Bugünden 1930'a 5,458,256 adet makale



Katalog


«
»

16 TEMMUZ 1997 ÇARŞAMBA • CUMHURİYET SAYFA HABERLERIN DEVAMI 15 TURKIYE Istanbul _Y 26 Sinop 23 Edirne PB 27 Samsun 25 Kocaeli 25 Trabzon 24 Çanakkale PB 28 Giresun Izmir Y 23 Manisa 30 Ankara 31 Eskişehir Y 24 Y 23 Aydın A 32 Konya B 24 Denizli 30 Sıvas 23 Zonguldak Y 23 Antalya A 33 Kars Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van A A A A A A A A 32 32 35 35 33 34 30 27 23 Yurdun kuzey kesjmlen parçalt ve çok bufutlu, Marmara'mn ctoğusu. Karadenız ıle Iç ve Doğu Anaddu'nun kuzeyı sa- ğanak ve yer yer gök gu- rultülu saganak yagışlı, öteki yerier az bulutfu ve açık geçecek. Hava sıcaklığında önemlı bır değışıklık olmayacak. Rüzgâr kuzey ve batı vönlerden hafif ara sra orta kuvvette yağış antnda yer yer kuvetli o- larak esecek AVR¥PI Oslo Helsinki Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Paris Bonn Y PB PB Y Y Y PB PB 23 22 24 25 23 24 27 25 Münih PB 27 Milano Berlin Budapeşte Madrıd Vıyana Belgrad Sofya Roma Atina Hb Y PB Y Y Y PB Y 2b 24 33 23 25 22 30 31 Y 25 ASYA Moskova Aşkabat Almatı Taşkent Bakü Bişkek Tiflis Kahire Y A A A Y A Y A 22 40 32 35 26 32 30 33 Şam 32 QAç.k <T*% Parçalı bulutlu l Çok bdutlu Yağmurkj Kart Solukar , Gök gûnütûKJ G U N C E L CÜNEYTARCAYÜREK • Baştarafı 1. Sayfada lan alanında Batı standartlannın 'çok gerisinde' olduğuna işaret ediliyor. Işkence sûrüyor. Yargısızinfazlar ve kayıplar de- vam ediyor. Yetkililerin işkenceyi durdurma iste- ğine rağmen, güvenlik güçlerinin faaliyetlerini kontrol etmede sonın çıkıyor. Laikliğin güçlendirilmesi ve antilaik çevrelerfe mücadelede, ordu 'özel bir rol' oynuyor. Bakanlar Kurulu, MGK'nin karaıiannı dikkate almakzorun- da." Daha bir yığın yargı. Yazsınlar. Fark etmez. "Bizim başımız dik!" "Gündem 2000" adı verilen raporda Türkiye'nin tam üyelik kapsamına alınmasını engelleyen satır- lara geldiklerinde komisyonda tartışma çıkıyor. Dış ilişkiler sorumlusu Hans Van Der Broek, "tam üyeliğe almadıklan Türkiye'yi, AB'nin nasıl uyutacağını" soruyor ve hiç degilse "Öyle bir 'kı- lıf hazırlayalım ki dışlanmayı Türkiye kabul edile- bilir bulsun " demeye getiriyor. Zaten AB'nin derdi; Türkiye'yi hem AB'ye - çok kez yazdık, en azından 2030'lara kadar - tam üye yapmamak, hem de Ankara'nın dışlandtğı duygu- suna kapılmasını engellemek. Orta bir yol mu? Türkiye'nin aday ülke olarak "Sürekli Avrupa Konferansı" içine alınması. Yunanlı ile Belçikalı bu "kılıfa" bile nza göster- miyor. Komisyon Başkanı Santer, "Türkiye'ye üye olabileceğine dairyanlış fıkir vermeye devam et- memeyi" oğütlüyor. Kısacası, adam AB'nin, er- kekçe Türkiye'yi üye yapmayacağını ilan etmesi- ni istiyor. Sonunda bulduklan formül gayet açık: "Tam üye almayalım, dışlamayahm, ama uyutalım." 'Fevkalade'si noksan Van Der Broek, dayanamıyor, "Türkiye'yi hem Avrupa 'nın yanı başında tutmak istiyoruz hem de üye olabileceğini düşünmüyonız. Bu çelişkiyi na- sıl aşacağız?" diyor. Evet, nasıl aşacaklar? Zira "bizim başımız dik"! Dik başı aşmak zor mu zor. Komisyonun eğilimleri acı bir reçete gibi art ar- da geliyor. Ama bir umut ışığı yakıyortar Türkiye'ye. "Nihai karan AB'nin hükümetler kanadının vere- ceği" duyuruluyor. lyi, iyi. Hükümetlerin önüne geldi mi sorun; "bi- zim başımız dik"! Bizi yakan sadece Avrupa ülkeleri değil. Bizi asıl yakan iç politıkada fiyaka yapmak, büyük başan- lara imza atmaya hazırlandığı izlenimi vermek için - maalesef - uzun süre Başbakanlık, son zaman- larda da Dışişleri kottuğuna layık görülen bir kafa, bir zjhojyefe" Arifi tarffehacet yok ama, marifetlerinden birini yinelerken adını söylemek zorunlu. Şaibe Hanım hükümetten gitti gitmek üzereyken, yaklaşık bir ay önce 11 aday ülkenin başbakanı ile katıldığı AB'nin Amsterdam toplantısından döner dönmez ne söy- ledi, anımsıyor musunuz: "Bugün tarihi bir gün. Türkiye artık genişleyen Avrupa içinde yerini almıştır. Şimdi amacımız ilk aşamada üye olacak ülkelerin en önüne geçmek- tir." Kuşkunuz olmasın; Dışişleri Bakanı srfatıyla ya- pılan bu irdeleme anında çevrilerek AB ülkelerinin başkentlerine bildiriliyor. Biz bu kafayla AB kapısı önünde bekliyoruz. Ka- ragöz perdesindeki yansımalar gibi, "Yarbana bir üyelik" diye diye. Varsın olsun, "bizim başımız dik"! Başımız öylesine dik ki, Cumhurbaşkanı Süley- man Demirel Madrid'deki NATO toplantısında bir vesile karşılaştığı Helmut Kohl'e "Şu bizim tam üyelik" diyecekoluyor... Kohl'den biryakjnma, bir yakınma. Türkiye'deki siyasi kavgalann aynı gün Alman- ya'daki Türklere yansımasını anlatıyor, anlatıyor. Paris'tekı NATO toplantısında Türkiye'ye asık çehreyle bakan Avrupalılann, REFAHYOL'un isti- fasından sonra, Madrid'deki NATO toplantılannda Demirel'e çok çok iltifatiar ettiği bizzat Demirel ta- rafından söylendi ve Cumhurbaşkanımız övgüler- den etkilenmiş dönerken yurda: "Başımız dik!" diye buyurdular. Oysa Avrjpa'nın Türk politikasından sonra De- mirel eksik söylemiş olmuyor mu? "Başımız 'fevkalade' dik!" Savcılık Akşener'e soruşturmaANKARA (Cumhurryet Bürosu) - Geielkurmay BaşkanlığTnn Içişleri Bakanı Menl Akşener hakkındaki sıç duyurusu Ankara Cunhuriyet Başsavcılığına uJaşti. Alınan bilgre göre, Genelkurma' Başkanlığı. Ankara Cunhuriyet Başsavcılığından suç duyunısunuı "gereğtain" yapılmasiru sterken, Adalet Bakalığı'na da " b a y verd Tûrk Ceza Yasası'mn \nayasa kuruluştara ve kamu şahayederB tahkn-" hûkümlerindûzenleyen 159. maddeıne göre başsavcılılconışturma başlatabilrns için yine yasa gereği ıdalet Bakanlığı'ran ızin isteyecek. B iznin verilmesi dhumunda yapılacak soruşturmada suç unsuru saptanırsa Akşener'in, yargılanması için dokunulmazlığının kaldınknasını isteyen fezleke düzenlenebilecek. Eski tçişleri Bakanı Akşener. "köstebek skandah" savlan ile ilgili olarak bir süre önce düzenlediği basın toplantısında çeşitli açıklamalarda bulunmuştu. Genelkurmay Başkanlığı, Akşener'in açıklamalannın "Türk Silahh Kuvvetferi'nin manevi şahsiyetini alenen tahkir ve tezyif" niteliğinde olduğu gerekçesiyle TCY'nin 159. maddesine göre yargılanmasını istemişti. Söz konusu madde. 1 yıldan 6 yıla kadar ağır hapis cezasıru öngörüyor. Demirel: Avrupa bizi unutuyor • Baştarafı 1. Sayfada rak "Ben Meclis iradesinin çıkma- smı sağladım. 278 imzanın sağhkh oimadığı sonradan gorûJdü" dedi. Demirel, devletin kunımlan ara- sında artık bir çatışma görmediği- ne dikkat çekerek erken seçimin Meclis'in ve hükümetin meselesi haline geldiğine işaret etti. Demi- rel. Gürcistan Parlamento Başkanı ZurapJvaniabaşkanlığındaki par- lamento heyeti ile yaptığı görüş- mede de Türkiye'nin Avrupa'nın bir parçası olduğunu da kaydede- rek . "Gerçi Avrupa, bazen Türki- ye'yi bir parçası sayar. bazen say- maz. Savunma meselekrinde bizi sayar, ama sofra gelince pek say- maz. Yemek zamanı gekiiği zaman unutuluruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Demirel, Gür- cistan'daki temaslannı tamamlaya- rak dün yurda döndü. Demirel'i, TBMM Başkanı MustafaKalemli. Başbakan Mesut Yılmaz. Genel- kurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı. Başbakan Yar- dımcısı ve Savunma Bakanı İsmet Sezgin karşıladı. Uçakta gazeteci- lerin sorulannı yanıtlayan Demi- rel. "Hâlâ devletin kunımlan ara- sında çatışma öngörüyor musu- nuz" sorusuna "Görmüyorum" yanıtını verdi. Hükümetin kurul- ması konusunda yaptığı görevlen- dirmenin doğru olduğunu kayde- den Demirel. "278 imzanın sağhk- b oimadığı sonradan görüldü. Hâ- lâ da oimadığı gözüküyor. Ben ona göre hareketetseydim ve tabk) böy- le çıksaydu o zaman benim halim nice olurdu? Ben Meclis iradesinin çıkmasını sağladım. Hiç yanlış bir şe>' yok. Hiç kimsevi incitecek bir şe>' de yok" dedi. Demirel, mevcut hükümetin Türkiye'nin temel sorunlannın al- tından kalkma zamanının olup ol- mayacağının sorulması üzerine, -Bilmem Id. l manm ki hükümet programı başanyla yüriisün. Ben bunu her hükümet için sövledim. Herkesin de istemesi lazını" dedi. Demirel, RP'nin sisteme adapte olup olamadığına ilişkin bir soru- ya. "Beni bu tür tarttşmalann içi- ne sokmayın. Sağ ve sol kavTamla- n değtşti. Doktrinler yıprandL Tony Blaır'e bakın. Daha çok duygusal değerleri kullanarak iktidara gel- dL Sizce RP adapte oMu mu" dedi. Bir gazetecinin. "Olmadı" demesi üzerine, Demirel, "Siz söylediniz" dedi. Demirel. "Türkiye'nin sorunla- nnı yeni hükümete aktaracak mı- smız" sorusuna şu karşılığı verdi: "Ben, her hükümete iyi niyetie yaklaşınm. Ben hükümeti kurum olarak savununım, siyasal olarak savunmam. Kurum olarak gördük- lerimi, değerlendirmelerimi akta- nnm." Demirel, Gürcistan Parlamento Başkanı Zurap Jvaniabaşkanlığın- KKTC'ye tam destek• Baştarafi 1. Sayfada stknnda eskismdeo daha benrgin bir şekflde Türkiye'yi bslacaktır'' dedi. ABD'de yapılan görüşmelerin AB'nin karan iie baltalandığını belirten Ecevit, BM 'nin kesin tav- nnı beklediklerini, Avrupa'nın Asya ile bütünleşme sürecine gir- diği bir dönemde Türkiye'nin je- opolitık konumunu iyi kullanma- sı halinde bölgede önder ülke ha- line gelebilecegini vurguladı. Tür- kiye'nin demokratik rejimindeki ve ekonomisindeki eksikleri gider- mesiyle ricacı olmaksızın AB'ye üye olacağını kaydeden Ecevit, "AB'nin tavn geçickiir. AB, er geç Türkiye'yi kabul etmek zorunda kalacaktır. Türkiye'nin AB'yetam öyebgi 1964 Ankara AnJaşması'na dayanan yasal bir hakkıdır. Bu ya- sal haktan Türkiye yoksun btrakri- maz r dedi. KKTC Büyûkelçisi Nazif Bor- man. 20 Temmuz 1974'te yapılan "muthı banş harekâtanın" haklılı- ğınm ve Rumlann gerçek niyetinm son gelişmelerle yeniden gün yü- züne çıktığmı söyledi. Borman, ICKTC'nin haklannı bir kenara bırakan AB'nin Güney Kıbns Rum kesimini AB'ye tam üyelik için görüşmeîere çağınna- sını " B K anavatanın destefi ilebu- nu aşacağtz" diye değerlendirdi. daki parlamento heyeti ile yaptığı görüşmede, Türkiye'deki son ge- lişmelerden duyduğu memnuniye- ti dolaylı tümcelerle dile getirdi. Demirel, "Buraya 6 bakanla gel- dim. 3 ayn partiden 6 bakan" de- di. Demirel. siyasetin mücadeley- le olgunluğu birlikte banndırması gerektiğini kaydederek şunlan söy- ledi: "Buradaölçüyükaçırmamak gerekir. Bu konuda bizim tecrübe- mizden söz edivorum. Bizim de- mokrasimizde iniş çıkışlar oldu. Zaman zaman siyasi parti kapatbk, sonra açök. Yeniden partilehe de- vam ettik. Her şeye rağmen başımı- a hep suyun üzerinde rutmayi ba- şardık." Türkiye'nin Avrupa'nın bir par- çası olduğunu da kaydeden Demi- rel, "Gerçi Avrupa, bazen Türki- ye'yi bir parçası sayar, bazen say- maz. Savunma mesetelerinde bbj sayar, ama sofra gelince pek say- maz. Yemek zamanı geJdiği zaman unutulunız. Ama Avrupa Avru- pa'dır. Avrupa'nın değerleri bü- yüktür, doğruluklan ispatlanmış değeıierdir. Hürriyeti, adaleti, zen- ginliği kim reddedebilir" diye ko- nuştu. Demirel, Esenboğa Havala- nı'nda düzenlediği basın toplantı- sında, iki ülke arasında "Ekono- mikvetkari iiişkilerin daha fleri se- viyelere çıkartürnasu iiişkilerin her yönden geiiştirUnıesi için her iki ta- rafta kuvvetli iradenin varuğuıa" dikkat çekerek "Nitekim Tiflis'te imzaladığımız ve işbirliğimizin hu- kuki alryapısuu büyük ölçüde ta- mamlayan 11 anlaşma bunun açık göstergesidir" dedi. öpen vali merkeze ALPERBALLl ANKARA-Içişleri Bakanı Mu- rat Başesgioğlu. başbakanlığı dö- neminde RP Genel Başkanı Nec- mettin Erbakan'm Konya.ziyare- tinde elini öpen ve tarikatçtUffa ya- kınlığı basına yansıyan Vali Ziya- eddin Akbulut ile DYP yanlısı po- litikalanyla tepki toplayan Şırnak Valisi Kamil Acun'un görevden alınmasına ilişkin karamameyi Başbakan Mesut Ydmaz'a sundu. Akbulut'un yerine merkez valisi Namık Güner'in. Acun'un yerine de Halil Ulusov'un atanmasını ön- gören kararnameyletstanbul Vali- si Rıdvan Venişen'in de merkez va- liliğine alınacağı bildirildi. Içişleri Bakanlığı kaynaklann- dan alınan bilgiye göre, Başesgioğ- lu, geniş kapsamlı bir valiler ka- rarnamesi hazırlamadan önce ba- kanlıkta küçük çaplı bir operasyon ha/ırladı Başesgioğlu tarafından imzalanarak Başbakan Yılmaz'a sunulan ve Köşk"ün onayından sonra yürürlüğe girecek olan ka- rarnameye göre, tstanbul Valisi Ye- nişen "kızak" olaratc biljnen m&— kez valiliğı^jalındı Ytan^rn'den boşalan göreve Izmir Valisi Kırthı Aktaş getirilirken. Izmir Valili- ğı'ne ANAP Millervekili ÜlküGü- ney'in Içişleri Bakanlığı dönemin- de müsteşarlık görevini yürüten Merkez Valisi Erol Çalur atandı. Kararnameyle, Necmettin Erba- kan'ın başbakanlığı döneminde IConya'yagerçekleştirdiği ilkgezi- de elini öpen ve siyasal içerikli bir konuşma yapan vali Ziyaeddin Ak- bulut merkeze ahnarak. yerine ANAP Sinop Milletvekili, Bayın- dırlık ve tskân Bakanı YaşarTop- çu'nun yakını olduğu öne sürülen merkez valisi Namık Güner getirildi. DYP'lilere yakınlığıyla bilinen ve partizan uygulamalar yaptığı öne sürülen Şımak Valisi Kamil A- cun. merkez valiliğine atanırken, yerine merkez valisi Halil Ulusoy Kararnârnenin. yeni Bakanlar Kurulu'nun dün Cankaya Köş- kü'ne gerçekleştirdiği ziyaret sıra- sında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in onayına sunuldugu öne sürüldü. tçişleri Bakanı Başesgioğ- lu'nun, KemalÇeGk'i Emniyet Ge- nel Müdürlüğü görevinden aldığı- na ilişkin haberler doğrulanmadı. Çelik'in, yakın çevresine, "Bana henüz bir tebügat >apumadı" dedi- ği öğrenildi. Kemal ÇelikMn Meral Akşener'in hazırladığı, ancak hü- kümetin istifası nedeniyle Cum- hurbaşkanı'na sunulamayan vali- ler kararnamesinde yapılacak deği- şiklik çerçevesinde aktif bir göre- ve atanabileceği bildirildi. Çelik'in görevden alınması du- rumunda. Emniyet Genel Müdür- lüğü görevi için 24 Aralık 1995 se- çimlerinde ANAP'tan milletvekili adayı olan Oğuz Kaan Köksal ile Trabzon Valisi İsmetGürbüzOve- lek'in adlan geçiyor. Istanbul Emniyet Müdürü Ra- mazan Er'in görevinden alınacağı- na ilişkin iddialann da gerçeği yan- sırmadığı savunuldu. Başesgioğlu'nun kaymakamla- nn atanmasına ilişkin çalışmalan sonuçlandırmasının ardından, çok sayıda valinin görev yerinin değiş- tirilmesini öngören karamame ha- zırlıklanna başlayacağı bildirildi. tçişleri Bakanı Başesgioğlu, Olağanüstü Hal Bölge Valileri top- lantısına katılmak üzere bugün Van'agidecek. Toplantıya Emniyet Genel Müdürü Kemal Çelik de katılacak. Üst kıırullarda görev dağdımıANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Bakanlar- dan oluşan üst kurullarda görev dağılımı yapıl- dı. Başbakan Mesut Yılmaz imzasıyla yayımla- nan genelgeyle, kurullarda başkan ve üye ola- rak görev yapacak hükümet üyeleri belirlendi. Üst kurullarda görev alan bakanlar şunlar YÜKSEK PLANLAMA KURULU: Başkan: Başbakan Mesut Yılmaz. Üyeler: Başbakan Yar- dımcısı ve Devlet Bakanı Bülent Ecevit. Başba- kan Yardımcısı ve Milli Savunma Bakanı İsmet Sezgin, devlet bakanlan Güneş Taner, Işın Çe- lebi, Hüsamettin Ozkan, Maliye Bakanı Zeke- riy« Temizel, Tanm ve Köyişleri Bakanı Mus- tafa Taşar, Sanayi ve Ticaret Bakanı Yahm Erez. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Er- sümer. PARA-KREDt VE KOORDtNASYON KU- RULU: Başkan: Devlet Bakanı IşmÇetebi. Üye- ler: Devlet bakanlan Hüsamettin Özkaa, Refa- addin Şahin. Tanm ve Köyişleri Bakanı Mus- tafa Taşar. ÖZELLEŞTtRME YÜKSEK KURULU: Başkan: Başbakan Yılmaz. Üyeler: Devlet Ba- kanlan Güneş Taner, Işın Çetebi, Hüsamettin Ozkan. Maliye Bakanı ZekeriyaTemizel. Sana- yi ve Ticaret Bakanı Yahm Erez. DOĞAL AFETLER KOORDÎNASYONU: Başkan: Başbakan Yardımcısı Ecevit. Üyeler: İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu, Maliye Ba- kanı Zekeriya TemizeL Bayındırlık ve İskân Ba- kanı Yaşar Topçu. Sağlık Bakanı Halil İbrahim Ozsoy. HABERLEŞME YÜKSEK KURULU: Baş- kan: Başbakan Yardımcısı Ecevit. Üyeler Ulaş- tırma Bakanı Necdet Menzir. tçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu. GAP YÜKSEK KURULU: Başkan: Başba- kan Yılmaz. Üyeler: Devlet bakanlan Işın Çe- lebi, Salih Yddınm, Bayındırlık ve İskân Baka- nı Yaşar Topçu. TÜRKtYE EUROPALIA MtLLt KURULU: Başkan: Devlet Bakanı Cavit Kavak. Üyeler: Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Maliye Bakanı Zekeriya TemizeL Kültür Bakanı İstemihan Ta- lay, Tunzm Bakanı İbrahim Gürdal. "KREDtLER YÜKSEK KURULU: Başkan: Devlet Başkanı Güneş Taner. Üyeler: Tanm ve Köyişleri Bakanı Mustafa Taşar. Sanayi ve Ti- caret Bakanı Yahm Erez. SAVUNMA SANAYİI YÜKSEK KOORDt- NASYON KURULU: Başkan: Başbakan Yıl- maz. Üyeler: Başbakan Yardımcısı Bülent Ece- vit, Milli Savunma Bakanı ve Başbakan Yar- dımcısı İsmet Sezgin. Devlet Bakanı Güneş Ta- ner. Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Maliye Ba- kanı Zekeriya TemizeL Sanayi ve Ticaret Bakanı Yahm Erez. 'Hanefî Avcı tanık olarak dinlenebilir' Istanbul Haber ServisKSazi Mahallesi olay- lan ile ilgili davayı gören Istanbul ! No lu DGM, olaylan devlet çetesi mensubu Yeşilkod adlı Mahmut Yıkhnm'm çıkardığını söyleyen Emniyet Genel Müdürlüğü tstihbarat Dairesi Başkan Yardımcısı Hanefi Avcı'ntn tanık olarak dinlenmesinin "düşünübnesine", söz konusu konuşmanın yapıldığı 32. Gün Programf nın ka- setlerinin istenilmesine karar verdi. Gazı Mahallesi'nde 12-13 Mart 1995'te hal- kı kışkırtarak olay çıkardiklan gerekçesiyle. M- LKP örgütü üyesi olmak suçundan haklannda dava açılan beşi tutuklu 14 sanığın yargılanma- sına, Istanbul 1 No'lu DGM'de devam edildi. Sanık avukatlannın Gazi'de meydana gelen olaylann Yeşil kod adlı Mahmut Yıldınm'ın çı- kardığını açıklayan Emniyet tstihbarat Dairesi Başkan Yardımcısı Hanefi Avcf nın, TBMM Susurluk Araştrrma Komisyonu'na verdiği ifa- de ile 32. Gün Programf nda yaptığı açıklama- lann istenmesi talebini kabul eden mahkeme heyeti. Avcı'nın bu da\ada tanık olarak dinlen- mesi konusunun "düşünühnesine" karar verdi. Istanbul 1 No'lu DGM'de görülen davanın dün yapılan oturumuna tutuklu sanıklardan Sevgi Tağaç, Cihan Kırnuzıgül ile MehmetAkbaba ile avukatlan Ercan Kanar ve Tahsin Ayçit katıldı. Duruşmada söz alan sanık avukatlan, Hanefi Avcı'nın Gazi Mahallesi'nde meydana gelen olaylan, Susurluk çetesinden, Mahmut Yıldı- nm'ın çıkardığı açıkiamasına dikkat çekerek. "Avcı'nın açıklamaJan bu davayı vakından ilgi- lendiriyor. Avcı'nın tanık olarak dinlenmesini, Susurtuk araştırma komisyonuna verdiği ifade- nin ve 32. Gün programmın kasetlerinin gönde- rilmesini isrivoruz" dediler. Sanıklardan Sevgi Tağaç ise Gazi'de halkı kışkırttığı gerekçesiyle 2.5 yıldır tutuklu oldu- ğunu anımsatarak. bu olayın sorumlulannın kendileri olmadıklannı vurguladı. Mahkeme Başkanı AB Başaran ise 32. Gün Programı'nın kasetlerinin istenmesine ve Hanefi Avcı'nın dinlenip dinlenmeyeceğinin düşünülmesine ka- rar verildiğini belirtti. Duruşma sonrasında yazılı bir açıklama ya- pan Demokratik Mücadele Platformu, Susur- luk Çetesi'nin hala Meclis çarısı altında oldu- ğunu öne sürdü. Avcı'nın "Gazi'nin sonımlula- n devletin çeteleridir"dediğini savunulduğu açıklamada. "Oysa Gazi'de yaşananlann so- rumlulan olarak onlarca insan 2 senedir ceza- evinde buhınuyor. Gazi'de yaşananlar daha ön- ce de Maraş'ta, Sivas'ta ve Çorum'da olduğu gibi ne ilk ne de son olacaktır" denildi. TÜRK EĞİTİM DERNEĞİ (TED) KORUNMAYA MUHTAÇ ÖĞRENCİLERİN ÖĞRENİMLERİNE KATKILARINIZ İÇİN ÇELENK BAĞIŞLARINIZI BEKLİYOR. Tel: (312) 418 06 14 - 417 42 02 Faks: (312) 417 53 65 G U N D E M MUSTAFA BALBAY H Baştarafı 1. Sayfada Tarihçilerin kullandığı sözdün "Coğrafya ülkelerin kaderini belirter..." Şöyle de denemez mi: "Coğrafya ülkelerin sanatını beliher..." Belirlemeyi kimileri abartılı bulabilir ama, etkile- diği kesin. Tiflis sokaklanndaki ressamlann en çok ele atdığı konunun Kura Nehri olduğunu görünce, bu etkiyi bir kez daha duyumsadım... Suhuşvili Gürcü Ulusal Balesi, Devlet Şarkı ve Dans Akademisi, Batum Opera Balesi'nin sanat- çılan "tadımlık" gösterilerinin arasına Türkçe par- çalar da sıkıştırdılar. Böyle bir bölümün habercisi ilk sunumdu. Türkiye-Gürcistan arasındaki kültür bağlanna değinilirken konuşmacı şu adlan art arda saydı: - Aziz Nesin, Nâzım Hikmet, Sabahattin AJi, Orhan Asena, ibrahim Balaban Içim nasıl doldu. Sanki her biri tek tek yanağımı okşadılar... Tiflis Sulhan-Saba Orbeliani Üniversitesi öğren- cisi Eka Merabişvili ve Forte Vokal Grubu'ndan Türkçe şarkılar dinlerken küçük diksiyon hatalan şarkılann sözlerine farklı anlamlar da kattı. Siyahlar içinde Eka, eli kalbinin üzerinde tatlı tat- lı mınldanıyor: "Yanlışça seni sevdim..." Yüz hatlanndan, "Yalnızca seni sevdim" dediği kolayca anlaşılıyordu ama, Eka sevginin yanlışlı- ğından söz edemeyeceğine göre, belki de yalnız- lığın yanlışlığını böyle bir yanlışlıkla vurgulamak is- tedi... Her neyse... Yanlızlığı kendisiyle baş başa bıra- kalım, sevgiyi de ürkütmeyelim... Gürcistan'da zaman Türkiye'den iki saat geri. Program bitti, saat 21.30, hava aydınlık... Durulur mu... Bu konserin ardından insan, Kura Nehri'ni saatlerce arşınlamakla yorulur mu? Diller Pağı... Bence yeryüzündeki kentler ikiye aynlır: "Su kıyısında kurulmuş olan ya da içinden su ge- çen kentler ve susuz kentler..." Kura Nehri, Tiflis'i ortadan ikiye ayırarak çoğal- tıyor. Su yeşil ve ağır akıyor. Yeşillik doğadan, ağırlık yorgunluktan... Kura'nın Hazar'da noktalanan 1515 km'lik yol- culuğunun başlangıcı ve ilk 189 km'si Türkiye... Allahuekber Dağı'nın kuzey yamacından doğan Kayınlıkdere, Türkmendere ve Kür (Gür) Çağı Gö- le Ovası'nda buluşup Kura'yı oluşturur. Kura, Türkeşen Boğazı'ndan Ardahan Ovası'na geçer, Uğurlu Dağı ve Kılıç Dağı ne kadar su verir- S9 onlan da alır, Yalnızçam Dağlan'ndan biraz da- ha ikmal yapıp Niyalashor Boğazı'na... Çıldır'ı geçince adeta çıldınr, yönünü Karade- niz'den alıp, birdenbire kuzeydoğuya... Gürcis- tan'da yay çizer, yine Anadolu toprağından çıkan Aras'la Azerbaycan'da buluşup Hazar'a ulaşır... Kura Nehri'ne inen dar sokaklarda yön bulmak- ta zorianmadım. Türkçe sordum: "Ben Kura kıyısında yürümek istiyorum..." "Hayat"\\ evin altından güleç bir ses: - İn aşaaa efendii in aşaaa... Ağaçîarla zenginleştirilmiş Kura'nın yolculuğu akla, ister istemez bölge insanlarının kaderini de getiriyor. Arap coğrafyacılar Kafkaslar için, "Cebe- lü'lElsine"yani, "DillerDağı"demişler. 40'ayakın dilin konuşulduğu Kafkaslar için güzel bir tanım. Doğayla bütünleşen bu dil zenginliği, birinin öte- kine hançeri değil de dantelin parçalan olarak iş- lenemez mi? Kura dağlann suyuna muhtaç, dağlar Kura'nın buhanna... İnsan, bu 'doğa'\ paylaşımı kendi ya- şamına geçirecek kadar akıllı hale ne zaman ge- lir? Kura uzun, yazı kısa... Aklıma olmadık şeyler geldi, yeşil sulannda ha- yaller kura kura... Teşekkürier Kura... Kültür araşturnacıları Nemrut'ta KAHTA(AA)- Uluslararası Kültür Araştırma Demeği'nin 6 değişik ülkeden 16 üyesi, Nemrut Dağı'nda incelemelerde bulundu. Azerbaycan, Kenya, Hollanda. Almanya, ABD ve Hindistan'dan gelen bılim adamlan, Nemrut Dağf nın 2.150 metredekı doruğunda bulunan Kommagene Krallığı döneminden kalma dev büyülü heykelleri inceledi. Azerbaycanlı Farida Tnstjanson. Nemrut Dağı'ndaki 2000 yıllık eserlerin Dünya Kültür Mirası Listesi'nde bulunduğuna dikkati çekerek, "Türkiye'de görmeyi arzu etriğimiz ilk yer olan Nemrut'ta heykeflerin çoğunun tahrip olduğunu, kabartmalann önemli böhımünün parçalandtğını görmek, bizleri çok üzdü" dedi. Uluslararası ilgili kuruluşlann harekete geçmesi için girişimde bulunacaklannı belirten Tnstjanson, "Burada, güneşin doğuşunu ve baöşını büyük bir zevkle izledik. 21. yüzvıla girerken, dünyanın 8. harikası olarak kabul edilen bu eserlerin bu halde bırakılmaması ve korunması gerektiğine inanıyx>nız" diye konuştu. Hindistanlı Sharada Nayak ise Türkiye'ye geldiklerinin ikincı gününde Nemrufa çıktıkiannı belirterek, şunlan söyledi: "Çok heyeeanlrydık. Buradan GAP'ı, güneşin doğuşunu ve batışını izlcmenin hazzını yaşamak istiyorduk. Ancak, heykeilerin kaderine terk edilmişliği, bizleri hayal kınklığına uğrattı. Gördüklerimiz karşısında çok üzüldük. Bu çirkin tabJonun giderilmesi için gerekli girişimlerde bulunacağız." Bu arada. geziye katılan bilim adamlan, Arsemia, Cendere Köprüsü v e Karakuş Tepesi'ne de gezi düzenlediler.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog