Bugünden 1930'a 5,431,491 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

1TEMMUZ 1997 SALI • • • • CUMHURİYET SAYFA HABERLEMN DEVAM 17 ••1111 111Iranbul Edirne Kocaeli Çanakkale Izmir Manisa Aydın Denizli Zonguldak 1A A A A A A A A A •31 33 31 32 35 37 38 35 25 Sinop Samsun Trabzon Giresun Ankara Eskişehir Konya Sıvas Antalya A Y Y Y PB PB PB Y A •25 26 25 25 27 29 29 24 38 İHAdana Mersin Diyarbakı Şanhurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars •A A A A A A PB PB Y (1 34 30 37 38 34 34 30 25 27 Yurdun kuzeydoğu kesimleri parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz, Iç Oslo A d l ' k Helsınkidoğusu ile Dogu Anadolu'nun kuzeyi btocknolmy saöanak ve yer yer Londra gökgürültülü sağa- A m . t ( , H , m nak yağışh. öteki yer- Amsterdamler az bulutlu ve açık Brüksel geçecek. Hava sı- P a r i s caklıöında önemli bır - deâisiklik olmava- Bonndeğişiklik olmaya- cak. Münih ASYA Y 21 PB 18 Milano Moskova Aşkabat Almatı Taşkent Bakü Bişkek Tiftis Kahire A A A A A A A A 24 38 27 34 28 28 32 37 Şam 36 OA ç ı k bulutlu ; Sıslı Bulutlu k Çok bulutlu ğmurtu Kart • * > * ^ Sulukar k Gok gürültûlü * * G U N C E L CÜNEYTARCAYÜREK • Baştarafı 1. Sayfada kiye'ye. Dahaçok Ingiliz kokuyor. Ama, yakın gün- lerde gördüklerimiz, izlediklerimiz Başbakan Me- sut Yılmaz'ı önemsenecek bir tanımlamayla anma- mıza yol açıyor: "Türkiye'yi şeriatın pençesinden kurtaracak adam!" Hak yemeyelim: Yılmaz, kiminle kurtaracak şe- riatın pençesinden Türkiye'yi, kiminle? Elbette, "deneyimli" Cumhurbaşkanı Demirelin yönlendir- mesiyle, bu biiiir. Göz ardı edilmesi olanaksız bir "ikinci etken" var: Birkaç kez yazdık. Daha hükümeti kurmaya yeni yeni girişmişti Yılmaz. Açık seçik dedik, diyo- ruz ki: Başta Yılmaz, beraberindeki siyaset âlemi "Necmettin Erbakan gitti, yehne Mesut Yılmaz geldi" diye cihet-i askeriyyenin "şeriatçı gidişatın düzeltilmesinden" elini çekeceğini sanıyorlarsa, daha başlarda büyük hataya düşüyorlar, demek- tir. Hükümet programında "kesintisiz 8 yıllık temel eğitime önümüzdeki ders yılında başlanacağı ve uygulamalarda MGK kararlannın göz önünde bu- lundurulacağı" vaatleri yeralırsa... 55. hükümetin "şeriatçı gidişatın izlerini, kaynaklannı silmeye yö- neleceği" umuduna kapılabilir Türkiye. Eski-yeni demeden yolsuzluklann üzerine gidil- mesi... Seçim sisteminde değişiklik; bunlar önce- likli konular. Nüfus sayımı ve kütüklerin yenilenme- si, kuşku yok, sağlıklı bir seçimin belli başlı altya- pı sorunu... Iki sağlam güvence Temel sorunlarda başanlı olabilmek için Yakışık- lı Baykal'a güvenmemenin gereğini, ola ki hertıal- de yeni hükümet duyumsuyor. Dün söylediklerini bugün evire çevire değişik mecraya sürüklüyor Yakışıklı. llk günler hükümeti "şart öne sürmeden" destekleyeceğini söyleyen Yakışıklı değil miydi? Aynı Yakışıklı, nüfus sayımıyla kütüklerin yenilen- mesi üzerinde direnerek dururken, makul açıkla- malarla seçimin daha geri tarihlere kayabileceği anlamında TV'lerde bülbül kesilen Yakışıklı değil miydi? Ya, şimdi? Bir hafta önceki sözlerini unutmuş, neredeyse bugünlerde hepsini yadsıyor. Hüküme- tin 1997'de seçim yapmayacağını saptarsa güve- noyunu geri alacağını duyuruyor. Şaibe Hanım, Yakışıklı'ya güvenmekte ne ka- dar haklı. Siyasetçi doğalan o denli birbirine ben- ziyor ki, sıkıştılar mı birbirlerini anyor, biri diğerinin kurtancısı oluyor. Şaibe'yi başımıza bela eden öncelikle Demirel ise; ülkenin bu hale düşmesinde bir numaralı so- rumlu, bu belanın yıllarca sürmesirci sağlayanlar, başta Murat Karayalçın, hemen sonra Yakışıklı Deniz değil mi? HattaTBMM Başkanlığı sırasında Şaibe'nin mal beyannamesine yasal titizliği gös- termeyen Hüsamettin Cindoruk kurtancılar ara- sında bulunmuyor mu? Mesut Yılmaz ile Ecevit'in haklı siyasal neden- lerle de olsa, DTP Başkanı Cindoruk' u hükümete almakta direnmelerine hiç gerek yoktu. Cindoruk "dışanda" kalınca, hükümet iki günde bir yeni problemlerle karşılaşmaktan kurtuluyor. Yılmaz'ın sağlam iki güvencesi var: Yıllarca görev aldıkları devleti ve devlet sorumluluğunu bilen iki insan; Ecevit ile Ismet Sezgin, Başbakan Yardımcısı. Üstelik Sezgin, Milli Savunma Bakanlığı'nı da üstleniyor. Çok yerinde bir atama. Köşk de rahat- lar, TSK de, hükümet de, kamuoyu da. Sezgin, si- viller ile askerler arasında olumlu bir köprü göre- vini rahatlıkla yapabilir. Hükümetin genel çehresi, eh işte. Sorun görüntüde değil. Her 'Bafcan'ın işlevlerini yerine getirmekte ne ölçüde başanlı olacağında. Her yeni başlangıç yeni bir umut. Bu niyetle ba- kıyoruz 55'e! Mesut Yılmaz'ın önüne konulan süresi kuşkulu "son birşans" bu hükümet. Ya başardı ya başar- dı... Yoksa, gitti gider... Ydmaz'ın ıızlaşıııa hükümeti • Baştarafı 1. Sayfada Yılmaz, dün sabah konutunda kendisini ziyaret eden TBMM Baş- kanı Mustafa Kalemli ile bir süre görüştükten sonra DSP ve DTP li- derleriyle bir araya geldi. Liderler arasında sağlanan uzlaşmanın ar- dından Yılmaz. 55. hükümetin lis- tesini Köşk'e çıkardı. Yılmaz, daha sonra TBMM'de koalisyon ortakla- n DSP ve DTP liderleriyle birlikte ortak basın toplantısı düzenleyerek kabine ve hükümet protokolünü açıkladı. Başbakan Yılmaz. "Hükümetimi- zin devietimizeve aziz milletimize ha- yırlı olmasını diliyorunT diye başla- dığı konuşmada, öncelikJe hüküme- te katılanlara ve dışandan destek ve- renlere şükranlannı bildirdi. Yılmaz, çok zor bir dönemde görevi devral- dıklannı vurgularken "Mevcut bü- tün zorhıklan aşacağız. §5. hükümet sivU,demokrat.özgürlükçü değerler üzerinde yükselen bir hükümettir. Hükümetimiz, cumhuriyetimizin üzerinde yükseldiği değeıİere titiz- iikle sahip çıkacaknr"7 dedi. Hükü- metin kuruluşunun, sonınlann Mec- lis çatısı altında çözümünün müm- kün olduğunu gösterdiğini kaydeden Yılmaz, "MiDetimizmüsterihoisuıı. Zaman geçirmeden sorunlara ei ao- lacak, ahnması gereken bütün ted- birler oy kaygısı ve siyasi endişe du- yulmadan abnacaktar" diye konuş- tu. Yılmaz. seçim tarihi ile ilgili bir soruya, "Koalisyon protokoiündese- çim tarihiyle ilgili kesin bir ifade yer almamaktadır. Seçimle ilgili hazır- lıklann ne zaman tamamlanacağı şu anda belli değil. Bu hazırtıklara en kısa zamanda başlanacakbr" yanı- tını verdi. Yılmaz, "Susurluk dosyası yeni- den açılacak mı" sorusu üzerine. "Susurluk dosyası kapanmamışür ki yeniden açüsın. Hükümetimiz her türtü yasadışı uygulamalar konu- sunda selefinden çokdaha büyük bir O'tizlik ve dikkat içinde davranacak- tir"dedi. Başbakan Yardımcısı Ecevit de "duygulannın" sorulması üzerine. "Bi/ DSP olarak muhalefetteyken ürettiğimiz çözümleri uygulamaya yansıtma olanağını bulamamışnk. Çok uyumhı çalışacağuıa inandığım bir hükümete kaülmakla. çözümle- rimizi uygulama olanağını elde ede- ceğiz'' dedi. Erken seçim karanyla TBMM'yi bağlamanın doğru olma- yacağına inandığım vurgulayan Ecevit, "Altyapı eksikliklerini gider- meye dönük çalışmalar tamamla- nınca, hükümet ortağı partüer bir araya getir, erken seçim gerekli mi, gerekliyse hangi tarihte yapılmak, karariaşnnhr" diye konuştu. DTP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, neden hükümette görev almadığına ilişkin soruya. "1997 yı- lı Temmuz ayından itibaren kongre çahşmalanna başlanacak. Üzerinüz- de fazla görev olacak. Başkaca bir neden yok" yanıtını verdi. Cindo- ruk, seçim tarihiyle ilgili bir soru üzerine de " Her hükümetseçim hü- kümetidir. Acele seçim beklenme- meli. ama yasal bir seçimi tercih et- meoyiz" dedi. DTP'li 4 bakanla birlikte kabine- de toplam 9 DYP kökenli bakan yer aldı. 4 DYP kökenli ANAP'lı kabineye girerken bir süre önce DYP'den istifa eden Muğla Bağım- sız Milletvekili Valım Erez de ANAP'ın kontenjanından Sanayi ve Ticaret Bakanı oldu. Bağımsızlar- dan kabineye bakan almayacağını açıklamasına karşm Erez'in neden görevlendirildiği konusundaki bir soruya Yılmaz, anımsatılan sözü- nün, kendisine hükümet kurma gö- revi verildikten sonra partilerinden istifa edenlere ilişkin olduğunu kay- detti. Başbakan. "Sayın Erez, RE- FAHYOL'a Uk karşı çıkan miDetve- kilkrindendir. verdiğimiz gensoru- ya da destek verdi. Bu hükümet top- lumda gcniş bir uzlaşmayı hedefle- yen bir hükümettir. Erez'in bağım- sız milletvekili olarak partimiz kon- tenjanından bakan ouiıası hiiküme- tünizin ana amacıyla uyumludur" diye konuştu. Alınan bilgiye göre Cumhurbaş- kanı Demirel'in "oğlum" dediği DYP kökenli ANAP Isparta Millet- vekili İbrahim GürdaL Köşk'e ya- kınlığı da dikkate alınarak son da- kıkada kabineye alındı. DYP kökenli milletvekillerinin kabinede 9 kişiyle temsil edilmesi ANAP içinderahatsızlıkyarattı. Ba- kanlık beklentisi içindeki bazı ANAP'lılar. "Parti DYP'den taşı- nanlan bakan yapiyor" yolunda si- temde bulunduîar. Son dakika trans- ferlerinden yalnızca Işılav Saygm'ın bakan olması dikkat çekti. ANAP'ın kuruluşundan bu yana tüm genel başkanlara danışmanlık yapan eski Dev-Gençli Istanbul Milletvekili CavitKavakda ilk kez kabineye gir- di. DTP'den Başbakan Yardımcısı olarak kabineye giren İsmct Sez- gin'in aynı zamanda Milli Savunma Bakanlığı'nı da üstlenmesi sürpriz olarak değerlendirildi. Sezgin'in, Demirel'in de tavsiyesi dikkate alı- narak ve Milli Güvenlik Kurulu'na üye olarak girebilmesinin sağlan- ması amacıyla Milli Savunma Ba- kanlığı'na atandığı dile getirildi. Daha önceki koalisyon hükümetle- rinde başbakan yardımcılannın ana- yasada üye olarak sayılmamalanna karşın MGK'ye girdikkri anımsatı- lırken, "Ancak bugüne değin bir ta- ne başbakan yardımcısı vardı ve on- lar da hep genel başkanlardı. Şimdi iki başbakan yardımcısı var ve biri- si genel başkan değil. Dolayısryla anayasal bir kurum olan MGK'niri toplanülanna katılım anayasaya da- ha uygun hale getirUmiş oldu" yo- rumlan yapıldı. DSP de Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı ile MGK'de temsil edilecek. Mesut Yılmaz'ın, kabinede parti içindeki muhaliflerine ve son kong- rede genel başkan adayı olarak kar- şısına çıkan Işın Çelebi'ye yer ver- mesi dikkat çekti. Kabinesinde li- beral ağırlıklı isimlere yer veren Yıl- maz'ın, muhafazakârlan zayıf tut- ması bu kesimin tepkisine neden ol- du. Yılmaz, sosyal demokrat köken- li bakanlan, milliyetçi kökenli Me- tin Gürdere, Murat Başesgioglu, Eyüp Aşık gibi isimlerle dengeledi. DSP'Ii muhaliflere yer yok Başbakan Yardımcısı Ecevit, ka- binede parti içi muhalefet temsilci- lerineyervermedi. Dışişleri Bakan- lığı için Zonguldak Milletvekili Mümtaz Soysal'ın yerine Kayseri Milletvekili İsmail Cem yeğlenir- ken; Soysal'ın seçim bölgesi Zon- guldak'tan HasanGemici nın kabi- neye alınması şaşkınlıkla karşılan- dı. Ecevit, Çalışma ve Sosyal Gü- venlik Bakanlığı için de muhalifler arasında yer alan, sendikacı köken- li tstanbul Milletvekili CevdetSehi yerine. DSP'den SHP'ye geçen ve daha sonra yeniden eski partisine dönen vergi hukuku uzmanı Prof. Dr. NamiÇağan'ı seçti. Ecevit, par- ti içinde "en yakınındaki isim" olan Hüsamettin Ozkan'ı Devlet Bakanı yaparken Bayındırlık Bakanlığı'nı bırakarak SHP'den DSP'ye geçen Mustafa Yılmaz'ı da ödüllendirdi. Yargıdan Ozer Çfler'e ret EVtNGÖKTAŞ ^ ANKARA - Ankara 21. Asliye Hukuk Mah- ketnesi, eski Başbakan Yardımcısı Tansu Çil- ler'in eşi Özer Uçuran Çiller'in, Kanal D'de ya- yımlanan bir ana haber programında, kişilik haklanna saldınldığı gerekçesiyle ünlü genelev patronu Matild Manukvan'ın öldürülen koruma müdürü ve şoforü Mehmet Urhan'ın oğlu Mus- tafa L rhan hakkında açtığı 6 milyar liralık ma- nevi tazminat davasını reddetti. Mahkemenin gerekçeli karannda, "Kişisel olarak bir yayın, verdiği haber yönünden meş- ru bir amaca yönelik olduğu takdirde, bu yayın- dan bazı özd ve tüzelkişilerin kişilik haklan ha- leldar olsa dahi hukuka aykın sayümaz" denil- di. Manukyan'a yapılan silahlı saldın olayında öldürülen Mehmet Urhan'ın, tstanbul Bankası davasında "Özer Çiller'in kuryesi" olduğu ileri sürülmüştü. Mehmet Urhan'ın oğlu Mustafa Urhan, 1 Kasım 1996 günü Kanal D'nin akşam yayımlanan ana haber programında kendisiyle yapılan söyleşide, babasınm öldürülmesi olayı- nın arkasında Özer Çiller'in olduğunu savla- mıştı. Bunun üzerine Özer Çiller, toplum için- de küçük düşürüldüğünü; kazandığı itibar. onur ve haysiyeti ile oynandığını ileri sürerek avoıka- • Mahkemenin gerekçeli karannda, "Kişisel olarak bir yayın, verdiği haber yönünden meşru bir amaca yönelik olduğu takdirde, bu yayından bazı özel ve tüzelkişilerin kişilik haklan haleldar olsa dahi hukuka aykın sayılmaz" denildi. tı Erdem K. Toygar aracılığı ile Mustafa Urhan hakkında 6 milyar liralık manevi tazminat da- vası açtı. Ankara 21. Asliye Ceza Mahkeme- si'nde görüşülen dava reddedildi. Mahkeme Başkanı Ali Kerimoglu. ret gerekçesinde, "Ki- şisel olarak bir yayın kunıluşu verdiği haber yö- nünden doğru, ölçülü, dengeli. uvgun bir amaç ve araç ilişkisi içinde kakügL meşru bir amaca yönelik olduğu takdirde, bu yayın bazı özel ve tü- zelkişilerin kişilik haklan haleldar olsa dahi hu- kuka aykın sayılmaz" dedi. Mahkeme Başkanı Kerimoğlu'nun gerekçesinde şu görüşlere yer verildi: "Dava konusu edilen yayın tartışma dı- şıdır. Davacı kamuoyu tarafından tamnan bir şahıs ohıp önce İstanbul Bankası Genel Müdü- rü, bilahare bu bankanın iflası ile daha sonra da bir partinin genel başkanı, Başbakan ve Dışişle- ri Bakanı eşi olarak gündeme gelmiş, davacı Mustafa Urhan ise davacının İstanbul Banka- sı'nın Genel Müdürlüğü sırasında bu bankada çalışan. daha sonra da Matild Manukvan'ın >a- nında koruma müdürü ve şoförü olarak çahşn- ğı bir sırada suikast sonucu öldürülen Mehmet Urhan'ın oğludur. Diğer davalı şirket ise Meh- met Urhan'm ölümü ile ilgili olarak Mustafa Ur- han ile canlı >ayını gercekleştiren şirkettir. Ha- ber verme hakkı kamu yaran ve toplumsal ilgi öncelik konu ile ifade arasında düşünsel bağlı- lık temel ilkeleri ile sınırlıdır. Eğer bir haber bu temel kurallardan birisine ters düşer ise bu tak- dirde hakkın hukuka uygunluğundan söz edil- mesi olanağı kaJmayacaktır. Öte yandan haber, gerçeği yansıtsa bile kullaıulacak dil ve ifadenin >apılacak niteleıne ve yorumun, haberin verUi- şinin gerektirdiği ve zorunlu kıldığı biçim ve öl- çüde bulunmasını öngörür. Şayet haberin verili- şinde gerekli. varariı, ilgili olmayan beyan ve de- ğeriendirmelere gkülecek, haberin içeriği ile uy- gun düşmeyen yalın bir okuyucuyu veya dinle- \iciye toplumda husumetve kuşku varatıcı dil ve ifade kullanılacak olursa, kişilik kişilik hakkı ile çabşan basın hürriyetine üstünlüktanınması im- kânsız hale gelir." Gerekçeli kararda, söz konusu yayında dava- cının kişilik haklanna yönelik unsurlar bulun- madığı belirtilerek davanın reddine karar veril- diği bildirildi. G U N D E M MUSTAFA BALBAY I Baştarafı 1. Sayfada kavuşturmak ve devletin saygınlığını sağlamak, la- ik, demokratik cumhuriyeti güçlendirmek amaç- lanyla bir araya gelerek koalisyon hükümeti kur- maya karar vermiştir." Hükümete sık sık bu girişi anımsatacağız. Giri- şimde bulunmazsa, o zaman girişeceğiz... Protokol güzel ama, heyecansız. Şöyle, bunun bir "gizli" bölümü olmalıydı. Sonra açıklanacak i- ki eki bulunmalıydı. Her altı ayda bir çekmeceden çıkanlacak ek garantileri olmalıydı. Sadece genel başkanlann bildiği yazılmamış ayn bölümler yer almalıydı. Hacımızla Bacımızdan böyle alıştığımız için, bu protokol bize biraz sade suya tirit getdi... Yeni Bakanlar Kurulu'na, tek renk vermek ola- naksız. Her devrin adamı, bakanlar... Kartvizitinde, "Genel başkan yakınıdır" yazılı, bakanlar... Yer ayırtıp bir önceki seferden aktarmalı gelen, bakanlar... Konusunun uzmanı, bakanlar... Koltuğu burnunda, bakanlar... Bu hükümet Cumhuriyet tarihimize, daha liste açıklanmadan kamuoyunu rahatlatan Bakanlar Kurulu olarak geçecek... En büyük şansı da bir önceki hükümet... Bugün için toplumun yüzde 9O'ı , Necmettin Çiller hükümeti için, "Kapattık o defteri, gelmez ondan beteri" diyor. "Göstergesi iştir hükümetin, vitrinine bakılmaz" diyelim, başarılı olmasını dileyelim, devam ede- lim... ikili önce Meclis'e gömülmeli, sonra sandığa... Hüsamettin Cindoruk'un altını çizdiği gibi, "Her hükümet seçim hükümetidir". Sonuç olarak belli bir süre sonra seçime gidecek. Temmuzda konuşulacak konulann başında bu geliyor. Önümüzdeki günler iki seçeneği gündeme getirebilir: - Necmettin Çiller hükümetinden yaptıklannın hesabını sormak mı? - Apar topar seçime gitmek mi? Doğada en adaletli dağıtılmış olan şey akıldır. Çünkü herkes kendindekini beğenir. Amacımız, akıl venmeye kalkmak değil, olasılıklan ortaya koy- mak. İkinci seçenek Erbakan'la Çiller'e yarar. Zira seçimi, ülkeyi yöneteceklerin seçildiği bir sandık olayı değil, olmadık şeylerin oylandığı ga- rip bir yarışa dönüştürmek isteyecekler. Kendiierinden hesap sorulması gereken konu- lan, kendilerini güçlü gösterecek paravanlara dö- nüştürmeye girişecekler. Seçmenin artık, önce yolsuzluk önergeleri verip hükümeti düşürme, sonra yolsuzluğa bulaşmış ki- şileri esir alıp hükümet etme yönteminin bu ülke- de bir daha yaşanmayacağını görmesi gerekiyor. Ikiliyi sandığa gömmeden önce Meclis'e göm- mek gerekiyor... DRYP hükümetinin ilk günlerinde merak ettiği- miz konu şuydu: iki partinin başındaki de cambaz. Acaba bir ip- te iki cambaz oynar mı? Oynadığını gösterdiler. Baskın gelmekte de Çil- ler'in önde olduğunu söyleyebiliriz. Ne yapıp edip, Erbakan'ı koltuğu bırakması için ikna etmeyi başardı. İkinci ipe tutunmaya çalışır- ken birlikte düştüler. Son yaşanandan geriye doğ- ru gidersek, şunu söyleyebiliriz: Çiller'e dokunan her lider hasar gördü. Artık siyasilerin önünde önemli bir rehber var: Çiller... O bir öneride mi bulundu, bilecekler ki ne ken- dilerine ne ülkeye hayrı olur. Bunca yaşananlardan sonra Çiller'in peşinden giden olur mu? Olabilir... Sonları ne olur? Yanıtı çok basit: Kılavuzu Çiller olanın... Dk hedef\ ger^uıliği ortadan kaldırmaliI Baştarafı 1. Sayfada maya son vermek. temiz toplum özlemini gerçekleştirmek, ülke ekonomisini yeniden üretken ni- teliğe kavuşturmak ve devletin saygınlığını sağlamak. laik-de- mokratik cumhuriyeti güçlendir- mek amaçlanyla bir araya gelerek bir koalisyon hükümeti kurmaya karar vermiştir. Kurulan koalisyon hükümeti- nin önde gelen hedefi; milletimi- zin vazgeçilmez değerleriyle dev- letimızin değiştirilemez ve değiş- tirilmemesi gereken nitelikleri arasındaki birlikteliği sağlamak ve sürdürmektir. Hükümetimiz, laik, demokratik cumhuriyeti ve sosyal hukuk devietini özenle ko- ruyarak din ve vicdan, düşünce ve ginşim özgürlüklerini geliştir- meyi toplumsal hayatın vazgeçil- mez ilkeleri sayar. Hükümetımizin en belirgın özelliklerinden birisi de uzlaşma kültürünü güçlendirecek da\ra- nışlar sergilemek olacaktır. Bu çerçevede hükümetimiz. muhale- fet partileri ile düzenli bilgilen- dirme toplantılan yapacaktır. 54. hükümet döneminde ortaya çıkan olaylar. yargı bağımsızlığı- nın ve etkilı denetimin önemini çok açık şekilde ortaya koymuş- tur. Bunedenle hükümetimiz yar- gı bağımsızlığını sağlayacak ve denetımi etkıli kılacak yasal dü- zenlemeleri gerçekleştirecektir. Vatandaşlanmızın demokratik rejime var olan güvenini daha da güçlendirmek üzere ahlaki değer- lerin korunması amacıyla gerek- li mevzuat düzenlemeleri yapıla- cak, milletvekili dokunulmazlığı sınırlandınlacak, yolsuzluklarla etkili mücadele önündeki engel- lerkaldınlacaktır. Hükümetimiz organize suç ör- gütleri ile kararlılıkla mücadele edecek ve bu amaçla gerekli ya- sal düzenlemeleri yapacaktır. Terörle ve bölücü eylemlerle mücadele kesintisiz ve kararlı bir biçimde sürdürülecektir. Bu mücadeleyi sürdürürken demokratik hukuk devleti kural- lan ve alınan güvenlik önlemle- rinden halkın zarar görmemesi özenle gözetilecektir. Demokrasimizin eksikliklerini gidermek için gerekli düzenleme- ler yapılacaktır. Kendi insanımı- za borcumuzun bir gereği olarak insan haklan konusundaki konu- mumuz çağdaş ülkeler düzeyine süratle çıkanlacaktır. Sekiz yıllık zorunlu ve kesinti- siz temel eğitim uygulamaya ko- nulacaktır. Anayasanın 24'üncü maddesi- ne uygun olarak, temel eğitim ku- rumlannda zorunlu din kültürü ve ahlak öğretimine devam edilecek; bunun dışındaki din eğitimi ve öğretimi. ailelerin istemine bağlı olarak "devletin eözetim ve dene- timi" altında vernecektir. Llkenin geleceğinin güvence- si ve çağdaşlaşmanın öncüsü olan gençlerimizin eğitim ve öğrenim sorunlanna özel bir önem verile- cektir. Egitimde sadece firsat eşit- liği değil, olanak eşitliği de sağ- lanacaktır. Eğitimin tüm kademelerinde, Atatürk ilke ve inkılaplannı özümsemiş; milli, manevi ve ah- laki değerlerimizi benimsemiş, bilimsel düşünceye yatkın, bilgı çağının gereklerinı yerine getire- bilecek bilgi ve becerilerle donan- mış insanlar yetiştirmek temel a- maç olacaktır. Atatürk döneminde büyük ba- şan ile uygulanmış bulunan böl- ge merkezli dış politika yeniden yaşama geçirilecek ve Türkiye bölgedeki konum ve ağuiığını bu çerçevede ortaya koyacaktır. Böl- ge merkezli dış politika ve ekono- mide sağlanacak gelişmeler, ül- kemizin Avrupa Birliği'ne tam üyeliğınin hızlanmasına da katkı- da bulunacaktır. Geçen hükümet döneminde ih- mal edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve yeni Türk cum- huriyetleri ile ilişkiler yeniden hak ettiği düzeye çıkanlacaktır. Ülkemizin bulunduğu coğraf- yada istikrarsızhğın sürmekte ol- ması nedeniyle savunma gücü- müzün caydıncılığını sürdürecek önlemler alınacaktır. tflas düzeyine sürüklenmiş ve hizmet veremez hale gelmiş bulu- nan sosyal güvenlik kuruluşlan- nın sağlıklı bir yapıya kavuşturul- ması için gereken önlemler alına- cak, bu kurumlann kamu kesimi borçlanma gereği içerisindeki paylan tedricen azaltılacaktır. Demokratik ve katılımcı yerel yönetim anlayışına uygun olarak yerel yönetimlerin yetki. sorum- luluk ve mali kaynaklannı arttrra- cak düzenlemeler yapılacaktır Son bir yılda, genel bütçeden yapılan adaletsiz aktarmalarla ye- rel yönetimler arasında yaratılan büyük dengesızlikler hızla gide- rilecektir. Anayasa değişikliklerinin ge- rektirdiği uyum yasalan yanında, nüfus sayımı veya nüfus tespiti ile buna dayanarak seçmen kütükle- rinin yenilenmesine imkân vere- cek yasal düzenlemeler yapıla- caktır. Gecmiş hükümetin kamu maliyesine ilişkin uygulamalan- nın ve hayali kamu gelirlerinin sa- mimiyetten uzak olduğu ve söz- de denk bütçesinin de çok yüksek düzeyde bir açıkla bağlanacağı ortaya çıkmıştır. Bu dönemde enflasyon yeni- den hızla tırmanışa geçmiş, dış ti- caret ve cari işlemler açıkları sür- dürülemez bov-utlara gelmiş, faiz oranlan yatırımlan caydıracak boyutlara erişmiş ve işsizlik top- lumsal patlamalara neden olabile- cek düzeye varmıştır. Türk ekonomisinin düzlüğe çıkmasında temel güvence, eko- nominin potansiyeli ve girişimci- lerin kanıtlanmış dinamizmidir. Budınamizmi yeniden hareke- te geçirebilmek için istikrar için- de sürdürülebilir bir büyümeyi sürekli kılacak. üretken ıstihdam sorununa çözüm getirecek ve ekonomik dengeleri yeniden ku- racak politikalar yaşama geçırile- cektir. Vergi ve çalışma yaşamını düzenleyen yasalarda yer alan ve kayıtdışılığı teşvik eden hüküm- ler de kaldınlarak kayıt dışı eko- nomi kayıt altına alınacak, vergi kayıp ve kaçaklan bu yolla ve ay- nca etkin bir denetimle asgari bir düzeye indirilecektir. Vergi oran- lan belirü konularda düşürülerek vergi tabanı yaygınlaştınlacak, enflasyona karşı koruyucu bir vergi reformu yapılacaktır. Tanma ve hayvancıhğa yönelik olarak sürdürülen yanlış politika- lar köylümüzü yoksullaştırmış ve iç göç olgusunu çok hızlandırmış- tır. Çiftçimizin milli gelirden hak ettiği payı almasına yönelik poli- tikalar bir bütün olarak uygula- maya konulacaktır. Böylece çift- çi tasarruf yapabilir ve ülkenin kalkınmasına katkıda bulunur du- ruma getirilecektır. Küçük ve or- ta ölçekli girişimcilerin, bu arada toplumsal yaşamın çok ağırlıklı bir unsuru olan esnaf ve sanatkâr- lann sorunlanna hakça çözümler üretilecektir. Tüm ekonomik ve sosyal poli- tikalann oluşturulmasında ve uy- gulanmasında Ekonomik ve Sos- yal Konsey etkin bir şekilde işle- tilecektir. Devletin yeniden yapılandınl- masında amaç, devleti; hizmet su- nan, vatandaşına güvenen, ona güven veren ve bireyi ön plana çı- karan bir konuma getırmektir. Güneydoğu Anadolu'nun so- runlan, aslında etnik nedenlerden değil, coğrafı, sosyal ve ekono- mik nedenlerden, bölgenin feodal yapısından ve dış tertip ve tahrik- lerden kaynaklanmıştır. Bölücü teröre karşı mücadele etkili bi- çimde sürdürülürken, demokratik hukuk devleti kurallanna tam bağlılık güvence altına alınacak- tır. Bu anlayışımızın bir ürünü olarak. bölgedeki ciddi boyutlu güvenlik sorunu, sosyal ve ekono- mik çözümlerle ve uluslararası ilişkilerle bir arada ve bütünlük içinde değerlendirilecek ve bu çerçevede gerekli politikalar oluş- turulacak ve kararlılıkla uygula- nacaktır. Hükümetimiz, hukukun üstün- lüğü ilkesine bağlı kalarak, anaya- sal demokratik rejimi tüm kurum- lanyla eksiksiz olarak işletmeyi taahhüt etmektedir. Bu taahhüt, bu protokolde yazılı olmayan hu- suslar için de geçerlidir. Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti ve Demokrat Türkiye Partisi, genel esaslan bu proto- kolde belirlenmiş ortak anlaylş- lanyla bir koalisyon hükümeti kurmayı kararlaştırmışlar ve Ba- kanlar Kurulu'ndaki sorumluluk- lann dağılımını belirlemişlerdir. Devlet bakanlıklannın görev da- ğılımı başbakan ve başbakan yar- dımcılan arasında müştereken tespit edilecektir. Fadime Şahin'in avukatı ' Ali Kalkancı yurtdışına kaçacak' HAIİLNEBİLER Çeşitli suçlar nedeniyle yargılanırken kefaletle serbest bırakılan tarikatçı AH Kalkancı'nın yurtdışına kaçma hazırlığı yaptığı belirtildi. Fadime Şahin'in avukatı, savcılığa başvurarak Kalkancı'nın yurtdışına çıkmasının önlenmesini istedi. Aczmendilerin lideri Müslüm Gündüz'ün birlikte basıldığı müridi Fadime Şahin tarafından adı gündeme sokulan tarikatçı Ali Kalkancı'nın yurtdışına kaçacağı ileri sürüldü. Karşılıksız çek, dolandırıcılık gibi suçlardan yargılanırken kefaletle serbest bırakılan Kalkancı'nın, tahliye edildikten sonra Kadıköy'de bir eve kapandığı ve buradan çıkmadığı öğrenildi. Fadime Şahin'in avukatı Erfoil Akan, dün savcılığa başvurarak Kalkancı'nın yurtdışına kaçma hazırlıklan yaptığını, kaçış gerçekleştiği takdirde devam eden yargılamalann anlamımn kalmayacağını belirtti. Avukat Akan, dilekçesinde savcılığın önlem almasını istedi. Erbil Akan, Kalkancı'nın yakın çevresinden hazırlıklara ilişkin bilgiler aldıklannı, sahte pasaport beklendiğini söyledi. Kalkancı'nın tran, Azerbaycan veya Almanya'ya gitmek istediğini de belirten Akan, yapabilecekleri tek şeyin savcılığa başvurmak olduğunu bildirdi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog