Bugünden 1930'a 5,438,457 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

1 3 MART 19S7 PBİŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER 2 yıl önce 22 kişinin öldüğü Gazi olaylan, dün büyük katılımla protesto edildi On binler tek yürek olduİstanbuJHatHrServfai-GaziMahallesi'ndeikiyıf önce çoğunluklı Alevilerin gittiği bir kahvenin ta- ranmasından scnra bu mahalle ile Ümraniye Mus- tafa Kemal Mahalîesı'nde çıkan olayiarda polislerin açtıgı ateş sonucu ölen 22 kişi, on binlerce kişinin katılımıyla anılcı. Katliamı protesto eden on binler, "Susma, sustukça sıra sana getecek". "Kahrobun Mît, CIA, kootrgeriUa" sloganlan attı; Gazi davası- nın yeniden lstanbul'a alınmasıru ve suçlulann ce- zalandınlmasını istedi. Okmeydanı, Nurtepe, Kâğıt- hane, AJibeyköj. Gülsuyu, Ikitelli ve Gazi Mahalle- si'nde pek çok ûyerleri dün kepenklerini açmadı. Gazi ve Musrafa Kemal mahailelerinde çıkan olayiarda öldüriiien 22 kişi dün Gazi Mahallesi'nde düzenlenen törenle ajııldı. Istanbul'un çeşitfi semt- lerinde dün sabah erken saatlerde toplanan gruplar, daha sonra otobüslerle Gazi Mahallesi'ne gittiler. Polis ise Gazi'nin yıldönûmü nedeniyle Istanbul ge- nelinde sıkı güvenlik önlemleri aldı. Gazi Mahalle- si'nde de yoğun önlemler alan ve kontroi noktalan oluşturan polisler, anmaya katılanlan havadan da he- likopterlerle izledi. Polis kameralan da olayı izleye- rek Istanbul Emniyet Müdürlüğü'ne olay yerinden nakJen yayın yaptılar. Okmeydanı Şark Kahvesi'nde sabah erken saat- lerde, Okmeydanı Halk Meclisi Girişimi önderliğin- de toplanan 200 kişilik bir grup, buradan Alibeyköy Cemevi'ne yürüdü. Cemevi önünde bekleyen kişi- lerle sayılan yaklaşık 3 bine ulaşan grup, Gazi'ye yü- rüyüşe geçti. Gazi Mahallesi girişinde kendilerine evinden "RP selamı" veren 2 kadına tepki gösteren grup, kadınlann bulunduğu binaya taş attı. Eve taş atan göstericiler, kendilerini engellemek isteyen gruptan bazı kişilerle yumruklastı. Polisin müdaha- le etmediği olay. araya girenler tarafından yatıştınl- dı. Gazi Mahallesi'ne ulaşan gruplar, yas günü oldu- ğunu simgelemek araacıyla 2 adet siyah bayrağın ası- lı oldugu Hacı Bektaşı Velı Kültürünü Tanıtma Der- neği'nin önündeki Ismetpaşa Caddesi ûzerinde kor- tej oluşturdu. Kortejin ön sırasında, 2 yılönceki olay- iarda ölenlerin fotoğraflan ve karanfiller taşıyan ya- kınlan. hemen onlann arkasmda ise çeşitli Alevi der- neklerinin temsilcileri yer aldı. Kortejden sık sık "Susma. sustukça sıra sana getecek", "GazTnin he- sabuu soracağK* ve "Kahrofeun Mit CIA, kontrge- rüla" sloganlan atıldı. Kortejin harekerinden önce "12 Mart Anma Düzenkme Komitesi" adına yapı- lan açıklamada, 2 yıl önce meydana gelen olaylann gelişimi anlatıldı. "Bu kanlı tertibi yapanlarm, bo- gün yaşanan gerçeklerle ortaya çıkbğı, yalnızca Ga- zi Mahallesi değil. ülkemizi baştan sona kan gönine çevirenişkeocevekadiaınçetderi''Ianet]endi. Açık- lamada Gazi olaylanyla ilgilı davanın yeniden lstan- bul'a aiınması istendi. Açıklamanın yapılmasından sonra "devrim ve de- mokrasi şehraerr için bir dakikahk saygı duruşun- da bulunan grup, saat 13.30'da Gazi Mezarlıgı'na dofru yürüyüşe geçri. Taşıdıklan pankartlann yanı sıra çevredeki binalara da çeşitli pankartlar asan grup arasmda yer alan genç erkek- lerin başlanna kıımızı bant sardıklan, genç kızlann ise beyaz tülbent üzerine kırmı- zı kurdeleler bağladıklan gö- rüldü. Yürüyüşteki en kitle- sel grubu oluşturan Haklar ve Ozgürlükler Platformu, "Susurluk cetesnıi devrim te- mizter", "Çetder halka he- sap verecek" ve "Hallaz, haldıyız kazanacağız" slo- ganlanyla gövde gösterisi yaptı. Kortejin arkasında yer alan ve Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) ile Tûrkiye lhtilalci Komünist- ler Birliği (TlKB) pankartla- nnı açan sol gruplar tt Sus- ma, sustukça sıra sana gde- cek", "Gaa'nin hesabı soru- lacak", "Halk meclisJeri gü- cümüzdür" ve "Kahroisun kontrgerüla" sloganlannı at- tılar. Komite uyardı 22 kişinin ölümüyle sonuçlanan Gazi olaylannın yıldönümünde onbinlerce kişi sorumlulann bir an önce cezalandınlmasını istedi (Fotoğraf: BERTAN A G A N C K J L U ) 20polisin yargılanacağı dava dosyası; lstanbul,Ankara, Trabzon ve Rize arasında mekik dokuyor Aradan 2 yıl geçti dava başlamadıHÜLYATOPCU Gazi Mahallesi ve Ümra- niye'de 12-13 Mart 1995 ta- rihinde meydana gelen olay- iarda 22 kişinin ölümüne ne- den olan kişiler hâlâ yargı önüne çıkmadılar. 20 polisin yargılandığı dava dosyası; Is- tanbul, Ankara, Trabzon ve Rize arasında mekik dokur- ken 5 kişinin yaşamınj yitir- dığı Ümraniye ile ilgili soruş- turma ise olayın üzerinden i- ki yıl geçmesine karşın ta- mamJanamadı. Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Gazi Mahallesi'nde 12-13 martta meydana gelen olaylar, kimliği belirsiz kişi- lerin bir kahvehaneye açtıkla- n ateş sonucu Halil Kaya'nın yaşamuıı yitirmesıyle başla- rruştı. Aynı saatlerde taksi şoforü Mesut Efe'de açılan ateş so- nucuölmüş, 12-13 martta öf- keli halk sokaklara dökül- müştü. Bu sırada güvenlik güçlerinin açtıgı ateş sonucu 13 kişi daha yaşamını yitir- mişti. Gazi olaylannı protes- to etmek isteyen Ümraniyeli- lerin yaptıklan yürüyüş sıra- sında polisler tarafından ka- labalığın üzerine açılan ateş sonucu da 5 kişi daha yaşa- Bazı siyasi parti, sendika ve örgütler olaylan kınadı 22 kişinin ölümü unutulmadı tstanbul Haber Servisi - Gazi ve Ümraniye olaylannda ölen 22 kişinin ölümü ve yûzlerce kişinin de yara- lanmasına neden olan olaylar, ikinci yıldönümünde, bazı siyasi parti, sen- dika ve sivil toplum örgûtlerince sert birdille kınandı. Kamu Emekçileri Sendikalan Konfederasyonu (KESK) Mali Sek- reteri Cengiz Uzuner, iki yıl önce meydana gelen olaylann sorurrdula- nnın cezalandınlmasuu istedi. Susur- iuk kazasıyla Gazı'yi kana bulayan çetelerin göründügünü belirten Uzu- ner, "Emekçilerin ve halkın mücade- lesini engellt ven. kamu emekçiierinin sendikaJ haklar ve demokrasi müca- delesine saldıran zihniyetin uzanüla- n olan çeteter açıga çıkanlıp yargılan- madıkça, deviet bünin alaniarda de- mokratfldeştirilmedikçe Gazi ve ben- zeri katliamlar, insan haklan ihlaUeri son buimayacaktır" dedi. Kamu emekçiierinin özgürlük ve demokra- si mücadelesini sonuna dek sürdûr- meye kararlı olduklannı kaydeden Uzuner, insanca ve onurluca yaşamak için devletin demokratikleştiribnesi- nin şart olduğunu vurguladı. Dev Maden-Sen Genel Başkanı Tayfun Görgün de Gazi katliamımn suçlulannın belirlenmesine karşın bugüne dek yargılanmamalannı eleş- tirdi. Görgün "Gazi katfiamında, insan- hktan nasibini almanuş. eli kanlı bar- bartar kan kusan silahlaruu yoksul halka doğrultmuşrur" derken, De- mokrasi ve Banş Partisi Istanbul II Başkanı Kemal Yüksel de çete düze- ninin altedilmesi için demokrasiye ih- tiyaç olduğunu vurguladı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Sekreteri Vedim Şahhüseyi- noğlu ise hükümenn suçlulan yaka- lama sözü vermesine karşın henüz hiçbir gelışme olmamasını eleştirdi. Gazi, Ümraniye, Susurluk ve Metin Göktepe olaylannın örtbas edilmeye çalışıldığını belirten Şahhüseyinoğ- lu, "Bu tür uygulanıalar, demokrasi- ye ve hukuk iİkesinegölge düşürmek- te, \atandaşın devlete olan güvenini sarsmaktadır" dedı. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfi Istanbul Şubesi'nceyapılan ya- zılı açıklamada da 12 Mart 1995'te Gazi Mahallesi'nde Alevi inançlı in- sanlann işyerlerini tarayarak bir kat- liam provası yapıldığı öne sürüldü. mını yitirmişti. Olaylardan sonra aileler, güvenlik güçle- n hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. 20 polis hakkın- da Gazi Mahallesi'nde 7 ki- şinin ölümü, bir kişinin ise yaralanmasına neden olduk- lan gerekçesiyle TCY'nin 448,456.457 ve 463. madde- leri gereğince dava açıldı. Açılan davada polisler "Kas- ten adam ötdürme", "faili befli olmayacak biçimde adam öldürme" ve "Jdşiye eza vermekle" suçlanıyorlar. Olayiarda yaşamını yitiren 6 kişinin öldüriilmesinden so- rumlu güvenlik güçlerine ait silahlann balistik incelemesi yapılamadığı için dava açıla- madı. Eyüp 1. Ağır Ceza Mahke- mesi'nde görülen dava, gü- venlik nedeniyle Trabzon'a nakledildi. Ancak Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve sanıldann katıl- madığı davanın ilk oturu- munda mahkeme heyeti yar- gılananlann deviet memuru olduğunu belirterek lüzum-u muhakeme karan verilmesi- ni istedi. Dosyanm bu nedenle tek- rar lstanbul Valiliği II Idare Kurulu'na gönderilmesi ka- rarlaştınldı. Mahkeme heye- tinin bu karanna ailelenn avukatlan tepki gösterdiler ve Yargıtay'a başvurdular. Ancak dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi 1996 yılının Ağustos ayında gerçekleşe- bildi. Ailelenn itirazını haldı bulan Yargıtay, davanın tek- rar açılıp-açılmayacağına ilişkin karann verilmesi için dosyayı Rize Cumhuriyet Savcılığf na gönderdi. Rize Cumhunyet Savcılığı dosya- yı inceleyerek görülmesi için tekrar Trabzon'a gönderdi. 20 polisin yargılanacağı dava önümüzdeki günlerde görül- meye başlayacak. Beş kişinin yaşamını yitir- diği Ümraniye ile ilgili soruş- turma ise hâlâ ÜsküdarCum- huriyet Savcılığı'nda sürü- yor. Gazi ve Ümraniye'de ya- İcmlannı yitiren aileler, geçen aylarda Avrupa Insan Hakla- n Komisyonu'na başvurdu- lar. Bu arada Gazi Mahalle- si'nde meydana gelen olay- lara kanştıklan iddiasıyla 89 kişi hakkında "EşyaUra za- rarverdikleri'', 100 kişi hak- kında ise 2911 sayıh Top- lanü ve Gösteri Yiirüyfişleri Yasası"na muhalefet etmek suçundan açılan iki dava da hâlâ Afyon'da görülûyor. Anma komitesi, yüzlerini kapatan ve ellerinde sopalar- la yürüyen sol gruplan uyar- dı. Ancak sol gruplar uyan- lan dikkate almayarak yûrü- yüşlerini sürdürdü. Gazi Mezarlığı 'na ulaşan gruplar, mezarlığa girmeden ara so- kaklara yönelerek tekrar ce- mevinin önüne geldiler. Ce- mevinin önünde toplanan gruplar, daha sonra olaysız birşekildedağıldı. Gazi olaylannda hayatla- nnı kaybedenlerin aileleri, 'Gazi ŞehhÜği'ni zıyaret et- ri. Grup Yorum üyeleri, me- zarlıkta toplanan ailelere kı- sa bir konser verdi. Gazi Katliamı'nm protes- to edildigi gösterilere CHP, ÖDP, BP, IP, HADEP, SlP, Haklar ve Özgürlükler Plat- formu ve tstanbul Üniversi- te Öğrencileri Koordinasyo- nu da destek verdi. Yürüyüşe katılan CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi ve İstanbul Milletvekili Mehmet Sevi- gen, CHP Gaziosmanpaşa ll- çe Merkezi'nde düzeniediği basın toplantısmda, olayla- nn üzerinden 2 yıl geçmesi- ne rağmen mahkemenin so- nuçlandınlmaması ve sanık durumundaki polislerin gö- revlerinin baştnda bulunma- sının kamu vicdanını yara- ladığını kaydetti. Konuyu sonuna kadar takip edecek- lerini ifade eden Sevigen, "Gazi olaylannın yaniarma kâr kalacağını düşünenler varsa yanınyor" dedı. Gaziosmanpaşa'run Gazi Mahallesi'nde 12 ve 13 mart, Ümraniye'nin Musta- fa Kemal Mahallesi'nde de 15 Mart 1995 günü meyda- na gelen olaylarda 22 kişi öl- müş; 34 polis memuru, 3 as- ker ve 118 vatandaş da yara- lanmıştı. ARAYIŞ TOKTAMIŞ ATEŞ Devpim ve Darbe Dün 12 Mart'ın yıldönümüydü. Cumhuriyet tarihi- mizin kara bir saytası... Gençlerimiz artık 12 Mart'ı hatırlamıyor, tarih olarak okuyorfar. Ve doğrusu, işin aslı astannı tam anlamıyla göremiyorlar. Hatta bu işin doğrusunu bilmesi gerekenler de yapmamalan gereken hatalar yapıyorlar. Türkiye'de toplumsal olaylan açıklama konusun- da en büyük zorluğumuz, "kavram karmaşasından" doğuyor. Kavramlan "netleştiremediğimizden" bir tütiü sağlıklı iletişim kuramıyoruz. Kimi zaman aynı şey, farklı kavramlaria açıklanmak isteniyor. Kimi za- man farklı şeyler, aynı kavramla açıklanıyor. En çok kanştınlan kavramlardan biri, "devrim " kav- ramı. Devrim kavramı, özellikle darbe ve karşıdev- rim (reaksiyoner devrim) kavramlanyla kanşıyor. Ge- çenlerde "Pazar gazetesinde" eski ve sevdiğim bir öğrencim de aynı kavramlan kanştırmış. Hatta 27 Mayıs'tan söz ederken, "devrim yakıştırması yapılı- yor" gibisinden yakışıksız bir ıfade kullanmış. Onu da görünce, bu yazıyı yazmak "vatip oldu". Gene bu arada, geçenlerde yazdığım bir yazıdaki bir tfadem, kimi arkadaşlanmın tepkisine yol açtı. O yazımda, "ef? iyi askeri yönetim, en kötü demokra- tikyönetimdendaha kötüdür"demiştim. "Sen"de- diler, "Yaşamın boyunca 27 Mayıs'a ve 1961 Ana- yasası'na sahip çıkan birinsandın. Ne oldu da şim- di böyle yazıyorsun?". Aslında bu itirazlan, ilk bakış- ta haklı gibi görünüyor. Fakat 27 Mayıs'ın üzerinden 36 yıl geçti. Bu arada "12 Mart" geçti, "72Ey/ü/"geç- ti. Artık ne Türkiye bundan 36 yıl önceki Türkiye, ne dünya bundan 36 yıl önceki dünya. Hatta ne Silahlı Kuvvetler, bundan 36 yıl önceki yapısında. Aslında, ordumuzun Atatürkçü ve bağımsızlıktan yana ka- rakterini koruduğuna inanıyorum. Ama gene de, so- runlanmızın demokrasi içinde çözülmesinin daha ya- rariı olacağını düşünüyorum. Tabii eğer çözülebilir- se... Şimdi, birbiriyle kanştınlan üç kavramı tek tek ta- nımlayalım ve Türkiye'deki son üç "müdahalenin" adını koymaya çalışalım. "Devrim"; birtopîumdakı ekonomik ve siyasal ya- rarianmanın, toplumun geniş kesimleri lehine hızla değişimidir. "Ekonomik yararianma" dediğimiz za- man, otoplumdaki "ekonomik fırsateşitliği've "pay- laşımı" kastediyoruz. Siyasal yararianma dediğimiz zaman anlaşılması gereken husus da, "siyasal katılım "dır Yani devrim, "Bir toplumda ekonomik fırsat eşitliğinin ve ekono- mik paylaşımın ve siyasal katıhmın geniş kitleler le- hine hizla değişimi" olarak tanımlartmalıdır. Bu açıdan bakıldığı zaman 27 Mayıs müdahalesi, tam anlamıyla bir devrimdir. 1961 Anayasası'nınge- tirdiği özgüriük ortamı içinde "siyasalkatılım " alabil- diğine arttığı gibi; bu müdahale, Türk demokrasisi- ne en az 30 yıllık bir ivme kazandırmıştır. Bunun yanı sıra Deviet Planlama Teşkilatı'nın ya- şama geçirilmesi ve planlı kalkınma hamlesine giri- şilmesiyle, ekonomik yararianma da geniş kitleler le- hine hızla değişmeye başlamıştır. Ve bu nedenlerden ötürü 27 Mayıs, "darbe" değil, tam anlamıyla bir "devrim" olarak isimlendirilmelidir. Bir toplumda "ekonomik ve siyasal yararianma"', kimi zaman "darkesimler" lehine de hızla değişebi- lir. Ömeğin demokratik bir düzenden, otoriterbir dü- zene geçilebilir. Toplumdaki gelir dağılımı, azınlık le- hine hızla bozulabilir. Fırsat eşitliği aniden ortadan kalkabilir. Tarihte bu tür olaylann çok örneği görül- düğü gibi, günümüzde de bunun ömekleri vardır. Işte bu durumda bir "karsıdevrim"ûen ya da "re- aksiyoner devrim "den söz etmek gerekir. Ve 12 Ey- Kil, bu tanım açısından tam bir karşıdevnmdir. 12 Eylül bir karşıdevrimdir, çünkü 1982 Anayasa- sı ile 1961 Anayasası'nın getirdiği hemen tüm özgür- lükler budanmış ve demokrasimizın önüne ciddi en- geller getinlmiştir. Özellikle "örgütlenme özgöriûğü" önüne getirilen engeller, demokrasimizi işlemez bir hale getirmıştir. Düşünce özgürlüğü de aynı biçi )- de kısıtlanmıştır. 12 Eylül bir karşıdevrimdir, çünkü 24 Ocak 1980 karariannın en katı biçimiyle yaşama geçirilmesinin zeminini hazırlamış ve memleketımizdeki "sınıflar arasındakiuçurumun" inanılmaz boyutlara gelmesi- ne neden olmuştur. Gelir düzeyinde açılan bu "uçu- rvm", daha sonra toplumsal yaşamın tüm kurumla- nnı etkileyecek ve toplumsal yaşamımızda derin ya- ralar açacaktır. Refah Partisi'ni büyüten şey, halkı- mızın Islamiyete daha çok düşmesi değil, umutlan- nı "adil düzen'e bağlaması olmuştur. "Darbe" bir ihtilalya da ayaklanma sonrasında toplumun ekonomik ve siyasal yaşamında "herhan- gi ciddi bir değişiklik olmaksızın" iktidann el değiş- tinmesi, yani bir başka iktidann oluşmasıdır. Bunun "tipik" bir örneği de 12 Mart 1971 muhtırasıdır. 12 Mart birdarbedir, çünkü 1961 Anayasası'nın kimi hü- kümlerinin değişmiş olmasına karşın, "köklü değişik- liklere" gidilmemiştir. Parlamentonun kapatılmama- sı ve siyasal partilerin yapılannı ve kadrolannı koru- yabilmeleri, bunun en açık kanrtıdır. Kavramlan özen- leseçmeli ve kullanmalıyız. Eğerbu konudayeterin- ce özenli davranmazsak, çok yanlış anlaşılmalara neden olabilır ve 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül'ü "ay- nı kefeye" koyanz ki, insanların kafası allak bullak olur. Dikkat etmek gerek... ANMA BEDIA TARAN 1920 - 1995 Vefatının ikinci yılında rahmetle anıyoruz. AİLESI / ARKADAŞLARI GAZİ MAHALLESİ'NDEN İZLENİMLER / MtYASE tLKNUR Kortejin soıııı görüııınüyordutki yıl aradan sonra binlerce insan yine aynı barikatlan aşarak Gazi'nin ' lsmetpaşa Caddesi uzenndeki ceme- vi önünde. Insanlann yüz ifadeleri i- ki yıl öncesindeki gibi. Babşlara hü- zün ve öfke kanşmış. Polisler yine caddenin Küçükköy girişinde barikat kurmuş, girenleri tek tek arayarak korteje alıyor. Mahalle halkı ve çeşit- li kuruiuşlann temsilcilerinden olu- şan komitenin karanna göre hiç bir örgüt kendi flamasını ve bayrağını aç- mayacaktı. Ancak son gün bazı örgüt- ler bu karara uymayacaklannı belir- tince her örgüt kendi flamasını aça- rak yürüdü. Yine komitenin karanna göre sol örgüt üyeleri yüzlerini ka- patmayacaklardı. Bu karara da uyul- madı. Polis, mahallenin bütün girişleri tutmasına karşın toplu halde yürü- yenlere aramanın dışında hiç bir mü- dahalede bulunmadı. Cemevi önun- den başlayan kortejin sonu görünmü- yordu. Geçen yılkinden daha kitlesel ve disiplinli bir anma toplantısı ger- çekleştirildi. Gazi ve Ümraniye olay- lannda yaşamını yitirenlerin aileleri kortejin en önünde yer aldı. Cocuk- lannın resimleri ile önde yürüyen aı- lelerin hemen arkasmda, 12 yıldızın ortasında zülfikar bulunan bayrakla- nyla Gazi Cemevi yer aldı. Siyasal partiler, sendikalar, demokratik kitle kuruluşlan ve sol örgütlerden oluşan kortejin kaJabalığı 30 bini buluyordu. Ümraniye'de ölenlerden kahveci Hasan Puyan'm babası tlyas Puyan, elindeki megafonla yüreğindeki yan- gını şu sözlerle haykınyordu: "Bizim çocuklanmızın elinde top tüfek mi vardı? Taş atan kalab'ahğı durdur- mak bu kadar zor muydu? Polis sa- vunmasız bu insanlara kurşun yagdı- nrken amirleri, raüdfiıieri seyretti. Mükâfatlannı da seçunlerde aldılar. Hepsi milletvckiIL bakan oldu. Dava- mifl oradan oraya sürdüler. Çocukla- nmızj öldfirerek vcrdiklcri ceza yet- mezmis. gibi bir de da\a>ı Trabzon'a atarak btzj eezalandırdılar.*' Cemevi önünde yaşlı birnine önü- müzü keserek "Beni tanıdın mı?" di- ye soruyor. Hatırlamadığımızı anla- yınca üsteliyor "Hani iki sene önce polis gençkrimize saldınrken ben elimde sopayla koşuyordum da beni durdurdun ya." "Ha, hı" dememiz- den tatmin olmamış ki devam ediyor "Hani benim oğlan kaybolmuşfu. Tahtanm ûzerindebircesetgelrvordu. Ben oğlum sanmıştun. Yok osenin oğ- lun değil, ölenin adı Hasan demiştin." Gazi'de çocuğundan yaşlısma hep- si politize bir topluluk. Mezarlığın önüne gelindiğinde kalabalıktan "Kazan istifa" sloganlan yükseldi. Kortejden ayn yürüyen ve yaşlan taş çatlasa 12 olabilecek üç çocuktan baştaki sloganı tutmadı. Arkadaşlan- na dönerek "Ohır mu kardeşinı ya! Bizbu sloganı ışıksöndürme eylemin- de atrvorduk. Gazi'nin vıldönümün- denealakaşundi?"diye tepki göster- di. Mezarlığa sadece ölenlerin ailele- ri alındı. Kalabalık, yürüyüş sırasuıı bozmadan arka caddeye dolanarak devam etti. Mezarlann başmda dra- matik sahneler yaşandı. Türkçe, Kürtçe ağıt sesleri yeri göğıi ınletmc- ye başladı. Hasan Gürgen'in mezan başında ağlayan kadın bırdenbıre ayaklanmızayığıhpkaldı.Bıryerler- den güçlükle bulunan suyla ayıltılan kadın, bütün çabalara karşın mezar- dan uzaklaştınlamadı. Hasan Gür- gen 'in halasıymış. Aileler adına Zey- nep Poyraz'ın babası Cemal Poyraz kısa bir konuşma yaptı. Suçlulann hâlâ yargı önüne çıkanlmamasını eleştirdi. Grup Yorum'un mezarlıkta- ki konserinin ardından kalabalık da- ğıldı. Yürüyüşe katılan her grup kendi sloganını attı. Siyasal partilerden en kitlesel katılımı HADEP gerçekleş- tirdi. HADEP'in bütün ilçeleri yürü- yüşe katılmıştı. HADEP ten sonra Halklar ve Özgürlükler Platformu ile Üniversite Öğrencılerinin kalabalıgı dikkat çekti. ÖDP, CHP ve Banş Partisi de yü- rüyüşe destek verdiler. CHP Millet- vekili Mehmet Sevigen de kalabalık- la birlikte yürüyerek mezarlığa kadar geldı. Kalabalık, mezarlığın 100 metre kadar gerisinde duran polisleri gö- rünce ıslık çalıp "yuh" çekerek pro- testo etti. Anma törenindeen ufak bir olay v'kmadı. Sadece Okmeyda- nı'ndan gelen kalabalığael kol işare- ti yaparak tahrik eden RP'Ii kadının evinin taşlanması sırasında hava bir ara elektriklendiyse de uzun sürmedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog