Bugünden 1930'a 5,432,635 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

9KASIM1997PAZAR CUMHURİYET SAYFA HABERLER Türkiye'nin zararı 30 milyar dolap • Isianbul Haber Servisi - TBV1VI Başkanı Hıkmet Çetin. Körfez krizinden sonra bölgedeki gelışmelerden en fazla etkılenen ülkenin Tûrkiye olduğunu söyleyerek. Tûrkı\e"nin ekonomik kaybının 30 milyar dolara ula^tığını belirtti. Milli sarev \e kasırlan incelemek iizere dün tstanbul'a gelen Çetin, Atatürk Havalimanrnda gazetecilerin Irak-ABD kriziyle ilgili sorulannı yamtladı Çetin, bölgeye gerçek anlamda bir banş gelrnediği sürece istıkrarsızlığın devam edeceğini vurgulayarak, " 1 ürkıye devamlı olarak Irak"ın toprak bütûnlüğü içinde. Irakbirlıği korunarak konunun çözümünü önermiştir" dedı. Sinan Yerlikaya: Adalet çökmüş • ANKARA (AA)-CHP Genel Sekreter Yardımcısı Sinan Yerlikaya, kamuoyunun yakından i/ledıği Gazi olaylan, Susurluk. Yüksekova çetesi. Metin Göktepe da\alannda. bugüne kadar bir arpa boyu bile yol alınamadığını söyledi. Afyon Ağır Ceza Mahkemesi'nde süren Göktepe davasında hâkim Kamil Şerif'in baskılar nedenıyte çekilmesinin, bir hukuk ayıbı olduğunu söyleven Yerlikaya, 22 aydır süren davanın sonuçlanmamasının, Türkiye'de adaletin çökmesinin bir göstergesi olduğunu öne sürdü. 'Siyasete arıtma tesisi' • KONYA(AA)- Demokrat Türkiye Partisi (DTP) Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, partisince Konya'da düzenlenen 'Temiz Siyaset \e Huzur" mitingınde, •pısliklerden annmış bir • devlet istedikJerini belirterek "Bunun için siyasette antma tesisi kunnalıyız" dedi. C'uinhuri>etin kurumlaştığını, ancak tam demokrat olunamadığını belirten Cindoruk, "Biz heııı dindann, hem inanmayanın devletini kurmak istiyoruz. Işte bu, demokrat devlettir" diye knnuştu Cindoruk, 1998'in ekim ya da kasım aylannda seçiın yapılabileceğini de ka>detti. Çatlı için mevlit • NE\ŞEHtR (Cumhuriyet) - Bahçeliev ler katliamı sanığı iılkücü Abdullah Çatlı Nevşehir'de mevlit okutularak ve mezan başında tören düzenlenerek anıldı. Çatlı'ya övgûler düzen sloganlann atıldığı törene eski DYP Genel Başkan Yardımcısı ve Nevşehır Milletvekili Esat Kıratlıoğlu, Drej Ali lakaplı Ali Yasak, Oral Çelik, Ülkü Ocağı Genel Başkanı Atilla Kaya, Ne\ şehir Belediye Başkanı Yalçın Demir, DYP ve ANAP il başkanlan katıldı. 1 ören için Nevşehir'de geniş güvenlik önlemleri alındı. Suçlu erkekler • İstanbul Haber Servisi - ; Bakırköy Ruh \e Sinir | Hastalıklan Hastanesi bünyesindeki Evlilik Danışma Merkezi'ne (EDAM)2yılda800 başvurunun yapıldığı belirtilerek, başvuranlardan yüzde 60"ırun kadın oldugu vurgulandı. EDAM uzmanlan başvurulardan ortaya çıkan sonucun, sorunlann. erkeklerin evliliği kendi hükümranlıklan olarak görmelerinden ka\ naklandığını kaydettiler. Düzeltme Gazetemizin dünkû sayısında yer alan "tki kere kazanacaklar" başlıklı haberde. Kemerköy Termik Santralı'nın 945 milyon dolar olan gerçek değeri, 150 mibon dolar olan satış bedelı ve 100 milyon dolar olan antma tesisi maliyetiyle ilgili rakamlar ! janlişlıkla "bin dolar" . olarak yazılmıştır. Düzeltir, özür dileriz. IKDP ve IKYB arasındaki ateşkes hattına yerleşmeye çalışan PKK'ye karşı harekât başlatıldı TSK'den smırlı operasyonANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - Türk Silahlı Kuvvetle- ri'nin (TSK), Irak Kûrdistan De- mokratık Partisi (IKDP) ile Irak Kûrdistan Yurtseverler Birli- ği'nin (IKYB) ateşkes hattında yerleşmeye çalışan PKK unsur- lanna karşı sınır ötesi hava ve kara harekitı başlattığı bildirildi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Necati Utkan, harekâtın "son iki haftadır zaman zaman sürdürü- lenlere paralel olduğunu" belirt- ti. Güvenlik güçlerince Siirt ve Batman'da gerçekleştirilen ope- rasyonlarda da 22 terörist öldü- rüldü. Çatışmalarda bir güven- lik görevlisi şehit oldu. Dışişleri BakanJığı Sözcüsü Necati Utkan, bir soru üzerine, IKYB'nin 13 Ekim'de başlattığı ateşkes ihlalleri sırasında IKYB güçlerinin PKK'yle işbirliği içinde hareket ettiğıni ve ateşkes hattındaki bazı bölgelerin örgüt kontrolüne geçtiğini belirterek, bu gelişmeler üzerine Türk Ha- va Kuvvetleri'nin bölgede yer- leşmeye çalışan PKK unsurlan- na karşı harekât düzenlediğini kaydetti. IKYB'nın PKK işbirliğiyle ele geçirdiği bütün bölgelerde PKK'li teröristlerin sayısının art- tığını ve bazı bölgelerde kışı ge- çirmek üzere yerleşme çalışma- lanna girdiğinin saptandığıru be- lirten Utkan, "Son olarak 8 Ka- sım'da IKDP IKYB arasındaki çarpışmalar hızlanmtj ve PKK durumdan istifade etme çabası içerisine girmiştir. Bu nederüe Si- lahlı Kuvvetlerimizce. son iki haftadır,zaman zaman sürdürü- lenlere paralel olarak, PKK'ye karşı bu bölgede kapsamı suıırü bir operasyon yürütühnektedir" dedi. Irak Kûrdistan Demokratik Partisi (IKDP) Ankara Temsil- cilıği'nden dün yapılan açıkla- mada da, IKYB birliklerinin PKK ile işbirliği içinde bir sûre- dır yürüttüğü saldınlan durdu- rarak ateşkes hattındaki mevzi- lerine çekilmesi yolunda yapılan çağnlara karşılık vermediği be- lirtildi ve dün sabah yerel saatle 05.00'te büyük bir karşı operas- yon başlatıldığı kaydedildi. Açıklamada. Digala ve Hali- fan arasında 50 kilometrelik bir alanda başlatılan operasyonda, üç ana mevzide çatışmalann sür- düğüne işaret edilerek. IKDP güçlerinin bütün silah sistemle- rini kullandığı belirtildi. AçıkJamada, bölgeden gelen ilk bilgilenn. IKDP güçlerinin büyük oranda ilerleme sağladı- ğını ve peşmergelerin saldınla- nnı Erbil ve Duhok arasındaki yol bağlantılanna çevirdiğini gösterdiği kaydedildi. Refah Partisi'ni kapatma davası Erbakan, HEP davasını da örnek gösterecekANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - RP Genel Başkanı Necmettin Erba- kan 11 Kasım Salı günü Anayasa Mahkemesi'nde yapacağı sözlü sa- vunmasında, daha önceki mahkeme kararlanndan alıntılar yaparak kendı- sini ve partisini savunmaya çalışacak. RP liderinin HEP davasından da ör- nekler vermesi bekleniyor. Anayasa Mahkemesı'nin Erba- kan'ın sözlü savunma için 15 günlük ek süre istemini reddetmesinden son- ra RP lideri ve hukuk komisyonu sa- vunma üzerindeki çalışmalannı hız- landırdı. Anayasa Mahkemesi'ne sunulan iki yazılı savunmayı hazırlayan ko- misyon üyeleri, Anayasa Mahkeme- si'nce en son iletilen 20 dosyayı in- celeyerek notlar aldı. RP liderinin, yazıh savunmalarda çizilen çerçeve içinde kendisini ve partisini savun- maya çahşacağı bildirildi. Anayasa Mahkemesi'nin 1984 yı- lında DYP ile ilgili olarak açılan bir davayla ilgili kararda "Parti mensup-. lannın eylemteri, parrj tüzel kisfliğine maiedikmez, bunlardan parti tüzel kişiliği sorumhı turulamaz" ifadesi- nin yer aldığına dikkat çekecek olan Erbakan, böylece iddianamede ismi geçen milletvekillerinin konuşma ve eylemlerinden partinın sorumlu tu- tulamayacağını savunacak. Erbakan. RP grubunda söylediğı ve iddianamede de yer verilen "İkti- dara geieceğiz- kanh mıkansız mı ola- cak befli değU" sözleriyle ilgili ola- rak kendisini aklamaya çalışırken de Anayasa Mahkemesi'nin 1987 yılın- da verdıği bir karan anımsatacak. "ıVIilletvekiliııin yasama dokunul- mazhğı ve kürsü masumiyetini" vur- gulayan karanna dikkat çekecek olan RP lideri, TBMM çatısı altında söy- lenen sözlerinden ötürüyargılanama- yacağı tezini savunacak. Erbakan'ın savunnasında HEP da- vası ile ilgili karardan da örnekler vermesi bekleniyor. RP'nin hukuk komisyonunca Erbakan'a iletilen bil- gi notunda 500'den fazla sanık, 100'ü aşkın dava bulunmasına rağmen HEP'le ilgili kararda "Sübut bulma- (tağı için odak hali sırçtamasının red- dedfldiğr vurgulandı. RP liderinin Kayseri Belediye Baş- kanı Şükrü Karatepe ile Sincan Be- lediye Başkanı Bekir Yıkhz hakkın- da verilen mahkûmiyet kararlanna karşı da "> argılama sürecinin henfiz devam ettiği \e mahkûmiyet kararia- rmuı kesinlik kazanmadığı" savun- masını yapacağı belirtildi. ÇtZMEDEN YUKARI MUSA KART MİLLİ GÜVENLİK SİYASETİ BELGESİ TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Başbakanlık bütçesi görüşüldü CHP: Ortülü ödenek saydamlaşmal ANKARA (Cumhuriyet Büro- su)-TBMM Plan ve Bütçe Komis- yonu'ndaki göriişmelerde, CHP'li milletvekilleri, devlet ıçindekı çe- telerin temizlenmesi ve örtülü öde- neğin şefFaflaşhnlmasını isterken, RP'li milletvekilleri, Milli Güven- lik Kurulu ve Türk Silahlı Kuvvet- leri'ni (TSK) eleştirdiler. TBMM Plan ve Bütçe Komis- yonu'nda dün Başbakanlık, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. De- nizcilik Müsteşarlığı ve Meteoro- loji Genel Müdürlüğü, Tapu ve Ka- dastro Genel Müdürlüğü'nün 1998 yılı bütçeleri görüşüldü. Bakanla- nn sunuş konuşmalannın ardından söz alan RP Sakarya Milletvekili Cevat Ayhan, bir yıldan beri milli irade üzerine gölge düşürmek iste- yenler bulunduğunu ilen sürdü RP'li Sait Açba, RP Genel Baş- kanı Necmettin Erbakan'ın başba- kanlığı döneminde çıkanlan Baş- bakanlık Kriz Merkezi'nin oluşu- muna üişkin yönetmelığin bir de- mokrasi ayıbı olduğunu söyledi. CHP İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu. Hacaloğlu, geçmişte türlü ıddıaların ortaya çıktığı örtü- lü ödeneğin şefFaflaştınlması ge- rektiğini söyledi. TBMM Plan ve Bütçe Komısyo- nu'nda hükümetin 1.9 katrilyon olarak belirlediği ek bütçe 1.835 katrilyona düşürüldü. Komisyon- da verilen önergeler doğrultusun- da yasa tasansında, Maliye Bakan- lığı'nca Karayollan Genel Müdür- lüğü'ne 3 trilyon lira aktanhnası benimsenirken tasannın ikinci maddesi olarak kabul edilen bir önergeyle de OHAL bölgesindeki askeri personelin gereksinimlenni karşılamak üzere 20 otobüs ile Devlet Istatistik Enstitüsü'ne 30 Kasım nüfus tespitinde kullanıl- mak üzere 15 araç alınması da hük- mebağlandı. Ek bütçenin öngördü- ğü ödeneğin, 427 trilyon lirası fa- iz, 370 trilyon lirası personel öde- meleri için kullanılacak. Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur emekli- lerinin maaşlannın ödenmesi için de bu kuruluşlara 250 trilyon lira transfer edilecek. Baykal: Irak, BM kararlanna uyacak Irak arasında çıkabiiecek sorunun giderilmesi için Türkiye'nin ctkin girişimlerde bulunma şansı ol- duğunu belirterek "Sorun İncirlik l ssü'nün kullanılmasına kadar getirse çok daha büyük sıkmü or- taya çıkar" dedi. Deniz Baykal, dün Dudullu'da kurulu bulunan Kolsan Koltuk ve Mogana Mobil- ya'nın yeni tesislerini hizmete açtı. Törende, basın mensuplannın, ABD'nin Irak'a yeni bir müdaha- le olasuiğı konusundaki sorulannı vanıtiavan BaykaL, Irak'm BM kararlanna uyacağını ve bir soru- na meydan vermeveceğini umduğunu söyledi. CHP lideri, bölgede istikrann ve banşın devam etme- sinde Türkiye'nin yaran bulunduğunu belirtti. (Fotoğraf:HATlCE TUNCER) IRMIKI AYDIN ENGİN Şu bizim Eşber Yağmurde- reli için üç ayn ses çıkıyor. Bi- rincisi, "Eşber düşüncelerini ifade ettiği için neredeyse çey- rek asır daha cezaevinde yata- cak, bu haksızlık" diyor. İkinci sese göre Eşber, "Vatan haini, bölücü, yıkıcı. Değilçeyrekasır, yüz yıl daha yatsa yetmez". Son sese gelince, o da "Ta- mam, yıkmış, bölmüş ama göz- lerigörmüyor. Yaşı da ileriemiş. Afdilesin, bırakalım gitsin" di- yor. Doğrusu hangisi? Meslek ve oda arkadaşım, safkan haber- ci Halil Nebiler bu sorularaya- nıt vermek yerine olup bitenle- ri anlatıyor. Yargı da size kalıyor. Söz, Halil Nebiler'de: ••• Eşber Yağmurdereli iki kez yargılandı ve ikisinde de mahkûm oldu. Birinci yargıla- manın başlangıcı, Aralık 1977'de Samsun'da bir ku- yumcunun soyulması ve Mart 1978'de, Bursa'da iki kişide 16 paket mermi ve bir miktar fün- ye bulunmasına dayanıyor. Bu iki kişi polisteki ifadelerinde şöyle dediler: "Biz bu mermi ve fünyeleri Eşber Nasıl 'Terörist' Oldu? THKP-C/Acilciler-Halkın Dev- rimci öncüleri örgütü için Is- tanbul'a götüriıyorduk. Bunla- n almamız için gerekli parayı örgütün lideri olan Eşber Yağ- murdereli verdi. Kendisi Bur- sa'da bulunur; şu, şu, şu ad- reste oturur." Yine aynı gün, yani 5 Mart 1978 günü Eşber Yağmurdere- li'nin evine baskın yapıldı. Eş- ber, evinde bir konuğuyla otur- maktaydı. Aramada bir kama bıçağı, Halkın Yolu dergisinin birkaç sayısı, bir miktar bilezik ve altın bulundu. Kama kama- dır, dergiler de sol dergi. Ancak bilezikler neyin nesidir? Polisin ifade tutanaklanna göre Eşber bu soruyu, "Kanmın ve kız kar- deşimin bileziklehdir" diye ya- nıtladı. Polisler bu kez Eşber'in evin- deki konuğun bir üst kattaki da- iresinde bir arama yaptılar. Da- irede bir komodin, komodinde yüklü miktarda bilezik ve altın bulundu. Evin sahibi bu duru- mu polislere, "Valla Eşber yeni mobilya almıştı, bu komodini saklayayım diye bana verdi, içinde ne olduğunu bilmiyor- dum" diye açıkladı. Polisin ifa- de tutanaklanna bakılırsa "ko- nuk"un bu ifadesini Eşber Yağ- murdereli de doğruladı. (Ancak burada küçük bir so- run var. Dosyada sanıkların he- men tümü hakkında birer haf- talık, 10'ar günlük Adli Tıp ra- porları bulunuyor. Yani ifadele- rin hangi koşullar altında alındı- ğı ve verildiğinin yeterli ipuçla- n da dosyada.) Polis Bursa'da bulunan altın ve bileziklerle üç ay önce Sam- sun'da yapılan birsoygunu bir- birine bağladı ve Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yar- gılama başladı. Savcı mütala- asında, Eşber için, "eşyayı-cür- miyi saklamak" suçundan TCK'nin 512. maddesi uyarın- ca bir-iki yıllık ceza istedi. Gel gör ki arada sıkıyönetim ilan edildi. Aynı savcı bu kez Eş- ber için TCK'nin 146/1. madde- sine göre idam cezası talep et- ti. Avukat Nebi Barlas o du- ruşmayı, "Savcıya baktım. 'O- lay aynı olay, sanık aynı sanık, savcı aynı savcı, ne değişti de idam istediniz' diye sordum. Cüppesini bırakıp duruşma sa- lonunuterketti" diye anlatıyor. Oysa sorunun yanıtı pek yalın: Değişen; sıkıyönetimin ilan edilmiş, siyasi havanın tersine dönmüş olmasından ibaret. Eşber'in örgüt lideri olduğu- na dair birilerinin işkencede verdikleri ifadelerden başka bir kanıt yok. Nitekim mahkeme- nin gerekçeli karannda, "bu ko~ nuda yazılı kanıt bulma olana- ğının bulunmadığı" açıkça ya- zılı. Yine işkenceyle alınan "Al- tınlar Eşber'indir" ifadesinden başka kanıt da yok. Ama gene de Eşber Yağmur- dereli bu davadan idama mahkûm edildi ve hafifletici ne- denlerden cezası 36 yıla indiril- di. Eşber Yağmurdereli, Ağus- tos 1991'de infaz yasasıyla şartlı tahliye edildi ve eylülün birinci haftasında, bir mitingde üç-beş dakikalık bir konuşma yaptı. Hakkında Terörie Müca- dele Yasası'nın 8/1. maddesin- den dava açıldı. Iddianameye göre Eşber konuşmasında bö- lücü propaganda yapmıştı... Savcı bu iddiasını polisin kendisine verdiği bant çözü- münedayandınyor. Polis mitin- gi banda almış, daha sonra ko- nuşmalann çözümünü yapmış, kâğıda aktarmış ve savcıya göndermiş. Eşber'in avukatı polisin kendi bildiği ve istediği gibi yazıya döktüğü bandın mahkemeye getirilmesini ve dinlenmesini istedi. Bant istendi ama bir türlü mahkemeye getirilemedi. Yani, eğer varsa suçun "tekkanıtım" ne savcı ne hâkimler ne avu- katlarnede sanık görebildi. Sa- dece IstanbutOĞM değil, Yar- gıtay da göremedi. Ama bu Eş- ber'in ceza almasına engel ol- madı. ••• Halil Nebiler'den bu kadar. Bugün Eşber Yağmurdereli'yi terörist ilan edenlerin herhangi birini de böyle bir savcı ve böy- le kendi nedense bulunamayan bant çözümlerı ile terörist ilan etmek zor olmasa gerek. Ama gene de yargı okuyucunun... POLİTİKA GÜIVLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Çığlık... Iç çeken bir çocuk dolaşır çevremizde; bir kadın elleriyle büyütür sevdalan; bir adam zamansız se- vişmeleri düşler geceleri... Bir kentin çığlık çığlığa yalnızlığı kuşatır düşün- celerimizi... Kimi zaman meyhanelerde, kimi zaman sokak- lardayızdır... Bir liman kentini anımsanz, yalpalayarak yürü- yen, birbirteriyle şakalaşan, şarkı söyleyen sarhoş gemicilere bakarız hiç soluk almadan... Uykulann derinliğinde bulduğumuz umutlarla avunuruz, içimize sakladığımız sırlan hiç kimseye anlatmayız... Bir boş vermişliğin içinde çoğalınz, sevdanın ya- nm kalmış şarkılannı söyiemekten çekiniriz... Vurgun yemiş gibi oluruz bazen, bir kaçışın için- de yok olup gideriz... Ay ışığı bir sevgiyi anlatmaz... Kör gecelere asılı kalıp dururuz... Oysa renklerie pariayan geceleri aramalıyız, zırh- lı biryüreği vakitsiz öten horoza benzetmemeliyiz... Belki de Pedro Salinas'ın bağlarını koparmış kelimelerinde birbirini tanımayan yüzlerle karşılaş- malıyız... Bir şeyler mınldanmalıyız, hoş ve güzel şeyler söylemeliyiz; serin ağaçlar altında Paul Eluard'ı okumalıyız... Gözlerimizi, kirpiklerimizi veellerimizi "Sevdanın Saati"ne ayarlamalıyız , "Kapılar tutulmuş neyler- sin" deyip haykırmalıyız: "Şehir yenilenmiş neylersin Açlıktır başlamış Ede silah kalmamış neylersin Neylersin karanlık da bastınmış Sevişmezsin de neylersin." Gözlerimizdekı o sonsuz yalnızlığı bakışarak gör- meliyiz, karanlık bir gökyüzü attında apaydınlık bir boş sokağı bulmalıyız... ' ••• Hınzır bir gülümsemeyle peşimize takılmıştı ya- lancı gölgeler... Aşktan söz etmeye gelmemiştik buralara... Nicolas Guillen'in direnciydi bizi ayakta tutan... Artık kin duvariannı değiştirecektik, havanın say- dam duvarlarıyla. Güray Öz'ün "Kurumuş Gül Ağacı"nöa mevsimleri toplayacaktık bir bir... Birisi bağıracaktı, güneş tannsına: "Nasıl da yanılıyor cellatlann Angelal Sert ve ışıltılıbirdokudanyaratılmışsın,/paslanmazbiratı- lımdan;/ gûneşlere, yağmurtara karşı koyarsın,/ rüzgâriara, aylaraj karşı koyarsın fırtınalara./ Düş- ler vardırhanijo düşlerde can verirzaman/ ve bo- yuna türküleryaratırj sen o düşlerin parçasısın." Belki de sere serpe bir düş gibiydi denizin yüzü, solgun bir akşamdı, çaresiz bir geceydi... Issız öpüşlerde her ikisinin de sevdalan... Ay karanlığın içinden çıkryordu zamana inat, göz- leri derinden bir acıyı konuşturuyordu... Tam o sırada bir sesle irkildi herkes, buz kesikji akan ırmak: "bilinen şeyleri özlerim ben su, sokakta bir iz, senin gözlerin bulut uzakta biryerde yağmur, çamur, üşümûş ellerimiz nasıl anlayacaksın ki sen beni, ince endamın ve bitmek bilmez hüznünle". • • • Bir liman kentinde ışıklar sönmüş, sarhoş gemi- ciler kamaralannaçekitmiş... Bir kadın ellerinde büyütmüyor sevdalan, bir adam zamansız sevişmelerden çok uzakta... Çocuklar bir bir gitmiş topaçlannı oracıkta bıra- karak... Artık çevremiz boş, ay kaçmış, yıkjızlar saklan- mış bizden... Şopen sokağında insanlar kurşuna diziliyor, ka- yıp yakınlan meydanlan dolduruyordu... Neredeydi saçlan ay ışığı, kirpikleri mavi olan genç kadın? Ölüm anını düşünen Attila Jozef alnındaki yan- gının sönmesini bekliyordu... Şopen sokağında çocuklar, kadınlar ve erkekler ağlıyordu... Portakal yüklü bir yelkenli, Akdeniz'de bulutlara meydan okuyordu... Rafael Alberti'nin sesiydi rüzgârlan yaşatan. umutların yok olduğu yerde birden karşımıza çıkan... Çelikten kelebeklerin kanatlan çoktan kınlmıştı... Bense her şeyin farkındaydım ve çocuklara, kadınlara ve erkeklere seslendim: "Hepsiyasaklanmış artık/ Işte hükümetbildirisi/ Rıhtımda avlanmakyasak/Sakın çevirme gözlerini yukanyal Gökyüzü, bulutlar, maviler yasak/ Kim- se sizi düşünmez oldu/ Işte bayan X kaderiniz unutulmak." E. Posta: Hikmet.Cetinkaya @ raksnet.com Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 ÇAĞININ TANIĞI ÜÇ YAZM 2 BAS KUIİLAY OLAYIVI TMİKAI KAMPLAII 3. BASI 35000011. SAMCILIYILLAI lüJATIUİIJ SOKAKUR 4. BASI 300 000 Tl KUZU POSTUNDA KUII 2. BASI «SOOOOTl. ZAMIAK SAIU Dâ IULAJTI KAM 2 BASI «O0O0TL DİH BAROMUNUN KAZLAKI «0.000 TL A5IK KADINLAR SOKAĞI 450 0XT. ŞERİAT PAZARI500 000 TL Cumhunyet Kitap Kulübu Çağ Pazartama A.Ş. Türkocağı Cad. No:39/41(34334)Cağaloğlu-lstanbul Tel'512 05 05 Posta çeki no'666322
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog