Bugünden 1930'a 5,439,641 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 13 MART 1997 PERŞEMBE HABERLERIN DEVAMI TURKIYE Istanbul B 13 Sinop B 12 Adana B Edıme B 14 Samsun B 12 Mersin B Çanakkale B 11 Trabzon B 12 Diyarbakır Y Kocaeli B 12 Giresun İ2JTW B 18 Ankara B 12 Şanlıuria B B 12 Mardin B Manısa Aydın _B 17 Konya B 13 Siirt B 19 Eskişehir B 12 Hakkârı Denızlı B 16 Sıvas B 10 Van Zonguldak B 10 Antalya B 20 Kars Yurdun güneyba- tı kesimleri par- çalı bulutlu, diğer Londra yerier az bulutlu piris" AVRUPA B 8 Atina B 14 ve açık geçecek. R o r n a B 14 Milano B 14 B 16 Oslo 8 Hava sıcakhğı Bertin B 6 Helsinki Y 5 artmaya devam Amsterdam B 9 Stockholm Y 6 edecek. Rüzgâr B 19 Belgrad B 10 kuzey yönlerden şpfya B 6 Viyana B 14 hafif, ara sıra orta Brüksel B 9 Bonn B 14 kuvvette esecek. Budapeşte B 8 Münih B 14 l&fr • Taşkent Tahran A S Y A Moskova Aşkabat Almatı Taşkent Bakü Bişkek Tiflis Kahire b B B B B B B B 6 4 6 4 6 4 6 16 Şam B 16 Ss ^ Çok bulutiı, . Yağmurlu Kartı Sulukar Gokgürültülü G U N C E L CÜNEYT ARC4YÜREK • Baştarafı 1. Sayfada Olağanüstü günlerde MGK "favs/ye/eri", ilk Ba- kanlar Kurulu'nda "yazılı hükümet karanna" dö- nüştürülüyor. Tavsiyeler hükümet kararlanna çevriliyor. Bu, bugünlere değin hükümetlerin uyguladıği yöntem. Ama şimdi Takkeli iktidarda. Aynı yönte- mi izleyecek mi, izlemeyecek mi? Bu anahtar so- ruya yanrt Bakanlar Kurulu'ndan çıkacak. Ne ki kimi bilgiler, TakkelTnin tavsiyeyi karara dö- nüştürecek bir hükümet kararnamesine pek yanlı dmadığını ortaya koyuyor. Çankaya'ya çıkmadan önce görüştüğü Şaibe Hanım'ın ağzına verdiği sakıza bakılacak olursa hükümet karariılığını yazıya dökmeyecek. Ya ne ya- pacak? Bakanlar Kurulu'ndan sonra açıklamalarla kimi sözlü vaatlerde bulunacak. Tavsiyeleri kısa, orta ve uzun "vadeye" yayacak! Yani? Bugünü ge- çiştirecek, laik cumhuriyeti korumaya yönelen ön- lemleri zaman içinde "kendine benzetecek". Ola- sılık bu. Örneğin, "sürekli" 8 yıl temel eğitim? Uygulama- da MGK kararianntn yumuşak karnı. DYP; güya, te- mel eğitimde sürekliliği istiyor. 8 yılın sözü geçtiğin- de, takkeli cephenin tüyleri diken diken oluyor. Kamuoyu henüz ayırdına vanmadı. RP, MGK tav- siyelerinin içeriğini kendi anlayişına göre değiştire- rek kamuoyuna yansıtıyor. Kamuoyunu aldatmaya çalışıyor. Bu irdeleme ne yanlış ne yalan. Bak şu yalana Bu konuda somut bir örnek gösterebiliriz: Güneri Cıvaoğlu'nun Kanal D'dekı -başarılı- "Durum'una katılan yazar Taha Akyol, (11 Mart 1997 tarihli yazısında) programdan sonra katılım- cilarla söyteştiklerini belirtiyor ve aynen şöyle diyor: "MGK karartan konusunda -Devlet Bakanı- Gül (Abdullah), 'Başbakan'ın makul davrandığını, kriz olmadığını' söylüyor. Kur'an kurslan için 'denetim- ler tabii yapılacaktır' diyor. Va imam-hatipler?! Gü/'ün cevaöı: 'Imzalanan 18 maddelik metinde, imam-hatip kavramı geçmiyor. (8 yıllık sürekli temel eğitim) kav- ramı vardı, burada (sürekli) kavramı çıkarıldı. Çün- kü hükümet programında temel eğitim için 5+3 for- mülü benımsenmiştir. 8 yıllık eğitimi bu şekilde ger- çekleştireceğiz.'" MGK kararlannda var olduğu bildirilen "8 yıllık 'sürekli' temel eğitim" kavramından çok önem ta- şryan "sürekli" sözcüğünün çıkankjığını kim söy- lüyor? Hükümetteki sıfatı bir yana; Takkeli Başbakan'la "gece gündüz birlikte" olan Gül Abdullah! Yineleyetim: Ne diyor Gül? "Sürekli sözcüğünü çıkardık, böylece temel eğitim 5+3 olacak, orta dereceli imam-hatipler kapatılmayacak!" Gerçek böyle mi şimdi ona bakalım: Gerçek; Gül Abdullah'ın söyledıği gibi değil! Gerçek; patronu Takkeli'nin attına imza attığı me- tinde tam tersi. Ve, işte gerçek: MGK tavsiye kararlannın "3-A bölümü": "8 yıllık (kesintisiz eğitim) tûm yurtta uygulama- yakonulmalı." İşte, MGK karar metninde altı çizili olan yazdığı- mız şu "3-A bölümündeki" kesin ifade. Takkeliler cephesi, hükümet eylemeyi halka ya- lan yanlış bir şeyler yutturmakla eşdeğer sayıyor- lar. Sonuçta devlette "güven bunalımı" doğuyor. Cumhurbaşkanı ile görüştükten sonraki deme- cinde Takkeli, "Bakanlar Kurulu'nda MGK'dekika- rahar... Anayasanın ve MGK kuruluş kanunlannın gereği çerçevesinde görûşülecek ve bu hususa 'her türtü ilgi ve ihtimam' gösterilecektir" diyor. Hükümette karar yok, ilgi ve ihtimam olacak! Ne demekse? Faysal Özçift 'Sendika üyeleri soruşturma kıskacında' NECATİ AYGCS tZMİR - REFAHYOL hü- kümeti, Kamu Emekçileri Sendikalan Konfederasyo- nu'nu (KESK) soruşturma 'kBkacına' aldı. Son bir yıl içinde sendikal etkinliklere katılan 103 bin 2% sendika- cı ve sendika üyesi hakkında idari ve adli soruşturma açıl- dı. KEŞK Genel Sekreteri Faysal Özçift, RP'lı belediye- lerde süratle kadrolaşmaya gidildiğini belirterek "Ba- kanhkkadrolannatabiolma- yan belediyelerin yan şirketle- rinde çahşan işçiler sudan ba- hanelerie işten çıkanlarak yerlerine Mflli Gençlik Vak- "fından (MGV) milhanlar vçrieştirilhor" dedi. Özçift. REFAHYOL hükü- metinin adıl bir düzen değil, emekçikre zulüm dûzenıni reva gördüğünü, yaptığı iş- lemlerle kanıtladığını belirte- rek "Refah Partis'nin iktidar olduğu belediyelerde kıyım politikası ve cezalandırmala- ra gittigi saptanmıştır. Bakan- lık kadrolanna tabi olmayan belediyelerde çalışan kadrolu memuriargörev den ahnarak. yerterine RP'liler alınmakta- dır. Ankara Betedi>esi"ndeça- lışan kadrolu memuriar i- mam-hatip okullanna geçici görev adı altında sürülüyor. Belediyelerin yan kuruluşu olan şirketlerde Tüm BekSen üyesi memuriar işlerinden çı- kanlarak yerlerine MGV mi- litanlannın yerieştirildiğini saptadık* dedi. RP'nın, KESKJin örgüt- lenmesinden rahatsız olduğu- nu belırten Özçift, son bir yıl içinde sendikal etkinliklere katılan 84bin 51 l'i idari, 18 bin 785'î adli soruşturma ol- mak üzere toplam 103 bin 286 sendikacı hakkında so- ruşturma açıldıgını, bunlann çoğunun sonuçlandığını söy- ledi. KESK'in Çalışma Ba- kanı Necati Çelik tarafîndan soruşturma kıskacına alındı- ğını belirten Özçift şöyle ko- nuştu: "Çahşma Bakanı, kurdur- duğu bir sendika aracıkğryla emekçileri bolmeyc. çahşjyor. Çelik, sendika yerinedernek- vâri düzenlemeyi savunabü- mektedir. Kamu emekçüeri- ningrev litoplusözlesmeli sen- dikal haklannı tammadığuu açıkça itiraf etmektedir. Böy- lesi politikalar ve partizanca kadrolaşma zihniyeti emekçi- lere adil bir düzen değil, ser- maye kesünkrine ve kendi yandaşlaruıa bir adil düzen otduğunu gostermektedir." 12 Mart darbesi konulu panel ^Demokraside MGK olmaz' tstanbul Haber Servisi-CHP tstanbul Mıl- letvekiliErcanKarakaş, MGK'nin28şubat- ta aldıgı kararlann 12 Mart muhtırasına ben- zediğini söyledi. Gerçek demokrasilerde 'Mitti Güvenlik Kurulu gibibir kurumun ola- mayacağuu' savunan Karakaş, bugünkü kri- zi atlarmanın yolunun 'tstifa ve seçim rneka- nizmasından geçtiğini' söyledi. CHP Istanbul tl Merkezı"nde düzenlenen "12 Mart Darbesi" konulu panelde konuşan Karakaş, RP'nın 'kendi iç yapısında bik de- mokratik olmadığınr söyleyerek "Ancak so- runlar ne kadar karmaşık olursa obun. bunun çözûmü yalnızca demokraside vardır" dedi.. Istifa ve genel seçimin demokrasinin supap- lanndan oldu|una dikkat çeken Karakaş, u Ancak bizde iktklan ele geçiren bderter ko- lay kolay bırakamıyorlar" dıye konuştu. Karakaş, Türkıye'de 12 Mart'ın yapılma- sı içinbahane edilen hiçbir sorunun bugün çö- zülemediğini vurgulayarak, ülkenin laik de- mokratik çağdaş dünyadan dabu darbeler so- nucunda giderek uzaklaştığını söyledi. Dar- beler sonucunda siyasal tslamın güçlendiği- ni, hukuk devletinin ortadakalmadığmı ve la- iklik ilkesinin zedelendiğini savunan Kara- kaş, TiirkKe o günden bu yana hâlâ kontr- gerillavla danesaplaşabilmiş. değiT dedi. CHP Ankara Milletvekili Seyfi Okta>,12 Mart as- keri müdahalesinin 'faşlanin bütün unsurla- nnı özünde taşjyan bir darbe" olduğunu söy- ledi. Oktay, 12 Mart darbesiyle 1%1 Anayasa- sı'nda oluşrurulan demokratik özgürlûklerin ortadan kaldmldığını belirterek, "12 Mart, dünyada adı sayılan o biiyük faşist sistemler- denbiriskür" dedi. Türkiye'de merkez sağda- ki partilerin kendi değerlenni bir kenara ite- rek aşın sağın değerlenni paylaşmak için bir yanşa girdiğıni söyleyen Oktay, "Demokrasl ailesi tutarlı. ciddi öndeıük yapacak birilerini istiyor. Bu arayışa biz cevap vermeliyu" dedi. Gazetemiz yazan Oral Çalışlar ise 12 Mart'ı. 'tbrahim Şabin ile Abdullah Çaüı'nın Avrasya Et Lokantası'nda birlikte göbek at- ması 1 olarak tanımladı. Çalışlar. 12 Mart darbesinin, ABD tarafîn- dan. yükselen sol nedeniyle Sovyetler Birh- ği'yle ittifak yapması mümkün olan Türki- ye'de solu ezmek için tasarlandığını söyledi. Türkiye'de laıkliğe ve demokrasiye birilerinin sahip çıkmasını beklememek gerektiğini ifa- de eden Çalışlar, "Deniz'lerin idammda en aktif rolü, şu an cumhurbaşkanhğı yapmakta olan Süleyman Demirel'ûı ovnadığını unut- mamak gerek" dedi 2 özel timci daha tesliııı olclu tstanbul Haber Servisi - Eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili tbrahim Şa- hin'den sonradün de Istanbul DGM'nin haklannda gıyabi tutuklajna karan çıkardığı özel timcılcr ZiyaBanduTna- boğlu ile Ayhan Akça teslim oldu. TCY'nin "cürüm işk- mek için çete oluşturmak" suçundan yargılanacak olan iki özel timci, Metris Ceza- evi'nekonuldular. Böylece haklannda gıyabi tutuklama karan verilen özel timcilerin hepsi teslim oldu. Bandırmalıoğlu dün saat 13.00 sıralannda Beşiktaş Polis Karakolu'na teslim ol- du. Bandırmalıoğlu'nun iki DCM'leringörev alanlarını daraltanyasa ResmiCazetedeyayımlandı Gözaltı süreleri kısalclıHaber Merkezi - Devlet Güvenlik Mahkemeleri kapsamındaki suçlarda gö- zaltı süresini kısaltan ve DGM'lerin görev alanlan- nı daraltan yasa, Resmi Ga- zete'de yayımlanarak yü- rürlüğe girdi. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu. Devlet Gü- venlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Ka- nun ve Bu kanunlarda De- ğişiklik Yapan Kanunda Değışıklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, yakala- nan şahıs bırakılmazsa, ya- kalama yerine en yakın sulh hâkimine gönderilme- si için zorunlu süre hariç 24 saat içinde sulh hukuk hâkimînin kar- şısına çtkanlacak ve sorguya çekilecek. Soruşturma bu sürede sonuçlanmazsa, cumhuriyet savcısının talebi ve sulh hâ- kiminin karan ile süre yedi güne kadar uzatılacak. Daha önce bu süre sekiz gün olarak uygulanıyordu. Toplu suçlarda da gözaltı süresi 15 gündenyedı güne, Olağanüstü Hal Böl- Aförgütü uygıüamayıyetersîz buldu ANKARA / LONDRA (ANKA) - Uluslararası Af Örgütü. 6 martta 1 TBMM'de onaylanan gözaltı süresinin kısaltılması ve DGM Yasası'nda bazı değişikHklere ilişkin yasal düzenlemeleri yetersiz buldu.Aförgütü, söz konusu düzenîemelerin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Tansu Çflfcr' in açıklamalannın aksine Avrupa ve uluslararası insan hakları kurallanna uymadığını öne sürdü. Merkezi Londra'da bulunan Uluslararası Af Örgütü'nden yapılan açıklamada. Türkiye'de gözaltı sürelerinin indirilmesinin "ohunlu" ve uzun süreden beri beklenen bir düzenîeme olmakla birlikte yetersiz kaldığı, işkence ve kötü tnuamelenin önlenemeyeceği savunuldu. Açıklamada, örgürün, şüphelilerin gözaltı süresince kimseyle görüştürülmemeîerine son verilmesi yolundaki çağnsına henüz cevap alamadığı da belirtildi. Işkencenin önlenmesi için Avrupa Komitesi'nm 1990 yılmdan bu yana Türkiye'deki karakollarda yaptığı ziyaretler sırasmda işkence araçlannı ve işkence kurbanlannı gördüğü belirtilen açıkiamada, gözatana alman kişilerin ilk başta avukatlanyla görüs,türülmesinin işkence ve kötü muamelelerin önlenmesi için şart olduğu vurgulandı. gesi'nde de 30 günden 10 güne indiril- di. DGM kapsamma gören suçlarda gözaltına alınan sanıklara, hâkimin gö- zaltı süresinin uzatılmasına karar ver- mesinden sonra avukatlanyla görüşme olanağı da getirildi. Kanuna göre aynca, gerekli görüldü- ğü hallerde kamu davası açılıncaya ka- dar sanık ile avukatının görüşmelerin- de hâkim ya da tayin edilecek naip ha- zırbulunabilecek. Hazırlık soruşturma- lan en geç 4 ay içinde tamamlanacak. Yasayla DGM'lerin görev alanı da daraltıldı. Gemi, tren ve uçak kaçırma suçlan DGM'lerin görev alanı dışına çıkanlarak ağır ceza mahkemelerinin görev alanına dahil edildi. DGM'nin görev alanı dışına çıkanlanlarTürk Ce- za Yasası'mn 384 ve 385. maddeleri uyannca yargılanacak. Terör amactyla bu işi yapanlar ise yine DGM'de yargı- lanacaklar. Terör desteğî kaıutLandı • Baştarafı 1. Sayfada masını istedikleri, bu amaçla PKK'nin Iskender Ertuşi'ye yönelik bir eylem planladığı, 72 kişilik PKK grubunun anı- lan eylemi gerçekleştirmek maksadıyla iki grup halinde örgütün Iran/Kelekeş kam- pından San Nurettin ve Me- deni liderliğinde Sualtı ve Kı- zılca köyleri üzerinden Baş- kale kırsalına girdikleri belir- lendi. Söz konusu PKK gru- bunun temmuz ayı ilk haftası itibanyla lskender Ertuşi'nin Başkale ilçesindeki evine ve ilçe merkezindeki petrol istas- yonuna karşı silahlı bir saldı- n eylemi düzenleyeceği belir- lendi. 10 Eytül 1996: Van-Başka- le-Koçdağ ve Y.Durak köyle- rinin karşısında bulunan iran/'Geyikhan bölgesinde 6 Eylül 1996 ayı itibanyla 42 ki- şilik PKKgrubununbulundu- ğu, Divaneadlı PKK mensu- bunun sorumluluğundakı mezkûr grup içerisinde, "Krieş, Befazat, Behmen» Şapur. Sokt, Keçe, Mera, Ma- bo,ldo\«Kako''kodadlımı]ıtanlann y- er aldıgı saptandı. Geyikhan bölgesinde 23-24 Ağustos 19%tarihinde Iran/Gire- cehu alanından gelen örgüt mensuplan- nın içinde 12 kişilik intihar timinin bu- lunduğu belirtilerek silah taşımayan in- tihartimi mensuplanrun üzerlerine bağ- ladıklan, muhtemelen C-4 patlayıcılan ile Başkale ilçe merkezine eylem ama- cıyla giriş yapacaklan kaydedildi. Yan- lannda 20 adet Kannas, 3 adet roketatar bulunan PKK grubunun ilk hedefınin Başkale ilçe merkezinde bulunan Jan- darma Sınır Tabur Komutanhğı, Beble- şim JandarmaKarakoluve JandarmaSı- nır Tabur Komutanı Binbaşı Aydın Ba- cık'ın olduğu bildirildi. 25Eylül 1996:22 Eylül 1996 tarihi iti- banyla Iran-Türkiye sınınnın Iran kesi- minde kalan Somay-Şipiran bölgesinde Kalaşnikofve demirkundaklı G-3 tipi si- lahlar ile 2 adet RPG, 2 roketatar ve bir adet sırt telsizi donanımh 80 kadar PKK gnıbunun bulunduğu belirlendi. Ağn ve Van illeri jandarma komutan- lıklan ile Jandarma Genel Komutanhğı Refah Partisi, Iranh yine kolladı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - tktidara geldikten sonra Islam ülkelenyle ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan RP yönetimi, PKK ve aşın dinci terörist örgütleri des- teklediği istihbarat birimlerince belgelenen Iran'ı koru- ma çabalannı sürdürdü. TBMM Sınır Güvenliği Araş- tırma Komisyonu'nda yer alan RP'li üyeleria, hazırla- nan rapora, 'Tahran'ınterörü destekkdiğine' Uişkin ifa- delerin konulmaması için çaba gösterdikleri bildirildi. Komisyon üyesi DSP Gaziantep Millervekili Alilhk- soy. Cumhuriyet'e yaptığı açıklamada, RP'li ûyelerin, özellikle lran'la ilgilı bölümlerin kısa tutuiması ve bu ülkenin terörü destekledigine ilişkin ifadelerin yer al- mamasma çalıştıklannı söyledi. Ilıksoy, Dışişleri Ba- kanhğı'nı elinde bulunduran DYP'nin komisyon üye- lerinin dekatkısıyla İran'la ügili olarak yüzeysel bir gi- riş yapılabildiğini anlattı. RP'li milletvekillerini eleştiren Ilıksoy, K tran>"öneÖ- mi, çağdışı rejimini Türkiye'y^ ihraç etmek istemekte- dir. Terörü besleyerek ve destekteyerek laik cumhuriye- ti yıkmak, ülkeyi bötanek istemektedir" diye konuştu. istihbaratının, Iran'ınPKKterörünüdes- tekledigine ilişkin kayıtlan daözetle şöy- le sıralandı: 19 Mart 1996: Rızaiye-Mako arası ve Galeni (Doğubeyazıt tarafı) Mako-Gale- nı arasındabulunan PKKkampında 500- 600 kişi civannda örgüt mensubunun bu- lunduğu belirlendi. Teröristlerin köylere serbestçe girip çıkarak lojistik destekte bulunduklan, Irandevletinin örgüt men- suplanna "yeşil kart" verdiği belirlendi. 4Nisan 1996: Çaldıran ilçesi Oçgöze- ler ve Sançimen köyleri karşısında tran topraklannda bulunan Serik Köyü'nde, Borosk kod adli terörist liderliğınde 4'ü kadın 70 civannda teröristin bulunduğu, anılan gruba Iran istihbarat örgütunce, evlere yerleşmeleri konusunda yardım yapıldığı kaydedildi. 26 Temmuz 1996: lran-Hoy taburun- da görevlipastarlıktan geçme Haa Ham- za adındaki subayın PKK terör örgütü elemanlannı yönlendirdiği, bazı Iran ma- kamlanndan gizlice faaliyette bulundu- ğu. sınır takımlarvmıza yönelik tehditle- rin adı geçen subayın desteğiyle plan- landığı tespit edildi. 3 Ağustos1996: Iran topraklannda gö- rülen 30 kişilik PKK grubunun Tersova köyünden yiyecek ikrnali yap- tığı, köylülerekendilerini "Biz tran Devrim Muhanzryız r> dı- ye tanırtıklannı, K.Hotur'dan Yusuf Yusufi isimli şahıstan alınan bilgıye göre Kelereş'te bulunan terörist kamplanndan 30 kişilik bir grubun K. Ho- tur'a doğru yola çıktığı belir- lendi. K. Hotur'da devlet me- muru olarak çalışan Burhan Hacızade isimli şahıstan alı- nan bılgiye göre teröristleri gördüğünü ihbaretmek için K. Hotur'daki tran bölüğüne ge- len köylülenn tehdit edilerek dövüldükleri tespit edildi. 21 Ağustos 1996: tran tara- fında bulunan PKK'lilere tran askeri araçlanyla yiyecek ge- tirildiği, Kotur Yaylası'nda 100-110 kişilik PKK grubu- nunbulunduğu, aynca Börcek tabir edilen kule tipi küçük tran karakollannda Iran aske- ri bulunmadığı. Iran askeri kı- yafetlı PKK mensuplanmn bulunduğu bildirildi. 12Ocakl9%: İran, Suriye, KYB lide- ri Celal Talabanj ve PKK terör örgütü arasında anlaşmaya vanldığı, K. Irak bölgesinin, KDP lideri Mesud Barzani ile PKK arasındaki sorunlar nedeniyle güvensiz olması nedeniyle, 2500 PKK terör örgütü mensubunun kış aylannda tran topraklannda bannacağı belirlendi. tran'ın kendilerine tran-Türkiye smınnın tamammda kamp yerleri vereceği, lojis- tik destek sağlayacagı saptandı. 6 Nfaan 1996: Baskale-Sualtı Jandar- ma Smır Tasur Komutanlığı karşısı tran topraklan Kuran bölgesindeki bir mez- ranın îranlılarca boşaltıldığı ve bu mez- raya PKK terör örgütü mensuplanrun girdiği, söz konusu teröristlerin sırur ta- kımlanna,jandarmakarakollan ilekoru- cu bulunan köylere eylem yapabilecek- leri tespit edildi. 23 Nisan 1996: tran'daki Urumiye Gö- lü güneyindeki Muhabat ili ile Irak sını- n arasında bulunan Muhabat iline bağlı Bane ve Bokan köylerinde, eskiden tran peşmergelerine ait iki kampın tran tara- ftndan PKK terör örgütüne verildiği, te- röristlerin kampta pastar kıyafetleri giy- diği belirlendi. emniyet müdürii ile birlikte DGM'ye geldiği saatlerde de hakkında gıyabi tutuklama karan bulunan Şahin'ın ya- kın koruması Akça da avu- katı ÖmerYesflyurt'la birlik- te DGM'ye geldi. Nöbetçi mahkemeye çıkanlan iki özel timci saat 14.30'da Metris Cezaevi'ne gönderildi. 'Doruktakiler' ödüUerinitörenlealdı "Doruktaküer-%" ödülünü kazananlara ödülleri dün akşam Cevlan Inter-Continental Oteü'nde düzenlenen koktey 1den sonra verildl Haftalık Nokta dergisince 23 ayn dalda verilen ödüller ve ka/ananlar şöyle: Basın-Güneri Cıvaoğlu, Bankacılık-Fehmi Gühekin (Vakıflar Bankası), Politika-Mustâfa Kalemli, Çevre-Ediz Hun, Çeviri- Nevzat Erkmen, tşdünyası-Enver Ören, Edebiyat-Orhan Pamuk. Bürokrat-Atilla Çelebi (THY Gen. Müd.), Kurum-Anayasa Mahkemcsi. Mizah-Ceın Yılmaz, Müzik-Şef Serdar Yalçın, Bilim- Gazi Yaşargil, Plastik Sanatlar- Bedri Baykam, Sinema-Şener Şen, Televizyon-lJğur Dündar, Spor-Halil Mutlu, Tiyatro-Yılmaz Erdoğan (Mükremin tiplemesiyle), Demokratik Kitle Örgütü-DİSK, Yıhn Yöneticisi-Hazım Kantarcı (Sabancı Grubu). Domktakiler-96 özel ödülünü alanlar: Ali Kırca (Siyaset Meydanı), Ünal Korukçu (Türk finans sisteminin stabil ve güvenilir olması için yaptığı çabşmalar), Sakıp Sabancı, Mahmut Ceylan (Inter-Continental oteller zincirini Türk turizmine yeniden kazandırması nedeniyle). (KUBtLAY TÜNTÜL) G U N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada yip aklar... Bu Meclis, Filipinler'deki Marcos kalıntılannı, "Ha- zinedeki dolariann, Marcos'un çevresindekilerin he- sabına nasıl geçtiği belli değildir. Burada sorumlu olan Marcoslar değil. Hazine memuriandır. Onlar için de lüzumu muhakeme karan gereklidir" deyip aklar... Konumuz, srfııiık.. affedersiniz Susurluk Komisyo- nu... Komisyonun tam adını iki kez yineledik. Bir kez da- ha açalım: "TBMM Yasadışı Örgûtlenmelerin Devletle Olan Bağlantılan ve Susuhuk'ta Meydana Gelen Kaza Olayının ve Arkasındaki llişkilerin Aydınlığa Kavuş- turulması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Ko- misyonu..." 31 ocak tarihli yazıda, sadece bu adın üç tez or- taya koyduğunu söylemiştik: - Yasadışı örgütlenmeler vardır. - Bunlann devletle bağlantılan vardır. - Susurluk kazasının arkasında farklı ilişkiler var- dır. Komisyon dört aya yaklaşan çalışmasının ardm- dan yukandaki, "vard/r"ları, "yoktur"a çevirmeye hazırlanıyor. Düne kadar, "Komisyon çok önemli işler başara- cak, rapor açıklanınca yeryerinden oynayacak" di- yen Komisyon Başkanı Mehmet Haltetmiş.. affe- dersiniz Elkatmış, "Şunu çağırmakta hata ettik", "Keşke işin içine şunu da bulaştrnnasaydık" deme- ye başladı. Geçen hafta Çiller ailesinı de dinlemeye karar ver- mişlerdi. Meğer bız yanlış anlamışız. Çiller ailesinin sözlerini dinlemeye karar vermişler. Önceki gün du- rumu açıkladılar: "Çillerler'i çağırmayacağız..." Ben Özer Bey'in yerinde olsam şöyle bir açıkla- ma yapanm: "Beni çağıracaklannı duyunca hemen hazırlık yapmaya başladım. Neler sorabiliher, neler biliyo- rum, bunlan gözden geçirdim. Ama dün hayretle öğrendim ki çağırmama karan almışlar. Çok üzül- düm. Ancak ben yüce Meclis 'in her türtü tasanvfu- na saygı gösterdiğim gibi bu karara da saygı gös- teriyorum." Gösterin gösterin... Zaten göstere göstere.. say- gı gösteriyorsunuz... Bu durumda yukanda açık kimliğini yazdığımız komisyonu kuranlar suç işlediler. Yasadışı örgütten- melerin devletle bağlantısı olduğunu iddia ettiler. Yargılanmalan gerekir... Üç teslim olma... Önceki gün meydana gelen üç teslim ohna olayı- nı att alta koyalım: - Susurluk Komisyonu, RP ve DYP'li ûyelerin gi- rişimleriyle teslim oldu. Suçunu itiraf etti. Asıl ama- cının olaylan örtmek olduğunu söyledi. - Eski Özel Harekât Dairesi Başkanvekili Ibrahim Şahin teslim oldu. Önce televizyon programlanna çıkarak kamuoyuna suçsuzluğunu ilan eden Şahin, sonra da Istanbul Emniyet Müdürü'nün koruma ve kollaması altında cezaevine kondu. - Susurluk'la ilgili polis, Özel Harekât Tımi görev- lileri ve katıksız yurtsever Sedat Bucak'ın şoförü hakkında açılan davaya bakacak olan Istanbul 6 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) teslim ol- du. Mahkeme Başkanı Sedat Karagül, dava, ken- dilerine verilirken kura çekilmemesini gerekçe gös- tererek çekildiğini açıkladı. Sizce aynı gün meydana gelen bu üç olay rast- lantı mı? Yoksa bir yerlerden düğmeye basılıp, sürecin ta- mamen ters çevrilmesi mi sağlandı? Durum kanşık gibi görünüyor, ama çok net: Gelinen noktada Susurluk soruşturması bitmiştir. Seyir şunu gösteriyor: Birkaç kişi, belgede tahrifat, bilmeden bir fiile kat- kıda bulunmak suçundan en çok bir-iki yıl hapis ce- zası alıp, bu datecil edilip olay kapanacak... Hani bir deyiş vardır: "Şer7n odasına kendi düşüncelerinizle girebilirsi- niz. Ama onun düsüncelenyle çıkmak zonjndası- na..." Bizim komisyonlar da o hesap: Meclis'te hertürlü suçlamayla ilgili komisyon kur- durabilirsiniz. Araştırma serbest ama suçlamakya- sak... Zaten ben bu "komisyon" sözcüğünü hep farkJı anlamlarda algılamışımdır... Yenîbosna'da cinayet tstanbul Haber Servisi - Şanhurfa'nın Siverek ilçe- sinden bir ay önce tstanbul"a gelen Nesih Çelik( 19), adli bir kişi Yenibosna'da kafası- na sıkılan tekkurşunla öldü- rülmüş olarak bulundu. Ya- kınlan, Çelik'in polis tara- findan öldürüldüğünü ileri sürdüler. Önceki gece Yenibos- na'daki evine gitmek üzere Laleli'deki akrabalannın ya- nından aynlan Çelik, Yeni- bosna'da, tek kurşunla öldü- rühnüş haldc bulunarak Ba- kırköy Devlet Hastanesi'ne kaldınldı. Çelik'in ailesi, olayın 'polisinnuı' olduğunu öne sürdü. Cinayetle ilgili bomba imha ekibinden bir polis memurunun gözaltına alındığı bildirildi. Çelik'in kardeşi FethiÇe- Vk, gece 01 .OO'de çahştıkla- n yere gelen polisin doğru- dan kendisini ve diğer akra- balannı sorduğunu belirte- rek, "Kimfiklerimize bakıp- 'Başınız sağolsun. hastane- den cenazenızı alın' dediler. Arama yaprjlar. Beni bir sü- re sorguladüar. Nesih'in ne- rede vurulduğunu sorduk. bize cevapvermediler. Savcı- lığa götürüp ifademi ahrken de savcı bana. 'Kardeşınin polislerle bir davası var mıy- dı?' diye sordu" dedi. Olay hakkında bilgi almak üzere amcasının oğullanyla Gay- rettepe 2. Şube'ye gittikleri- ni söyleyen Çelik, "Orada bize Nesih'in, Toros marka bir otomobüden açılan ateş- le öldürüldüğünü, saldırga- nuı yakalandığnu soylediler. Ancak sakürganm kurüiği ve olayın şekli hakkında bilgi vennedüer. Bİ2e,'Bir yanhş- lık olmuş, cenaze için ne ge- rekiyorsa yapanz. Memleke- tine gönderilmesi için araç tutanz. Masraflarınıbizkar- şılarız' dediler. Bizreddettik. ama böyle davranmalan ve olayın meydana geliş şekli hakkında çelişkili açıklama- lar yapmalan. olayuı' ınfaz" olduğu yönündcki düşünce- lerimui kuvAetkndinü" di- ye konuştu. Öte yandan, Ad- li Tıp Morgu'na kaldınlan Çelik'in cenazesinin, otopsi yapıldıktan sonra alınarak toprağa verilmek üzere do- ğum yeri olan Siverek'e gön- derileceği öğrenildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog