Bugünden 1930'a 5,433,182 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyet tmtiyaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yaym Yönetmeni- Orhan Erinç • Genel Yayın Koordinatörü: Hikmet Çetinkaya • Yazuşleri Müdürlerı Ibrahim Yüdız, Dinç Tayanç (Sorumlu) 9 Haber Merkezı Mudüıü. Hakan Kara • Görsel Yönetmen: Fikret Eser Dış Haberler Şinasi Danışoğlu 0 Utjhbarat. CengizYıldınm 0 İCultur Handan Şenköken • Spor Abdûlkadir Yücelmsn 0 Makaleler Sami Karaören 0 Düzeltme: Abdullah Yazıcı 0 Fotograf Erdoğan Köseoğlu 0 Bılgı-Belge Edibe Buğra 0 Yuıt Haberlen Mehmet Faraç YayınKuralu. ÖhıuıSdçuk(Başkan), Orhan Erinç, Okt»v Kntfaökc, Hikmet Çetinkayt, Şûkran Soner, ErgunB»la,Din<; Tayanç, tbrahim Yüdız. Ovhan Bun&h, Mustafa BalİMy, Hakan Kara. AnkaraTemsılcısı Mustafa Batbay 0 Haber Mûdûrii. Doğan Akın Atatürk Bulvan No. 125. Kat 4, Bakanlıklar-Ankaıa Tel 4195020 (7 hat), Faks 4195027 0 tzmır Temsılcısı SmbrKnık,H.ZıyaBh'.1352S.2,3TeI. 4411220, Faks. 4419117 0 AdanaTemsılcısı. Çetin Yiğeooğlu, tnönüCd. 119 S Nol Katl,Tel:363 12 11, Faks 363 12 15 Koordınatör Ahmet Komlsan # Muhasebe Bülent Yener 9 Idare HüseyinGürer0Işletme Önder Çeük0Bügı-Ljlem: Nail tnal 0 Bılgısayar Sıstem. Mürfivet Çiler MEDYA C: • Yöneüm Kurulu Başkanı - Genel Müdür Gülbin Erduran # Koordınatör Reha Iptman # Genel Müdür Yarduncısı: Miııe Akdağ Tel 514 07 53 - 513 95 80-51384 6ft«l, Faks. 5138463 Yayımbıyaıı ve Baun: Yenı Gün Haber Ajansı, Basm ve Yayıncılık A.Ş Türkocağı Cad. 39 41 Cağaloglu 34334 lst PK. 246 lstanbu! Tel (<V212> 512 05 05 (20 hat) Faks (OJ212) 513 85 95 9MART 1997 Imsak: 4.54 Güneş: 6.19 Öğle: 12.22 tkindi: 15.34 Akşam: 18.10 Yatsı: 19.31 Mudo denize açılıyor • tstanbul Haber Servisi - Mudo giyim fırması, bu yaz için hazırladığı mayo koleksiyonunu, nisan ayından itibaren mağazalannda satışa sunuyor. Mudo Seasıde adlı koleksiyonun en büyük özelliğinin su ve gûneşe dayanıklı, solmayan ve yapranmayan Fluoplus/ttam kumaşından olduğu bildirildi. Mudo Seaside 97 Yaz çekimleri ise Florida Miami palmiyeleri altında gerçekleştirildi. Özel okul başvuruları • tstanbul Haber Servisi • Özel okullar smavı için başvurular. 19 marta dek uzatıldı. Özel Okullar 11 Sınav Yüriitme Kurulu Başkanı Dündar Uçar, özel okullara giriş sınav sisteminde bazı değişıklikler öngören protokolün Milli Eğitim Bakanlığı'nca onaylandığını söyledi. Uçar, Özel Okullar Sınav Sistemi'nde ikı ayn değışiklik yaptıklannı belirterek "Bunlardan bınncisi, sınavda Fen Bilgısi ve Sosyal Bilgiler derslerinin yalnız 5. sınıf programlanndan sorulara yer venlecek olmasıdır. Diğer degişiklik, Anadolu Liseleri sınavlannda oldugu gibi tercihlenn başvuru ile birlikte yapılmasıdır" dedi. Veliler, toplantıda, sınav sisteminde yapılan değişikliklerin çok geç açıklandığını söylediler. Sistem, alan bilgisi, pedagojik formasyonu ve genel kültürü yeterli eğitimci yetiştiremiyor Eğitimde ııitelikli öğretmen sıknıüsı • Eğitim-Sen Genel Eğitim Sekreteri Cemal Ünlü, Türkiye'de öğretmen yetiştirme programlannın yetersiz olduğunu belirterek yenilenmesini istedi. "Eğitimin temel ögesi öğretmen, sistemde özne olmaktan çıkıp nesne olmuştur" diyen Ünlü bunun nedenini demokrasi yokluğuna bağladı. FtGENATALAY Türkiye'de nitelikli öğretmen yok. Eğitim-Sen Genel Eğitim Sek- reteri Cemal Ünlü, bunun nedeni- nin "demokrasi eksikliği" olduğu- nu vurgulayarak "Eğitimin temel öğesi oianöğretmen,sistemdeözne olmaktan çdap nesne olmuştur" dedi. Eğitim-Sen Merkez Yönetim Ku- rulu Genel Eğitim Sekreteri Ce- mal Ünlû'ye göre nitelikli öğret- men; alan bilgisi, pedagojik for- masyonu ve genel kültürü yüksek ve bu nitelikleriyle istenilen davra- nış değişiklikleri yaratabilen öğ- retmendir. Ünlü, inisiyatif sahibi, düşünen, konuşan, kişilıkli öğren- ciler yetiştirmek için bu özellikle- re sahip ögretmenin yetiştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Öğretmen yetiştumeyi yalnızca bir yöntem sorunu gibi algılama- nın yanılücı olacağına dikkat çeken Ünlü, öğretmenlerin hizmet önce- sieğitimleri.atamaveyerdeğiştir- melen, özlük sorunlan, sosyal hak- lan, ekonomik durumlan ve statü- lerinin bir bütünlük içinde değer- lendırilmesi gerektiğını belirtti. Ünlü'ye göre, öğretmen yetışti- ren fakültelere isabetsiz öğrenci gelişlerini en aza indirgemek açı- sından öğretmen liselerinin yay- gınlaştınlması gerekiyor. Öğret- men yetiştirme programlannın ye- nilenmesi gereğinı de vurgulayan Ünlü, "Programlardaağırlık.alan eğitimlerindedir. Halbuki öğret- menlige nıh kazandıran, onu diğer mesleklerden farklı kılan, insanla- n dönüstiirebttmeyetisidir. Bu özd- Bk pedagojik formasyon ve genel kûJtür programlannın uygulanma- sıyia kazandınlır" dedi. Ünlü, 1996yılısonunda, 12dok- tor, dört eczaa, 156 veteriner, 1834 zdraat mühendisi ve 43 "şeriaap-fla- hryatçT kişınin ilkokul öğretmen- liğine atandıklannı hatırlattı. Ün- lü, sistemin tıkanma noktasının, "eğfthnde demokrasieksikliği'' ol- duğunu vurgulayarak şöyle dedi: "Nitelikli öğretmenyetiştirme so- runu, yöntem sorunu olmayıp ög- retmenin statüsü. ekonomik duru- mu, çakşma koşullan, hizmet içi egitiınlerhte yakından ilgiKdir.'' Eğitim-Sen eğitim sistemini bü- tünlüklü olarak değerlendirmek ve yenı açılımlar sunmak amacıyla 1998 yılında Eğitim Kurultayı dü- zenleyecek. EĞİTİM ORTAM KISIR Yalnızca anlatmak eğitmeye yetmiyor 33 ÖRGÜT BtLDtRİ YAYIMLADI Yabancı dille eğitime tavır ANKARA (Cumhuriyet Bûrosu)-33 demokratikkit- le örgütü, Milli Eğitim Ba- kanlığı 'nın, Anadolu lisele- rinde fen derslerinin Türk- çc okutulması yönündeki gi- rişimini desteklediğini be- lirterek okullarda derslerin yabancı dille okutulmasının bağımsızlık anlayışına ay- kın olduğunu bildirdi. Aralannda Türk-lş, Ata- türkçü Düşünce Derneği (ADD), Halkevleri, Eğıt- Der, Çağdaş Hukukçular Derneği, Öğretim Üyeleri Derneği, 6 Nokta Körler Demeğı, Demokrat Eğitim- ciler Sendikası, Nesin Vak- fi, Türk Devrim Kurumu ve 68'liler Vakfı gibi kuruluş- lann da bulunduğu 33 ör- güt tarafindan, Anadolu lı- selerinde fen derslerinin ya- bancı dille okutulmasına son verilmesi yönündeki giri- şimlerle ilgilı ortak bir ya- zılı açıklama yapıldı. Açıklamada, bu kararı desteklediklerini vurgula- yan kitle örgütleri, Türk okullannda derslerin yaban- cı dille yapılmasmın ülkenin bağımsızhğına aykın bir uy- gulama olduğunu kaydetti- ler. Milli Eğitim Bakanlı- ğı'runyabancı dil eğitiminin en venmli biçimde yapıl- ması için gerekli önlemleri alması, ancak eğitimin ya- bancı bir dilde yapılmasına izin verilmemesi gerektiği- nin vurgulandığı açıklama- da şöyle denildi: 'Da^'atmacı anlayış' "Bazı okuOardaeğitimya- bana bir dildeverflirse Tür- kiye'nin dünya ile daha ko- bvanlaşacagı,Türkçeninbi- lim dili olmadıgı. tngilizce fle daha iyi büim yapüacağı gibigörüşler yanhşbr. Bu gö- rüşler, emperyaiizmin sö- mürge ülkelere da> arögı an- laytşın sonucudur. Her ülke- de bflûn, ancako ülkenin di- Byleyapüabilir.Yabana dü- de eğmm ve öğretim, eğitim bilimineaykındır.Birinsan, dünysyı en sağhklı biçimde ancak kendi dilivte algılaya- bflir ve anlatmak cstedigini de en güzel kendi dfliyle an- latab0ir n Şampiyonluğa uzanan tirnak Fransa'mn başkenti Paris'te devam eden 6. Dûnya Salon Adetizm Şampiyonası'nda ilgiyle beklenen yanşlardan biri de bayanlar 60 metre fînaliydi. türkatlet AkselGürcan'ın genel klasrnan3i:iiğrv1e eteiHİiğiyarısınrınalindedürry-anın ikieniyisprinteri ABD'li Gail Devers'la, Rus trina Privalova kary karşıya geklL Soluldarut rutularak Ldendiği yanşı spoıuıhığuylaokluğukadartınıaklanyladaünleııeD Amerikalı kısa mesafeci Gail Devers kazanırken, PrhakTva, baidınndaki sakattak nedeniyle alüncı oiabildi. Beklenenfınal sonrası ise sporun "dosthık" yönü ön plana çıktı. Devers, kazandığı dünya şampryonluğunun keyfini büe >Bşamadan, sakatliğı yinelenen Rus PrivaJovıı'yı tesdi ederek,son günlerde özlemiduyulanfair-play'inen güzel örnekkrinden birini verdi (REUTERS) "Sıradan öğretmen, anla- ör. İyi öğretmen, acıklar. Ye- tenekli öğretmen, yapar ve gösterk-. Büyüköğretmenesin kaynağı olur." \Villiam A. Ward'ın bu sözüne uygun öğretmen sayısı ne yazık ki çok değil. Uzmanlar, "Eğttfan ortamında öğrencinin; oku- duklannın yüzde lOunu, duyduklaruun yüzde 20'sini, gördüklerinin yüzde 50'sini, görüp duyduklannın yüzde 70'ini, yaptıklannın yüzde 80'iniWbaşkalannaögrettik- lerinin >üzde95'ini hanrlaya- bildiklerini'* belirterek yal- nızca "anlatmakla" yetinen ögretmenin öğrencinin geli- şimine gerekli katkıda bulu- namayacağjnı belirtiyorlar. Kocaelı Universitesi öğre- tim üyesı Doç. Dr. Nuray Sungur, ders planı yapan ög- retmenin, prograrru zengin- leştırmek amacıyla şu soru- lan yanıtlamak zorunda ol- duğunu vurguluyor: "- Oğrenciler konuşmala- ra kanhyor mu? Yoksa sade- ce sorulara mı cevap veriyor? - Birbirleriyle ve öğret- menleriyle doğal biçimde ko- nuşuyorlarmı? -Çoğuzamanöğretmenle- riyle mi, yalıuz mı yoksa bir- likte mi çalışıyorlar? - lstedıklen materyale ko- layca ulaşabiliyorlar mı? - Çoğu zaman aynı şeyleri mi yapıyorlar? - Sınıfa ılgınç şeyler geti- np mceiemek istıyorlar mı? - Kendileri için nasü biröğ- retim stratejisi gefistirmişler? - Sınıf ortamı, çocuklar için sıcak ve huzurlu mu? - Öğrencilerm sınıfta ge- çen zamanlan çokiyi pbnlan- nuşmıdır? - Suııf düzeni aym anda birçok konu öğrenecek bi- çimde organize edilmiş mi- dir? - Program bireysel öğren- me ptanmave bireysel gerefc- sinmeiere uygun esneJdikte mi? - Dersplanı çocuklarla tar- tışarak yapıhyor mu?" Çocuklann istekkri Sungur, çocuklann, ev ve okuldaki tutumlanyla şu me- sajlan verdiklerine dikkat çe- kiyor - Ben ayn ve özel bir bire- yim. - Kendime özgü ayn yete- nek ve değer yargılanm var. -Çok uzun yaa ve matema- okçahşmalannı sevmiyonım. - Benı azarlayıp bağırma- dan önce ne yapmak istedi- ğimi anlamaya çalışm. -Kendikendime öğrenebfl- mem için yeni ortamlar sağ- layın. - Ana ve ilkokuldaki prog- ramlannız benim gereksin- melerimı karşılamakta yeter- siz kahyor. - Sunf ve okul ortanunda, sorunlann çözümüne ilîşkin kararlara benide katarsanız daha etkili sonuç ahrsuuz. - Yaratıcılık, merak ve du- yarlılık yönünden sizden da- ha ilerideyim. - Sizlerin anla> amadığınız kimi konulan sezgiselbiçim- de sizden daha kolay >Wala- yabilirim. - Yaptığım işe ve kararla- nma saygı duyun - Her defasında, davramç- lanmzın nedenini ve sonuçla- nnı bana açıklarsanız sizin dünyanızı daha kolay anla- ymbffirim. - Benden sizin benzeriniz olmamı istemeyin. Kendimı yaratabilmem için açılıp yol verin. SAK USTUNDE MÜJDATGEZEN Atatürk diyor ki: Fransızlar Büyük Devrim'i geçirmek için tam bir yüzyıl çalışmışlardır. Yaşam felsefesinin şaşılacak bir görüntüsüdür ki her yararlı ve her yeni şeye karşı kesinkes bir güç çıkar. Buna bizim dilimizde GERİCİÜK derler. Işte bu gericiliğin yok edilmesı için geçerli önlemler almış olmak gerekir. Bütün ulus, güvenlik ve gönül rahatlığı içinde olsun ki, bu devrimi yapanlar, bu gibi olumsuz güçleri, çıktığı noktada ezecek güç ve yetenektedır ve önleme sahiptir. M. K. Atatürk, 1923. Not: Uzun süredir yayımladığım bu alıntılar genellikle Yusuf Çotuksöken'in derlediği "Atatürk'ten Seçme Düşünceler" adiı kitaptandır. Ecevit'in bilinçaltı Bilmem dikkat ettiniz mi? Bülent Ecevtt sık sık, konuşmalannda 1997 diyeceğine 77 diyor. Bence bilinçaltı o yıllara kilitlenmiş kalmış. Kolay değil, o yıllarda partisinin milletvekili sayısı 217 idi. Hakh... İzmir Izmir'de ışık söndürme eylemine katılım çok yüksek. Özel İzmir Lisesi'nde öğrencilerle birlikte oldum. Onlann bu konudaki sorulannı yanıtladım. Hep düzeyli sorular sordu gençler. Onlar da ışıklan yakıp söndürenlerden. İzmir farklı. Cem Yılmaz Pazarın fıkrasıÇapkın adam sevgilisinden uzaklarda gününü gün ediyormuş. Arada bir telefon açıp hatınnı sorarken de: - Sevgilım, burada bir karyola satış işine girdim, harika kazanıyorum, dönüşte sana neler alacağım neler, deyip kapatıyormuş. Bir süre sonra gene telefon açıp: - Sevgilim, bir don işine girdim, çok kazançlı bir iş, diye telefon açmış. Uzunca bir aradan sonra bir telefon daha etmiş, daha söze başlamadan sevgilisi kadın söze girmiş: - Sevgilim, kendini para kazanacağım diye hiç üzme, ben de burada bir işe başladım, sadece bir karyola, üstelik don da yok demiş. Pazar'lık ve duvarlık sözler: Herkesi bir süre aldatabilirsiniz, bir kısım insanlan da sürekli aldatabilirsiniz. Fakat herkesi her zaman aldatamazsınız. A. Lincoln. Telefonum çaldı. Cem Yılmaz. Kendisiyle iîk kez konuşuyorum. Son derece sıcak bir ses; "Abi oyunumu hâlâ izlemediniz, birgelseniz, ben o hızla iki sene daha oynanm" dedi. O akşam gittim izledim... Aradan uzunca bir zaman geçti. Çünkü benim genç bir meslektaşım hakkında yazı yazmam kritik bir durumdur. O nasıl algılayacak, sanat çevresi ne diyecek, Cem Yılmaz'ın mesaj kaygısız gösterileri böyle zamanlarda ilerici çevreleri rahatsız mı ediyor? Eğer öyleyse de ben bu genci översem ne olacak? Bir sürü soru geliyor akla. Ben uzunca bir süre düşündüm. Sezar'ın hakkını Sezar'a vererek edinmelerimi yazmak istedim. Cem Yılmaz'ın gösterisini ve kendisini çok beğendim. Bu kadar genç yaşta sahneye bu denli hâkim birine ilk kez rastlıyorum. Ben bu işi çok uzun süre yaptım, ne yalan söyleyeyim bu denli başanlı olamadım. Bu gençte bizlerde olmayan farklı bir yan var. Çabuk, zeki, atak, cesur. Tiyatro eğitimi ve sahne kaygısı olmadığı için de tutuculuğu yok. Alabildiğine özgür. Bu konuda eğitim görmüş veya alaylı tiyatrocularda bir sahne sorgusu ve korkusu vardır. Hiçbir aktör kendini bu denli özgür htssedemez. O nedenle sahnede her istediğini yapamaz. Aktörlükle tek kişilik gösterinin farkı budur. Ama ben Cem'de aktorlük parçalan da gözlemledim. Lafı nerede ve nasıl satacağını biliyor. Bir komedyende olması şart olan zamanlama bu çocukta ileri derecede gelişmiş. Yazmış, yönetmiş, oynuyor. Hiçbir esprisinde boş yok, hepsi güldürüyor. Zaten sait güldünmeyi amaçlryor Cem Yılmaz. Onu bundan dolayı suçlayamayız. O zaman koskaca bulvar tiyatrolan ne oluyor... Onu nerede ve ne zaman suçlayacağımı biliyorum. Önce Cem Yılmaz'ı yürekten kutluyorum. Şu dönemde en iyisi o. Bu iş kolay değildir. Tek başınıza yüzlerce kişinin karşısında saatlerce dil dökeceksiniz ve kimse salondan çıkıp gitmeyecek. Zor iş. Şimdi gelelim eleştirilerime. Cem Yılmaz, çizer kökenli bir genç sanatçı. Karikatürcü. Mizahçı. Mizah ılle de biraz düşündürmek ister. Hele böyle zamanlarda bu çok yerinde olur. Cem bunu yapmıyor. Keşke dedim, gösteri sonrası bunlan bir kitap halinde yayımlasan, kalıcı bir yaprt çıksa ortaya, senden sonra başka gençler de yarariansalar. "Hiç aklıma gelmedi" dedi. Ben Cem Yılmaz'ı sevdim. Zeki, sempatik ve yetenekli. Daha yirmi iki yaşında. llerıde belki de çok daha sorumlu işler yapacak ve kalıcı olacak. Kalıcılığın kuralı toplumu ciddiye almaktır. Mesaj kaygılı olmaktır. O bir gün bunu yapacak, çünkü çok zeki, çok yetenekli. Cem Yılmaz'ı kutluyorum ve bekliyorum... Haftanm SÖZÜ: Anayasa_Mahkemesi Başkanı Sayın Yekta Güngör Özden, "Herkesin dilediği gibi giyinme özgürtüğü olacak, ama devletin, kendi kurumlanna kural koyma özgüriüğü olmayacak. Böyle şey olur mu?" dedi. Ismet Ay ve Kâmuran Usluer sigarayı bıraktıklarını ve bunu yazmazsam beni çok fena yapacaklannı söylediler. Ayn ve özellikli bir biçimde belirtiyorum. "Sigarayı bırakanlar" sütununda yazmadım, gözlerinden falan kaçar, neme lazım. Bilgi Yayınevi göndermiş: Ferhan Şensoy / I Love You - Ali Yüce / Sevgim Servetimdir - Ahmet Uysal / Kuş Gölü'nde Günler - Muzaffer Izgü / Donumdaki Para - Attilâ llhan / Ben Sana Mecburum. Aynca Can Yayınları J. P. Sartre'dan Bulantı'yı basmış ve kapağına "Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık" bandını koymuş. Erdal Öz, tüm bastıklan kitaptara bu bandı koyduklannı bildirdi. UNICEF'in Önce Çocuklar kitapçığı da çocuk haklan sözleşmesini içeriyor. Peter'in reçeteleri Sigarayı bırakanlar: izmir-den Kaoayifçı, Eskişehir'den Habibe An ve Ethem An 28 yıldan sonra kan-koca sigarayı bırakmışlar. O. Üstün Yıldınm Ankara. Bu nefis kitaptan birkaç alıntı işinize yarar diye düşündüm: "Tüm uzmanlann aynı görüşte o/ma/an, hepsinin birden yanılmalan anlamına da gelebilir. B. Russel." "Gereğinden fazlası en tatlı yiyeceğin Altını üstüne getirir midenin. W. Shakespeare." "Aşkm insanı çileden çıkaran özelliği, birsuç ortaklığını gerektirmesidir. C. Baudelaire." IŞIKLARI SÖNDÜRÜN, ÜLKEMl IŞIĞA DÖNDÜRÜN... Beni güldürenler Çocuklar beni oldum olası güldürmüştür. Bunlardan biri de bizim hanımın yeğeni Misten. Her gece saat dokuzda ışıklan yakıp söndürüyor Misten. Leyla sormuş: "Misten ışıklan neden yakıp söndürdüğünü biliyor musun?" Tabii biliyorum" demiş Misten; "çünkü Susuriuk'ta Atatürk için kötü şeyler söylüyortar." Yedi yaşındaki kız olayın sentezıni yapıvermiş. Doğduğum semt 29 Ekim'de Fatih'te doğdum. Doğduğum semti, doğduğum zamanki gibi görmek istiyorum. Bizim Vefa Futbol Takımı, grubunda şampiyon olunca bunu kutladık. Kemal Sunal, eşi, ben, eşim, Vefalı dostlanmız birlikte yemek yedik. Şu Vefa bir de küme çıksa rahatlayacağız. Acı çekmek özgürlükse özgürdük ikimiz de O yuvasız çalıkuşu bense kafeste kanarya O dolaşmış daldan dala savurmuş yüreğini Ben bölmüşüm yüreğimi başkaldıran dizelere. Hasan Hüseyin KORKMAZGİL. Okuyun: Peter'in Reçeteleri (Dr. L. Peter) 2. Basım. Sevin: Laik düzeni. Izleyin: Sevin'i bozmak ısteyenleri. Erbakan Güreş karşılaşmalannı izleyen Erbakan'a spor muhabiri soruyor. O da tatlı tatlı yanrtlıyor "Hz. Muhammed efendimiz 'Çocuklannıza güreşmeyi, ata binmeyi ve ok atmayı öğretiniz' demiştir..." Sayın Hoca, sonuncusunu biraz değişik bir biçimde sık sık uyguluyor. Türk tiyatrosu MSM - Osmangazi Belediyesi ve Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu Müdürlüğü 5-12 mayıs tarihleri arasında Bursa'da Tiyatro Öğrencıleri Buluşması'nı gerçekleştinyor. Türkiye'de tiyatro eğitimi veren dokuz okul buraya çağnldı. Gençler hem oyunlannı sergileyecekler hem birbirleriyle kaynaşacaklar. Birbirierinin neler yaptıklannı görecekler. Bazı okullar kendi yazdıkları oyunlarla katılıyor. Oyunun ertesi günü açık toplantılarda eleştiriler, tiyatro tartışmalan, minik gösteriler sunulacak. Türk tiyatrosunun temel taşlannı bu gençler oluşturacaklar. Onlan bu gibi buluşmalarda toplamak yararlı olacak. Onlar geleceğin Türk tiyatrosu kuruculan, oyunculan... Kadıköy Belediyesi Kitaplığı Elimdeki "Görme özühüler Kaset Kitaplığt"n\ Kadıköy Betediyesi'nin kütüphanesine verdim. Başkan Selami Öztürk'le kitaplığa girdiğimizde bir yetkili, "Sayın başkan, bizi kütüphaneciler haftası etkinliklerinden attılar" dedi. Işin aslını öğrenmek için Kütüphaneciter Demeği Başkanı Ümit Konya'yı aradım. Istanbul Kültür Müdüru Yardımcısı Mehmet Doğan, bu yıl kendisi düzenliyormuş bu etkinlikleri ve Kadıköy Belediyesi Refahlı değil.. Çıkartmış. Tüm etkinlikler dini anlayış içinde olacakmış. Hayırlı olsun. Ama sonra MGK niye böyle davrandı diye yakınırsanız sizi kimse kurtaramaz beyler. Sizi tanklar, toplar, tüfekler değil, sizi haik bir kaşıyacak, şaşınp kalacaksınız. Sahtekârlar. "Enflasyonu arttırma partisi kuruyorum. Bütün partiler enflasyonu düşürmekten söz ettiler, ama aksini yaptlar. Emekliye aynhr aynlmaz parti kuracağım. Partinin adı, ENFLASYONU ARTTIRMA PARTİSİ olacak. Enflasyonu arttıracağımı gizlemeyeceğim. Açık açık söyleyeceğim. Arttıracağım deyip de düşürmeyeceğim. EAP'nin parti binası çadır olacak. Genel başkanlığını yapacağım partime oy vermeyerek insanlara demokrasi dersi vereceğim. Mührü EAP'ye basmayan halama, amcama, teyzeme, dayıma, oğluma, eşime ve anama gücenmeyeceğim. Süleyman Ekim." Önümüzdeki hafta sigarayı bırakanlara bir sürprizim var...
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog