Bugünden 1930'a 5,432,306 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

12 TEMMUZ 1997 CUMARTESİ • • • • CUMHURİYET SAYFA HABERLERIN DEVAM 15 TURKIYE IstanbOI Edıme ; KocaJlt Çanakkale Izmır Manısa Aydın Denızli A A A A A A A A 29 30 30 31 33 35 36 29 Sinop 19 Samsun Trabzon Giresun Ankara Eskışehir Konya Sıvas Y Y Y Y Y Y Y 20 22 21 22 18 20 21 Zongutdak PB 19 Antalya PB 28 Kars Adana Mersin Dıyarbakır Şanlıurfa Mardın Sıırt Hakkârı Van A A A A A A A A 34 33 36 39 35 36 32 25 PB 27 Batı Karadenız'ın iç kesımlerı, İç Anado- lu'nun kuzeybatısı ıle Doğu Karadenız böl- gelerı parçalı bulutlu. Helsınki sağanakvegökgurül- S t o c k h o |m tulu sağanak yağışlı, Y 19 Madrıd A 32 otekı yerler az bulutlu Londra ve açık geçecek. Ha- Amsterdam va sıcaklığı değışme- Brüksel 1 yecek. Rüzgâr kuzey =— . ve doğu yönlerden r a r l s _ _ nafıfarasıraortakuv- Bonn vette esecek. PB 27 Viyana _Y 26 Belgrad Y _25 Sofya Y 27 PB 28 Roma A 28 Y 27 Atına PB 33 Münıh Y 22 Mılano PB 26 ASYA Moskova Y 20 Aşkabat Almatı Taşkent Baku Bişkek Tıflis Kahire A PB A Y A Y A 36 39 36 30 33 30 34 Şam PB 36 Çf Açık < f _ 3 P a n ? a İ 1 b u l u t l u • • G U N C E L CÜNEYTARCAYÜREK • Baştarafı l. Sayfada meye gelen yargılarla Yılmaz'ı ve yeni bakanlan vuruyor. Bunları söyleyen kim? Ara ara parti içinde mu- halefete soyunan, sesıni yükselten, seçim bölge- si değişken bir milletvekili. Doğrucu Davut olacak ya; bır ara "Hiç mi hata- mızyok" diye soruyor? Hah, işte sonunda özeleş- tiriye sıra geldi diye herkes dikkat kesiliyor. REFAH- YOL'la ülkenin hangi rezaletlere bulaştığını anlata- cak, genel başkanlarının sorumluluk taşıdığı olay- ları teker teker sıralayacak diye beklenirken: "Canım zamanında biz bu hatalan söylemiştik" demekle yetinerek keskin bır viraj alıyor. Yakışır! Evet ama, Ayvaz Gökdemir'in daha üç beş ay önce söyledikleri ile Meclis'te -Şaibe'nın hayran gözlerle izlediği konuşmasında- REFAHYOL hükü- metini öven irdelemelerı birbirine ters düşüyor. Mesut Yılmaz, usta bir manevra sergiliyor. Ay- vaz' ın 28 şubat MGK kararlanndan sonra 4 mart- ta yayımlanan demecinde "kararları içeren bildiri- nin, aslında muhtıra olduğunu ve hiçbir hüküme- tin böyle devam edemeyeceğini" söylediğini ve sözlerini "Bu hükümet bitmiştir" diye noktaladığı- nı Meclis kürsüsünden okuyor. Balon sönüyor. Ayvaz, oturduğu yerde Yılmaz'ın yüzüne vurduğu saptamalan gülümsemeyle geçiş- tirmeye çalışıyor. Ne çare, nafile! Baba'dan kızına miras, "camiye, okula ve kışla- ya politika sokulmaması"n\ içeren deyişı; özellikle DYP'lilerin, başta Şaibe ve son olarak da Ayvaz Gökdemir'in beğeni ile kullandığı anlarda, birgül- me krizidir sanyor insanı. Bitmez tükenmez Okula, politika çoktan girdi. Camilere ise, uzun süredir musallat olan bir hastalık. Hele REFAH- YOL iktidarında. Örneğin her cuma namazında i- mam efendilerden kimileri "siyaseti ve muhalefe- ti yönlendiren vaazlar" veriyorlar. Kışlaya... Son aylarda politika girmedi mi? Ön- ce Ecevrt'in, sonra Başbakan Yılmaz'ın, "bu hü- kümetin demokrasınin birzaferiolduğunu" üzeri- ne basa basa söylemek zorunda kalmalarıyla ka- nıtlanıyor! Askerlerin politikayla hiç, ama hiç uğraşmadık- ları bnfinglerdesöylediklerinden, Refah Partisi'nin kapatılması için sivillerin birtürlü toplamayı bece- remediği belgelerı bilgileri, başsavcıya, o kanalla Anayasa Mahkemesi'ne göndermelerinden belli oluyor. îjjmi.aâlömete götürmeye, laik cum- koruıjıaya yönelik gırişimleri. Amerika ile Avrûpâ'nın belli başlı yayın organlannın birinci say- falarında açık seçik yer alıyor ve bu kanıtlar da or- dunun siyasetle uğraşmadığını gösteriyor herhal- de! Okulda da, camide de, kışlada da siyaset -Şa- ıbe ve O'na destek verenler sayesinde- variığını hissettiriyor. Bir gerçek var elbette: REFAHYOL'un gitmesi sağlandıktan sonra, Ecevit'in söylediği gibi, "Dev- let kurumlanyla kurvllan ve hükümet arasında uyum sağlama görevini Yılmaz hükümeti üstlen- di." Hükümet, devlette ve kurumlan arasında RE- FAHYOL'la başlayan yozlaşmayı önlemeyi, onan- mını sağladığı gün; kuşku yok, önemli bir görevi ye- rine getirmiş olacak. Düşününüz ki, politikada basiretsizliği cehalet- le beraber kural edinen iki kadın, el ele vermişler, hâlâ toplumda gerginliği sürdürüyor ve ordu ile po- lisi kavgaya itiyorlar. Ne KI, TBMM'deki görüşmelerde üzerinde du- rulmayan, ola kı Ecevit'in verdiği güvenceyle yeti- nilmek istendiği için -şımdilik- tartışmaya açılma- yan bır tershğe işaret etmek gerekiyor. Ecevit, kesintisiz 8 yılın Meclis kürsüsünde açık bir dille "buyıl mutlaka uygulanacağını" ifade et- ti. Ama, Başbakan Yılmaz, 8 yılın "en erken tarih- te" uygulamaya alınacağını, altını çizerek vurgula- dı. "Enerken tarih" söylemi, 8 yılın bu yıl uygulana- çağın mı gösteriyor?.. Yoksa, Ecevit'le Yılmaz arasında "uygulama ta- rihinoe" bir zıtlaşma mı sözkonusu? Yanıt ilginç olaca<! Lafn kısası, "Enişte"nin gazetesi "ÖNCÜ" di- yor kimanşette: "D&nokrasi Çiller'e emanet" Vay/y!.. > Çok bulutlu Yağmurkı Sıvas'ta şeriatçı tahrik (Cumhuriyet) - Cumruriyet Ünıversıtesi Sağht Hızmetleri Meslek Yüksecokulu'nun yemin tö- reni öıcesi 25 kadar türban- lı ögreıci ola> çıkardı. Olaa poİis müdahale ederkeı yemm töreni erte- lendi. Cumhuriyet Üniver- sitesi tektörü Prof. Dr. Fe- rit Kçuğlu "Yurtiçinde ve vurtcLında bazılan Sıvas'ı, iinrv csitc> i olay çıksın diye kaşryc" dedı Yerin töreni için Sağlık Hızrntlen Meslek Yükse- kokul binasına gelen 100 kadar5ğrencı. törene daha önce ktılmayacaklannı bil- diren 5 kadar türbanlı öğ- rencrhe onlara destek veren bir g;rbun sözlü saldınsına uğraıd Bu sataşma üzenne iki g ı p arasında tartışma çıktı . fCa^aya dönüşmek üze- re oL a olay polıs tarafından önlenrken. okul yönetıcile- n v e=nn törenıni ertelemek zorunda kaldı. Kentteki şeriatçı basının hedefi olan Cumhuriyet Üniversitesi Rektörû Prof. Dr. Ferit Koçoğlu, yaptığı açıklamada. üniversitede türban sorunu olmadığınj, bu olaylan bazı güçlerin gündeme getırdiğini belir- terek şunlan söyledi: "Okul müdürü bana, yaklaşık bir ay önce öğrencilerin yemin töreni yapmak istediğini söy- ledi. Burada geçen yıllarda kötii olaylar yaşandıgını ilet- tiın. Bu tür kötii olay ların bir daha yaşanmasını istemedi- ğimi söyledim. Bana 'yemin törenıne türbanlı öğrencile- rin katılmayacağtnı' söyle- di. 'O zaman dersliklerin bi- risinde yapsınlar' dedün." Olay çıkaran öğrencilerin yıl boyu türbanla derslere girdiğini belirten Koçoğlu, MGK semınerlerinde de Sı- vas'ın. terör ola> lan ve irti- cai faliyetlerden dolayı gün- deme geldiğine dikkat çekti. Çifler belgeyi tahrif etti • Baştarafı 1. Sayfada Cumhuriyet"in güvenilir kay- naklardan aldığı bilgiye göre, ıs- tihbarat skandalı olayının gerçek- leştigi Deniz Ku\-vetleri Komutan- lığı 'nda dennleştirilen soruşturma- da, Erbakan'm ıstifasından kısa sü- re önce Demırel'e verdiği belgede tahnfat yapıldığı görüşü ağırlık ka- zandı. Soruşturmada. "ÇiDer'in,eşi Özer Uçuran Çıller ile birtikte ha- zırladığı bir plan çerçevesinde Sar- musak ve eski İstihbarat Dairesi Başkanvekili Bülent Orakoğlu'nun yardımryla belgede tahrifat yaptı- ğı" olasılıfiı üzerinde duruluyor. Orakoğlu'nun lçişleri bürokrat- lannın karşı çıkmasına, Cumhur- başkanı Süleyman Demirel'in de onaylamamasına karşın emniyet is- tıhbaratınınbaşına "vekâleten" ge- tırilmesı de köstebek olayında or- ganize bir çalışma yapıldığı iddi- alannı güçlendiren bir gelişme ola- rak değerlendırilıyor. Eskı Içışlen Bakanı. DYP Genel Başkan Yar- dımcısı Meral Akşener'in 8 tem- muz salı günü düzenlediği basın toplantısındaki "Belgeden. Bah Ça- lışma Grubu'nun irticai faaliyetle- ri iztemenin ötesinde bazı çalışma- lar yaptığı anlaşılıyor"sözlen de "belge üzerinde, Ak$ener"uı de bil- gisi dahilinde tahrifat yapıldığı kuş- kusunu" soruşturma sürecinde güçlendirdi. Sabah gazetesinde ön- ceki gün orijinali açıklanan belge- de " 18 haziran darbesi" sözlerinın bulunmayışına karşılık. Çiller'in bu sözlen eklettırdiği taslak belge- yi Erbakan'a \erdiği ve Başbakan- lık'tan istıfasına giden yolu açtığı bıldiriliyor. Erbakan'ın, bu belge- yi Demirel'e verdikten kısa süre sonra büyük olasılıkla darbe yapı- lacağı endışesiyle ıstıfa ettiğı dile getirildi. Çiller'in. Başbakanlık sı- rasını bir yıl öne çekip yine RP ile hükümet kurma planı, Cumhurbaş- kanı Demirel. Mesut Yılmaz'ı ye- ni hükümeti kurmakla görev lendi- rince bozuldu. Polis kökenli Onba- şı Sarmusak'ın. Bülent Orakoğlu aracılığıyla "erbaş" olmasına kar- şın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı istihbarat biriminde görevlendiril- mesi ise komutanlığın kendi için- de sıkıntıya düşmesine yol açtı. Deniz Kuvvetleri Komutanlı- ğı'nın. Sarmusak'ı istihbarat biri- minde görevlendırmesı bir hata olarak değerlendirildı. Görevlen- dirmeyi yapan ve ağustosta amiral olması beklenen bır kurmay albay ve bazı subayiann bu nedenle ter- fi eftınlmeyip emekliye sevk edi- lebilecekleri kaydedildi. Onbaşı Sarmusak'ın istihbarat binminde kasten göreviendirilmediği, polis kökenli olduğu için ilgili subay- iann eüvenını kazandığı kaydedil- di. Orakoğlu'nun malvarbğı karanlık • Baştarafı 1. Sayfada lu'nun mal varlığı üzenndeki kuş- kular TBMM gündemıne taşındı. Eski lçişleri Bakanı Meral Akşe- ner'in. Tansu ÇiDerin talimatıyla ıstihbaratın başına getirdiği belir- tilen Orakoğlu'nun Niğde Emni- yet Müdürlüğü görevi sırasında mal bıldirimı yasasına aykın dav- randığı gerekçesiyle soruşturma geçirdigi belirlendi. CHP^İzmir Milletvekili Sabri Ergül, lçişleri Bakanı Murat Ba- şesgioğlu ıle Adalet Bakanı Oltan Sungurlu tarafından yanıtlanması istemiyle hazırladığı 2 ayn soru önergesinde. "Orakoğlu'nun ha- tıriı kişilerce korunup korunmadı- ğuıın" aydınlatılmasını ıstedi. Ergül. Orakoğlu hakkında gelı- rine uygun olmayan lüks bir yaşan- tı sürdüğü, haksız mal edindiği. idan ve parasal konularda usulsüz- lükler ve volsuzluk yaptığı iddi- asıyla herhangi bır şıkâyetın lçiş- leri Bakanlığı'na ulaşıp ulaşmadı- ğı sorusunu Başesgioğlu'na yö- neltti. Orakoğlu hakkında Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı'nca so- ruştunna yürütüldüğü iddıalanna da dikkat çeken Ergül. "Adu tahki- kata karşın Orakoğlu İstihbarat Daire Başkanlığı'na nasıl atanmış- ür?"dedı. Ergül. Orakoğlu hakkında Nığ- de'de görev yaptığı sırada polis meslektaşlannca "kanunave genel ahlaka a> kın bir şekikle haksız mal edindiği" iddıasıyla adli soruştur- ma başlatıldığını anlatırken. tçişle- n Bakanlığı'nın idari soruşturma başlatıp başlatmadığı. başlatıldıy- sa sonucunun ne olduğunun açık- lanmasını istedi. Başesgıoğlu'na eskı Emniyet Genel Müdürü Alaaddin Yüksel'in u usulüne uygun ve hiç mal bildiri- mindebulunmavan lOObineyakın emniyet personelinden mal bildiri- mi isteme" uygulamasının ne aşa- mada olduğunu soran Ergül. Ora- koğlu'nun ABD'ye gönderildiği sırada yolluk ve harcırahının nere- den ödendiğinin bildirilmesini is- tedi. Ergül, Adalet Bakanı Oltan Sun- gurlu'ya da, Orakoğlu hakkında savcılıklarca yürütülen soruştur- malann ne aşamada olduğu soru- sunu yöneltti. Ege Denizi'nde 9 kayıp aranıyor İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - Karabu- run'dan Sakız'a kaçmak isteyen 31 Kuzey Iraklı- dan 16'sının cesedi denızden çıkanldı. 6 kişinin kurtanldığı olayın ardından 9 kişiyi arama çalış- malan sürdürülüyor. Izmır Emniyet Müdürü Ha- san Özdemir. olayla ılgilı 2 kişinin gözaltına alın- dığını açıkladı. Emniyet yetkilileri. sanıklann ifa- desi doğrultusunda teknede 31 kişinin bulundu- ğunu bildirirken yaralı olarak kurtanlan Kuzey Iraklılar teknede 41 kişinin bulunduğunu s a \ ^ - , ^ J f j ^ ş J f c dular. •• •• r ^ guyâ'ahndıl yükten alabora olarak batan tekney le birlıkte kay- bolan Kuzey Iraklılan arama çalışmalan dün de gün boyu sürdü. Sahil güvenlik ekıplerinin yanı sıra asken helıkopter ve balıkçılann da katıldığı aramalarda dün 5 kişinin daha cesedi bulundu. Böylece ölü sayısı 16'ya yükseldi. l'i Karaburun, 5'i Çeşme açıklannda yaralı olarak bulunanlann tedavileri dün tamamlanarak taburcu edildiler. Taburcu olan Kuzey Iraklılan .buru&jandarrna ekiplerince sor- Karaburun-Çeşme arasında Karaada açıklann- da çarşamba gecesi saat 21.00 dolayında aşın Kazadan kurtulan Kuzey Iraklılardan Osman Alr Ahmed, gazetecilere yaptığı açıklamada; ka- SİZİ ARIYORl Z Eğer hâlâ iş yok diye dövünüyorsanız sizin hatanız. Ama hatalan onarmak elinizde. Günümüzün en gözde mesleklerinden birinde çalışmak, çok kazanmak ve sürekli ilerlemek azmindeyseniz, Türkiye'nin en seçkin radyo ortamında FB FM 99"da KEKIAM SfHIS I13ISİIX İSİ olarak bize katılmak isterseniz, en az lise veya tercihan yüksekokul mezunuysanız hemen bir fbtoğrafmızla adresimize bir çay içmeye bekliyoruz. Kuşdili Cad. 8/6 Kadıköy 418 39 40-347 67 99 V çış ıçın Istanbul'da kışi başına 1400 dolarödeme yaptıklannı, Karaburun"da ıssız bır koyda 24 sa- at aç ve susuz yattıklannı söyledi. Ahmed. "İs- tanbul'da tamştığımız Şıh Taha adındaki bir ki- şhlcanlaştık. VracılığıdaSırvan Diskoadmdabir başka kişi yaptı. Bunlar 16 P 3197 plakalı yeşil renkli otomobille bize Karabunın'a kadar rehber- lik etti. 40 kişi iki ayn minibüste volculuk yapük. Bir gün önce 35 kişiyi Yunanistan'ın Sakız Ada- sı'na götürdüklerini ve herhangi bir sorun olma- dığını soyteverek 1400 dolar aldılar. Daha sonra isimsiz bir tekneye bindik. Kaptan olduğunu son- radan öğrendiğimiz bir kişi bize teknenin nasıl kullanılacağını öğretti. Tuz- la koyundan diimdüz Sa- kız'a gitmemizi tembih etti. Bu kişiler daha sonra tekne- den avnldı. Kazadan sonra çocukiann ağlamasL kadın- lann bağnşmalan, hâlâ ku- laklanmızda— Kimse kim- seye yarduna olamadı" diye konuştu. Ciga Darjani de teknede 41 kişinin bulunduğunu savladı. Teknede 10 çocuk, 11 kadın ve 20 erkeğin bu- lunduğunu belirten Darjani, "Ben 43 gün önce Türki- ye've geldim. Istanbul'da mültecileri Bab'ya geçirecek kişileıie tanıştım. Bu kişiler bize. yolculuğun güvenü ge- çeceğini sövleyerek. hiçbir sorun olmayacağına inan- dırdılar. Ancak. durum tam tersi oldu. Bizi resmen ölü- mün kucağuia atülar. Yaşa- dıklanmıza inanamıyorum. Türk yetkilileri olmasaydı biz de diğerleri gibi ya kay- bolmuş >a da ölmüştük" di- ye konuştu. Olaydan sonra yaralı ola- rak kurtanlanlann ifadesı üzerine harekete geçen em- niyet güçlen öncekı gece Yusuf Zamanoğlu ıle Mus- tafa Seçer'ı gözaltına aldı- lar. Edinilen bilgiye göre. Zamanoğlu'nun Iraklılan Istanbul'dan getirdiği. Ku- şadalı kuyumcu Mustafa Seçer'in tekneyi temin etti- ği belirlendi Zamanoğlu. emniyette verdiğı ıfadede Yunanis- tan'a toplam 79 kişinin ka- çınlması konusunda şebe- keden talimat aldığını, orga- nizasyon aşamasında Iz- mır' e gelen Iraklılardan 4'ünün gitmekten vazgeçti- ğini. ilk aşamada pazar gü- nü temin edilen tekneyie 44 kişinin Sakız'a göndenldi- ğını söyledi. Zamanoğ- lu'nun ifadesinde 44 kişinin kaçınlmasının ardından Mustafa Sadi Dalaylı ve yurtdışına adam kaçırmak- tan sabıkalı Dursun Ak- çan'dan 400 milyon lira kar- şığında tekne aldığını. tek- neyi de çekiciyle Karabu- nın'a götürdüğünü, Dalay- lı'nın tekneyi kullanma ko- nusunda Iraklılara ders ver- diğinı anlattı. Izmır Emniyet Müdürü Hasan Özdemir yaptığı açıklamada Sakız Adası'na kaçmak isteyen Kuzey Irak- lılann sayısının 31 olduğu- nu bıldırdı. . Gok gunıltulu G U N D E M IVIUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada Demir Berberoğlu tıraşı uzun tuttu. Rahatsız olduğu bir süredir belliydi. Ama, pek çok DYP'li gibi, duyguları gidip geliyordu. Çiller'e hayır diyor parti yüreği dolmuyor, evet diyor midesi almıyor- du... Sonuçta Demir de eridi ve DYP'yi 100'e indirdi. Öğleden sonra ise Kırşehir Milletvekili Ömer Demir'ın istifası geldi. Berberoğlu'nun ıstifasıyla DYP'nin sandalye sa- yısı 100'e inince, yazının başlığını şöyle düşün- müştük: "DYP'de 100karası..." 99'a inince ister ıstemez değiştirdik: "DYPartık 100'süz..." Parti degiştiren milletvekillerine bu köşe pek sı- cak bakmaz. Geçen dönemin dönenlerini, 'Dö- nekrasi' deyip topladık. Bu dönem daha verimli geçiyor. Ancak, her dönüşün kendi içınde özel an- lamı, tarihi misyonu var. Geçen dönem 450 milletvekilinden 137'si parti degiştirmişti. Ikı milletvekilimızdedokuzardönüş- le, kınlması güç bir rekora ulaşmıştı. Bu dönem Kubilay Uygun umut vaat edıyor. DSP'den yola çıkıp oradan merkez sağa, sonra da MHP'ye gitti. Son demeci, "Yuvaya döndüm"dü. Dönekrasiyı geçelim DYP'ye gelelim... Ne olacak bu partinin hali? Bacı'yla Enişte inişte, tanımı güç bir finişte... Güvenoylamasından sonra DYP'den ayrılacak- lann birer-ikişer değil, grup grup olacağı dillendi- riliyor. Arta ne kalacak? Çiller'in hertürlü işe bulaştırdığı 20-25 kişi... Çiller'i yakından tanıyan DTP'Iİ Devlet Bakanı Rrfat Serdaroğlu'nun yonjmu şu: "Çiller, iki tarafı uçurum, dar bir yolda bisiklete binmiş gidiyor. Ufukta duvargörünüyor. Pedalçe- vırmeyi de sürdürmek zorunda. Durdu mu dü- Şer..." DTP: Derle Topla Partisi... Yakın çevresi de Çiller'i "kaçaradım" terk eder- ken kafalarda üç soru var: - Çiller'in geleceği ne olacak? - DYP nereye gidiyor? - Merkez sağ nasıl şekillenecek? DYP'nin şimdiki delegelerı Çiller ailesinin belir- lediği kişiler. Bu yüzden olağanüstü kongrenin ne getireceğini öngörmek güç. DYP içinde kalanlar, partinin (y)emektarları, Çiller'siz yürüyüşün arayı- 4-ışında. Önüne gelenle kavga eden, gelmeyene de meydan okuyan Çiller'in er'ıttiği' DYPtabanı par- tiye yeniden sıcak bakar mı? Merkez sağda siyaset yapıp, "Bu çok zor" di- yenler başka bir arayış içinde. Orta vadede plan şu: ANAP'la DTP seçim işbirliği yapar. DYP biter. Seçimden sonra iki partinin birleşmesi için zemin hazırlanır. Bu zemin merkez artı merkez sağ olur. Cindoruk'un Demokrat Türkiye Partisi (DTP) merkez sağ için Derle Topla Partisi olmaya gidi- yor. Son anda bir değişiklik olmazsa, önümüzdeki salı günü DTP'nin milletvekili sayısı 20'yi aşacak, grupoluşacak... Yazıyı Bacı'yla bıtirelim. Çiller, sembol olarak işaret parmağını seçmişti. Seçim alanlarında gö- zümüze sokar gibi parmağını uzatıp, "Haydi Tür- kiyem ileri" diye bağınyordu... Aşağıdaki fıkrayı çare arayan DYP'lilere arma- ğan edelim... Abuzittin'in her tarafı ağrıyormuş. Doktora gıt- miş, "Nereme dokunsam büyük acı hissediyo- rum" demiş. Muayene, röntgen, bir şey yok. Bi- zimkı ısrarlı, "Nereme dokunsam acı çekiyorum, doktor bey..." Yeniden muayenede anlaşılmış ki, Abuzittin'in işaret parmağı kırık... Katnu yönetimi dincflerin elinde ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Genelkurmay. halen görev yapan 80 il valisinden 32'sinin Nur cemaati liderlerinden Fethullah Gülen'e yakın olduğunu. 5'inın de aktif olarak RP'nin görüşlerini savunduğunu saptadı. Şeriatçı faaliyetlere kanşan ya da zemin hazırlayan mülki idare amirlerinın durumunun Milli Güvenlik Kurulu toplantısında ele alınabileceği kaydedildi. Cumhuriyet'in aldığı bilgılere göre. Genelkurmay, 548 milletvekilinden 37'sinin Yüksek İslam Enstitüsü, 61'inin de imam-hatip kökenli olduğunu belirledi. 15 büyükşehır belediye başkanlığından 6'sının, 65 il belediye başkanlığından 17'sinin RP'nin yönetiminde olduğu bilgisinin de yer aldığı Genelkurmay kayıtlannda. bu tablonun altındaki oy oranının yüzde 28.75 olduğu kaydedildi. 2670 ılçe ve beldede ise 331 üyeliği kontrol eden RP oylann yüzde 12.39'u-nu toplayabildi. Rakamlann, RP'nin kırsal kesimde değil • özellikle büyük kentlerin varoşlannda güçlü olduğunu gösterdiği vurgulandı. Genelkurmay kayıtlanna ilişkin diğer bilgilerde şöyle: - TBMM'de bulunan 550 millervekilinden 37'si Yüksek İslam Enstitüsü, 61 'i imam- hatip lisesi mezunu. - 80 il valisinden 32'si Fethullah Gülen'e yakın; 5'ı RP'ii. - 874 ilçe kaymakamından 437'si RP'nin uzantısı olan Milli Görüş'çü. - Islami kesim, toplam 167 basın-yayın kuruluşu, 2541 dernek, 166vakıf, 268 şirket, 1657 kurs ve pansıyon, 626 dershane ile 9 sendikayı kontrol ediyor. RP'nin 40 ilde faaliyet gösteren gençlik örgütü Mıllı Gençlik Vakfı'nın üye sayısı 150 bin, yurt sayısı 60, öğrenci evi sayısı ise 58 olarak saptandı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog