Bugünden 1930'a 5,458,831 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 9 MART1997 PAZAR HABERLER ABD, Irak ile ikinci sınır kapısını açma planını duyuran Başbakan Erbakan'ı frenledi Türkiye'ye IrakuyarısıLALE SARÜBRAHİMOĞLU ANKARA - ABD. Kuzey Irak Kün gruplannın etkiniiğıni kırıp Ankara ve Bağdat arasında doğrudan teması sağla- ma kanalı da olabılecek lrak'la ikinci sı- nır kapısı projesını duyuran Başbakan Necmettin Erbakan'ı frenledi. Türkı- ye'nin; Irak'ın otontesının askıda bulun- duğu Kuzey Irak'ta ıkı rakıp Kürt grubu ve burada faah> et gösteren terör örgütü P- KK'ye karşı üç koldan mücadele etmek yenne doğrudan Bağdat ile temasa geç- mesine zemin hazırlayabilecek ikinci sı- nır kapısı projesini Bağdat'ın gündeme getirdiğı öğrenıldi. Ankara, ABD'nın baskısı ile projeyi İkİnCİ kapiya ABD freili: Irakfm önerisiyle gündeme geldiği bildirilen ikinci sınır kapısı projesinin, Kuzey Irak"taki rakıp Kürt gruplan ile PKK'nin faaliyetlerinin sınırlandınlmasında etkin rol oynayacak siyasi bir içerik taşıdığına dikkat çekildi. Kuzey Irak'taki gruplan devredışı bırakarak doğrudan Ankara ve Bağdat arasında temas sağlaması öngörülen sınır kapısı planı, Barzani liderliğindeki KDP'nin de girişimleri üzerine harekete geçen ABD'den gelen baskı sonucu donduruldu. hayata geçiremezken Irak Başbakan Yar- dımcısı Tank Aziz'in. Erbakan'dan farklı olarak ABD'ye daha yakın bir tutum iz- leyen Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Tansu Çiller'e kızgın olduğu bil- dirildi. Aziz'ın geçen yıl izlediği güzergâ- hı değiştirerek, bu hafta başında Türkiye yerine "Ürdün üzerinden" Moskova'ya geçmeyi tercih ederek Çiller'e mesaj ver- meyi amaçladığı belirtildi. Çiller.'in, I- rak'la ılişkiler konusunda koalisyon orta- ğı RP'nin yaklaşımlanna da uzak düştü- ğüne işaret edildi. Tank Aziz, geçen yıl kasım ayında I- rak'ın sıcak ilişkilerkurduğu Mesud Bar- zani liderliğindeki Kürdistan Demokatik Partisi'nin (KDP) denetim altında tuttuğu Kuzey lrak'ın Türk sınınna yakın bölge- sinden Türkiye'ye giriş yapıp. Mosko- va'ya gitmişti. Aziz Moskova'dan sonra geldiği Ankara'da temaslarda bulunmuş- tu. Çiller'ın tersıne Aziz'i sıcak karşılayan Erbakan. bir Irak heyetınin Türkiye'ye ge- tirdiği "ikinci sınır kapısı açabnT öneri- sini de açıklamıştı. irak'ın otoritesinin asbda bulunduğu Kuzey Irak'ta KDP'nin denetim altında tuttuğu bölgeye açılan Habur sınır kapısı Güneydoğu"da ekonomirnn canlanması- na önemli katkıda bulunuyor. Ancak bu kapıdan elde edilen yüksek mıktardaki gelirin paylaşımı sorunu. Kuzey lrak'ın Iran sınınna yakın bölgesini denetim al- 8Mart'taCumartesi Annelerine uluslararasıdestek 'Çiçek değil çocuklanmızı verin'İstanbul Haber Servisi - Çocuklan gözaltmda kay- bedilen Cumartesi Annele- ri'nin Galatasaray Lise- si'nin önündeki oturma ey- lemleri dün 95'ınci haftası- na girerken Emnıyet Genel Müdürlüğü'nce oluşturu- lan Kayıplan Arama Oto- büsü, 3. haftasında da ey- lem yerine geldi. Eyleme, Sosyalist Iktidar Partisi'nin (SlP) yanı sıra bırçok ya- bancı $air ve yazar da katıl- dı. Eylemde "8 Mart Dün- ya Emekçj Kadınlar Gü- nü"nün çiçeklerle kutlan- ması üzenne anneler. "Bize çiçek defiL, çocuklanmızı verin" dediler. Cumartesi Anneleri'ne, "Arguvanlı Emekçi Kadın- lar" pankartlı bir kadın gru- bu ile Taksim'den gelen SlP'lilerkatıldı. "Kadııüar devrimle özgürteşecek'", "Analann öfkesi katilleri boğacak" sloganlanyla an- nelere katılan SlP'lilerin arasında StP Genel Başka- nı Aydemir Güler. Barış lçin Bir Araya Grubu üye- si sanatçı Şanar Yurdata- pan. yazar Emin Karaca y- er aldı. Eylemde, Nükleer Savaşa Karşı Uluslararası Bırlık'ten 6 Alman doktor. Uluslararası PEN Yazarlar Derneğı"nin "HapLsteki Ya- zarlar Komitesi" temsılcı- leri, derneğin ikinci başka- nı ve PEN'in lsrail, Filistin, Meksika, Kanada temsilcı- leri de •'Bir daha kayıplar olmasuı" sloganıyla anne- lerın yanında bulundular. Annelenn eylemine ılk kez bu hafta katılan bir başka konuk ise "Pupuş Ha- nım"dı. Erzurumlu ve 90 yaşındakı Pupuş Hanımto- runlanndan ikisinin hapis- te yattığını, binnin de üç yıl önce Kartal'da gerçekleşen "yargısız infaz"da öldürül- düğünü «.öykdı. Şanar Yurdatapan'ın, "Haydi arkadaşlar, sessizce dağılahm ve İçişleri Bakan- lığı'nın otobüsünü kendi kaderiyle baş başa bıraka- lun" sözlen üzerine eylem- ciler sessizce dağılarak Abide-i Hürriyet Meyda- m'ndaki "kadın ejiemPne gıttiler. Cumartesi Anneteri'nin Galatasaray Lisesi önündeki eylemine Albay Rıdvan Özden'in eşi Tomris Cteden de eşinin fotoğrafiyla kaükü. Cumartesi Anneleri,TomrisÖzden'ebü>üki!gigösterdiler.(Fûtograf: BERTAN AĞANOGLU) tında tutan Celal Talabani hderliğindeki Kürdıstan Yurtseverler Birliği ile "para- nın musluğumT kontrol eden KDP arasın- daki rekabetin sürmesinde anahtar rol oy- nuyor. KDP, Habur gelirlerini KYB"ye karşı siyasi dayatma içın koz olarak kullanır- ken. kendi bölgesinde sayılan 3 bine ulaş- tığı bildirilen PKK'liyi de Ankara'ya kar- şı kullanabıliyor. Türkiye-Irak sınınna ikinci bir kapı açılması önerisi ile ulaşılmak istenen si- yasi sonuçlar ile KDP'nin devredışı bıra- kılması stratejisinin şu esaslar üzerine oturtulduğuna işaret edildi: - Irak denetimindekı bölgede Dicle Nehri üzerine kurulacak köprü ile sınır kapısı için gerekli kara ulaşı- mı sağlanacak. ikinci sınır kapısında KDP denetiminin by-pass edilmesinin sağlan- ması için bu bölgeye Irak as- kerleri konuşlandınlacak. - Kurulacak bu kapı ile An- kara ve Bağdat arasında doğ- rudan köprü oluşturulmuş olacak. BM'nın öngördüğü sınırlı tıcaret Habur yenne bu ikinci sınır kapısından yapı- lacak. Böylece KDP ve KYB, Habur gelirlerini uz- laşmazhklanna taşıyamaya- caklar ve PKK'yi de Türki- ye'yekarşı kozolarak kullan- makta zorlanacaklar. Türki- ye'nin muhatabı da, PKK'ye zaman zaman destek verse bıle, daha etkin ve verimli mücadele edilebilecek bir I- rak yönetimi olacak. - Türkiye'nin Suriye ile olan sınınnın yakınında ku- rulması öngörülen ikinci sı- nır kapısı, KDP ve KYB'nin PKK'ye destek veren Suriye ile yaİun temasım da zorlaş- tırmış olacak. Türkiye açısından terörist hareketlenmeyi ve Kuzey I- rak'taki isrikrarsızlığı azaltıcı nitelikte olan ikinci sınır ka- pısı açılması planı, Bağdat ile yakın temasa karşı ç\kan ABD'nin engeline takıldı. ABD'ye giden KDP heyeti- nin de sınır kapısının açıl- masının asıl amaçlan konusunda Washington'u uyardığı öğrenildi. Anlaşmada imza aşamasına gelindigi belirtiliyor Sıcak takip ısıtdıyor YUSUFÖZKAN ANKARA-lrak'la 1988'den bu ya- na yenılenmeyen sıcak takip anlaşma- sının canlandınlmasının gündemde ol- duğu bıldirildi. Türk \e Iraklı yetkili- lerin, uzun süren temaslar sonucunda anlaşmayı ımzaya hazır hale geldikle- ri öğrenıldi. Ancak, Iraklı yetkilılerin, Çekiç Güç yerine, bölgede yeni oluş- turulan "Kuzeyi Izleme Gücü"nün fa- aliyetlerinden duyduklan rahatsızlık nedeniyle. masaya oturmayı geciktir- dikleri kaydedildi. Sınırdan sızarak Türkiye'de eylem yapan PKK'li terönstlerin, sınırötesı harekâtla izlenmesi açısından önem ta- şıyan sıcak takip anlaşmasının canlan- dınlmasına ilişkin olarak Ankara ve Bağdat arasındaki karşılıklı temaslann yoğunluk kazandığı bıldirildi. 'GeçiciTehlikeli Bölge' Türkiye'nin PKK'nin Kuzey Irak'ta artan terörist faaliyetleri üzerine bu bölge içınde "Geçici Tehlikeli Bölge" (GTB) ılan etme gırişimi. sıcak takip anlaşmasını yeniden gündeme getir- mişti. Geçen yıl Ankara'yı ziyaret eden Irakh yetkililer, GTB'ye karşılık, sı- cak takip anlaşmasının yenilenmesi önerisini getirmişlerdi. Askeri kaynaklar, Ankara'yı sık zi- yaret eden Iraklı askeri yetkililerie ya- pılan görüşmelerde sıcak takip anlaş- ması konusunda olumlu gelişmeler sağlandığını bildirdiler. Kaynaklar, an- laşmayla ilgili tüm aynntılann ele alın- dığını ve imza aşamasına gelindiğini belirterek "Ankara, şu anda Bagdat'ın masaya oturup ünzayı atmasını bekli- yor" dediler. ,\ncak, Iraklı yetkilüenn. Çekiç Güç yerine. bölgede yeni oluşturulan "Ku- ze\iİzlemeGücü r> nün faaliyetlerinden duyduklan rahatsızlık nedeniyle. ma- saya oturmayı geciktirdikleri öğrenil- di' Türkiye, stcak takibin yapılması ge- reken bölgede lrak'ın egemenliğininin geçici olarak askıya alınmasına karşın, Kuzey Irak'ta bağımsız bir Kürt dev- leti oluşumuna izin verilemeyeceği gö- rüşünden hareketle, sıcak takibin yeni- lenmesi konusunda Bağdat'ı muhatap alıyor. lrak'la Türkiye arasında, PKK'nin, ilk kez silahlı eylemlerine başladığı 1984 yıhnda imzalanan ve teröristlerin "lrak'ın toprak bütûnlüğünü ihlal et- medenr sınırötesı operasyonlaria etki- siz kılınmasına olanak tanıyan sıcak takip anlaşması, her 6 ayda bir yenilen- di. 1988 yıhna kadar 6 ayhk dilımler halinde uzatılan anlaşma, lrak'ın 1990 yıhnda Kuveyt'i işgal etmesi ve ardın- dan çıkan Körfez Savaşı'ndan sonra Kuzey Irak'ta egemenliğinin askıya alınması ile birlikte bir daha yenilene- medi. Caydıncı rol Cumhuriyet'e bilgi veren kaynak- lar, Kuzeyi Izleme Gücü'nün yalnızca bölgedeki Kürtler için değil, lrak'ın. Birleşmiş Milletler (BM) denetimine açmak istemediği kitle ımha sılahlan- na karşı da caydıncı rol oynadığına dikkat çektiler. Kaynaklar, Irak'ın, kimyasal silahla- n konusunda olumsuz tavır içine gir- mesi yüzünden Incirlik'te konuşlu olan Kuzeyi Izleme Gücü'nün faaliyetleri- nin sona erdirilemediğine işaret etti- ler. Kaynaklar, sıcak takip anlaşmasını canlandırma çalışmalannın. Kuzey I- rak'ta Türkiye sınınna yakın bölgeyi denetimi altında bulunduran ve Bağ- dat'la ilişkilerini koparmamaya özen gösteren Mesud Barzani liderliğinde- ki Kürdistan Demokratik Partisi'nin de bilgisi altında yapılmış olabileceği- ni öne sürdüler. Ancak bu sav, teyit edilemedi. Kürt temsilciler salı günü Ankara'da ANKARA (Cumhuriyet Bûrosu) - Irak kuvvetlerinin geçen yıl ağustos ayı sonunda ABD korumasmdaki Kuzey Irak'a girmesiyle Irak politikalan bozguna uğrayan Washington'un tngiltere'den artan bir destek aldığı öğrenildi. Bu amaçla, kısa sûre öncesine kadar Türkiye'deki Ingiltere Bü)öikelçiliğı'nde görev yapan Kuzey Irak uzmanı diplomat Frank Baker'ın ABD Dışişleri Bakanhğı tarafından, geçici olarak 5 ayhğına istihdam edildiği kaydedildi. ABD'nin önderliğinde 1995 yılında Kuzey Irak'taki rakip Kürt gruplannı uzlaştırmak amacıyla Türkiye'nin de gözlemci olarak katıldığı ve İrlanda'nm Drogheda kasabasında yapılan banş sürecinde lngiltere aktif yer almamıştı. lrak'ın Kuzey Irak'a girmesi ile Bağdat politikası iflas eden ABD'nin. Ortadoğu bölgesini iyi tanıyan ve o dönemde mandası alttnda bulunan lrak'ın mevcut smırlannı çizip bağımsızhğını öngören Jngiltere'den daha fazla destek almaya başladığı belirtildi. Frank Baker'ın da bu amaçla ABD'de Irak politikalannın üretilmesine destek olduğu belirtildi. Drogheda sürecinin başansız kalmasımn ardmdan Türkiye'nin ağırlıklı rol aldığı ve ABD ve tngiltere'nin de katılımıyla Kürt gruplannı uzlaştırmayı öngören Ankara süreci geçen yıl ekim ayında başlatıldı. Ancak taraflar arasında ateşkesin kahcı hale gelmesinin sağlanması dışmda bir ilerleme sağlanamadı. Üst komite kurulacak Son yapılan Ankara toplantılannda Kuzey Irak'ta yerel yönetimin tek başlı hale gelmesini de sağlayacak siyasi sonınlann ele alınacağı bir üst komite kurulması kararlaştınldı. Bu komitenin ilk toplantısmı salı günü Ankara'da yapacağı öğrenildi. Görüşmelerde, Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) heyetine Sami Abdurrahman. Kürdistan Yurtsever Birliği (KYB) heyetine de yerel yönetimin başbakanı Koşrat Resul Ali başkanlık edecek. Görüşmelerde yerel yönetimi güçlendirecek bölgedeki toplumsal sorunlann ortak hareket edilerek çözûlmesi yöntemleri üzerinde durulması planlanıyor. KDP ve KYB arasında belirlenen ateşkes hattına yerleştirilecek Türkmenlerin henûz bu görevlerine başlamadıklan, ancak ABD'nin malzeme yardımlannı gönderdiği bebrtildi. MKRO DINÇ TAYANÇ Canları Cennefe "//f/z/eme"yöntemi dünyayı sarsıyor... Ikizlenmiş koyun, ikizlenmiş maymun derken iş, insanın ikiz- lenip ikizlenemeyeceğine gelip dayanıyor. Çok geçmeyecek, "insanoğlu"nu ikizlemenin "Tann'nın işine burun sokmak"tar\ başka bir "halt" olmadığı tartışmalarıyla çalkalanacak dünya... Oysa, bugünlerde Türkiye, Tarih Baba'nın yan- lışlıkla "/A/yüz/ü"lüğeözdeşlediği Hipokrat'ın ikiz- lenmişleriyledolup taşıyor... Hocasından baasına, mürtecisinden numaralı Cumhuriyetçisine ikiyüz- lü ikizlenmişlerden geçilmiyor ülkede. Üstüne üst- lük bunlar, tarih Baba'nın yepyeni bir özdeşleştir- mesine de aday; "ikiyüzlü yüzsüzler"\ Ikiyüzlülükleri bir kapının ardında söyledikleriyle bir başka kapının önünde zırvaladıklarının taban ta- banazıtlığından; yüzsüzlükleri ıseandan ana, değ- me köçege taş çıkartırcasına kıvırtıp da bundan ar- lanmamalarından! Hoca ikiyüzlü yüzsüzler önce, "Şeriat din de- mektir" diye başlayıp "şeriata karşı çıkmak dinsiz'- liktir. Oysa Türkiye'nin yüzde yüze yakını Mûslü- mandır. O halde, Türkiye'deşeriatzaten vardır"gi- bilerinden, Aristo'yu bile gömütünde zıplatacak bir düz mantıkla çıkarsama yapıyor; ardından da "Imzalamayacağım" diye sözde diklendikleri "yap- tınmlan" hem de "gönül nzalan"(}) ile imzalayıve- riyorlar. Imzalıyorlar ama, serlerinde ikiyüzlülük ve de yüzsüzlük olduğundan, bu kez de kendi kaşınan tabanlarına hoş görünebilmek için "biz imzaladık amma, siz aldırmayın. Gene bildiğimizi okuyaca- ğız" iletisi veriyorlar. İkiyüzlü yüzsüz bacılar bir "başka türtü'l Önce "bayrak ezan" salatası ile sahne-i siyase- te atılıyor, ardından "ben gelmezsem köktendinci- lergelir ki sonrası şeriattır" nakaratı tırtturuyor, son- rasında "mal canın yongası, kucağa oturmak mal~ can evlası" teranesiyle irticanın icraatına ortak olu- veriyor, en sonunda da işi yersen örneği "laiktiğin teminatı benim"e getiriyor! ikiyüzlülüğü ve deyüzsüzlüğü "tescilli" olduğun- dan, bütün bunlarla yetinmiyor; mürteci ikiyüzlü yüzsüzlere hoş görünmek ve de hoşluğunu oya dö- nüştürmek için hoca ikiyüzlü yüzsüzün "Yüksek Tepe"ye, "Silahlı Tepe"ye, "Meclis Tepe"ye ve de "ha/k (epe"ye oynamaya kalkıştığı oyunun eleba- şılığına sıvanıyor! Sıvanmakla da kalmıyor "tüm te- peleri ben yarattım, ben tırmandım, ben fethettim* havası yaratıp "şaibeleri" ile yok olmuş iç ve dış saygınlığını ikiyüzlülüğün yüzsüzlüğüyle yeniden kazanmayı(!) kuruyor! Mürteci ikiyüzlü yüzsüzler, ilk ikisinin ortak ikiz- lenmişi sanki! Bunlar bir yandan "demokrasi elden gitmektedır" diye yaygara kopartıp yazılar döktü- rüyor, beri yandan da "şeriat gelecek laikler gebe* recek" nutuklan attyorlar. Bununla kalmıyor ne idü^ ğü belirsizşıhlannın, şeytılerinin, hazretlerinin, hr> caefendilerinin kıçlanna kına yakıldığından dem vuruyorlar. Böyle höykürmekle; Kubilay'dan Sıvas kıyımına. Kur'an kursu "lanetleri"n\ yemin(!) diye yutturmaya soyunmaktan Mustafa Kemal Ata- türk büstlerine, fotoğraflarına tükürmeyi bellettik- lerine dek her türiü herzelerini hasır aftı etmeye kal- kışıyorlar. İkiyüzlü yüzsüzlüklerinin son kertesi de "katil Ke- malistler bizi astılar, kestiler; kadınımızın başınıaç- tırdılar" safsatalarıyla, donandıklan pompalılan ve orta malı ettikleri "mürit" ve de "müricte"leri göz- den kaçırma çabalanyla belgeleniyor. Numaralı Cumhuriyetçi ikiyüzlü yüzsüzlerin der- di, el ve de ışbırlıği edip de Kemalist Cumhuriyeti yıkmaya peştemallandıklan mürtecilerin söylemle- rine "aracılık" eylemek. Bu amaçla onlar da "de- mokrasi" diyor, "ordu oturduğuyerdeotursun'dı- yor, "Kemalist askeri bürokratların oyunu" buyu- ruyorlar. İkiyüzlü ve de yüzsüz olduklanndan, mürteci sü- rüsünün ne sözden ne öğütten ne de uyandan an- lamadığı; halkın sessiz sesini görmezlenip yükse- len sesini duymazlandığı ve "glu glu" diye aJayâ alındığı için "anladığı dilden" konuşulmaya başlan^ dığını ve bundan da anlamazlarsa, baş yerine kul-r landıklan organlarına edileceklerden kimsenin sc-: rumlu tutulamayacağını "es" geçiyorlar. İkiyüzlü yüzsüzler böyle edip eylerken, Tarih Ba- ba da onlann kişiliksizliğinde, Türkiye'nin yaşaya- cağı "yann"ıyazıyor! Ana fîkir. Tarih, ders çıkartmamakta direnenler için "yineiemeler"\e doludur. Ana fikrin ana fikri: "Şeriatın kestiği parmak acımaz" kafasındakilerin kellelerine hiç acınmaz! ? ŞIFIR NOKTASII ORAL ÇALIŞLAR e-mail: oral.calislar@planet.c< Clinton'ın Irak raporu RP'nin birincı partı halinegelmesiy- le, Islamiyetin ılımlılaştınlması tartış- ması önem kazandı. Aslında ABD'nin "YeşJI Kuşak" proiesi içinde de yer alan "ılımlı Islam" kavramı son dö- nemde daha çok kullanılmaya baş- landı. Türkiye, bazılarının anlaması güç farklı bir Islami deney yaşıyor. Anado- lu'nun yüzlerce yıllık birikiminin ürünü olan bir Islamla geleneksel Islam ara- sındaki bir kutuplaşmayla yüz yüze- yiz. Bu gelişmenin sonucu olarak Tür- kiye'de Islamiyet iki temel cepheye bölünüyor: Birinci cepheye "çağdaş Müslümanlık" diyebiliriz. Bu Müslü- manlık, Islamın reformcu uygulaması- na dayanıyor. Bu Müslümanhğın, iki temel ayağı var, birincisi; Alevilik, ikin- cisi; Sünniliği çağdaş değişimin ışı- ğında yaşamlanna uygulayan Hanefi lerin bir kesimi. Çağdaş Islamın dışındaki cepheye de "siyasi Islam" adı veriliyor. Siyasi Islam, Müslümanlığı kitabi ve dogma- tik bir şekilde yorumluyor. Yaşamın bütün alanlanna ve özellikle kamu ala- Ilımlı îslam, Çağdaş Müslümanlık nına bu dogmatik anlayışı taşımak ve hâkim kılmak istiyor. Siyasi Islamcı akımlann bir ucunda sistemi silah zoruyla değiştirmeyi he- defleyen İBDA-C ve Hizbullah gibi şiddet yanlısı örgütler yer alıyor. Diğer kutbunda ise Refah Partisi gibi, şeri- atı parlamenter yolia gerçekleştirme- ye çalışan yasal örgütler yer alıyor. Ta- rikatlar, cemaatler ise bu iki kutup ara- sında dayandığı güçlere göre bir yer tutuyor. Siyasi islamcı akımlar, kullandıkları araç ve yöntemlerin farklı olmasına karşın ortak bir hedefte biıieşiyoriar: Din devleti kurarak, herkesi Allah'ın emirlerini yerine getirmek zorunda ol- duğu bir sısteme zortamak. Bir kısmı bunu flP gibi propaganda, eğitim ve telkin yoluyla yapacağını söylerken bir kısmı korkutarak bu neticeye varaca- ğına inanıyor. Aralarında sorunlar ve tartışmalar olsa da, amaç ve hedef birliği nede- niyle, siyasi Islamcı akımlar arasında iletişim sürüyor ve bu akımlardan bir- birine geçişler oluyor. iki gün önce RP'li olan bir islamcının, bir süre son- ra Hizbullah saflannda görünmesi iş- te bu amaç beraberliğinin ürünü. Siyasi Islamcı akımlar arasında bir ılımlılık sınıflandınlması nasıl yapılabi- lir? Eğer, kullandıkları yöntemler ve araçlar açısından bakarsak. en ılımlı siyasi Islamcı akımın RP olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü RP, parlamenter yolu kullanıyor. Ama eğer hedefler açı- sından bakarsak, esasta bir farklılık olmadığını görürüz. Burada Oğuzhan Asiltürk'le, diğer Islamcı kesimler arasında aynı dilin konuşulduğunu ka- bul etmemiz gerekir. Hepsinin son tahlilde söylediği, Kuran'ın hükümle- rinin yerine getirilmesi. Kuran'ın kita- bi ve dogmatik yorumunda birleşiyor- lar. Diğer tarafta ise Anadolu'da olu- şan, yüzyılların birikimi farklı bir Islam anlayış gündeme geliyor. Bu anlayı- şın önemli bir ayağını Aleviler oluştu- ruyor. Aleviler, Osmanlı Imparatorlu- ğu'nda Yavuz Selim döneminden başlayarak, yüzyıllar süren ağır katli- amlara uğradılar. Haklanndaşeyhülis- lamlar, "Yokedin" fetvalan çıkardılar. Kitleler haline ortadan kaldırıldılar. Buna rağmen, kökleri bu toprağın kültür birikimlerine çok sıkı bağlı oldu- ğu için bir türiü yok edilemediler. Bin yıllık Hıristiyanlık bile bu topraklarda yokolup giderken Alevilik varlığını ko- ruyabildi. Bunca zulme rağmen hâlâ nüfusumuzun önemli bir kısmını Ale- vilerin oluşturması, Anadolu'daki Isla- miyetin çok farklı köklere dayandığı- nın kanıtı olarak orta yerde duruyor. Aleviler, Islamiyeti dogmatik yorum- lamıyor ve dogmatik uygulamıyorlar. Onlann, tapınma ve zikirlerı çok fark- lı ve çok esnek. Namaz kıimak, hac- ca gitmek, oruç tutmak gibi ibadet bi- çimleri yerine başka yollar bulmuşlar. Islamiyete yeni bir boyut ve yorum ge- tirmişler. Islamiyet bir anlamda Alevi- lerin kişiliğinde reforma uğramış. Aleviliğin bu değişik Islami yaklaşı- mı, Sünni kesimlerdede farklı şekiller- de kendisini ifade ediyor. Anadolu Sünnilerinin önemli bir çoğunluğu, dogmatik Islamın yasaklanna uymu- yorlar. Örtünmüyorlar, içki içiyoriar, kumar oynuyorlar. Bir kısmı hiç na- maz kılmıyor, oruç tutmuyor, bir kısmı bazen bunları yapıyor, bir kısmı da her zaman yapıyor. Hepsi, kendisini Müs- lüman kabul ediyor, Allah'ın biriiğine ve Hz.Muhammed'in onun elçisi ol- duğuna inanıyor. Çağdaş Müslümanlar, Islami siyasi yaşamın içine sokmak istemiyorlar. Inancı Allah'la kul arasında bir ilişki olarak kabul edip aslolanın dürüstlük ve vicdan temizlıği olduğunu düşü- nüyorlar. Türkiye, siyasi Islamın dayatması nedeniyle bir tercihe zorlanmak iste- niyor. Anadolu halkı bu konudaki ter- cıhıni yüzlerce yıldır yaptığı halde, yeniden gündeme getirilen bu zor- lama, gerilime neden oluyor. 'PKK istikrara tehdit' WASHINGTON(AA)- ABD Başkanı BiU Cfinton, bölücü terör örgütü PKK'- nin, Kuzey Irak'ta istikrar ve güvenliği tehdit ettiğini bildirdi. Clinton. Mesud Barzani ve Celal Talabani liderliğindeki Iraklı Kürt gruplann, Bağdat ve Tahran ile temaslannı de\am ertirmelennin "kaygı verici" olmayı sürdürdüğünü de kaydetti. Irak ile ilgili olarak geçen ıki ayhk süreyi içeren raporunu Amerikan Kongresi'ne gönderen Clinton, raporunda. "Saddam Hüseyin, halkı ve bölge için bir tehdit ounaya devam edi\or" dedi. "Çekiç Güç"ün yenni alan "KeşifGücü" çerçevesinde 36'ncı paralelin kuzeyinı denetlemeyi sürdürdüklenni ifade eden, Clinton, Fransa'nın çekilmesine rağmen, Türk' ve lngiliz ortaklarla uçuşa yasak bölgenin ızlendiğini behrtti. Bill Clinton, Irak'ın güneyindeki uçuşa yasak bölgeyi de J denetlediklerini ve ABD'nin bölgedeki askerf gücünü koruyacağını ifade etti. ABD Başkanı Clinton, bölgede faaliyet gösteren Irak Kürdistan Demokratik Partisi ' /l (IKDP) ile Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği (IKYB) arasında banşın 1 sağlanmasına yönelik Ankara sürecine de '; değinerek "Ateşkes •• sürüyor ve öncelikli K ' hedtTımi/. lrakh Kürt ;• gruplan siyasi uzlaşmaya • teşvik etmektir" dedi. •
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog