstanbul Haber Servisi - Prof. Dr. Ahmet Mumcu'yla birlikte hazırladığı Türkiye CUmhuriyeti Inkılap Tarihi ve Atatürkçülük kitabı halen okullarda okutulan eğitimcı- yazar Mükerrem Kamil Su, dün 93 yaşında yaşamını yitirdi. Basın şeref kartı sahibi olan Su'nun. TRT Ankara ve İstanbul radyolannda oynanmış çok sayıda da çocuk oyunu var. 1 Mayıs davası • İSTANBUL (AA)-Türk- Iş, DİSK ve KESK'in Şişli Abide-i Hürriyet Meydam'nda düzenlediği miting sırasında olay çıkaran 35 sanığm yargılanmalanna devam edildi. Şişli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki dunışmada sanıklar Habib Alev, Murat Doğan ve Muğdet Koç, tutuklu kaldıklan süre gözönüne alınarak tahliye edildi. Araştırma komisyonunun Mumcu cinayeti ile ilgili raporu Meclis'te görüşüldü 'Devlet töhmet altında'ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Gaze- temizyazanUğurMumcu'nun, devlet tara- fından korunamadığı saptamasının yer aldı- ğı TBMM Araştırma Komisyonu'nun rapo- ru TBMM Genel Kurulu'nda ele alındı. Ko- misyon Başkanı Ersönmez Yarbay, devletin töhmet altında olduğunu söyledi. TBMM Genel Kurulu'nda dün ele alınan komisyon raporu üzerine ilk sözü, CHP adı- na önerge sahibi ve komisyon üyesi Anka- ra Millerv ekıli EşrefErdem aldı. Erdem, ko- misyonun yetkilerinin kjsıtlı olmasından ya- kınırken, cinayetin aydınlatılmasına yönelik delıllere. 'devlet ve ticarct sun' kavramlan ile getirilen yasal kısıtlama nedeniyle ulaşı- lamadığını vurguladı. Erdem, cmayette uyuş- turucu bağlantılı terör örgütlerın olabilece- ğini söyledi. Diğer faili meçhullerin çözül- mesinde Mumcu cınayetinin kilit olacağını kaydeden Erdem. "Mumcu cinayeti aydın- lanıncaya kadar bu olay Türkiye'nin ayıbtoJa- rak kalacakur" dedi. DSP Grubu adına söz alan komisyon üyesi Ahmet Pristina ise dev- let içinde bazı odaklarla gizlı servislerin Mumcu cinayetinde parmağı olabıleceği me- sajını verdi. Mumcu soruşturmasının derin- leştirilemediğini. delillerin toplanmasına özen göstenlmedığıni vurgulayan Pnştina, cinayet sonucu ekspertiz raporunun TRT'de açıklanmasının 'devlet sun' kavramıyla çe- lıştığine dikkat çekti. Mumcu'nun aracına yer- leştirilen bombayla ilgili bilgi edinmek ıçin örnek deney yapılmamasını da eleştiren Priş- tına, -Bir maketi, bir bombayı, Mumcu'dan esirgememeliydik"dıye konuştu. ANAP adına söz alan komisyon üyesi Ma- nisa Millervekili Tevfik Dikerde, otopsi son- rası hazırlanan ekspertiz raporunda Mum- cu'nun. 'sanşın mavi gözlü' diye tanımlan- dığına dikkat çekti. Diker, soruşturmayı yü- rüten dönemin Ankara DGM Başsavcısı Nusret Demiral'ın komisyona bilgi vermeye TliHıhhı 1/1 h i n Litnn A N A P i s t a n b u l " K a d ı n Komisyonu, 'Çocuk Haklan' Ueflgüibaşlarbğı İU Uin #W*M//çalı§malarçerçe\esindeBakırköyÇocukveKadınTutukevfnelObinki- tap bağışladı. ANAP İl Kadın Komisyonu Başkanı Sevgi Turanlı, Bakırköy Çocuk ve Kadın Tutukevi'ndeki 330 çocuk için toplanan ki- taplan Tutukevi Müdürü Özen Korkinaz'a teslim etti. Turanlı, suç işlemiş çocuklann çocuk mahkemelerinde yargüanması gerektiğini be- lirterek, *Ancak ne yaak ki Manisalı gençler başta olmak üzere İstanbul, Ankara ve İzmir dışındaki kentlerde çocuklar çocuk mahkeme- lerinde yargılanmıyor" dedi Tutukevine konulan çocuklara hiçbir imkân tanınmadıgını söyleyen Turanlı, bu çocuklann uikunu genişlet- mesineyardımcıolmakzorunda olunduğunu vurguladı.(Fotoğraf: IPEK YEZDANI) gelmemesini, 'kamuoyunun vicdanına hava- teettiğmi'kaydetti. Kormsyonun, soruşturma- da ihmali bulunan kişilerle ilgili suç duyu- rusunda bulunduğuna dikkat çeken Diker, bu kişilerle ilgili soruşturmalann hemen başla- nlmasını istedi. Cinayette, Islami terör örgüt- lerinin parmağı olabileceğinı kaydeden Di- ker, Türk kamuoyunun, cinayetin aydınlatı- lamamasından rahatsızlık duyduğunu vurgu- ladı. RP'li komisyon üyesi Fethullah Erbaş, Uğur Mumcu cınayetinin ardmdan yapılan törenlerin şeriat aleyhine gösterilere dönüş- tüğünü anımsattı ve aradan geçen 4 yıla kar- şın bir dava açılmadığını söyledi. Komisyon Başkanı Ersön- mez Yarbay, hazırladıklan ra- porun herkes tarafından okun- ması gerektiğini söyledi. Yar- bay, birçok bilginin kendile- nne verilmediğini belırterek, "Eğer bir >erde gizlilik var- sa orada pislik vardır" dedi. Yarbay. eski Ankara DGM Başsavcısı Nusret Demiral'ın yanı sıra istanbul Emniye- ti'ndeki belge tahrifatı ile il- gili olarak eski Emniyet Mü- dürü, Ulaştırma Bakanı Nec- det Menzir'in de komisyona bilgı vermediğıne dikkat çek- ti. Devletin töhmet altında olduğunu kaydeden Ersön- mez Yarbay, lçişleri Baka- nı' nın bu olayın üzerinde dur- ması gerektiğini söyledi. Yarbay, komisyona bilgi veren herkesin C-4 tipi pat- layıcılann Türkiye'de yalnız- ca askeri depolarda bulundu- ğunu söylediklerini belirterek, "Ancak Mumcucinayetinden sonraaskeridepolarda hiçbir tespitvaptlmadığıanlaşdmak- tadır" dedi. Adalet Bakanı Oltan Sun- gurtu da hükümet adına yap- tığı konuşmada, olayın sanık- lan bulunamadığı için her- hangi bir dava açılamadığını söyledi. 74 yıl önce imzalanan antlaşma çeşitli etkinliklerle kutlanıyor 6 Lozan ruhu'nu yaşıyoruz İstanbul Haber Servi- si - Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli- ni oluşturan Lozan Ant- laşmasının 74. yıldönü- mü İstanbul'da çeşitli et- kinliklerle kutlanıyor 24 Temmuz 1923 yı- lında kabul edilen Lozan Antlaşması nedeniyle 199 sivil toplum kuruluşu bu- gün ortak basın toplantı- sı düzenliyor. Cumhuriye- timizin temel ilkeleri olan "demokratik, laik. sosyal hukuk devleti^nı koru- mak ve halkın demokra- tik tepkilerini yansıtmak amacıyla bir araya gelen sivil toplum kuruluşlan- nın toplantısı, saat 10.30'datTÜMaçkaMa- den Fakültesi eski binasın- da gerçekleştirilecek. CHP İstanbul tl Örgü- tü de Lozan Antlaşma- sı'nın yıldönümünü İs- met İnönü'nün Maçka'da- ki anıtında törenle kutla- yacak. CHP tstanbul tl Başkanı Mehmet Ozpo- lat, 11 Kadın Kolu Başka- nı Muazzez Çelebi. ilçe başkanîan ve kadın kuru- lu üyelerinin katılacağı tören saat 11 .OO'de başlayacak. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kocaeli Şube Başkanı Er- tuğrul Kazancı ise yaptığı yazılı açıklamada. "MondrosMütareke- si'nin ve SevrAndaşması'mn alçal- tünuş ruh yapısından. maddesel ve manevi boyunduruktan kurtu- luşunun temelinin Lozan'da İsmet Paşa'mn atüğı imzayla gerçekleş- tigini'' belirtti. Günümüzde de Lo- zan Antiaşması'na gölge düşür- meye çalışanlann bulunduğuna dikkat çeken Kazancı, bu kişile- rin kasıtlı düşünce üretenler oldu- Tasarıya göre sorumlıı müdürlerin cezaları 3 yıl ertelenecek Basın affi haftaya yasalaşacak ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)- Mesut Yıbnaz hü- kümeti, basında sansürün kaldınlışının yıldönümünde baskı ve sansür sorunıma karşı mücadele eden basın ku- ruluşlanna sürpriz yaptı. Sorumlu müdür sıfatıyla iş- lenen suçlara ilişkin dava ve cezalann 3 yıl ertelenme- sine ilişkin yasa tasansı TBMM'ye sunuldu. Tasannın, gelecek hafta yasalaşması bekleniyor. Basından so- rumlu Devlet Bakanı Cavit Kavak. dün yaptığı yazılı açıklamada, 12 Temmuz 1997 tarihine kadar işlenen suç- lar nedeniyle sorumlu müdür sıfatıyla mahküm edilmiş bulunanlann kesinleşmiş cezalarının infazının ertele- neceğini bildirdi. Kavak, aynı tarihe kadar işlenmiş suçlar dolayısıyla sorumlu yazıişleri müdürü sıfatıyla başlatılacak takibat veya açılmış davalann da hükme bağlanmasmın erteleneceğini kaydetti. Kavak, hakla- nnda cezanın, takibatın ya da kamu davasının devamı- nın ertelenmesine karar verilmiş olan sorumlu müdür- lerin, 3 yıllık süre içerisinde "işlenmiş kasıtlı bir curüm- den dolayı sorumlu müdür sıfatıyla mahkûm edilmele- ri*' durumunda ertelemenin kendiliğinden düşeceğini kaydetti. Kavak, ertelemenin kendiliğinden düşmesı duru- munda da ertelenen cezalann da aynen çektirileceğini, ertelenen takibat veya davaya da kahnan yerden devam edilerek gereken hükrnün verileceğini söyledi. Devlet Bakanı Kavak. tasannın amacını şöyle açıkladr. "Ta- sannın amacı 12 Temmuz 1997'ye kadar işlenmiş suç- lar nedeniyle 5680 sa> ılı Basın Kanunu'nun 16. madde- sive özellikle bu maddenin 2. nkrasındaki hüküm ve di- ğer mevzuat hükümleri gereğinceve sorumlu müdürsı- faüyia mahkûm edilmiş bulunan sorumlu müdürierin kesinleşmiş cezalanmn infazuu ertelemek ve aynı tari- he kadar işlenmiş suçlar dolayısıyla ve sorumlu müdür srfatı nedeniyle gûişilecek takibatın veya açılmış dava- lann hükme bağianmasının crtdenmesini sağlamaktır. Böylece bir kere sorumlu müdürler haklonda bu sıfat- lan nedeniyle verilmiş ve kesinleşmiş cezalann infaa he- nüz tamamlanmamış isecezanın geri katan kBmının çek- tirilmesi ve infazma başlanmamış olan her türlü ceza- nın gerçekleştirilmesi ertelenecektir. Yayım tarihinde kanununbirrtkisinmolnıa\acağıaçıknıf'Tasan, DTP'run grup kurmasmın ardmdan komisyonlardaki dengenin iktidar lehine dönmesiyle TBMM Adalet Komisyo- nu'nda görüşülecek. Tasannın daha sonra TBMM Genel Kurulu'nda ele alınarak yasalaşması bekleniyor. Sorumlu müdür sıfa- tıyla aldığı cezalar nedeniyle halen hapiste bulunan Işık Yurtçu'yu sağlık sorunlan nedeniyle affetmesi gündemde olan Cumhurbaşkanı Süleyman Demird'in de yasayı onaylaması bekleniyor. ğunu kaydetti. ADD Kocaeli Şu- besi ve Saraybahçe Belediyesi'nin Inönü Vakfı'nın katkısıyla düzen- ledikleri "Lozan'm 74. Yıldöoü- mü" sergisi de saat 18.30'da Sa- nat Sokağı'nda açılacak. Kurtuluş Savaşı'ndaki zaferin ardından yapılan Mudanya Müta- rekesi'nde. kalıcı bir banş yapıl- masına karar verildi. Isviçre'nin Lozan kentindeki 13. yüzyıldan kalma Uşi Şatosu'nda yapılan Lo- zan Konferansı; 21 Kasım 1922 ta- rihinde başladı. Türkive, İngOte- re, İtalva, Japonya, Yunanistan, Romanya ile Sırp-Hırvat-Sloven devletlerinin katıldığı konferans 8 ay sürdü. Antlaşma, 6 Haziran 1924 yılında yürürlüğe girdi. Tür- kiye'nin Misak-ı Milli ilkeleri çer- çevesinde bağımsız bir devlet ola- rak tanınmasını sağlayan Lozan Antlaşması, Sevr'in yerinı aldı. Konferansta şu konularda anlaşma sağlandı: Doğu Trakya sının Meriç Irma- ğı oldu. lmroz ve Bozcaada Tür- kiye'ye verildi. Istanbul'da yaşa- yan Rumlarla Batı Trakya'da ya- şayan Türkler dışında Türkiye'de- ki bütün Rumlarla Yunanistan"de- ki Türklerdeğiştirilecek. Onikiada Italya'ya bırakıldı. Boğazlar'dan serbest geçiş kabul edildi. ancak savaş gemilerine kısıtlama geti- rildi. Çanakkale ve İstanbul bo- ğazlannın kıyıdan başlayarak 15- 20 kilometrelik bir şerit boyunca askerden anndınlmasına karar ve- nldi. Konferansın 23 Nisan 1932 ta- rihinde başlayan ikinci bölümün- de, kapitülasyonlar bütünüyle kal- dınldı. Aynca Türkiye'nin kabo- taj hakkı kabul edildi. Başbakan Mesut Yılmaz, İçişleri Bakanı Başesgioğlu'na talimat verdi 6 Göktepe'nin samkları getirilsin' ANKARA / İSTANBUL (Cumhuriyet) - Baş- bakan Mesut Yılmaz. gazeteci Metin Gökte- pe'yi döverek öldürmekten yargılanan ve hak- lannda tutuklama karan verilen polis memurla- nnın duruşmaya getirilmesi için lçişleri Baka- nı Murat Başesgioğju'na talimat verdi. Gökte- pe'nin katili sanık polislerin yargılandığı dava bugün Afyon Ağır Ceza Mahkemesi'nde de- vam edecek. Gazeteciler ve yazarlar basında sansürün kaldınlışının yıldönümüne rastlayan bu- gün, basına yönelik engelleme v e baskılann son bulması yönündeki istemlerini yineleyecekler. Metin Göktepe sanıklannın mahkemeye ge- tirilmeleri ve gazeteciler ile basın üzenndekı kı- sıtlamalann kaldırılması amacıyla hazırlanan 55O'yi aşkın imzalı bildiri dün Başbakan Yılmaz'a verildi. Bir grup gazeteci, Yılmaz'ı ziyaret ede- rek. bildiride yer alan isteklerini ve basına yö- nelik fiili bazı sınırlamalan dile getirdiler. Basın mensuplannm yalnızca görüntü alma- lanna izin venlen görüşmeye katılan gazeteci- ler. Yılmaz'ın lçişleri Bakanı Başesgioğlu'nu gö- riişme sırasında telefonla aradığını ve Metin Göktepe davasında haklannda tutuklama kara- n verilen polis memurlannın duruşmaya getiril- mesi talimatını verdiğini bildirdiler. Bakan Murat Başesgıoğlu, Polisevi'nde dün bir grup gazeteci ile yaptığı sohbet toplantısı sırasında Afyon Valisi AhmetCteyurfu telefonla arayarak duruşma nedeniyle her türlü güvenlik önleminin alınması talimatını verdi. DtSK Genel Sekreteri Kemal Dajsal da yap- tığı açıklamada, davanın sonuna kadar takipçi- sı olacaklannı belirtti. Basın özgürlüğü ile dü- şünce ve ifade özgürlüğü üzenndeki fiili sansü- rün sürdüğünü anımsatan Daysal, Türkiye'nin cezaevlerindeki gazeteci bakımından dünyanın en üst sıralannda yer alan bir ülke olduğunu ifa- de etti. Türkiye Yazarlar Sendikası'ndan yapılan yazılı açıklamada, bugün Afyon'da yapılacak duruşmaya sendikadan İkinci Ba^kan Feyza Hepçilingirler. Iüğrul Keskin. \eysel Çolak. Namıkkıı\ıın»cu,HafilİbrahinıOzcarve\lansur Baltacı'nın gözlemci olarak katılacağı bildirildı. Mumcu cinayeti Suikastta Susutiuk halkası ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Gazetemiz yazan Uğur Mumcu'nun katledil- mesinin üzerinden 54 ay geç- mesine karşın cinayet soruş- turmasında kayda değer bir gelişme sağlanamadı. Mumcu'nun 24 Ocak 1993 'te katledilmesinden bu yana 5 başbakan, 7 tçışleri bakanı, 6 Adalet bakanı gö- rev aldı. Sonişturmayı ilk aşamada savcı olarak yürüten Ankara 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi Yedek Yargıcı Binbaşı Ülkü Coşkun, "Bu olayı deviet>apmıştır. sK'asi ik- tidaristerseişçözülür" yolun- daki sözlen üzenne uğradı- ğı soruşturma sonunda Ada- let Bakanlığı'nın istemine karşın cezalandırümadı. Ada- let Bakanlığı müfettişlerinin DYP-CHP hükümeti döne- minde hazırladıklan ve so- ruşturmanın 'savsaklandığı' tespitini içeren rapor, Milli Savunma Bakanlığı'nda rafa kaldınldı. Adalet Bakanlığı raporunda istenen disiplin ce- zasının Coşkun hakkında uy- gulanması için Mumcu aile- si. Milli Savunma Bakanlı- ğı'na karşı dava açtı. Bakan- lık. Askeri ldare Mahkeme- si'nde görülen da\^>a gönder- diği savunmasına 'gizlilik' kaydı koydu. Mumcu ailesi, aynca lçiş- leri Bakanlığı'na. suikastta 'ağır hizmet kusuru' bulun- duğu gerekçesiyle açüğı mad- di ve manevi tazminat dava- sını kazandı. REFAHYOL hükümeti döneminde Mum- cu cinayetini araştırmak üze- re TBMM'de bir komisyon kuruldu. Komisyonun hazır- ladığı raporda, olayla bağlan- tılı olabiîecekleri kuşkusu bu- lunan Islami Hareket Örgü- tü (İHÖ) elemanlannın gözal- tına alınmasına ilişkin tuta- naklarda tahrifat yapıldığına da işaret edildi. Eski MÎT Kontr-Terör Da- iresi Başkanı Mehmet Ey- mür'ün önceki gün Susurluk davasında verdiği ifade ise, suikastın Susurluk skandalı ile bağlantısı açısından oldukça çarpıcı bir ipucunu ortaya çı- kardı. Eymür, Susurluk'taki trafık kazasında ölen ülkücü AbduUah Çatfa ile ilgili ola- rak Uğur Mumcu ile görüş- meler yaptığını açıkladı. Es- ki MİT Kontr-Terör Dairesi Başkanı'nın bu açıklamala- n, Susurluk'ta ortaya çıkan devlet ıçı yasadışı örgütlen- me ıle Mumcu cinayeti ara- sındaki bağlantıları kuş- kulann odağına yerleştirdi. ARAYIŞ TOKTAMIŞ ATEŞ Sevr ve LozanNe garip bir kader bu? Senelerce önce, "Artık her yıl aynı şeyi yazmayayım" diye 24 temmuzlarda Lo- zan'la ilgili bir şeyler yazmama karan almıştım. Oysa ki bugün, Lozan'la ilgili bir şeyler yazmak ve Lozan'ı savunmak zorunda bırakıldık. Ne kadar garip ve ne kadar acı bir kader bu... Gençliğimızde birtakım "kalemler", Ulusal Kurtu- luş Savaşımının kazanımlannın Lozan'da yıtırildiğini yazarlar ve onlan yanrtlamaya çalışırdık. Örneğin Ka- dir Mısırtıoğlu'nun 'Lozan Zafermi Hezimet mi?" baş- lıklı bir kitabı vardı ve (bence) ipe sapa gelmez bir di- zi iddia sergılemışti. Ancak temel motifi, İsmet Pa- şa'nın Lozan'da Ingılızlerın etkısine girdıği ve alabi- leceğimiz bazı şeylerı alamadığımız idi. Tabii bu ara- da Atatürk de, İsmet Paşa'mn arkasında olduğu için eleştiri oklarından nasıbine düşenı alıyordu. Zaten o zamanlar Atatürk'ü doğrudan eleştırmeye ve suçlamaya cesaret edemezlerdi. Hele hakaret et- mek ve-küçük düşürmek akıllannın ucundan bıle ge- çemezdi. Düşünseler korkudan dudakları uçuklardı. Dilleri şimdılerde uzadı. Ve bu konuda doğrusu, "söz- de aydın" kimi süper zekâlı yazarlanmızın da büyük katkılan oldu. Bugünlerde Lozan'ı eleştırenler, Lozan'da "sözde yitirdiklenmizi" değıl, Lozan'daki "sözde haksız ka- zanımlarımızı" gündeme getırıyorlar. Ve özellikle Sevr'deki "Özerk Kürdistan" umudunun Lozan'la bir- likte sona ermesınin hesabını sormak istiyorlar. Lo- zan'da Türkiye'deki Kürt kökenli insanlara ıftanet edil- diğini ilerı sürüyorlar. Lozan'a giden heyetin "Türk ve Kürt halklannın temsilcisi" sıfatını taşıdığı doğrudur. Ve zaten bu heyet Lozan'da Türkiye'deki tüm etnik gruplan temsil etmiştir. Lazlan da, Çerkezleri de, Gür- cüleri de... Sevr Antlaşması bir devletin tümüyle ortadan kal- dınldığı ve Türklenn "Avrupa 'dan sürüldüğü" bir ant- laşma idı. 1. Dünya Savaşı'nın "savaş suÇlusu" ola- rak sayılabilecek Almanya'ya bile böylesine ağır bir anlaşma dayatılmamıştt. Fakat Mustafa Kemal'in önderliğınde birleşen ve "imkânsızı mümkün kılan" ve "olmazı gerçekleşti- ren" Türk halkının azım, irade ve direnci bu antlaş- mayı tarıhin çöp sepetıne atıverdı. Lozan'ın bir zafer ya da hezimet olduğu konusun- da karar verebilmek için, olayları o günlerin koşullan içinde düşünmek ve Lozan'ın "alternatifi" olan Sevr ıle karşılaştırmak gerekir. Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı, yenılmez sanılan em- peryalizmın ilk kez yenilgiyi tatmasıyla sonuçlanmış- tı. ingılız emperyalızmının "azg/n"temsilcı vesözcü- sü Winston Churchill, "Aman Türklere ödün verme- ye//m"dıyeyırtınıyordu, "bugün vereceğımızbırödü- nün faturası, yann karşımıza Kalküta'da çıkar." Lo- zan barış görüşmeleri ışte böyle bir atmosfer içinde geçiyordu. Lozan'da en çok tartışılan konu; ne Boğazlar ko- nusu oldu, ne sınırlar konusu oldu. Lozan'da en çok tartışılan ve toplantılann yarıda kalmasına neden olan konu, "kapitülasyonlar" ve "akçalı konular" oldu. Bu- nun da elbette bir nedenı vardı. Osmanlı imparator- luğu 1. Dünya Savaşı'na gırdiğı gün, kapitülasyonla- n kaldıımış ve bunu tüm dünyaya ılan etmiştı. Ancak Sevr Antlaşması kapitülasyonları, koşullan ağırlaştı- nlmış bir biçimde gerı getırmışti. Azınlıklara verilen "imtlyazlara" ek olarak, yabancı ülke uyruklularının "idari, hukuki ve mali konularda- ki" tüm ayncahklan da aynı "gayrimüslim azınlıklan" kapsıyordu. Yani gayrimüslim azınlıkların "cemaat ayncalıklanna'ek olarak, kapitülasyonlardan yararlan- malan da sağlanıyordu. Lozan'da tartışılan akçalı işler arasında Fransa ıle gerginlıklere yol açan Osmanlı borçlannın getırdiği kımi pürüzler vardı. Özellikle Osmanlı borçlannın "öcfe- me paritesi" konusu bir türlü çözülemiyordu. Fakat "iplerin kopmasının" nedeni kapitülasyonlar oldu. Gerek Ingıltere ve gerekse Fransa, kapitülasyon- lann Sevr'de düzenlendiğı biçımiyle sürmesinden ya- naydılar. En azından eskısı gibı sürmesinı ıstıyorlar- dı. Fakat ismet Paşa'mn buna yanaşmaya niyetı yok- tu. "Hertün'ü fedakârlığıyaptım"diyordu, "Fakatül- kemin ekonomik olarak esaretıne ımza atmamı bek- lemesinler." Ve bavullannı topladığı gibi geri dönüyor- du. Bugün nerelerde olduğumuz tartışılabilır ama, o günlerin Türkiye'si "ekonomik esareti" kabul etmiyor ve Lozan'da bunu "çatırçatır" alıyordu. Sadece ekonomik bağımsızlık mı? Sevr'deki "Bağımsız Ermenistan" hayalı de topra- ğa gömülüyor ve Musul hariç olmak üzere Mısak-ı Mil- li sınırlanna ulaşılıyordu (Musul ayrı bir dramdırama, yazacak yerim yok). Trakya sınınmız bugünkü sınır olarak belirleniyor- du. Oysaki Sevr, Trakya'yı ve izmir ve "havalisini" Yu- nanistan'a bırakmıştı. Lozan'ın görkemi, bir köşe yazısımn sınırlannı çok aşar. Fakat sadece şu kadannı söyleyelim ki 1. Dün- ya Savaşı'na son veren antlaşmalar içinde, hâlâ yü- rürlükte olan tek antlaşma Lozan'dır. Aynı şekilde 1. Dünya Savaşı sonrası çizilen "sınıriar" arasında hâlâ geçerlı olan sınırlar sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlandır. Sadece bu örnekler bile Lozan'ın nasıl "gerçekçi ve akılcı" bir antlaşma olduğunu göstermeye yeter. Ötesi "/af'tır. TCC odulleri bugün veriliyor 'Basm özgürlüğü demokrasidir' Haber Merkezi - Bası- na sansürün kaldınlışının 89. yıldönümü bugün kut- lanıyor. Türkiye Gazete- ciler Cemiyeti (TGC) ta- rafından her yıl verilen geleneksel "BasmÖzgür- lüğü Ödülü" bugün Dol- mabahçe Sarayı'nda dü- zenlenecek törenle sahip- lerine verilecek. 1996 TGC ödüllerine "kurum" olarak "basın özgürlüğünden yana tu- tumu" nedeniyle "Cum- hurbaşkanuğı". kişi ola- rak basın özgürlüğünün savunulmasına katkıla- nndan dolayı gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Orhan Erinç \e "basın özgürlüğündc var olan eksiklikler yüzünden mağdur olanlar arasın- da simge haline gelen; kendi özgürlüğü pahası- na basın özgürlüğü mü- cadelesine katkıda buhın- ması" nedeniyle, halen Saray Cezaevi'nde bulu- nan IşıkYurtçu değer gö- rülmüştü. Meta Ek 15 marka 1506209 sicil no'lu yazar kasa levhasım kaybettim. Hükümsüzdür. TEVHİDE CENGİZ Ehliyetimi, pasomu, öğrenci kimliğimi kaybettim. Hükümsüzdür. HALtL BAŞKURT Gazi kimliğimi kaybettim Hükümsüzdür. HIÜ1R Y1LDIZ
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog